Prof. Dr. Christopher Bell'in yeni eseri Churchill and the Dardanelles üzerinden bir inceleme: Churchill Çanakkale Savaşlarının tek sorumlusu mudur?

Tarih: 17/10/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 501

Müttefikler yarımadadan çekilmeden çok önce ise Churchill'in politik kariyeri Mayıs 1915'te İngiliz Birinci Deniz Lordu Fisher'ın istifası ve Batı Cephesinde patlak veren 'mühimmat krizi' sebebiyle İngiliz Başbakanı Asquith hükümetinin düşmesi ile sona ermiştir. Churchill ilk olarak makamını kaybetmiş, sonrasında Savaş Konseyi üyeliğinden çıkarılmış ve Kasım 1915’te ise hükümetten istifa etmiştir. Churchill'in Mayıs 1915'te görevden alınmasının ardından başlayan Çanakkale savaşlarındaki rolü ile ilgili tartışmalar günümüze kadar süregelmiştir. Bazı kişilerin gözünde düşüncesiz bir maceraperest olan Churchill Çanakkale Deniz Harekâtının başlatılmasına ve başarısız olmasına sebep olan tek kişidir. Ancak Profesör Christopher Bell son çıkan Churchill and the Dardanelles kitabı ile Churchill'in Çanakkale Savaşlarındaki rolünü çok yönlü olarak inceleyerek, Churchill hakkında kolaycılığa kaçan bu eleştirilerin – veya tam tersi övgülerin – çok da basit bir şekilde açıklanamayacağını okurlara göstermiştir.

 

Müttefiklerin Çanakkale macerası, Rus Orduları Başkomutanı Nikolay'ın Ocak 1915 başında, Osmanlı ordularının Kafkaslarda başlattığı taarruz harekâtının baskısından kurtulmak için, denizden veya karadan yapılacak bir gösteri harekâtını İngiltere'den talep etmesi ile ortaya çıkmıştır. Rusların önerisine sıcak bakan İngiliz Savaş Bakanı Lord Kitchener Batı Cephesinden başka bir yere birlik ayırmaya şiddetli bir şekilde karşı olduğu için en iyi seçeneğin Osmanlı Başkenti’ne yakın olan Çanakkale Boğazı bölgesinde gösteri şeklinde yapılacak olan bir deniz harekâtının olacağını öne sürmüştür.[1] Bu gösteri harekâtı ile Osmanlıların başkent İstanbul'u korumak için Doğu Cephesinden aceleyle birlik kaydıracakları öngörülmüş ve İngiltere Savaş Konseyi üyelerince de bu öneri benimsenmiştir.

Savaşın ilk aylarında Alman deniz gücü tehlikesine karşı Kuzey Denizi'nde hareketsiz şekilde bekleyen İngiliz donanmasını aktif bir şekilde kullanmak isteyen dönemin Kraliyet Donanması politik lideri Winston Churchill bu öneriyi bir fırsat olarak değerlendirmiş ve derhal Akdeniz'deki İngiliz filosunun başında bulunan Amiral Carden'e Çanakkale Boğazı'nın deniz yolu ile geçilip geçilemeyeceği, geçilebilecek ise nasıl bir plan izlenmesi gerektiğini sormuştur.[2] Amiral Carden'den olumlu cevap gelmesinin ardından Çanakkale Boğazı'nın gemiler ile geçilmesine yönelik hazırlıklar başlamıştır. Batı Cephesinde Müttefik kuvvetler ile Alman Ordusu arasında oluşan düğümü aşamayacaklarına kanaat getiren İngiliz karar vericiler bu talebi savaşı kısaltacak bir fırsat olarak görüp derhal benimsemişlerdir. Çünkü, İngiliz bakanlara ve yetkililere göre, boğazdan geçip İstanbul önlerine gelen Müttefik filosu Osmanlı Devleti'ni barış yapmaya zorlayacak; o dönem tarafsızlığını ilan etmiş olan Bulgaristan, Yunanistan ve Romanya'yı Müttefiklerin lehine savaşa katılmaya ikna edecek; ve Doğu Cephesinde Alman taarruzları karşısında zor durumda olan Ruslara yardım ulaştırılabilecekti. Tüm bu gelişmeler dolaylı olarak savaşın erken bitmesine olanak sağlayacaktı. Ancak 19 Şubat 1915 günü başlatılan deniz harekâtı 18 Mart 1915'te Müttefikler açısından bir facia ile sonuçlanmış, ardından Gelibolu Yarımadası'nda girişilen kara harekâtı da Müttefik kuvvetlerinin yıl sonunda çekilmesi ile sonuçlanmıştır.

Müttefikler yarımadadan çekilmeden çok önce ise Churchill'in politik kariyeri Mayıs 1915'te İngiliz Birinci Deniz Lordu Fisher'ın istifası ve Batı Cephesinde patlak veren 'mühimmat krizi' sebebiyle İngiliz Başbakanı Asquith hükümetinin düşmesi ile sona ermiştir. Churchill ilk olarak makamını kaybetmiş, sonrasında Savaş Konseyi üyeliğinden çıkarılmış ve Kasım 1915’te ise hükümetten istifa etmiştir. Churchill'in Mayıs 1915'te görevden alınmasının ardından başlayan Çanakkale savaşlarındaki rolü ile ilgili tartışmalar günümüze kadar süregelmiştir. Bazı kişilerin gözünde düşüncesiz bir maceraperest olan Churchill Çanakkale Deniz Harekâtının başlatılmasına ve başarısız olmasına sebep olan tek kişidir. Ancak Profesör Christopher Bell son çıkan Churchill and the Dardanelles kitabı ile Churchill'in Çanakkale Savaşlarındaki rolünü çok yönlü olarak inceleyerek, Churchill hakkında kolaycılığa kaçan bu eleştirilerin – veya tam tersi övgülerin – çok da basit bir şekilde açıklanamayacağını okurlara göstermiştir.

Bell bu çalışmasında arşiv kaynaklarından ustalıkla faydalanmıştır. Resmi devlet yazışmalarına ilave olarak mektup ve günlük gibi kişisel belgeleri de titizlikle inceleyen yazar tüm kaynakları ve önemli figürlerin ifadelerini adeta çapraz sorguya tutarak okuyucuya çok dengeli bir anlatı sunmuştur. Çok çeşitli arşiv belgelerini detaylı olarak kullanmış olmasına rağmen, Bell eserini oldukça sade ve anlaşılır bir üslup ile kaleme almıştır.

Kitabın ilk bölümünde Çanakkale deniz harekâtının ortaya çıkışı ve başarısız olma nedenleri detayları ile birlikte anlatılmıştır. Aslında Çanakkale Boğazı'nda bir deniz harekâtı 1914 yılının Ağustos ayında Churchill tarafından gündeme getirilmiştir. Bilindiği gibi o dönem Akdeniz'de bulunan Alman Goeben ve Breslau savaş gemileri İngiliz donanmasından kaçarak Çanakkale Boğazı'na gelmiş ve Osmanlı Devleti'nin izniyle Marmara Denizi'ne alınmıştır. Bu durumun hemen ardından Churchill, Yunanistan'ın yardımı ile Müttefik donanmasının Marmara Denizi'ne geçerek Alman gemilerini imha etmesini önermiş, ancak o dönem Osmanlı Devleti henüz tarafsızlığını bozmadığı için bu öneri dönemin İngiliz Dışişleri Bakanı Edward Grey'ce uygun bulunmamıştır. Bu teşebbüsünün ardından aklının bir köşesinde boğazlarda harekât yapma fikri bulunan Churchill, yukarıda da belirtildiği gibi Kitchener'ın Ocak 1915’te Çanakkale Boğazları önünde gösteri harekâtı yapılması fikrini derhal olumlu karşılamıştır. Ancak ilginç bir şekilde Ocak 1915'te gösteri harekâtından ziyade, Çanakkale Boğazı'nın gemiler ile zorlanıp geçilebileceği fikrini sanılanın aksine ilk olarak Churchill değil İngiliz Birinci Deniz Lordu Fisher ortaya atmıştır.[3] Hatta Fisher, yapımı yeni bitmiş olan ve dünyanın en büyük gemisi, HMS Queen Elizabeth’in de Carden’in Çanakkale Boğazı civarında bekleyen filosuna katılmasını bizzat kendisi talep etmiştir.[4] Yukarıda da bahsedildiği üzere diğer karar vericiler tarafından da benimsenen Çanakkale Boğazı'nın gemiler ile geçilmesine yönelik Amiral Carden'in hazırladığı harekât planı İngiliz Deniz Kuvvetleri kurmay heyetince incelenip onaylanmıştır. Yazara göre, boğazın sadece gemilerle geçilmesi projesi Savaş Konseyi gündemine ilk geldiği zaman hiçbir bakan tarafından olumsuz karşılanmamış ve bir tane uzman bile Çanakkale Boğazı'nın sadece gemilerle geçilemeyeceğine dair bir kanaat belirtmemiştir. Bu önerinin bu kadar kolay kabul edilmesinin ardında birkaç faktörün yattığını belirten Bell, bu faktörleri şu şekilde sıralamıştır. İlk olarak Müttefik filosunda bulunan savaş gemileri Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığı envanterinde bulunan topların menziline girmeden boğazdaki hedefleri bombalayabilecek böylece zayiat olmadan boğazdaki 'Giriş Tahkimatları' kolaylıkla imha edilebilecekti. Ayrıca, harekât esnasında zayiat olsa dahi miadını doldurmuş savaş gemileri kullanılacağından dolayı Alman tehlikesine karşı Kuzey Denizi'nde hazır bekleyen dünyanın en büyük donanması olan İngiliz Kraliyet Donanması herhangi bir şekilde bu durumdan etkilenmeyecekti. İngiliz yetkililerine göre planın en az riskli ve en güzel yanı ise – ki bu husus Fransızların da plana hemen destek vermelerini sağlamıştır – harekâtta öngörülemeyen ciddi bir problem ile karşılaşılması halinde harekâtın iptal edilebilecek olmasıdır. Tüm bu iyimser öngörüler ve avantajlar ile 19 Şubat 1915 günü boğazın Giriş Tahkimatlarını imha etmeye yönelik bombardıman başlatılmıştır.

18 Şubat mağlubiyetine kadar devam eden harekâtta Profesör Bell'e göre Müttefikler açısından hemen hemen her şey yanlış gitmiştir.[5] İlk olarak İngiliz-Fransız savaş gemileri, her ne kadar Müstahkem Mevkii topçularının menzili dışında olsalar da, tabyaları imha etme konusunda başarısız olmuşlardır. Bunun en önemli sebebi ise gemilerin kara hedeflerinden ziyade düşman gemileri ile savaşacak şekilde mühimmat ve silah ile teçhiz edilmiş olmasıdır. Yatay mermi yollu silahlar ve düşman zırhlılarını imha edecek mühimmatlar kıyılarda iyi şekilde tahkim edilmiş toplara çok sınırlı olarak tesir edebilmiştir. Bu durumu fark eden Amiral Carden Mart 1915 başlarında Seddül-Bahir ve Kum Kale'ye sınırlı sayıda deniz piyade birliği çıkarmak suretiyle giriş tahkimatlarını imha etmeyi başarabilmiştir. Ancak deniz piyadeleri ilerleyen günlerde Türk tarafınca şiddetli ateş ile karşılaştığı için, Amiral Carden bir daha sınırlı sayıda birliğin kıyılara çıkarılması fikrinden vazgeçmiştir. Giriş Tahkimatlarının imha edilmesine yönelik harekât göreceli olarak başarıya ulaşmış ve bu durum Londra'yı ciddi manada umutlandırmıştır. Ancak esas problemler yumağı bu safhadan sonra başlamıştır. Carden'in filosunun Giriş Tahkimatlarından sonraki hedefi Orta ve Merkez Tahkimatlarının imhası idi. Ancak bu tahkimatların yok edilebilmesi için savaş gemilerinin boğazdan içeri girmesi gerekiyordu. Boğazdan içeri girebilmesi içinde Asya ile Gelibolu Yarımadası kıyıları arasında bulunan mayın hatlarının tespiti ve temizlenmesi zorunlu idi. Carden'in donanmasında mayın arama gemileri mevcut olmasına rağmen bu gemiler her mayın arama faaliyeti için bölgeye yaklaştığında boğazın her iki yanından gelen şiddetli ateşle karşılaşıyor ve görevini yerine getiremiyordu. Boğazda bulunan sabit toplar donanma topçusu ile susturulsa[6] da esas problem dik mermi yoluna sahip obüsler ve hareketli topçu bataryalarıydı. Çünkü bu silahların donanma tarafından tespit edilmesi neredeyse imkansızdı ve tespit edilse dahi hemen yer değiştirebilecek imkan ve kabiliyete sahip oldukları için imhası da olanaksızdı. Yani Müttefik deniz harekâtını ciddi manada sekteye uğratan esas problem Çanakkale Boğazı'nda bulunan büyük toplardan ziyade yerleri tespit edilemeyen obüs ve hareketli bataryalar idi. Ayrıca bu silahların tespit edilmesine yönelik icra edilen hava keşif faaliyetleri de problemliydi. Carden'in emri altında bulunan uçaklar mekanik olarak yetersizdi ve yüksek irtifaya yükselemedikleri için Osmanlı ordusunun piyade silahlarından çokça etkileniyor, görevlerini yapamadan geri dönüyorlardı. Ayrıca uçakların görevlerini icra edebilecekleri elverişli hava koşulları da pek bulunamıyordu. Tüm bu problemlerin yanı sıra mayın tarama faaliyetleri de tam anlamıyla bir hayal kırıklığıydı. Çünkü mayın tarama ekibi bu önemli görevi icra edebilecek kapasitede değildi. Mayın tarama personeli profesyonel donanma personelinden oluşmuyordu. Hemen hemen tümü Kuzey Denizi'nde savaş öncesi avlanan sıradan balıkçılardı. Donanımsal olarak da mayın tarama gemileri Çanakkale Boğazı akıntısı dikkate alındığında yetersizdi. Esas kabiliyetli mayın tarama gemileri ana donanma ile Kuzey Denizi’nde bekliyordu. Tüm bunların sonucunda 18 Mart 1915 gününe kadar Müttefik donanması Osmanlıların döşemiş olduğu 400 civarı mayından sadece 4 tanesini temizleyebilmişti.

Peki yaşanan tüm bu gelişmeler Londra'da nasıl karşılanıyordu? Açıkçası sahadaki operatif ve taktik durum Savaş Konseyi üyeleri için tam bir muamma idi. Çünkü Bell'e göre Savaş Konseyi üyeleri özellikle Churchill ve Kitchener tarafından sürekli olarak askerî konularda karanlıkta bırakılıyordu. Churchill de Carden'den gelen olumsuz raporları konsey üyeleri ile ya hiç paylaşmıyordu ya da eksik veya yanıltıcı şekilde paylaşıyordu.[7]

Çanakkale Boğazı’nda Amiral Carden bu ümit vermeyen tablo ile Müstahkem Mevkii mevzilerini imha etmeye çalışırken, 13 Mart 1915 günü İngiliz istihbaratı kritik bir Alman mesajını çözmeyi başardı. Berlin’den Çanakkale’deki Müstahkem Mevkiinde görevli Alman üst düzey bir subaya (muhtemelen Guido von Usedom) yollanan bu mesajda Osmanlı Devleti’ne mühimmat gönderme isteği belirtiliyor ve ayrıca Almanya veya Avusturya’dan bölgeye denizaltı gönderilmesi ihtimalinin ciddi olarak değerlendirildiği söyleniyordu. Churchill eline ulaşan bu istihbarat ışığında Osmanlı topçusunun mühimmatının bitmek üzere olduğunu ve Alman denizaltılarının bölgeye ulaşmak üzere olduğunu değerlendirmiş ve derhal Amiral Carden’in Çanakkale Boğazı’nı gemiler ile zorlamasını talep etmiştir. Bu görüş İngiliz Birinci Deniz Lordu Amiral Fisher tarafından da açıkça desteklenmiştir. Ancak Profesör Bell kitabında belirttiği üzere, elde edilen bu kritik bilgide İngilizlerin açıkça öğrenebildiği şey Almanların mühimmat gönderme isteğidir, Çanakkale’deki Müstahkem Mevkii Komutanlığının mühimmatlarının azaldığına dair bir bilgi ele geçirilen bu mesajda geçmemektedir ve ayrıca Alman denizaltılarının bölgeye gönderildiğine dair herhangi bir bilgi de bulunmamaktadır, sadece bu ihtimalin ciddi bir şekilde değerlendirildiği belirtilmiştir.[8] Ancak o dönem bu bilgilerin analizi yapılmamış ve bu yeni gelen bilgi ışığında 18 Mart 1915 günü Çanakkale Boğazı’nın zorlanmasına karar verilmiştir.

18 Mart günü yapılan harekâtın tam anlamıyla başarısızlıkla neticelenmesinin ardından başlatılan kara harekâtı da beklenen sonucu vermemiş ve Mayıs 1915 ortasında İngiltere’de Asquith hükümeti sona ermiştir. Bu olay sonrasında Churchill Deniz Kuvvetlerindeki ve Savaş Konseyindeki makamını kaybetmiştir.

Yazar kitabında deniz harekâtının neden başarısız olduğunu anlattıktan sonra, Çanakkale Savaşlarını araştırmak üzere 1916 yılında kurulan komisyonunun (Dardanelles Commission) çalışmalarına ve bu dönem Churchill, Fisher ve Hamilton gibi kişilerin bu komisyona sunulmak üzere nasıl savunma hazırladıklarına kitabında yer vermiştir.[9] Bu bölümde Bell yalnızca komisyon raporunu incelemekle kalmamış, savaş boyunca önemli mevkide olan tüm kişilerin birbirleri ile olan yazışmaları, günlükleri ve hatta eşlerine yolladıkları mektupları bile inceleyerek adeta dokümanlar üzerinden şu an hayatta olmayan kişileri çapraz sorguya tutmuştur. Bu dönem Churchill’in gelecek politika kariyerini kurtarabilmek için yaptığı çabaları çok güzel bir şekilde anlatan Profesör Bell, bu konuda Churchill’in kısmen de olsa başarılı olduğunu belirtmiş ve tüm faturanın 1919’da yayımlanan komisyon raporunda Churchill’e çıkarılmadığını aktarmıştır.

Kitabın son bölümlerinde ise yazar Bell, Churchill’in yine gelecek politika kariyerinde Çanakkale harekâtını başlatan düşüncesiz bir maceraperest olarak anılmamak için yaptığı çalışmaları ve Çanakkale Savaşlarının kendi kişiliği ve karar alma süreci üzerindeki etkisini incelemiştir. Birinci Dünya Savaşı’nın hemen ardından İngiltere, Amerika ve Avustralya’da gelişmeye başlayan Çanakkale literatürüne Churchill’in nasıl etki etmeye çalıştığını çok güzel bir şekilde açıklayan Bell, Churchill’in bu konuda da başarılı olduğunu belirterek ilk dönem eserlerde – Avustralya’da Charles Bean’in kaleme aldığı resmi tarih hariç – isminin ciddi bir yara almadan çıkabildiğini ortaya koymuştur.

Profesör Bell’in alana yaptığı en büyük katkılardan bir tanesi ise kitabında Çanakkale Savaşlarının Churchill’in sonraki hayatında karar alma sürecine ne şekilde tesir ettiğini anlattığı bölümüdür.[10] İkinci Dünya Savaşı başında Churchill ilk olarak İngiliz Kraliyet Donanması’nın politik lideri olmuş ve görevden alınmasından tam 25 sene sonra, 1940 yılının Mayıs ayında politik kariyerindeki en üst makama ulaşarak İngiltere Başbakanı olmuştur. Profesör Bell’e göre, Başbakan olduktan sonra Churchill büyük girişimlere, özellikle askerî danışmanları olumsuz baktığında, daha kolay bir şekilde ‘hayır’ diyebilmiştir. Bell’e göre şüphesiz bu değişimde Çanakkale Savaşlarının etkisi çok büyüktür.

Sonuç olarak Çanakkale Savaşlarının başlatılmasına Churchill tek başına karar vermemiştir ve sanılanın aksine Churchill – diktatörce – stratejik karar alma süreci üzerinde tek başına baskın durumda olmamıştır. Çünkü Bell’in çalışmasında açıkladığı gibi diğer bakanlar ve askerî danışmanları Churchill’in diğer projelerine ve önerilerine olan itirazlarını sıklıkla ve açıkça dile getirebilmişlerdir. Ancak, yukarıda belirtildiği üzere, Çanakkale Harekâtı planı ilk masaya geldiğinde bu kişilerin hiçbiri plana itiraz etmemiş, hatta Çanakkale Boğazı’nın bu şekilde geçilemeyeceğine dair herhangi bir şüphe dahi dile getirilmemiştir. Söz sanatı konusunda usta olan Churchill konsey üzerinde fikirlerini savunma konusunda yetenekli olsa da bu sebepten dolayı bu başarısızlığın sorumlusu olarak gösterilemez. Bell kitabının sonuç kısmında net bir şekilde yazmış olduğu gibi, Savaş Konseyi ‘müşterek’ olarak, Müttefik filonun Çanakkale Boğazı’nda karşılaşacağı sıkıntıları hafife almış, Müttefik gemilerinin herhangi ciddi bir sorun ile karşılaşması halinde operasyonun hemen iptal edilebileceğini düşündüğü için harekâtın düşük riskli olduğu kanaatine varmış ve konsey üyelerinin hiçbiri savaşın bu denli büyüyebileceği ihtimalini öngörememiştir.[11] Bell eserinde son olarak Çanakkale Savaşlarının, Churchill’in aşırı özgüvenli ve sabırsız olması, gereksiz riskler almayı sevmesi ve profesyonel tavsiyeleri görmezden gelmesi veya önemsememesi gibi bazı kusurlu yanlarını ortaya çıkardığını da belirtmeyi ihmal etmemiştir. Son söz olarak Çanakkale Savaşlarının başlatılmasında Churchill, Savaş Konseyi’nin diğer üyeleri kadar sorumlu tutulabilir.

Profesör Bell’in bu çalışması özellikle Çanakkale Savaşları çalışmaları yapacak kişiler tarafından mutlaka dikkatle incelenmelidir. Sadece İngiliz tarafından değil Türk tarafından bakılarak yapılacak araştırmalar için de olmazsa olmaz bir kaynaktır. İkincil olarak ise Bell’in bu eseri aynı zamanda dönemin asker-sivil ilişkileri ve askerî veya sivil karar alma süreçleri konularında da ışık tutan çok önemli bir kaynak olacaktır.

 

 

Yusuf Ali ÖZKAN

Brunel Üniversitesi Londra

Twitter: @yaliozkan

 

 

 


Notlar:

 

[1] Winston S. Churchill, The World Crisis, Vol. 2, 1915 (London: Bloomsbury Publishing PLC, 1950), 61.

[2] Ibid., 63.

[3] Christopher M. Bell, Churchill and the Dardanelles (Oxford: Oxford University Press, 2017), 64; Churchill, The World Crisis, Vol. 2, 1915, 62.

[4] Bell, Churchill and the Dardanelles, 75.

[5] Deniz Harekatı safhasında nelerin yanlış gittiği hakkında bkz; Ibid., 116–34.

[6] Bell kitabında Çanakkale Boğazı’nda bulunan tahkimatların sadece susturulabildiğini belirtmiştir. Yani bu tahkimatlar tamamen imha edilememiş sadece geçici süre ile susturulması sağlanmıştır.

[7] Graham T. Clews, Churchill’s Dilemma: The Real Story behind the Origins of the 1915 Dardanelles Campaign (Santa Barbara: Calif: Praeger, 2010), 255; Bell, Churchill and the Dardanelles, 7.

[8] Ibid., 129–30.

[9] Ibid., 224–88.

[10] Ibid., 330–56.

[11] Ibid., 367.

 


  501 defa Görüntülendi.

**********************

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri Tuncay Yılmazer'in benimsediği anlamına gelmez. Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederiz.

**********************

Makaleye Yorum Ekle

 

YORUMLAR

KATEGORİDEKİ DİĞER BAŞLIKLAR

07/11/2017 - 18:30 Pomakların Çanakkale Ağıdı - Pesna (Ömer Arslan)

30/10/2017 - 18:41 25 Nisan 1915, Arıburnu Anzak Çıkarmasında 57.Alay’ın Conkbayırı’na İntikali – Yeniden Değerlendirme ( M. Şahin Aldoğan )

17/10/2017 - 11:31 Prof. Dr. Christopher Bell'in yeni eseri Churchill and the Dardanelles üzerinden bir inceleme: Churchill Çanakkale Savaşlarının tek sorumlusu mudur?

09/09/2017 - 05:40 Florence Nightingale’in Eli Anadolu’ya da Değmişti-Kırım Savaşından Unutulan İlk Prefabrik Hastane: Erenköy (Renkioi) (Mustafa Onur Yurdal)

22/08/2017 - 07:18 Kuşatma ve Esaretin Adı KÛTULAMÂRE Esir Bir İngiliz Subayın Anıları - Edward W.C. Sandes -(Muzaffer Albayrak)

09/08/2017 - 18:07 19. Tümen Kurmay Başkanı İzzettin Çalışlar’ın Çeşitli Konferans ve Yayınlarında Conkbayırı Süngü Taarruzu (Melike Bayrak-Mustafa Onur Yurdal)

27/07/2017 - 13:33 Çanakkale’nin Filistin’deki Yansıması 2.Bölüm - 2.Gazze Muharebesi (Tuncay Yılmazer )

11/07/2017 - 10:07 Çanakkale’nin Filistin’deki Yansıması : Gazze Muharebeleri ( 1.Bölüm) (Tuncay Yılmazer)

22/05/2017 - 05:29 Müstahkem Mevkii’nin Anafartalar’daki Sesi - Küçük Anafartalar Topları (Bayram Akgün)

09/05/2017 - 08:12 Kûtulamâre Kuşatması’ndan Esarete Yüzbaşı Sandes’in Hatıraları - Çev. Tuncay Yılmazer

02/05/2017 - 11:45 İzmir-Bayındır İlçesinden Çanakkale Harbine Katılanlar (Necat Çetin)

28/04/2017 - 08:49 Kûtulamâre Zaferi 1916 (Muzaffer Albayrak – Vahdettin Engin)

23/04/2017 - 21:24 Türk Ordusu’nda Künye Uygulamasına İlişkin İlk Girişimler ve İlk Künyelerle İlgili Kısa Bilgiler (The First Attempts On The Use Of Identity Tags In Turkish Army And Information About The Early Identity Tags) (Burhan SAYILIR)

13/04/2017 - 05:43 Müstahkem Mevki’nin Kara Savunması İçin Top Desteği Sağlaması (Bayram Akgün)

07/04/2017 - 14:30 Çanakkale Muharebelerinde İdari ve Lojistik Faaliyetler (Ayhan Candan)

06/04/2017 - 19:17 Kabataş Erkek Lisesi 1.Büyüteç Tarih Öğrenci Sempozyumu (8-9 Nisan 2017)

04/04/2017 - 21:12 Resmi Belgelere (Nüfus Ölüm-Genelkurmay-Kayıtsız Ölüm Defterleri) Göre İzmir - Beydağ Şehitleri (Necat Çetin-A.Levent Ertekin)

31/03/2017 - 07:25 Çanakkale nin Şehit Kalemleri (İsmail Sabah)

27/03/2017 - 19:43 Çanakkale Müstahkem Mevkii’ye Bağlı Top Mermisi Çeşitleri (Bayram Akgün)

25/03/2017 - 20:58 GeliboluyuAnlamak Özel- 100. Yılında Gazze Muharebeleri Kahramanlarını Anıyoruz (Tuncay Yılmazer)

17/03/2017 - 21:15 18 Mart Özel Makalesi - Yaşayanların Ağzından 18 Mart Boğaz Muharebesi (Ahmet Yurttakal)

16/03/2017 - 08:51 18 Fotoğrafla Çanakkale Boğaz Muharebesi 18 Mart 1915 - 18 March 1915 Dardanelles Assault with 18 photographs (Ahmet Yurttakal)

13/03/2017 - 05:47 Çanakkale Muharebeleri’nde Bir Hile: Sahte Toplar (Bayram Akgün)

07/03/2017 - 04:27 Çanakkale Zaferi’nden Mescid-i Nebevi’ye (Enver Paşa’nın 1916 Filistin-Hicaz ziyareti) (Tuncay Yılmazer)

23/02/2017 - 07:48 Gelibolu Savunması Bir Karargâh Çalışması - General G.S. Patton (Haluk Oral)

09/02/2017 - 06:24 İkinci Kirte Muharebesi (6-8 Mayıs 1915 Taarruzları) (Yücel Özkorucu)

31/01/2017 - 12:29 Türk Boğazları Meselesi (Ayhan Candan)

24/01/2017 - 05:39 Kanlı Bir Mendil Hikayesi (Ömer Arslan)

19/01/2017 - 10:32 Irak Cephesinde Gönüllü Kahramanlar Osmancık Taburu (Muzaffer Albayrak)

23/12/2016 - 20:32 Atlas Tarih Dergisi Aralık-Ocak Sayısında 1916 Sina Filistin Hicaz Cephesi (Tuncay Yılmazer)

13/12/2016 - 07:23 Birleşik Harekat Tecrübesi Olarak Cihan Harbinde Türk-Alman Askeri İttifakı (Gültekin Yıldız)

02/12/2016 - 20:23 Çanakkale Kara Muharebelerinde Ağıl Dere (Şaban Murat Armutak)

15/11/2016 - 11:48 Çanakkale de Bir Melek Hanım (Muzaffer Albayrak)

01/11/2016 - 05:41 Çanakkale Kara Muharebelerinde Asma Dere (Şaban Murat Armutak)

24/10/2016 - 06:55 42. Alay / Gelibolu 1915 - Ahmet Diriker (Oğuz Çetinoğlu)

10/09/2016 - 11:12 Seddülbahir Kahramanı Bigali Mehmet Çavuş (Ömer Arslan)

03/07/2016 - 14:42 Çanakkale’den 100. Yılında Somme’a:Bir Savaş, İki Muharebe (Mustafa Onur Yurdal)

11/06/2016 - 14:37 I.Dünya Savaşı nda Şii Ulemasının Cihat Fetvaları Çerçevesinde Irak Cephesi (Ziya Abbas)

01/06/2016 - 06:23 Kutülamare- Yarbay Mehmed Reşid Bey in Günlüğü (İ. Bahtiyar İstekli)

23/05/2016 - 12:01 Osmanlı Devleti’nin Çanakkale Muharebelerinde Sağlık Alanındaki Faaliyetleri (Ayhan Candan)

16/05/2016 - 07:38 Bir Osmanlı Kurmay Subayı- Iraklı Kürt Devlet Adamı, Mehmet Emin Zeki Bey in Yaşam Öyküsü (Tuncay Yılmazer)

10/05/2016 - 13:00 Mezopotamya da Bir Savaş 1915-1916 KutülAmare – Nikolas Gardner ( Tuncay Yılmazer )

07/05/2016 - 07:31 Birinci Dünya Savaşının İslam Dünyasına Etkileri (Yüksel Nizamoğlu)

30/04/2016 - 19:20 Çanakkale Savaşı: Bir Siyasi Mücadele Alanı (Özgür Öztürk)

23/04/2016 - 19:13 25 Nisan 1915 Anzak Çıkarması İlk Saatleri – Daha Erken Müdahale Edilebilir miydi? ( Ahmet Yurttakal )

17/04/2016 - 21:26 Maskirovka Harekatı - KutülAmare bir zafer midir? ( Tuncay Yılmazer )

13/04/2016 - 05:30 Çanakkale Savaşları ve Barbaros’un Batışı (İsmail Bilgin)

28/03/2016 - 11:20 Çanakkale Muharebelerinde Osmanlı Ordusunun Asker Kaybı (Ayhan Candan)

26/03/2016 - 09:55 Eğitimli Neslin Birinci Dünya Savaşı ile İmtihanı ( Dr. Nuri Güçtekin )

24/03/2016 - 10:00 Birinci Dünya Savaşı nda Yozgat Lisesi (Dr. Nuri Güçtekin)

21/03/2016 - 06:35 Çanakkale Seferberliği: Savaş, Eğitim, Cephe Gerisi (Mustafa Selçuk)

17/03/2016 - 08:15 18 MART ÖZEL - Çanakkale Zaferi ve Cevat Paşa (Ahmet Yurttakal)

11/03/2016 - 06:49 Zaferi Kanla Yazan Fındıklılı Mehmet Muzaffer (İsmail Bilgin)

02/03/2016 - 12:48 Kut’ül Amare Zaferi -2 (İsmail Bilgin)

29/02/2016 - 11:29 Kut’ül Amare Zaferi -1 (İsmail Bilgin)

22/02/2016 - 12:27 Gertrude Bell Irak Sınırını Çizen Kadın (Veysel Sekmen)

14/01/2016 - 08:43 Çanakkale Şehidi Feyzi Çavuş’un Zevcesi Zehra Hanımın Padişaha Mektubu (Osman Koç)

23/12/2015 - 16:47 Çanakkale Savaşlarında Binbaşı Halis Bey’e Ait Bir Ganimetin Öyküsü (Serdar Halis Ataksor)

10/12/2015 - 18:03 Mesudiye Zırhlısının Dramı (Cemalettin Yıldız)

06/12/2015 - 20:29 Kut’ülamarenin Türklere Tesliminden Sonra Irak İngiliz Ordusunun Faaliyetlerine Dair Rapor (Haz. Serdar Halis Ataksor)

01/12/2015 - 10:11 10 Ağustos 1915 Conkbayırı Süngü Hücumu (Muzaffer Albayrak)

17/11/2015 - 21:09 Çanakkale Deniz Muharebelerinde Verilen Zayiatlar (Ahmet Yurttakal)

10/11/2015 - 05:19 Reis-i Cumhur Mustafa Kemal in Çanakkaleyi ziyaretleri (M. Onur Yurdal )

08/11/2015 - 22:04 Mustafa Kemal Paşanın Osmanlı Devleti’nin 1. Dünya Savaşına girişiyle ilgili görüşlerine dair bir belge

Osmanlı Devleti Umumi Harpte Tarafsız Kalabilir miydi? - Yusuf Akçura (Değerlendirme: Muzaffer Albayrak)

Nazım’ın Dayısı Çanakkale Şehidiydi (Melih Şabanoğlu)

Çanakkale Destanının Ölümsüz Efsaneleri (Osman Koç)

21/10/2015 - 04:02 100 Yıl Sonra İlim Heyeti Çanakkale’de Programı

17/10/2015 - 11:50 Çanakkale Savaşı'nın Kanada'da Bıraktığı İzler (Birol Uzunmehmetoglu)

27/09/2015 - 16:01 1917 Yılında Hicaz Cephesi:Arap İsyanının Yayılması ve Medine’nin Tahliyesi Programı (Yüksel Nizamoğlu)

22/09/2015 - 13:07 III. Kolordu’nun Çanakkale Muharebeleri’ne Hazırlanış Süreci (İsmail Bilgin)

15/09/2015 - 04:28 Kutü-l Amare Kahramanı Halil Kut Paşa (Enes Cifci)

11/08/2015 - 04:07 Türkiye Büyük Savaş a Nasıl Girdi? ( Emre Kızılkaya )

29/07/2015 - 03:30 1915 Gelibolu Harbi Günlüğü- Kazım Şakir (İ. Bahtiyar İstekli)

07/07/2015 - 02:49 Suyu Arayan Adamların Öyküsü - Millete Deva Olmak , Osmanlı Savaş Esirleri, TIP ve Milliyetçilik ( 1914-1939 ) -Yücel Yanıkdağ (Tuncay Yılmazer)

30/06/2015 - 03:55 Tarih, Otobiyografi ve Hakikat Yüzbaşı Torosyan Tartışması ve Türkiye’de Tarih Yazımı (Derleyen: Bülent Somay)

21/06/2015 - 16:34 Türklere Esir Olmak (Doğan Şahin)

23/05/2015 - 04:36 Çanakkale Savaşı

16/05/2015 - 15:30 İtilaf Devletleri Askerlerinin Gözüyle Çanakkale

12/05/2015 - 12:50 Muaveneti Milliye Muhribi Torpito Zabiti Ali Haydar Öztalay (Çimen Yüksel)

09/05/2015 - 08:24 Osmanlılar ve Ermeniler / Bir İsyan ve Karşı Harekâtın Tarihi (Edward J. Erickson)

03/05/2015 - 15:39 Neuve Chapelle’den Gelibolu’ya: Bir Askeri Planın Gelibolu’da Uygulamaya Konulması ( Mustafa Onur Yurdal )

28/04/2015 - 03:52 Cephe Arkadaşı Çanakkale Cephesi

25/04/2015 - 03:07 Çanakkale Müstahkem Mevkii Bataryalarının 25 Nisan 1915 ‘teki Rolü (Bayram Akgün)

24/04/2015 - 15:07 25 Nisan 1915 üzerine Gelibolu’yu Anlamak’ta çıkmış makalelerden seçmeler (Tuncay Yılmazer)

18/04/2015 - 17:10 Çanakkale Şehitleri Listesinde Ezineli Yahya Çavuş’un Adı Yok (Osman Koç)

10/04/2015 - 00:06 Kıyamet Koptuğunda - Hasan Cevdet Bey

03/04/2015 - 01:36 Rusya’daki 90.000 Osmanlı Savaş Esiri ve Sarıkamış Muharebesi (Yücel Yanıkdağ)

27/03/2015 - 17:57 Bir Hikayenin Daha Sonu: Topçamlar Tabyası (Bayram Akgün)

14/03/2015 - 07:57 Düşmana Korku Salan Efsanevi İntepe Topçularından Topçu Üsteğmen Mehmet Ali Bey (Muzaffer Albayrak)

11/03/2015 - 02:38 Seddülbahir’de Yalnız Top-210/40’lık Roon Topu (Bayram Akgün)

01/03/2015 - 13:31 Çanakkale Muharebeleri’nin İdaresi, Komutanlar - Strateji (Ed.: Lokman Erdemir, Kürşat Solak)

24/02/2015 - 17:39 Çanakkale Cephesinde Bir Damla Su İçin- Gelibolu Yarımadasında Jeoloji ve Muharebe İlişkisi ( İsmail Bilgin )

15/02/2015 - 17:55 Hashtag Tarih Dergisi Şubat 2015 Sayısında Kitap Değerlendirme Yazısı

08/02/2015 - 07:11 “Hafız Hakkı Paşanın Sarıkamış Günlüğü” Kitabıyla İlgili Mülahazalar (İsmail Bilgin)

// Bir Asır Sonra Ermeni Tehciri ve Çanakkale Üzerine… 100. Yıl Nasıl Anılmalı? (Tuncay Yılmazer)

23/12/2014 - 08:24 Sarıkamış İhata (Kuşatma) Harekâtı (İsmail Bilgin)

17/12/2014 - 02:24 Kut ül Amare Zaferi (Necmettin Özçelik)

08/12/2014 - 18:22 1. Dünya Harbi

06/12/2014 - 13:44 The Water Diviner – Son Umut Filminin Galasından Notlar… ( Tuncay Yılmazer )