Çanakkale’nin Filistin’deki Yansıması : Gazze Muharebeleri ( 1.Bölüm) (Tuncay Yılmazer)

Tarih: 11/07/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 325

image

Sina cephesi'ndeki Osmanı birlikleri Süveyş kanalındaki trafiği engellemek, İngilizlerin can damarlarından birini kesmek şöyle dursun, savaştan önceki sınırlarına geri çekilmişler, İngilizler de Sina Çölüne raylar döşeyerek, gerekli lojistik destekleri sağlayaran Filistin kapılarına dayanmışlardı. Aralık sonunda ve başında İngiliz ve Anzak süvarileri Osmanlıların iki ileri karakolu Magdaba ve Refah garnizonlarını neredeyse birbirinin kopyası harekâtla ortadan kaldırmış, yüzlerce esir almışlardı. Von Kress İngilizlerin Mart ayından itibaren artık Filistin topraklarına saldıracaklarını biliyordu. Emri altındaki birlikler Çanakkale gazisi olan 3. ve 16.Tümenlerdi. (T.Y)

Bu yazı Atlas Tarih Dergisi Şubat-Mart 2017 Gazze Muharebeleri dosyası içerisinde yayınlanmış, editörden alınan izinle sitemize konulmuştur. Savaşın yaşandığı coğrafya hakkında bilgi veren ve bölgenin fotoğraflarını bizlerle paylaşarak  destek olan İbrahim Jaradah ve Dr. Ahmet Köse’ye çok teşekkür ederim (T.Y)

Devamı

Müstahkem Mevkii’nin Anafartalar’daki Sesi - Küçük Anafartalar Topları (Bayram Akgün)

Tarih: 22/05/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 641

image

Küçük Anafartalar Topları diye isimlendirilen bu toplar Küçük Anafartalar Köyü’nün girişine konuşlandırılır. Topların girişinde ise “Top Mevzileri” diye tabelası bulunmaktadır. Toplar köyün yakınına kurulduğu için ismini de burdan almaktadır.
Büyük Boğaz Muharebesi’nin yapıldığı 18 Mart 1915 günü İtilaf Donanması Çanakkale Boğazı’nda ağır bir yenilgiye uğrayarak geriye çekilir. Hiç beklemedikleri bir sonuçla karşılaşan İtilaf güçleri Boğaz’ı sadece donanmayla geçemeyeceklerini anlarlar. Bunun üzerine donanmanın desteğini arkalarına alarak karaya asker çıkarma planını uygulamaya çalışırlar. Savaş gemilerinin 18 Mart 1915’ten sonra Çanakkale Boğazı’ndaki faaliyetlerinde azalma görülür. Türk kara birliklerinin elinde bulunan topların sayısı yetersiz olduğu için de çıkarmalardan sonra Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanlığı boğaz tahkimatında bulunan bazı topları V. Ordu’nun kara emrine verir. (B.A) 

Devamı

Kûtulamâre Kuşatması’ndan Esarete Yüzbaşı Sandes’in Hatıraları - Çev. Tuncay Yılmazer

Tarih: 09/05/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 659

image

Yüzbaşı Edward Sandes, 6. Hint Tümeninde köprü istihkâm birliğinin komutanıdır. Görevi Dicle nehri üzerinde sallar, tombazlar, yerel bellum, müheyla gibi nehir taşıma kullanarak yaya ve taşıma araçlarının trafiğine uygun yüzer köprü inşa etmek, emir geldiğinde de bunları söküp çatanaların yedeğinde karadan ilerleyen orduyu takip ederek her an göreve hazır bir şekilde beklemektir. Dicle nehrinin genişliğinin yer yer 400-500 metreye çıktığı, sıcaklığın 45-50 derecelere ulaştığı göz önüne alındığında zamana karşı yarışan Sandes'in görevinin ne kadar zor olduğu ortadadır.Kuşatmanın ve Esaretin Adı Kûtulamare , 6. Hint Tümeni'nde görevli bir İngiliz subayının, Irak cephesinin ilk günlerinden itibaren, başlangıçta zaferler sonrasında hayal kırıklıklarıyla dolu tanıklığını konu alıyor. Yüzbaşı Sandes, 6. Tümenin ardarda zaferlerden Bağdat önünde sona eren Dicle nehri boyunca gerçekleştirdiği harekâtını, Kût kuşatmasını ve esir oluşlarını anlatırken kitabın yayınlanmayan sonraki bölümleri ise Musul’dan Anadolu içlerine Yozgat'a uzanan ve sonrasındaki esaret günlerini anlatıyor. Tamamen farklı bir  konuyu anlatan bu bölümler daha sonra yayınlanabilir. (T.Y.)

Devamı

İzmir-Bayındır İlçesinden Çanakkale Harbine Katılanlar (Necat Çetin)

Tarih: 02/05/2017   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 894

image

Askerlik şubesi kayıtlarının yanı sıra, mahallî Nüfus Müdürlükleri Arşivlerinde bulunan “Vefâyâta Mahsus Vukûat Defterleri”  Birinci Dünya Savaşı esnasında silahaltındayken şehitler, askerde kalanlar konusunda fevkalâde kıymetli ve sağlıklı bilgileri içeren önemli bir kaynaktır.  Özellikle, Balkan Savaşları’ndan Millî Mücadele’ye uzanan tarih diliminde “şehitler ve askerde kalanlar” konusunun yanı sıra pek çok sosyal tarih konuları için de bize bazı kıymetli ipuçları sunan il ve veya ilçe nüfus müdürlükleri arşivlerinde bulunan “Vefâyâta Mahsus Vukûat Defterleri”, yakın dönem tarih araştırmalarında henüz yeterince araştırma yapılmayan kaynaklar arasındadır.

Söz konusu defterler, 76 x 54 ebatında büyük boy olup, vefat eden hakkında çeşitli bilgilerin yazıldığı matbu sütunlardan oluşmaktadır. Her sayfada, sırasıyla; “müteselsil numarası”, “kayıt tarihi”, “kaza”, “mahalle veya karyesi”, “sokağı”, “mesken numarası”, “ilm ü haber ve tarihi”, “isim ve şöhreti sanat ve sınıfı”, “peder ve validesi ismiyle: Pederi, Validesi”, “mahall ve tarih-i velâdeti”,  “milleti”, “Müteehhil (evli) ise kimin zevci veya zevcesi olduğu”,  “mahall-i vefatı”, “tarih-i vefatı”, “sebeb-i vefatı”, “esasen nüfustaki mahall-i kaydı”, matbu ifadelerinin yazıldığı sütunlar bulunmaktadır.  Ölen kişi hakkındaki bu bilgiler her bir sütuna sıra ile yazılmıştır. Savaş sırasında ölenlerin “Sebeb-i vefatı” yazan sütuna  “Şehiden”, “Harpte”, "Ga

Devamı

Kûtulamâre Zaferi 1916 (Muzaffer Albayrak – Vahdettin Engin)

Tarih: 28/04/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 774

image

1916 yılında Irak cephesinde kazanılan Kûtulamâre Zaferi, Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'nda Türk tarihinin en şanlı sayfalarının yazıldığı Çanakkale Zaferi’nden sonra kazanmış olduğu ikinci büyük ve anlamlı zaferdir. Irak Cephesi’nde 4,5 aylık bir kuşatma sonucunda, 29 Nisan 1916’da Kûtulamâre’de bulunan 5'i general 481 subay ve 13.300 kişilik İngiliz ordusu esir alınmıştı.
Önemi ve büyüklüğü şüphesiz olmakla birlikte Kûtülamâre’de kazanılan zafer, aradan geçen 100 yıl boyunca maalesef tarihin tozlu sayfaları arasında unutulup gitmiştir.
Bu kitap, tarih kitaplarında birkaç satırla geçiştirilen bu önemli tarihi olayı, bütün yönleriyle ayrıntılı olarak ele alınarak, Kûtulamâre kahramanlarını lâyık olduğu şekilde hatırlatmak gayesiyle hazırlanmıştır. (M.A.-V.E.)

Devamı

Türk Ordusu’nda Künye Uygulamasına İlişkin İlk Girişimler ve İlk Künyelerle İlgili Kısa Bilgiler (The First Attempts On The Use Of Identity Tags In Turkish Army And Information About The Early Identity Tags) (Burhan SAYILIR)

Tarih: 23/04/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1016

image

Çanakkale Savaşı’nın başında bir başka uygulamanın, künye sisteminin ilk halinin, yaygın olmasa da, kullanılmaya başlandığı görülmektedir. Genelde deri veya kumaş üzerine basılan künye bilgileri askerlerin ceketlerinin iç kısmına dikilmesi suretiyle, herhangi bir durumda askerin kimliğinin tespitinin kolaylaştırılması düşünülmüştü. Ancak şehit olan askerlerin elbiselerinin diğer askerler tarafından alınması ile elbiselere dikili olan künyelerin sağa sola atıldığı veya ortadan kaybedildiği görülmüştü. Ayrıca özellikle bulaşıcı hastalıklar nedeniyle hastanelere gelen askerlerin elbiselerinin yakılması söz konu idi. Bu yakılma işlemi sırasında elbiselerle birlikte deri veya kumaş künyeler de yanıp gidiyordu. Bu nedenle 3. Kolordu Komutanlığı konuyla ilgili şikâyetlerini başkomutanlığa bildirmişti. Bunun üzerine Başkomutanlık tarafından günümüz Türk ordusundaki künyelere yakın bir tasarım ile metal bir künye tasarlanarak tüm askeri birliklere bu örnekler gönderilmişti. Hazırlanan künye, yabancı ordularda uygulanmaya başlanan metal künyeler örnek alınarak yapılmıştı.(B.S.)
[Bu makale ilk olarak Turkish Studies Dergisi’nde yayınlanmıştır. (TurkishStudies-International Periodical For Th e Languages, Literature and History of Turkish or Turkic, Volume 8/7 Summer 2013, p. 551-561, ANKARA-TURKEY)]

Devamı

Müstahkem Mevki’nin Kara Savunması İçin Top Desteği Sağlaması (Bayram Akgün)

Tarih: 13/04/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 752

image

25 Nisan kara çıkarmaları başladıktan kısa bir süre sonra Alman denizaltılarının Çanakkale’ye gelmesi Birleşik Filo’ya bağlı gemileri korkutur. Bununla birlikte bu filonun Boğaz’a karşı ciddi bir girişimde bulunamayacağı neredeyse kesinleşmiş olur. Bu yüzden Müstahkem Mevkii’ye bağlı bazı topların kara savunması için kara birliklerine verilmesi düşünülür ve bu yavaş yavaş uygulanmaya başlanır. Tabi ki bu uygulama devam ederken aynı zamanda Müstahkem Mevkii’nin gücünün zayıflatılmamasına da dikkat edilir.
18 Mart 1915’ten sonra Boğaz’a karşı ciddi bir saldırı olmaz. Nitekim  Birleşik Filo’ya bağlı bazı savaş gemileri ara sıra Boğaz’dan içeri girerek kıyıdaki istihkamlara atışlar gerçekleştirir. (B.A.)

Devamı

Çanakkale Muharebelerinde İdari ve Lojistik Faaliyetler (Ayhan Candan)

Tarih: 07/04/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 997

image

Birinci Dünya Savaşı başlamadan önce hazırlıklarını tüm ayrıntılarıyla planlayan devletler için en önemli kısım askerlerin sağlık, beslenme, giyecek ve sevkiyat durumudur.
5. Ordunun oluşmasının ardından Alman General Liman Von Sanders’in göreve getirilmesinin ardından 27 Mart 1915 tarihinde Ordu Menzil müfettişliği oluşturulmuştur. Çanakkale Cephesinde diğer cephelere göre idari ve lojistik anlamında sıkıntıların yaşanmamasının sebebi olarak kara ve deniz yollarının bölgeye yakın olması büyük bir üstünlük sağlamaktadır. Ordunun lojistik desteği ne kadar güçlü olursa; cephede savaşan askerlerin giyinmesinden yeme –içmesine ve sağlıklı bir yapıda olması onları kuvvetli ve başarılı kılar. Bunun içindir ki idari kontrol ve hazırlıklar son derece mücadeleye tesir eder. (A.C.)

Devamı

Kabataş Erkek Lisesi 1.Büyüteç Tarih Öğrenci Sempozyumu (8-9 Nisan 2017)

Tarih: 06/04/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 961

image

Kabataş Erkek Lisesi tarafından 1.Büyüteç Tarih Öğrenci  Sempozyumu düzenlenliyor. Etkinlik 8-9 Nisan 2017 tarihinde Kabataş Erkek Lisesi'nde gerçekleşecek. İlgilenenlerin dikkatine.

Devamı

Resmi Belgelere (Nüfus Ölüm-Genelkurmay-Kayıtsız Ölüm Defterleri) Göre İzmir - Beydağ Şehitleri (Necat Çetin-A.Levent Ertekin)

Tarih: 04/04/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 2214

image

Şehitler konusu ülkemizde kaynakların yetersizliği nedeniyle hala çözülememiş bir konudur. Çünkü bu konuda sadece Milli Savunma Bakanlığı'nın yayını dışında başka yayınlanan kaynak bulunmamaktadır. Hâlbuki bu konuda il ve ilçe nüfus müdürlükleri arşivinde bulunan vefiyata mahsus defterler ve 1934 yılında yapılan nüfus taraması sırasında tutulan kayıtsız ölüm defterleri şehitler için önemli kaynaklardır. Buna göre İzmir'in Beydağ ilçesinde Genelkurmay arşiv belgelerine göre 10, ölüm defterine göre de 50,Nüfus kayıtsız ölüm defterine göre 536 şehit bulunmaktadır. İzmir'in Beydağ ilçesinin merkez dahil toplam 19 yerleşim biriminde yer alan şehitlerin dağılımında Küre/Adaküre köyü 121 Şehit ile Nüfus ölüm defterinde ilk sırada yer almaktadır. Yeniyurt köyü ise 7 şehitle en az şehidi olan köy durumundadır. Yeniyurt aynı zamanda toplam 7 şehidin 4 ‘ü aynı haneden şehit olmalarıyla oldukça çarpıcı. 2 şehit veren 65 hane,3 şehit veren 16 hane,4 şehit veren 4 aile bulunmaktadır. Ancak araştırmacıları zorlayacak husus bu defterler bu gün Nüfus ve vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü arşivine alınmıştır. Çalışmada vefata mahsus defterlerin ve 1934 yılı tarama kayıtsız ölüm defterlerinin nasıl bir metotla inceleneceği üzerinde açıklamalar yapılacaktır. (N.Ç-A.L.E.)

Devamı

Çanakkale nin Şehit Kalemleri (İsmail Sabah)

Tarih: 31/03/2017   /   Toplam Yorum 2   / Yazar Adı:      /   Okunma 1316

image

Yok olduğu düşünülen bir devletin yeniden dirildiği ve bir milletin kendine yeniden güven duymasını sağlayan Çanakkale Cephesi, Kurtuluş Savaşı’mızın da ön hazırlığı niteli­ğindedir. Bu cephede nice komutanlar yetişmiş ve bunlar Türk Kurtuluş Savaşı’nı başarıya ulaştırmıştır. Böylesine öneme sahip bir savaşın sosyal hayata olan etkilerinin bilinmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması “önemli bir mesele” olarak karşımızda durmaktaydı. Elinizde tut­tuğunuz eser, Çanakkale Muharebeleri ve eğitim arasındaki ilişkiyi irdelemesi açısından önemlidir. Çünkü binlerce öğretmen, mülkiyeli ve tıp öğrencisinin, Harbiyelinin, aydın ve eğitim görmüş insanın Çanakkale’de yitirildiği bir gerçektir. Yaklaşık 8,5 ayı kara çarpış­maları olarak geçen Çanakkale Muharebelerinde her iki taraf büyük kayıplar vermiştir. Verilen bu kayıplar içinde araştırmaya konu olan öğretmen ve öğrenciler de vardır. Cep­heye giden yetişmiş neslin kaybı, yıllar süren savaşlar nedeniyle zaten olumsuz durumda bulunan eğitim-öğretim faaliyetlerini daha da olumsuz bir hâle sokmuştur. Bu çalışma ile Çanakkale Muharebelerinin Türk eğitim sistemine olan etkileri ayrıntılı bir şekilde incelenmiş ve ortaya konmuştur. (İ.S.)

Devamı

Çanakkale Müstahkem Mevkii’ye Bağlı Top Mermisi Çeşitleri (Bayram Akgün)

Tarih: 27/03/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1296

image

Toplar icat edildikten sonra atmış oldukları mermiler taştan ve demirden yapılan tahrip gücü olan güllelerden oluşmaktaydı. Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte güllelerin (mermi) şekli ve amaçları da değişir. Yeni yapılan mermiler daha uzun mesafelere gidebilmekte ve etkisi daha fazla olmaktadır.
Mermi; Arapça, atma, fırlatma anlamına gelen remi-remy sözcüğünden türeyen bu deyim topçuda cephaneyi anlatır. Topçuda kullanılan silindir şeklinde ve ucu sivri mermiler bu sözcükle anlatılır. Eskiden “mermiyat” denilince topçu mermileri anlaşılırdı. “Mermi yolu”, “Mermi çukuru” da bu kökten türemiştir. Topçu mermileri çelik veya çelik dökme bir zarf -kılıf- ile bunun içindeki imla –doldurma- hakkından oluşur ve bunu infilak ettirecek mekanizmayı kapsar. (B.A.)

Devamı

GeliboluyuAnlamak Özel- 100. Yılında Gazze Muharebeleri Kahramanlarını Anıyoruz (Tuncay Yılmazer)

Tarih: 25/03/2017   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 1553

image

Tarihimizdeki önemli olayların anmaları illaki resmi, gösterişli törenlerle olmak zorunda değil. Bazen ufak bir çiçek ve bayrak bile gönlümüzün tercümanı olabilir. Biz de Gazze muharebelerinin 100.Yılında kahramanlarımızı şehit ve gazileri oldukları yerde mütevazı bir şekilde anmak istedik. Dostlarımızla bağlantı kurduk. 1.Gazze muharebesinin kaderinin çizildiği, yoğun çarpışmaların yaşandığı Ali Muntar Tepesi'ne, İngiliz mezarlığı içerisindeki anıt taşına ve Türk mezarlığının olduğu bölüme çiçeğimizi koyduk.Doğu Akdeniz'in bu güzel şehri ama kadersiz şehri şimdi de İsrail'in sıkı bir ablukasıyla ve ablukanın getirdiği alt yapı sorunlarıyla boğuşuyor. Denizinden yararlanabilmeleri, istedikleri yere özgürce gidebilmeleri, ya da dışarıdan serbestçe girilmesi hep İsrail'in iznine bağlı. Bu topraklara hiç uğramayan barışın gelmesini, ablukasız, özgür bir Gazze şehri görmeyi diliyor, topraklarında bıraktığımız şehitlerimizi de GeliboluyuAnlamak.com ailesi olarak bir asır sonra rahmetle anıyoruz. (T.Y)

We commemorate Gaza’s heroes who defended the strategically important city under the Ottoman flag. Our friends help us to remember our martyrs and veterans 100 years later, putting flowers on Ali Muntar Hill and CWGC cemetery Turkish section. Today Gaza still suffers from Israel’s blockade, water and electricity problem. The East Mediterranean’s beatiful city deserves better life conditions. We call Israel to end her unfair Gaza blockade

Devamı

18 Mart Özel Makalesi - Yaşayanların Ağzından 18 Mart Boğaz Muharebesi (Ahmet Yurttakal)

Tarih: 17/03/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1649

image

Saat 11.15’i gösterdiğinde Triumph muharebe gemisi, Anadolu yakasındaki Halileli sırtlarına 13 bin metreden ilk ateşi açtı. İntepe'deki 12 cm’lik muhasara bataryası ateşe karşılık verdi. Bu ilk mermiyle Çanakkale Boğaz Muharebesi başlamıştı.
Birleşik Filonun A hattının en büyük gemisi Queen Elizabeth Anadolu Hamidiye Tabyası’nı ateş altında tutarken, Agememnon Rumeli Mecidiye Tabyasını, Lord Nelson Namazgah Tabyasını, İnflexible ise Rumeli Hamidiye Tabyasını kendine hedef seçmiş, buraları bütün güçleriyle aralıksız ateş altına almışlardı. 380 milimetrelik gülleler, düştükleri yerlerde derin çukurlar açıyor, toprağın altını üstüne getiriyordu. Gemilerin, tabyaların menzilleri dışında olması bu ateşe karşılık verilmesine imkân vermiyor, ara sıra tabyalardan askerin şevkini artırmak için ateş açılsa da hedefin çok berisinde denize düşüp, sadece büyük bir su kütlesini metrelerce hava

Devamı

18 Fotoğrafla Çanakkale Boğaz Muharebesi 18 Mart 1915 - 18 March 1915 Dardanelles Assault with 18 photographs (Ahmet Yurttakal)

Tarih: 16/03/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1489

image

18 Mart 1915 günü Boğaz savunmasında üstün cesaret gösteren asker ve kumandanlar büyük bir başarı kazanmışlardı. Tüm yokluk ve sıkıntıyla bu zaferi kazanarak tüm dünyaya adeta ders vermişlerdi. Bu gün yaşanan zaferi 18 fotoğrafla özetlemek istedik. Zaferin mimarı şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. (A.Y.)

The Story of the 18 March 1915 Naval Attack to the Dardanelles with 18 historical images.

Devamı

Çanakkale Muharebeleri’nde Bir Hile: Sahte Toplar (Bayram Akgün)

Tarih: 13/03/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1357

image

Çanakkale Muharebeleri tarihte birçok yeni teknolojinin ve taktiklerin kullanıldığı bir muharebedir. İlk deneme atışını bile bu savaşta yapacak olan teknolojik harikaya sahip bir savaş gemisi, savaş aracı olarak uçakların kullanılması, kara toplarından uçaksavarların yapılması vb. gibi birçok yenilikler görülmektedir. Bunlara benzer taktiklerin biri de Türkler tarafından yapılan sahte toplardı.
Eldeki topları ve cephaneyi kullanmakla birlikte bunları korumak da bir o kadar önemliydi. Çünkü toplarımızdan atılan bir merminin karşılığı binlerce mermi ile veriliyordu. Bu yüzden yeni taktikler geliştirilip topların korunması sağlanmalıydı. (B.A.)

Devamı

Çanakkale Zaferi’nden Mescid-i Nebevi’ye (Enver Paşa’nın 1916 Filistin-Hicaz ziyareti) (Tuncay Yılmazer)

Tarih: 07/03/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1607

image

Birinci Dünya Savaşı dönemi Osmanlı İmparatorluğu'nun kudretli Harbiye Nazırı Enver Paşa , savaş boyunca hem cepheyi denetlemek hem de komuta kademesinin sorunlarını yerinde dinlemek için özellikle 1916- 1917 yıllarında Filistin, Irak ve Avrupa cepheleri gibi Anadolu dışındaki cephelere ziyaretler gerçekleştirmişti. Bunların en önemlilerinden biri 12 Şubat 1916’dan itibaren İstanbul’dan başlayıp 4.Ordu mıntıkalarını denetlemeyi amaçlayan gezisidir. Enver Paşa’yı 4.Ordu Komutanı Cemal Paşa Pozantı’da karşılamış, gezinin sonuna kadar da eşlik etmişti. Nefer kaputu giydiği, son derece mütevazı olduğu belirtilen Enver Paşa’nın 1916 yılı Şubat ve Mart aylarında yaptığı Medine’ye kadar uzanan seyahati parlak, debdebeli ve muzafferane olmuştu.
Gezi 9 Mart 1916’da sona ermişti. Görülen o ki; Enver Paşa Çanakkale Zaferi’ni Osmanlı vatandaşı Araplarla birlikte anmayı amaçlamış, sembolik anlamda zaferi Medine’yle paylaşmak istemişti. Ancak bunun çok etkili olmadığı birkaç sene içerisinde anlaşılacaktı. (T.Y)
Bu makalenin bir bölümü Atlas Tarih dergisi Aralık 2016 sayısında yayınlanmış, editöryel izinle sitemize konulmuştur.

Devamı

Gelibolu Savunması Bir Karargâh Çalışması - General G.S. Patton (Haluk Oral)

Tarih: 23/02/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1336

image

Elinizdeki metin, Patton’ın 1936’da Hawaii’de görevliyken yazdığı Gelibolu Savunması’dır. Bu çalışmada, görevli olduğu üssün bulunduğu Oahu Adası’nın Mauna Lahilahi ve Nanakuli burunlarını Gelibolu Yarımadası’nın Büyükkemikli ve Küçükkemikli burunlarına benzeterek, Anafartalar çıkarmasını Hawaii’ye tatbik etmeye çalışmıştır. Patton’ın makalesi, İkinci Dünya Savaşı’nın en büyük yanıltmasında rol oynamış olabilir. Kuzey Afrika’dan sonra Sicilya’da savaşan Patton oradan müttefiklerin kumandanı General Eisenhower’ın emriyle, 1944’ün başında İngiltere’ye geçer. Halen Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan Üçüncü. Ordu’nun kumandanlığına atanır ve bu görevi çok gizli tutulur. Çalışmanın Çanakkale üzerine yazılan kitaplarda pek referans olarak gösterilmemesini, askeri bir kaynak olup gün yüzüne çıkmamasına bağlıyoruz. Sonradan yazılan yüzlerce kitap Patton’ın çalışmasından çok daha ayrıntılı bilgiler verse de, “Gelibolu Çalışması”, Patton’ın ulaştığı sonuçlar açısından incelenmeye değerdir.(H.O.) 

Devamı

İkinci Kirte Muharebesi (6-8 Mayıs 1915 Taarruzları) (Yücel Özkorucu)

Tarih: 09/02/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1796

image

Gelibolu Yarımadası’nın güney bölgesinde ½ Mayıs gece taarruzundan sonra ¾ Mayıs gecesi düzenlenen yeni bir taarruz girişimi başarılı bir sonuca götürülememiş ve Türk birlikleri bir kez daha gece karanlığında birbirine karışarak ve düşman donanmasının ve kara topçularının ateşleri ile makineli tüfeklerin yakıcı tesiri altında eski mevzilerine geri çekilmek zorunda kalmışlardı. Bu taarruzlar sırasında toplam 10.000 civarında zayiat verilmiş, ancak cephe hattında Türk kuvvetleri için kazanç adına belirgin bir değişiklik meydana gelmemişti. Güney Bölge Komutanlığı’na getirilmiş olan Albay von Zodernshtern, 4 Mayıs günü hastalığı gerekçesiyle görevinden alınarak İstanbul’a gönderilmiş. 4 Mayıs günü 5’inci Ordu Komutanlığı’nın sorumluluğunda bulunan tüm bölgelerde komuta ve idare değişikliğine gidilmiş, grup komutanlıkları oluşturularak Güney Grup Komutanlığı’nın başına General Weber getirilmiş ve bu grup doğrudan Ordu Komutanlığı’na bağlanmıştı. [a] Bu durumda 3’üncü Kolordu Komutanı Esat Paşa, Kuzey Grup Komutanlığına getirilmiş ve sorumluluk alanı daraltılmıştı. (Y.Ö.

Devamı

Türk Boğazları Meselesi (Ayhan Candan)

Tarih: 31/01/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1596

image

Karadeniz’i Akdeniz’e ve Asya’yı Avrupa’ya bağlayan boğazlar siyasi askeri ve ekonomik ehemmiyeti dolayısıyla yüzyıllar boyunca birçok devletin ilgisini çekmiş ve her zaman mücadele sebebi olmuştur. Boğazları hakimiyeti altında tutan devlet kara ve deniz harekâtlarında büyük üstünlük sağlamaktadır. Sırasıyla eski dönemlerde Truvalılar Atinalılar Ispartalılar ve İranlılar; Roma İmparatoru Konstantin Bizanstionu merkez yapmasından ve Bizans imparatorluğu kurulmasından sonra Hunlar Avarlar İranlar ve Araplar İstanbul ve boğazları ele geçirmek için kıyasıya mücadele ettiler. Osmanlı devletinin kurulmasıyla kısa sürede bölgede güçlenerek diğer devletlerin aksine 1353 te Çanakkale boğazını geçerek Rumeli’ye hakim olmaya başladılar. 29 Mayıs 1453 te Bizans’ı yenerek boğazların egemenliği tamamen Türklerin eline geçti. Boğazların güvenliğini artırmak amaçlı Fatih Sultan Mehmet Kilitbahir ve Seddülbahir kalelerini ve Çanakkale boğazı ağzındaki bulunan Bozcaada’ya hisar inşa etti. (A. C.)

Devamı

Kanlı Bir Mendil Hikayesi (Ömer Arslan)

Tarih: 24/01/2017   /   Toplam Yorum 10   / Yazar Adı:      /   Okunma 4266

image

Çanakkale Savaşları üzerinden 100 yılı aşkın bir zaman geçmesine rağmen, günümüzde bile toplumlar ve insanlar üzerindeki etkileri devam ediyor. Gün yüzüne çıkan her hatıra bizleri derinden sarsıyor. Bu hatıraların kimi Türk askerine, kimi ise yabancı askerlere aittir. Bazı savaştan kalma hatıralar vardır ki oda iki tarafı ilgilendirir. İşte anlatacağımız bu araştırmamız da o türden bir hatıranın izinden gidilmektedir. Çanakkale Biga ilçesine bağlı Hacıpehlivan köyünden bir şehidimizin ailesinde tespit ettiğimiz, üzerinde üç askerin yaşam izlerini barındıran kanlı bir mendil, bilinmeyen hayatlarının kapılarını araladı.
64. Alay 1. Taburu erlerinden Yusuf ve Ali arkadaşlarıyla birlikte 2/3 Mayıs tarihlerinde yapılan Otago Taburu'nun taarruzunda büyük bir mücadele ortaya koydular. Bölgede defnedilmeyi bekleyen birçok şehit ve kurtarılmayı bekleyen birçok yaralı vardı. Ali defin işine yardım ederken yerde bir mendil gördü ve belki lazım olur diyerek cebine koydu, işini yapmayı sürdürdü. Türk askerinin yerde bulduğu bu mendil karşı cephede savaşırken ölen Yeni Zelandalı George Thomas Uren'e aitti. ( Mendilin bir köşesinde " 28. doğum gününde annesinden George'a " diğer köşesinde ise " 2 Nisan 1915 George Thomas Uren " yazmaktadır.) (Ö.A.)

Devamı

Irak Cephesinde Gönüllü Kahramanlar Osmancık Taburu (Muzaffer Albayrak)

Tarih: 19/01/2017   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 1754

image

1. Dünya Savaşı başında Rumeli ve Kafkasya’dan gelen gönüllüler ile bilhassa Kocaeli ve Sakarya bölgesinden gelen gönüllülerden seçme “özel birlikler” kurulması fikri Enver Paşa tarafından da uygun görülünce, her ordu için bir tabur kurulmasına karar verilmişti. Kurulacak özel birlikleri bir isim verilmesi gerekiyordu. Konulacak ismin, kurulan özel birliklerin ruhunu yansıtacak, tarihi, kültürel sembol bir isim olması isteniyordu. Bu sebeple İttihat ve Terakki ile yakın temasta olan şair ve edebiyatçılara danışıldı. Rivayete göre bu isim arayışı içerisinde danışılan kişilerden Ömer Seyfettin, Aka Gündüz ve Ziya Gökalp’in kendi aralarında ittifak edip önerdikleri Osmancık adı kabul edildi. Enver Paşa ve Süleyman Askeri Bey, Osmancık Taburlarından her ordu bünyesinde birer tane kurulmasını istiyordu. Ancak savaş boyunca yalnız iki tabur kurulabilmişti. (M.A)

Devamı

Atlas Tarih Dergisi Aralık-Ocak Sayısında 1916 Sina Filistin Hicaz Cephesi (Tuncay Yılmazer)

Tarih: 23/12/2016   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1055

image

Birinci Dünya Savaşı’nda 1916 yılında Osmanlı orduları açısından mücadelenin ana ekseninin Ortadoğu’ya doğru kaydığını görüyoruz.Ben de bu yılda Sina-Filistin-Hicaz cephesinin önemli olaylarını ve düşüncelerimi Atlas Tarih Dergisi’nin son sayısında yazdım. Bu vesileyle de birkaç noktaya dikkati çekmek istedim. İlk olarak Sina-Filistin cephesini Hicaz cephesinden ayrı değerlendiremeyiz. 1916’nın kırılma noktası olarak Sina yarımadasındaki Romani Muharebesi özel ilgiyi hakediyor. İkincisi Arap isyanında Batılı tarihçilerin iddialarının aksine Arabistanlı Lawrence değil taraf değiştiren Arap kökenli Osmanlı subaylarının çok daha önemli rol oynadığını savundum. Cafer Al Askeri, Nuri Es Said gibi subayların Şerif Hüseyin’in oğlu Faysal’ın kurmay kadrosunu oluşturduğunu, düzensiz bedevi birliklerini Osmanlı ordusuna karşı başarıyla yönettiklerini belirttim. Arap aydınlarının Cemal Paşa tarafından asılmasının savaşın seyrine olumsuz etkisi olduğu açık. Bu konu üzerinde çok daha ayrıntılı çalışmalar gerekli. Son olarak Osmanlı devletinin ciddi tehdit altındayken Avrupa cephelerine asker gönderilmesinin çok büyük bir hata olduğunu düşünüyorum. Bu yazıyla ilgili görüş ve eleştirilerinizi her zaman beklerim. İyi okumalar. (T.Y)

Devamı

Birleşik Harekat Tecrübesi Olarak Cihan Harbinde Türk-Alman Askeri İttifakı (Gültekin Yıldız)

Tarih: 13/12/2016   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1646

image

Eğer hem Alman hem de Osmanlı ordularının başkomutanlıkları, aslında her stratejik karargâhta gözlemlenebilecek türden, buyurganlık ve sahadan yükselen eleştirilere kayıtsızlık yerine iletişim ve yönetişime daha açık bir tavır sergilemiş olsaydı belki de ters giden bazı şeyleri vaktinde değiştirmek kabil olabilirdi. Çünkü her iki tarafta da, sadece yabancı olan müttefikini değil bizzat kendi ordusunun yüksek sevk ve idaresini de iyi niyetle tenkit eden, gerçekçi bir analizle ve uzlaşmacı bir dille alternatifler öneren subay ve generaller mevcuttu.
Birinci Dünya Savaşı’ndaki Türk-Alman askerî ittifakı, başarısız neticesinden etkilenmeden ve sadece bir tarafı günah keçisi haline getirmeden derinliğine incelenebilirse, özelde Osmanlı/Türk askerî tarihi genel olarak ise modern birleşik harekât tarihi açısından faydalı olacaktır. (G.Y)

Devamı

Çanakkale Kara Muharebelerinde Ağıl Dere (Şaban Murat Armutak)

Tarih: 02/12/2016   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1716

image

9 Ağustos sabahına kadar Ağıl Derenin kolları içinde dağılıp kaybolan ve düzenden çıkan 29’uncu Hint Tugayı’ndan ancak bir bölük o sabah Besim Tepeye ulaşabilmiş, onlar da kısa süre sonra üzerlerine oturan topçu ateşi ve Türk taarruzu ile geri çekilmek zorunda kalmışlardı. 10 Ağustos’ta Conkbayırı'ndaki süngü taarruzuyla geri atılan Anzac birlikleri ile aynı hatta tutunmak için geriye çekilerek Ağıl Derenin karmaşık tepe ve vadilerinde yeni hat oluşturmuşlardı. Tahliyeye kadar Ağıl Dere ve kollarının kaynak kısımları Türklerin elinde, aşağı bölümleri İtilaf kuvvetleri işgalinde kalmıştı. (Ş.M.A.)


Bu makale ilk olarak www.canakkalemuharebeleri1915.com sitesinde yayınlanmış olup editörünün ve yazarının izniyle sitemize konulmuştur. (T.Y)

Devamı

Çanakkale de Bir Melek Hanım (Muzaffer Albayrak)

Tarih: 15/11/2016   /   Toplam Yorum 2   / Yazar Adı:      /   Okunma 2543

image

Melek Hanım Çiftliği ismine, savaş sırasında askerlerin günlüklerinde, kıta komutanlarının emir ve talimatlarında, muharebe alanını ayrıntılı olarak gösteren Şevki Paşa haritasında rastlanmaktadır. Çiftlik bu ismi sahibi olan Melek Hanım’dan almıştır. Çiftliğin sahibesi hanımın adı gerçekten Melek mi idi yoksa savaş sırasında çiftlik binasını revire, sargıyerine dönüştüren, elinde ne var ne yok askerin hizmetine sunan bu iyi kalpli, müşfik hanıma askerlerin gönülden yakıştırdıkları “Melek” sıfatı mı olduğu bilinmemektedir.

Melek Hanım’ın savaş sırasında çiftliğini terk etmediği, çiftlikte beraber yaşadığı yakınlarıyla askerlere yardımcı olduklarını, bölgede bulunan kıta komutanlarıyla çektirdikleri fotoğraflardan anlamak mümkündür. 25 Nisan’da başlayan kara muharebeleri ile cepheden geri bölgelere sevk edilen yaralılar için Melek Hanım Çiftliği, bünyesinde mevcut sargıyeri nedeniyle, bölgedeki ilk revir olarak hizmet vermeye başlamıştır. Sonrasında ise Seddülbahir Cephesi’nde muharebe eden tümenlerin yaralı askerleri için Soğanlıdere bölgesinde Melek Hanım Çiftliği’nde bulunan sargıyeri civarı bir sıhhiye istasyonu olarak şekillenmeye başlamıştı. Seddülbahir Cephesi’nin bilhassa sol cenahında Kerevizdere mıntıkasında muharebe eden 7., 2., 12. ve 15. Tümenlerin sargıyeri ve hastaneleri Soğanlıdere civarında kurulmuştur. (M.A)

Devamı

Çanakkale Kara Muharebelerinde Asma Dere (Şaban Murat Armutak)

Tarih: 01/11/2016   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 2070

image

Kara muharebelerinin başlangıcı 25 Nisan çıkarmasından 6 Ağustos harekâtına kadar Asma Dere’ye yakın olan Damakçılık Bayırı bölgesi Anafartalar Müfrezesine bağlı az miktarda piyade ve süvari birlikler ile gözetleme ve emniyet postaları şeklinde tertiplenerek bölge korunmuştur. 6 Ağustos kuşatma taarruzunda, Anzac birlikleri Damakçılık bayırında emniyeti sağladıktan sonra bir kol kuzey doğuya doğru hareketine devam edip Asmalı Dere’yi geçtikten sonra Abdurrahman Bayırı’na çıkıp buradan Kocaçimen Tepe hedefine ulaşacaklardı. (Ş.M.A.)
Bu yazı daha önce canakkalemuharebeleri1915.com adlı sitede yayınlanmış, editörünün ve yazarının izniyle sitemize konulmuştur.

Devamı

42. Alay / Gelibolu 1915 - Ahmet Diriker (Oğuz Çetinoğlu)

Tarih: 24/10/2016   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 2063

image

Ahmet Diriker eserine; Birinci Dünya Savaşı’nı ‘efrâdını câmi-ağyarını mâni’ ölçüsü ile özetleyerek başlıyor. Sonra Osmanlı Devleti’nin durumu ve hemen ardından Çanakkale Savaşı’nda İngiltere ve Fransa’nın Çanakkale Boğazı’na saldırı düzenlemesinin ardındaki sebeplere yer veriyor. Sayfalar arasına serpiştirilmiş olan haritalar, krokiler; yazılanların kolay anlaşılmasına yardımcı oluyor.
Osmanlı Devleti’nin; gerek çağdaşı gerekse sonraki dönemlerde hüküm süren devletlere nazaran arşiv hususunda son derece başarılı olduğu bilinen ve her vesile ile tekrarlanan bir hakîkattir. Bu hakîkat, emrindeki zâbitler tarafından Alay Komutanına verilen raporlarda ve Alay Komutanı Binbaşı Ahmet Nuri Bey’in, emrindekilere ve üstlerine yazdığı mektuplarda da görülüyor. Bir başka husus da dikkati çekiyor: Tevekkül ve iman. Bu iki büyük gücün meyvesi olan kararlılık ve kendine güven… Tabur Komutanı Binbaşı Ahmet Süreyya Bey yazıyor: " Katiyen telaş etmem. Efrâdın kuvve-i mâneviyesi de yerindedir. Murâdullahdan (Allah’ın istediğinden) fazla bir şey olmaz. Gelecek düşmana süngülerimizin hazır olduğu ma’rûzdur." Bir başka belgede düşman, bu durumun farkında olduğunu şu cümle ile açıklıyor. "Allah, Türk ordusunun mağlup olmasını istemedi."

Devamı

Seddülbahir Kahramanı Bigali Mehmet Çavuş (Ömer Arslan)

Tarih: 10/09/2016   /   Toplam Yorum 2   / Yazar Adı:      /   Okunma 3707

image

Mehmet Çavuş, Balkan Savaşlarından sonra vatani görevini bitirip köyüne dönmüş olmasına rağmen seferberlik ilan edildiğinde Çanakkale Cephesine katılır. Cepheye giderken oğlu Hüseyin, kızı Hatice ve diğer kızı Zehra'ya hamile olan gözü yaşlı eşini arkasında bırakır. Mehmet Çavuş, zeki, yardımsever ve vatanperver bir askerdi. Kısa zamanda çevresi tarafından büyük bir sevgi ve saygı gördü. 27. Alay 3. Tabur 10. Bölük çavuşlarındandı. Bölüğü ile birlikte Seddülbahir bölgesini müdafaa için bekliyorlardı. 


 4 Mart 1915 Perşembe günü öğleden sonra, Morto Koyunda bulunan Majestic ve Seddülbahir açıklarında demirlemiş olan Ocean savaş gemilerinin top ateşi desteğiyle, Binbaşı Balmer komutasındaki düşman birlikleri dört ağır makineli tüfekle birlikte üç büyük sandalla sahile çıkmaya başladılar. Düşman birliği, Seddülbahir Tabyasına yaklaştıklarında yoğun bir direnişle karşılaşarak mevzilere çekilmek zorunda kaldılar. Takımıyla birlikte kahramanca savaşan Bigalı Mehmet Çavuş, tüfeğinin mekanizmasının bozulması üzerine eline aldığı istihkam küreğiyle düşmana saldırarak emrindeki askerleri de süngü hücumuna kaldırır. (Ö.A.)


 


Devamı

Çanakkale’den 100. Yılında Somme’a:Bir Savaş, İki Muharebe (Mustafa Onur Yurdal)

Tarih: 03/07/2016   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 3122

image

Çanakkale ve Somme’a baktığımızda benzer olarak şunu söylemek mümkün. Yapılan topçu bombardımanları açısından Somme’a Seddülbahir muharebeleri benzerlik gösterirken, siper savaşları bakımından Somme’a Arıburnu cephesi benzerlik gösterir. Nitekim 2. Kirte Muharebesinden başlayarak Seddülbahirde müttefiklerin Türklere karşı 505 namlu kadar top kullandıklarını bilmekteyiz. Somme’da ilk gün olan 1 Temmuz 1916’da müttefikler Almanlara karşı 1437 top kullanmışları. Mesele şudur ki, Seddülbahir’de Türkler yerin altına derin dehlizler kazarak en az kayıpla bu bombardımanlardan kurtulmuştu. Almanlar da Somme’da yerin altındaki betonarme zeminliklerden istifade ederek kurtuldu.
Batı cephesinin genelinde ilerlemeler ve geri çekilmeler metre hesabıyla yapıldı.  Yani ancak metrelerce ilerleyip, metrelerce geri çekilinebiliyordu. Hatta bazı yerlerde cephe tamamen kilitlenmiş hamleler tükenmiştir. Özellikle Arıburnundaki muharebelerde benzerlikleri görmekteyiz. Hatta ve hatta Somme’da yaşanan ilk gün muharebeleri 6 Ağustos’ta Kanlısırt’a  yapılan taarruza oldukça benzer. Buradaki tek fark, Anzaklar  Kanlısırt’ta başarılı oldular. Nitekim Somme’da İngilizlerin attığı çoğu mermi patlamamıştır,Kanlısırt’ta obüs atışları Türk siper sistemini çökertmiştir. Kanlısırt’ta karanlık zeminliklerde muharebelerin devam ettiği gibi ilk gün Somme’da da benzerinin yaşandığını söylemek mümkün. (M.O.Y.)

Devamı