Gertrude Bell Irak Sınırını Çizen Kadın (Veysel Sekmen)

Tarih: 22/02/2016   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 3828

20. asrın başlarında Osmanlı Devleti’nde bağımsızlık hareketleriyle beraber casusluk faaliyetlerinde de büyük artış olmuştu. Umumî olarak yabancı konsolos ve elçiler, komiteciler, misyonerler, kilise mensupları, seyyahlar, hariciyedeki bazı gayrimüslim memurlar casusluk faaliyetlerinin ana karakterleri olmuşlardı. Bunlardan önde gelen isimlerden birisi de Osmanlı topraklarında İngiliz İstihbarat Örgütü adına çalışan bir İngiliz kadındı. Gertrude Margaret Lowthian Bell; Türkçe, Farsça ve Arapça’yla beraber Arabî lehçeleri de çok iyi biliyordu. Aynı zamanda arkeolog, tarihçi, yazar, şair, seyyah, dağcı ve sanat tarihçisiydi. Ona ‘Irak’ın Taçsız Kraliçesi’, ‘Çöl Kraliçesi’ ya da ‘el-Hatun’ gibi unvanlar verilmiş; Arap ders kitaplarında “kahraman kadın” olarak okutulmuştu.
Gertrude Bell, sanayici bir ailenin çocuğu olarak 14 Haziran 1868’de İngiltere’de dünyaya geldi. Oxford Üniversitesi’nde Modern Tarih, Coğrafya ve Arkeoloji eğitimi alan Bell, buradan birincilikle mezun oldu. 1892’den 1914 yılına kadar Ortadoğu’ya; Türkiye, Mısır, Suriye, Irak, Filistin, İran gibi ülkelere birçok arkeolojik (!) geziler düzenledi. (V.S.)

Bu makale YEDİKITA dergisi Ağustos 2014 sayısında yayınlanmış, editöryal izinle sitemize konulmuştur.

 

Arkeolog, tarihçi, yazar, şair, seyyah, dağcı ve sanat tarihçisi... Ona ‘Irak’ın Taçsız Kraliçesi’, ‘Çöl Kraliçesi’ ya da ‘el-Hatun’ gibi unvanlar verilmiş; Arap ders kitaplarında “kahraman kadın” olarak okutulmuştu. Esasındaysa Osmanlı topraklarında İngiliz İstihbarat Örgütü adına çalışan bir İngiliz casusuydu...

İstihbarat faaliyetleri çoğu devletlerin iç ve dış politikalarında belirleyici ve hayati ehemmiyete sahip olmuştur. Zira bu yolla devletler, muhatabı olan güçlerin siyasî, askerî, sosyal, ekonomik, kültür, dinî, vb. durumuna dair bilgi sahibi olurlar. Casusluk faaliyetleri, umumî manada bilgi edinmek için yürütülen çalışmaları ihtiva etmekle beraber, herhangi bir bölgede ya da ülkede bilfiil icra edilen propaganda faaliyetlerini de içine alır.

20. asrın başlarında Osmanlı Devleti’nde bağımsızlık hareketleriyle beraber casusluk faaliyetlerinde de büyük artış olmuştu. Umumî olarak yabancı konsolos ve elçiler, komiteciler, misyonerler, kilise mensupları, seyyahlar, hariciyedeki bazı gayrimüslim memurlar casusluk faaliyetlerinin ana karakterleri olmuşlardı. Bunlardan önde gelen isimlerden birisi de Osmanlı topraklarında İngiliz İstihbarat Örgütü adına çalışan bir İngiliz kadındı. Gertrude Margaret Lowthian Bell; Türkçe, Farsça ve Arapça’yla beraber Arabî lehçeleri de çok iyi biliyordu. Aynı zamanda arkeolog, tarihçi, yazar, şair, seyyah, dağcı ve sanat tarihçisiydi. Ona ‘Irak’ın Taçsız Kraliçesi’, ‘Çöl Kraliçesi’ ya da ‘el-Hatun’ gibi unvanlar verilmiş; Arap ders kitaplarında “kahraman kadın” olarak okutulmuştu.

Gertrude Bell, sanayici bir ailenin çocuğu olarak 14 Haziran 1868’de İngiltere’de dünyaya geldi. Oxford Üniversitesi’nde Modern Tarih, Coğrafya ve Arkeoloji eğitimi alan Bell, buradan birincilikle mezun oldu. 1892’den 1914 yılına kadar Ortadoğu’ya; Türkiye, Mısır, Suriye, Irak, Filistin, İran gibi ülkelere birçok arkeolojik (!) geziler düzenledi.

Anadolu ve Ortadoğu Seyahati

1899 yılından başlayarak 1911 yılına kadar Anadolu’ya birçok defa gelen Bell, İstanbul başta olmak üzere Ege, Akdeniz, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu’ya seyahatler yaptı. Diyarbakır gezilerini “Amurath to Amurath” kitabında topladı. 31 Mart Hadisesi sırasında İstanbul’daydı. O tarihlerde çekmiş olduğu fotoğraflar hâlâ ehemmiyetini korumaktadır.

Bell, 1899’da Kudüs’ü, daha sonra da Suriye’yi dolaşarak Cebelidüruz’a gitti. Burada Osmanlı tebaası Dürzîlerle görüştü. Daha sonra Antakya-İskenderun üzerinden Anadolu’ya geçti (1905). Konya’ya kadar uzanan geniş bir inceleme gezisi sırasında arkeolojik çalışmalarda bulundu. Suriye seyahati ve Karaman kazıları hakkında kitaplar neşretti.

Bell, Osmanlı vilayetlerini elbette tek başına gezmiyordu. Seyahat ederken yanından ayırmadığı ve bölgeyi iyi bilen yardımcısı Ermeni Fettuh vardı. Bell gittikten sonra Anadolu’nun muhtelif yerlerinde Ermeni isyanlarının çıkması ayrıca dikkate şayandır…

 

Hedef Osmanlı’ya Karşı İsyan

Gittiği her yerde çadır kurup aylar süren meşakkatli çalışmalarıyla çöllerde Ortadoğu’yu karış karış dolaşan İngiliz kadınına bu azmi, elbette ki tarihî eserler vermiyordu. Bell, Osmanlı Devleti’nin durumunu yakından inceleyip bilgiler topluyor, Osmanlı halkının etnik kökenleri ve mezheplerinin raporlarını hazırlıyordu. Hangi aşiretlerin devletin yanında yer aldığı ve hangilerinin isyana meyilli olduğuna dair dosyalar derledi. Suriye’de Dürzîlerle Osmanlı’ya karşı işbirliği yaparak onları isyana teşvik etti. Musul-Kerkük-Erbil ve Süleymaniye bölgesindeki aşiretleri dolaştı, bölgenin haritalarını çizdi. Bir yandan da elde ettiği bilgileri İngiltere istihbaratına gönderiyordu. Gönderdiği raporlarda Kerkük’ün Türkmenlerden oluştuğuna dikkat çekiyordu.

Gertrude Bell’in arkeolog kişiliği, siyasi kişiliğini örtmesi için bir vasıtaydı. Bu aslında Osmanlı’yı parçalamak ve bu topraklarda hâkimiyet kurmak isteyen İngilizlerin Ortadoğu’da uyguladığı bir devlet politikasıydı. Gezilerini İngiltere’nin himayesi ve desteğiyle yapan Gertrude Bell’in asıl amacı bölgedeki Arap kabilelerinin durumunu öğrenmek ve onları Osmanlı’ya karşı isyana kışkırtmaktı.

Hedef Musul Petrolleriydi

İngilizlerin Ortadoğu petrol sahalarını elde edebilmesi için petrol bölgesinden Osmanlıların uzaklaştırılması gerekiyordu. İngiliz ordularının Arap Yarımadası’nda yaptıkları muharebelerin hedefi, dünyanın sayılı petrol sahaları ve rezervlerine sahip Musul yani Irak topraklarıydı. İngilizler bu toprakları zapt etmek ve petrol sahalarını ele geçirmek istiyorlardı. Onlara göre Musul petrol sahaları elzemdi. Bundan dolayı en mahir casuslarını Osmanlı ordusunun çökertilmesi için seferber etmişlerdi.

İngilizler Gertrude Bell’den yıllar önce de buraya yine arkeolog olan Henry Layard’ı göndermişlerdi. Henry Layard arkeolojik çalışmalar vasıtasıyla bölgedeki etnik unsurlar hakkında raporlar hazırlamıştı. Layard’dan yıllar sonra, Osmanlı topraklarına benzer bir amaçla Ortadoğu’yu parçalamak için gönderilen casus, bu defa alışılmışın dışında, bir kadın olmuştu. Yeni casus Irak ve Hicaz petrollerini İngiltere’ye kazandırmak için bu topraklardaydı. Gertrude Bell, bölgedeki zengin petrol yataklarının yerlerini tespit edip raporlar hazırlayarak ülkesine gönderiyordu.

Birinci Dünya Savaşı’nda Araplar Arasındaki Faaliyetleri

Gertrude Bell, Birinci Dünya Savaşı sırasında İngiliz İstihbarat Teşkilatı’nın Arap Bürosu’nun merkezi Kahire şubesinde çalıştı. Burada Arapların Osmanlılara karşı başlattıkları isyanı büyütmekle vazifelendirildi. Kahire, Irak, Suriye ve Arap Yarımadası’nda zor şartlarda, deve sırtında çölleri geçip, çeşitli aşiret üyeleri ve dini liderlerle görüşerek halkın güvenini kazandı.

Arapların arasına girerek onları İngiliz politikaları çerçevesinde yönlendirdi. Aşiretlerin Osmanlı Devleti’ne başkaldırması ve isyan etmesi için gerekli istihbarat bilgilerini İngiltere’ye gönderdi. Bölgedeki sosyolojik yapı, su kaynakları ve demiryolu güzergâhları hakkında geniş malumat sahibi olduğundan, savaş boyunca İngiliz hükümetine sürekli bilgi akışı sağladı. Arap kabilelerinin sayılarını, yerleşim bölgelerini ve şecerelerini çıkardı.

Bölgeyi o kadar iyi tanıyordu ki, çizdiği haritalar ve merkeze gönderdiği istihbarat bilgileri, İngilizlerin Irak’ı işgal etmesine büyük fayda sağladı. Bağdat ve Basra’da, Mezopotamya Seferberlik Güçleri’ne katılarak Osmanlı birliklerine karşı mücadele etti. Osmanlı ordusu Kutü’l-Amâre’de İngiliz birliklerini yenilgiye uğrattığında, cepheye giderek Osmanlı’ya karşı savaştı. 1917’de Bağdat İngilizlerin eline geçince, İngiliz istihbaratının Ortadoğu sorumlusu oldu.

Bell’in Manevi Oğlu Lawrence

Arap aşiretlerinin isyanında bir başka casusu; “manevi oğlum” dediği Lawrence’ı kullandı. Lawrence de bazı Bedevî Arapları Osmanlı Devleti’ne karşı ayaklandırarak, bölgeyi İngiltere sömürgesi haline getirebilmek için çalıştı. Arapların davasını içtenlikle benimsemiş gibi görünerek, kendini bu çevrede kabul ettirdi. Arapların Osmanlı’ya isyan etmesinden sonra Bedevileri teşkilatlandırıp, silahlı bir ordu haline getirdi. Bedeviler Lawrence’ın komutasında Harem-i Şerif’i bastılar. Lawrence, Arapların Osmanlı’dan ayrılmasında önemli bir rol oynamıştı.

Türkiye-Irak Sınırı Onun Eseri

Savaş sona erdiğinde, Bell’in İngiltere için önemi daha da artmıştı. 1918’de Kahire’den Irak’a geldi. O artık İngiliz Yüksek Komisyonu’nun Ortadoğu Sekreteri idi. Yeni Irak’ın sınırlarının çizilmesinde en büyük söz sahibi oydu. İngiltere Başbakanı Winston Churchil’in 1921’de Irak’ın sınırlarının çizilmesi ve yönetici seçiminin yapılması için topladığı en güvenilir 40 Ortadoğu uzmanı arasında tek kadın o idi. Yaptığı Irak planı Kahire Konferansı’na damgasını vurdu. Günlerce Ortadoğu haritası üzerinde çalışan Gertrude Bell, Ortadoğu ülkelerinin sınırlarını masa başında cetvelle tek tek belirledi. İnşa ettiği yeni Irak için kukla kral olarak Mekke şerifinin oğlu Faysal’ı uygun görmüştü. Komisyonu da ikna ederek Faysal’ı Irak’ın yeni kralı seçtirdi. Yazdığı günlüğünde bu konuyu: “Bu sabah bütün vaktimi Bağdat’taki ofisimde Irak’ın güney sınırlarını belirleyerek geçirdim, çok güzel bir sabahtı. Bir daha kral tayin etme işine girmeyeceğim, fazlasıyla yorucu bir iş bu!” sözleriyle ifade ediyordu. İngilizler için Basra petrollerinin korunması ve Hindistan ticaret yolunun güvenlik altında tutulması önemliydi. Bu yüzden Irak sınırları çizilirken Basra, Bağdat ve Musul Irak’ta kalmalıydı. Bell, Lozan Antlaşması’nda Türkiye ile İngiltere arasında çözüme kavuşturulamayan Musul Meselesi'ni, yaptığı siyasi hamlelerle İngiltere lehine sonuçlandırdı. Türkiye’nin Musul’u kaybetmesine sebep oldu. Bugünkü Türkiye-Irak sınırı Bell’in eseridir. Gertrude Bell daha sonra yaptığı ve kayıtlara geçen itirafında şöyle diyordu: “Biz çok rahattık, halkın bize güveni tamdı. Bizi seviyorlardı. Zaman zaman arkeolojik çalışmalar da yapıyorduk. Ama daha çok diğer konularda rapor tutuyorduk. Bölge halkına başka medeniyetlerin izlerinin olduğunu söylemeye çalışıyorduk. Ya da burası sizden bir parça, sizin aslınız bu diye ikna etmek için gayret gösteriyorduk. Çoğu zaman da başarılı oluyorduk.” Savaş sonrası İngiltere’ye dönmeyen Bell, Bağdat’ta yaşadı. Burada Bağdat Müzesi’ni kurdu. 1926 yılına geldiğinde bunalıma girerek 58 yaşında intihar etti. Geride 9 kitap, 16 günlük, 7 bin fotoğraf ve 1600 mektup bırakan Gertrude Bell, bir de Anadolu'da ve Ortadoğu’da hâlâ süregelen etnik problemler ile kan, gözyaşı ve zulüm bıraktı.

Kaynaklar: Semavi Eyice, “BELL, Gertrude Lowthian” DİA, C.V, İstanbul 1992, s. 422-423; Raif Karadağ, Petrol Fırtınası, İstanbul 2004; Mehmet İpçioğlu, “Gertrude Bell’in Anılarında Konya”, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, S.21, s.249-253; Cihat Kürkçüoğlu, “Gertrude Bell’in Objektifinden 100 Yıl Önce Urfa”, Şanlı Urfa Kültür Sanat Tarih ve Turizm Dergisi, S.12, s.7-9; BOA. DH. MKT 2880/80, 2850/59, 2826/24, 2840/60, ME. MKT. 989/39, 985/41, BEO. 3103/232665, www.gerty.ncl.ac.uk.

Osmanlı Arşiv Belgelerinde Gertrude Bell Hakkında Raporlar

Osmanlı topraklarına gelen yabancılara ülke içerisinde seyahat etmeleri için Mürur Tezkiresi (vize) de denilen izin ve geçiş belgeleri veriliyordu. Belli sürelerle geçerli olan bu tezkirelere, kişinin bütün hüviyet bilgileri, nereye ve niçin gittiği yazılırdı. Böylece seyahat eden kişi hem koruma altına alınıyor hem de gözetim altında tutuluyordu.

Gertrude Bell hakkında yaptığımız araştırmalar neticesinde Osmanlı Arşivi’nde Miss Bell tabiri geçen birçok vesikaya rastladık. Anlaşılıyor ki devlet yetkilileri, Gertrude Bell’in seyahat ettiği Van, Diyarbakır, Sivas, Ankara, Musul, Karaman ve Şam vilayetlerinden raporlar istemişler.

7 Temmuz 1325 (M.1909) tarihiyle Ankara vilayetine gönderilen bir raporda, Miss Bell namıyla bir İngiliz kadınının vilayet dâhilinde seyahat etmekte bulunduğu, hilafet ve İslamiyet aleyhinde çalıştığı bilgisi yer alırken mezkûr kadının Suriye hakkında yazdığı bir kitapta ve The Times Gazetesi’ne gönderdiği mektuplarda devlet aleyhinde malumatlar verdiği belirtilmiştir. Bu kadının derhal bulunduğu bölgeden uzaklaştırılması gerektiği de Ankara vilayetine bildirilmiştir. Gertrude Bell’in Osmanlı’nın doğu vilayetinde bulunduğuna dair başka bir vesikada; “Van vilayetine Musul’dan gelen biri İngiliz iki kadın olduğu ve kadınlar hakkında umumî malumat sahibi olunduktan sonra ilgili makamlara bildirildiği” malumatı mevcuttur.

Diğer bir arşiv belgesine göre Diyarbakır ve doğu vilayetlerinde seyahat etmekte olan Miss Bell’in eşkıya taarruzuna uğradığına dair şikâyeti üzerine bir tahkikat yapılmıştır. Neticede bu haberlerin asılsız olduğu anlaşılmış; üstelik kendisinin hilafet ve İslamiyet aleyhinde fikirler yaydığı cihetle Anadolu seyahatinin men edilmesi hususu ilgili vilayetlere bildirilmiştir.

Osmanlı Devleti İngiliz casusu Bell’in memleket dâhilinde seyahat ederken güvenliği hususunda titiz davranmıştır. Bu mevzuda arşiv vesikalarında şöyle bir hadise geçmektedir:

İngiliz sefareti, Miss Bell’in Midyat’tan Diyarbakır’a seyahat ederken eşyası, hayvanları ve parasının çalındığına dair yetkililere müracaat etmiştir. Bunun üzerine Diyarbakır vilayetine gönderilen bir emirde, Bell’in kayıp eşyalarının bulunması, zararlarının ödenmesi ve sorumluların yakalanıp cezalandırılması istenmiştir.

Arşiv vesikalarından da anlaşılacağı üzere Avrupa’dan gelen yabancıların saf niyetlerle ülke topraklarında dolaşmadığı, asıl amaçlarının memleket dâhilinde birliği bozarak isyan çıkarmak olduğu aşikârdır. İngiliz kadın casus Gertrude Bell’in de devletin içinde bulunduğu durumdan istifade ederek, ülkenin bütünlüğüne zarar verici faaliyetler içinde olduğu hakikattir. Dikkate şayan olansa, vazifesini yüklenmiş ve misyonuna sadık hırslı bir kadının devletlerin ve milletlerin geleceğini etkileyerek, yıllarca çözümlenemeyecek düğümleri atabilmiş olmasıdır…

Bu yazı Yedikıta Dergisi Ağustos 2014 sayısında yayınlanmış, editoryal izinle sitemize konulmuştur.

 
 
 
 


  3828 defa Görüntülendi.

**********************

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri Tuncay Yılmazer'in benimsediği anlamına gelmez. Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederiz.

**********************

Makaleye Yorum Ekle

 

YORUMLAR

KATEGORİDEKİ DİĞER BAŞLIKLAR

07/11/2017 - 18:30 Pomakların Çanakkale Ağıdı - Pesna (Ömer Arslan)

30/10/2017 - 18:41 25 Nisan 1915, Arıburnu Anzak Çıkarmasında 57.Alay’ın Conkbayırı’na İntikali – Yeniden Değerlendirme ( M. Şahin Aldoğan )

17/10/2017 - 11:31 Prof. Dr. Christopher Bell'in yeni eseri Churchill and the Dardanelles üzerinden bir inceleme: Churchill Çanakkale Savaşlarının tek sorumlusu mudur?

09/09/2017 - 05:40 Florence Nightingale’in Eli Anadolu’ya da Değmişti-Kırım Savaşından Unutulan İlk Prefabrik Hastane: Erenköy (Renkioi) (Mustafa Onur Yurdal)

22/08/2017 - 07:18 Kuşatma ve Esaretin Adı KÛTULAMÂRE Esir Bir İngiliz Subayın Anıları - Edward W.C. Sandes -(Muzaffer Albayrak)

09/08/2017 - 18:07 19. Tümen Kurmay Başkanı İzzettin Çalışlar’ın Çeşitli Konferans ve Yayınlarında Conkbayırı Süngü Taarruzu (Melike Bayrak-Mustafa Onur Yurdal)

27/07/2017 - 13:33 Çanakkale’nin Filistin’deki Yansıması 2.Bölüm - 2.Gazze Muharebesi (Tuncay Yılmazer )

11/07/2017 - 10:07 Çanakkale’nin Filistin’deki Yansıması : Gazze Muharebeleri ( 1.Bölüm) (Tuncay Yılmazer)

22/05/2017 - 05:29 Müstahkem Mevkii’nin Anafartalar’daki Sesi - Küçük Anafartalar Topları (Bayram Akgün)

09/05/2017 - 08:12 Kûtulamâre Kuşatması’ndan Esarete Yüzbaşı Sandes’in Hatıraları - Çev. Tuncay Yılmazer

02/05/2017 - 11:45 İzmir-Bayındır İlçesinden Çanakkale Harbine Katılanlar (Necat Çetin)

28/04/2017 - 08:49 Kûtulamâre Zaferi 1916 (Muzaffer Albayrak – Vahdettin Engin)

23/04/2017 - 21:24 Türk Ordusu’nda Künye Uygulamasına İlişkin İlk Girişimler ve İlk Künyelerle İlgili Kısa Bilgiler (The First Attempts On The Use Of Identity Tags In Turkish Army And Information About The Early Identity Tags) (Burhan SAYILIR)

13/04/2017 - 05:43 Müstahkem Mevki’nin Kara Savunması İçin Top Desteği Sağlaması (Bayram Akgün)

07/04/2017 - 14:30 Çanakkale Muharebelerinde İdari ve Lojistik Faaliyetler (Ayhan Candan)

06/04/2017 - 19:17 Kabataş Erkek Lisesi 1.Büyüteç Tarih Öğrenci Sempozyumu (8-9 Nisan 2017)

04/04/2017 - 21:12 Resmi Belgelere (Nüfus Ölüm-Genelkurmay-Kayıtsız Ölüm Defterleri) Göre İzmir - Beydağ Şehitleri (Necat Çetin-A.Levent Ertekin)

31/03/2017 - 07:25 Çanakkale nin Şehit Kalemleri (İsmail Sabah)

27/03/2017 - 19:43 Çanakkale Müstahkem Mevkii’ye Bağlı Top Mermisi Çeşitleri (Bayram Akgün)

25/03/2017 - 20:58 GeliboluyuAnlamak Özel- 100. Yılında Gazze Muharebeleri Kahramanlarını Anıyoruz (Tuncay Yılmazer)

17/03/2017 - 21:15 18 Mart Özel Makalesi - Yaşayanların Ağzından 18 Mart Boğaz Muharebesi (Ahmet Yurttakal)

16/03/2017 - 08:51 18 Fotoğrafla Çanakkale Boğaz Muharebesi 18 Mart 1915 - 18 March 1915 Dardanelles Assault with 18 photographs (Ahmet Yurttakal)

13/03/2017 - 05:47 Çanakkale Muharebeleri’nde Bir Hile: Sahte Toplar (Bayram Akgün)

07/03/2017 - 04:27 Çanakkale Zaferi’nden Mescid-i Nebevi’ye (Enver Paşa’nın 1916 Filistin-Hicaz ziyareti) (Tuncay Yılmazer)

23/02/2017 - 07:48 Gelibolu Savunması Bir Karargâh Çalışması - General G.S. Patton (Haluk Oral)

09/02/2017 - 06:24 İkinci Kirte Muharebesi (6-8 Mayıs 1915 Taarruzları) (Yücel Özkorucu)

31/01/2017 - 12:29 Türk Boğazları Meselesi (Ayhan Candan)

24/01/2017 - 05:39 Kanlı Bir Mendil Hikayesi (Ömer Arslan)

19/01/2017 - 10:32 Irak Cephesinde Gönüllü Kahramanlar Osmancık Taburu (Muzaffer Albayrak)

23/12/2016 - 20:32 Atlas Tarih Dergisi Aralık-Ocak Sayısında 1916 Sina Filistin Hicaz Cephesi (Tuncay Yılmazer)

13/12/2016 - 07:23 Birleşik Harekat Tecrübesi Olarak Cihan Harbinde Türk-Alman Askeri İttifakı (Gültekin Yıldız)

02/12/2016 - 20:23 Çanakkale Kara Muharebelerinde Ağıl Dere (Şaban Murat Armutak)

15/11/2016 - 11:48 Çanakkale de Bir Melek Hanım (Muzaffer Albayrak)

01/11/2016 - 05:41 Çanakkale Kara Muharebelerinde Asma Dere (Şaban Murat Armutak)

24/10/2016 - 06:55 42. Alay / Gelibolu 1915 - Ahmet Diriker (Oğuz Çetinoğlu)

10/09/2016 - 11:12 Seddülbahir Kahramanı Bigali Mehmet Çavuş (Ömer Arslan)

03/07/2016 - 14:42 Çanakkale’den 100. Yılında Somme’a:Bir Savaş, İki Muharebe (Mustafa Onur Yurdal)

11/06/2016 - 14:37 I.Dünya Savaşı nda Şii Ulemasının Cihat Fetvaları Çerçevesinde Irak Cephesi (Ziya Abbas)

01/06/2016 - 06:23 Kutülamare- Yarbay Mehmed Reşid Bey in Günlüğü (İ. Bahtiyar İstekli)

23/05/2016 - 12:01 Osmanlı Devleti’nin Çanakkale Muharebelerinde Sağlık Alanındaki Faaliyetleri (Ayhan Candan)

16/05/2016 - 07:38 Bir Osmanlı Kurmay Subayı- Iraklı Kürt Devlet Adamı, Mehmet Emin Zeki Bey in Yaşam Öyküsü (Tuncay Yılmazer)

10/05/2016 - 13:00 Mezopotamya da Bir Savaş 1915-1916 KutülAmare – Nikolas Gardner ( Tuncay Yılmazer )

07/05/2016 - 07:31 Birinci Dünya Savaşının İslam Dünyasına Etkileri (Yüksel Nizamoğlu)

30/04/2016 - 19:20 Çanakkale Savaşı: Bir Siyasi Mücadele Alanı (Özgür Öztürk)

23/04/2016 - 19:13 25 Nisan 1915 Anzak Çıkarması İlk Saatleri – Daha Erken Müdahale Edilebilir miydi? ( Ahmet Yurttakal )

17/04/2016 - 21:26 Maskirovka Harekatı - KutülAmare bir zafer midir? ( Tuncay Yılmazer )

13/04/2016 - 05:30 Çanakkale Savaşları ve Barbaros’un Batışı (İsmail Bilgin)

28/03/2016 - 11:20 Çanakkale Muharebelerinde Osmanlı Ordusunun Asker Kaybı (Ayhan Candan)

26/03/2016 - 09:55 Eğitimli Neslin Birinci Dünya Savaşı ile İmtihanı ( Dr. Nuri Güçtekin )

24/03/2016 - 10:00 Birinci Dünya Savaşı nda Yozgat Lisesi (Dr. Nuri Güçtekin)

21/03/2016 - 06:35 Çanakkale Seferberliği: Savaş, Eğitim, Cephe Gerisi (Mustafa Selçuk)

17/03/2016 - 08:15 18 MART ÖZEL - Çanakkale Zaferi ve Cevat Paşa (Ahmet Yurttakal)

11/03/2016 - 06:49 Zaferi Kanla Yazan Fındıklılı Mehmet Muzaffer (İsmail Bilgin)

02/03/2016 - 12:48 Kut’ül Amare Zaferi -2 (İsmail Bilgin)

29/02/2016 - 11:29 Kut’ül Amare Zaferi -1 (İsmail Bilgin)

22/02/2016 - 12:27 Gertrude Bell Irak Sınırını Çizen Kadın (Veysel Sekmen)

14/01/2016 - 08:43 Çanakkale Şehidi Feyzi Çavuş’un Zevcesi Zehra Hanımın Padişaha Mektubu (Osman Koç)

23/12/2015 - 16:47 Çanakkale Savaşlarında Binbaşı Halis Bey’e Ait Bir Ganimetin Öyküsü (Serdar Halis Ataksor)

10/12/2015 - 18:03 Mesudiye Zırhlısının Dramı (Cemalettin Yıldız)

06/12/2015 - 20:29 Kut’ülamarenin Türklere Tesliminden Sonra Irak İngiliz Ordusunun Faaliyetlerine Dair Rapor (Haz. Serdar Halis Ataksor)

01/12/2015 - 10:11 10 Ağustos 1915 Conkbayırı Süngü Hücumu (Muzaffer Albayrak)

17/11/2015 - 21:09 Çanakkale Deniz Muharebelerinde Verilen Zayiatlar (Ahmet Yurttakal)

10/11/2015 - 05:19 Reis-i Cumhur Mustafa Kemal in Çanakkaleyi ziyaretleri (M. Onur Yurdal )

08/11/2015 - 22:04 Mustafa Kemal Paşanın Osmanlı Devleti’nin 1. Dünya Savaşına girişiyle ilgili görüşlerine dair bir belge

Osmanlı Devleti Umumi Harpte Tarafsız Kalabilir miydi? - Yusuf Akçura (Değerlendirme: Muzaffer Albayrak)

Nazım’ın Dayısı Çanakkale Şehidiydi (Melih Şabanoğlu)

Çanakkale Destanının Ölümsüz Efsaneleri (Osman Koç)

21/10/2015 - 04:02 100 Yıl Sonra İlim Heyeti Çanakkale’de Programı

17/10/2015 - 11:50 Çanakkale Savaşı'nın Kanada'da Bıraktığı İzler (Birol Uzunmehmetoglu)

27/09/2015 - 16:01 1917 Yılında Hicaz Cephesi:Arap İsyanının Yayılması ve Medine’nin Tahliyesi Programı (Yüksel Nizamoğlu)

22/09/2015 - 13:07 III. Kolordu’nun Çanakkale Muharebeleri’ne Hazırlanış Süreci (İsmail Bilgin)

15/09/2015 - 04:28 Kutü-l Amare Kahramanı Halil Kut Paşa (Enes Cifci)

11/08/2015 - 04:07 Türkiye Büyük Savaş a Nasıl Girdi? ( Emre Kızılkaya )

29/07/2015 - 03:30 1915 Gelibolu Harbi Günlüğü- Kazım Şakir (İ. Bahtiyar İstekli)

07/07/2015 - 02:49 Suyu Arayan Adamların Öyküsü - Millete Deva Olmak , Osmanlı Savaş Esirleri, TIP ve Milliyetçilik ( 1914-1939 ) -Yücel Yanıkdağ (Tuncay Yılmazer)

30/06/2015 - 03:55 Tarih, Otobiyografi ve Hakikat Yüzbaşı Torosyan Tartışması ve Türkiye’de Tarih Yazımı (Derleyen: Bülent Somay)

21/06/2015 - 16:34 Türklere Esir Olmak (Doğan Şahin)

23/05/2015 - 04:36 Çanakkale Savaşı

16/05/2015 - 15:30 İtilaf Devletleri Askerlerinin Gözüyle Çanakkale

12/05/2015 - 12:50 Muaveneti Milliye Muhribi Torpito Zabiti Ali Haydar Öztalay (Çimen Yüksel)

09/05/2015 - 08:24 Osmanlılar ve Ermeniler / Bir İsyan ve Karşı Harekâtın Tarihi (Edward J. Erickson)

03/05/2015 - 15:39 Neuve Chapelle’den Gelibolu’ya: Bir Askeri Planın Gelibolu’da Uygulamaya Konulması ( Mustafa Onur Yurdal )

28/04/2015 - 03:52 Cephe Arkadaşı Çanakkale Cephesi

25/04/2015 - 03:07 Çanakkale Müstahkem Mevkii Bataryalarının 25 Nisan 1915 ‘teki Rolü (Bayram Akgün)

24/04/2015 - 15:07 25 Nisan 1915 üzerine Gelibolu’yu Anlamak’ta çıkmış makalelerden seçmeler (Tuncay Yılmazer)

18/04/2015 - 17:10 Çanakkale Şehitleri Listesinde Ezineli Yahya Çavuş’un Adı Yok (Osman Koç)

10/04/2015 - 00:06 Kıyamet Koptuğunda - Hasan Cevdet Bey

03/04/2015 - 01:36 Rusya’daki 90.000 Osmanlı Savaş Esiri ve Sarıkamış Muharebesi (Yücel Yanıkdağ)

27/03/2015 - 17:57 Bir Hikayenin Daha Sonu: Topçamlar Tabyası (Bayram Akgün)

14/03/2015 - 07:57 Düşmana Korku Salan Efsanevi İntepe Topçularından Topçu Üsteğmen Mehmet Ali Bey (Muzaffer Albayrak)

11/03/2015 - 02:38 Seddülbahir’de Yalnız Top-210/40’lık Roon Topu (Bayram Akgün)

01/03/2015 - 13:31 Çanakkale Muharebeleri’nin İdaresi, Komutanlar - Strateji (Ed.: Lokman Erdemir, Kürşat Solak)

24/02/2015 - 17:39 Çanakkale Cephesinde Bir Damla Su İçin- Gelibolu Yarımadasında Jeoloji ve Muharebe İlişkisi ( İsmail Bilgin )

15/02/2015 - 17:55 Hashtag Tarih Dergisi Şubat 2015 Sayısında Kitap Değerlendirme Yazısı

08/02/2015 - 07:11 “Hafız Hakkı Paşanın Sarıkamış Günlüğü” Kitabıyla İlgili Mülahazalar (İsmail Bilgin)

// Bir Asır Sonra Ermeni Tehciri ve Çanakkale Üzerine… 100. Yıl Nasıl Anılmalı? (Tuncay Yılmazer)

23/12/2014 - 08:24 Sarıkamış İhata (Kuşatma) Harekâtı (İsmail Bilgin)

17/12/2014 - 02:24 Kut ül Amare Zaferi (Necmettin Özçelik)

08/12/2014 - 18:22 1. Dünya Harbi

06/12/2014 - 13:44 The Water Diviner – Son Umut Filminin Galasından Notlar… ( Tuncay Yılmazer )