İnsansız Tarih ( Zümrüt Sönmez )

Tarih: 23/06/2008   /   Toplam Yorum 2   / Yazar Adı:      /   Okunma 10212

Devlet ve kurumlar merkezli , yukarıdan yazılan tarih anlayışında tasnifçi, genelleyici bir tarzın hakim olduğunu vurgulayan Zümrüt Sönmez, kendini sadece olumlu özellikleriyle tanımlayan bir ulusun, kendisi gibi olmayan diğer halkları tehdit olarak gördüğünü belirtiyor. Sönmez, “insan odaklı tarih yazımı”nı öneriyor. Kendi ifadeleriyle söylersek ; “Tarihe insani açıdan yaklaşmak, salt siyasi/bilimsel yorumlar yerine, insani haslet ve hassasiyetlerimiz çerçevesinde yeni yorumlamalar yapmak, geçmişin sorumluluğunu yükleyecektir omuzlarımıza. Ancak diğer yandan devlet-siyaset bağlamında yapılacak soyutlamaları insanileştirecek, hüküm ve karar sahiplerini daha duyarlı olmaya itecektir ister istemez. İnsanın ve onun hatıralarının tarihin ve aslında hayata bakışımızın içine konumlandırılması, bizlere unuttuğumuz komşu akraba sohbetlerini, yaşlılarımızın, büyüklerimizin dizleri dibindeki yeri de geri verecektir. Geçmişimizi bugünümüze yaklaştıracak, onu daha derinden daha insani okuyup anlamlandırmamızı sağlayacak, daha çoğulcu, daha hassas, donuk/statik olmayan, aksine yarın için çözüm üreten, toplumsal ilişkileri düzenleyen bir tarih algısına, geçmiş okumasına bugün çok fazla ihtiyacımız olduğu bir gerçektir. “ Zümrüt Sönmez , Çanakkale Savaşı Kitapları ile bilinen Yarımada Yayınlarının Editörü.

 

 

 

Bugün yaşadığımız ve tartıştığımız meselelerin sacayaklarının bundan yıllar, hatta yüzyıllar öncesine uzandığını çoğumuz biliriz. Ancak buna rağmen ilk kez başımıza geliyormuş gibi çaresiz, hazırlıksız buluruz kendimizi. Bu durum eskilere dair bilgilerimizi birer tecrübe olarak içselleştiremediğimizi gösterir.

 

Geçmişe tutacağımız aynaya yansıyan geleceğimizdir ancak çoğu zaman bugünü dünle bile ilişkilendiremeyiz. Tarih bugünü çözümleyen etkin bir unsur değil, kaskatı kesilmiş bilgiler yığını haline gelir. Her dönem siyasi-politik tutumumuz, değer yargılarımız, hatta kullandığımız dil ve kavramlarımızla şekillenen tarih algımız bugünü anlamada yeterince etkin değildir. Bugünkü tasavvurlarımızla dönüştürdüğümüz geçmişimiz aslında bugünü şekillendiren en önemli faktördür. Ancak ne yazık ki tarih geleneğimiz, onu devlet-kurum ilişkilerine, bilimsel soyutlamalara hapsedip, topluma ve özellikle de birey olarak insana dair unsurları konusu dışında bırakır.

 

Tarih yazımının tüm zamanlardaki seyrine göz attığımızda, dünyada tarih eğitimini şekillendiren anlayışların büyük ölçüde, dönemin hakim siyasal/felsefi düşünce akımlarına paralel gelişme gösterdiğini görürüz. Mesela modern çağda ulusçuluk, günümüzde ise küreselleşmeyle birlikte postmodern-çokkültürlü yaklaşımlar tarih yazımına büyük ölçüde etki etmiştir.

 

Tarih eğitimi de buna benzer şekilde gelişimini sürdürür. Aydınlanma ile birlikte, yüksek sınıf sayılan ailelerin çocuklarını yöneticiliğe hazırlamak, onların kültürlü birer insan olmalarını sağlamak için özel hocalar tarafından öğretilir. 19.yy.dan itibaren de toplumda ortak bir kimlik oluşturmak için devletin hizmetinde olan bir eğitim ve öğretim tarzı olarak yeniden tanımlanır.

 

19.yüzyılda eskisinden çok daha fazla önemsenen Tarih, bu yüzyılda artık daha amaçlı, daha dizgisel ve daha pragmatik ele alınmaya başlanır. Tarih alanında yapılan önemli çalışmalar ve yeniden yorumlar nedeniyle bu yüzyıla Tarih yüzyılı bile denmiştir. Batı’da ortaya çıkan uluslaşma sürecinin tüm dünya toplumlarını etkilemesiyle, bu dönem tarihçileri ulus kimliklerin oluşmasına katkıda bulunmak eğilimi içerisine girmişlerdir. Bu dönem tarih öğretimi de toplumda “ortak kimlik” oluşturma çabasına yöneliktir. Bu yaklaşım bir yandan devletlerin uluslaşma sürecine katkı sağlamış, diğer yandan da dünya devletlerinin, özellikle “iç siyaseti kontrol edebilmek” için tarih eğitim/öğretimini kullanarak bir ya da birden çok ‘öteki’ yaratmalarına, başka ulusların kendi ulusları için birer tehlike oluşturdukları inancını taşımalarına neden olmuştur.

 

Çünkü kendisini “ulus” olarak tanımlama sürecindeki bir toplum bu tanımı sadece olumluluk yüklediği değerler üzerinden yapar. Dolayısıyla bu durum o ulusun başka uluslardan üstün olduğu iddiasına kaynaklık edebilmektedir. Bu bir anlamda devletin devamına hizmet etmesi amacıyla geçmişe ilişkin olayların yeniden kurulmasıdır. İnsan hafızasını zaman içerisinde istediği gibi dönüştüren, devlet ve kurumlar merkezli -yukarıdan yazılan- tarih anlayışında tasnifçi, genelleyici bir tarz hakimdir. Kendini sadece olumluluklarıyla tanımlayan ulus için kendi gibi olmayan diğer halklar birer tehdit haline gelir. Bazı tarihçiler Dünya Savaşlarına bu tarz bir tarih anlayışının sebep olduğunu, bunun barışçı bir dünyanın oluşmasını engellediğini, yabancı düşmanlığını ve toplumsal açıdan içe kapanmayı da beraberinde getirdiğini belirtmiştir.

 

Günümüzde ise ırkçılık/milliyetçilik artık eskisi gibi tezahür etmez. Ancak bu bahsettiğimiz geçmişi algılama biçimi bir vaziyet alış olarak kendini göstermeye devam eder. Devlet-ulus tarihi anlayışı sosyal alanda da var olan ötekiler yaratmıştır. Çünkü denetleyenler hakim olanlar kendilerini meşrulaştırmak ya da denetimlerini sürdürmek amacıyla “öteki”ye ihtiyaç duyarlar. “Öteki” hakim güç ve ideolojinin tasnifiyle şekil alır. Dolayısıyla olumsuzdur, bir tehdittir.

 

Her şeyin zıddıyla bilindiği gerçeği göz önünde bulundurulursa “öteki”siz bir toplum düşünülemez. Ancak burada önemli olan ötekini ötelememektir. “Öteki”, farklı olan anlamına geldiğinde, yani onu algılayan üstünlük iddiası taşımadığında, kendisi gibi olmadığı için itelemediğinde sorun kalmayacaktır. Çünkü farklılıklar zenginlik olduğu gibi aynı zamanda hem insani hem toplumsal gelişim süreçlerimiz açısından itici güçtür, motivasyon kaynağıdır. Ulusların ben ve öteki ayrımı ise üstünlük iddialarını da beraberinde getirir. Öteki olan üstün olanın karşısında aşağılık olarak konumlandırılır. Bu tam manasıyla dillendirilmese de süreç içerisinde içselleştirilir. Toplulukların birbiriyle ilişkisi de bu önyargıya dayandığı sürece sağlıksızdır.

 

Bu yüzden, insanın kendi tarihine yabancılaşması ve kolaylıkla birlik beraberlik içerisinde yaşayabileceği başka insanlara da yabancılaşması, yani insanın insana yabancılaşması, ulus-devlet tarihi anlayışının doğurduğu sonuçlar arasındadır.

 

Diğer yandan Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Huzur adlı romanında dediği gibi “hadiselerle beraber biz de değişiriz ve biz değiştikçe mazimizi de yeni baştan kurarız.” Altını çizmemiz gereken bu gerçek bize, kurmaca, subjektif, amaçlı olduğunu söylediğimiz resmi tarih yazınının doğal bir sürecin sonucu olduğunu söyler gibidir. Bu yüzden bir şekilde sürekli yeni baştan kurduğumuz, zaman içinde farklı şekillerde yorumladığımız tarihin devlet-siyaset-diplomasi eliyle yoğrulmasıdır “Resmi Tarih”. Ancak ne yazık ki yaşananları toptancı ve genelleyici bir gözle yorumlayarak sunar, tarihi olaylar kalıplar halinde üst üste yığılır. Bu yığından insan olarak nasiplenmemiz ise içinde kendimizi bulamadığımızdan imkansız hale gelir.

 

Peki, insanından arındırılmış bir tarih ne kadar sahiplenilir ve ne kadar sorumlu tutulabilir insan, kendini konumlandıramadığı bir geçmişten? Biliyoruz ki tarih insanlığın arka planı, kökleridir; bu kökleri içselleştirdiğimiz, anlamlandırabildiğimiz ölçüde bugünü ve geleceği yorumlayabiliriz. Peki, yabancısı olduğumuz, kendimizi çok uzağında bulduğumuz bir geçmişi ne derece doğru anlayabiliriz?

 

Merkezde İnsan!

 

Tarih olanı yaşayan da, sonradan kayıtlara geçiren de insandır ama yazılı tarih bir o kadar insana yabancıdır. Çünkü Tarih geleneğimiz, sıradan hayatlarımızı, evlerimizi, içinde yaşadığımız şehri, kısaca “yerel”i konusu dışında bırakır.

 

İnsanı merkez alan, insanla doğrudan ilintili yerel unsurları konu edinen tarih ise, tekil değil çoğul, tekdüze değil çeşitlidir. Bu da aslında kurumsal olanın daha iyi anlaşılmasında büyük bir açılımdır. Yerelden merkeze doğru gidiş, daha farklı ve sağduyulu bir gözle, bir çeşit tersinden okumadır.

 

Ancak burada bu iki tarz tarihçiliğin birbirlerinden uzak, birbirlerine tepki olarak konumlanmaması çok önemlidir. Bunların birbirlerinden ayrı düşünülmemesi gerekir. Çünkü yerel örnekler genel tarihin daha anlaşılır hale gelmesine katkı sağlar, genel soyutlamaların içini doldurarak daha anlaşılır hale getirir. Detaylar her zaman bütünün içerisinde kaybolma, gözden kaçma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Parçalardan yola çıkarak bütünü anlamlandırmaya çalışmak aynı zamanda içten dışa bir hareket olacak, parçaların değerini teslim edecektir.

 

Bizler ne yazık ki insan odaklı okumalar yapmaya pek yanaşmaz, zaman zaman eleştirdiğimiz, detayları eleyen farklılıkları silikleştiren, sivri uçları törpüleyen genelleyici okumalarla aslında birçok meselenin sadece üstünden geçtiğimizi fark etmeyiz. Tarihe yabancılaşmamızın nedeni, içinde insan izine rastlayamamamızdır aslında. Akıp giden zamanın her geçen gün bizden uzaklaştırdığı geçmişimiz, geçirdiğimiz düşünsel değişimlerle zihin dünyamızdan da uzaklaşır. Kullandığımız dil ve hatta kelimelerimiz zaman aşımına uğrar. Tarihi kişi ve olayların gelişimi, sebep ve sonuçları üzerinde kafa yoracak, yorum yapabilecek yetiyi de kaybederiz.

 

Tam bu noktada geçmişe açılan “insan” penceresi tarihin derinliklerinden bize uzanan bir el gibidir. Çünkü boşlukları doldurmak, uçları birbirine iliştirmek için gereklidir insan. İnsan tecrübesi tarihin hala yaşamaya devam eden yüzüdür. Kur’an-ı Kerim’in, geçmişi peygamberlerin, ihya ya da helak olan halkların, insanların gözüyle anlattığına şahit oluruz. Üzerinden binlerce yıl geçmiş o olaylara olan tanışıklığımız, peygamberlerin ve onların halklarına dair o ayetlerin, eskilerin masalları olmanın çok ötesinde evrensel birer mesaj olması, tüm zamanlarda değişmeyecek olan insan doğamızdan, en insan tarafımızla kurduğumuz bağlantıdan kaynaklanır.

 

Tarihe insani açıdan yaklaşmak, salt siyasi/bilimsel yorumlar yerine, insani haslet ve hassasiyetlerimiz çerçevesinde yeni yorumlamalar yapmak, geçmişin sorumluluğunu yükleyecektir omuzlarımıza. Ancak diğer yandan devlet-siyaset bağlamında yapılacak soyutlamaları insanileştirecek, hüküm ve karar sahiplerini daha duyarlı olmaya itecektir ister istemez. İnsanın ve onun hatıralarının tarihin ve aslında hayata bakışımızın içine konumlandırılması, bizlere unuttuğumuz komşu akraba sohbetlerini, yaşlılarımızın, büyüklerimizin dizleri dibindeki yeri de geri verecektir.

 

Geçmişimizi bugünümüze yaklaştıracak, onu daha derinden daha insani okuyup anlamlandırmamızı sağlayacak, daha çoğulcu, daha hassas, donuk/statik olmayan, aksine yarın için çözüm üreten, toplumsal ilişkileri düzenleyen bir tarih algısına, geçmiş okumasına bugün çok fazla ihtiyacımız olduğu bir gerçektir.

 

 

zumrutsonmez@yahoo.com.tr

 


  10212 defa Görüntülendi.

**********************

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri Tuncay Yılmazer'in benimsediği anlamına gelmez. Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederiz.

**********************

Makaleye Yorum Ekle

 

YORUMLAR

KATEGORİDEKİ DİĞER BAŞLIKLAR

12/07/2017 - 05:38 Onların hatırasına bir şeyler yapabilmek… (Gürsel Göncü)

04/07/2017 - 07:58 Çanakkale’ye Mührünü Vuran Efsane Gemi Nusret’in Mührü (Seyit Ahmet Sılay)

27/06/2017 - 17:38 İkinci Bir İntihal Vakası ve Çanakkale Savaşı Popüler Kitapları Üzerine (Tuncay Yılmazer)

20/06/2017 - 07:20 Çanakkale Muharebelerine Katılan Komutanların Biyografileri – Dr. Hülya Toker (Ahmet Yurttakal)

15/03/2017 - 13:17 18 Mart Zaferi ve Kahramanları Sergisi

03/03/2017 - 18:04 Çanakkale Gazisi Bigalı Mehmet Çavuş Anma Programı - 4 Mart 2017 Bahçeli Köyü/Biga

13/02/2017 - 08:53 Atlas Tarih Dergisi Şubat Sayısında 1. ve 2. Gazze Muharebesi Dosyası (Tuncay Yılmazer)

05/01/2017 - 11:29 Duyuru: Tarihin Akışını Değiştiren Savaş Çanakkale - 17 Ocak 2017 Muzaffer Albayrak Söyleşisi

28/12/2016 - 18:07 15 Temmuz Darbesinin Gölgesinde Bir Yıl: Çanakkale, KutülAmare, Somme dan Halil İnalcık Hocaya... 10 Yaşına Giren GeliboluyuAnlamak ta 2016 böyle geçti (Tuncay Yılmazer)

11/12/2016 - 15:52 GeliboluyuAnlamak tan Duyuru: Teröre Lanet

24/11/2016 - 06:22 Kronik Kitap Dört Yeni Eserle Yayın Hayatına Başladı

17/11/2016 - 07:02 Tarih Bir Din Değil İlim Sahasıdır (Seyit Ahmet Sılay)

29/09/2016 - 18:50 Dr. Kilisli Rıfat ın İzinde Osmanlı dan Türk e ve Ötesi (Nükhet Kardam)

09/08/2016 - 13:11 Aşk Cephesi – Bahadır Yenişehirlioğlu ( Sinem Şahin )

04/08/2016 - 17:27 Çanakkale Muharebelerine Dair Bir Site; canakkalemuharebeleri1915.com

16/07/2016 - 09:28 GeliboluyuAnlamak tan Duyuru: Darbelere Hayır! Demokrasiye Evet

15/07/2016 - 09:35 Birinci Dünya Savaşı Araştırmaları Sitesi cihanharbihatiralari.com (Mehmet Beşikçi)

07/04/2016 - 07:10 Konferans - Kut ül Amare Zaferi ( İPTAL DUYURUSU )

31/03/2016 - 06:05 Türkiye nin Bağdat Büyükelçiliği Kutü-l Amare Zaferini her yıl kutluyor ( Faruk Kaymakçı)

24/03/2016 - 03:58 Çanakkale Savaşı nın Dünya Tarihindeki Yeri - NTV Mete Çubukcu ile Pasaport Programı - 18 Mart 2016

16/03/2016 - 08:38 Çanakkale Savaşının 101. yıldönümü Yeni Bakışlarda konuşuldu.

11/03/2016 - 06:46 Konferans - Çizgilerle 1. Dünya Savaşı

19/02/2016 - 06:58 Konferans - Vahdettin Engin - İkinci Abdülhamit'in Politikaları

15/02/2016 - 07:10 Birinci Dünya Savaşı’nda Gördüklerim ve Yaşadıklarım - Erich Ludendorff

08/02/2016 - 09:09 Osmanlı Devleti nin I. Dünya Savaşı na Girişi (Ali Kaşıyuğun)

01/02/2016 - 09:01 İki Siper Bir Mektup Bir Çanakkale Projesi Değerlendirmesi (Celal Yıldırım)

25/01/2016 - 11:57 Gelibolu Yarımadasında Geçmişin İzleri ve İz Bırakanlar (Gürsel Akıngüç)

18/01/2016 - 12:52 Seddülbahir 32 Saat Dizisi Üzerine... Bizi Affedin ( Seyit Ahmet Sılay )

18/01/2016 - 10:27 İstanbul Büyükşehir Belediyesi Konferans - Osmanlının Suriye Politikası

13/01/2016 - 08:08 Şiir ve Öykü Yarışması

05/01/2016 - 12:42 PROGRAM: İtilaf Devletlerinin Çanakkale den Tahliyelerinin 100. Yılı-Onlar Giderken

03/01/2016 - 10:32 Konferans - Çanakkale Savaşlarında Tahliye Harekatı - Kenan Çelik

14/12/2015 - 06:31 Konferans - Haluk Oral - Bir Kırılma Noktası Çanakkale

26/11/2015 - 18:34 Gelibolu Yarımadası Savaş Alanlarının Hava Fotoğrafları (Gökhan Tarkan Karaman)

13/11/2015 - 21:12 Konferans -Çanakkale’de Bir Edebi Heyet

15/10/2015 - 13:23 Konferans - Çanakkale'de Yitirilen Tahsilli Gençlik

29/05/2015 - 14:34 Benim Çanakkale kahramanım Mahmut Sabri Bey’dir- Atlas Tarih Çanakkale Özel Sayısında Tuncay Yılmazer Röportajı

15/05/2015 - 16:25 İBB Konferans - Cepheden Mektuplar (Doç.Dr.Ömer Çakır)

27/04/2015 - 02:44 Çanakkale Söyleşileri 25 Nisan 1915 Müttefiklerin Çıkarma Harekatı-Kenan Çelik

15/04/2015 - 08:30 Atlas Tarih’ten Çanakkale Özel Sayısı

08/04/2015 - 17:12 Derinlerden Siperlere: Çanakkale 1915 Sergisi

30/03/2015 - 17:08 Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı na Çağrı, Kamuoyuna Duyuru

26/03/2015 - 09:02 Konferans-18 Mart Kahramanı Cevat Paşa

24/03/2015 - 17:04 “İki Siper Bir Mektup” Bir Çanakkale Projesi (Celal Yildirim-Hatice Solmuş TED Mersin Koleji)

21/03/2015 - 04:13 CNNTürk Serdar Tuncer ile Başka Şeyler Programı Kaydı

17/03/2015 - 04:46 Çanakkale Muharebeleri- 100 Yıl önce 100 Yıl sonra (Tuncay Yılmazer)

13/03/2015 - 18:27 CNNTürk Serdar Tuncer ile Başka Şeyler- Çanakkale Savaşı Özel- Programı (14.3.2015 saat 00.00)

04/03/2015 - 16:22 CNR Kitap Fuarı’nda Çanakkale Muharebeleri Paneli ( 07.03.2015 saat : 15.30 Yeşilköy CNR Dünya Ticaret Merkezi )

16/02/2015 - 14:00 Acı bir Çanakkale Türküsüne adanan 4 yıllık bir emeğin takdimi- Harmanyeri 1915 (Yönetmen: Gürdal Uğur)

01/02/2015 - 03:46 100. Yıl’da Muhteşem Soru… Seyit Onbaşı’nın Kaldırdığı Mermi Kaç Kiloydu ? (Tuncay Yılmazer )

18/01/2015 - 15:05 Kireçtepe Jandarma Şehitliği Restorasyonu ve Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne Sorular (Tuncay Yılmazer)

10/01/2015 - 14:53 Konferans - Osmanlıyı Yıkan Cephe-Filistin

28/12/2014 - 13:48 Milli Park’tan Tarihi Alan Başkanlığına, Hollywood tartışmalarından Muhafazakarlığın Savruluşuna… Gelibolu’yu Anlamak’ta 2014 (Tuncay Yılmazer )

24/11/2014 - 14:52 Son Savruluş – Çanakkale Muharebe Alanlarına Hollywood Modeli Tema Parkı ! (Tuncay Yılmazer )

15/11/2014 - 01:37 Konferans - Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti

01/11/2014 - 03:54 Gelibolu yarımadasında utanç verici olay / The shameful event in Gallipoli Peninsula

09/10/2014 - 10:13 Uluslararası Sempozyum - Büyük Savaş ve Osmanlı Devleti: Savaşa Giden Süreç

24/09/2014 - 17:06 Çanakkale’de Yeni Şehitlik! (Gürsel Göncü)

12/09/2014 - 15:51 Çanakkale Savaşlarının 100. Yılı Özel Sayısı Makale Çağrısı

// - 09:52 Geliboluyu Anlamak’tan Kamuoyuna Duyuru

// - 06:37 Çanakkale Muharebeleri Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kanun Tasarısı Üzerine ( Tuncay Yılmazer )

// - 15:33 Gelibolu Yarımadasında Yeni Bir Dönem: Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı’nın Kurulması (Dr. Mithat ATABAY)

23/05/2014 - 17:16 100.Yıldönümünde Birinci Dünya Savaşı’nı Hatırlamak” Sempozyumu

16/05/2014 - 16:24 SOMA MADENCİLERİNİ RAHMETLE ANIYORUZ

11/05/2014 - 13:05 Gelibolu Yarımadası Savaş Alanlarının Korunması ve Unesco Kültürel Mirası İlan Edilmesi (Dr. Mithat ATABAY)

09/05/2014 - 23:03 Çanakkale Muharebelerinin Komuta Kademesi ve İdaresi Çalıştayı İzlenimleri (Ahmet Yurttakal)

02/05/2014 - 06:00 Çanakkale Muharebelerinin Komuta Kademesi ve İdaresi Çalıştayı

15/04/2014 - 18:40 Savaş Tarihi Araştırmaları Uluslararası Kongresi (100. Yılında I. Dünya Savaşı ve Mirası)

06/04/2014 - 22:18 DOKUN Dergisi’nde Tuncay Yılmazer İle Söyleşi...

15/03/2014 - 18:00 Hatıralarıyla Çanakkale Muharebelerinin Komutanları Paneli

09/03/2014 - 14:19 Çanakkale Savaşları Resmi Koleksiyoneri Seyit Ahmet SILAY

06/03/2014 - 22:33 Konferans -'Çanakkale Muharebelerinde Bir Kahraman Asker Gazi Binbaşı Halis Bey

28/01/2014 - 07:35 Sadece Bir Emir Kipi...İsrail'i Kur! - Wladimir Jabotisnky ( Çev. Atilla Aşçı )

14/01/2014 - 16:21 Balkan Harbi - Trakya Seferi Kitabını Yeniden Hatırlamak (Şahin Aldoğan, Selim Meriç)

06/01/2014 - 12:12 Birinci Dünya Savaşı’nın Yüzüncü Yılında Savaşa Dair Önemli Bir Eser: “GRİFF NACH DER WELTMACHT: Die Kriegszielpolitik des kaiserlichen Deutschland 1914/1918” Kadir Kon

30/12/2013 - 22:51 Şehit Teğmen İbrahim Naci’den Çanakkale’de tarihin betonlaşmasına… 2013 Yılının muhasebesi ( Tuncay Yılmazer )

06/12/2013 - 22:00 32. Gün Programında Çanakkale Muharebe Alanlarında Betonlaşma Konusu Tartışmaya Açıldı

11/11/2013 - 05:23 Yüzüncü Yıla Doğru Yazıları-2 : Çanakkale Muharebe Alanları’ndaki Betonlaşma Meselesi Neden İlgi Görmüyor? ( Tuncay Yılmazer )

03/11/2013 - 20:03 Çanakkale Muharebe Alanlarında İnşaat Çalışmaları Tüm Hızıyla Devam Ediyor… (Tuncay Yılmazer)

11/09/2013 - 21:28 Derinlerden Yansımalar: Çanakkale Savaşı Batıkları (Mithat Atabay, Okan Taktak, Savaş Karakaş, Selçuk Kolay)

25/08/2013 - 15:29 Zığındere Vadisinden Geçecek Yol Tarihi Tahrip Edecektir! (Tuncay Yılmazer)

14/08/2013 - 18:40 Ağadere'ye Sahip Çık (Murat Sayar)

28/07/2013 - 14:53 NTV Tarih’in Kapanması Üzerine Birkaç Not… ( Tuncay Yılmazer )

08/07/2013 - 20:00 Çanakkale Muharebe Alanlarının Şehitlik İnşasıyla İmtihanı! (Muzaffer Albayrak)

26/06/2013 - 21:59 100. Yıl’a Doğru Yazıları- Çanakkale’de Şehitliklerin İhyası Gerçekten Gerekli mi? ( Tuncay Yılmazer )

10/05/2013 - 14:36 İlber Ortaylı Seyahatnamesi

21/04/2013 - 14:44 GEO Dergisi Nisan 2013 Sayısında Hayal Kırıklığı ( Tuncay Yılmazer )

09/04/2013 - 13:18 Meclisin Unuttuğu Kahraman Nezahet-Ozan Bodur

23/03/2013 - 21:43 Ayraç Kitap Dergisi Çanakkale Özel Sayısı

22/03/2013 - 22:03 Çukurova Üniversitesi'ndeki Konferans ile İlgili Gelibolu’yu Anlamak Okurlarına Açıklama ( Tuncay Yılmazer )

21/03/2013 - 20:14 Çukurova Üniversitesi'nde Çanakkale Savaşı Konferansı ( 22.3.2013)

16/03/2013 - 10:44 18 Mart Üniversitesi ve AÇASAM “2015’e Doğru Çanakkale Muharebelerini Anlamak ve Anlatmak” Paneli ( 19.3.2013)

12/03/2013 - 07:39 Şehit Teğmen İbrahim Naci’nin Günlüğü’nden Çanakkale Muharebeleri Konulu Panel

08/03/2013 - 07:01 Gelibolu'yu Anlamak twitter'da....www.twitter.com/gelibolu2015

01/03/2013 - 13:59 NTV Tarih'te Şehit Teğmen İbrahim Naci Bey Dosyası

24/02/2013 - 20:18 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nde Safiye Hüseyin Konferansı (İsmail Bilgin)

19/02/2013 - 14:35 TRT Avaz 'da Çanakkale Programı

18/02/2013 - 07:22 Çanakkale Muharebeleri’nde Kahraman Bir Hemşire: Safiye Hüseyin Elbi Konferansı

07/02/2013 - 17:03 Prof. Dr. Vahdettin Engin'in 'Asayiş' adlı eseri kitapçılarda...

04/02/2013 - 11:05 Sör Siyonist , İngiltere'den Filistin'e Toprak Kavgası -Çiğdem Bayraktar Ör ( Prof. Dr. Vahdettin Engin )