Kanlı Bir Mendil Hikayesi (Ömer Arslan)

Tarih: 24/01/2017   /   Toplam Yorum 10   / Yazar Adı:      /   Okunma 4438

Çanakkale Savaşları üzerinden 100 yılı aşkın bir zaman geçmesine rağmen, günümüzde bile toplumlar ve insanlar üzerindeki etkileri devam ediyor. Gün yüzüne çıkan her hatıra bizleri derinden sarsıyor. Bu hatıraların kimi Türk askerine, kimi ise yabancı askerlere aittir. Bazı savaştan kalma hatıralar vardır ki oda iki tarafı ilgilendirir. İşte anlatacağımız bu araştırmamız da o türden bir hatıranın izinden gidilmektedir. Çanakkale Biga ilçesine bağlı Hacıpehlivan köyünden bir şehidimizin ailesinde tespit ettiğimiz, üzerinde üç askerin yaşam izlerini barındıran kanlı bir mendil, bilinmeyen hayatlarının kapılarını araladı.
64. Alay 1. Taburu erlerinden Yusuf ve Ali arkadaşlarıyla birlikte 2/3 Mayıs tarihlerinde yapılan Otago Taburu'nun taarruzunda büyük bir mücadele ortaya koydular. Bölgede defnedilmeyi bekleyen birçok şehit ve kurtarılmayı bekleyen birçok yaralı vardı. Ali defin işine yardım ederken yerde bir mendil gördü ve belki lazım olur diyerek cebine koydu, işini yapmayı sürdürdü. Türk askerinin yerde bulduğu bu mendil karşı cephede savaşırken ölen Yeni Zelandalı George Thomas Uren'e aitti. ( Mendilin bir köşesinde " 28. doğum gününde annesinden George'a " diğer köşesinde ise " 2 Nisan 1915 George Thomas Uren " yazmaktadır.) (Ö.A.)

 

 

The Bloody Handkerchief - Summary

 

This is a moving real story which has carried Gallipoli's emotions from the past to today. In Gallipoli Campaign bloody days , Turkish soldiers Ali and Yusuf from 64.Regiment attended a fierce battle with Otago Battalion on Baby 700 area on 2-3 May 1915. After the fighting, Ali found an handkerchief on which it was written “A gift from mother to his son George for his 28th birthday 2 April 1915” This handkerchief belonged to George Tomas Uren , New Zealand Brigade , Otago Battalion. After weeks, Yusuf was seriously wounded in the 64.Regiment assault on Conkbayırı positions on 7 August 1915. His comrade, best friend Ali tried to stop bleeding with this handkerchief. Just before dying, Yusuf asked Ali that took this bloody handkerchief to his wife. The Bloody Handkerchief has remained as a remembrance in Ali & Yusuf's grandsons , so far. Turkish Gallipoli Campaign researcher Ömer Arslan wrote this moving news for GeliboluyuAnlamak website. He found Ali's and Yusuf's grandsons and took photograph the bloody handkerchief. His research continues on this subject.  

 

 

 

 

" Şahıslar ile olaylar uzaklaştıkça, nesneler ise yakınlaştıkça büyür." 

  Çanakkale Savaşları üzerinden 100 yılı aşkın bir zaman geçmesine rağmen, günümüzde bile toplumlar ve insanlar üzerindeki etkileri devam ediyor. Gün yüzüne çıkan her hatıra bizleri derinden sarsıyor. Bu hatıraların kimi Türk askerine, kimi ise yabancı askerlere aittir. Bazı savaştan kalma hatıralar vardır ki oda iki tarafı ilgilendirir. İşte anlatacağımız bu araştırmamız da o türden bir hatıranın izinden gidilmektedir.  Çanakkale Biga ilçesine bağlı Hacıpehlivan köyünden bir şehidimizin ailesinde tespit ettiğimiz, üzerinde üç askerin yaşam izlerini barındıran  kanlı bir mendil,  bilinmeyen hayatlarının kapılarını araladı. 

 Büyük Savaş başladığında dünyanın bir çok yerinde olduğu gibi Yeni Zelanda'da da Seferi  Kuvvetleri için askere alım çağrıları yapılmaya başlanmıştı. Otago'nun her sokağında, gazetelerde,  okullarda her yerde propaganda amaçlı hazırlanan posterler yer almaktaydı. Bir posterde babalarının dizinin dibinde oynayan çocukların resmi vardı. "Baba Büyük Savaşta sen ne yaptın ?" diye soruyorlardı. Başka bir posterde ise Gelibolu Yarımadası üzerindeki asker, Çanakkale Harekatına katılmaları için çağrı yapıyordu. Bu posterler birçok Otago'lu gibi George Thomas Uren'i de etkilemişti. Aslında değil Çanakkale, Osmanlı Devleti'nin bile nerede olduğunu bilmiyordu. Ama ülkesi için savaşmaya hazırdı. Savaşın başında gönüllü oldu ve 28 Ağustos 1914 yılında Seferi Kuvvetlerine katıldı. Uren ailesinin ikinci oğlu olan George, Otago'da tanınmış bir atletti ve aynı zamanda C.U. Fire Birigade'nin de üyesiydi.  2 Nisan 1887 doğumlu olan George savaşa giderken henüz bekardı. Otago Piyade Taburu 16 Ekim 1914 tarihinde Chalmers Limanından ayrılmak üzereydi.  Limanda mahşeri bir kalabalık vardı. Herkes sevdiklerini belki de son kez görebilmenin, veda edebilmenin telaşı ve hüznü içerisindeydi. George da çok sevdiği annesine ve diğer aile üyelerine göz yaşları içerisinde veda etti. Yeni Zelandalı askerleri taşıyan HMNZ 5 ve HMNZ 9 gemileri uzun bir yolculuğun ardından Süveyş'e ulaştılar.  Çanakkale Harekatı için ilk hazırlıklarını İskenderiye'de Seferi Kuvvetlerle birlikte yapan ANZAC  Mondros'a doğru yola çıktı. Mondros'ta kara harekatı için son hazırlıklarını tamamladıktan sonra 24 Nisan'da harekat başladı. 25 Nisan'da saat 1.00'de askerler uyandırıldı ve çıkarma öncesinde son sıcak yemekleri verildi. George, cebinden işlemeli bir mendil çıkarıp öptü, kokladı ve gözlerini kapatıp derin bir ah çekti. Bu mendili annesi 28. doğum günü için 2 Nisan 1915'de göndermişti. Bu mendille birlikte annesinden mektup alınca ne kadar da mutlu olmuştu. Gözleri doldu...Otago'da yaşadığı o huzurlu hayatını anımsadı... Yarbay Moore'un sesiyle birden irkildi. Yeni Zelandalılar son talimatları alıyorlardı ve sadece altı ay önce huzurlu bir sivil hayatları olan bu insanlar hiç bilmedikleri bir kıyıya ayak basmaya başladılar. Dünyanın bir ucundan ne hayallerle buraya gelen Yeni Zelandalı askerler çıkarma harekatı başladığında savaşın ve ölümün soğuk yüzüyle tanıştı. Bazı askerler kıyıya bile ayak basamadan öldüler. Kıyıya çıkarak Arıburnu bölgesindeki vadi boyunca ilerleyen Otago Taburu Korku Deresinin batısındaki bölümde ve Yükseksırt bölgesinde mevzilendi. Aynı zamanda Korku Deresi ve devamındaki Şarapnel Vadisi ANZAK için ana ikmal hattını oluşturuyordu.

 

Göç Yusuf'un ve Muradın Ali'nin Torunlarıyla

Murat oğlu Ali 1878 yılında Mehmet oğlu Yusuf ise 1881'de, bugün ki Bulgaristan sınırları içerisinde bulunan Burgaz iline bağlı Aydos ilçesinde dünyaya geldi. Osmanlı-Rus Harbi sonrasında birçok aile gibi onlar da, nice hatıraları ve hayalleri arkalarında bırakarak göç yollarına revan oldular. Yusuf'un ailesi Biga ilçesinin Hacıpehlivan köyüne, Ali'nin ailesi ise 3 km ilerideki Koruoba köyüne yerleşti. Bu göçün üzerinden fazla zaman geçmeden önce Balkan Savaşı, arkasından Birinci Dünya Savaşı patlak verdi. Daha yürekler soğumadan, gözyaşı kurumadan bir hilal uğruna cepheden cepheye koşan bu nesil yine başka bir savaşın eşiğindeydi. 2 Ağustos 1914 tarihinde Osmanlı Devleti genel seferberlik ilan etti. Yurdun dört bir yanından eli silah tutan yaşlı genç herkes, vatan müdafaası için önce askerlik şubelerine daha sonra ise cepheye koşuyordu. İngiliz ve Fransızların başı çektiği donanma Çanakkale Boğazını tehdit ettiğinde Yusuf 33, Ali ise 36 yaşındaydı. Askerliklerini en son Balkan Savaşında yapmalarına rağmen gönüllü olarak askerlik şubesine isimlerini yazdırdılar. Esareti hiçbir zaman kabul etmeyen Türk milleti her türlü zorluğa rağmen yine nesi var nesi yoksa her şeyini ortaya koymuştu. Yusuf ve Ali arkalarında gözü yaşlı eşlerini ve çocuklarını bırakarak bir kez daha cepheye koştular. Gözyaşına boğulan herkesin, hıçkırıklar boğazında düğümleniyordu.  Acıdan nasırlaşmış yüreklerine taş basıyor bu acıya da katlanıyorlardı işte... Yusuf ile Ali'nin Aydos'tan beri kederleri de kaderleri de bir olmuştu.  İkisi de Çanakkale Cephesinde 64. Piyade Alayına verildi. Donanmaları 18 Mart 1915'de Çanakkale Boğazını geçemeyerek hüsrana uğrayan Seferi Kuvvetler 25 Nisan'da Gelibolu Yarımadasına büyük bir kara harekatı başlattı. Çıkarma yapılan Arıburnu bölgesini çok az sayıdaki Türk birlikleri savunuyordu. Savunma hattının acilen desteğe ihtiyacı vardı. 64. Alay 27 Nisan günü saat 10 sıralarında takviye birlik olarak Arıburnu bölgesine gelerek savunma hattının sağ kanadına yerleşti. Türk birlikleri Albayrak sırtından Düztepe'ye kadar olan savunma hattını hilal şeklinde oluşturarak taarruza başladı. Ancak 27 Nisan'daki bu gece taarruzunda başarı sağlanamadı. İhtiyatların cepheye parça parça ve yorgun bir şekilde gelerek dinlenemeden savaşmaları bu başarısızlıkta önemli bir etkendi. Bu başarısız taarruz sonrasında tüm cephe hattında 1 Mayıs günü yapılacak genel bir taarruza karar verildi. Bu taarruzda, arasında 64. Alay'ın da olduğu toplam 15.500 Türk askeri, karşı tarafta ise Otago taburunun da olduğu 24.000 ANZAK askeri vardı. 1 Mayıs sabahı saat 05.00'te başlayan ve neredeyse 24 saat süren Türk taarruzunda 6.000 Türk askeri kaybedildi. Bu taarruzun belki de tek başarısı Türk birlikleri ile ANZAK siperleri arasındaki 200-500 metrelik mesafenin  50-200 metreye kadar, hatta bazı yerlerde 5-10 metreye kadar yaklaşmasıydı. Otago Taburu ile 64. Alay 1. Tabur siperleri de böylece birbirine yaklaşmış oldu.

 

Korku Deresinde  ANZAK askerleri için en büyük sorun keskin nişancılardı. Bazen dinlenirken, bazen ikmal hattında yürürken ansızın gelen keskin nişancı kurşunu bir askeri hiç beklemediği anda hedef alıyordu. Bu bölgenin etrafı bir köşeye koşuştururken vurulmuş ölü ve yaralılarla doluydu. Bu kurşunlardan birisiyle ağır yaralanan Avustralya Tümeni Komutanı General Bridges üç gün sonra öldü. Bu ölüm ANZAK'ların en büyük kayıplarından birisi oldu. 27 Nisan ve 1 Mayıs'ta yapılan Türk taarruzu sonrasında mevziler arasında vurularak ölen askerlerden çıkan koku dayanılmazdı. Havanın ısınması ve kendilerine doğru esen rüzgarın da etkisiyle bu durum ANZAK'lar için dayanılmaz bir azaba dönüşüyordu. Her yere üşüşen sinekler ve haşereler de cabasıydı. İkmal hattında erzak taşınan yollar tamamen Türklerin kontrolü altındaydı. Erzaklar tükenmek üzereydi. 2 Mayıs'ta bir taarruz planlaması yapıldı. Bu plan göre Yarbay A. Moore komutasındaki Otago Taburu Korku Deresinin batı kolunun başında sağa dönerek burada 13. Tabur ile birleşecek ve Kılıçbayırına (Baby 700) doğru taarruza kalkacaktı. Titizlikle hazırlanan bu program askerlerin gece harekatı tecrübesizliği, arazinin engebeli oluşu ve Otago Taburunun 13. Taburla Korku Deresindeki randevusuna geç kalması sebebiyle başarısızlığa uğradı. Saat 19.00'da bombardıman başladı. Bir buçuk saat geç kalan Otago Taburu ancak 20.45'te taarruza geçebildi. Serçe Tepe'de hedefine ulaşan Otago Taburu 64. Alay 1. Taburunun karşılık vermesiyle tekrar dereye doğru geri çekildi. Kendi topçuları da yanlışlıkla onları vuruyordu. Vadiye doğru akan ölü ve yaralı askerler bir yığın oluşturmuşlardı ki aralarından yürümek imkansızdı. Mermilerin patlaması, tüfeklerin kulakları sağır eden çatırtısı ve yaralıların imdat çığlıkları dehşet vericiydi. Muharebe meydanına sanki asker yağıyordu. Sağa sola koşuşturan askerler ne yaptığını bilmez bir haldeydi. Disiplin tamamen kaybolmuştu. 2 Mayıs'ta yapılan bu taarruzda Otago Taburu Süvari Onbaşı George Thomas Uren de ağır bir şekilde yaralanarak öldü. 2 Nisan 1887'de Otago'da başlayan hayatı, yaşadığı yerden binlerce kilometre uzakta, ilk defa geldiği bu topraklarda 2 Mayıs 1915'de Çanakkale'de son buldu. Otago Witness gazetesinin 23 Haziran 1915 tarihli sayısında George Thomas Uren'in ölüm haberi fotoğrafı ile birlikte verildi. 24 Haziran 1915 tarihli Otago Daily Times gazetesindeki haberde ise "Bay ve Bayan Uren'in 28 yaşındaki ikinci oğulları George Thomas Uren, 2 Mayıs'ta Çanakkale Savaşında öldü. O, kralı ve ülkesi için hayatını ortaya koydu" ifadelerine yer verildi. 2 Mayıs 1915'de Otago Taburu ile birlikte kalkıştığı taarruzda ölen George Thomas Uren'in Korku Deresi ile Kılıçbayırı arasında bir bölgede bulunan cesedi -bir süre gömülmeden bekledi- daha sonra Lone Pine Anıt ve Mezarlığına gömüldü.

 

64. Alay 1. Taburu erlerinden Yusuf ve Ali arkadaşlarıyla birlikte 2/3 Mayıs tarihlerinde yapılan Otago Taburu'nun  taarruzunda büyük bir mücadele ortaya koydular. Bölgede defnedilmeyi bekleyen birçok şehit ve kurtarılmayı bekleyen birçok yaralı vardı. Ali defin işine yardım ederken yerde bir mendil gördü ve belki lazım olur diyerek cebine koydu, işini yapmayı sürdürdü. Türk askerinin yerde bulduğu bu mendil karşı cephede savaşırken ölen Yeni Zelandalı George Thomas Uren'e aitti. ( Mendilin bir köşesinde " 28. doğum gününde annesinden George'a " diğer köşesinde ise " 2 Nisan 1915 George Thomas Uren " yazmaktadır. )

 

Kanlı Mendil; köşesinde ise " 2 Nisan 1915 George Thomas Uren " yazmaktadır.

Mendilin bir köşesinde " 28. doğum gününde annesinden George'a " yazılıdır

6 Ağustos ANZAC taarruzu sonrasında 7 Ağustos günü Yarbay Servet komutasındaki 64. Alay Conkbayrına doğru yürüyüşe geçer. Hedef Conkbayrına  Yeni Zelandalılardan önce ulaşmak ve burada bulunan küçük birlikleri takviye etmekti. Nihayet 64. Alay Düztepe'den Conkbayrına kadar olan bölgeyi Yeni Zelandalılardan önce tutmuştu. 8 Ağustos sabahı Yeni Zelandalılar tekrar Conkbayrına taarruza başladı. Yeni Zelandalıların top atışından korunmak amacıyla, 64. Alayın taktiksel olarak boş bıraktığı bir bölümünü kısa süreli olarak alırlar. 64. Alay'ın arka arkaya yaptığı hücumlar, Yeni Zelandalıları bulundukları yerden atamasa da Conkbayrına ulaşmalarının önüne geçmiştir. 8 Ağustostaki bu kanlı çarpışmalar sırasında Yusuf ağır bir şekilde göğsünden ve kafasından yaralandı. Onun yaralandığını gören Ali yanına koştu, yardım etmeye çalıştı.  Cebindeki mendili çıkardı Yusuf'un yaralı göğsüne bastırdı ama kanı bir türlü durduramadı. Yusuf artık çok zor nefes alıp veriyordu. Ali'ye yaralı göğsündeki mendili işaret ederek "bunu karıma götür, haklarını helal etsinler " dedi ve sustu... Gözyaşları içerisinde çaresizce başında bekleyen bu vefalı dosta tebessüm ediyordu. Conkbayrında 34 yaşında şehit olan Göç Yusuf 64. Alaydaki diğer şehitlerle birlikte Kesikdere'ye gömüldü.

 
Göç Yusuf'un Torunu Nazmi Öz

Çanakkale Savaşı sonrasında terhis olan Muradın Ali Biga'ya köyüne dönmek üzere yola koyuldu. Hacıpehlivan köyünden geçerken  Göç Yusuf'un emanetini vermek üzere  evine geldi. Kapının tokmağını çaldı. Kapıyı kucağındaki çocukla bir kadın açtı. Ali bir şey diyemedi, sözler düğümlendi boğazında, başını öne eğdi... Cebindeki mendili çıkartıp kadına uzattı. Göç Yusuf'un karısı uzatılan mendili aldı, "Vatan Sağolsun" diyebildi...

 Muhafaza edilerek kuşaktan kuşağa aktarılan  bu emanet, günümüze kadar geldi. Şehit dedesinin ismini taşıyan Yusuf Öz mendil üzerine  "Abbamın (Dede)  Hediyesi 25/12/1980 " notunu yazmış. Yusuf Öz vefat edince de mendil şu andaki sahibine oğlu Nazmi Öz'e kaldı. Muradın Ali emaneti verdikten sonra Koruoba köyüne döndü. Ailesine kavuştu. Çiftçilik yaparak geçimini sürdürdü. Birçok gazimiz gibi devletten ne maaş ne de madalya aldı. Ali KOCAMAN namı diğer Muradın Ali 15 Nisan 1962 tarihinde ebedi aleme göçtü. Kabri Koruoba köy mezarlığındadır.

  

 Muradın Ali'nin Koruoba Köyündeki kabri başında

Evet, gerçekten de insan ruhunu yenmek mümkün olmuyor. Bir yerlerde bir şekilde yaşamaya devam ediyor.  Bursalı Mehmed Nihad'ın dediği gibi "Bütün tarihi savaşlar gibi Çanakkale Savaşı da gösterdi ki, asıl olan insandır ve özellikle maneviyatıdır. Karşı karşıya bulunan tarafların hakikatte çarpışan maneviyatlarıdır... "

Çanakkale'de iki yürek karıştı toprağa... Biri gül oldu... Biri gelincik...

 Bekleyenle beklenen arasında yitirilen umutlar bir mendilde silinip gitti...

Kanlı bir hatıra kaldı geride...

 

 UREN İLE İLGİLİ BELGE VE FOTOĞRAFLAR

 

 

 

 

                          Uren'in ölüm haberi

 

 

 


  4438 defa Görüntülendi.

**********************

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri Tuncay Yılmazer'in benimsediği anlamına gelmez. Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederiz.

**********************

Makaleye Yorum Ekle

 

YORUMLAR

9827_nuran arslan 24-01-2017, 07:33:04
Okuyanın dimağında doyulmaz lezzet bırakan hikaye tadında tarihi muhteşem bir yazı olmuş. Yüreğinize kaleminize sağlık Ömer Bey...
 
9828_erdem acar 24-01-2017, 09:48:46
Duygu yüklü muhteşem bir hikaye. Bu hikayeyi araştırarak ortaya çıkaran yazarı gönülden kutluyorum.
 
9829_süleyman Eryılmaz 24-01-2017, 12:23:29
Sayın Ömer Arslan emeğinize sağlık.64.alay çanakkale harp tarihindeki şanlı alaylarımızdan bir tanesi.64.alayı çanakkale savaşlarının her bölgesinde görmek mümkün.64.alay kumkale bölgesinin savunmasında ve 25 nisan 1915 akşamı saat sekiz otuzda yaya olarak geliboluya hareket. kilye limanı ile kocadere köyünden hareketle kuzey bölgesi 19.tümen emrinde kuzey bölgesi 57.alay ile sağ kanatta 27 nisan saat on itibariyle yükseksııt bölgesinde taruzza kalkmış 11 hazirana kadar o bölgenin savunmasında ve taarruzunda Mehmet çavuş siperlerinde görev yapan üstün fedakarlık yapmış ağır zaiyatlar veren alayımızdır.64.alayı 11 haziran itibariyle Kayalıtepe bölgesinde ,seddülbahirde ihtiyatta ,Conkbayırın kurtulmasında ve en son olarak kanlısırtta ihtiyatta görüyoruz. 64.alayda görev yapan birilerinin anılarını çıkarmak ne büyük mutluluk.Tüm şehidlerimizin ruhları şad olsun.Onların sayesinde şu anda varolmaktayız.Yaşanmış bir olayı gün yüzüne çıkartan Sayın Ömer Arslan beye ve Geliboluyu anlamak sitesi Tuncay Yılmazer beye teşekkür ederiz.
 
9832_osman kibar 24-01-2017, 13:07:12
evvelemirde ömer arkadaşımızı kutluyorum. alışılmışın dışında kuru hamasetten uzak ve insanı anlatan işbu makale ile çanakkale.ye dair yeni bir "okuma" tarzı ortaya koymuş bulunuyor. kalemine sağlık.. onun kaleminden ve mendilden yola çıkıp insan hikayesi dinliyoruz. yüreğimiz kıpırdıyor ordaymış gibi oluyoruz. karşıtaraf.ı (düşman) da tanımış oluyoruz. kuşkusuz sevmemiz beklenemez anlayış göstermemiz sözkonusu edilemez. biz saldırıya/zulme uğramış müslüman yapımızla ... işgalci düşman orijinal "kötü" haliyle mendil ise bütün masumluğuyla tarihi rolünü oynuyor. bu vb. makale/hikaye yazılarının kitaplaşması beklenir. osman kibar
 
9833_Cemalettin Yıldız 24-01-2017, 19:27:53
Çok değerli Ömer Kardeşim yaptığın bu çalışmandan dolayı seni tebrik ediyor ve kutluyorum.Şehit ve gazilerimize hizmetlerinin devamını dilerim.Şehitlerimize sahip çıkamadık, dönen gazilerimizinde boyunlarını bükük bıraktık.Mezarlarına adlarını yaşatacak birer taş bile dikemedik. 4-5 Haziran 1915 de 27. Alayın elbombacılarından Çorum Bayat Yoncalı Köyünden Kadiroğlu Süleyman Onbaşı (Kaymaz)ın ve Eceabat Büyükanafarta Köyünden 21. Alay gazilerinden Süt Hüseyinin kabirlerinin yapımına vesile olduğum için çok mutluyum.Fotoğrafını gördüm Çanakkale Gazisi Biga Kuruoba KöyündenAli Kocaman'ın bir mezar taşlı kabrini yakınları yaptıramıyorsa bize düşen neyse gerekli katkıları yaparak bir Çanakkale Gazisinin daha adını mezar taşında yaşatalım derim. Saygılarımla.
 
9835_Celal Yıldırım 26-01-2017, 20:59:32
Sevgili Ömer Bey.Yazinizi okuyunca aklıma Edip Cansever'in dizeleri geldi:
"Ahmet Abi,güzelim, bir mendil niye kanar.
Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar
Mendilimde kan sesleri."
Hikayesini çok güzel bir şekilde anlattığınız bu mendil de kan sesleri olsa da, o kanın vatan için akan aziz şehidimizin kanı (Yusuf) olduğunu bilmek bir nebze olsua da acimizi dindiriyor.Dün olduğu gibi bugün de şehitler tepesi boş değil . Şunu da belirtmek isterim ki zaman düşmanlıklari sildi. Tüm ANZAC askerleri gibi Geoge Thomas'ta burada canını verdikten sonra artık bu toprakların evladı oldu.
Hepsinin ruhu şa'd olsun.
Bu vesileyle başta sizin ve Tuncay Yılmazer olmak üzere hepinizin emeğine sağlık.
Saygi ve selamlarımı iletiyorum.
 
9836_Faruk ÇETİN 26-01-2017, 21:20:43
Harika bir çalışma olmuş. Çok emek sarf edilmiş. Emeğine, yüreğine sağlık. Ömer hocam devamını bekleriz.
 
9996_VERDİ BAYRAM 27-02-2017, 08:40:18

UMARIM BU ACIKLI HATIRADAN UREN'NİN TORUNLARININDA HABERİ OLUR. O MENDİLİ GÖRMEK ,ELLERİNDE TUTMAK İSTEYECEKLERDİR.BÖYLECE İKİ AİLE ARASINDA ANLAMLI BİR YAKINLIK DOĞACAKTIR. ÖMER BEYE TEŞEKKÜRLER
 
10078_Murat Armutak 10-04-2017, 20:46:05
Makalenin sonunda "Conkbayrında 34 yaşında şehit olan Göç Yusuf 64. Alaydaki diğer şehitlerle birlikte Kesikdere'ye gömüldü." ibaresi yazarın yorumu herhalde. Anafartalar Grubuna ait bir alayın Conk Bayırı'nda şehit olan askerinin 3 km güneye taşınıp Kuzey Grubu ön hattının 100 m gerisindeki Kesik Dere'ye gömülmesi pek inandırıcı bir durum değil diye değerlendiriyorum.
 
10080_Ömer ARSLAN 11-04-2017, 11:19:20
Değerli Dostlar;
Gösterdiğiniz yakın ilgi ve değerli yorumlarınız için hepinize yürekten teşekkür ediyorum.

Verdi Bayram Bey, Uren'in ailesini tespit edip kendilerine ulaştık. 25 Nisan törenlerinde şehit ailesiyle bir araya gelecekler inşallah. Dedelerinin 102 yıl önce savaştığı topraklarda barış adına buluşacaklar. Bu buluşma iki ülke arasında yeni, dostluk köprüleri kuracaktır.

Murat Armutak Bey, Haklı sorunuz ve değerlendirmeniz için çok teşekkür ediyorum. Araştırmam sırasında bahsi geçen şehidimizin Kesikdere'de isminin olduğunu görünce (Adı, Baba Adı, Yaşı, Memleketi Tutuyor) ben de bu şaşkınlığı yaşadım. (Ayrıca aynı şehitlikte 64. Alaydan birçok şehidimizin de ismi bulunmaktadır.) İlgili kurumlarla yaptığım görüşmede bu şehitlikler oluşturulurken defin kayıtlarına göre isimlerin yazıldığını bir yanlışlığın olmadığını ifade ettiler. Siz de takdir edersiniz ki şu aşamada kesin olarak hangi şehidin tam olarak nereye defnedildiği konusu bir muammadır. Bize düşen ise somut veriler ışığında tespit edilen en yakın değerlendirmeyi yapmaktır. Biz de acizane öyle yaptık. Belgeye ve somut verilere dayalı her türlü eleştiriye, varsa bir yanlışlık onu düzeltmeye hazırız. Saygılarımla...
 

KATEGORİDEKİ DİĞER BAŞLIKLAR

09/08/2017 - 18:07 19. Tümen Kurmay Başkanı İzzettin Çalışlar’ın Çeşitli Konferans ve Yayınlarında Conkbayırı Süngü Taarruzu (Melike Bayrak-Mustafa Onur Yurdal)

27/07/2017 - 13:33 Çanakkale’nin Filistin’deki Yansıması 2.Bölüm - 2.Gazze Muharebesi (Tuncay Yılmazer )

11/07/2017 - 10:07 Çanakkale’nin Filistin’deki Yansıması : Gazze Muharebeleri ( 1.Bölüm) (Tuncay Yılmazer)

22/05/2017 - 05:29 Müstahkem Mevkii’nin Anafartalar’daki Sesi - Küçük Anafartalar Topları (Bayram Akgün)

09/05/2017 - 08:12 Kûtulamâre Kuşatması’ndan Esarete Yüzbaşı Sandes’in Hatıraları - Çev. Tuncay Yılmazer

02/05/2017 - 11:45 İzmir-Bayındır İlçesinden Çanakkale Harbine Katılanlar (Necat Çetin)

28/04/2017 - 08:49 Kûtulamâre Zaferi 1916 (Muzaffer Albayrak – Vahdettin Engin)

23/04/2017 - 21:24 Türk Ordusu’nda Künye Uygulamasına İlişkin İlk Girişimler ve İlk Künyelerle İlgili Kısa Bilgiler (The First Attempts On The Use Of Identity Tags In Turkish Army And Information About The Early Identity Tags) (Burhan SAYILIR)

13/04/2017 - 05:43 Müstahkem Mevki’nin Kara Savunması İçin Top Desteği Sağlaması (Bayram Akgün)

07/04/2017 - 14:30 Çanakkale Muharebelerinde İdari ve Lojistik Faaliyetler (Ayhan Candan)

06/04/2017 - 19:17 Kabataş Erkek Lisesi 1.Büyüteç Tarih Öğrenci Sempozyumu (8-9 Nisan 2017)

04/04/2017 - 21:12 Resmi Belgelere (Nüfus Ölüm-Genelkurmay-Kayıtsız Ölüm Defterleri) Göre İzmir - Beydağ Şehitleri (Necat Çetin-A.Levent Ertekin)

31/03/2017 - 07:25 Çanakkale nin Şehit Kalemleri (İsmail Sabah)

27/03/2017 - 19:43 Çanakkale Müstahkem Mevkii’ye Bağlı Top Mermisi Çeşitleri (Bayram Akgün)

25/03/2017 - 20:58 GeliboluyuAnlamak Özel- 100. Yılında Gazze Muharebeleri Kahramanlarını Anıyoruz (Tuncay Yılmazer)

17/03/2017 - 21:15 18 Mart Özel Makalesi - Yaşayanların Ağzından 18 Mart Boğaz Muharebesi (Ahmet Yurttakal)

16/03/2017 - 08:51 18 Fotoğrafla Çanakkale Boğaz Muharebesi 18 Mart 1915 - 18 March 1915 Dardanelles Assault with 18 photographs (Ahmet Yurttakal)

13/03/2017 - 05:47 Çanakkale Muharebeleri’nde Bir Hile: Sahte Toplar (Bayram Akgün)

07/03/2017 - 04:27 Çanakkale Zaferi’nden Mescid-i Nebevi’ye (Enver Paşa’nın 1916 Filistin-Hicaz ziyareti) (Tuncay Yılmazer)

23/02/2017 - 07:48 Gelibolu Savunması Bir Karargâh Çalışması - General G.S. Patton (Haluk Oral)

09/02/2017 - 06:24 İkinci Kirte Muharebesi (6-8 Mayıs 1915 Taarruzları) (Yücel Özkorucu)

31/01/2017 - 12:29 Türk Boğazları Meselesi (Ayhan Candan)

24/01/2017 - 05:39 Kanlı Bir Mendil Hikayesi (Ömer Arslan)

19/01/2017 - 10:32 Irak Cephesinde Gönüllü Kahramanlar Osmancık Taburu (Muzaffer Albayrak)

23/12/2016 - 20:32 Atlas Tarih Dergisi Aralık-Ocak Sayısında 1916 Sina Filistin Hicaz Cephesi (Tuncay Yılmazer)

13/12/2016 - 07:23 Birleşik Harekat Tecrübesi Olarak Cihan Harbinde Türk-Alman Askeri İttifakı (Gültekin Yıldız)

02/12/2016 - 20:23 Çanakkale Kara Muharebelerinde Ağıl Dere (Şaban Murat Armutak)

15/11/2016 - 11:48 Çanakkale de Bir Melek Hanım (Muzaffer Albayrak)

01/11/2016 - 05:41 Çanakkale Kara Muharebelerinde Asma Dere (Şaban Murat Armutak)

24/10/2016 - 06:55 42. Alay / Gelibolu 1915 - Ahmet Diriker (Oğuz Çetinoğlu)

10/09/2016 - 11:12 Seddülbahir Kahramanı Bigali Mehmet Çavuş (Ömer Arslan)

03/07/2016 - 14:42 Çanakkale’den 100. Yılında Somme’a:Bir Savaş, İki Muharebe (Mustafa Onur Yurdal)

11/06/2016 - 14:37 I.Dünya Savaşı nda Şii Ulemasının Cihat Fetvaları Çerçevesinde Irak Cephesi (Ziya Abbas)

01/06/2016 - 06:23 Kutülamare- Yarbay Mehmed Reşid Bey in Günlüğü (İ. Bahtiyar İstekli)

23/05/2016 - 12:01 Osmanlı Devleti’nin Çanakkale Muharebelerinde Sağlık Alanındaki Faaliyetleri (Ayhan Candan)

16/05/2016 - 07:38 Bir Osmanlı Kurmay Subayı- Iraklı Kürt Devlet Adamı, Mehmet Emin Zeki Bey in Yaşam Öyküsü (Tuncay Yılmazer)

10/05/2016 - 13:00 Mezopotamya da Bir Savaş 1915-1916 KutülAmare – Nikolas Gardner ( Tuncay Yılmazer )

07/05/2016 - 07:31 Birinci Dünya Savaşının İslam Dünyasına Etkileri (Yüksel Nizamoğlu)

30/04/2016 - 19:20 Çanakkale Savaşı: Bir Siyasi Mücadele Alanı (Özgür Öztürk)

23/04/2016 - 19:13 25 Nisan 1915 Anzak Çıkarması İlk Saatleri – Daha Erken Müdahale Edilebilir miydi? ( Ahmet Yurttakal )

17/04/2016 - 21:26 Maskirovka Harekatı - KutülAmare bir zafer midir? ( Tuncay Yılmazer )

13/04/2016 - 05:30 Çanakkale Savaşları ve Barbaros’un Batışı (İsmail Bilgin)

28/03/2016 - 11:20 Çanakkale Muharebelerinde Osmanlı Ordusunun Asker Kaybı (Ayhan Candan)

26/03/2016 - 09:55 Eğitimli Neslin Birinci Dünya Savaşı ile İmtihanı ( Dr. Nuri Güçtekin )

24/03/2016 - 10:00 Birinci Dünya Savaşı nda Yozgat Lisesi (Dr. Nuri Güçtekin)

21/03/2016 - 06:35 Çanakkale Seferberliği: Savaş, Eğitim, Cephe Gerisi (Mustafa Selçuk)

17/03/2016 - 08:15 18 MART ÖZEL - Çanakkale Zaferi ve Cevat Paşa (Ahmet Yurttakal)

11/03/2016 - 06:49 Zaferi Kanla Yazan Fındıklılı Mehmet Muzaffer (İsmail Bilgin)

02/03/2016 - 12:48 Kut’ül Amare Zaferi -2 (İsmail Bilgin)

29/02/2016 - 11:29 Kut’ül Amare Zaferi -1 (İsmail Bilgin)

22/02/2016 - 12:27 Gertrude Bell Irak Sınırını Çizen Kadın (Veysel Sekmen)

14/01/2016 - 08:43 Çanakkale Şehidi Feyzi Çavuş’un Zevcesi Zehra Hanımın Padişaha Mektubu (Osman Koç)

23/12/2015 - 16:47 Çanakkale Savaşlarında Binbaşı Halis Bey’e Ait Bir Ganimetin Öyküsü (Serdar Halis Ataksor)

10/12/2015 - 18:03 Mesudiye Zırhlısının Dramı (Cemalettin Yıldız)

06/12/2015 - 20:29 Kut’ülamarenin Türklere Tesliminden Sonra Irak İngiliz Ordusunun Faaliyetlerine Dair Rapor (Haz. Serdar Halis Ataksor)

01/12/2015 - 10:11 10 Ağustos 1915 Conkbayırı Süngü Hücumu (Muzaffer Albayrak)

17/11/2015 - 21:09 Çanakkale Deniz Muharebelerinde Verilen Zayiatlar (Ahmet Yurttakal)

10/11/2015 - 05:19 Reis-i Cumhur Mustafa Kemal in Çanakkaleyi ziyaretleri (M. Onur Yurdal )

08/11/2015 - 22:04 Mustafa Kemal Paşanın Osmanlı Devleti’nin 1. Dünya Savaşına girişiyle ilgili görüşlerine dair bir belge

Osmanlı Devleti Umumi Harpte Tarafsız Kalabilir miydi? - Yusuf Akçura (Değerlendirme: Muzaffer Albayrak)

Nazım’ın Dayısı Çanakkale Şehidiydi (Melih Şabanoğlu)

Çanakkale Destanının Ölümsüz Efsaneleri (Osman Koç)

21/10/2015 - 04:02 100 Yıl Sonra İlim Heyeti Çanakkale’de Programı

17/10/2015 - 11:50 Çanakkale Savaşı'nın Kanada'da Bıraktığı İzler (Birol Uzunmehmetoglu)

27/09/2015 - 16:01 1917 Yılında Hicaz Cephesi:Arap İsyanının Yayılması ve Medine’nin Tahliyesi Programı (Yüksel Nizamoğlu)

22/09/2015 - 13:07 III. Kolordu’nun Çanakkale Muharebeleri’ne Hazırlanış Süreci (İsmail Bilgin)

15/09/2015 - 04:28 Kutü-l Amare Kahramanı Halil Kut Paşa (Enes Cifci)

11/08/2015 - 04:07 Türkiye Büyük Savaş a Nasıl Girdi? ( Emre Kızılkaya )

29/07/2015 - 03:30 1915 Gelibolu Harbi Günlüğü- Kazım Şakir (İ. Bahtiyar İstekli)

07/07/2015 - 02:49 Suyu Arayan Adamların Öyküsü - Millete Deva Olmak , Osmanlı Savaş Esirleri, TIP ve Milliyetçilik ( 1914-1939 ) -Yücel Yanıkdağ (Tuncay Yılmazer)

30/06/2015 - 03:55 Tarih, Otobiyografi ve Hakikat Yüzbaşı Torosyan Tartışması ve Türkiye’de Tarih Yazımı (Derleyen: Bülent Somay)

21/06/2015 - 16:34 Türklere Esir Olmak (Doğan Şahin)

23/05/2015 - 04:36 Çanakkale Savaşı

16/05/2015 - 15:30 İtilaf Devletleri Askerlerinin Gözüyle Çanakkale

12/05/2015 - 12:50 Muaveneti Milliye Muhribi Torpito Zabiti Ali Haydar Öztalay (Çimen Yüksel)

09/05/2015 - 08:24 Osmanlılar ve Ermeniler / Bir İsyan ve Karşı Harekâtın Tarihi (Edward J. Erickson)

03/05/2015 - 15:39 Neuve Chapelle’den Gelibolu’ya: Bir Askeri Planın Gelibolu’da Uygulamaya Konulması ( Mustafa Onur Yurdal )

28/04/2015 - 03:52 Cephe Arkadaşı Çanakkale Cephesi

25/04/2015 - 03:07 Çanakkale Müstahkem Mevkii Bataryalarının 25 Nisan 1915 ‘teki Rolü (Bayram Akgün)

24/04/2015 - 15:07 25 Nisan 1915 üzerine Gelibolu’yu Anlamak’ta çıkmış makalelerden seçmeler (Tuncay Yılmazer)

18/04/2015 - 17:10 Çanakkale Şehitleri Listesinde Ezineli Yahya Çavuş’un Adı Yok (Osman Koç)

10/04/2015 - 00:06 Kıyamet Koptuğunda - Hasan Cevdet Bey

03/04/2015 - 01:36 Rusya’daki 90.000 Osmanlı Savaş Esiri ve Sarıkamış Muharebesi (Yücel Yanıkdağ)

27/03/2015 - 17:57 Bir Hikayenin Daha Sonu: Topçamlar Tabyası (Bayram Akgün)

14/03/2015 - 07:57 Düşmana Korku Salan Efsanevi İntepe Topçularından Topçu Üsteğmen Mehmet Ali Bey (Muzaffer Albayrak)

11/03/2015 - 02:38 Seddülbahir’de Yalnız Top-210/40’lık Roon Topu (Bayram Akgün)

01/03/2015 - 13:31 Çanakkale Muharebeleri’nin İdaresi, Komutanlar - Strateji (Ed.: Lokman Erdemir, Kürşat Solak)

24/02/2015 - 17:39 Çanakkale Cephesinde Bir Damla Su İçin- Gelibolu Yarımadasında Jeoloji ve Muharebe İlişkisi ( İsmail Bilgin )

15/02/2015 - 17:55 Hashtag Tarih Dergisi Şubat 2015 Sayısında Kitap Değerlendirme Yazısı

08/02/2015 - 07:11 “Hafız Hakkı Paşanın Sarıkamış Günlüğü” Kitabıyla İlgili Mülahazalar (İsmail Bilgin)

// Bir Asır Sonra Ermeni Tehciri ve Çanakkale Üzerine… 100. Yıl Nasıl Anılmalı? (Tuncay Yılmazer)

23/12/2014 - 08:24 Sarıkamış İhata (Kuşatma) Harekâtı (İsmail Bilgin)

17/12/2014 - 02:24 Kut ül Amare Zaferi (Necmettin Özçelik)

08/12/2014 - 18:22 1. Dünya Harbi

06/12/2014 - 13:44 The Water Diviner – Son Umut Filminin Galasından Notlar… ( Tuncay Yılmazer )

01/12/2014 - 17:22 Cevat Çobanlı Paşa Çanakkale Kahramanı -Ahmet Yurttakal

16/11/2014 - 01:54 Goltz Paşa nın Mirası, Türkiye nin Geleceği – Osmanlı Devletinin 1. Dünya Savaşı na Girişi üzerine ( Tuncay Yılmazer )

10/11/2014 - 04:07 Turkish–Australian Reapprochement In The Light Of The Gallipoli Campaign (Kenan Çelik)

04/11/2014 - 01:37 Boğaziçi’nden Çanakkale’ye Şirket-i Hayriye Vapurları (Gözde Keskin)

19/10/2014 - 06:44 Beyrut Müftüsü Mustafa Neca Efendi’nin Anafartalar Grubuna Hitabı (Osman Koç)