Çanakkale de Bir Melek Hanım (Muzaffer Albayrak)

Tarih: 15/11/2016   /   Toplam Yorum 2   / Yazar Adı:      /   Okunma 2198

Melek Hanım Çiftliği ismine, savaş sırasında askerlerin günlüklerinde, kıta komutanlarının emir ve talimatlarında, muharebe alanını ayrıntılı olarak gösteren Şevki Paşa haritasında rastlanmaktadır. Çiftlik bu ismi sahibi olan Melek Hanım’dan almıştır. Çiftliğin sahibesi hanımın adı gerçekten Melek mi idi yoksa savaş sırasında çiftlik binasını revire, sargıyerine dönüştüren, elinde ne var ne yok askerin hizmetine sunan bu iyi kalpli, müşfik hanıma askerlerin gönülden yakıştırdıkları “Melek” sıfatı mı olduğu bilinmemektedir.

Melek Hanım’ın savaş sırasında çiftliğini terk etmediği, çiftlikte beraber yaşadığı yakınlarıyla askerlere yardımcı olduklarını, bölgede bulunan kıta komutanlarıyla çektirdikleri fotoğraflardan anlamak mümkündür. 25 Nisan’da başlayan kara muharebeleri ile cepheden geri bölgelere sevk edilen yaralılar için Melek Hanım Çiftliği, bünyesinde mevcut sargıyeri nedeniyle, bölgedeki ilk revir olarak hizmet vermeye başlamıştır. Sonrasında ise Seddülbahir Cephesi’nde muharebe eden tümenlerin yaralı askerleri için Soğanlıdere bölgesinde Melek Hanım Çiftliği’nde bulunan sargıyeri civarı bir sıhhiye istasyonu olarak şekillenmeye başlamıştı. Seddülbahir Cephesi’nin bilhassa sol cenahında Kerevizdere mıntıkasında muharebe eden 7., 2., 12. ve 15. Tümenlerin sargıyeri ve hastaneleri Soğanlıdere civarında kurulmuştur. (M.A)

 

Kilitbahir’den Seddülbahir’e giden yol sahili takip ettikten sonra Soğanlıdere vadisine gelince sahilden dik bir açıyla ayrılarak dere boyunca içeriye doğru yol alır. Soğanlıdere vadisinden içeriye girdikten yaklaşık 1 kilometre sonra yolun sağında 70 metre kadar içeride sırtını tepe yamacına yaslamış iki bina kalıntısı görülür. Burası Çanakkale Muharebeleri zamanında önemli bir tesis olarak kullanılan Melek Hanım Çiftliği’nden günümüze kalabilenlerdir.

Çanakkale Deniz Muharebeleri esnasında Melek Hanım Çiftliği yakınında düşman donanmasının mayın tarama faaliyetini engellemek üzere set bataryaları kurulmuştu. Set bataryalarında görev yapan askerlerin muhtemel sağlık sorunlarını gidermek üzere bölgeye sevk edilen ilk sıhhiye birimi, bu bataryalara en yakın ve en uygun mevkide bulunmasının yanı sıra kapalı ortam sağlaması nedeniyle Melek Hanım Çiftliği’nde kurulmuştu.

Melek Hanım Çiftliği ismine, savaş sırasında askerlerin günlüklerinde, kıta komutanlarının emir ve talimatlarında, muharebe alanını ayrıntılı olarak gösteren Şevki Paşa haritasında rastlanmaktadır. Çiftlik bu ismi sahibi olan Melek Hanım’dan almıştır. Çiftliğin sahibesi hanımın adı gerçekten Melek mi idi yoksa savaş sırasında çiftlik binasını revire, sargıyerine dönüştüren, elinde ne var ne yok askerin hizmetine sunan bu iyi kalpli, müşfik hanıma askerlerin gönülden yakıştırdıkları “Melek” sıfatı mı olduğu bilinmemektedir.

 Melek Hanım’ın savaş sırasında çiftliğini terk etmediği, çiftlikte beraber yaşadığı yakınlarıyla askerlere yardımcı olduklarını, bölgede bulunan kıta komutanlarıyla çektirdikleri fotoğraflardan anlamak mümkündür. 25 Nisan’da başlayan kara muharebeleri ile cepheden geri bölgelere sevk edilen yaralılar için Melek Hanım Çiftliği, bünyesinde mevcut sargıyeri nedeniyle, bölgedeki ilk revir olarak hizmet vermeye başlamıştır. Sonrasında ise Seddülbahir Cephesi’nde muharebe eden tümenlerin yaralı askerleri için Soğanlıdere bölgesinde Melek Hanım Çiftliği’nde bulunan sargıyeri civarı bir sıhhiye istasyonu olarak şekillenmeye başlamıştı. Seddülbahir Cephesi’nin bilhassa sol cenahında Kerevizdere mıntıkasında muharebe eden 7., 2., 12. ve 15. Tümenlerin sargıyeri ve hastaneleri Soğanlıdere civarında kurulmuştur. Bu sağlık tesislerinde, cephedeki sargıyerlerinden sevk edilen ağır yaralı, yaralı ve hastaların bir kısmının ameliyatları, tedavileri yapılmakta, diğer bir kısmı da daha geride bulunan merkez, menzil ve diğer harp hastanelerine sevk edilmekteydi. Burada tedavi görürken hayatını kaybeden askerler, ağırlıklı olarak Melek Hanım Çiftliği civarı olmak üzere hazırlanan şüheda kabristanlarına defnedilmişlerdi.

 

 

 

 

Melek Hanım Çiftliği ismi askerî kayıtlara belirleyici ve izah edici bir yer olarak 2. Tümen Kumandanı Yarbay Hasan Askeri Bey’in 22 Haziran 1915’te verdiği tümen emrinde geçmektedir:

 "6. Sıhhiye bölüğü, yaralıların arkası alınıncaya kadar yerinde kalacak yaralı taşıma işinin bittiğini bana bildirecektir. Yaralılar araba durak yerinden sonra, Ali Bey Çiftliği ile Melek Hanım şosesi üzerinden taşınacaklardır. Bu şose üzerinde, yaralılardan başka hiçbir kıta ve er bulunamayacaktır.

 Topçu Subayı Teğmen Mehmet Sinan ise harp hatıralarında 11 Temmuz 1915 günü cephede bataryası ile başka bir noktaya intikal ederken Melek Hanım Çiftliği’nden geçmektedir ve savaş sırasında sağlık tesislerinin de bombardımanlardan nasibini aldığını aktarmaktadır:

 “11 Temmuz 1915 günü batarya kumandanım Mahmud Beyle birlikte Melek Hanım Çiftliğine doğru yol almaya başlamıştık. Gittikçe mermi sesleri piyade ve makineli ateşleri ve bomba gürültüleri daha seçkin duyuluyor, harp fırtınasının ılık rüzgârları yüzümüzü çalıyordu. Evvelce endâht edilse de çif tliğin civarında yere düşen otuzbeşlik mermilerin açtığıçukurlar pek korkunçtu. Çapı on metreyi geçen bu çukurların bazıları içinden sular çıkmış olduğundan âdeta bir avadana benziyor ve gelen geçen sularından içiyordu…”

 Çiftlik binasında bulunan ve yeniden yapılandırılan hamam da ayrıca askerlerin temizlik ihtiyaçlarının giderilmesine imkân sağlıyordu. Özellikle bu yönüyle de Melek Hanım Çiftliği, savaş alanında âdeta bir sosyal tesis işlevi de görmüştü. 4. Tümen’in de karargâhı olarak kullanılan Melek Hanım Çiftliği’ndeki hamam ve temizlik ihtiyaçlarının giderilmesini de 4. Tümen Komutanı Yarbay Cemil Conk, günlüğünde 19 Haziran 1915 tarihi ile şöyle kaydetmiştir: “Öğleden sonra Melek Hanım Çiftliği’ne gittim. Hamam yapan birinci tabur, sahra etüvlerinde elbiselerini ve bitlerini temizleyecekti. İki bölük temizlenmiş, diğer bölük yarım kalmış. Kazanları toplamışlar, dönüyorlardı. Halbuki saat henüz 15’ti. ‘Barış zamanında bile olsa, vakte gene yazıktır” dedim. Kazanları tekrar yaktırdım. Akşama kadar temizlik faslı bitirildi.’

 

 

Melek Hanım Çiftliği’nin konuklarından birisi de Cafer Tayyar Bey’in komutanı olduğu 1. Tümen 71. Alay 10. Bölük takım komutanlarından Teğmen İbrahim Naci idi. Birkaç gün sonra Kerevizdere Muharebesi’nde şehit düşecek olan İbrahim Naci, 15 Haziran 1915’te alayı ile birlikte geldiği Melek Hanım Çiftliği ve çevresinin görünüşünü günlüğüne kaydetmişti:

“15 Haziran 1915, Salı: Sabah 3te kalktım. Yemek verdirdim. Saat 4’te hareket ettik. Melek Hanım Çiftliğine geldik. Askerlere çadır kurdurdum. Sonra 1. Bölük çadırına giderek çay içtim. Bir saat sonra bölüğün etüve gitmesi için emir geldi. Yine haydi pılı pırtıyı topladık."

Giderken etüvün başka bir tabur tarafından tutulduğu haberi geldi. Yol kenarında oturduk. Ben defterimi çıkardım. Bir meşe ağacı kümesi önünde yazıyorum. Karşımda Soğanlı nam dereye doğru yarım küre şeklinde uzanmış birbirine paralel altı tane kel tepe var. Sonra bunlardan bazılarının üzerinde beyaz bir şerit gibi kırılarak gözden kaybolan birkaç yol var. Vadi ise oldukça geniş, gelip geçmekten yarı beyaz. Dere kenarında arabalar, hayvanlar, insanlar âtıl ve hareketsiz. Bazı bazı yollarda şurada burada bir hayvan, bir araba, bir kafile görünüyor. Sonra kayboluyor.”

 Melek Hanım savaş sırasında adını kendisinden alan çiftlik arazisininyanı sıra çiftlikte bulunan iki binayı revir olarak Türk askerine tahsis ederek savaşta cephe gerisinde Türk ordusuna katkı sağlamıştır. Bunun yanı sıra, Melek Hanım’ın, eldeki fotoğraflardan yola çıkarak baktığımızda, cephede çiftlik bölgesinde zaman zaman bulunmuş, askerle yakından ilgilenmiş bir anne şefkatiyle neferlerin moral motivasyonuna destek verdiği anlaşılmaktadır.

 

Bu makale Muzaffer Albayrak'ın hazırladığı Çanakkale Kahramanları adlı eserden, yazarın izniyle alınmıştır (Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları-Ankara 2015 )

 


  2198 defa Görüntülendi.

**********************

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri Tuncay Yılmazer'in benimsediği anlamına gelmez. Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederiz.

**********************

Makaleye Yorum Ekle

 

YORUMLAR

8736_Cemalettin Yıldız 15-11-2016, 18:00:47
Çanakkale Kahramanlarının bir bölümünü daha gün yüzüne çıkarıp aydınlattığın için teşekkürler Muzaffer Bey.Yeni çalışmalarını bekliyoruz Çanakkale gönüllüleri olarak.
 
9826_Mustafa YAMAN 20-01-2017, 22:05:12
Çanakkale bir derya, buranın bir damlasını öğrenmekten çok mutluyum. 42 defa şehitlikleri gezdim ve öğrencilerimi getirdim. Selam ve sevgiler....

Aşağıdaki şiirime sitenizde yer verirseniz mutlu olurum. Teşekkürlerimle.....


İSTERİM

Seni hep özlerim hey Çanakkale!
Toprağına yüzüm sürmek isterim.
Şehit kanlarıyla hercümerc olmuş
O yerlerde vasla ermek isterim.

Nice küffar yıllar yılı yaşamış,
Her birisi diğerini budamış.
En sonunda Türkler başlar adamış
O başlardan haber sormak isterim.

Hun atları gelip geçmiş bir ara
Baskın gelememiş çokça küffara
Bakmışlar gem tutmaz bu koca dere,
O derede neler görmek isterim.

Altı yüz sonları yedi yüz başı,
İslâm orduları bağlamış taşı,
Kazan kaynatmışlar vurmuşlar aşı
O aşı ben dahi karmak isterim

İslâm orduları güzergâh etmiş
Geçip İstanbul’a şehri kuşatmış
Her gelip geçişte bir huzur katmış,
Huzurda divâna durmak isterim.

Bin yıl geçmiş dedelerim varmışlar,
Alp erenler nice çadır kurmuşlar,
Toprağına “Türk” mührünü vurmuşlar,
Vuranlar ruhuna varmak isterim.

Selçuk atam uzatmış bir kolunu.
Karesi Bey açmış esas yolunu
Orhan dedem dermiş en son gülünü,
O gülleri ben de dermek isterim.

Murat Han boğaza dedi:Türk malı!
Toprağı titretti atların nalı,
Fatih’e serilmiş bir atlas halı,
Gelip geçişini görmek isterim.

Doğu kıyısında Sultan Kalesi,
Kilit Bahir selâmlıyor herkesi
Burada sıkılmış düşman nefesi,
Eşi var mı diye sormak isterim!

Girişte Kum Kale ve Seddülbahir…
Yüreği titriyor geçen her sefir,
Borazan öttüren nöbetçi nefir,
Yanında esasta durmak isterim.

Nice sultan ve bey pek emek vermiş,
Osmanlıda âbad olan diyarmış
Nice yıllar medeniyet kabarmış,
Dünden yarınlara dermek isterim.

Barış hükümranken başak bin salmış.
Bir ekmiş ahâli milyonca almış,
Yüz yıllar burada huzura dalmış,
Huzursuza kötek sarmak isterim.

Kuru odun diksek belki yeşerir…
Toprağı pek mümbit gören şaşırır.
Gelip geçen durmaz fikir aşırır
Gözü olanları kırmak isterim!

Yüz yıllar sığamaz üç beş kelâma,
Şimdi gelelim de biraz yakına,
Bak yedi düvelin pis suratına
Atılan tokadı yormak isterim.

İki Alman gemisiydi bahane,
Dediler ki; 'Bu rastlantı şahane,
Köle olsun bütün Türkler cihane.'
Deyenleri düşündürmek isterim.

Bin dokuz yüz on dört, aylardan Kasım,
Bütün dünya karşımızda tek hasım
Tarihler utanır, ağlarken masum
Vahşete hak deyen, parmak isterim!

Mehtaplı geceler döktü göz yaşı,
Kan doldu yurdumun ekmeği aşı
Rus, İngiliz, Fransız düşmanın başı
Bize düşman başı kırmak isterim.

Kuşattılar dört bir yanı denizden,
Hiç ders almadılar tarihimizden
Korkar mı Türk oğlu Besmelesizden?
Düşmanın ceddine sormak isterim!

Bir Mart sabahıydı en büyük hücum,
Başladı denizden karaya geçim,
Kurşunlar boşaldı hep sicim sicim
Boğazın dibinde görmek isterim.

Her karışı karışmış et ile kanla.
Kemikler yeşerir yağmur zamanla…
Seyit’in mermiyi sürdüğü anla,
Niğdeli Ali’yi sormak isterim.

'Allah! ' Deyip Seyit tuttu mermiyi,
Kılavuz gönderdi Niğdel(i) Ali'yi
Dört kişinin zor tuttuğu gülleyi
Ocean (Oşın) bacasında görmek isterim.

Hele bir bak Yahya Çavuş siperde,
Ege’ye selâmda Sedd-ül bahirde,
Ölümsüzlük tadan altmış üç erde
Mis kokularını sormak isterim.

Dört sütun üstüne koca âbide
Kanat olmuş yüz binlerce şehide
Dünyada emsali yoktur, nâdide
Gölgesine varıp durmak isterim.

Şehid-ül azamdır her biri burda,
Hele bak ayağın altına dur da,
Şehidim secdede durur çukurda
O çukura ben de girmek isterim.

Silahı pek kıttı zırhı imandı,
Dövüşürken aman vermez, yamandı…
Allah deyip kitabına inandı.
Dilde tekbirle bağırmak isterim!

Gökten yağmur değil, mermi sağıldı.
Savaşı kazanan silah değildi,
Merhamet bilmeyen düşman eğildi.
Kem bakan başları kırmak isterim.

Yemen’den Kafkas’tan gelen her erde
Vatan aşkı oldu derman-ı derde
Türklüğüyle gurur duyan her ferde
Dert ile karışıp durmak isterim.

Türklüğün güneşi sönemez asla!
Şehitlik şerbeti içilir tasla,
Kefen biçenlerle yeni bir fasla,
Başlayıp düşmanı yarmak isterim.

Dul kaldı hep nice gelin kocadan
Yetim kaldı binler sabi babadan
Silah yaptı dirgen ile yabadan
Kopan kollarını sarmak isterim.

Atam emrediyor; Öleceksiniz!
Ölürken mutlaka güleceksiniz
Cennette bahçeler bulacaksınız
Bulanlara başım vermek isterim!

İki yüz altmış bir gelse de dile…
Destanlarca ölmek ölüm mü hele?
Cennette bahçeler dolduran sele,
Şehidime selam durmak isterim!

Din, vatan, millet büyük mürüvvettir.
Davet büyük yerden kaçan namerttir.
Şehâdet en güzel eşsiz servettir
O servetten pay çıkarmak isterim.

Aylarca kan aktı derelerinden
Şehidim vurulmuş nerelerinden?
Kazın, taze kanı gurelerinden
Görüp gülenleri vurmak isterim.

Aylar boyu dönüp durdu gemiler,
Eskiler battıkça geldi yeniler,
Kuduz köpek olmuş durmaz çeneler
Kırık çeneleri dermek isterim.

Ölümden öteye yol sora sora,
Koştu Mehmetlerim her yanı yara…
Türkleri düşürmek isteyen dara,
Yok oluşlarını görmek isterim.

Dünya Türkü tekrar tanıdı burda.
Dedem kefereyi sokar mı yurda?
Allah’ı onu hiç bırakmaz darda
Son gücümle hep haykırmak isterim!

Hava ıslak, döker gözün yaşını
Güneş kahırından açmaz başını,
Kaç kardeş kaybetmiş öz kardaşını
Çanakkale senden sormak isterim.

Toprağa basarken yüreğimde kan,
Her yerde hatıra, binlerce nişan,
Böyle bir savaşı acep yaşayan,
Var mıdır, yok mudur sormak isterim.

Kendileri medenidirler güya
Saldırırken etmediler hiç haya,
Onlarda uçak var, Mehmetler yaya!
Bu asil destanı sermek isterim!

Deyin bana, medeniymiş, hanginiz?
Vahşette bulunmaz asla denginiz.
Siyah mı, beyaz mı nedir renginiz?
Karadulu ağarttırmak isterim.

Derya bir milletiz, gölde kalmayız
Göllere yakışan nâmı almayız
Diz çökmeyen düşmanları salmayız
Dünü tekrar kıskandırmak isterim!

Çanakkale dile gelse konuşsa
Gencim öğrenip de pek çok çalışsa…
Milletinin yarınına yarışsa …
Lâyıkıyla iş başarmak isterim.

Hacca gitmek bize farz bir ibadet,
Vâciptir mutlaka asıl ziyaret,
Şehitlikte yatanlara şâhadet
Dileyerek yüzüm sürmek isterim.

Şehitlikte gezen açarsa gözü …
Dün ne imiş, şimdi ne olmuş özü?
Tarihi bilmezse kızarır yüzü
Acizane hissettirmek isterim.

Kırk beşimde kırk beş dörtlük bağladım,
Bu destana bir zerrecik sağladım.
Bazen sustum, bazen coştum çağladım.
Gençliğimi uyandırmak isterim.

Karadul: Karadul örümceği erkeği ile sevişirken, eşini başından yemeye başlarmış. Erkek örümcek, zevkin doruğunda, ölüme koştuğunu anlamazmış bile.

(NOT: Bu şiir Çanakkale Turizm Tanıtma Derneğinin 2001 yılında yaptığı yarışmada 1467 şiir içinde ikinci olmuştur.)

Mustafa Yaman Birgili

Bu şiirin hikayesi:

Çanakkale'ye ilk defa 1989 yılında Bergama Cumhuriyet Lisesi öğrencileriyle gitmiştim. Rehber olmadığı için doğru dürüst gezemeden Büyük Abideden geri dönmüştük. Daha sonra Çanakkale ile ilgili iki kitap ve bir broşür bulabilmiştim. Çanakkale 18 Mart Üniversitesini kazanan kızımı 15 Eylül 2001 tarihinde yazdırmaya gittiğim zaman, boğaz tarafından ancak Yahya Çavuş Şehitliğine kadar gidebilmiştik. O güzergah üzerinde gezdiğimiz anlarda bu şiir doğmaya başlamıştı. Bergama'ya dönünce bir şiir yarışması açıldığını öğrendim. Böylece ortaya çıkan bu şiiri Çanakkale Turizm Tanıtma Derneği'nin (ÇATUD) yarışmasına gönderdim. 1467 şiirde ikincilik derecesine ulaştı. Bu sevda ile, hemen sonraki yıllarda açılan yarışmalarda da dereceler aldım. 'Bilinmeyen Anılarla Çanakkale' yarışmasına, Bergama'dan beş kardeşin Çanakkale'de savaştığını tespit ederek gönderdiğim derleme ile üçüncü oldum. Daha sonraki yıl piyes yazma yarışmasına gönderdiğim kısa oyunlarımdan biri 'Kırık Süngü', basılan kitapta 5. eser oldu. Aslında bu piyes benim sayılmaz. Çünkü onları yazanlar orada yatıyorlar, biz naçizane onları kelimelere döküverdik. Ben bir Çanakkale aşığı olarak diyorum ki; ' Sağlığı ve parası olup da Çanakkale'ye gitmeyen ben Türk'üm demesin. Çünkü sondaki 'K' düşer, tür kalır. Ne türü? Hayvan mı, bitki mi.....? Türklüğün tescillendiği o topraklara gitmek her Türk'ün en önemli görevlerindendir. Saygılarımla......
 

KATEGORİDEKİ DİĞER BAŞLIKLAR

22/05/2017 - 05:29 Müstahkem Mevkii’nin Anafartalar’daki Sesi - Küçük Anafartalar Topları (Bayram Akgün)

09/05/2017 - 08:12 Kûtulamâre Kuşatması’ndan Esarete Yüzbaşı Sandes’in Hatıraları - Çev. Tuncay Yılmazer

02/05/2017 - 11:45 İzmir-Bayındır İlçesinden Çanakkale Harbine Katılanlar (Necat Çetin)

28/04/2017 - 08:49 Kûtulamâre Zaferi 1916 (Muzaffer Albayrak – Vahdettin Engin)

23/04/2017 - 21:24 Türk Ordusu’nda Künye Uygulamasına İlişkin İlk Girişimler ve İlk Künyelerle İlgili Kısa Bilgiler (The First Attempts On The Use Of Identity Tags In Turkish Army And Information About The Early Identity Tags) (Burhan SAYILIR)

13/04/2017 - 05:43 Müstahkem Mevki’nin Kara Savunması İçin Top Desteği Sağlaması (Bayram Akgün)

07/04/2017 - 14:30 Çanakkale Muharebelerinde İdari ve Lojistik Faaliyetler (Ayhan Candan)

06/04/2017 - 19:17 Kabataş Erkek Lisesi 1.Büyüteç Tarih Öğrenci Sempozyumu (8-9 Nisan 2017)

04/04/2017 - 21:12 Resmi Belgelere (Nüfus Ölüm-Genelkurmay-Kayıtsız Ölüm Defterleri) Göre İzmir - Beydağ Şehitleri (Necat Çetin-A.Levent Ertekin)

31/03/2017 - 07:25 Çanakkale nin Şehit Kalemleri (İsmail Sabah)

27/03/2017 - 19:43 Çanakkale Müstahkem Mevkii’ye Bağlı Top Mermisi Çeşitleri (Bayram Akgün)

25/03/2017 - 20:58 GeliboluyuAnlamak Özel- 100. Yılında Gazze Muharebeleri Kahramanlarını Anıyoruz (Tuncay Yılmazer)

17/03/2017 - 21:15 18 Mart Özel Makalesi - Yaşayanların Ağzından 18 Mart Boğaz Muharebesi (Ahmet Yurttakal)

16/03/2017 - 08:51 18 Fotoğrafla Çanakkale Boğaz Muharebesi 18 Mart 1915 - 18 March 1915 Dardanelles Assault with 18 photographs (Ahmet Yurttakal)

13/03/2017 - 05:47 Çanakkale Muharebeleri’nde Bir Hile: Sahte Toplar (Bayram Akgün)

07/03/2017 - 04:27 Çanakkale Zaferi’nden Mescid-i Nebevi’ye (Enver Paşa’nın 1916 Filistin-Hicaz ziyareti) (Tuncay Yılmazer)

23/02/2017 - 07:48 Gelibolu Savunması Bir Karargâh Çalışması - General G.S. Patton (Haluk Oral)

09/02/2017 - 06:24 İkinci Kirte Muharebesi (6-8 Mayıs 1915 Taarruzları) (Yücel Özkorucu)

31/01/2017 - 12:29 Türk Boğazları Meselesi (Ayhan Candan)

24/01/2017 - 05:39 Kanlı Bir Mendil Hikayesi (Ömer Arslan)

19/01/2017 - 10:32 Irak Cephesinde Gönüllü Kahramanlar Osmancık Taburu (Muzaffer Albayrak)

23/12/2016 - 20:32 Atlas Tarih Dergisi Aralık-Ocak Sayısında 1916 Sina Filistin Hicaz Cephesi (Tuncay Yılmazer)

13/12/2016 - 07:23 Birleşik Harekat Tecrübesi Olarak Cihan Harbinde Türk-Alman Askeri İttifakı (Gültekin Yıldız)

02/12/2016 - 20:23 Çanakkale Kara Muharebelerinde Ağıl Dere (Şaban Murat Armutak)

15/11/2016 - 11:48 Çanakkale de Bir Melek Hanım (Muzaffer Albayrak)

01/11/2016 - 05:41 Çanakkale Kara Muharebelerinde Asma Dere (Şaban Murat Armutak)

24/10/2016 - 06:55 42. Alay / Gelibolu 1915 - Ahmet Diriker (Oğuz Çetinoğlu)

10/09/2016 - 11:12 Seddülbahir Kahramanı Bigali Mehmet Çavuş (Ömer Arslan)

03/07/2016 - 14:42 Çanakkale’den 100. Yılında Somme’a:Bir Savaş, İki Muharebe (Mustafa Onur Yurdal)

11/06/2016 - 14:37 I.Dünya Savaşı nda Şii Ulemasının Cihat Fetvaları Çerçevesinde Irak Cephesi (Ziya Abbas)

01/06/2016 - 06:23 Kutülamare- Yarbay Mehmed Reşid Bey in Günlüğü (İ. Bahtiyar İstekli)

23/05/2016 - 12:01 Osmanlı Devleti’nin Çanakkale Muharebelerinde Sağlık Alanındaki Faaliyetleri (Ayhan Candan)

16/05/2016 - 07:38 Bir Osmanlı Kurmay Subayı- Iraklı Kürt Devlet Adamı, Mehmet Emin Zeki Bey in Yaşam Öyküsü (Tuncay Yılmazer)

10/05/2016 - 13:00 Mezopotamya da Bir Savaş 1915-1916 KutülAmare – Nikolas Gardner ( Tuncay Yılmazer )

07/05/2016 - 07:31 Birinci Dünya Savaşının İslam Dünyasına Etkileri (Yüksel Nizamoğlu)

30/04/2016 - 19:20 Çanakkale Savaşı: Bir Siyasi Mücadele Alanı (Özgür Öztürk)

23/04/2016 - 19:13 25 Nisan 1915 Anzak Çıkarması İlk Saatleri – Daha Erken Müdahale Edilebilir miydi? ( Ahmet Yurttakal )

17/04/2016 - 21:26 Maskirovka Harekatı - KutülAmare bir zafer midir? ( Tuncay Yılmazer )

13/04/2016 - 05:30 Çanakkale Savaşları ve Barbaros’un Batışı (İsmail Bilgin)

28/03/2016 - 11:20 Çanakkale Muharebelerinde Osmanlı Ordusunun Asker Kaybı (Ayhan Candan)

26/03/2016 - 09:55 Eğitimli Neslin Birinci Dünya Savaşı ile İmtihanı ( Dr. Nuri Güçtekin )

24/03/2016 - 10:00 Birinci Dünya Savaşı nda Yozgat Lisesi (Dr. Nuri Güçtekin)

21/03/2016 - 06:35 Çanakkale Seferberliği: Savaş, Eğitim, Cephe Gerisi (Mustafa Selçuk)

17/03/2016 - 08:15 18 MART ÖZEL - Çanakkale Zaferi ve Cevat Paşa (Ahmet Yurttakal)

11/03/2016 - 06:49 Zaferi Kanla Yazan Fındıklılı Mehmet Muzaffer (İsmail Bilgin)

02/03/2016 - 12:48 Kut’ül Amare Zaferi -2 (İsmail Bilgin)

29/02/2016 - 11:29 Kut’ül Amare Zaferi -1 (İsmail Bilgin)

22/02/2016 - 12:27 Gertrude Bell Irak Sınırını Çizen Kadın (Veysel Sekmen)

14/01/2016 - 08:43 Çanakkale Şehidi Feyzi Çavuş’un Zevcesi Zehra Hanımın Padişaha Mektubu (Osman Koç)

23/12/2015 - 16:47 Çanakkale Savaşlarında Binbaşı Halis Bey’e Ait Bir Ganimetin Öyküsü (Serdar Halis Ataksor)

10/12/2015 - 18:03 Mesudiye Zırhlısının Dramı (Cemalettin Yıldız)

06/12/2015 - 20:29 Kut’ülamarenin Türklere Tesliminden Sonra Irak İngiliz Ordusunun Faaliyetlerine Dair Rapor (Haz. Serdar Halis Ataksor)

01/12/2015 - 10:11 10 Ağustos 1915 Conkbayırı Süngü Hücumu (Muzaffer Albayrak)

17/11/2015 - 21:09 Çanakkale Deniz Muharebelerinde Verilen Zayiatlar (Ahmet Yurttakal)

10/11/2015 - 05:19 Reis-i Cumhur Mustafa Kemal in Çanakkaleyi ziyaretleri (M. Onur Yurdal )

08/11/2015 - 22:04 Mustafa Kemal Paşanın Osmanlı Devleti’nin 1. Dünya Savaşına girişiyle ilgili görüşlerine dair bir belge

Osmanlı Devleti Umumi Harpte Tarafsız Kalabilir miydi? - Yusuf Akçura (Değerlendirme: Muzaffer Albayrak)

Nazım’ın Dayısı Çanakkale Şehidiydi (Melih Şabanoğlu)

Çanakkale Destanının Ölümsüz Efsaneleri (Osman Koç)

21/10/2015 - 04:02 100 Yıl Sonra İlim Heyeti Çanakkale’de Programı

17/10/2015 - 11:50 Çanakkale Savaşı'nın Kanada'da Bıraktığı İzler (Birol Uzunmehmetoglu)

27/09/2015 - 16:01 1917 Yılında Hicaz Cephesi:Arap İsyanının Yayılması ve Medine’nin Tahliyesi Programı (Yüksel Nizamoğlu)

22/09/2015 - 13:07 III. Kolordu’nun Çanakkale Muharebeleri’ne Hazırlanış Süreci (İsmail Bilgin)

15/09/2015 - 04:28 Kutü-l Amare Kahramanı Halil Kut Paşa (Enes Cifci)

11/08/2015 - 04:07 Türkiye Büyük Savaş a Nasıl Girdi? ( Emre Kızılkaya )

29/07/2015 - 03:30 1915 Gelibolu Harbi Günlüğü- Kazım Şakir (İ. Bahtiyar İstekli)

07/07/2015 - 02:49 Suyu Arayan Adamların Öyküsü - Millete Deva Olmak , Osmanlı Savaş Esirleri, TIP ve Milliyetçilik ( 1914-1939 ) -Yücel Yanıkdağ (Tuncay Yılmazer)

30/06/2015 - 03:55 Tarih, Otobiyografi ve Hakikat Yüzbaşı Torosyan Tartışması ve Türkiye’de Tarih Yazımı (Derleyen: Bülent Somay)

21/06/2015 - 16:34 Türklere Esir Olmak (Doğan Şahin)

23/05/2015 - 04:36 Çanakkale Savaşı

16/05/2015 - 15:30 İtilaf Devletleri Askerlerinin Gözüyle Çanakkale

12/05/2015 - 12:50 Muaveneti Milliye Muhribi Torpito Zabiti Ali Haydar Öztalay (Çimen Yüksel)

09/05/2015 - 08:24 Osmanlılar ve Ermeniler / Bir İsyan ve Karşı Harekâtın Tarihi (Edward J. Erickson)

03/05/2015 - 15:39 Neuve Chapelle’den Gelibolu’ya: Bir Askeri Planın Gelibolu’da Uygulamaya Konulması ( Mustafa Onur Yurdal )

28/04/2015 - 03:52 Cephe Arkadaşı Çanakkale Cephesi

25/04/2015 - 03:07 Çanakkale Müstahkem Mevkii Bataryalarının 25 Nisan 1915 ‘teki Rolü (Bayram Akgün)

24/04/2015 - 15:07 25 Nisan 1915 üzerine Gelibolu’yu Anlamak’ta çıkmış makalelerden seçmeler (Tuncay Yılmazer)

18/04/2015 - 17:10 Çanakkale Şehitleri Listesinde Ezineli Yahya Çavuş’un Adı Yok (Osman Koç)

10/04/2015 - 00:06 Kıyamet Koptuğunda - Hasan Cevdet Bey

03/04/2015 - 01:36 Rusya’daki 90.000 Osmanlı Savaş Esiri ve Sarıkamış Muharebesi (Yücel Yanıkdağ)

27/03/2015 - 17:57 Bir Hikayenin Daha Sonu: Topçamlar Tabyası (Bayram Akgün)

14/03/2015 - 07:57 Düşmana Korku Salan Efsanevi İntepe Topçularından Topçu Üsteğmen Mehmet Ali Bey (Muzaffer Albayrak)

11/03/2015 - 02:38 Seddülbahir’de Yalnız Top-210/40’lık Roon Topu (Bayram Akgün)

01/03/2015 - 13:31 Çanakkale Muharebeleri’nin İdaresi, Komutanlar - Strateji (Ed.: Lokman Erdemir, Kürşat Solak)

24/02/2015 - 17:39 Çanakkale Cephesinde Bir Damla Su İçin- Gelibolu Yarımadasında Jeoloji ve Muharebe İlişkisi ( İsmail Bilgin )

15/02/2015 - 17:55 Hashtag Tarih Dergisi Şubat 2015 Sayısında Kitap Değerlendirme Yazısı

08/02/2015 - 07:11 “Hafız Hakkı Paşanın Sarıkamış Günlüğü” Kitabıyla İlgili Mülahazalar (İsmail Bilgin)

// Bir Asır Sonra Ermeni Tehciri ve Çanakkale Üzerine… 100. Yıl Nasıl Anılmalı? (Tuncay Yılmazer)

23/12/2014 - 08:24 Sarıkamış İhata (Kuşatma) Harekâtı (İsmail Bilgin)

17/12/2014 - 02:24 Kut ül Amare Zaferi (Necmettin Özçelik)

08/12/2014 - 18:22 1. Dünya Harbi

06/12/2014 - 13:44 The Water Diviner – Son Umut Filminin Galasından Notlar… ( Tuncay Yılmazer )

01/12/2014 - 17:22 Cevat Çobanlı Paşa Çanakkale Kahramanı -Ahmet Yurttakal

16/11/2014 - 01:54 Goltz Paşa nın Mirası, Türkiye nin Geleceği – Osmanlı Devletinin 1. Dünya Savaşı na Girişi üzerine ( Tuncay Yılmazer )

10/11/2014 - 04:07 Turkish–Australian Reapprochement In The Light Of The Gallipoli Campaign (Kenan Çelik)

04/11/2014 - 01:37 Boğaziçi’nden Çanakkale’ye Şirket-i Hayriye Vapurları (Gözde Keskin)

19/10/2014 - 06:44 Beyrut Müftüsü Mustafa Neca Efendi’nin Anafartalar Grubuna Hitabı (Osman Koç)

11/10/2014 - 10:34 Bir Çanakkale Şehidinin Hikâyesi: Koca Ali Oğlu Mustafa (Necat Çetin)

14/09/2014 - 07:01 Suçlu Sırbistan- Ayağa Kalk ! Avrupa 1914’te Savaşa Nasıl Sürüklendi ? Sleepwalkers (Uyurgezerler) Christopher Clark- Tuncay Yılmazer

06/09/2014 - 07:14 Bilgeliğin Yedi Sütunu- Thomas Edward Lawrence (Nagihan Haliloğlu)