Çanakkale Muharebelerinde ve Ermeni Olaylarında Alman İzleri: Zaferi Anma, Soykırımla Suçlanma (M.Onur Yurdal)

Tarih: 06/06/2016   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1734

image

Almanlar 1. Cihan Harbinde müttefikimizdi. Ancak Birinci Dünya Harbinde 500 Almanın hayatını kaybetmesine, bazı Alman asker ve üst rütbeli subayların başarılarına rağmen bir türlü Çanakkale Zaferine ortak olmadılar. Yıllardır Çanakkale Muharebelerini araştıran Askeri Tarih Araştırmacıları ve Harp Tarihçilerinin merakla yanıtını aradığı, fakat bulmakta zorlandığı sorulardan biriydi bu. Fakat geçtiğimiz günlerde Alman Parlamentosunun Ermeni Tehcirini ve 1915 olaylarını kabul etmesiyle bu soru birinci elden yanıtını buldu. (M.O.Y.)

Devamı

Çanakkale Savaşı ve Ermeni Tehcirinin 100. Yılında , 24-25 Nisan Tartışmalarından Harp Tarihi Derneğine , Kanaviçe Romanından Torosyan Hatıratına GeliboluyuAnlamak ta bir yıl... ( Tuncay Yılmazer )

Tarih: 28/12/2015   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 2419

image

Bu yazıda artık geleneksel hale gelen, GeliboluyuAnlamak sitesinde geçtiğimiz yılın genel yansımaları tartışılacak. Kuşkusuz daha bir çok şey söylenebilirdi bu konuda. 100. Yıl, etkinlik, makale ve söyleşi açısından bir hayli dolu dolu yıl gibi görünürken bazı şeyleri yapamamanın ya da bazı konularda genel anlayışın hiç değişmediğini hissetmenin burukluğu da var içimizde. Ancak 9. Yaşına giren GeliboluyuAnlamak.com ailesi olarak 1. Dünya Savaşı konusunda “daha öğrenilecek, yazılacak, söylenecek” çok şey olduğunu düşünüyor, bilgiyi öğrenme ve paylaşma yolculuğumuza Allah nasip ederse daha devam etmeyi arzu ediyoruz. Sizlerden gelecek görüş, eleştiri ve katkılar bize yol gösterecektir. (T.Y)

Devamı

Her Yıl 24 Nisan, Hüzün Doluyor İnsan – “1915 ve Sonrası Türkler ve Ermeniler” Taner Timur- Tuncay Yılmazer

Tarih: 23/04/2015   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 4458

image

Prof. Dr. Taner Timur “Türkiye’yi Ermeni sorunu konusunda uluslararası alanda) bu hazin yalnızlığa iten temel neden Ermeni diyasporasının vehmedilen gücü ve etkinliği olmaktan ziyade , bu konuda Türkiye’nin başından beri takındığı hiçbir şeyi kabul etmeyen ve suçlayıcı tavrı olmuştur.”  diyor.  Türkiye'nin diyalog ve empatiyi reddeden tutumu uluslararası planda ters tepmiş , Batı Kamuoyunu en katı Ermeni tezlerine yaklaştırmıştır. Timur'un yaptığı gibi şunun altını özellikle çizmek gerekir. 1908 de özgürlükçü bir devrim olarak başlayan 2. Meşrutiyet 1913'teki baskından sonra karşı devrime, kanlı bir komitenin iktidarına dönüşmüştür.  Ermeni tehciri denen olay vahim bir toplu kırımdır ve mazur görülemez. Timur'a göre Türk yöneticilerin en azından ölen masum Ermeniler hakkında üzüntülerini belirtmesi , onların acısını paylaşması, onları ölüme götüren ittihatçı liderlerin de Türkiye'de kahraman gibi anılmaması gerek

Devamı

1915 – Osmanlı Ermenilerine Ne Oldu? Çarpıtılan-Değiştirilen Tarih – Guenter Lewy

Tarih: 26/12/2011   /   Toplam Yorum 3   / Yazar Adı:      /   Okunma 12154

image

Lewy, kitabında, 1915-1916 Olayları’na ilişkin tartışılan temel sorunlardan biri olan terminoloji meselesini, olayların nasıl adlandırılacağı konusunu saf dışı bırakmayı tercih etmiştir. Bunun nedeni ve önemi, kitabın geneline hâkim olan tarafsız tutumda gizlidir. Tüm bu özellikleri, bu kitabın, bir akademik çalışmanın temel gereksinimlerine sahip olduğunu göstermektedir. Emeritus Profesör Guenter Lewy’nin olayları basit bir dille aktarma ve iki taraftan yükselen seslere de dengeli bir biçimde yer verme konusundaki başarısı ise, onu diğer birçok yazardan ayıran kişisel bir becerisidir. Diğer bir ayırıcı özelliği ise, yaşanan tüm acı olaylara ve derin düşmanlığa rağmen, bu çözümsüzlüğün ve ihtilafın bir gün iki tarafın da fedakârlıkları ve akademisyenlerin tarafsız araştırmaları ile çözülebileceğinden umutlu olmasıdır.Sonuç olarak yaklaşık bir yüzyıldır tartışılan “1915-16’da ne oldu?” sorusu üzerine konuşulacak çok şey olduğu açık. Umuyoruz ki bu kitap da Türkiye’de araştırmalara yeni bir pencere açacak, ortaya koyduğu bilgi ve belgelerle “tarihin” düzeltilmesine yardımcı olacaktır. Sözü Lewy’nin tarihçilere atıf yaptığı şu alıntıyla bitirelim: “Tarihi parlamentolar değil, tarihçiler yazacak.”( Sunuş Yazısından)

Devamı

Muhafazakâr Aydınların Ermeni Sorunu’na Yaklaşımı Değişiyor mu? (Tuncay Yılmazer)

Tarih: 04/04/2010   /   Toplam Yorum 7   / Yazar Adı:      /   Okunma 12873

image

Son zamanlarda muhafazakar-islamcı yada milliyetçi olarak tanımlanabilecek aydınlar arasından da bu konuda farklı sesler çıkmaya başladığı görülebiliyor. Bu yazımda son bir yıl içerisinde rastlayabildiğim birkaç yazının bazı bölümlerini sizlerle paylaşmak istedim. Öncelikle bir noktanın altını çizmek gerekli. Türkiye’de muhafazakar aydınların Ermeni Sorunu konusunda görüşleri yakın zamana kadar, devletin resmi görüşüyle paralel gitmiştir . Başka türlü söylemek gerekirse Ermeni sorunu, Muhafazakar camianın devletin “resmi tarihiyle” nadiren ittifak ettiği alandır.
Resmi tarihin tersi görüşlere sahip böyle birkaç yazıdan genellemeci sonuçlar çıkarılabilir , bu yazılar Muhafazakar kitlelerdeki değişimin bir işareti olabilir mi? Doğrusu emin değilim. Ancak söz konusu yazıları “Ermeni Sorunu” hakkında önümüzdeki dönemde çok daha farklı görüşlerin ortaya konulacağının ilk işaretleri olarak görüyorum.

Devamı

Tarih Ayrıntıda Gizlidir- İttihatçılar Taşnaklara Ne Önermişlerdi ? ( Tuncay Yılmazer )

Tarih: 15/02/2009   /   Toplam Yorum 6   / Yazar Adı:      /   Okunma 9467

image

Elimizdeki bilgileri toparladığımızda, İttihat Terakki Cemiyeti’nin Doğu Anadolu’daki en güçlü Ermeni örgütü olan Taşnaksutyun’a Birinci Dünya Savaşı’nın hemen arefesinde Ruslara karşı Osmanlı İmparatorluğu’nun yanında oldukları takdirde 3 vilayeti önerdikleri ( Erzurum, Bitlis ve Van) ortaya çıkıyor. Balkan Savaşı sonrası istikametini Türk milliyetçiliği olarak belirlemiş olan İttihat Terakki Cemiyeti’nin asırlardır Türklüğü ve Müslümanlığıyla gönüllerde yer etmiş bir şehri Ermenilere teklif etmesindeki garabete mi şaşırmalı? Yoksa Ermeni birliklerinin en önde gelen komutanlarından birinin İttihatçıların bir zamanlar can dostu olan Pastırmacıyan olduğuna mı hayret edilmeli? Kuşkusuz bunlar ayrı tartışma konusu. Benim asıl dikkat çekmek istediğim nokta her iki tarafında popüler kaynaklarının bu teklifin sunulduğu kongrenin üzerinde pek durma ihtiyacı hissetmemesi. Talat Paşa’nın isteğiyle 2-14 Ağustos 1914 tarihleri arasında Erzurum’da yapılan 8. Taşnak kongresi ile ilgili bilgiler hem Türk hem Ermeni araştırmacıların çalışmalarında nedense üzerinde fazla yorum yapılmadan üstünkörü şekilde veriliyor. Kanımca sözkonusu toplantı “soykırım yapıldı” ya da “Ermeniler hainlik etti” görüşlerini destekleyenlerin argümanlarına uymuyor. Ermeni Sorunu’nu İttihat Terakki -Taşnaksutyun ilişkileri açısından da irdelemek gerekiyor.

Devamı

1915 , Özür Dileyerek Değil Acıları Paylaşarak Anılmalı ( Tuncay Yılmazer )

Tarih: 16/12/2008   /   Toplam Yorum 10   / Yazar Adı:      /   Okunma 9494

image

Bugün Ermeni Sorunu diye adlandırdığımız olaylar silsilesinin 1915 dönemi , dünya görüşleri, felsefeleri hatta paramiliter güçleri birbirine benzeyen, çıkış noktaları başlangıçta dini kurumlara karşı olan, Fransız devriminden etkilenmiş, sosyal darwinizme inanan, zaman zaman da işbirliği yapmış iki örgütün, İttihat Terakki ve Taşnakların sivil halk üzerinden hesaplaşmalarının kanlı finalinden başka bir şey değildi. Bahaattin Şakir’lerin Talat Paşa’ların bir zamanlar işbirliği yaptıkları Pastırmacıyanlarla, Papazyanlarla ipleri koparttıkları dönemdi. O zamanın meşhur sosyal darwinist sloganı olan “güçlüler daima ayakta kalır” formülünün yansımasıydı. Sonuç binlerce sivil Osmanlı vatandaşının canına mal olan büyük bir felaketti. “Ermenilerden Özür Diliyorum Bildirisi” bu acıları istismar ediyor, “Büyük Felaket”i tek taraflı ele alarak tüm yönlerine duyarsız kalıyor. Basmakalıp ibarelerden oluşan , neden-sonuç ilişkisinden uzak , aceleyle hazırlandığı her haliyle belli olan bu bildiriyi imzaya açmanın varolan kutuplaşmayı daha da artırmaktan başka bir şey yapmayacağı ortada.

Devamı

Tehcir Övünülecek Bir Uygulama Değildir ( Tuncay Yılmazer )

Tarih: 17/11/2008   /   Toplam Yorum 10   / Yazar Adı:      /   Okunma 13677

image

Birinci Dünya Savaşı biteli tam 90 yıl oldu. Fransa’da, Verdun’da duygusal törenler yapılırken , bizler Harb-i Umumi’nin en acı olaylarından birisini çok fazla konuşmayan bir bakanımızın sözleriyle yeniden hatırladık. “Bugün eğer Ege’de Rumlar devam etseydi ve Türkiye’nin pek çok yerinde Ermeniler devam etseydi, bugün acaba aynı milli devlet olabilir miydi?\" Sayın Vecdi Gönül’ün saptamaları yeni bir şey değil aslında. Ancak söylediklerini övünülecek uygulamalar olarak görmek yanlış. Ermeni Tehcirinin soykırım olduğunu düşünmüyorum. Ülkenin dört bir yanına dağılmış Amerikan misyoner teşkilatlarının raporlarının Ermenilerin uğradıkları katliamları ayrıntılarıyla anlatırken, Müslümanların uğradıkları katliamları yazmaya kalemlerinin gitmediği açık. Günümüzde özellikle Ermeni Diasporasının, batılı bir çok tarihçinin yanlı, ırkçı değerlendirmeleriyle çok sayıda Müslüman Türk sivilin de öldüğünü görmediklerinin farkındayım. Ama bu davranışlar , 1915’de Anadolu topraklarında büyük bir insani trajedinin yaşandığını görmezden gelmemizi engellememeli… Onbinlerce kadın, çocuk , ihtiyarın zorla gönderildikleri bir bölge olan Deyr-i Zor (Suriye) yollarında can verdiği devasa bir göçü savunmak doğru olmasa gerek.“Hainlik yaptılar” savunması ise kadın ve çocukların ne günahı vardı? sorusunu taraflı tarafsız herkese sorduruyor. Türkiye’nin neredeyse bir asır önce bu topraklarda Osmanlı İmparatorluğu vatandaşları arasında yaşanan acı olaylardan büyük üzüntü duyduğunu belirtmesi gerekiyor

Devamı