Edirne Kuşatması Günlüğü - Kuşatma Altında Yaşayan Birinin Günlük Notları / R. P. Paul CHRISTOFF (Çev. Yunus Emre Kaleli)

Tarih: 12/01/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1874

image

Yaklaşık 550 yıl Osmanlı Devleti’nin elinde kalan Edirne, Osmanlı ordusunun Balkan Savaşları’nda yenilgiye uğraması üzerine kısa bir süreliğine de olsa Bulgarların işgaline uğramıştır. Değerli araştırmacı Yunus Emre Kaleli tarafından Türkçeye kazandırılan bu kitap, Edirne’nin işgal edilmesine kadar süren beş buçuk aylık kuşatmayı ve şehrin kahramanca müdafaasını konu alıyor.
Kitap, Fransız yazar Paul Christoff’un, savaşın başladığı günden şehrin teslimine kadar, günü gününe tuttuğu notlardan oluşuyor. (Tanıtım Yazısından)

Devamı

Balkan Savaşları Günlüğü - Boğdan Filov (Hazırlayan: Hüseyin Mevsim)

Tarih: 15/05/2013   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 5347

image

Bugüne kadar Balkan Savaşları ve yenilgilerin sebepleri üzerine pek çok kitap okudunuz, peki Osmanlı ordusunun çekildiği bu topraklarda daha sonra neler yaşandığını biliyor musunuz? Osmanlı padişahlarının inşa ettirdiği camiler, baha biçilemeyen elyazması eserler, halı, silah ve her biri birbirinden değerli, döneminin sanat zevkini yansıtan mezar taşlarının başına neler geldi?
Türkçeye ilk kez çevrilen bu günlükler ve hiçbir yerde yayımlanmamış fotoğraflar sayesinde sahipsiz Balkan topraklarında neler yaşandığını, kültürel mirasımızın nasıl yok edilerek muazzam bir medeniyetin izlerinin silinmeye çalışıldığını Balkan Savaşları Günlüğü’nde ibretle okuyacaksınız (Kitap Tanıtım Yazısından)

Devamı

100. Yılında Balkan Savaşı ve Bâbıâli Baskını (Muzaffer Albayrak)

Tarih: 23/01/2013   /   Toplam Yorum 2   / Yazar Adı:      /   Okunma 18599

image

Osmanlı Devleti'nin itibarını yerle bir edecek şekilde mağlup olup Balkanlardan çekilmesine, yüz binlerce Müslüman'ın yerini yurdunu terk edip muhacir olmasına, yine yüz binlercesinin can ve malına taarruz edilmesine, namusunun, ırzının ayaklar altına alınmasına sebep olan Balkan Savaşı'nın ağır sonuçları, lâyıkıyla masaya yatırılıp, ciddi bir muhasebesi ve muhakemesi maalesef yapıl(a)mamıştır. Savaşın kaybedilmesinde siyasî ve askerî yönden suçlu ve sorumlu bulunanlar, gafleti hatta ihaneti görülenler yargılanıp hesap vermemiştir. Balkan Savaşı'ndan sonra kurulan göstermelik "özel divan-ı harpler", savaşın komuta kademesinden -İttihat ve Terakki'ye muhalifliği bilinen- bazı kişileri yargılayıp emekliye sevk etmekle yetinmiştir.

Balkan Savaşı'nda alınan bu utanç verici mağlubiyeti hazırlayan pek çok sebep vardır. Burada bu sebeplerden bazılarına; karşılıklı suçlama ve tartışmalara neden olan, birilerinin itham edilmesine vesile kılınan, savaşın mukadderatına doğrudan tesir edenlerine değineceğiz. Bununla birlikte, zamanın iktidar mücadeleleri gereği, muhaliflerin karşılıklı olarak birbirlerine karşı yürüttükleri kampanyalar ve propagandaların bir parçası olarak uyguladıkları dezenformasyonun yıllarca ciddi tarih kitaplarında yer almış olanlarına değinerek aslında ne olduğuna bakacağız. (M.A) (Bu yazı NTV Tarih Dergisi Ekim 2012, Sayı: 45'te yayınlanan makalenin genişletilmiş halidir.)

Devamı

Balkan Savaşlarında Tekirdağ’da Yaşanılan Bulgar Mezalimine Dair İbretli Bir Örnek “Kaz Vakası” (İslam Özdemir )

Tarih: 16/05/2012   /   Toplam Yorum 6   / Yazar Adı:      /   Okunma 20300

image

Yakılıp yıkılan şehirler, yağmalanan medeniyet eserleri, insanın kanını donduran katliamlar, tecavüzler, işkenceler ve bütün bunların neden olduğu göçler. Balkan Harbi denildiği vakit bu savaşın bize, milletçe yaşattığı büyük utancın yanında yukarıda zikredilen vahşet örnekleri de canlanır zihinlerimizde. Rumeli’deki beş asırlık hâkimiyetimizi yitirdiğimiz ve bir zamanlar idaremiz altında adalet içinde yaşayan milletlerin en güçsüz anımızı fırsat bilerek bizi yok etmek için başlattıkları bu haksız savaşı ve onun yaşatmış olduğu sıkıntıları değil yüzyıl, asırlar geçse de unutmamız mümkün değildir. Rumeli ile birlikte Doğu Trakya’daki en kıymetli şehirlerimizi kısa sürede kaybettiğimiz, Bulgar Ordularını İstanbul’un yanı başındaki Çatalca önlerinde zar zor durdurabildiğimiz Balkan Harbinde, düşman eline geçen her karış toprağımız tarihe utanç safhası olarak geçecek pek çok mezalime tanıklık etmiştir. (İ.Ö)

Devamı

Türklerin Rumeli’ye Vedası-Ellis Ashmead-Bartlett

Tarih: 01/05/2012   /   Toplam Yorum 7   / Yazar Adı:      /   Okunma 16332

image

20. yüzyılın ilk döneminin önemli savaş muhabirlerinden olan Ellis Ashmead-Bartlett, Balkan Harbi\'ni yerinde ve Osmanlı ordusu tarafından gözlemlemek üzere ülkemize gelmiş bir gazetecidir. Bu kitap, onun savaş boyunca aldığı notlar ve yaşadıklarını içeren, o günleri anlamamıza ışık tutacak nitelikte önemli bir hâtırat ve Balkan Harbi\'nin 100. yılı münasebetiyle 2012 yılı içerisinde yayınlayacağımız eserlerden biridir. (Kitabın Tanıtım Yazısından)

Devamı

Balkan Savaşlarının 100. Yıldönümünde Çok Önemli Bir Kitap – Abdullah Paşa’nın Balkan Harbi Hatıratı (Haz. T. Yıldırım, İ. Öztürkçü)

Tarih: 07/02/2012   /   Toplam Yorum 3   / Yazar Adı:      /   Okunma 13004

image

Osmanlı Devleti, “hürriyet, adalet, müsâvât” sloganlarının gölgesinde gerçekleşen II. Meşrutiyet’in ilanından birkaç yıl sonra kendisini bir ateş çemberinin içerisinde bulmuştur. Trablusgarp Savaşı’nın izleri henüz silinmemişken, Balkan Savaşları başlamış, onun yaralarını sarmadan da Birinci Dünya Savaşı patlak vermiştir. Yaklaşık on yıl süren bu felaket yılları toprak kaybı dışında, büyük göç ve ekonomik buhranları da beraberinde getirmiştir. Bu savaşlar içerisinde sebep ve sonuçları itibariyle en acı ve ibretli olanı Rumeli topraklarına veda ettiğimiz Balkan Savaşlardır. Ve 2012 yılı Balkan Harbi’nin 100. sene-i devriyesidir.
Balkan Harbi üzerine yazılmış mevcut kaynaklar içerisinde kanaatimizce en önemlisi Şark Ordusu Kumandanı Abdullah Paşa’nın hatıratıdır. Bu hatıratı önemli kılan sebeplerin başında, Abdullah Paşa’nın Şark Ordusu Kumandanı olarak harbin bütün safhasını yaşamış olması, bütün yazışmaları günü gününe kaydetmesi ve harbin gidişatını çok iyi okuyup üstlerini, muhtemel bir yenilgi ve hezimet konusunda uyarmış olması gelir. Fakat ordunun içinde bulunduğu maddî ve manevî zaaflar, askerin aç, susuz ve perişan bir halde oluşu, siyasî çekişmeler, ulaşım sıkıntısı, malzeme yetersizliği gibi yenilgiyi hazırlayan nedenler bu felaketi netice vermiştir.( Yazarlar )

Devamı

Balkan Harbi Hatıraları (Ömer Seyfettin)

Tarih: 17/08/2011   /   Toplam Yorum 4   / Yazar Adı:      /   Okunma 12343

image

Savaşın toplum düzeninde meydana getirdiği sarsıntıları, acıları, yıkıntıları yakından gören ve yaşayan Ömer Seyfettin, Yanya Kalesi’nin savunmasında Yunanlılara esir düşmüş, önce farklı yerlerde tutulmuş, daha sonra Nafplion kasabasında yaklaşık bir yıl esir kalmıştır. Kitaptaki hatıraların bir kısmı da bu dönemi kapsamaktadır. (Kitap Tanıtım Yazısından)

Devamı

Balkan Muharebeleri Sırasında Mustafa Kemal'in Çanakkale Bölgesindeki Faaliyetleri (Yrd. Doç. Dr. Mithat Atabay)

Tarih: 26/06/2011   /   Toplam Yorum 2   / Yazar Adı:      /   Okunma 45233

image

Balkan Savaşı başladığında Trablusgarp’tan bulunan Mustafa Kemal, 24 Ekim 1912 tarihinde oradan hareketle Mısır’a, daha sonra da Trieste ve Romanya üzerinden İstanbul’a ulaştı. Daha yolda iken hemen hemen bütün Rumeli’nin elden çıktığını ve Bulgarların Çatalca önlerine kadar geldiklerini öğrendi. İstanbul’a gelen Mustafa Kemal, 21 Kasım’da Harbiye Nezareti’nde görevlendirildi. Harbiye Nezareti’ndeki kısa görev süresi içerisinde Bolayır berzahının önemi üzerinde duran Mustafa Kemal’e göre; “Bolayır berzahı, Karadeniz’den Akdeniz’e geliş-gidişleri denetleyebilecek olan bölgenin kapısı”ydı. Aynı zamanda bu bölgede bulunan herhangi bir birlik Çatalca karşısında bulunan Bulgar Ordusu’nun gerisine saldırabilirdi. Osmanlı Harbiye Nezareti, Bolayır berzahının gerisinde “Mürettep” adı altında bir “Kolordu” kurmuştu. İsmi de “Bahr-ı Sefid Boğazı (Akdeniz Boğazı) Kuva-yı Mürettebe Kumandanlığı” idi. Bahr-ı Sefid Kuva-yı Mürettebe Kumandanı Fahri Paşa, Erkânı Harbiye Reisi(Kurmay Başkanı) Binbaşı Ali Fethi(Okyar) Bey, Harekât Şube Müdürü Binbaşı Mustafa Kemal (Atatürk) Bey’di. Mustafa Kemal’in bu göreve tayin tarihi 25 Kasım 1912’dir . Bu Kolordunun görevi, denizden ve karadan Bolayır üzerinden ya

Devamı

İmparatorluğun Gözyaşları - Balkan Savaşı’nı Neden Kaybettik ? ( Tuncay Yılmazer )

Tarih: 20/03/2009   /   Toplam Yorum 5   / Yazar Adı:      /   Okunma 22085

image

Aç kalmamak için bulabildiği mısır kökünü yemeye çalışan ordu komutanı…Koleranın perişan ettiği binlerce asker… Yollara düşen binlerce Müslüman muhacir…Cephelerde arka arkaya ağır mağlubiyetler alan siyasetle içli dışlı olmuş bir ordu… Şevket Süreyya Aydemir’in “Türk piyadesinin kaçışı Bulgar süvarisinin ilerleyişinden daha hızlıydı…” diye yazmasına neden olan o felaket günleri…Yarbay Hafız Hakkı’nın “Bozgun” adlı eserine yazdığı şu şatırlar… “……Mazisiyle benliğime, ruhuma kuvvet veren Fatih minarelerinden bir sürü ruhlar bana ‘Ey Meşhed’i bırakan bedbaht ordunun subayı! Hâlâ nasıl yaşıyorsun diyor!’ Bütün ordunun bozgunlukları yüreğimi çökertiyor, yüzümü yerlere kapattırıyor.Kan ağlayan kalbim kalan vatan parçalarının bütün güzellikleri için kardeşini kaybetmiş bir insan şefkatiyle titriyor…..” Ne olmuştu da tarihi zaferlerle dolu bir ordu , düşmanlarını bile şaşırtacak derecede hızla mağlubiyete sürüklenmiş, başkenti bile kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmış, eski başkenti olan Edirne Bulgarların eline geçmiş, Makedonya Sırplarla Yunanlılar arasında paylaşılmıştı? Milletçe en büyük özelliğimiz olan yenilgileri fazla gündeme getirmeme, ders çıkarmama özelliğimize en iyi örnek Balkan Savaşı verilebilir. Oysa Balkan Savaşı başarısız bir diplomasinin, siyasete bulaşmış bir ordunun, yapıcı değil yıkıcı muhalefetin bileşiminin nelere mal olacağına dair çok çarpıcı örnekler içerir. ( Bu makale Kültür Dergisi Mart 2009 Rumeli Özel Sayısında Yayınlanmıştır )

Devamı

Balkan Harbi’nin Toplumsal-Siyasal ve Ekonomik Etkileri -2 ( Sacit Kutlu )

Tarih: 11/04/2008   /   Toplam Yorum 4   / Yazar Adı:      /   Okunma 33063

image

Makalesinin 2.bölümünde Sacit Kutlu Balkan Savaşı’nın özellikle sağlık alanındaki ve kadınların toplumsal yaşamdaki yeri üzerine olan etkilerini inceliyor. Kutlu, İlk kez Balkan Harbi’nde devletler arasında sağlık hizmetlerinde ırk ve din ayrımı yapılmadan belirli ölçülerde bir işbirliğine gidildiğini, evrensel normlar oluşmaya başladığını belirtiyor. Cenevre’deki uluslar arası Kızılhaç Genel Merkezi savaş esirlerine yardımcı olmak üzere Belgrat’ta, başkanlığına İsviçre büyükelçisinin getirildiği uluslar arası bir büro oluşturulmuş, böylelikle çarpışan devletlerin esir düşen askerleri hakkında Kızılhaç ve Hilâl-i Ahmer örgütleri arasında kurulan iletişim sayesinde bilgi almak mümkün olmuştu. Makalede savaş sırasında ortaya çıkan kolera salgını ve buna karşı alınan önlemlerden de bahsediliyor. Önemli bir nokta da, o vakte kadar hastanelerde gayri Müslim, Levanten veya ecnebi kadınlar hemşirelik yaparken, Müslüman-Türk kadınlar arasında bu mesleğin de Balkan Harbi’yle başlaması. Kutlu, kurulan çeşitli derneklerle ( Mamûlat-ı Dâhiliye İstihlâkı Kadınlar Cemiyeti Hayriyesi (Yerli Mamüllerin Tüketimi için Yardımsever Kadınlar Cemiyeti), Osmanlı Türk Kadınları Esirgeme Derneği , Türk Kadınları Biçki Yurdu vb. ) kadınların sosyal yaşamda daha çok yer almaya başladığının altını çiziyor.

Devamı

Balkan Harbi’nin Toplumsal-Siyasal ve Ekonomik Etkileri -1( Sacit Kutlu )

Tarih: 31/03/2008   /   Toplam Yorum 3   / Yazar Adı:      /   Okunma 19936

image

Balkan Harbi, Osmanlı İmparatorluğu’nun idari ve askeri çevrelerinde ayrıca hangi görüşten olursa olsun bütün aydınlarında tam bir şok etkisi yapmıştır. Kumanova’da , Kırklareli’nde bozguna uğrayan birliklerin perişan hali ve her şeyini bırakıp yollara düşen Müslüman ahali büyük bir felaketin yansıyan görüntüleriydi. Edirne’de, Yanya’da, İşkodra’da kuşatma altında aç, susuz haftalarca dayanmaya çalışan binlerce asker ve sivil , Bab-ı Ali’nin tarihinde düştüğü en acı günlere işaret ediyordu. Asırlardır hüküm sürülen vilayetler teker teker elden çıkmıştı artık. Dr. Sacit Kutlu Balkan Harbi’nin Osmanlı Toplumu üzerindeki çeşitli etkilerini “Gelibolu’yu Anlamak” için kaleme aldı. İlk bölümde Sacit Kutlu, Balkan Harbi’nin pek çok savaş tekniğinin, strateji ve taktiğinin ilk kez uygulandığı savaş olduğuna dikkati çekiyor. Osmanlı aydınlarının Balkan felâketinin nedenlerini siyasal ve askeri gerekçelerin yanında, 1870 yenilgisini Prusya’nın eğitim sistemindeki üstünlüğü ile açıklayan Fransız aydınlarına benzer bir şekilde, Osmanlı eğitim sisteminin zafiyetinde aradıklarını belirtiyor. İmparatorluktan Cumhuriyet’e geçiş süreci ve özellikle II. Meşrutiyet dönemi üzerinde çalışan Sacit Kutlu’nun “ Balkanlar ve Osmanlı Devleti” ( Bilgi Üni. Yay. ) ve Sedat Simavi Ödülleri 2004 Sosyal Bilimler Övgüye Değer Eser Ödülü alan “Didâr-ı Hürriyet – Kartpostallarla II. Meşrutiyet 1908-1913” ( Bilgi Üni. Yay.) adlı iki kitabı, çeşitli dergilerde yayımlanmış makaleleri bulunuyor.

Devamı

İstanbul’da Savaş Günleri - Wilhelm Feldmann ( Tuncay Yılmazer )

Tarih: 22/08/2007   /   Toplam Yorum 2   / Yazar Adı:      /   Okunma 14340

image

8 Ekim 1912 tarihinden ( çatışmalar, ateşkesler, antlaşmalar ile ) aralıklı olarak 29 Eylül 1913’e kadar devam eden Balkan Savaşlarının tarihimizin en acı, kara sayfalarından birisi olduğuna kuşku yok. Neredeyse 400 yıldır adaletle hükmedilen, İslam eserleriyle nakış nakış işlenen bu topraklar kısa bir süre içerisinde elimizden çıkıp gitmiştir… Giden sadece tipik bir Anadolu kasabasından farkı olmayan nazlı Üsküp, mağrur Manastır ya da cıvıl cıvıl Selanik değildi elbet…Giden çokkültürlülük içerisinde hoşgörüydü, adaletti, renklilikti. Devlet yönetimini komitacılık zannedenlerle ne dediği belli olmayan korkak bir devlet erkanının bileşiminin sonucu Balkan felaketini getirmiştir. Osmanlı birliklerinin Sırplar, Bulgarlar, Yunanlılar karşısında düştükleri aciz durum hafızalarımızın kuytu köşelerine saklanmış durumda. Milletçe en büyük özelliğimiz olan yenilgileri fazla gündeme getirmeme, ders çıkarmama özelliğimizden olsa gerek Balkan Savaşı ile ilgili kaynak sayısı bir hayli az. O dönemde Berliner Tagesblatt gazetesi İstanbul muhabiri ve Osmanische Llyod gazetesi redaktörü olan Wilhelm Feldmann o kabus gibi günleri hiç abartmaya sapmadan bütün gerçekliğiyle anlatıyor.

Devamı

BALKAN SAVAŞLARI ( 1912-1913) Richard C. Hall ( Tuncay Yılmazer )

Tarih: 29/03/2007   /   Toplam Yorum 6   / Yazar Adı:      /   Okunma 19809

image

Her zaman söylerim. Kurtuluş Savaşı’nı anlamak için Birinci Dünya Savaşı’nı, Birinci Dünya Savaşı’nı anlamak için de Balkan Savaşı’nı anlamak gereklidir diye…. Geçmişte yakın komşularımızla ( ayrıca onların kendi aralarında ) olan siyasi problemlerin günümüzde bile devam ettiğini görmek ilginç bir o kadar da üzücü. Bosna Savaşı’nın televizyonlara süzülen görüntüleri bile hâlâ aklımda. Ya da seksenli yıllarda Kapıkule tren istasyonunda karşılamaya gittiğimiz Bulgaristan’dan zorunlu göçe tabi tutulan soydaşlarımızın o perişan hali… Bu duygularla Minnesota Üniversitesi’nden Prof. Richard Hall’ın Balkan Savaşları adlı kitabına başlarken, Prof. Zafer Toprak’ın esere yazdığı önsözde; çeşitli dillerdeki to balkanize (ing.) , balkanizer (Fr.) balkanisieren (Alm.) kelimelerinin bir bölgeyi birbirine düşman topluluklara bölmek anlamına geldiğini belirtmesi hiç şaşırtıcı gelmedi doğrusu. Tarih boyunca düzensizliğin, kaosun, acıların hüküm sürdüğü bu coğrafyanın en uzun barış dönemlerinden birini Osmanlı döneminde yaşadığını da belirtmek gerek.

Devamı