Kut-ül Ammâre Zaferi - Esir Alınan İngiliz Ordusunun Öyküsü - 2 ( M. Birol Ülker )

Tarih: 01/11/2008   /   Toplam Yorum 2   / Yazar Adı:      /   Okunma 16439

Mustafa Birol Ülker, makalesinin bu bölümünde kurmaylarının Sin mevzilerinde tutunma teklifini kabul etmeyen General Townshend’in , Kuttülammâre'nin stratejik açıdan daha önemli olduğunu düşündüğünü belirtiyor. General Townshend, aynı zamanda Kuttülammâre'deki İngiliz kuvvetlerini kurtarmak için Basra'dan gelen ve Ammare-Alilgarbi bölgesinde toplanmaya çalışan General Nixon'un kuvvetlerine de zaman kazandıracağını tahmin etmişti. Ancak olaylar hiçte beklediği gibi gelişmeyecektir. Gerideki İngiliz birliklerinin “Felahiye Muharebeleri” adı verilen birbiri ardına taarruzları, kuşatma altındaki arkadaşlarını kurtarmaya yetmeyecek, Townshend Osmanlı Ordusu’na teslim olacaktır. 29 Nisan 1916 saat 14’te 3.Alay Kuttulammare’ye girip hükümet konağına Türk bayrağını çeker. Ülker, Birinci Dünya Savaşı'nda Çanakkale muharebelerinden sonra kazanılmış ikinci büyük zafer Kuttülammâre’nin , bütün dünyada geniş yankılar uyandırdığını vurgulamakla birlikte , bu başarının Enver Paşa'nın taktik hatası yüzünden kalıcı olamadığının da altını çiziyor. Nitekim İngiliz ordusu fırsatı çok iyi değerlendirerek yaklaşık bir yıl sonra 11 Mart 1917’de Bağdat’a girecek, bu başarıyla Musul yolunu da açacaktır.

 

Kuşatma Başlıyor

 

Kuttülammâre'de hızlı bir tahkimata başlayan İngilizler, mevzilerin önlerini tel örgülerle çevirmişlerdi. Türk kuvvetleri kuşatma altındaki İngiliz mevzilerini ve elverişli hedefleri fırsat buldukça top ateşine tutarak hırpalıyordu. Tuğgeneral Remington'un Kuttülammâre'de değil de Sin mevzilerinde tutunma teklifini kabul etmeyen Townshend, Kuttülammâre'nin stratejik açıdan daha önemli olduğu, Goltz Paşa'nın komutasındaki Türkler'in güneye doğru yapacağı saldırıları engelleyebileceği kanaatindeydi. Aynı zamanda Kuttülammâre'deki İngiliz kuvvetlerini kurtarmak için Basra'dan gelen ve Ammare-Alilgarbi bölgesinde toplanmaya çalışan General Nixon'un kuvvetlerine de zaman kazandıracağını düşünüyordu.

16 piyade taburu, iki süvari bölüğü, 43 top, bir tahkimat taburu, üç istihkam bölüğü, bir gemi, dört istimbot, iki motorbot ve altı dubadan oluşan İngiliz kuvvetlerinde 8 bin 230'u Hintli er, 3 bin 530'u işçi olmak üzere 15 bin 137 asker bulunuyordu. Cephane olarak tüfek başına 800 mermi, hafif ve orta toplar için top başına 590, ağır toplar içinde 280 atımlık mermi vardı. 1000 at, iki bin katır ve 100 baş öküz bulunan Kuttülammâre'de kuşatmanın başladığı zaman 60 günlük yiyecek ve hayvan yemi depolanmıştı.

General Nixon'un en geç iki ay içinde kurtarılacağı sözüne itibar eden Townshend, yiyecek ölçeğini azaltmıyor, askerlerinin kurtarma kuvvetleriyle birleştiği zaman zinde ve sağlıklı olmasını istiyordu. Townshend, Kuttülammâre'ye gelmeden hazırladığı savunma plânına göre birliklerine tertibat aldırmış ve üç savunma hattından oluşan bir tahkimat yaptırmıştı.

Irak ve Havalisi Genel Komutanı Albay Nurettin Bey, Kuttülammâre'de Türk kuvvetleri tarafından tamamen çevrilen İngilizler'in bu çemberden kurtulamayacakları kanaatindeydi. Kasabanın yerli masum halkının mal ve can kaybına uğramaması için General Townshend'e Fransızca olarak şu mektubu gönderdi:

“Sayın General,

Güçsüz birlikleriniz, üstün ordumuz tarafından dar bir alanda kuşatıldı. Ordumuzun harekâtı karşısında dayanmanız zordur. Meskun bir alanda savaşmak medeni kurallara aykırıdır. Boş yere kan akıtılmaması, şehrin ve zavallı suçsuz ahalinin yok edilmemesi için sizi teslim olmaya davet etmekten şeref duyarım. Ben bu insanlık görevimi yerine getirirken sizin de aynı medeni ve insani duygulara sadık kalacağınızı umut ederim.

Karşılığını haberciyle göndermeniz rica olunur.

Derin saygılarımın kabulüyle.

Türk Irak Ordusu Komutanı

Albay Nurettin “

 

 

 

Kuttülammâre'de kuşatılan İngiliz kuvvetleri komutam General Townshend'in cevabı gecikmedi:

“ Türk Birlikleri'nin Sayın Generaline,

Mektubunuzun inceliğine teşekkür ederim, Fakat teklifinizi kabul edemeyeceğim. Şehrin masum Arap sakinlerini dışarıya çağırdım fakat onlar evlerini bırakmak istemediler. Aynı zamanda siz Türkler de dostlarınız Almanlarla beraber her gün köy ve kasabaları işgal etmektesiniz.

Derin saygılarımın kabulünü rica ederim.

CVF-Townshend

Tümgeneral

   İngiliz Birlikleri Komutanı”

 

Bu mektuplaşmadan sonra 13. ve 18. kolorduya bağlı kuvvetler top ateşiyle ve piyadelerini ileri sürerek savaşa devam ettiler. Türk ordusu bir taraftan da Basra'dan gelecek yardım kuvvetlerine karşı Şeyh Said bölgesi, Sabis tepesi ile Sin ve Ebter tepelerinden Garraf kanalına doğru tahkimat yapıp müdafaa hattı oluşturmuştu. 10 ve 11 Aralık 1915'te Kuttülammâre'ye karşı Türk birlikleri genel bir taarruz yaptı. Bu sırada Ruslar'ın, Hemedan'ı işgal edip Kirmanşah'a doğru ilerlemeleri üzerine Goltz Paşa, Albay Nurettin Bey'den bazı birliklerini bölgeye göndermesini istedi. Türk birlikleri 24 Aralık 1915'te Kuttülammâre yarımadasının kuzeydoğusunda bulunan Kudeyra Kalesi'ne bir taarruz düzenlediler. Yedi saatten fazla süren kanlı çatışmalara ve kalenin bazı bölümlerinden içeri girilmesine rağmen Kudeyra ele geçirilemedi. İngilizler, Fransa ve Hindistan'dan getirdikleri takviye kuvvetleriyle Basra ve Alilgarbi'de toplanıp ileri harekâta geçmeyi, bu sayede hem Kuttülammâre'deki İngiliz kuvvetlerini kurtarmayı hem de Bağdat'ı almayı hedefliyorlardı. İleri harekât sırasında 1916'nın 6-9 Ocak günlerinde Türk birlikleri ile İngiliz kuvvetleri arasında ağır kayıplar verilen Şeyh Said Muharebesi, 13 Ocak 1916'da Vadiikelâl Muharebesi, 21 Ocak 1916'da ise Birinci Felâhiye Muharebesi yapıldı. Çok kanlı geçen bu savaşlardan sonra Şeyh Said bölgesinden Felâhiye hattına çekilen Türk ordusu ile İngilizler arasında 8 Mart 1916'da Sabis Meydan Muharebesi cereyan etti. Üstün İngiliz kuvvetlerine karşı mevzilerini koruyan Türk birlikleri, siperlerinden bir adım dahi geri atmadılar ve müdafaa hatlarını kahramanca savundular. Harekâtın sonunda İngilizler ilerleme kaydedemediler ve harekatın sonunda Vadiikelâl’e  çekildiler.

 

General Aylmer'in Türk kuvvetlerini ciddi bir yenilgiye uğratma ve Kuttülammâre'deki İngiliz birliklerini kurtarma umutları yok olmuştu. Vadiikelâl'e çekilen İngiliz birlikleri takip edilip 11 Mart 1916'da Zemzir Muharebesi, ardından da Felâhiye mevzilerine çekilen Türk kuvvetlerine saldıran İngiliz birlikleriyle 5 Nisan ile 9 Nisan 1916 arasında İkinci ve Üçüncü Felâhiye Muharebeleri yapıldı. Felâhiye
cephesinde çarpışmalar devam ederken kuşatma altında tutulan Kuttülammâre'de de hayat şartları
ağırlaşmış, yiyecek ve cephane sıkıntısı başlamıştı. Irak İngiliz
Kuvvetleri Komutanı General Lake, Kuttülammâre'de kuşatma altında bulunan General Townshend'e gönderdiği telgrafta, bütün güçleriyle dayanmalarını, 15 Nisan'a kadar kurtarılacaklarını söylemişti. Townshend ise askerin günlük yiyeceğini azaltarak 21 Nisan'a kadar dayanabileceğini hesaplıyordu.

Tekrar toparlanan İngilizler, Beytiisa bölgesinde 17 ile 19 Nisan günlerinde saldırıya geçtiler. Beytiisa'yı Kurmay Albay Ali İhsan Bey'in komutasındaki 13. Kolordu kahramanca savundu ve karşı taarruza kalkıp İngilizler'e ağır kayıplar verdirdi. Savaşın son günü olan 19 Nisan'da 6. Ordu Komutanı Mareşal Von der Goltz, yakalandığı tifüs yüzünden öldü. Yerine rütbesi padişahın emriyle tuğgeneralliğe yükseltilen 18. Kolordu Komutanı Kurmay Albay Halil Bey, 18. Kolordu Komutanlığı'na da 6. Ordu Kurmay Başkanı Kurmay Albay Kâzım Karabekir atandı.

Kuttülammâre'ye İngiliz hava kuvvetleri uçakla yiyecek atıyorlardı ama halk açlık yüzünden gruplar halinde şehirden dışarı çıkmaya başlamıştı. Göç gün geçtikçe artmış, beşerli-onarlı gruplar yerini artık yüzlerce kişilik gruplara bırakmıştı. Özellikle gece karanlığında sallarla Türk tarafına yapılan geçişler esnasında grupların arasına İngiliz ordusunda çarpışan Hintli askerler de karışıyordu. Açlık dayanılmaz boyutlara ulaşmıştı ve kuşatma altındaki askerlerle siviller zor şartlar altındaydılar. 6. Ordu Komutanlığından General Townshend'e şehirden çıkanlara bundan böyle ateş açılacağına dair bir yazı yazılmış ve gerekli tedbirleri alması istenmişti fakat kuşatma bitene kadar bu şekildeki kaçışlar devam etti.

İngiliz ordusu kuşatmayı yarabilmek için 22 Nisan 1916'da Felâhiye'de bulunan Türk mevzilerine tekrar saldırdı ancak yine başarısız oldular ve ağır kayıplar verdiler. Kuttülammâre'de bulunan İngiliz ordusu Dördüncü Felâhiye Muharebesi ile de kurtarılamayınca, Tümgeneral Townshend, İngiliz Irak Kuvvetleri Komutanı Genaral Lake'ye başvurdu ve Türk kuvvetleri komutanı ile müzakere için yetki istedi. General Lake bu istek üzerine Kuttülammâre'yi kurtarmak için bölgede Türklerle muharebe eden Dicle kolordusu komutanından tekrar taarruza geçmesini ve Türkler'i zorlamasını emretti. Kolordu komutanı, askerlerinin çok fazla yorgun olduğunu, 5 Nisan'dan beri 9 bin 700 askerini kaybettiğini ve bu taarruzun imkânsız olduğunu söyledi. General Lake bu gelişmeler üzerine bir taraftan Londra ve Hindistan ile Türklerle yapılacak müzakereler konusunda görüşürken, diğer taraftan da Kuttülammâre'de kuşatma altında bulunan İngiliz birliklerine gizlice ulaştırılmak üzere bir aylık erzakla yüklü bir gemi hazırlatmıştı. Ammâre'de özel olarak hazırlanan Culnar gemisinin gövdesi zırhla kaplanmıştı.

Gemi, 24 Nisan günü üç subay, 12 mürettebat ve 270 ton erzakla Kuttülammâre'ye doğru yola çıktı. Felâhiye ve Beytiisa mevkilerini geçip Kuttülammâre'ye doğru ilerlemeye çalışan gemiden Türk kuvvetlerinin haberi olmuştu. Dicle'nin iki yakasında mevzilenen Türk birlikleri gemiyi yoğun bir ateşe tuttular. Bir buçuk saat süren ateş sonucunda Makasis yakınlarında kuma oturan gemiye 'Kendi Gelen' ismi verildi ve Türk filosuna dahil edildi. Ele geçirilen erzak Türk askerlerine dağıtıldı, İngilizler'in şerefine helva ve pilav pişirildi.

General Lake, Culnar gemisiyle yapılan başarısız harekâttan sonra 26 Nisan günü General Townshend'e Türk komutanları ile müzakereye başlamasını emretti.

General Townshend aynı gün kuşatma komutanı Yarbay Ali Necib'e bir mektup yazıp teslim müzakereleri için Ordu Komutanı Halil Paşa'ya haber vermesini istedi. Mektubunda yaklaşık beş aydır süren kuşatma nedeniyle erzakının bittiğinden ve açlık çektiklerinden bahseden Townshend, Kuttülammâre'de mevcut top, tüfek, silah, cephane ile birlikte bir milyon İngiliz lirasını da teslim edeceğini, buna karşılık önce Ammâre'ye, sonra da Hindistan'a gitmelerine müsaade edilmesini istiyordu. Townshend bu isteklerine gerekçe olarak da Türkler'in 13 bin İngiliz'i doyuracak erzaka, esirleri nakledecek vapurlara, esir subay ve erlere verilecek maaşa sahip olmadıklarını söylüyordu.

Esirlere Aylık Ödedik

Halil Paşa, Townshend'e verdiği cevapta, İngiliz kuvvetlerine yetecek kadar erzaka, nakledecek vapura, subay ve erlere maaş vermek için de bol paraya sahip olduklarını yazdı ve kayıtsız şartsız teslim olmasını istedi. Mektupta, Townshend'e vazifesini yapmış bir komutan olarak Plevne Kahramanı Gazi Osman Paşa'ya gösterilen saygının aynısının gösterileceği teminatı verildi ve mevzilerin ortasında buluşma teklif edildi.

27 Nisan günü Kuttülammâre'nin dört kilometre uzağında nehir üzerinde yapılan görüşmede Townshend, tekliflerine ilâveten sağlam durumda 40 topla birlikte bir milyon İngiliz lirasını da vereceğini söyledi ve serbest bırakılması talebini tekrarladı. Görüşme tamamlandı ve komutanlar üstleri ile görüşmek üzere ayrıldılar.

Halil Paşa, bu arada Enver Paşa'dan aldığı emir üzerine Townshend'den bütün askerleri ile beraber harp malzemelerinin tamamını teslim etmesini istedi, ayrıca harp devam ettiği sürece Türkler'e karşı düşmanca hareket etmeyeceğine dair söz istedi. Kabul edilmediği takdirde müzakereler de kesilecekti. Townshend, böyle bir teklifi kabul edemeyeceğini, kayıtsız şartsız teslime mecbur edildiğinden silâhın, cephanenin ve malzemenin imha edileceğini, para konusunun da artık kapandığını ve 29 Nisan 1916'da teslim olacağını söyledi.

Onbinüçyüz Şehid Verdik

29 Nisan günü saat 14.30'da marşlar söyleyerek Kuttülammâre'ye giren 3. Piyade Alayı, halkın sevinç gösterileriyle hükümet konağına Türk bayrağını çekti. İngilizler bütün silâh ve malzemeleri tahrip etmiş, paraları dağıtmıştı. Teslim alma heyeti beş general, 272 subay, 2 bin 592'si İngiliz ve 6 bin 988'i de Hintli asker olmak üzere toplam 13 bin 309 harp esiri ile birlikte tahrip edilmiş vaziyette 40 top, üç uçak, iki gemi ve 40 otomobile el koydu. İngilizler, Kuttülammâre'deki kuvvetlerini kurtarmak için 4,5 ayda 40 bin zayiat vermişler, Türkler ise 300 subay ve 10 bin asker kaybetmişlerdi.

Kuttülammâre'nin 4 ay 23 gün süren amansız bir kuşatmadan ve kanlı çarpışmalardan sonra Türklerin eline geçmesi, Bağdat'ın alınmasını hedefleyen İngilizler için çok ağır bir yenilgi olmuştu. Kuttülammâre, Türkler için Birinci Dünya Savaşı'nda Çanakkale muharebelerinden sonra kazanılmış ikinci büyük zaferdi ve bütün dünyada geniş yankılar uyandırmıştı, fakat bu başarı Enver Paşa'nın taktik hatası yüzünden maalesef kalıcı olamadı: Enver Paşa, İngilizler'e yardım için İran'dan Hanekin bölgesine doğru ilerleyen Ruslar'ın Baratof Kolordusu'na karşı Irak'ta bulunan 6. Ordu'ya bağlı 13. ve 18. kolorduların bazı birliklerini İran tarafına gönderdi. Türk birliklerinin zayıflaması üzerine İngilizler yeniden saldırdılar ve 11 Mart 1917'de Bağdat'ı işgal ettiler. İngilizler, Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra, 3 Kasım 1918'de, Musul'u işgal edip petrol yataklarına da sahip oldular.

Kut kahramanı, Enver Paşa'nın amcası olduğu için unutuldu

Harbiye mektebinde Mustafa Kemal Paşa'nın arkadaşı olan Halil Paşa, Osmanlı Orduları Başkumandan vekili Enver Paşa'nın amcasıydı. Rumeli, Selanik ve Trablusgarb'da vazife yapan Halil Paşa, İttihad ve Terakki içinde de faal siyasi görevler almıştı.

Paşa, Birinci Dünya Savaşı'nda Kafkas ve Irak cephelerinde savaşmış, çeşitli madalyalarla taltif edilmişti. Mütareke döneminde İngilizler tarafından tutuklanıp Bekirağa Bölüğü'ne hapsedildi ama kaçarak Anadolu'ya geçti ve Milli Mücadele'ye katıldı. Mustafa Kemal Paşa, Sivas'ta karşıladığı Halil Paşa'yı daha sonra Moskova'ya gönderdi ve Paşa, Ruslar'dan silah ve cephane temin edilmesinde önemli rol oynadı.

Halil Paşa, Cumhuriyet'in ilanından sonra Kuttülammâre galibiyetinin anısına 'Kut' soyadını aldı ancak İttihadçı ve Enver Paşa'nın amcası olması sebebiyle adından fazla bahsedilmedi. Halil Paşa, 1957'de vefat etti.

 


  16439 defa Görüntülendi.

**********************

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri Tuncay Yılmazer'in benimsediği anlamına gelmez. Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederiz.

**********************

Makaleye Yorum Ekle

 

YORUMLAR

KATEGORİDEKİ DİĞER BAŞLIKLAR

22/05/2017 - 05:29 Müstahkem Mevkii’nin Anafartalar’daki Sesi - Küçük Anafartalar Topları (Bayram Akgün)

09/05/2017 - 08:12 Kûtulamâre Kuşatması’ndan Esarete Yüzbaşı Sandes’in Hatıraları - Çev. Tuncay Yılmazer

02/05/2017 - 11:45 İzmir-Bayındır İlçesinden Çanakkale Harbine Katılanlar (Necat Çetin)

28/04/2017 - 08:49 Kûtulamâre Zaferi 1916 (Muzaffer Albayrak – Vahdettin Engin)

23/04/2017 - 21:24 Türk Ordusu’nda Künye Uygulamasına İlişkin İlk Girişimler ve İlk Künyelerle İlgili Kısa Bilgiler (The First Attempts On The Use Of Identity Tags In Turkish Army And Information About The Early Identity Tags) (Burhan SAYILIR)

13/04/2017 - 05:43 Müstahkem Mevki’nin Kara Savunması İçin Top Desteği Sağlaması (Bayram Akgün)

07/04/2017 - 14:30 Çanakkale Muharebelerinde İdari ve Lojistik Faaliyetler (Ayhan Candan)

06/04/2017 - 19:17 Kabataş Erkek Lisesi 1.Büyüteç Tarih Öğrenci Sempozyumu (8-9 Nisan 2017)

04/04/2017 - 21:12 Resmi Belgelere (Nüfus Ölüm-Genelkurmay-Kayıtsız Ölüm Defterleri) Göre İzmir - Beydağ Şehitleri (Necat Çetin-A.Levent Ertekin)

31/03/2017 - 07:25 Çanakkale nin Şehit Kalemleri (İsmail Sabah)

27/03/2017 - 19:43 Çanakkale Müstahkem Mevkii’ye Bağlı Top Mermisi Çeşitleri (Bayram Akgün)

25/03/2017 - 20:58 GeliboluyuAnlamak Özel- 100. Yılında Gazze Muharebeleri Kahramanlarını Anıyoruz (Tuncay Yılmazer)

17/03/2017 - 21:15 18 Mart Özel Makalesi - Yaşayanların Ağzından 18 Mart Boğaz Muharebesi (Ahmet Yurttakal)

16/03/2017 - 08:51 18 Fotoğrafla Çanakkale Boğaz Muharebesi 18 Mart 1915 - 18 March 1915 Dardanelles Assault with 18 photographs (Ahmet Yurttakal)

13/03/2017 - 05:47 Çanakkale Muharebeleri’nde Bir Hile: Sahte Toplar (Bayram Akgün)

07/03/2017 - 04:27 Çanakkale Zaferi’nden Mescid-i Nebevi’ye (Enver Paşa’nın 1916 Filistin-Hicaz ziyareti) (Tuncay Yılmazer)

23/02/2017 - 07:48 Gelibolu Savunması Bir Karargâh Çalışması - General G.S. Patton (Haluk Oral)

09/02/2017 - 06:24 İkinci Kirte Muharebesi (6-8 Mayıs 1915 Taarruzları) (Yücel Özkorucu)

31/01/2017 - 12:29 Türk Boğazları Meselesi (Ayhan Candan)

24/01/2017 - 05:39 Kanlı Bir Mendil Hikayesi (Ömer Arslan)

19/01/2017 - 10:32 Irak Cephesinde Gönüllü Kahramanlar Osmancık Taburu (Muzaffer Albayrak)

23/12/2016 - 20:32 Atlas Tarih Dergisi Aralık-Ocak Sayısında 1916 Sina Filistin Hicaz Cephesi (Tuncay Yılmazer)

13/12/2016 - 07:23 Birleşik Harekat Tecrübesi Olarak Cihan Harbinde Türk-Alman Askeri İttifakı (Gültekin Yıldız)

02/12/2016 - 20:23 Çanakkale Kara Muharebelerinde Ağıl Dere (Şaban Murat Armutak)

15/11/2016 - 11:48 Çanakkale de Bir Melek Hanım (Muzaffer Albayrak)

01/11/2016 - 05:41 Çanakkale Kara Muharebelerinde Asma Dere (Şaban Murat Armutak)

24/10/2016 - 06:55 42. Alay / Gelibolu 1915 - Ahmet Diriker (Oğuz Çetinoğlu)

10/09/2016 - 11:12 Seddülbahir Kahramanı Bigali Mehmet Çavuş (Ömer Arslan)

03/07/2016 - 14:42 Çanakkale’den 100. Yılında Somme’a:Bir Savaş, İki Muharebe (Mustafa Onur Yurdal)

11/06/2016 - 14:37 I.Dünya Savaşı nda Şii Ulemasının Cihat Fetvaları Çerçevesinde Irak Cephesi (Ziya Abbas)

01/06/2016 - 06:23 Kutülamare- Yarbay Mehmed Reşid Bey in Günlüğü (İ. Bahtiyar İstekli)

23/05/2016 - 12:01 Osmanlı Devleti’nin Çanakkale Muharebelerinde Sağlık Alanındaki Faaliyetleri (Ayhan Candan)

16/05/2016 - 07:38 Bir Osmanlı Kurmay Subayı- Iraklı Kürt Devlet Adamı, Mehmet Emin Zeki Bey in Yaşam Öyküsü (Tuncay Yılmazer)

10/05/2016 - 13:00 Mezopotamya da Bir Savaş 1915-1916 KutülAmare – Nikolas Gardner ( Tuncay Yılmazer )

07/05/2016 - 07:31 Birinci Dünya Savaşının İslam Dünyasına Etkileri (Yüksel Nizamoğlu)

30/04/2016 - 19:20 Çanakkale Savaşı: Bir Siyasi Mücadele Alanı (Özgür Öztürk)

23/04/2016 - 19:13 25 Nisan 1915 Anzak Çıkarması İlk Saatleri – Daha Erken Müdahale Edilebilir miydi? ( Ahmet Yurttakal )

17/04/2016 - 21:26 Maskirovka Harekatı - KutülAmare bir zafer midir? ( Tuncay Yılmazer )

13/04/2016 - 05:30 Çanakkale Savaşları ve Barbaros’un Batışı (İsmail Bilgin)

28/03/2016 - 11:20 Çanakkale Muharebelerinde Osmanlı Ordusunun Asker Kaybı (Ayhan Candan)

26/03/2016 - 09:55 Eğitimli Neslin Birinci Dünya Savaşı ile İmtihanı ( Dr. Nuri Güçtekin )

24/03/2016 - 10:00 Birinci Dünya Savaşı nda Yozgat Lisesi (Dr. Nuri Güçtekin)

21/03/2016 - 06:35 Çanakkale Seferberliği: Savaş, Eğitim, Cephe Gerisi (Mustafa Selçuk)

17/03/2016 - 08:15 18 MART ÖZEL - Çanakkale Zaferi ve Cevat Paşa (Ahmet Yurttakal)

11/03/2016 - 06:49 Zaferi Kanla Yazan Fındıklılı Mehmet Muzaffer (İsmail Bilgin)

02/03/2016 - 12:48 Kut’ül Amare Zaferi -2 (İsmail Bilgin)

29/02/2016 - 11:29 Kut’ül Amare Zaferi -1 (İsmail Bilgin)

22/02/2016 - 12:27 Gertrude Bell Irak Sınırını Çizen Kadın (Veysel Sekmen)

14/01/2016 - 08:43 Çanakkale Şehidi Feyzi Çavuş’un Zevcesi Zehra Hanımın Padişaha Mektubu (Osman Koç)

23/12/2015 - 16:47 Çanakkale Savaşlarında Binbaşı Halis Bey’e Ait Bir Ganimetin Öyküsü (Serdar Halis Ataksor)

10/12/2015 - 18:03 Mesudiye Zırhlısının Dramı (Cemalettin Yıldız)

06/12/2015 - 20:29 Kut’ülamarenin Türklere Tesliminden Sonra Irak İngiliz Ordusunun Faaliyetlerine Dair Rapor (Haz. Serdar Halis Ataksor)

01/12/2015 - 10:11 10 Ağustos 1915 Conkbayırı Süngü Hücumu (Muzaffer Albayrak)

17/11/2015 - 21:09 Çanakkale Deniz Muharebelerinde Verilen Zayiatlar (Ahmet Yurttakal)

10/11/2015 - 05:19 Reis-i Cumhur Mustafa Kemal in Çanakkaleyi ziyaretleri (M. Onur Yurdal )

08/11/2015 - 22:04 Mustafa Kemal Paşanın Osmanlı Devleti’nin 1. Dünya Savaşına girişiyle ilgili görüşlerine dair bir belge

Osmanlı Devleti Umumi Harpte Tarafsız Kalabilir miydi? - Yusuf Akçura (Değerlendirme: Muzaffer Albayrak)

Nazım’ın Dayısı Çanakkale Şehidiydi (Melih Şabanoğlu)

Çanakkale Destanının Ölümsüz Efsaneleri (Osman Koç)

21/10/2015 - 04:02 100 Yıl Sonra İlim Heyeti Çanakkale’de Programı

17/10/2015 - 11:50 Çanakkale Savaşı'nın Kanada'da Bıraktığı İzler (Birol Uzunmehmetoglu)

27/09/2015 - 16:01 1917 Yılında Hicaz Cephesi:Arap İsyanının Yayılması ve Medine’nin Tahliyesi Programı (Yüksel Nizamoğlu)

22/09/2015 - 13:07 III. Kolordu’nun Çanakkale Muharebeleri’ne Hazırlanış Süreci (İsmail Bilgin)

15/09/2015 - 04:28 Kutü-l Amare Kahramanı Halil Kut Paşa (Enes Cifci)

11/08/2015 - 04:07 Türkiye Büyük Savaş a Nasıl Girdi? ( Emre Kızılkaya )

29/07/2015 - 03:30 1915 Gelibolu Harbi Günlüğü- Kazım Şakir (İ. Bahtiyar İstekli)

07/07/2015 - 02:49 Suyu Arayan Adamların Öyküsü - Millete Deva Olmak , Osmanlı Savaş Esirleri, TIP ve Milliyetçilik ( 1914-1939 ) -Yücel Yanıkdağ (Tuncay Yılmazer)

30/06/2015 - 03:55 Tarih, Otobiyografi ve Hakikat Yüzbaşı Torosyan Tartışması ve Türkiye’de Tarih Yazımı (Derleyen: Bülent Somay)

21/06/2015 - 16:34 Türklere Esir Olmak (Doğan Şahin)

23/05/2015 - 04:36 Çanakkale Savaşı

16/05/2015 - 15:30 İtilaf Devletleri Askerlerinin Gözüyle Çanakkale

12/05/2015 - 12:50 Muaveneti Milliye Muhribi Torpito Zabiti Ali Haydar Öztalay (Çimen Yüksel)

09/05/2015 - 08:24 Osmanlılar ve Ermeniler / Bir İsyan ve Karşı Harekâtın Tarihi (Edward J. Erickson)

03/05/2015 - 15:39 Neuve Chapelle’den Gelibolu’ya: Bir Askeri Planın Gelibolu’da Uygulamaya Konulması ( Mustafa Onur Yurdal )

28/04/2015 - 03:52 Cephe Arkadaşı Çanakkale Cephesi

25/04/2015 - 03:07 Çanakkale Müstahkem Mevkii Bataryalarının 25 Nisan 1915 ‘teki Rolü (Bayram Akgün)

24/04/2015 - 15:07 25 Nisan 1915 üzerine Gelibolu’yu Anlamak’ta çıkmış makalelerden seçmeler (Tuncay Yılmazer)

18/04/2015 - 17:10 Çanakkale Şehitleri Listesinde Ezineli Yahya Çavuş’un Adı Yok (Osman Koç)

10/04/2015 - 00:06 Kıyamet Koptuğunda - Hasan Cevdet Bey

03/04/2015 - 01:36 Rusya’daki 90.000 Osmanlı Savaş Esiri ve Sarıkamış Muharebesi (Yücel Yanıkdağ)

27/03/2015 - 17:57 Bir Hikayenin Daha Sonu: Topçamlar Tabyası (Bayram Akgün)

14/03/2015 - 07:57 Düşmana Korku Salan Efsanevi İntepe Topçularından Topçu Üsteğmen Mehmet Ali Bey (Muzaffer Albayrak)

11/03/2015 - 02:38 Seddülbahir’de Yalnız Top-210/40’lık Roon Topu (Bayram Akgün)

01/03/2015 - 13:31 Çanakkale Muharebeleri’nin İdaresi, Komutanlar - Strateji (Ed.: Lokman Erdemir, Kürşat Solak)

24/02/2015 - 17:39 Çanakkale Cephesinde Bir Damla Su İçin- Gelibolu Yarımadasında Jeoloji ve Muharebe İlişkisi ( İsmail Bilgin )

15/02/2015 - 17:55 Hashtag Tarih Dergisi Şubat 2015 Sayısında Kitap Değerlendirme Yazısı

08/02/2015 - 07:11 “Hafız Hakkı Paşanın Sarıkamış Günlüğü” Kitabıyla İlgili Mülahazalar (İsmail Bilgin)

// Bir Asır Sonra Ermeni Tehciri ve Çanakkale Üzerine… 100. Yıl Nasıl Anılmalı? (Tuncay Yılmazer)

23/12/2014 - 08:24 Sarıkamış İhata (Kuşatma) Harekâtı (İsmail Bilgin)

17/12/2014 - 02:24 Kut ül Amare Zaferi (Necmettin Özçelik)

08/12/2014 - 18:22 1. Dünya Harbi

06/12/2014 - 13:44 The Water Diviner – Son Umut Filminin Galasından Notlar… ( Tuncay Yılmazer )

01/12/2014 - 17:22 Cevat Çobanlı Paşa Çanakkale Kahramanı -Ahmet Yurttakal

16/11/2014 - 01:54 Goltz Paşa nın Mirası, Türkiye nin Geleceği – Osmanlı Devletinin 1. Dünya Savaşı na Girişi üzerine ( Tuncay Yılmazer )

10/11/2014 - 04:07 Turkish–Australian Reapprochement In The Light Of The Gallipoli Campaign (Kenan Çelik)

04/11/2014 - 01:37 Boğaziçi’nden Çanakkale’ye Şirket-i Hayriye Vapurları (Gözde Keskin)

19/10/2014 - 06:44 Beyrut Müftüsü Mustafa Neca Efendi’nin Anafartalar Grubuna Hitabı (Osman Koç)

11/10/2014 - 10:34 Bir Çanakkale Şehidinin Hikâyesi: Koca Ali Oğlu Mustafa (Necat Çetin)

14/09/2014 - 07:01 Suçlu Sırbistan- Ayağa Kalk ! Avrupa 1914’te Savaşa Nasıl Sürüklendi ? Sleepwalkers (Uyurgezerler) Christopher Clark- Tuncay Yılmazer

06/09/2014 - 07:14 Bilgeliğin Yedi Sütunu- Thomas Edward Lawrence (Nagihan Haliloğlu)