CNNTürk Başak Şengül ile Bugün- 18 Mart Çanakkale Zaferi Özel Programı

Tarih: 21/03/2015   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 2948

image

CNNTürk ‘te 18 Mart 2015 sabahı yayınlanan , Başak Şengül’ün sunduğu konuk olarak katıldığım Çanakkale Zaferi özel programının kaydını izleyebilirsiniz.

Devamı

Ayrıntı Sandığı Programı Çanakkale Özel ( TRT HABER 14 Şubat 2015 saat 11.10 )

Tarih: 12/02/2015   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 4029

image

Müjdat Arslan'ın yapımcılığını üstlendiği, Prof. Dr. Haluk Oral'ın hazırlayıp sunduğu Ayrıntı Sandığı adlı programın bu haftaki konuğuyum. TRT HABER'de 14 Şubat 2015'te saat 11.10'da  Çanakkale Savaşı'nı konuşacağımız, savaşla ilgili çoğu ilk kez gün ışığına çıkacak olan resim ve belgelerin gösterileceği program için tüm Gelibolu'yu Anlamak dostlarını ekran başına davet ediyorum. (T.Y)

Devamı

Timaş Tarih

Tarih: 24/01/2015   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 5386

image

Timaş Yayınları Çanakkale Savaşları'nın 100. yılında üç önemli eser yayınladı. Lokman Erdemir, İsmail Güneş - Meçhul Subay/ Çanakkale Cephesinde Bir Topçu Subayının Günlüğü, İsmail Bilgin - Çanakkale Savaşı Günlüğü - Gün Gün Saat Saat Çanakkale,  -Halil Ersin Avcı - Dünya Medyasında Çanakkale Savaşları.

Devamı

Avustralya SBS Radyosunda Çanakkale Savaş Alanlarında Yapılaşma Konusu

Tarih: 24/10/2014   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 3198

image

Çanakkale savaş alanlarındaki  yapılaşma konusunda Avustralya  SBS Radyosu Türkçe bölümüne verdiğim röportajı ilgili linkten dinleyebilirsiniz.(T.Y.)

Devamı

Gelibolu Yarımadası Kanunu hakkında Avustralya SBS Radyosu Türkçe Bölümüne verdiğim röportaj… (Tuncay Yılmazer )

Tarih: //   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 7410

image

“Asıl mesele içkinin yasaklanması meselesi değil…” “Son on yılda bölgenin tarihi ve doğal dokusu tahrip edildi. Yeni kanun bunu daha da kolaylaştıracak”…….“Böyle giderse çocuklarımıza Çanakkale Savaşı’nın yaşandığı araziden gösterecek bir şey kalmayacak.” Avustralya’nın SBS Radyosu Türkçe bölümünden İsmail Kayhan’a verdiğim demeçte Gelibolu Yarımadası ile ilgili çıkan son kanunla ilgili endişelerimi belirttim. Söz konusu söyleşiyi verdiğimiz linkten dinleyebilirsiniz. (T.Y)

Devamı

Semerkand TV

Tarih: 16/03/2013   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 4698

image

16.3.2013 Cumartesi saat 12.00 'da Semerkand TV'de İbrahim Baran'ın sunduğu "Hayata Düşülen Notlar" programında Çanakkale Savaşı'nı konuşuyoruz. Çekimleri geçtiğimiz Salı Sultanahmet KızlarAğası medresesinde yapılan programın tekrarı Pazar saat 16.00'da. Gelibolu'yu Anlamak dostlarına duyurulur. (T.Y)

Devamı

Basından Seçmeler- Yine Dozer ( 27.10.2008 tarihli Hürriyet Gazetesi)

Tarih: 01/11/2008   /   Toplam Yorum 4   / Yazar Adı:      /   Okunma 5805

image

Çanakkale Muharebe Alanlarına yapılan son düzenlemelerle ilgili tepkiler devam ediyor. Çanakkale Savaşı’nda uzman araştırmacıların görüşlerini de tekrar hatırlamakta fayda var. İşte "Çanakkale 1915" adlı kitabın yazarı Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Haluk Oral, Gazeteci Gürsel Göncü ile birlikte yazdıkları "Siperin Ardı Vatan" kitabından tanıdığımız Şahin Aldoğan’ın görüşlerini, Valiliğin konu ile ilgili açıklamasını Sefa Kaplan 27.10.2008 tarihli Hürriyet Gazetesi’nde yazdı.

Devamı

İstiklâl Marşı Son Mısra ( Hadi Uluengin- Hürriyet 27.2.2008)

Tarih: 27/02/2008   /   Toplam Yorum 2   / Yazar Adı:      /   Okunma 11471

image

DÜN burada aktardığım gibi, \"ulusalcı\" cihetin en sivri isimlerinden ve 28 Şubat zorbalığının en ünlü simalarından olan emekli Tümgeneral Doğu Silahçıoğlu, \"Atatürk’ü anlayan tek şef: Hitler\" manşetli \"Cumhuriyet\" gazetesinde ibretlik bir yazı kaleme aldı. Diğer Hitler’ci Nihál Adsız’a hayranlık beyán etti ve de \"İstiklál Marşı\"nı eleştirdi. Bunun nedenini de, ümmetçi inancını zaten hiç gizlememiş olan Büyük Mehmet Ákif’in manzûmeye \"Hakk\", \"vecd\", \"secde\" gibi dini kavramlar yerleştirmiş olması oluşturdu. Burada ilkin, yüksek müsaadesine sığınarak paşamızın sözünü balla keseyim.

Devamı

İttihat Terakki ve Çağdaş Tarikatlar ( Nevzat TARHAN , Haber 7.com 15.2.2008 )

Tarih: 16/02/2008   /   Toplam Yorum 2   / Yazar Adı:      /   Okunma 6427

image

1893 yılında İstanbul Haydarpaşa’da Askeri Tıbbiye Mektebi’nde kurulan bir dernek olarak İttihat Terakki cemiyetini iyi analiz etmemiz gerekir. Dr. Abdullah Cevdet’in de içinde bulunduğu tıbbiyeli beş genç kurucu hızla kadrolaştı. Böylece ‘Jön Türkler Hareketi’ başlamış oldu. Cemiyetin resmi sözcüsü Ziya Gökalp idi. Bol provokasyonlu 31 Mart irticai isyan vakası ile güçlendi. 1913’de ünlü Babıali Baskını ve Mahmut Şevket Paşa’nın beş ay sonra şüpheli suikastı ile iktidara tam sahip oldu. 1918’den sonra Anadolu’da Kuva-yi Milliye Hareketi’ni yeni kadrolarla başlattı. İttihat Terakki 1909’a kadar “Rical-i Gayb” denilen görünmez kişilerce yönetildi. Kuruluşu ve işleyişi tarikat yapılanmasına çok benziyordu. İstibdatla mücadele idealinde birçok haklı yeniliği Osmanlı'ya getirirken yeni istibdatlara yönelmesi ilginçti. İttihat Terakki yönetiminin başta Enver Paşa’nın niyetleri çok samimiydi ve idealleri yüksekti. Ancak kullandıkları yöntem istibdata istibdatla karşılık verme şeklinde oldu.

Devamı

Çocuklardık, trajik yıldızlardık o zaman... Uğur Vardan - Radikal 15/02/2008 )

Tarih: 15/02/2008   /   Toplam Yorum 2   / Yazar Adı:      /   Okunma 6112

image

1915 Ocak\'ında Van\'daki cephaneyi zorlu doğa koşulları altında sınıra taşımak için yola çıkan 120 çocuğun mücadelesini perdeye taşıyan \'120\', son derece sinematografik bir konuyu heyecansız anlatmış
Tarihin kime, nerede, ne zaman, nasıl bir rol biçeceği belli olmaz. Ama 1900\'lerin başında yaşayıp da neredeyse bütün bir gezegeni saran savaş histerisinden payını almamak olur mu? İmparatorlukların battığı, yeni devletlerin yükseldiği, haritaların yeniden çizildiği bir ortamda, kuşkusuz insanlık büyük bedeller ödedi. Murat Saraçoğlu ve Özhan Eren\'in birlikte çektikleri \'120\'de, işte bu zaman diliminde, Van\'ın o döneme kurban verdiği gencecik insanların trajedisini perdeye taşınmak ve tarihin o tozlu sayfaları yeniden hatırlatılmak istenmiş.

Devamı

Tarih ezberlenmesi gereken baş belası bir lise dersi midir? ( Mehmet Barlas – Milliyet İnternet 14.1.2008 )

Tarih: 24/01/2008   /   Toplam Yorum 2   / Yazar Adı:      /   Okunma 11996

image

Keşke mümkün olsaydı ve Anadolu toprakları üzerinde hem antik Yunan’dan, Roma’dan, Bizans’tan, Selçuklu’dan ve Osmanlı’dan kalan bütün eserler yine bulunsaydı ve tarihimiz de 1923’ten (ya da 1919’dan) başlamış olsaydı. Ama bu mümkün değil. İstesek de istemesek de tarihimiz bütün öğeleriyle, en güncel olaylarda bile karşımıza çıkıveriyor. Hangi karmaşık konuya el atsak, birileri “sende bu evlat acısı ben de bu kuyruk acısı varken arkadaş olmamız mümkün değil” diye, tarih sayfalarındaki kan davalarını bugüne taşıyor. Ermeni soykırımı iddialarını tarihçilerin yargısına aktarmayı başaramadık. Şimdi de gündemimize “Alevi İftarı”ında milletvekili Reha Çamuroğlu’nun yaptığı konuşma dolayısıyla “Çaldıran Savaşı ne anlama gelir” tartışması girdi.

Devamı

Tarihe güvenmeli miyiz? - Can Dündar ( Milliyet 12.1.2008 )

Tarih: 13/01/2008   /   Toplam Yorum 3   / Yazar Adı:      /   Okunma 5153

image

Geçen Pazar, Allahuekber Dağlarında donarak şehit olanlar anısına bir saygı yürüyüşü düzenlendi.
1914\'ü 1915\'e bağlayan kış yaşanan Sarıkamış faciasından sonra o günün basınında harekâtla ilgili tek satır haber çıkmadığını biliyor muydunuz?Ta 1922\'ye kadar...Ağır bir sansür, felaketi 7 yıl saklamayı başarmıştır.Tarih susmuş, hatta yalan söylemiştir.1 Mart 1915\'te Meclis Başkanı Halil Bey, \"Sarıkamış\'ta düşmanın, ordumuzun azmi önünde eridiğini\" açıklamıştı. Aynı Meclis\'te Ekim 1915\'te Enver Paşa, \"Kafkasya\'da düşmanı hırpaladık ve bizim için tehlike oluşturmayacak hale getirdik\" diyebilmişti. Gerçek, ancak 7 yıl sonra ortaya serildi. Tarihi düzeltmek için değil, Enver Paşa\'yı tarihten silmek için...Onun Kurtuluş Savaşı\'na müdahalesini önlemek isteyenler, günü gelince Sarıkamış dosyasını açıverdiler. Facia, \"Enverciler\"in tasfiyesi için kullanıldı. Bu süreçte de abartıldı. \"Allahuekber Dağlarında bir gecede 90 bin askerin tek kurşun atmadan donarak öldüğü\" yazıldı.Gerçek rakam, bunun yarısından da azdı.Rakamın azlığı, trajedinin boyutunu küçültmedi tabii, ama tahrifat, bizim tarihe inancımızı zedeledi.

Devamı

Strateji Hastalığı - Akif Emre ( Yeni Şafak - 8.1.2008 )

Tarih: 13/01/2008   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 5291

image

Bizim gibi imparatorluk kurabilmiş tüm iddialı ulusların bir stratejik dünya algısı vardır. Almanların 5B ile formüle edilen stratejik yayılma hedefleri ile Kutsal Roma-German imparatorluk mirası arasında ilişki vardır. Avrupa Birliği projesi bile bu çerçevede büyük devletler açısından Roma\'yı yeniden kurma idealinden bağımsız değildir. Böylesi bir arkaplana yaslanan stratejik hesaplaşma aslında bir medeniyet projesine dönüşüyor demektir. Bir medeniyet içi süreklilik idealinin stratejik dille formüle edilmesi demektir. Böylesi hesabı olmayan uluslar çevreye itilerek, büyük hedefi olan ulusların gölgesinde kalarak dar alanda çıkar hesapları yaparlar ancak.
Türkiye\'deki stratejik hesap yapmanın, düşünmenin \'strateji hastalığı\'na dönüşmesi böylesi bir medeniyet vizyonundan, büyük düşünme ve ufukdan mahrum olmasıdır. Burada şaşılacak olan, kendini ulus-devlet ufkuyla sınırlamış, geleceğini Batı (güç dengesine göre buradaki özne değişir) ile gireceği ittifak adı altında kamufle edilen il/ti/hak etme politikalarına bağlayan batıcı-ulusalcı-milliyetçilerin durumundan çok kendini bir ümmetin parçası gören Müslüman kimlik ve duyarlılık sahibi okumuşların da iddiasız, ufuksuz ve sığ yorumlara sığınmalarıdır.

Devamı

Dünyanın En Büyük Silah Tüccarı Basil Zaharoff - Soner Yalçın ( Hürriyet 6.1.2008 )

Tarih: 06/01/2008   /   Toplam Yorum 3   / Yazar Adı:      /   Okunma 9540

image

Zaharoff’un \"ölüm tacirliğine\" ilk adımını attığı o dönemde; Avrupa, Balkanlar, Osmanlı, Rusya adeta kaynıyordu. 1877’de Yunanistan’ın Osmanlı’ya saldırmak için, asker sayısını 22 binden 44 bine çıkarması Zaharoff’un şansı oldu! Sadece legal yollarla satış yapmıyordu; Balkanlar’da Osmanlı’ya karşı ayaklanan milliyetçi gruplara da gizlice silah satıyordu. Bu arada Osmanlı’ya da silah satıyordu! Çok başarılıydı. 1885 yılında Nordenfeldt’e ortak oldu! Zaharoff’un silah dünyasında hızla yükselmesinin bir nedeni de, 19. yüzyılda savaş anlayışı ve teknolojisindeki büyük değişimlerdi. Savaş gemilerinde buhar enerjisinden yararlanmaya başlanınca güçlü zırhlara ve büyük toplara sahip dretnotlar savaş sahnesine çıktı. Kara savaşları için ise çok daha isabetli ve seri atış yapan silahlar, toplar üretilmeye başlandı. Top üretiminde bir numara Nordenfeldt idi. Ancak: 1888’de, dakikada 600 mermi atan dünyanın ilk makineli silahını bulan Amerikalı mühendis Hiram Maxim, Zaharoff’un satışlarını düşürdü. Zaharoff, iş bitiriciliğini burada da gösterdi; mühendis Hiram Maxim’i Nordenfeldt’e ortak etti. Fakat Nordenfeldt şirketinin sahibi İsveçli Torsten Wilhelm Nordenfeldt artık Zaharoff ile başa çıkamıyordu; onun oyunlarından bıkmıştı. 1890’da ortaklığı bozmakla kalmadı, Londra’dan ayrılıp Paris’e yerleşti. Zaharoff yola Hiram Maxim ile devam etti; daha sonra İngiliz Vickers silah şirketiyle ortaklık kurdu. Ve zamanla bu şirketi de tamamen ele geçirdi.

Devamı

Mehmet Âkif'i anmak – Taha Akyol ( Milliyet- 27.12.2007 )

Tarih: 06/01/2008   /   Toplam Yorum 2   / Yazar Adı:      /   Okunma 15741

image

MİLLİ şairimiz Mehmet Âkif 27 Aralık 1936\'da vefat etti. Devlet bu vefatı işitmedi, görmedi; cenazesini millet kaldırdı. Büyük şair Abdülhak Hamid\'e özel kanunla maaş bağlayan devlet, büyük şair Mehmet Âkif\'e hak ettiği emekli maaşını bile bağlamamış, Âkif dostlarının bakımına muhtaç kalmıştı. Emekli maaşı bağlandığında artık ölüm döşeğindeydi. Âkif, siyasete hiç karışmadığı halde bir \'muhalif\' gibi peşine polis takılmış, sürekli siyasi hücumlara maruz kalmıştı. \"Arap, Arnavut\" denilerek Türklükten tard edilmişti! \"Gerici\" denilerek aşağılanmıştı! Bunu yapanlar, onun \"İstiklal Marşı\"nı yazabilmiş tek şair olduğunu akıllarına bile getirmiyordu. İki büyük şairimiz, Tevfik Fikret ile Mehmet Âkif arasındaki görüş ve duyuş farkları analiz edilmiyor, anlamaya çalışılmıyor, Âkif\'e hakaret için vesile yapılıyordu.
Âkif\'e Türkçülük yapmadı diye saldıranlar, Fikret\'in tek mısraında bile \"Türk\" kelimesinin geçmediğini, siyasi kimlik olarak sadece \"Osmanlılık\" kavramını yücelttiğini düşünmediler.

Devamı

Sarıkamış'ın Yılanlı Ada şehitleri ( haber7.com , 8.12.2007 )

Tarih: 16/12/2007   /   Toplam Yorum 2   / Yazar Adı:      /   Okunma 6634

image

Birinci Dünya Savaşı\'nda esir kampı olarak kullanılan, 10 bine yakın Türk asker ve sivilin şehit edildiği tahmin edilen Hazar Denizi\'ndeki Ruslara ait Nargin Adası\'nın görüntüleri, Rus Gizli Servis Teşlikatı\'nın (KGB) arşivlerinden çıktı. Tam 92 yıl sonra, Sarıkamış Dayanışma Grubu\'nun uzun çalışmalarıyla ortaya çıkan kayıtlarda, 1914-1915 yıllarında, Sarıkamış Harekatı\'nda Anadolu köylerinden esir alınan sivil ve askerlerin görüntüleri yer alıyor. Tarihi kaynaklarda, Türk esirlerin çoğunun, susuzluktan, yılanların zehirlemesi ve Ruslar\'ın kurşuna dizmesiyle şehit olduğu yazıyor. O dönemde Ruslar\'la işbirliği içinde olan Ermeni askerler ve subayların da Türkler\'e işkence yaptığı belirtiliyor.

Devamı

Vanlılar 120 kahraman çocuğu film çekimiyle hatırladı ( Zaman, 13.12.2007 )

Tarih: 16/12/2007   /   Toplam Yorum 2   / Yazar Adı:      /   Okunma 5386

image

I. Dünya Savaşı'nda cepheye giden 120 Vanlı çocuğun dramını anlatan filmin çekimleri sürüyor. Valisinden belediye başkanına bütün yöneticiler ve Van halkı film için seferber olmuş; fakat birçoğu bu olayı film vesilesiyle duyduğunu söylüyor.
Birinci Dünya Savaşı'nda sınır birliğine cephane taşırken 98'i donarak ölen 120 kahraman çocuğun hayatının anlatıldığı '120' filmi, Van halkını geçmişteki kahramanlarıyla tanıştırdı. Şehrin ortasında çocuklar için 30 yıl önce dikilmiş bir anıt bulunmasına rağmen, Van'da çocukların hikâyesini bilmeyen çok insan var. Bu kahramanların kendi şehirlerinden olduğunu öğrenen Vanlılar, 2008'in Şubat'ında gösterime girecek filmin çekimlerini gözyaşlarıyla izliyor.

Devamı

Nuriye Akman'ın Prof. Şükrü Hanioğlu ile Röportajı -1 ( Zaman 27.3.2005)

Tarih: 05/12/2007   /   Toplam Yorum 2   / Yazar Adı:      /   Okunma 4500

image

Evet tam anlamıyla işaret etmek istediğim nokta bu. Meseleye Ermeniler ve Türkler/Müslümanlar arasında mevcut bir kan davası biçiminde yaklaşırsak ne onu anlayabiliriz ve ne de bu konuda anlamlı siyaset üretebiliriz. Tıpkı Belçika kolonizasyonu ve yaygın Katolikleştirme öncesi Ruanda\'sının yerini neyin ve nasıl aldığını anlamadan 1994\'te Hutu ve Tutsilerin birbirlerine ne yaptıklarını kavrayamayacağımız gibi Osmanlı dünyasının yıkılışındaki olayları da benzeri şekilde değerlendirmemiz gerekmektedir. \"Osmanlı dünyası\" yıkılır, toplumlarında hakim söylemi oluşturan milliyetçi örgütlenmeler bunun yerini alacak ulus-devletler tesisi gayreti içine girerken bu, bilhassa 1877-78 sonrasında ivme kazanan, insanî trajedileri de beraberinde getirmiştir. Bir imparatorluk dünyası, \"hakim millet-azınlıklar\" ilişkisi çerçevesinde, küçük ulus-devletler içinde yeniden örgütlenirken katliâmlar, göçe zorlamalar, zorunlu nüfus mübadeleleri, asimilasyonlar, kültürel baskılar, iktisadî boykotlar neticesinde daha türdeş yapılara dönüşmüşlerdir.

Devamı

Bir Yerde İngiliz Parmağı varsa... ( Akif Emre - Yeni Şafak, 6.11.2007 )

Tarih: 18/11/2007   /   Toplam Yorum 3   / Yazar Adı:      /   Okunma 4279

image

Emekli komutanın işaret ettiği husus, biraz tarih, biraz jeostrateji bilen, bölgenin kültürel yapısından biraz haberdar olan herkesin görebileceği bir gerçek. Tarih boyunca Osmanlı sınırı ya Bağdat\'a kadar inmiş ya da Diyarbakır\'a kadar geri çekilmiştir. Şimdi olduğu gibi orta yerde tutunabilmek mümkün değildir. Halep-Antep tarihlerinin hiçbir döneminde Osmanlı sonrasında olduğu kadar birbirinden kopmamıştır. Bu gerçekler artık gizlenemeyecek kadar açık. Hiçbir askeri, kültürel ya da jeostratejik gerçekliğe tekabül etmeyen bu sınırlar ulusdevleti kutsamak adına tartışma konusu bile yapılmadığı gibi idealize edildi yıllarca.

Devamı

“Gelibolu’yu Anlamak” ta Yeni Bölüm : Basından Seçmeler ( Tuncay Yılmazer )

Tarih: 18/11/2007   /   Toplam Yorum 3   / Yazar Adı:      /   Okunma 10187

image

Temel vurgumuzu biliyorsunuz. Bugün karşı karşıya olduğumuz çoğu dış ve ve bazı iç politika sorunlarının Birinci Dünya Savaşı ile yakın alâkalı olduğunu belirtiyoruz sürekli… Bu bağlamda tanıtımını yaptığımız eserler olsun, sitemize yazılan makaleler olsun geçmişi olduğu kadar günümüzü de anlatıyor aslında. Basınımızda da zaman zaman nitelikli yazılara rastlanıyor. Ancak ne yazık ki bu makaleler gündemin hızlı değişmesi nedeniyle üzerinde fazla durulmadan kaybolup gidiyor. Oysa ben bazılarının çok önemli olduğunu, dikkatle okunup değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Makalenin burada yayınlanmış olmasının, yazarın görüşlerini desteklediğim anlamına gelmediğini söylememe de gerek yok sanırım. Unutmayalım ki , bazen çok haklı olduğumuzu sandığımız konularda bile ( özellikle yabancı basında ) çok farklı fikirleri savunan yazılar çıkabilir.
Sitemizdeki yeniliklerden birisi olan “Basından Seçmeler” bölümünü dikkatle takip edeceğinizi umuyorum.

Devamı

Ermeni Soykırımı Yoktur ve Hapse Girmeye Hazırım ( Prof.Dr.Norman Stone, Zaman 20.10.2006)

Tarih: 17/11/2007   /   Toplam Yorum 2   / Yazar Adı:      /   Okunma 3760

image

Gerçek şu ki, ortada bir \"soykırım\" kanıtı yok, bir bakıma Ermenilerin imha edildiğini gösteren hiçbir belge ortaya çıkmadı. Ancak düzmece bir kanıt var. 1920 yılında, Andonian isimli bir gazeteci tarafından İngilizlere verilen bazı belgeler var. Andonian, bu belgelerin kendisine Naim ismindeki bir Osmanlı yetkilisi tarafından verildiğini iddia ediyordu. Belgeler, İngilizce ve Fransızca olarak bir kitapta yayınlandı ve eğer bunları itibari değere alırsanız etkileyicidirler: Burada valilere Ermenileri katletmelerini söyleyen bir Talat Paşa vardır, tabii yetimhanelerdeki çocukların katledilmeleri unutulmayacaktır; ancak her şey gizli tutulacaktır...Ancak dokümanların düzmece olduğu çok aşikardır -tarihler ve imzalarda basit hatalar yapılmıştır.

Devamı

Ermeni Soykırımı Yoktur ve Hapse Girmeye Hazırım ( Prof.Dr.Norman Stone- Zaman 20.10.2006 )

Tarih: 15/11/2007   /   Toplam Yorum 3   / Yazar Adı:      /   Okunma 3510

image

Diaspora Ermenileri, \"tarihçilerin\" soykırım davasını kabul ettiğini söylüyor. Ortada, diasporanın çizgisini onaylayan \"soykırım uzmanları birliği\" olarak nitelendirilen saçma bir örgüt var; ancak bunlar kim ve ne tür ehliyetlere sahipler? Ruanda, Bosna ve hatta Auschwitz hakkında bir şeyler biliyor olmak onlara 1915\'teki Anadolu\'yu tartışma salahiyeti vermez, ayrıca Osmanlı uzmanları hiçbir şekilde \"soykırıma\" ikna olmamışlardır. Aslında, diaspora çizgisini hiçbir zaman kabul etmeyen ayrı bir tarihçiler \"takımı\" bulunmaktadır. Fransa\'da Selanik tarihçisi ve müthiş bir bilgin olan Gilles Veinstein, L\'Histoire\'de 1993 yılında yayınlanan o ünlü makaledeki kanıtı yeniden inceledi. O zaman da Ermeni diasporası hop oturup hop kalkıyordu ve Veinstein, tarafsızca, takdire şayan bir şekilde soykırım iddiaları ve aksi argümanları özetledi. Gerçek şu ki, ortada bir \"soykırım\" kanıtı yok, bir bakıma Ermenilerin imha edildiğini gösteren hiçbir belge ortaya çıkmadı. Ancak düzmece bir kanıt var. 1920 yılında, Andonian isimli bir gazeteci tarafından İngilizlere verilen bazı belgeler var. Andonian, bu belgelerin kendisine Naim ismindeki bir Osmanlı yetkilisi tarafından verildiğini iddia ediyordu. Belgeler, İngilizce ve Fransızca olarak bir kitapta yayınlandı ve eğer bunları itibari değere alırsanız etkileyicidirler: Burada valilere Ermenileri katletmelerini söyleyen bir Talat Paşa vardır, tabii yetimhanelerdeki çocukların katledilmeleri unutulmayacaktır; ancak her şey gizli tu

Devamı