Düşman Çanakkale’yi Geçecek Olursa (Doç.Dr. Mesut Uyar)

Tarih: 20/01/2018   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 326

image

Çanakkale’de kazanılan deniz ve kara zaferleri sonrasında Çanakkale’nin hiç bir koşul altında geçilemeyeceği kanısı Türk tarih yazımına ve toplumsal hafızasına kazınmıştır. Her ne kadar Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında İtilaf devletleri ortak donanması Boğazı geçmişse de bu geçiş antlaşma koşulları çerçevesinde gerçekleştiği için bu kanıyı değiştirmemiştir. Oysa 18 Mart 1915 öncesinde Çanakkale’nin pekâlâ geçilebileceği sadece İngiliz asker ve devletadamları tarafından değil Osmanlı Ordusu’nda görev yapan Liman von Sanders ve diğer Alman subaylarca da dile getirilmekteydi. (M.U.) 

Devamı

Amiral Carden’in Çanakkale Boğazı Saldırı Planı Üzerine Bir Değerlendirme ( Bayram Akgün)

Tarih: 13/01/2018   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 472

image

Amiral Carden, İngiltere’nin Osmanlı Devleti’nin donanma danışmanı Amiral Limpus’tan harpten önceki Türk müdafaasını oluşturan bataryalar ve istihkamların da yerlerini ve önemlerini öğrenmişti. Eski ve kötü bir şekilde silahlandırılmış olan bu istihkamların ateşidir ki, filonun hareketine tek önemli engel olarak görülüyordu; fakat filo toplarının atacağı yüksek sıkletteki demir ve ateşli maddelerle bu engel aşılarak susturulmaya mecbur bırakılacağı kabul ediliyordu. Carden, harbin başlangıcından beri Türklerin savunmayı takviye etmeye çalıştığını da biliyordu. İngiltere bu konuda, 2 Kasım 1914’e kadar Aralık ve Ocak ayları raporlarıyla ve daha sonra da casuslardan bilgiler almıştı. 3 Kasım 1914’ten itibaren Limni’de bulundurduğu filo dahi bir takım bilgiler toplamıştı. Bu bilgilere göre, açıktaki Türkler, bir taraftan denizaltı torpilleri ve manialar koymuşlar, (Müttefik denizaltılar bu maniaları birçok kez geçmiştir) diğer taraftan yeni bataryalar kurmuşlardı. Müttefik deniz teyyareciliği henüz çok zayıftı ve acemi usullerle çalışıyordu; bu sebeple az haber getiriyordu. Dolayısıyla filonun Türk müdafaası hakkındaki bilgileri genel olarak şüpheli ve eksikti.Devamı

Gelibolu Yarımadasında Kaybolan Şehitlik ve Anıtlar (Mustafa Onur Yurdal)

Tarih: 17/12/2017   /   Toplam Yorum 9   / Yazar Adı:      /   Okunma 1861

image

Sanılanın aksine, Gelibolu Yarımadası’ndan müttefiklerin geri çekilmesiyle beraber yarımadada Türk Şehitlik ve Anıtlarının tesisine başlanmıştır. Hatta 9 Ocak 1916’da yarımadanın tahliye haberinin Meclis-i Ayan’a ulaşmasıyla 10 Ocak oturumunda bu olay gündeme gelir ve şehitler için bir “ravza-i şuheda tesis edilmesi” (şehitlik yapılması), aynı şekilde Meclis-i Mebusan’da da şehitler için büyük ve görkemli anıt yapılması önerilir. Tüm bunların dışında yukarıda okuduğunuz makalede hem Charles BEAN’in anlattıklarından hem de Fred WAITE’in anlattıklarından tahliye sonrasında Türklerin yeterli ve ilgili sayıda anıt tesis ettiğini görüyoruz. Acıdır ki bunlar korunamamış ve kaybolup gitmişlerdir. Bugün ise Türklerin yeterli sayıda ve nitelikte anıtları, anma alanları bulunmaktadır. Esasen bu anıtların yeniden ve aslına uygun yapılması düşünülebilirdi. Lakin, 2014 yılında genelde Çanakkale’nin, özelde ise Harp Sahalarının UNESCO geçici miras listesine alınmasıyla alanı daha az zedeleyici, tahrip edici misyonları seçerek odaklanmak, konunun selahiyeti için elzemdir. Bence asıl tartışılması gereken Gelibolu’da Türklerin gerçekleştirdikleri anma ritüellerinin niteliği olmalı, anıtların niceliği değil. Bana göre bu alan ancak ve ancak çeşitli anma rotaları belirlenerek, bu rotalar üzerinde yürüyerek yapılacak anmalar ile ancak hakkı ile anılıp, anlaşılabilecektir. (M.O.Y.)

Devamı

Tarih dergilerinde Kudüs 100.Yıl Dosyaları

Tarih: 08/12/2017   /   Toplam Yorum 2   / Yazar Adı:      /   Okunma 895

image

Bu ay 3 tarih dergisi de Kudüs'te Osmanlı egemenliğinin sona ermesini inceleyen dosyaları okurlarına sundular. Aralarında benim , GeliboluyuAnlamak yazılarından tanıdığınız Muzaffer Albayrak 'ın da makalelerinin olduğu dosyaları kısaca sizlere tanıtmak istedim.

Devamı

Topyekûn Harp Erich von Ludendorff, Erhan Çifci (ed.), Çev. Aynur Onur Çifci-Erhan Çifci (Zafer Efe)

Tarih: 04/12/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 568

image

Savaşlar insanlık tarihi boyunca her zaman var olmuştur. Konseptleri ve doktrinleri icra edildiği döneme ve ortama göre farklılık göstermiş olsa da nihai sonuçları itibariyle savaşların ortak noktası insan faktörüdür. Günümüz dünyasında savaşların artık her ortamda ve nesnede insanların algılarına hitap edecek düzeyde ve geniş coğrafyaların bozkırlarından, evlerimizde bulunan kitle iletişim araçlarına kadar her türlü sahada etki olacak şekilde icra edilebildiğini görebilmekteyiz. Bu anlayışla 20.yy başlarında bile dönemine göre bu durumu idrak eden Erich von Ludendorff, yazmış olduğu orijinal ismi Der Totale Krieg ( Topyekûn Savaş) adlı eserinde savaş tecrübelerini, deneyimlerini sadece muharebe alanları ile sınırlı kalmayan bir anlayışla hazırlayarak dünya harp tarihi literatürüne büyük katkıda bulunmuştur. Ne yazık ki eserin ilk kaleme alındığı 1935 yılında Almanya’da orijinal dilinde basımı gerçekleştirildikten sonra, 12 Şubat 1936- 21 Haziran 1936 tarihleri arasında Ulus gazetesinde 78 bölüm halinde tefrika olarak yayınlanan ve gazeteci Hikmet Tuna’nın tercümesi ile kitap olarak basılan ‘’Topyekûn Harp’’ isimli çalışması haricinde günümüze kadar eser üzerinde başka bir çeviri çalışmasının yapılmamış olması, Hikmet Turan’ın çeviri çalışmasının ise anlam ve imla bakımından yetersiz oluşu, tanıtımını yapacağımız eserin bugün harp tarihi literatüründeki büyük bir ihtiyaca cevap

Devamı

Üç Mermi İle Bir Defter - Çanakkale’de Yedek Subay Bir Mühendisin Hikayesi (Mustafa Onur Yurdal)

Tarih: 22/11/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 950

image

. Nesrin Moralı, ölümünden bir yıl evvel 1980 yılında, yukarıdaki duygu yüklü tasvirleri yaptıracak düşünceler içinde, Çanakkale’nin ve dayısının bu manevi hatırasına binaen böylece satırlara döküldü. Aslında sadece bu satırları yazmadı. Dayısının Çanakkale’den getirdiği defterinde yazdığı Çanakkale günlüğünü de bu satırlardan daktilo etti. Mehmet Raşid, 9. Tümen topçu alayında Kayaltepe bölgesinde ve Manol çiftliği yakınlarında 24 Mayıs-11 Ağustos 1915 tarihleri arasında Çanakkale’de gün gün yaptıklarını, yaşadıklarını, cephedeki durumu anlatmıştır. İşte böylece Nesrin Moralı da bugün bu bilmediğimiz gaziyi ve hikayesini onun ağzından dinleyebilmemizin şüphesiz yegane sahibi.

(M.O.Y.)
Bu yazı #tarih dergisi Nisan 2017 sayısında yayınlanmış, editörün ve yazarının izniyle sitemize konulmuştur.

Devamı

Pomakların Çanakkale Ağıdı - Pesna (Ömer Arslan)

Tarih: 07/11/2017   /   Toplam Yorum 3   / Yazar Adı:      /   Okunma 2584

image

                 Çanakkale Savaşı, arkada gözü yaşlı analar, dul kadınlar, yetim evlatlar bıraktı. Çekilen acılar yüreklerde sızı, dudaklarda ağıt oldu. Kelimelerin kifayetsizliğinde ağıtlar dile getirdi yaşanan ızdırabı... Çanakkale Savaşı üzerine Anadolu'da birçok türkü ve ağıt söylendi. Bunların çoğu boşvermişliğin girdabında, birçok değerimiz gibi kaybolup gitti... Çanakkale'de Pomaklar da şehit oldular, gazi kaldılar.. Diller farklı söylese de, gönüller hep aynı tarifsiz acıyı yaşadı. 
                 Bütün bu boşvermişliğe rağmen hala içimizde yaşayan bir damar var ve son hatıra kırıntıları da toplanmaya çalışılıyor. Bu vesileyle Biga Elmalı köyünde Pomakların 102 yıldır Çanakkale Savaşları için söylediği bir pesnayı kayıt altına alma imkanı bulduk. Rukiye Kabak'tan (75) dinlediğimiz bu Pesna, Pomakların göç, seferberlik ve savaş sürecinde yaşamış oldukları acıları, kaybolan umutları ve hayalleri kendine özgü üslubuyla anlatmaktadır. (Ö.A.)

Devamı

25 Nisan 1915, Arıburnu Anzak Çıkarmasında 57.Alay’ın Conkbayırı’na İntikali – Yeniden Değerlendirme ( M. Şahin Aldoğan )

Tarih: 30/10/2017   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 1808

image

Çanakkale Muharebelerinde 57. Piyade Alayı’nın 25 Nisan 1915 günü Conkbayırı’na intikali ile ilgili bazı tereddütlerden dolayı farklı görüşler ortaya çıkmıştır. Bu konuda son sözü Genelkurmay ATASE Daire Başkanlığı söylemesi gerekirken, 13 Kasım 2007’deki makalemize ve aşağıda sunduğumuz 2 Haziran 2009 tarihli dilekçemize halen resmi bir yanıt verilmemiştir. Biz de son müracaatımızı kamuoyuyla paylaşıyor, bu konuda araştırma yapan arkadaşlarımızın görüşlerine sunuyoruz. (M.Ş.A.)

Devamı

Prof. Dr. Christopher Bell'in yeni eseri Churchill and the Dardanelles üzerinden bir inceleme: Churchill Çanakkale Savaşlarının tek sorumlusu mudur?

Tarih: 17/10/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1234

image

Müttefikler yarımadadan çekilmeden çok önce ise Churchill'in politik kariyeri Mayıs 1915'te İngiliz Birinci Deniz Lordu Fisher'ın istifası ve Batı Cephesinde patlak veren 'mühimmat krizi' sebebiyle İngiliz Başbakanı Asquith hükümetinin düşmesi ile sona ermiştir. Churchill ilk olarak makamını kaybetmiş, sonrasında Savaş Konseyi üyeliğinden çıkarılmış ve Kasım 1915’te ise hükümetten istifa etmiştir. Churchill'in Mayıs 1915'te görevden alınmasının ardından başlayan Çanakkale savaşlarındaki rolü ile ilgili tartışmalar günümüze kadar süregelmiştir. Bazı kişilerin gözünde düşüncesiz bir maceraperest olan Churchill Çanakkale Deniz Harekâtının başlatılmasına ve başarısız olmasına sebep olan tek kişidir. Ancak Profesör Christopher Bell son çıkan Churchill and the Dardanelles kitabı ile Churchill'in Çanakkale Savaşlarındaki rolünü çok yönlü olarak inceleyerek, Churchill hakkında kolaycılığa kaçan bu eleştirilerin – veya tam tersi övgülerin – çok da basit bir şekilde açıklanamayacağını okurlara göstermiştir.

Devamı

Florence Nightingale’in Eli Anadolu’ya da Değmişti-Kırım Savaşından Unutulan İlk Prefabrik Hastane: Erenköy (Renkioi) (Mustafa Onur Yurdal)

Tarih: 09/09/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1739

image

Renkioi Hastanesinin yapımına 1855 Mayıs işte bu eski karantinanın olduğu yerde başlanır ve Ekim 1855’te hastanenin yapımı tamamlanmasıyla kullanıma açılır. Hastane aslında çoğunlukla Kırım’dan gelen değil, Kırım’a giderken hastalanan askerlere hizmet vermek üzere kurulmuştur. Çünkü o dönemdeki buharlı gemilerle Üsküdar’dan Çanakkale’deki Renkioi hastanesine ancak 18 saatte varılabiliyordu. Üsküdar’dan gelen hasta ve yaralılar hastane ile liman arasında kurulan raylar üzerinden atlı tramvayla taşınıyordu. Her biri 50 hasta yatağı kapasitesine sahip 30 prefabrik yapıdan oluşan ve toplamda 1.500 yatak kapasiteli olan hastane Kırım’a uzaklığı nedeniyle istenilen kapasitede çalıştırılamadı. Hastaneye her hafta ortalama 50 yeni hasta katılıyordu. Her pavyonuna iki sıra hasta yatağı yerleştirilebilen havalandırması, su tesisatı, kanalizasyon çukurları iyi planlanmıştı ve sanitasyon açısından ilkleri barındırıyordu. (M.O.Y.)


Bu makale #tarih dergisiTemmuz sayısında yayınlanmış olup yazarın ve editörün izniyle sitemize konulmuştur

Devamı

Kuşatma ve Esaretin Adı KÛTULAMÂRE Esir Bir İngiliz Subayın Anıları - Edward W.C. Sandes -(Muzaffer Albayrak)

Tarih: 22/08/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1301

image

 I. Dünya Savaşı’nda Irak Cephesindeki İngiliz ordusunda istihkâm subayı olarak görev yapan Yüzbaşı Edward W.C. Sandes’in, savaş ve esaret hayatını anlattığı hatıratı Türkçe’ye tercüme edilerek yayınlandı. Sandes’in 1919 yılında esaret dönüşü Londra’da yayınladığı In Kut And Captıvıty isimli hatıratı, Tuncay Yılmazer tarafından çevrilerek Kuşatma ve Esaretin Adı Kûtulamâre; Esir Bir İngiliz Subayın Anıları adıyla Yeditepe Yayınevi tarafından yayınlandı.


Sandes’in hatıratı 520 sayfalık hacimli bir eser. Türkçeye çevrilen kısmı Kûtulamâre bölümüyle sınırlandırılmış. Yayınevince Kûtulamâre ile ilgili bir kitap hazırlandığından Sandes’in hatıratında esaret hayatını anlattığı bölümler tamamen farklı bir konu olması sebebiyle kitaba dahil edilmemiş. Sandes’in esaret hayatı Haziran 1916’dan Kasım 1917’ye kadar Yozgat’ta, bu tarihten sonra bir yıl kadar Afyon’da geçmiştir. Esir de olsa yabancı bir gözle bu iki şehrin yüz yıl önceki durumunun bilhassa yerel tarih çalışmalarına katkısı olacağı açıktır. Sandes’in ve onun gibi Kastamonu, Yozgat, Afyon, Konya gibi şehirlerde esaret hayatı yaşayan subayların hatıratlarının da okuyucusuyla buluşması gerekli.  


( Bu makale #tarih dergisi Mayıs 2017 sayısında yayınlanmış, yazarın ve editörün izniyle sitemize konulmuştur. )

Devamı

19. Tümen Kurmay Başkanı İzzettin Çalışlar’ın Çeşitli Konferans ve Yayınlarında Conkbayırı Süngü Taarruzu (Melike Bayrak-Mustafa Onur Yurdal)

Tarih: 09/08/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 2374

image

Çanakkale muharebelerinin başından sonuna kadar önemli görevlerde ve mercilerde bulunmuş olan Orgeneral İzzettin Çalışlar, bu muharebeler bittikten sonra gerek askeri eğitim açısından, gerek Harp Tarihi, gerek Askeri Tarih açısından önemli konferanslar vermiştir. İzzettin Çalışlar bu konferanslarında Çanakkale muharebeleri sırasında yaşadığı önemli olayları en ince ayrıntısı ile anlatmış, çok iyi bir asker olması sebebiyle de bu muharebeler ile ilgili Askeri Tarih ve Harp Tarihi açsıdan çok iyi değerlendirmelerde bulunmuştur.
Bugünden baktığımızda seney-i devriyesini yaşadığımız Conkbayırı Hücumunun İzzettin Çalışlar’ın çeşitli konferans ve neşriyatlarından hem tarih meraklıları hem de bilimsel anlamda da daha doğru ve farklı anlaşılacağını düşünmekteyiz. İzzettin Çalışlar Harp Akademilerinde verdiği konferanslarda, 1931-32 yıllarında Piyade Mecmuasında yayınlanan “Hücum” ve “Çanakkale Melhamesinden Bir Parça” adlı makaleleri ve 1942 Yılı 10-11-12 Ağustos tarihli “Vakit Gazetesi”nde üç bölüm halinde yayınlanan “İkinci Conkbayırı Hücumu” Conkbayırı Muharebeleri ve Arıburnu’nda kazanılan tecrübeleri içeriyordu. Bu yayınları toplayarak yıl dönümünde yayınlanmasının ayrı bir anlam katacağına ve değerli bir katkı sunacağına katacağına inanıyoruz. (M.B.-M.O.Y.)

Devamı

Çanakkale’nin Filistin’deki Yansıması 2.Bölüm-2.Gazze Muharebesi(Tuncay Yılmazer )

Tarih: 27/07/2017   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 1522

image

İkinci Gazze muharebesinin Çanakkale Savaşı Seddülbahir sektöründeki 4 Haziran 1915 tarihli 3. Kirte Savaşı ile olan benzerli dikkat çekicidir. Orada da zırhlı araçlarla desteklenmiş 42.Tümen cepheyi orta hattan yarma teşebbüsünde bulunmuş ancak biraz ilerleyebilse de geri çekilmek zorunda kalmıştı. Burada da tanklarla desteklenmiş 54. Tümen cepheyi ortadan yarmaya çalışmışsa da başarısız olmuştu. Osmanlı tarafı 2. Gazze muharebesinde çok daha üst düzey performans göstermişti.

 Bu yazı Atlas Tarih Dergisi Şubat 2017 sayısında yayınlanmış, editörün izniyle sitemize konulmuştur. (T.Y)


 

Devamı

Çanakkale’nin Filistin’deki Yansıması-Gazze Muharebeleri(1.Bölüm)(Tuncay Yılmazer)

Tarih: 11/07/2017   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 1571

image

Sina cephesi'ndeki Osmanı birlikleri Süveyş kanalındaki trafiği engellemek, İngilizlerin can damarlarından birini kesmek şöyle dursun, savaştan önceki sınırlarına geri çekilmişler, İngilizler de Sina Çölüne raylar döşeyerek, gerekli lojistik destekleri sağlayaran Filistin kapılarına dayanmışlardı. Aralık sonunda ve başında İngiliz ve Anzak süvarileri Osmanlıların iki ileri karakolu Magdaba ve Refah garnizonlarını neredeyse birbirinin kopyası harekâtla ortadan kaldırmış, yüzlerce esir almışlardı. Von Kress İngilizlerin Mart ayından itibaren artık Filistin topraklarına saldıracaklarını biliyordu. Emri altındaki birlikler Çanakkale gazisi olan 3. ve 16.Tümenlerdi. (T.Y)

Bu yazı Atlas Tarih Dergisi Şubat-Mart 2017 Gazze Muharebeleri dosyası içerisinde yayınlanmış, editörden alınan izinle sitemize konulmuştur. Savaşın yaşandığı coğrafya hakkında bilgi veren ve bölgenin fotoğraflarını bizlerle paylaşarak  destek olan İbrahim Jaradah ve Dr. Ahmet Köse’ye çok teşekkür ederim (T.Y)

Devamı

Müstahkem Mevkii nin Anafartalardaki Sesi-Küçük Anafartalar Topları(Bayram Akgün)

Tarih: 22/05/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1890

image

Küçük Anafartalar Topları diye isimlendirilen bu toplar Küçük Anafartalar Köyü’nün girişine konuşlandırılır. Topların girişinde ise “Top Mevzileri” diye tabelası bulunmaktadır. Toplar köyün yakınına kurulduğu için ismini de burdan almaktadır.
Büyük Boğaz Muharebesi’nin yapıldığı 18 Mart 1915 günü İtilaf Donanması Çanakkale Boğazı’nda ağır bir yenilgiye uğrayarak geriye çekilir. Hiç beklemedikleri bir sonuçla karşılaşan İtilaf güçleri Boğaz’ı sadece donanmayla geçemeyeceklerini anlarlar. Bunun üzerine donanmanın desteğini arkalarına alarak karaya asker çıkarma planını uygulamaya çalışırlar. Savaş gemilerinin 18 Mart 1915’ten sonra Çanakkale Boğazı’ndaki faaliyetlerinde azalma görülür. Türk kara birliklerinin elinde bulunan topların sayısı yetersiz olduğu için de çıkarmalardan sonra Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanlığı boğaz tahkimatında bulunan bazı topları V. Ordu’nun kara emrine verir. (B.A) 

Devamı

Kûtulamâre Kuşatması’ndan Esarete Yüzbaşı Sandes’in Hatıraları - Çev. Tuncay Yılmazer

Tarih: 09/05/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1743

image

Yüzbaşı Edward Sandes, 6. Hint Tümeninde köprü istihkâm birliğinin komutanıdır. Görevi Dicle nehri üzerinde sallar, tombazlar, yerel bellum, müheyla gibi nehir taşıma kullanarak yaya ve taşıma araçlarının trafiğine uygun yüzer köprü inşa etmek, emir geldiğinde de bunları söküp çatanaların yedeğinde karadan ilerleyen orduyu takip ederek her an göreve hazır bir şekilde beklemektir. Dicle nehrinin genişliğinin yer yer 400-500 metreye çıktığı, sıcaklığın 45-50 derecelere ulaştığı göz önüne alındığında zamana karşı yarışan Sandes'in görevinin ne kadar zor olduğu ortadadır.Kuşatmanın ve Esaretin Adı Kûtulamare , 6. Hint Tümeni'nde görevli bir İngiliz subayının, Irak cephesinin ilk günlerinden itibaren, başlangıçta zaferler sonrasında hayal kırıklıklarıyla dolu tanıklığını konu alıyor. Yüzbaşı Sandes, 6. Tümenin ardarda zaferlerden Bağdat önünde sona eren Dicle nehri boyunca gerçekleştirdiği harekâtını, Kût kuşatmasını ve esir oluşlarını anlatırken kitabın yayınlanmayan sonraki bölümleri ise Musul’dan Anadolu içlerine Yozgat'a uzanan ve sonrasındaki esaret günlerini anlatıyor. Tamamen farklı bir  konuyu anlatan bu bölümler daha sonra yayınlanabilir. (T.Y.)

Devamı

İzmir-Bayındır İlçesinden Çanakkale Harbine Katılanlar (Necat Çetin)

Tarih: 02/05/2017   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 1948

image

Askerlik şubesi kayıtlarının yanı sıra, mahallî Nüfus Müdürlükleri Arşivlerinde bulunan “Vefâyâta Mahsus Vukûat Defterleri”  Birinci Dünya Savaşı esnasında silahaltındayken şehitler, askerde kalanlar konusunda fevkalâde kıymetli ve sağlıklı bilgileri içeren önemli bir kaynaktır.  Özellikle, Balkan Savaşları’ndan Millî Mücadele’ye uzanan tarih diliminde “şehitler ve askerde kalanlar” konusunun yanı sıra pek çok sosyal tarih konuları için de bize bazı kıymetli ipuçları sunan il ve veya ilçe nüfus müdürlükleri arşivlerinde bulunan “Vefâyâta Mahsus Vukûat Defterleri”, yakın dönem tarih araştırmalarında henüz yeterince araştırma yapılmayan kaynaklar arasındadır.

Söz konusu defterler, 76 x 54 ebatında büyük boy olup, vefat eden hakkında çeşitli bilgilerin yazıldığı matbu sütunlardan oluşmaktadır. Her sayfada, sırasıyla; “müteselsil numarası”, “kayıt tarihi”, “kaza”, “mahalle veya karyesi”, “sokağı”, “mesken numarası”, “ilm ü haber ve tarihi”, “isim ve şöhreti sanat ve sınıfı”, “peder ve validesi ismiyle: Pederi, Validesi”, “mahall ve tarih-i velâdeti”,  “milleti”, “Müteehhil (evli) ise kimin zevci veya zevcesi olduğu”,  “mahall-i vefatı”, “tarih-i vefatı”, “sebeb-i vefatı”, “esasen nüfustaki mahall-i kaydı”, matbu ifadelerinin yazıldığı sütunlar bulunmaktadır.  Ölen kişi hakkındaki bu bilgiler her bir sütuna sıra ile yazılmıştır. Savaş sırasında ölenlerin “Sebeb-i vefatı” yazan sütuna  “Şehiden”, “Harpte”, "Ga

Devamı

Kûtulamâre Zaferi 1916(Muzaffer Albayrak,Vahdettin Engin)

Tarih: 28/04/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 2129

image

1916 yılında Irak cephesinde kazanılan Kûtulamâre Zaferi, Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'nda Türk tarihinin en şanlı sayfalarının yazıldığı Çanakkale Zaferi’nden sonra kazanmış olduğu ikinci büyük ve anlamlı zaferdir. Irak Cephesi’nde 4,5 aylık bir kuşatma sonucunda, 29 Nisan 1916’da Kûtulamâre’de bulunan 5'i general 481 subay ve 13.300 kişilik İngiliz ordusu esir alınmıştı.
Önemi ve büyüklüğü şüphesiz olmakla birlikte Kûtülamâre’de kazanılan zafer, aradan geçen 100 yıl boyunca maalesef tarihin tozlu sayfaları arasında unutulup gitmiştir.
Bu kitap, tarih kitaplarında birkaç satırla geçiştirilen bu önemli tarihi olayı, bütün yönleriyle ayrıntılı olarak ele alınarak, Kûtulamâre kahramanlarını lâyık olduğu şekilde hatırlatmak gayesiyle hazırlanmıştır. (M.A.-V.E.)

Devamı

Türk Ordusu’nda Künye Uygulamasına İlişkin İlk Girişimler ve İlk Künyelerle İlgili Kısa Bilgiler (The First Attempts On The Use Of Identity Tags In Turkish Army And Information About The Early Identity Tags) (Burhan SAYILIR)

Tarih: 23/04/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1933

image

Çanakkale Savaşı’nın başında bir başka uygulamanın, künye sisteminin ilk halinin, yaygın olmasa da, kullanılmaya başlandığı görülmektedir. Genelde deri veya kumaş üzerine basılan künye bilgileri askerlerin ceketlerinin iç kısmına dikilmesi suretiyle, herhangi bir durumda askerin kimliğinin tespitinin kolaylaştırılması düşünülmüştü. Ancak şehit olan askerlerin elbiselerinin diğer askerler tarafından alınması ile elbiselere dikili olan künyelerin sağa sola atıldığı veya ortadan kaybedildiği görülmüştü. Ayrıca özellikle bulaşıcı hastalıklar nedeniyle hastanelere gelen askerlerin elbiselerinin yakılması söz konu idi. Bu yakılma işlemi sırasında elbiselerle birlikte deri veya kumaş künyeler de yanıp gidiyordu. Bu nedenle 3. Kolordu Komutanlığı konuyla ilgili şikâyetlerini başkomutanlığa bildirmişti. Bunun üzerine Başkomutanlık tarafından günümüz Türk ordusundaki künyelere yakın bir tasarım ile metal bir künye tasarlanarak tüm askeri birliklere bu örnekler gönderilmişti. Hazırlanan künye, yabancı ordularda uygulanmaya başlanan metal künyeler örnek alınarak yapılmıştı.(B.S.)
[Bu makale ilk olarak Turkish Studies Dergisi’nde yayınlanmıştır. (TurkishStudies-International Periodical For Th e Languages, Literature and History of Turkish or Turkic, Volume 8/7 Summer 2013, p. 551-561, ANKARA-TURKEY)]

Devamı

Çanakkale Savaşı, Kara Savunması İçin Müstahkem Mevkii Top Desteği (Bayram Akgün)

Tarih: 13/04/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1848

image

25 Nisan kara çıkarmaları başladıktan kısa bir süre sonra Alman denizaltılarının Çanakkale’ye gelmesi Birleşik Filo’ya bağlı gemileri korkutur. Bununla birlikte bu filonun Boğaz’a karşı ciddi bir girişimde bulunamayacağı neredeyse kesinleşmiş olur. Bu yüzden Müstahkem Mevkii’ye bağlı bazı topların kara savunması için kara birliklerine verilmesi düşünülür ve bu yavaş yavaş uygulanmaya başlanır. Tabi ki bu uygulama devam ederken aynı zamanda Müstahkem Mevkii’nin gücünün zayıflatılmamasına da dikkat edilir.
18 Mart 1915’ten sonra Boğaz’a karşı ciddi bir saldırı olmaz. Nitekim  Birleşik Filo’ya bağlı bazı savaş gemileri ara sıra Boğaz’dan içeri girerek kıyıdaki istihkamlara atışlar gerçekleştirir. (B.A.)

Devamı

Çanakkale Muharebelerinde İdari ve Lojistik Faaliyetler (Ayhan Candan)

Tarih: 07/04/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1881

image

Birinci Dünya Savaşı başlamadan önce hazırlıklarını tüm ayrıntılarıyla planlayan devletler için en önemli kısım askerlerin sağlık, beslenme, giyecek ve sevkiyat durumudur.
5. Ordunun oluşmasının ardından Alman General Liman Von Sanders’in göreve getirilmesinin ardından 27 Mart 1915 tarihinde Ordu Menzil müfettişliği oluşturulmuştur. Çanakkale Cephesinde diğer cephelere göre idari ve lojistik anlamında sıkıntıların yaşanmamasının sebebi olarak kara ve deniz yollarının bölgeye yakın olması büyük bir üstünlük sağlamaktadır. Ordunun lojistik desteği ne kadar güçlü olursa; cephede savaşan askerlerin giyinmesinden yeme –içmesine ve sağlıklı bir yapıda olması onları kuvvetli ve başarılı kılar. Bunun içindir ki idari kontrol ve hazırlıklar son derece mücadeleye tesir eder. (A.C.)

Devamı

Kabataş Erkek Lisesi 1.Büyüteç Tarih Öğrenci Sempozyumu (8-9 Nisan 2017)

Tarih: 06/04/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1786

image

Kabataş Erkek Lisesi tarafından 1.Büyüteç Tarih Öğrenci  Sempozyumu düzenlenliyor. Etkinlik 8-9 Nisan 2017 tarihinde Kabataş Erkek Lisesi'nde gerçekleşecek. İlgilenenlerin dikkatine.

Devamı

Resmi Belgelere (Nüfus Ölüm-Genelkurmay-Kayıtsız Ölüm Defterleri) Göre İzmir - Beydağ Şehitleri (Necat Çetin-A.Levent Ertekin)

Tarih: 04/04/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 3111

image

Şehitler konusu ülkemizde kaynakların yetersizliği nedeniyle hala çözülememiş bir konudur. Çünkü bu konuda sadece Milli Savunma Bakanlığı'nın yayını dışında başka yayınlanan kaynak bulunmamaktadır. Hâlbuki bu konuda il ve ilçe nüfus müdürlükleri arşivinde bulunan vefiyata mahsus defterler ve 1934 yılında yapılan nüfus taraması sırasında tutulan kayıtsız ölüm defterleri şehitler için önemli kaynaklardır. Buna göre İzmir'in Beydağ ilçesinde Genelkurmay arşiv belgelerine göre 10, ölüm defterine göre de 50,Nüfus kayıtsız ölüm defterine göre 536 şehit bulunmaktadır. İzmir'in Beydağ ilçesinin merkez dahil toplam 19 yerleşim biriminde yer alan şehitlerin dağılımında Küre/Adaküre köyü 121 Şehit ile Nüfus ölüm defterinde ilk sırada yer almaktadır. Yeniyurt köyü ise 7 şehitle en az şehidi olan köy durumundadır. Yeniyurt aynı zamanda toplam 7 şehidin 4 ‘ü aynı haneden şehit olmalarıyla oldukça çarpıcı. 2 şehit veren 65 hane,3 şehit veren 16 hane,4 şehit veren 4 aile bulunmaktadır. Ancak araştırmacıları zorlayacak husus bu defterler bu gün Nüfus ve vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü arşivine alınmıştır. Çalışmada vefata mahsus defterlerin ve 1934 yılı tarama kayıtsız ölüm defterlerinin nasıl bir metotla inceleneceği üzerinde açıklamalar yapılacaktır. (N.Ç-A.L.E.)

Devamı

Çanakkale nin Şehit Kalemleri (İsmail Sabah)

Tarih: 31/03/2017   /   Toplam Yorum 2   / Yazar Adı:      /   Okunma 2194

image

Yok olduğu düşünülen bir devletin yeniden dirildiği ve bir milletin kendine yeniden güven duymasını sağlayan Çanakkale Cephesi, Kurtuluş Savaşı’mızın da ön hazırlığı niteli­ğindedir. Bu cephede nice komutanlar yetişmiş ve bunlar Türk Kurtuluş Savaşı’nı başarıya ulaştırmıştır. Böylesine öneme sahip bir savaşın sosyal hayata olan etkilerinin bilinmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması “önemli bir mesele” olarak karşımızda durmaktaydı. Elinizde tut­tuğunuz eser, Çanakkale Muharebeleri ve eğitim arasındaki ilişkiyi irdelemesi açısından önemlidir. Çünkü binlerce öğretmen, mülkiyeli ve tıp öğrencisinin, Harbiyelinin, aydın ve eğitim görmüş insanın Çanakkale’de yitirildiği bir gerçektir. Yaklaşık 8,5 ayı kara çarpış­maları olarak geçen Çanakkale Muharebelerinde her iki taraf büyük kayıplar vermiştir. Verilen bu kayıplar içinde araştırmaya konu olan öğretmen ve öğrenciler de vardır. Cep­heye giden yetişmiş neslin kaybı, yıllar süren savaşlar nedeniyle zaten olumsuz durumda bulunan eğitim-öğretim faaliyetlerini daha da olumsuz bir hâle sokmuştur. Bu çalışma ile Çanakkale Muharebelerinin Türk eğitim sistemine olan etkileri ayrıntılı bir şekilde incelenmiş ve ortaya konmuştur. (İ.S.)

Devamı

Çanakkale Müstahkem Mevkii’ye Bağlı Top Mermisi Çeşitleri (Bayram Akgün)

Tarih: 27/03/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 3036

image

Toplar icat edildikten sonra atmış oldukları mermiler taştan ve demirden yapılan tahrip gücü olan güllelerden oluşmaktaydı. Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte güllelerin (mermi) şekli ve amaçları da değişir. Yeni yapılan mermiler daha uzun mesafelere gidebilmekte ve etkisi daha fazla olmaktadır.
Mermi; Arapça, atma, fırlatma anlamına gelen remi-remy sözcüğünden türeyen bu deyim topçuda cephaneyi anlatır. Topçuda kullanılan silindir şeklinde ve ucu sivri mermiler bu sözcükle anlatılır. Eskiden “mermiyat” denilince topçu mermileri anlaşılırdı. “Mermi yolu”, “Mermi çukuru” da bu kökten türemiştir. Topçu mermileri çelik veya çelik dökme bir zarf -kılıf- ile bunun içindeki imla –doldurma- hakkından oluşur ve bunu infilak ettirecek mekanizmayı kapsar. (B.A.)

Devamı

GeliboluyuAnlamak Özel- 100. Yılında Gazze Muharebeleri Kahramanlarını Anıyoruz (Tuncay Yılmazer)

Tarih: 25/03/2017   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 2578

image

Tarihimizdeki önemli olayların anmaları illaki resmi, gösterişli törenlerle olmak zorunda değil. Bazen ufak bir çiçek ve bayrak bile gönlümüzün tercümanı olabilir. Biz de Gazze muharebelerinin 100.Yılında kahramanlarımızı şehit ve gazileri oldukları yerde mütevazı bir şekilde anmak istedik. Dostlarımızla bağlantı kurduk. 1.Gazze muharebesinin kaderinin çizildiği, yoğun çarpışmaların yaşandığı Ali Muntar Tepesi'ne, İngiliz mezarlığı içerisindeki anıt taşına ve Türk mezarlığının olduğu bölüme çiçeğimizi koyduk.Doğu Akdeniz'in bu güzel şehri ama kadersiz şehri şimdi de İsrail'in sıkı bir ablukasıyla ve ablukanın getirdiği alt yapı sorunlarıyla boğuşuyor. Denizinden yararlanabilmeleri, istedikleri yere özgürce gidebilmeleri, ya da dışarıdan serbestçe girilmesi hep İsrail'in iznine bağlı. Bu topraklara hiç uğramayan barışın gelmesini, ablukasız, özgür bir Gazze şehri görmeyi diliyor, topraklarında bıraktığımız şehitlerimizi de GeliboluyuAnlamak.com ailesi olarak bir asır sonra rahmetle anıyoruz. (T.Y)

We commemorate Gaza’s heroes who defended the strategically important city under the Ottoman flag. Our friends help us to remember our martyrs and veterans 100 years later, putting flowers on Ali Muntar Hill and CWGC cemetery Turkish section. Today Gaza still suffers from Israel’s blockade, water and electricity problem. The East Mediterranean’s beatiful city deserves better life conditions. We call Israel to end her unfair Gaza blockade

Devamı

18 Mart Özel Makalesi - Yaşayanların Ağzından 18 Mart Boğaz Muharebesi (Ahmet Yurttakal)

Tarih: 17/03/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 2673

image

Saat 11.15’i gösterdiğinde Triumph muharebe gemisi, Anadolu yakasındaki Halileli sırtlarına 13 bin metreden ilk ateşi açtı. İntepe'deki 12 cm’lik muhasara bataryası ateşe karşılık verdi. Bu ilk mermiyle Çanakkale Boğaz Muharebesi başlamıştı.
Birleşik Filonun A hattının en büyük gemisi Queen Elizabeth Anadolu Hamidiye Tabyası’nı ateş altında tutarken, Agememnon Rumeli Mecidiye Tabyasını, Lord Nelson Namazgah Tabyasını, İnflexible ise Rumeli Hamidiye Tabyasını kendine hedef seçmiş, buraları bütün güçleriyle aralıksız ateş altına almışlardı. 380 milimetrelik gülleler, düştükleri yerlerde derin çukurlar açıyor, toprağın altını üstüne getiriyordu. Gemilerin, tabyaların menzilleri dışında olması bu ateşe karşılık verilmesine imkân vermiyor, ara sıra tabyalardan askerin şevkini artırmak için ateş açılsa da hedefin çok berisinde denize düşüp, sadece büyük bir su kütlesini metrelerce hava

Devamı

18 Fotoğrafla Çanakkale Boğaz Muharebesi 18 Mart 1915 - 18 March 1915 Dardanelles Assault with 18 photographs (Ahmet Yurttakal)

Tarih: 16/03/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 3017

image

18 Mart 1915 günü Boğaz savunmasında üstün cesaret gösteren asker ve kumandanlar büyük bir başarı kazanmışlardı. Tüm yokluk ve sıkıntıyla bu zaferi kazanarak tüm dünyaya adeta ders vermişlerdi. Bu gün yaşanan zaferi 18 fotoğrafla özetlemek istedik. Zaferin mimarı şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. (A.Y.)

The Story of the 18 March 1915 Naval Attack to the Dardanelles with 18 historical images.

Devamı

Çanakkale Muharebelerinde Bir Hile: Sahte Toplar (Bayram Akgün)

Tarih: 13/03/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 2544

image

Çanakkale Muharebeleri tarihte birçok yeni teknolojinin ve taktiklerin kullanıldığı bir muharebedir. İlk deneme atışını bile bu savaşta yapacak olan teknolojik harikaya sahip bir savaş gemisi, savaş aracı olarak uçakların kullanılması, kara toplarından uçaksavarların yapılması vb. gibi birçok yenilikler görülmektedir. Bunlara benzer taktiklerin biri de Türkler tarafından yapılan sahte toplardı.
Eldeki topları ve cephaneyi kullanmakla birlikte bunları korumak da bir o kadar önemliydi. Çünkü toplarımızdan atılan bir merminin karşılığı binlerce mermi ile veriliyordu. Bu yüzden yeni taktikler geliştirilip topların korunması sağlanmalıydı. (B.A.)

Devamı

Çanakkale Zaferi’nden Mescid-i Nebevi’ye Enver Paşa’nın 1916 Filistin-Hicaz ziyareti(Tuncay Yılmazer)

Tarih: 07/03/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 3026

image

Birinci Dünya Savaşı dönemi Osmanlı İmparatorluğu'nun kudretli Harbiye Nazırı Enver Paşa , savaş boyunca hem cepheyi denetlemek hem de komuta kademesinin sorunlarını yerinde dinlemek için özellikle 1916- 1917 yıllarında Filistin, Irak ve Avrupa cepheleri gibi Anadolu dışındaki cephelere ziyaretler gerçekleştirmişti. Bunların en önemlilerinden biri 12 Şubat 1916’dan itibaren İstanbul’dan başlayıp 4.Ordu mıntıkalarını denetlemeyi amaçlayan gezisidir. Enver Paşa’yı 4.Ordu Komutanı Cemal Paşa Pozantı’da karşılamış, gezinin sonuna kadar da eşlik etmişti. Nefer kaputu giydiği, son derece mütevazı olduğu belirtilen Enver Paşa’nın 1916 yılı Şubat ve Mart aylarında yaptığı Medine’ye kadar uzanan seyahati parlak, debdebeli ve muzafferane olmuştu.
Gezi 9 Mart 1916’da sona ermişti. Görülen o ki; Enver Paşa Çanakkale Zaferi’ni Osmanlı vatandaşı Araplarla birlikte anmayı amaçlamış, sembolik anlamda zaferi Medine’yle paylaşmak istemişti. Ancak bunun çok etkili olmadığı birkaç sene içerisinde anlaşılacaktı. (T.Y)
Bu makalenin bir bölümü Atlas Tarih dergisi Aralık 2016 sayısında yayınlanmış, editöryel izinle sitemize konulmuştur.

Devamı