Çanakkale’deki En Başarılı Alman: Otto Hersing ve U-21 Denizaltısı (Ahmet Yurttakal)

Tarih: 04/11/2007   /   Toplam Yorum 9   / Yazar Adı:      /   Okunma 34351

Almanların Çanakkale Muharebelerindeki rolü hep tartışma konusu olmuştur. Bazı araştırmacılar bu savaşı Almanlar sayesinde kazandığımızı iddia ederken genel ( halka yönelik ) anlatımda Almanlardan neredeyse hiç bahsedilmez. Kendi adıma müttefikimiz Almanların yardımıyla bu savaşı kazandığımız görüşlerine katılmıyorum. Tam tersi komuta kademesinde Alman subayların bulunması ciddi anlaşmazlık kaynağı olmuş, çok sayıda şehit vermekte dahil birçok soruna yol açmıştır. Bu konuya ileride zaman zaman değineceğiz.
Almanların savaş sırasındaki en büyük yardımları bazı denizaltılarını bölgeye göndermeleriydi. Yüzbaşı Otto Hersing yönetimindeki U-21 denizaltısının 25 Mayıs 1915’te HMS Triumph ve 27 Mayıs 1915’te HMS Majestic’i torpilleyerek batırması savaşın dönüm noktalarından birisidir. Lafı fazla eğip bükmeden hakkını teslim etmenin gerekli olduğunu düşünüyorum. Ahmet Yurttakal , Bülent Erdemoğlu’nun yayına hazırladığı İş Bankası Kültür Yayınlarından çıkan “Çanakkale Denizaltı Savaşı -Otto Hersing” adlı kitabı değerlendiriyor.

 

 Gün geçtikçe Çanakkale Savaşlarının birçok bilinmeyen noktası, çeşitli hatıralarla gün yüzüne çıkmakta, müttefik denizaltılarının başarıları -özellikle son dönemde- çok konuşulmakta ve övgüyle anlatılmaktadır. Marmara’ya ulaşmayı başaran AE2 ise en çok bahsi geçen denizaltı olmuştur. Çıkarmanın ilk günü, yarımadayı boşaltmayı düşünen müttefik askerlerini adeta yarımadada çakılı bırakan bu denizaltının gün yüzüne çıkarılma çalışmalarına halen devam edilmektedir.

 

İşte tüm bu soruların yanıtlarını bulabileceğimiz ve Türk tarafındaki denizaltı faaliyetlerini öğrenebileceğimiz yeni bir eser çıktı: “Çanakkale Denizaltı Savaşı”.  U21 denizaltısının komutanı Otto Hersing’in hatıralarından oluşan bu kitabın Türkçeye çevirisi ve yayına hazırlığı Bülent Erdemoğlu tarafından yapılmıştır. Kitap, Almanya’da “U21 Çanakkale’yi kurtarıyor” ismiyle yayımlanmıştı. 

Otto Hersing U21 denizaltısından esinlenerek hatıralarını yirmi bir bölüm halinde yazmış, yazar da çeviride bölüm sayısını korumuş. Bu yönüyle, ilginç bir düşüncedir.

 Erdemoğlu, kitabın ilk yirmi dört sayfasında, -fazla derine inmeden- denizaltı tarihine değinirken, devamında ise U21 denizaltısının Çanakkale’ye gelişini ele almıştır. Son kısımda da yirmi bir bölümden oluşan Otto Hersing’in hatıraları yer almıştır. Kitabın içerisinde U21 denizaltısına ait fotoğrafların yanında konuyla alakalı çeşitli fotoğrafların da bulunması kitaba zenginlik katmıştır. Ayrıca yazarın, hatıralarda geçen yabancı terimleri ve yer isimlerini dipnot kullanarak açıklaması anlam kolaylığı sağlamıştır. Kitap, İş Bankası Kültür Yayınları tarafından ağustos ayında basılmış olup 176 sayfadan oluşmaktadır.            

 

Otto Hersing Kimdir?

 

Atılgan, gözü pek denizci; U21’in komutanı, genç Yüzbaşı Otto Hersing, 1885 yılında doğdu. 1903 yılında Alman Donanma Okulu’na kayıt oldu. 1914 yılında U21’e atandı. Aynı yıl, Alman donanmasının ilk batıracağı düşman gemisi olan Patchfinder’i vurarak tarihe geçti. 1920 yılında Alman Reich Donanması’nda görev aldı. 1922’de Kıdemli Yüzbaşı oldu. 1924 yılında, otuz dokuz yaşındayken donanmadan ayrılarak çiftçilikle uğraşmaya başladı.      Anılarını ise 1932’de yayımladı.

 

U21 Denizaltısı Çanakkale’ye Geliyor

 

    Yüzbaşı Hersing komutasındaki U21 denizaltısı, mayıs başlarında Boğaz önlerine gelir. Boğaz önünde ve civar adalarda birçok İngiliz gemisi kol gezmektedir. U21 bu gemilerden sıyrılmak amacıyla rotasını Gökçeada-Semadirek adalarına doğru çevirir. Bu iki adanın arasından geçer ve yarımadaya yaklaşır. Bundan sonrasını Yüzbaşı Otto Hersing’den dinleyelim:

   

    “… öğlen 12’ye doğru kıyıya yakın bir düşman savaş gemisinin farkına vardım. Bu İngiliz zırhlısı Triumph idi. Kıyıdaki düşman gözetlemesinin oldukça zayıf olduğunu belirledikten sonra periskopumu ivedilikle içeri çekerek gemiye doğru yöneldim. Yaklaşık 45 dakika sonra saldırıya geçmek için 10 metre derinliğe çıktım. İngiliz zırhlısı sabah Türk siperlerini yandan atışa almış, şu anda öğle molası vermişti. Gemi, torpido koruma ağları ile gerilmiş olarak yaklaşık 5-6 deniz mili bir aşağı bir yukarı gidip geliyordu. Tüm gemi ekibi üst güvertede güneşleniyordu. Yalnızca gözetleme postaları çifte dürbünlerle etraftaki denizaltıyı arıyorlardı. 1000-1200 metre açığında dolaşan destroyer güvenlik altın almıştı.

Destroyer bir ara üzerime doğru gelmekteydi. Üzerimde pervaneleri dönüyordu fakat farkımıza varmadı.

     …periskoptan baktığımda zırhlı 400 metre ilerideydi, hedefimden sapmıştım. Oldukça keskin bir dönüş yapmam gerekiyordu. Hızla ileri 300metre… 200 metre

 

Ve torpidoyu fırlattım! Torpido ağının içeri!

Korkunç bir sarsıntı izliyor bunu..

Denizaltı top gibi fırlatılıyor. Duvarlara savruluyoruz. Neyse ki kendimize geldiğimizde denizaltımızda her şey yerinde… Akü sağlam.

… Zırhlı yan yatarak, dokuz dakika içinde mavi sulara gömüldü!

…”

 

    On iki bin tonluk Triumph zırhlısı battığında Türkler, İngilizler ve Avustralyalılar siper savaşını bırakıp siperlerden çıkarak ayaklarının dibinde batmakta olan zırhlıyı seyretmişler.

 

          

    U21 denizaltısı olaydan sonra hemen buradan uzaklaşmıştı. Ve ilginçtir ki tüm aramalara rağmen bulunamamıştır. U21 ise 27 Mayıs 1915 sabahı, saat 06.30’da Boğaz önüne, İlyas Burnu’na gelerek buradaki Majestik zırhlısını batırmıştı. On beş bin   tonluk koca zırhlı  etrafındaki birçok destroyerin korumasına rağmen Hersing’in attığı torpille dört buçuk dakikada batmıştı.

 

    Majestic zırhlısının batığına dalan profesyonel dalgıç Savaş Karakaş, bu zırhlının denizin dibindeki durumunu şöyle anlatıyor:

               

    “Kırk denizcinin öldüğü Majestic, 25-30 metre derinlikte, tamamen dağılmış olarak durmaktadır. 12 inchlik top mermileri, kıç taret yuvası, köprü üstü, gemi direklerinin ve zırhlıların büyük bir kısmı su altında görülebilmektedir.”[1]

 

U21 denizaltısının bu iki büyük zırhlıyı batırması, müttefik donanmasını çeşitli önlemler almaya sevk etmişti. Çıkarmanın yapıldığı günden itibaren yarımada yakınlarında bulunan birçok zırhlı, İmroz (Gökçeada) önlerine alınmış ve yarımadadan uzaklaştırılmıştı. Denizaltılar için güvenlik tedbirleri daha da arttırılmış, birçok noktaya mayın döşenmişti.

U21’in yapmış olduğu bu etki, Türk tarafına rahat bir nefes aldırmıştır, diye düşünüyorum. Çünkü çıkarma gününden itibaren -müttefik taarruzları öncesinde- birçok defa Türk taraflarını ağır bombardımana tabi tutmuşlardır. Bu yüzden Türk tarafı ağır zayiat vermişti. Bu durum Anzak ve İngilizlerin yararına olmuştu, çünkü ilerleyişleri daha da kolaylaşmıştır.

 

    Peki, U21 denizaltısı neden kara savaşları başlamadan önce getirilmemişti? 18 Mart 1915’ten sonra Boğaz’da görev almış olsaydı nasıl bir etki oluşturabilirdi?

 

Müttefik donanması, amfibi harekâtıyla yarımadaya çıkarma yapmış fakat Türk tarafı bu harekâta sadece kara gücüyle karşılık verebilmiştir.

Savaşın geneline baktığımızda donanmanın fazla kullanılmadığını görmekteyiz. Kara çıkarmalarının öncesinde, Boğaz’da devriye gezen birkaç denizaltı bulunmuş olsaydı, AE2 denizaltısı başta olmak üzere birçok denizaltı Boğaz’dan geçme teşebbüsüne kalkışamayacaktı.  Özellikle, 25 Nisanda AE2 denizaltısına yapılacak herhangi bir müdahale, bu denizaltının esir alınmasına neden olabilir ve savaşın seyri baştan itibaren değiştirilebilirdi, diye düşünüyorum. Hatırlayacağınız üzere çıkartmanın ilk günü, müttefikler beklediklerini alamayınca aralarında “Yarımadayı boşaltalım.” sesleri yükselmeye başlamıştı, fakat General Hamilton’ un AE2 denizaltısının o gün Boğaz’ı geçtiği haberini vermesi, müttefiklere büyük bir ışık olmuştu.

    Denizaltı önce getirilmiş olsaydı bize sağlayacağı bir diğer yararı ise ilk günlerde donanma ateşine maruz kalan ağır kayıplarımızı azaltması olacaktı. Zırhlılardan açılan şiddetli ateş sonucu ele geçirdiğimiz birçok siperi sırf bu yüzden alamadığımız da çok defa görüldü.

    Çok iyi biliniyor ki “Alman donanması özellikle denizaltı konusunda en üstün durumdadır.” Peki, bu güç varken neden zamanında kullanılmadı? Neden savaş başladığında, denizaltılar Çanakkale Boğazı’nda görevlendirilmedi?

    Tarih önünde bu tür soruların ardı kesilmeyecek ve cevapları hep araştırılacaktır.

 

    Bu kitabı okuduğunuzda, Çanakkale Muharebeleri’ndeki denizaltı faaliyetlerimiz hakkında çok fazla bilgi edinmiş olacaksınız. Okumanızı tavsiye ediyorum. Otto Hersing yaptıklarını, yaşadıklarını ve başarılarını net ve güzel bir şekilde okuyuculara aktarmaktadır.

 

    Peki savaş bittiğinde durum nasıldı? Müttefikimiz olan Almanya I. Dünya Savaşı’ndan yenik çıkmıştı. Bunun sonucunda Alman donanması İngiltere’ye teslim olmak zorunda kalmıştır. İngiltere, Alman denizaltılarına da el koymuş. Geride harekât yeteneği olmayan denizaltılar kalmıştı. U21 de bunlardan bir tanesidir.

 

       U21 denizaltısı, 21–22 Şubat 1919 tarihlerinde, bir römorkör eşliğinde çekilerek acı yolculuğuna çıkar. Bu yolculuk, şüphesiz U21’in son seferi olacaktır. U21 bu yolculuğa sonunda dayanamaz. Onu taşıyan römorkör halatları koparır ve denizaltı sulara gömülür.

U21’ e çok bağlı olan Hersing, bu acı tablodan çok etkilenir ve hatıralarını, bakın şu ifadelerle bitirir:

    

        “… Dingince, acılarından, bu dünyadan kurtulmuş olarak bir düş içinde U21 bir daha dönüşü olmayan sessizliğin içinde kaydı.

       Denizin derinliği sağaltıcı, iyileştirici elleriyle sadık yoldaşını karşıladı.

      

       54 derece enlem, 19 dakika kuzey!

       3 derece boylam, 42 dakika batı!

 

Başarılı denizaltı U21, işte orada denizin dibinde yatıyor. Denizin sonsuzluğu ve güzel dinginliği içinde…”

 

 

Çanakkale Denizaltı Savaşı- Otto Hersing

Çeviren: Bülent Erdemoğlu

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Ağustos 2007, İstanbul

 

 



[1] Savaş Karakaş, “Çanakkale Geçildi mi?”  Yakın Tarih İncelemeleri- 1 Çanakkale Savaşı Ed: Muzaffer Albayrak , Yeditepe Yayınevi , İstanbul, Mart 2006 , s. 133-148


  34351 defa Görüntülendi.

**********************

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri Tuncay Yılmazer'in benimsediği anlamına gelmez. Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederiz.

**********************

Makaleye Yorum Ekle

 

YORUMLAR

149_M. Onur YURDAL 06-11-2007, 01:32:22
Çanakkaleyi tarihi yönüyle(Çanakkale Savaşları) ele alan araştırmacılar iyi bilirler ki gün geçtikçe Çanakkale hakkında yeni bir gerçekler gün ışığına çıkmasın. Tıpkı sular altında kamış kayıp bir ada gibi... Sular çekildikçe kara görünmeye başlar... İşte Çanakkale savaşları açısından az bilinen ve kimi zaman doğrulanamayan bazı gerçekleri ortaya koyan bir eser daha Ve bu makalede bu esere farklı bakış açıları getirip farklı sorular sorarak bizi düşünmeye sevkeden Sn. Ahmet Yurttakal suların altındaki kara parçasını görebilen nadir araştırmacılarımızdan biri olduğunu makalede ispatlamıştır bence. Suların altında kalan diğer parçaları bize gösterecek yeni çalışmalarınnda başarılar diler ve Tebriklerimi sunarım.
Saygılarımla...
 
150_İsmail SABAH 06-11-2007, 02:50:55
Değerli araştırmacı ve topluluğumuzun kurucu başkanı Ahmet abi.
Çanakkale savaşlarında denizaltıların faaliyetleri nedense hep deniz ve kara savaşının gölgesinde kalmıştır. kalmayanlar ise avustralyalıların başta olmak üzere müttefik kuvvetlerinin denizaltılarıdır. Mesela AE2...
Çanakkale savaşlarındaki karanlık noktalardan birine daha ışık tuttun. Seni candan tebrik eder, başarılarının devamını dilerim.
 
151_Ramazan Moz 06-11-2007, 11:17:10
Almanlar gerçeten müttefikimiz oldular mı? sorusunun cevabı çok basittir. Türkün türkten başka dostu yoktur. acaba u-21 denizaltının yaptıkları gerçekten Osmanlı'yı bu yangından kurtarmak mı; yoksa savaşın seyrini içerisinde kendi menfaatlerini osmanlının menfaatinin önünde tutmak mı? bunun cevabıda açık nasıl mı. tıklayın göreceksiniz.
http://www.canakkalesehitleri.org/brosurgoster.php?katalog=3&brosur=5
 
152_Duygu AK 06-11-2007, 13:35:31
Ahmet Abi
Bu güzel yazınla tarihe bir imza daha atmış oldun. Tebrik ederim.
Almanya'nın görünüşte olsa da gerçekte müttefikimiz olduğunu düşünmüyorum. Ramazan Moz'un da dediği gibi Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur ve olacağını sanmıyorum. Binlerce yıldır hep tek başımıza var olduk. Türk "türeyen" demektir. Dost dediklerimiz bizi yıkmaya çalıştılar; tökezlesek de içimizden tekrar TÜREYEREK ayağa kalktık. Tıpkı Çanakkale Savaşı'nda olduğu gibi. Daha sonra da Kurtuluş Savaşı...
Bizi ta derinlere götüren bu yazıyı kaleme aldığın için tekrar sağ ol Ahmet Abi.
Bir Türkçeci olarak da bakarsam: Kitabı tanıtırken vermek istediklerini sıraya dizerek planlı bir şekilde vermişsin.
Başarılarının devamını diliyorum.
 
154_İSLAM ÖZDEMİR 06-11-2007, 18:53:46
Çanakkale Muharebeleri ile ilgili söylenen,yazılan şeylerin pek çoğuna baktığımızda ekseriyetle ya 18 Mart deniz harekatından yada 25 Nisan 1915 tarihindeki Gelibolu Çıkarmasından ve kara muharebelerinden bahsedildiğini görürüz.Genel itibarıyla mevzu bahis edilenler hep bunlardır.Hep bunların üzerine konuşulur,tartışılır,birşeyler yazılıp çizilir.

Bir amfibi harekatı olan Gelibolu Seferi'nin diğer yönleri unutulmuştur,bilinmez yahut bilinse de çok az kişi bu konuda bilgi sahibidir.En çok ihmal edilen bu konulardan bir tanesi hava harekatıysa diğeri de denizaltı harekatıdır hiç kuşkusuz.Oysa Çanakkale Harekatı sırasında denizaltılar Birleşik Filo'nun ve kara kuvvetlerinin başaramadığı işleri başarmışlar,Marmara sızmayı dahi başararak başta Osmanlı'nın payitahtı ve hedef şehir İstanbul olmak üzere Marmara kıyılarında terör estirmişlerdi.Çanakkale de müttefikler adına başarı sayılabilecek ilk faaliyeti gerçekleştiren ve Sarısığlar Koyu önünde sabit bir batarya olarak mevzilenen Mesudiye Zırhlısını batıran da bir denizaltıdır.

Marmara Denizi ve Çanakkale Boğazı bunların torpilleyip batırdıkları gemilerle (bir çoğu bize ait olan asker,yaralı,cephane sevkiyatı yapan)doludur.Tabii ki bir çoğu bu cüretkarlıklarının bedelini hayatıyla ödemiştir.Çanakkale Müstahkem Mevkii Kumandanlığı tarafından 4 veya 6 metrelik boğaz akıntılarını ve mayın hatlarını geçmelerine imkan ve ihtimal verilmezken zoru başaran bu harp gereçleri ile ilgili yazılanların son derece önemli olduğunu düşünüyorum.

Gelişiyle Müttefik donanmasının korkulu rüyası olan ve İngilizlerin biri 15000 (H.M.S Majestic) diğeri 13000 tonluk (H.M.S Triumph) iki koca zırhlısını derinlerdeki tarihe gömen U-21 Denizaltısının serüvenini büyük bir heyecanla okudum.Kitap hem görsellik açısından hem de muhteva yönünden oldukça güzel ve ciddi.Böyle bir hatıratı dilimize çevirip hizmetimize sunan Sn Bülent Erdemoğlu'na teşekkür ediyorum.Bu kitabı emsallerinden ayıran diğer bir yanı ise Çanakkale Savaşları'na katılmış bir denizaltı olması.Daha önce muhtelif kaynaklardan ve ağızlardan okuyup dinlediğimiz olayları direk başröl karakterindeki bir merciiden okumak daha da heyecan verici.Bu suretle olaya bir defa da failinin ve bir Alman subayının gözüyle bakmak imkanını buluyoruz.

Kütüphanemde uzun yıllar boyunca zevkle misafir edeceğim bu eseri biz okurlara takdim eden Araştırmacı-Yazar Sn.Ahmet Yurttakal'a da en kalbi teşekkürlerimle başarılar diliyorum.

İSLAM ÖZDEMİR
Çanakkale Savaşları Araştırmacısı
06/11/2007-Tekirdağ

 
158_İsmail SEZGİN 07-11-2007, 23:13:26
Öncelikle böyle bir eseri günümüze taşıyan Bülent ERDEMOĞLU'na çok çok teşekkür ederim. Hani hep deriz ya Çanakkale Savaşı okumakla bitmez diye ama özellikle son birkaç sene içerisinde Çanakkale Savaşı'na yönelik ilginin artması doğal olarak eserlerde de artmaya yol açtı ve bu eserin de Çanakkale'yi anlamak konusunda yardımcı olacağından kuşku duyulamaz. U21'e gelince tereddütsüz Çanakkale'ye (geç de olsa ) gelişi ve Müttefiklerin iki büyük gemisini batırması karada savaşan askerlerimizi bir nebze de olsun rahatlatmıştır. Bu iki geminin (Triumph ve Majestic) batırılması sonucu düşman tarafında denizaltı tehlikesi baş göstermiş ve donanma topçusu olarak kullanılan birçok gemi faal görevlerinden eksik kalmak suretiyle geri çekilmiştir. Şu anda bu kitabı okumak için sabırsızlanıyorum çünkü bu kitabın içerisinde bilmediğimiz daha neler vardır. Kitap yorumuyla bu kitabın öngörsünü güzel kalemiyle değerlendiren Sn. Ahmet YURTTAKAL'a teşekkürlerimi sunuyorum.
 
164_ceren erik 11-11-2007, 10:37:07
ben ceren daqha 10 yaşındayım ve savaşları öğreniyorum çok güzel
 
5575_mahir 18-03-2015, 13:28:11
Almanların bize yardım etmeleri çok iyi olmuş.
Bizde şimdi almanyada çalışıyoruz almanların ekonomisine katkı sağlıyoz.
Otto hersing seni unutmayacağız
 

KATEGORİDEKİ DİĞER BAŞLIKLAR

11/07/2017 - 10:07 Çanakkale’nin Filistin’deki Yansıması : Gazze Muharebeleri ( 1.Bölüm) (Tuncay Yılmazer)

22/05/2017 - 05:29 Müstahkem Mevkii’nin Anafartalar’daki Sesi - Küçük Anafartalar Topları (Bayram Akgün)

09/05/2017 - 08:12 Kûtulamâre Kuşatması’ndan Esarete Yüzbaşı Sandes’in Hatıraları - Çev. Tuncay Yılmazer

02/05/2017 - 11:45 İzmir-Bayındır İlçesinden Çanakkale Harbine Katılanlar (Necat Çetin)

28/04/2017 - 08:49 Kûtulamâre Zaferi 1916 (Muzaffer Albayrak – Vahdettin Engin)

23/04/2017 - 21:24 Türk Ordusu’nda Künye Uygulamasına İlişkin İlk Girişimler ve İlk Künyelerle İlgili Kısa Bilgiler (The First Attempts On The Use Of Identity Tags In Turkish Army And Information About The Early Identity Tags) (Burhan SAYILIR)

13/04/2017 - 05:43 Müstahkem Mevki’nin Kara Savunması İçin Top Desteği Sağlaması (Bayram Akgün)

07/04/2017 - 14:30 Çanakkale Muharebelerinde İdari ve Lojistik Faaliyetler (Ayhan Candan)

06/04/2017 - 19:17 Kabataş Erkek Lisesi 1.Büyüteç Tarih Öğrenci Sempozyumu (8-9 Nisan 2017)

04/04/2017 - 21:12 Resmi Belgelere (Nüfus Ölüm-Genelkurmay-Kayıtsız Ölüm Defterleri) Göre İzmir - Beydağ Şehitleri (Necat Çetin-A.Levent Ertekin)

31/03/2017 - 07:25 Çanakkale nin Şehit Kalemleri (İsmail Sabah)

27/03/2017 - 19:43 Çanakkale Müstahkem Mevkii’ye Bağlı Top Mermisi Çeşitleri (Bayram Akgün)

25/03/2017 - 20:58 GeliboluyuAnlamak Özel- 100. Yılında Gazze Muharebeleri Kahramanlarını Anıyoruz (Tuncay Yılmazer)

17/03/2017 - 21:15 18 Mart Özel Makalesi - Yaşayanların Ağzından 18 Mart Boğaz Muharebesi (Ahmet Yurttakal)

16/03/2017 - 08:51 18 Fotoğrafla Çanakkale Boğaz Muharebesi 18 Mart 1915 - 18 March 1915 Dardanelles Assault with 18 photographs (Ahmet Yurttakal)

13/03/2017 - 05:47 Çanakkale Muharebeleri’nde Bir Hile: Sahte Toplar (Bayram Akgün)

07/03/2017 - 04:27 Çanakkale Zaferi’nden Mescid-i Nebevi’ye (Enver Paşa’nın 1916 Filistin-Hicaz ziyareti) (Tuncay Yılmazer)

23/02/2017 - 07:48 Gelibolu Savunması Bir Karargâh Çalışması - General G.S. Patton (Haluk Oral)

09/02/2017 - 06:24 İkinci Kirte Muharebesi (6-8 Mayıs 1915 Taarruzları) (Yücel Özkorucu)

31/01/2017 - 12:29 Türk Boğazları Meselesi (Ayhan Candan)

24/01/2017 - 05:39 Kanlı Bir Mendil Hikayesi (Ömer Arslan)

19/01/2017 - 10:32 Irak Cephesinde Gönüllü Kahramanlar Osmancık Taburu (Muzaffer Albayrak)

23/12/2016 - 20:32 Atlas Tarih Dergisi Aralık-Ocak Sayısında 1916 Sina Filistin Hicaz Cephesi (Tuncay Yılmazer)

13/12/2016 - 07:23 Birleşik Harekat Tecrübesi Olarak Cihan Harbinde Türk-Alman Askeri İttifakı (Gültekin Yıldız)

02/12/2016 - 20:23 Çanakkale Kara Muharebelerinde Ağıl Dere (Şaban Murat Armutak)

15/11/2016 - 11:48 Çanakkale de Bir Melek Hanım (Muzaffer Albayrak)

01/11/2016 - 05:41 Çanakkale Kara Muharebelerinde Asma Dere (Şaban Murat Armutak)

24/10/2016 - 06:55 42. Alay / Gelibolu 1915 - Ahmet Diriker (Oğuz Çetinoğlu)

10/09/2016 - 11:12 Seddülbahir Kahramanı Bigali Mehmet Çavuş (Ömer Arslan)

03/07/2016 - 14:42 Çanakkale’den 100. Yılında Somme’a:Bir Savaş, İki Muharebe (Mustafa Onur Yurdal)

11/06/2016 - 14:37 I.Dünya Savaşı nda Şii Ulemasının Cihat Fetvaları Çerçevesinde Irak Cephesi (Ziya Abbas)

01/06/2016 - 06:23 Kutülamare- Yarbay Mehmed Reşid Bey in Günlüğü (İ. Bahtiyar İstekli)

23/05/2016 - 12:01 Osmanlı Devleti’nin Çanakkale Muharebelerinde Sağlık Alanındaki Faaliyetleri (Ayhan Candan)

16/05/2016 - 07:38 Bir Osmanlı Kurmay Subayı- Iraklı Kürt Devlet Adamı, Mehmet Emin Zeki Bey in Yaşam Öyküsü (Tuncay Yılmazer)

10/05/2016 - 13:00 Mezopotamya da Bir Savaş 1915-1916 KutülAmare – Nikolas Gardner ( Tuncay Yılmazer )

07/05/2016 - 07:31 Birinci Dünya Savaşının İslam Dünyasına Etkileri (Yüksel Nizamoğlu)

30/04/2016 - 19:20 Çanakkale Savaşı: Bir Siyasi Mücadele Alanı (Özgür Öztürk)

23/04/2016 - 19:13 25 Nisan 1915 Anzak Çıkarması İlk Saatleri – Daha Erken Müdahale Edilebilir miydi? ( Ahmet Yurttakal )

17/04/2016 - 21:26 Maskirovka Harekatı - KutülAmare bir zafer midir? ( Tuncay Yılmazer )

13/04/2016 - 05:30 Çanakkale Savaşları ve Barbaros’un Batışı (İsmail Bilgin)

28/03/2016 - 11:20 Çanakkale Muharebelerinde Osmanlı Ordusunun Asker Kaybı (Ayhan Candan)

26/03/2016 - 09:55 Eğitimli Neslin Birinci Dünya Savaşı ile İmtihanı ( Dr. Nuri Güçtekin )

24/03/2016 - 10:00 Birinci Dünya Savaşı nda Yozgat Lisesi (Dr. Nuri Güçtekin)

21/03/2016 - 06:35 Çanakkale Seferberliği: Savaş, Eğitim, Cephe Gerisi (Mustafa Selçuk)

17/03/2016 - 08:15 18 MART ÖZEL - Çanakkale Zaferi ve Cevat Paşa (Ahmet Yurttakal)

11/03/2016 - 06:49 Zaferi Kanla Yazan Fındıklılı Mehmet Muzaffer (İsmail Bilgin)

02/03/2016 - 12:48 Kut’ül Amare Zaferi -2 (İsmail Bilgin)

29/02/2016 - 11:29 Kut’ül Amare Zaferi -1 (İsmail Bilgin)

22/02/2016 - 12:27 Gertrude Bell Irak Sınırını Çizen Kadın (Veysel Sekmen)

14/01/2016 - 08:43 Çanakkale Şehidi Feyzi Çavuş’un Zevcesi Zehra Hanımın Padişaha Mektubu (Osman Koç)

23/12/2015 - 16:47 Çanakkale Savaşlarında Binbaşı Halis Bey’e Ait Bir Ganimetin Öyküsü (Serdar Halis Ataksor)

10/12/2015 - 18:03 Mesudiye Zırhlısının Dramı (Cemalettin Yıldız)

06/12/2015 - 20:29 Kut’ülamarenin Türklere Tesliminden Sonra Irak İngiliz Ordusunun Faaliyetlerine Dair Rapor (Haz. Serdar Halis Ataksor)

01/12/2015 - 10:11 10 Ağustos 1915 Conkbayırı Süngü Hücumu (Muzaffer Albayrak)

17/11/2015 - 21:09 Çanakkale Deniz Muharebelerinde Verilen Zayiatlar (Ahmet Yurttakal)

10/11/2015 - 05:19 Reis-i Cumhur Mustafa Kemal in Çanakkaleyi ziyaretleri (M. Onur Yurdal )

08/11/2015 - 22:04 Mustafa Kemal Paşanın Osmanlı Devleti’nin 1. Dünya Savaşına girişiyle ilgili görüşlerine dair bir belge

Osmanlı Devleti Umumi Harpte Tarafsız Kalabilir miydi? - Yusuf Akçura (Değerlendirme: Muzaffer Albayrak)

Nazım’ın Dayısı Çanakkale Şehidiydi (Melih Şabanoğlu)

Çanakkale Destanının Ölümsüz Efsaneleri (Osman Koç)

21/10/2015 - 04:02 100 Yıl Sonra İlim Heyeti Çanakkale’de Programı

17/10/2015 - 11:50 Çanakkale Savaşı'nın Kanada'da Bıraktığı İzler (Birol Uzunmehmetoglu)

27/09/2015 - 16:01 1917 Yılında Hicaz Cephesi:Arap İsyanının Yayılması ve Medine’nin Tahliyesi Programı (Yüksel Nizamoğlu)

22/09/2015 - 13:07 III. Kolordu’nun Çanakkale Muharebeleri’ne Hazırlanış Süreci (İsmail Bilgin)

15/09/2015 - 04:28 Kutü-l Amare Kahramanı Halil Kut Paşa (Enes Cifci)

11/08/2015 - 04:07 Türkiye Büyük Savaş a Nasıl Girdi? ( Emre Kızılkaya )

29/07/2015 - 03:30 1915 Gelibolu Harbi Günlüğü- Kazım Şakir (İ. Bahtiyar İstekli)

07/07/2015 - 02:49 Suyu Arayan Adamların Öyküsü - Millete Deva Olmak , Osmanlı Savaş Esirleri, TIP ve Milliyetçilik ( 1914-1939 ) -Yücel Yanıkdağ (Tuncay Yılmazer)

30/06/2015 - 03:55 Tarih, Otobiyografi ve Hakikat Yüzbaşı Torosyan Tartışması ve Türkiye’de Tarih Yazımı (Derleyen: Bülent Somay)

21/06/2015 - 16:34 Türklere Esir Olmak (Doğan Şahin)

23/05/2015 - 04:36 Çanakkale Savaşı

16/05/2015 - 15:30 İtilaf Devletleri Askerlerinin Gözüyle Çanakkale

12/05/2015 - 12:50 Muaveneti Milliye Muhribi Torpito Zabiti Ali Haydar Öztalay (Çimen Yüksel)

09/05/2015 - 08:24 Osmanlılar ve Ermeniler / Bir İsyan ve Karşı Harekâtın Tarihi (Edward J. Erickson)

03/05/2015 - 15:39 Neuve Chapelle’den Gelibolu’ya: Bir Askeri Planın Gelibolu’da Uygulamaya Konulması ( Mustafa Onur Yurdal )

28/04/2015 - 03:52 Cephe Arkadaşı Çanakkale Cephesi

25/04/2015 - 03:07 Çanakkale Müstahkem Mevkii Bataryalarının 25 Nisan 1915 ‘teki Rolü (Bayram Akgün)

24/04/2015 - 15:07 25 Nisan 1915 üzerine Gelibolu’yu Anlamak’ta çıkmış makalelerden seçmeler (Tuncay Yılmazer)

18/04/2015 - 17:10 Çanakkale Şehitleri Listesinde Ezineli Yahya Çavuş’un Adı Yok (Osman Koç)

10/04/2015 - 00:06 Kıyamet Koptuğunda - Hasan Cevdet Bey

03/04/2015 - 01:36 Rusya’daki 90.000 Osmanlı Savaş Esiri ve Sarıkamış Muharebesi (Yücel Yanıkdağ)

27/03/2015 - 17:57 Bir Hikayenin Daha Sonu: Topçamlar Tabyası (Bayram Akgün)

14/03/2015 - 07:57 Düşmana Korku Salan Efsanevi İntepe Topçularından Topçu Üsteğmen Mehmet Ali Bey (Muzaffer Albayrak)

11/03/2015 - 02:38 Seddülbahir’de Yalnız Top-210/40’lık Roon Topu (Bayram Akgün)

01/03/2015 - 13:31 Çanakkale Muharebeleri’nin İdaresi, Komutanlar - Strateji (Ed.: Lokman Erdemir, Kürşat Solak)

24/02/2015 - 17:39 Çanakkale Cephesinde Bir Damla Su İçin- Gelibolu Yarımadasında Jeoloji ve Muharebe İlişkisi ( İsmail Bilgin )

15/02/2015 - 17:55 Hashtag Tarih Dergisi Şubat 2015 Sayısında Kitap Değerlendirme Yazısı

08/02/2015 - 07:11 “Hafız Hakkı Paşanın Sarıkamış Günlüğü” Kitabıyla İlgili Mülahazalar (İsmail Bilgin)

// Bir Asır Sonra Ermeni Tehciri ve Çanakkale Üzerine… 100. Yıl Nasıl Anılmalı? (Tuncay Yılmazer)

23/12/2014 - 08:24 Sarıkamış İhata (Kuşatma) Harekâtı (İsmail Bilgin)

17/12/2014 - 02:24 Kut ül Amare Zaferi (Necmettin Özçelik)

08/12/2014 - 18:22 1. Dünya Harbi

06/12/2014 - 13:44 The Water Diviner – Son Umut Filminin Galasından Notlar… ( Tuncay Yılmazer )

01/12/2014 - 17:22 Cevat Çobanlı Paşa Çanakkale Kahramanı -Ahmet Yurttakal

16/11/2014 - 01:54 Goltz Paşa nın Mirası, Türkiye nin Geleceği – Osmanlı Devletinin 1. Dünya Savaşı na Girişi üzerine ( Tuncay Yılmazer )

10/11/2014 - 04:07 Turkish–Australian Reapprochement In The Light Of The Gallipoli Campaign (Kenan Çelik)

04/11/2014 - 01:37 Boğaziçi’nden Çanakkale’ye Şirket-i Hayriye Vapurları (Gözde Keskin)

19/10/2014 - 06:44 Beyrut Müftüsü Mustafa Neca Efendi’nin Anafartalar Grubuna Hitabı (Osman Koç)

11/10/2014 - 10:34 Bir Çanakkale Şehidinin Hikâyesi: Koca Ali Oğlu Mustafa (Necat Çetin)

14/09/2014 - 07:01 Suçlu Sırbistan- Ayağa Kalk ! Avrupa 1914’te Savaşa Nasıl Sürüklendi ? Sleepwalkers (Uyurgezerler) Christopher Clark- Tuncay Yılmazer