Önünüzde düşman , yanınızda fareler ,arkanızda jandarmalar 1914- Jean Echenoz ( Ülkü Kolcu )

Tarih: 09/01/2016   /   Toplam Yorum 2   / Yazar Adı:      /   Okunma 3848

Jean Echonoz'un 1914 adlı eseri Birinci Dünya Savaşının Fransa Batı Cephesinde geçen bir  bölümünü konu alıyor. Savaşın tüm yıkıcılığını,insan hayatlarını nasıl parça parça çekip aldığını, sadece cephede değil geride bırakılan hayatları nasıl yok ettiğini, insanların çeşitli ideolojiler uğruna yalnızca düşman gördüğü herşeyi yok ederek değil doğayı da nasıl katlettiğini, doğanın insana açtığı savaşı iç burkarak, sadece 67 sayfaya sığdırarak yüreğimize işler. (Ü.K ) 


 

 

Romanın ana kahramanı Anthime'nin "Ağustos ayının güzel güneşinden yararlanmayı,biraz egzersiz yapıp kır havası solumayı,kuşkusuz çimenlere uzanıp kitap okumayı tasarladığını belirterek başlar kitap.Ama seferberlik çanlarının çalmasıyla "Kaçınılmazdı zaten" dediği savaşın içinde bulur kendini Anthime. Hayat kavgasının en acımasız şekilde sürdüğü ölüm meydanında fareler, bitler, yırtıcı kuşlar nasiplerine düşeni almak için koştururlar. Atılan bombalar gözleri alır, insanlar diri diri yanar ölüm kusan cephede. “Sanki kişisel meseleyi hallediyormuş gibi, diğerleriyle ilgisi olmayan kişisel bir hesabı görmek istermiş gibi doğrudan havayı yarıp ayağa kalkmakta olan Anthime'e doğru yöneldi ve hiç ağız dalaşına girmeden sağ kolunu tam omzunun altından kopardı aldı. Beş saat sonra herkes Anthime'i kutladı. Herkes bu güzel sakatlığa ne kadar imrendiğini gösterdi, akla gelebilecek en güzel yaralanmaydı bu” cümleleri herşeyi özetler.

İçlerinde taşıdıkları çekip gitme isteğiyle sürekli boğuşan askerler sıkışıp kalırlar, kitapta anlatıldığı şekliyle “Önünüzde düşman var, yanınızda fareler ve bitler,arkanızda jandarmalar.Artık askerliğe uygun olmamanın tek koşulu elbette güzel bir yara. İşte kimileri bu hayırlı yarayı farkettirmeden kendi açmak istedi, örneğin kendi eline kurşun sıkarak ama genellikle başarısız oldular. Onları biraraya topladık ,yargıladık ve ihanetten kurşuna dizdik.Boğulmaktan,yanıp kül olmaktan,gazla ve alevle püskürütlen silahla yada karşı tarafın toplarıyla eriyip gitmektense, kendi askerlerince kurşuna dizilmek de bir seçim olabilir. Ama aslında kendi kendimizi kurşuna dizebilirdik, namluyu ağzımıza alıp ayak parmağıyla tetiğe basarak ,bu da diğerleri gibi öbür dünyayı boylamanın bir yolu işte, ikinci seçenek bu olabilirdi.'' İşte bütün savaşların özeti.

Romanın kahramanları cephede hayatlarını ,gözlerini, ayaklarını ,ellerini ve bir çok parçalarını bırakırlar. Ölenler ne için öldüklerini bilmezler sağ kalanlar da cephede bıraktıkları hayalet organlarının acısıyla yaşama diri diri gömülürler.

 

Çevirmen: Mehmet Emin Özcan
Yayın Tarihi 2015-01-01 Mehmet Emin Özcan
ISBN 6055819361
Baskı Sayısı 1. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 67
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
Boyut 13 x 20 cm


  3848 defa Görüntülendi.

**********************

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri Tuncay Yılmazer'in benimsediği anlamına gelmez. Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederiz.

**********************

Makaleye Yorum Ekle

 

YORUMLAR

8377_Sinem 09-01-2016, 22:36:10
Kitabı her yönüyle irdeleyen Olaylara bütünüyle dokunan ve bize kitabı yaşatan nefes bir eleştiri olmuş ellerinize sağlık devamı bekliyoruz..
 
8390_verdi bayram 17-02-2016, 15:39:09
"İŞTE BÜTÜN SAVAŞLARIN ÖZETİ BU "İLE SONLANDIRILAN PANAGRAF BANA ,GELİBOLU SAVAŞLARI SIRASINDA BİR ANZAK ASKERİNİN GÜNLÜĞÜNE YAZDIĞI ÇARPICI BİR İFADEYİ ANIMSATTI:

GÜNLÜK 4
KAÇMAK GELİBOLU'DA GEÇERLİ BİR SEÇENEK OLMADIĞINDAN, EN İYİ YOL;, İNSANIN YAŞAMINI TEHDİT ETMEYEN VE SAKAT BIRAKMAYACAK KÜÇÜK BİR YARA ALIP MEMLEKETE GÖNDERİLMEYİ SAĞLAMAKTI. "TÜRKLERİN KESKİN NİŞANCILARININ HEDEFİ OLAN BİR YER BİLİYORDUM. BİRBİRİMİZE, "ELİNİ ŞURADAN DIŞARI ÇIKARIRSAN EVE DÖNERSİN," DERDİK. BAZILARININ BU AYARTILMAYA DAYANAMADIKLARI SÖYLENİRDİ. "ÇOĞU İNSAN ÖYLESİNE BIKMIŞTI Kİ, KENDİLERİNİ BİR İKİ AY GÖNDERECEK KÜÇÜK BİR YARA ALMA UMUDUYLA SİPERDEN DIŞARI UZANIRLARDI. BİRİ, KÜÇÜK BİR YARA ALDIĞINDA NASIL DA SEVİNMİŞTİ VE BİZ KENDİSİNİ NASIL DA KISKANMIŞTIK.
 

KATEGORİDEKİ DİĞER BAŞLIKLAR

03/04/2016 - 08:29 Elveda Güzel Vatanım - Ahmet Ümit (Sinem Şahin)

09/01/2016 - 17:42 Önünüzde düşman , yanınızda fareler ,arkanızda jandarmalar 1914- Jean Echenoz ( Ülkü Kolcu )

06/03/2015 - 16:04 Çanakkale Şehitlerine Şiiri İçin Bir Tahlil Denemesi ( Eyyüp Bostancı )

14/06/2012 - 15:51 Gelibolu’dan Bağdat’a - William Ewing (İsmail Bilgin)

20/12/2011 - 17:06 Derin Nefret -Anzakları Çanakkale Savaşı’na Sokan Komplonun Hikâyesi-Ömer Ertur (İsmail Bilgin)

15/02/2011 - 19:25 Sarı Sessizlik-Sarıkamış 1914: Bir Kayboluş Romanı-Cihangir Akşit (İsmail Bilgin)

18/04/2010 - 14:16 …Ve Çanakkale; Geldiler-Gördüler-Döndüler Mustafa Necati Sepetçioğlu (İsmail Bilgin)

03/01/2010 - 17:32 Uzun Beyaz Bulut-Buket Uzuner (İsmail Bilgin)

20/08/2009 - 21:11 Çanakkale

19/07/2009 - 05:35 Galiçya'da Türk Askeri ( İsmail Bilgin )

11/06/2009 - 19:24 Çanakkale Mahşeri - Mehmed Niyazi (İsmail Bilgin)

11/11/2007 Sîretler ve Sûretler - Beşir Ayvazoğlu ( Tarık Suat Demren )

15/07/2007 Kanatsız Kuşlarda Uçuşan Hatalar ( Tuncay Yılmazer )

22/03/2007 Küçük bir okurumuzdan "Büyük" bir şiir: Çanakkale Savaşı ( Fatih Serdar Sağlam )