Değerli dostumuz , Sn. Mehmet Fertan Bey’den dedesi rahmetli Em. Alb. Hasan Remzi Bey’in 1. Dünya Savaşı ve İstiklal Savaşı’na ait hatıralarından Zığındere Savaşlarına ait bölümlerini okumak için izin istemiştim. Kendileri sağolsun, hatırattan edindiğim izlenimleri sitemizin değerli okuyucuları ile paylaşmama izin verdiler.
Teğmen Hasan Remzi birliğinden bahsederken 1. Piyade Tümenini “İşkodra Tümeni”, kendi alayı olan 70.Piyade Alayını “Bardanyol Alayı”, 71.Piyade Alayını “Trablus Alayı”, 124. Piyade Alayını da “Bingazi Alayı” olarak tanımlar. Kendisi 70.Alay 2.Tabur bünyesindedir.
Hasan Remzi Harp Okulundan Asteğmen olarak mezun olmuştur. Çanakkale cephesine gitmek üzere Karadeniz Vapuruyla Galata rıhtımından ayrılırken rütbesi teğmendir. Karadeniz Vapuru İngiliz Denizaltısı (E 11)’in saldırısına uğrar. Ancak torpil gemiyi sıyırıp bir Alman şilebine isabet eder. Mayısın son haftasında gerçekleşen bu saldırı üzerine 1. Tümen’in denizden sevkinden vazgeçilir. Birlikler Bakırköy civarına çıkar , sonra Bakırköy’den trenle Uzunköprü’ye intikal ederler. Akbaş Limanı’na geldikten sonra gemiyle Çanakkale’ye geçer, Anadolu yakasında İntepe bölgesinde konuşlanırlar. 71. ve 124. Piyade Alayları daha önce Çanakkale cephesine sevkedilmişlerdir.
70.Alay birlikleri 28 Haziran 1915’te Anadolu yakasından Kilya’ya geçer, Soğanlıdere üzerinden Kiremitdere bölgesinde toplanırlar. 1. Tümen’in 71. ve 124. Alayları Zığındere bölgesinde sağ kanatta 2. Kolordu emrinde olarak ağır zayiatlara sebep olan taarruzlara katılmışlardır. Bu kanlı amansız taarruzlardan bahsederken Teğmen Remzi şöyle yazmaktadır: “Topçu deresinden itibaren süngü takılarak
70.Alayın 2. Taburunun 5 Temmuz 1915 sabah erkenden yapılacak süngü hücumunda Teğmen Remzi takım kumandanıdır. Taarruz öncesi tümen yaveri üsteğmen Kemal Efendi’nin bizzat yaptığı keşif çok faydalı olmuştur. Yaverin önerisiyle hücuma kalkacak bölüklerin bir kısmı Keçi dersinin tabanına gizlice saklanmışlardır. ( Zığındere’nin Nuri Yamut abidesinin
Teğmen Remzi Efendi’nin anlatımıyla “Ortalık ağarırken ince bir düdük sesinden sonra hücum başlar. Her iki taraf birden fırladı. Allah Allah! Fakat ayağa kalkıp koşmamızla tekrar yere yatmamız bir oldu. Ancak 20-30 adım koşabildik ki o zaman kıyamet koptu. Yer gök sarsılmaya başladı. Arkasına yattığım bir cenaze yığını arasından ileriye baktım. Piyade ateşi ve makinalı tüfekler durmadan işliyor. Göz açmak, baş kaldırmak imkanı yok. Sğa sola baktım. Erat yere yapışmış. Geriye baktım. Sanki müthiş bir sağanak halinde yağan dolu gibi top mermileri yerin altını üstüne getiriyor. Artık düşünmeye hacet yok. Sesimin çıktığı kadar bağırdım. Arkadaşlar küreklere saldırın! Yeri oyun!…İçine girin!..O kadar candan işe sarılmıştık ki belki 15-20 dk. içerisinde diz boyu birleştirilmiş siperler içinde emekleyerek takımın bir başından öbür başına kadar gidebiliyordum.”
8 gün devam eden Zığındere Muharebelerinde (28 Haziran -5 Temmuz 1915) şehitler sırtında oluşan avcı ve ön hatlarımızın temelinin esasını bu olaylar oluşturuyor. Bilahare vuku bulan çarpışmalarda 2. Tabur Kumandanı Kd. Yzb. Kadri Bey şehit olur. Ön siperlerin denize en yaklaştığı yerde ( Nuri Yamut abidesinin
Enver Paşa’nın cephe teftişinde Şehitler sırtında avcı hatlarına kadar yaklaşmak istediğinde düşmanın açtığı şiddetli bombardımanda tümen kurmay başkanı başta olmak üzere yaverlerden, genel karargah subaylarından ve erlerden zayiat verilir.
Zığındere bölgesinde siper savaşları Ağustos ayında Arıburnu ve Anafartalar bölgesindeki düşman taarruzlarını desteklemek amacıyla başlatılan İngiliz tesbit taarruzlarıyla tekrar şiddetli muharebeye döner. Bu günlerde 70.Alay’ın 3.Taburu Binbaşı Reşat Bey’in komutasında 28. Piyade alayının emrinde Arıburnu cephesine gönderilir. 10 Ağustos 1915 Conkbayırı hücumuna katılan tabur görevini hakkıyla yaparak mevcudunun çoğunu şehit ve yaralı vererek tekrar kendi alayının emrine girer.3. Taburun kahraman, fedakâr kumandanı Bnb. Reşat Bey ( İstiklâl Savaşında Çiğiltepe’nin alınışı sırasında şehit olan 57. Tümen Kumandanı) 70. Alay’ın ve 1.Tümen’in sevilen genç subayı Teğmen Remzi Efendi’yi kendi taburuna almak için Alayın komutanı Vasıf Bey’e rica eder ve Teğmen Remzi Efendi bölüğünün erlerinden çok hazin bir vedalaşma ile ayrılır ve 3. tabura gider.
Düşmanın çekildiği gün 9 Ocak 1916’da İmroz adası yönünden bir monitorden gelen ağır çaplı bir top mermisi yakınında patlar ve toprağa gömülür. Alayın İstihkam subayı Üsteğmen Müller’in olağanüstü gayreti ve kendi erlerinin yardımıyla toprak altından çıkarılır. Geçici duyu kaybına uğrar. Hatırasında bu olay için “Zaferin neşesi, müjdesi benim kulağıma gelmedi.” demektedir.
Çanakkale cephesinden sonra önce Kafkas cephesine oradan Filistin cephesine giden Tğm. Remzi Efendi Filistin’de esir edilir. 2 yıl Mısır’da esarette kaldıktan sonra İstanbul’a döner. Derhal İnebolu üzerinden Ankara’ya ulaşır. Tekrar cephede bu sefer yine 1. Tümen 4.piyade alayında görev alır. Kurtuluştan sonra orduda hizmetleri devam eder. Albay rütbesinde emekli olur. 1973 yılında vefat eden Albay Hasan Remzi Bey’in hatırası önünde saygıyla eğiliyor, kendisine Yüce Allah’tan rahmet diliyorum. Ruhu şad olsun.