Çanakkale 1915, Buzdağının Altı – Mete Tunçoku ( Tuncay Yılmazer )

Tarih: 20/10/2007   /   Toplam Yorum 2   / Yazar Adı:      /   Okunma 14533

Çanakkale Muharebelerine direk katılmasa da , sonuçlarından en fazla etkilenen ülkenin Çarlık Rusya’sı olduğuna kuşku yok. Osmanlı Devleti-Rusya ilişkileri özellikle son 200 yıl içerisinde sürekli artan gerilimlerle özetlenebilir. Liselerdeki tarih derslerimizin en büyük başarılarından birisinin Rusya’nın en büyük amacının sıcak denizlere inmek olduğunun kafamıza kazınmış olması desek herhalde yanılmayız. Osmanlı Devleti’nin son dönemi için kullanılan Hasta adam ifadesinin de bir Rus Çarına ait olduğunu belirtelim. ( Çar I. Nikola , 9 Ocak 1853 ) Birinci Dünya Savaşı’na girişte Osmanlı kamuoyunun ( medyasının !) en çok vurguladığı noktalardan bir tanesi Moskof tehlikesine karşı imparatorluğu savunmaktı. Padişah Mehmed Reşad’ın savaş bildirgesinde de bu husus çok açık bir şekilde belirtilmiştir.
Bu hafta Çanakkale Muharebeleri sırasındaki Rusya’nın tutumunu Prof. Dr. Mete Tunçoku’nun “Çanakkale 1915 - Buzdağının Altı” adlı çalışmasındaki 3 makaleyi temel alarak inceleyeceğiz. Söz konusu eserde Çanakkale Muharebelerini özellikle uluslararası ilişkiler açısından irdeleyen özgün makaleler bulunuyor.

 

Çanakkale Muharebelerine direk katılmasa da , sonuçlarından en fazla etkilenen ülkenin Çarlık Rusya’sı olduğuna kuşku yok. Osmanlı Devleti-Rusya ilişkileri özellikle son 200 yıl içerisinde sürekli artan gerilimlerle özetlenebilir. Liselerdeki  tarih derslerimizin en büyük başarılarından birisinin Rusya’nın en büyük amacının sıcak denizlere inmek olduğunun kafamıza kazınmış olması desek herhalde yanılmayız. Osmanlı Devleti’nin son dönemi için kullanılan Hasta adam ifadesinin de bir Rus Çarına ait olduğunu belirtelim. ( Çar I. Nikola , 9 Ocak 1853 ) Birinci Dünya Savaşı’na girişte Osmanlı kamuoyunun ( medyasının !) en çok vurguladığı noktalardan bir tanesi Moskof tehlikesine karşı imparatorluğu savunmaktı. Padişah Mehmed Reşad’ın savaş bildirgesinde de bu husus çok açık bir şekilde belirtilmiştir.

Bu hafta Çanakkale Muharebeleri sırasındaki Rusya’nın tutumunu Prof. Dr. Mete Tunçoku’nun “Çanakkale 1915 - Buzdağının Altı” adlı çalışmasındaki 3 makaleyi temel alarak inceleyeceğiz. Söz konusu eserde Çanakkale Muharebelerini özellikle uluslararası  ilişkiler açısından irdeleyen özgün makaleler bulunuyor.

 

 

1905 Rus-Japon Savaşı[1]

 

20. Yüzyılın başları, uzakdoğuda  Mançurya, Kore Yarımadası ve kıtayla yarımada arasında uzanan Tsuşima boğazının denetimi konusunda Japonya ile  Rusya arasındaki rekabetin doruk noktasına çıktığı dönemdir. Tunçoku, özellikle 1868’den sonra Meiji dönemi reformları ile siyasi ve ekonomik açıdan hızla büyüyen ( ve batılı devletlerle Asya kıtasının sömürgeleştirilmesi konusunda eşit şartlarda antlaşmalar imzalayan ) Japonya’nın doğal zenginlikleriyle dikkati çeken Kore ve Mançurya bölgesine olan ihtiyacının bu savaşın en önemli nedenleri arasında olduğunu belirtiyor.

 

Aynı bölge Çarlık Rusya’sı için de büyük önem taşımaktadır. Tunçoku’ya göre , Rusya’nın amacı Mançurya’nın  Port Arthur ve Dairen limanları ile , Pasifik donanmasının güzey denizlerine iniş yolu üzerinde bulunan Kore Yarımadası ve Tsuşima boğazını denetleyip Japonya’yı buralarda frenlemekti.

Ancak özellikle 1902 yılında İngiltere ile işbirliği anlaşması imzalayarak eli güçlenen Japonya Ruslar Mançurya demiryolunu bitirmeden harekete geçmek ister. Prof. Tunçoku kamuoyunda Ruslara karşı milliyetçi duyguların da kabardığına dikkati çekiyor. ( s. 94)

 

Beklenen çarpışmalar 8 Şubat 1904 yılında başlar, 10 Şubat’ta Rusya’ya savaş ilan edilir. Japon kara birlikleri Ruslara karşı büyük başarılar elde etseler de kesin ve sonucu belirleyici bir yenilgiye uğratamazlar. ( Burada deniz savaşları tarihi açısından en önemli muharebelerden bir tanesi 27-28 Mayıs 1905 tarihlerinde gerçekleşen Tsuşima (Zuşima ) Muharebesidir. Japon donanması 24 saat içerisinde 20 Rus savaş gemisini batırmış, 5 tanesini esir almıştır ) Bu kayıplardan dolayı  Birinci Dünya Savaşı’na girerken Rus donanması son derece zayıf durumdadır.

 

Savaşın uzaması ve artan kayıplar sonucunda ABD’nin de devreye girmesiyle Portsmouth Barış Antlaşması imzalanacak, uzakdoğuyu kan gölüne çeviren bu mücadele sona erecek, ancak sonuçları uzun süre dünya siyasetinde yankı bulacaktır. Herşeyden önce Japon militarizminin önü açılacak, Asya kıtasına ayak basan Japonlar 1945’e kadar yayılmacı politikalarına devam edeceklerdir.

 

Tunçoku makalesinde her şeyden önce Çanakkale Muharebeleri ile Rus-Japon Savaşı arasında ilginç bağlar olduğunu belirtiyor. (s.101) Tunçoku’ya göre bu savaştaki yenilgi Rusya’nın dikkatini Balkanlara ve boğazlar üzerine yönelmesine neden oldu. Ayrıca Japonların zaferi Osmanlı aydınları ve yöneticilerinin dikkatini çekmiş , kalkınma açısından Japonya’nın örnek alınmasını öneren yazılar basında çıkmıştır.

Her iki savaşın çıkmasında batılı güçlerin sömürgeci politikalarının rol oynadığını , sonuçlarında ise “Beyaz ırkın üstünlüğü ve batının tartışılmaz gücü” şeklindeki genel yargıların sarsıldığını belirten Tunçoku,  Asya uluslarında sömürgeciliğe karşı ulusçuluğun gelişimine katkıda bulunduğunu belirtiyor.

Ayrıca demiryolu yapımındaki rekabetin de her iki savaşın en önemli nedenlerinden biri olduğunun altını çizen yazar ( Rus-Japon savaşında Mançurya demiryolu, Çanakkale Savaşı’nda Berlin-Bağdat demiryolu ) ayrıca her iki savaşın da uluslar arası stratejik önemdeki su yolları üzerinde yapıldığına dikkati çekiyor.

 

Burada Rus-Japon savaşında batının sömürgeci politikalarının yol açtığı konusuna pek katılmadığımı belirtmek isterim. Japonların da yayılmacı politikalar konusunda çokta masum olmadığını düşünüyorum. Bence her iki savaştaki benzer noktaların en önemlisi coğrafi açıdan olsa gerek. Her ikisi de son derece stratejik öneme sahip su yolu üzerinde çıkarma ve kara savaşlarının da yaşandığı, donanmanın da katıldığı mücadeleler. Rusların ilgisini İstanbul ve Çanakkale boğazı üzerine kaydırması da hiç kuşkusuz bizim açımızdan en önemli sonucuydu. ( Bu arada Çanakkale’deki Müttefik Kara Kuvvetlerinin komutanı General Ian Hamilton’un Rus-Japon Savaşı’na Japon tarafında askeri gözlemci olarak katıldığını da hemen belirtelim.)

 

Rus-Japon savaşına katılan Rus kruvazörü Askold ise  10 yıl kadar sonra Çanakkale boğazı önlerine gelecek, müttefik kuvvetlere sembolik de olsa destek verecekti. Tunçoku ayrı bir makalede Askold başlığı altında Çanakkale muharebeleri sırasındaki Rusya’nın durumunu inceliyor.

 

Çanakkale Savaşı ve Rusya[2]

 

Birinci Dünya Savaşı öncesinin uluslar arası arenadaki en önemli politika değişikliklerinden birisi de İngiltere ve Fransa’nın , Rusya’nın sıcak denizlere inmemesi politikalarından vazgeçmeleriydi. Bunu da Nisan 1915 yılında yaptıkları bir antlaşma ile teyid ettirdiler. ( Rusya’nın Almanya üzerine yaptığı baskının devam etmesi gerekiyordu. Rusya’nın herhangi bir askeri başarısızlığı durumunda Almanların çok sayıda askeri batı cephesine yığabilecekleri unutulmamalı. )  Rusya’da bu savaşa boğazlara ve İstanbul’a bizzat hakim olmayı amaçlayan bir politika ile girmişti. Ancak en önemli eksiği Karadeniz’e hakim olmasını sağlayacak donanmadan mahrum oluşuydu.

 

Prof. Tunçoku, Çar II.Nikola’nın Petrograd’taki İngiliz büyükelçiliği aracılığıyla Londra’ya iletilen yardım isteyen telgrafında Çanakkale boğazının geçilerek İstanbul’un işgal edilmesini özellikle belirtmediğini, amacının sadece Kafkas cephesindeki yüklerinin azaltılması olduğunu olduğunu belirtiyor. Rus yöneticilerinin ( başta Dışişleri Bakanı Sazanov olmak üzere ) müttefiklerin olası İstanbul işgaline sıcak bakmadıkları biliniyordu. Hele hele Yunanistan’ın da harekâta dahil edilme ihtimali Rus hükümetini bir  hayli rahatsız edecekti.

 

Çanakkale Seferi’nin amaçlarını okuyucu mutlaka bilmektedir. Ancak yine de tekrar etmekte fayda olduğunu düşünüyorum:

 

1.   Boğazlardan geçerek Rusya ile kesik olan bağlantının yeniden kurulması

2.   Rusya’nın elinde kalan buğdayın , Avrupa pazarlarına ulaşmasını sağlayıp ekonomik ve mali sıkıntıların hafifletilmesi

3.   Rusya’nın yardımına koşarak , doğabilecek Rus-Alman yakınlaşmasını engellemek,

4.   İstanbul’u işgal ederek Osmanlı Devleti’ni safdışı bırakmak, ittifak devletlerini kıskaç altına almak

5.   Başarıya ulaşarak henüz kararsız olan İtalya ve Balkan devletlerini itilaf devletleri safına çekmek[3]

 

İngiltere ve Fransa, Rusya’nın kuşkularını öncelikle Yunanistan’ın harekata katılmasını engelleyerek, sonrasında Nisan 1915’te gerekli güvenceyi vererek aşmaya çalıştılar. Rusya’nın Çanakkale Savaşı’na direk katılma isteği ise coğrafi nedenlerden dolayı gerçekleşmedi. Kara ordusu göndermek mümkün olmadı. Rus donanması ise Alman ablukası yüzünden Baltık denizinde sıkışıp kalmıştı. Önce Pasifikte görevli olan Rus Askold kruvazörü Çanakkale’yi abluka altına alan müttefik donanmasına katıldı. 25 Nisan 1915 Kumkale harekatı başta olmak üzere birçok kez Türk mevzilerini bombaladı. Rusya’nın Çanakkale Muharebelerine sembolik de olsa katıldığının göstergesi oldu.[4]

 

Hepimizin bildiği gibi Çarlık Rusya’sı Birinci Dünya Savaşı’nın sonunu getirmeden Bolşevik devrimiyle yıkıldı. Peki bu devrimde Çanakkale Muharebelerinin etkisi ne derece olmuştu?  Prof. Tunçoku burada inceleyeceğimiz son makalesinde bu soruya yanıt arıyor.

 

Çanakkale Savaşı ve 1917 Bolşevik Devrimi[5]

 

Tunçoku söz konusu makalesinde Kasım 1914’te Rus Dışişleri bakanlığından bir görevlinin Çanakkale ve İstanbul boğazı hakkında hazırladığı rapora yer veriyor:

 

“1903-1912 arası on yıllık dönemde Rus dış ticaretinin %37’si boğazlar yoluyla yapılmıştır. Bu ihracat kara yoluyla da yapılabilirdi. Ancak o zaman , gerekli harcamalar ve dolayısıyla maliyet %25 daha da artacaktı. Oysa ki Rusya’nın dışa sattığı başlıca maddeler, başta buğday olmak üzere , genellikle hammaddelerden oluşmaktaydı ve bunlarda maliyet unsuru çok önemliydi. Türkiye’nin  1911-1912 ve 1912-1913 savaşlarında boğazları kapatması ise ( Trablusgarp ve Balkan Savaşları kastediliyor. T.Y.) Rusya’ya ayda 30 milyon ruble zarara malolmuştur.”[6]

 

Bu rakamlar boğazların o dönem Rus ekonomisi için ne kadar önemli olduğunun kanıtı. Tunçoku boğazların kapatılmasıyla Karadeniz’de toplam tonajı 350000 olan 129 ticaret gemisinin Karadeniz’de kaldığını, bunlardan 61’inin Rus ticaret gemisi olduğunu belirtiyor. (s. 52)[7]

 

İşte boğazların kapatılması, Çanakkale Harekâtının başarıya ulaşamaması Rusya’nın müttefikleri ile bağlantısını ve dolayısıyla yardım almasını engelleyecek, ülke içerisinde ciddi siyasi ve ekonomik krizlere zemin hazırlayacaktır. Cephane sıkıntısı ve çok daha önemlisi şehirlerde yiyecek sıkıntısı had safhaya ulaşır. Bir Rus yetkilisinin ifadesiyle saray ve millet arasında derin uçurum meydana gelmeye başlamıştır. Genel grevler, boykotlar hükümeti bir hayli zor durumda bırakacaktır. Bolşevik Devrim işte bu koşullar altında gerçekleşecektir.

Bütün bunlara rağmen, Tunçoku tersi olması yani Çanakkale boğazının açılmasıyla müttefiklerin bir şekilde Rusya’ya yardım edebilmesi durumunda devrimin olmayabileceği görüşüne katılmıyor:

“ Her şeyden önce sosyal bir olgu olarak Komünist Devrim’de , tarihsel süreç içerisinde oluşan sosyal, ekonomik ve siyasal gelişmelerin sonucu patlak veren , karmaşık ve çok yönlü toplumsal bir olgudur. Nedeni tek başına bir faktörle açıklanamaz. Diğer bir deyişle Rusya’daki devrim , boğazlar açılsın açılmasın, er geç patlak verecekti” (s. 56 )

 

Ancak Prof.Tunçoku Çanakkale Savaşı’nın müttefiklerce kazanılması durumda Çarlık rejiminin çok yalnız ve terkedilmiş bir durumda kalmayacağını, devrimin ( belki de Birinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar ) gecikebileceğini de belirtiyor.

 

Makale , o dönemin Rus Dışişleri bakanı Sazanov’un şu sözleriyle sona eriyor:

“…Çanakkale’deki müttefik yenilgisinin Rusya bakımından taşıdığı önem inkar olunamaz. Çünkü, Birinci Dünya Savaşı bitip Rusya’ya ulaşıldığında , Rusya artık müttefikleriyle birlikte değildi. Rus halkı da o yıllarda , önceki dönem Rusya’sının en seçkin evlatlarının kemikleri üzerine yükselen bir devrim yapmakla meşguldü…”

 

 

Prof. Tunçoku’nun “Çanakkale 1915-Buzdağı’nın Altı” adlı çalışması özellikle Çanakkale Muharebelerinin öncesi ve sonrasının uluslar arası ilişkiler açısından önemini irdeleyen makalelerden oluşuyor. Yukarıda daha ayrıntılı incelediğimiz Rusya ile ilgili 3 makaleden başka, Çanakkale Muharebelerinin İngiltere, İrlanda, Hindistan ve özellikle İsrail[8] tarihindeki yerini inceleyen, Mustafa Kemal Atatürk’ün Anzaklar hakkındaki düşüncelerini anlatan makaleler dikkat çekiyor. Uluslar arası ilişkiler dalında öğretim üyesi olan Prof. Mete Tunçoku’nun “Çanakkale 1915-Buzdağının Altı” adlı çalışması konuyla ilgilenenlerin mutlaka kütüphanesinde olması gereken çok önemli bir kaynak.

 

 Çanakkale 1915, Buzdağının Altı

 Prof. Dr. Mete Tunçoku 

 Türk Tarih Kurumu, Ankara, 2000

 

 

 



[1] Mete Tunçoku, “Tarihte 1905 Rus-Japon ve 1915 Çanakkale Savaşları ( Karşılaştırmalı Değerlendirme )”  Çanakkale 1915-Buzdağının Altı , Türk Tarih Kurumu, Ankara ,2002, s. 91-104

[2] Mete Tunçoku, “Çanakkale Savaşlarında Bir Rus Kruvazörü: Askold” Çanakkale 1915-Buzdağının Altı , Türk Tarih Kurumu, Ankara ,2002, s. 26-37

 

[3] A.g.m s. 31 ( biraz kısaltarak buraya aldım.)

[4] Askold Kruvazörü 1899 yapımı, 5905 tonluk, saatte 20 deniz mili hız yapabilen, 183 mm.lik 12 topa sahip beş bacalı bir savaş gemisiydi. Rus-Japon savaşına katılmış, hatta yara almıştır. Birinci Dünya Savaşı başladığında Batı Pasifikte İngiliz komutası altında Avustralya ve Yeni Zelanda askeri taşıyan  gemilere refakat ediyordu. Tunçoku, İngilizlerin Askold’un Çanakkale Savaşı’na katılmasına pek istekli olmadıklarını belirtiyor. ( a.g.m s.34-35 )

[5] Mete Tunçoku, “1917 Rus Devrimi ve Çanakkale Savaşları” Çanakkale 1915-Buzdağının Altı , Türk Tarih Kurumu, Ankara ,2002, s. 50-56

[6] a.g.m s. 51

[7] Bu rakamlar aynı zamanda uluslar arası deniz ticareti açısından da boğazların çok önemli bir yere sahip olduğunu gösteriyor.

 

[8] Mete Tunçoku, “İsrail’in Kuruluşuna varan Gelişmeler içerisinde Çanakkale Savaşlarının  Önemi” Çanakkale 1915-Buzdağının Altı , Türk Tarih Kurumu, Ankara ,2002, s. 83-90  Özellikle bu makalenin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Siyonist aydınların çabalarıyla gönüllü Yahudilerden oluşan bir  birliğin İngilizlerin komutası altında Çanakkale’ye nasıl gönderildiğini, İsrailin tarihindeki önemini anlatıyor.

 


  14533 defa Görüntülendi.

**********************

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri Tuncay Yılmazer'in benimsediği anlamına gelmez. Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederiz.

**********************

Makaleye Yorum Ekle

 

YORUMLAR

131_Ahmet Yurttakal 22-10-2007, 10:44:33
evet kitabı okumanızı tavsiye ederim.

çünkü 1. dünya savaşını çok bakılmayan penceresinden bakmaktadır.


tabi boğazlar açılsaydı. Rusyadaki devrim elbette geç olacaktı. dediğiniz gibi çöküntü başlamıştı Fakat sonrak süreçte Rusya toparlanabilirdi. diye düşünyorum
 

KATEGORİDEKİ DİĞER BAŞLIKLAR

07/11/2017 - 18:30 Pomakların Çanakkale Ağıdı - Pesna (Ömer Arslan)

30/10/2017 - 18:41 25 Nisan 1915, Arıburnu Anzak Çıkarmasında 57.Alay’ın Conkbayırı’na İntikali – Yeniden Değerlendirme ( M. Şahin Aldoğan )

17/10/2017 - 11:31 Prof. Dr. Christopher Bell'in yeni eseri Churchill and the Dardanelles üzerinden bir inceleme: Churchill Çanakkale Savaşlarının tek sorumlusu mudur?

09/09/2017 - 05:40 Florence Nightingale’in Eli Anadolu’ya da Değmişti-Kırım Savaşından Unutulan İlk Prefabrik Hastane: Erenköy (Renkioi) (Mustafa Onur Yurdal)

22/08/2017 - 07:18 Kuşatma ve Esaretin Adı KÛTULAMÂRE Esir Bir İngiliz Subayın Anıları - Edward W.C. Sandes -(Muzaffer Albayrak)

09/08/2017 - 18:07 19. Tümen Kurmay Başkanı İzzettin Çalışlar’ın Çeşitli Konferans ve Yayınlarında Conkbayırı Süngü Taarruzu (Melike Bayrak-Mustafa Onur Yurdal)

27/07/2017 - 13:33 Çanakkale’nin Filistin’deki Yansıması 2.Bölüm - 2.Gazze Muharebesi (Tuncay Yılmazer )

11/07/2017 - 10:07 Çanakkale’nin Filistin’deki Yansıması : Gazze Muharebeleri ( 1.Bölüm) (Tuncay Yılmazer)

22/05/2017 - 05:29 Müstahkem Mevkii’nin Anafartalar’daki Sesi - Küçük Anafartalar Topları (Bayram Akgün)

09/05/2017 - 08:12 Kûtulamâre Kuşatması’ndan Esarete Yüzbaşı Sandes’in Hatıraları - Çev. Tuncay Yılmazer

02/05/2017 - 11:45 İzmir-Bayındır İlçesinden Çanakkale Harbine Katılanlar (Necat Çetin)

28/04/2017 - 08:49 Kûtulamâre Zaferi 1916 (Muzaffer Albayrak – Vahdettin Engin)

23/04/2017 - 21:24 Türk Ordusu’nda Künye Uygulamasına İlişkin İlk Girişimler ve İlk Künyelerle İlgili Kısa Bilgiler (The First Attempts On The Use Of Identity Tags In Turkish Army And Information About The Early Identity Tags) (Burhan SAYILIR)

13/04/2017 - 05:43 Müstahkem Mevki’nin Kara Savunması İçin Top Desteği Sağlaması (Bayram Akgün)

07/04/2017 - 14:30 Çanakkale Muharebelerinde İdari ve Lojistik Faaliyetler (Ayhan Candan)

06/04/2017 - 19:17 Kabataş Erkek Lisesi 1.Büyüteç Tarih Öğrenci Sempozyumu (8-9 Nisan 2017)

04/04/2017 - 21:12 Resmi Belgelere (Nüfus Ölüm-Genelkurmay-Kayıtsız Ölüm Defterleri) Göre İzmir - Beydağ Şehitleri (Necat Çetin-A.Levent Ertekin)

31/03/2017 - 07:25 Çanakkale nin Şehit Kalemleri (İsmail Sabah)

27/03/2017 - 19:43 Çanakkale Müstahkem Mevkii’ye Bağlı Top Mermisi Çeşitleri (Bayram Akgün)

25/03/2017 - 20:58 GeliboluyuAnlamak Özel- 100. Yılında Gazze Muharebeleri Kahramanlarını Anıyoruz (Tuncay Yılmazer)

17/03/2017 - 21:15 18 Mart Özel Makalesi - Yaşayanların Ağzından 18 Mart Boğaz Muharebesi (Ahmet Yurttakal)

16/03/2017 - 08:51 18 Fotoğrafla Çanakkale Boğaz Muharebesi 18 Mart 1915 - 18 March 1915 Dardanelles Assault with 18 photographs (Ahmet Yurttakal)

13/03/2017 - 05:47 Çanakkale Muharebeleri’nde Bir Hile: Sahte Toplar (Bayram Akgün)

07/03/2017 - 04:27 Çanakkale Zaferi’nden Mescid-i Nebevi’ye (Enver Paşa’nın 1916 Filistin-Hicaz ziyareti) (Tuncay Yılmazer)

23/02/2017 - 07:48 Gelibolu Savunması Bir Karargâh Çalışması - General G.S. Patton (Haluk Oral)

09/02/2017 - 06:24 İkinci Kirte Muharebesi (6-8 Mayıs 1915 Taarruzları) (Yücel Özkorucu)

31/01/2017 - 12:29 Türk Boğazları Meselesi (Ayhan Candan)

24/01/2017 - 05:39 Kanlı Bir Mendil Hikayesi (Ömer Arslan)

19/01/2017 - 10:32 Irak Cephesinde Gönüllü Kahramanlar Osmancık Taburu (Muzaffer Albayrak)

23/12/2016 - 20:32 Atlas Tarih Dergisi Aralık-Ocak Sayısında 1916 Sina Filistin Hicaz Cephesi (Tuncay Yılmazer)

13/12/2016 - 07:23 Birleşik Harekat Tecrübesi Olarak Cihan Harbinde Türk-Alman Askeri İttifakı (Gültekin Yıldız)

02/12/2016 - 20:23 Çanakkale Kara Muharebelerinde Ağıl Dere (Şaban Murat Armutak)

15/11/2016 - 11:48 Çanakkale de Bir Melek Hanım (Muzaffer Albayrak)

01/11/2016 - 05:41 Çanakkale Kara Muharebelerinde Asma Dere (Şaban Murat Armutak)

24/10/2016 - 06:55 42. Alay / Gelibolu 1915 - Ahmet Diriker (Oğuz Çetinoğlu)

10/09/2016 - 11:12 Seddülbahir Kahramanı Bigali Mehmet Çavuş (Ömer Arslan)

03/07/2016 - 14:42 Çanakkale’den 100. Yılında Somme’a:Bir Savaş, İki Muharebe (Mustafa Onur Yurdal)

11/06/2016 - 14:37 I.Dünya Savaşı nda Şii Ulemasının Cihat Fetvaları Çerçevesinde Irak Cephesi (Ziya Abbas)

01/06/2016 - 06:23 Kutülamare- Yarbay Mehmed Reşid Bey in Günlüğü (İ. Bahtiyar İstekli)

23/05/2016 - 12:01 Osmanlı Devleti’nin Çanakkale Muharebelerinde Sağlık Alanındaki Faaliyetleri (Ayhan Candan)

16/05/2016 - 07:38 Bir Osmanlı Kurmay Subayı- Iraklı Kürt Devlet Adamı, Mehmet Emin Zeki Bey in Yaşam Öyküsü (Tuncay Yılmazer)

10/05/2016 - 13:00 Mezopotamya da Bir Savaş 1915-1916 KutülAmare – Nikolas Gardner ( Tuncay Yılmazer )

07/05/2016 - 07:31 Birinci Dünya Savaşının İslam Dünyasına Etkileri (Yüksel Nizamoğlu)

30/04/2016 - 19:20 Çanakkale Savaşı: Bir Siyasi Mücadele Alanı (Özgür Öztürk)

23/04/2016 - 19:13 25 Nisan 1915 Anzak Çıkarması İlk Saatleri – Daha Erken Müdahale Edilebilir miydi? ( Ahmet Yurttakal )

17/04/2016 - 21:26 Maskirovka Harekatı - KutülAmare bir zafer midir? ( Tuncay Yılmazer )

13/04/2016 - 05:30 Çanakkale Savaşları ve Barbaros’un Batışı (İsmail Bilgin)

28/03/2016 - 11:20 Çanakkale Muharebelerinde Osmanlı Ordusunun Asker Kaybı (Ayhan Candan)

26/03/2016 - 09:55 Eğitimli Neslin Birinci Dünya Savaşı ile İmtihanı ( Dr. Nuri Güçtekin )

24/03/2016 - 10:00 Birinci Dünya Savaşı nda Yozgat Lisesi (Dr. Nuri Güçtekin)

21/03/2016 - 06:35 Çanakkale Seferberliği: Savaş, Eğitim, Cephe Gerisi (Mustafa Selçuk)

17/03/2016 - 08:15 18 MART ÖZEL - Çanakkale Zaferi ve Cevat Paşa (Ahmet Yurttakal)

11/03/2016 - 06:49 Zaferi Kanla Yazan Fındıklılı Mehmet Muzaffer (İsmail Bilgin)

02/03/2016 - 12:48 Kut’ül Amare Zaferi -2 (İsmail Bilgin)

29/02/2016 - 11:29 Kut’ül Amare Zaferi -1 (İsmail Bilgin)

22/02/2016 - 12:27 Gertrude Bell Irak Sınırını Çizen Kadın (Veysel Sekmen)

14/01/2016 - 08:43 Çanakkale Şehidi Feyzi Çavuş’un Zevcesi Zehra Hanımın Padişaha Mektubu (Osman Koç)

23/12/2015 - 16:47 Çanakkale Savaşlarında Binbaşı Halis Bey’e Ait Bir Ganimetin Öyküsü (Serdar Halis Ataksor)

10/12/2015 - 18:03 Mesudiye Zırhlısının Dramı (Cemalettin Yıldız)

06/12/2015 - 20:29 Kut’ülamarenin Türklere Tesliminden Sonra Irak İngiliz Ordusunun Faaliyetlerine Dair Rapor (Haz. Serdar Halis Ataksor)

01/12/2015 - 10:11 10 Ağustos 1915 Conkbayırı Süngü Hücumu (Muzaffer Albayrak)

17/11/2015 - 21:09 Çanakkale Deniz Muharebelerinde Verilen Zayiatlar (Ahmet Yurttakal)

10/11/2015 - 05:19 Reis-i Cumhur Mustafa Kemal in Çanakkaleyi ziyaretleri (M. Onur Yurdal )

08/11/2015 - 22:04 Mustafa Kemal Paşanın Osmanlı Devleti’nin 1. Dünya Savaşına girişiyle ilgili görüşlerine dair bir belge

Osmanlı Devleti Umumi Harpte Tarafsız Kalabilir miydi? - Yusuf Akçura (Değerlendirme: Muzaffer Albayrak)

Nazım’ın Dayısı Çanakkale Şehidiydi (Melih Şabanoğlu)

Çanakkale Destanının Ölümsüz Efsaneleri (Osman Koç)

21/10/2015 - 04:02 100 Yıl Sonra İlim Heyeti Çanakkale’de Programı

17/10/2015 - 11:50 Çanakkale Savaşı'nın Kanada'da Bıraktığı İzler (Birol Uzunmehmetoglu)

27/09/2015 - 16:01 1917 Yılında Hicaz Cephesi:Arap İsyanının Yayılması ve Medine’nin Tahliyesi Programı (Yüksel Nizamoğlu)

22/09/2015 - 13:07 III. Kolordu’nun Çanakkale Muharebeleri’ne Hazırlanış Süreci (İsmail Bilgin)

15/09/2015 - 04:28 Kutü-l Amare Kahramanı Halil Kut Paşa (Enes Cifci)

11/08/2015 - 04:07 Türkiye Büyük Savaş a Nasıl Girdi? ( Emre Kızılkaya )

29/07/2015 - 03:30 1915 Gelibolu Harbi Günlüğü- Kazım Şakir (İ. Bahtiyar İstekli)

07/07/2015 - 02:49 Suyu Arayan Adamların Öyküsü - Millete Deva Olmak , Osmanlı Savaş Esirleri, TIP ve Milliyetçilik ( 1914-1939 ) -Yücel Yanıkdağ (Tuncay Yılmazer)

30/06/2015 - 03:55 Tarih, Otobiyografi ve Hakikat Yüzbaşı Torosyan Tartışması ve Türkiye’de Tarih Yazımı (Derleyen: Bülent Somay)

21/06/2015 - 16:34 Türklere Esir Olmak (Doğan Şahin)

23/05/2015 - 04:36 Çanakkale Savaşı

16/05/2015 - 15:30 İtilaf Devletleri Askerlerinin Gözüyle Çanakkale

12/05/2015 - 12:50 Muaveneti Milliye Muhribi Torpito Zabiti Ali Haydar Öztalay (Çimen Yüksel)

09/05/2015 - 08:24 Osmanlılar ve Ermeniler / Bir İsyan ve Karşı Harekâtın Tarihi (Edward J. Erickson)

03/05/2015 - 15:39 Neuve Chapelle’den Gelibolu’ya: Bir Askeri Planın Gelibolu’da Uygulamaya Konulması ( Mustafa Onur Yurdal )

28/04/2015 - 03:52 Cephe Arkadaşı Çanakkale Cephesi

25/04/2015 - 03:07 Çanakkale Müstahkem Mevkii Bataryalarının 25 Nisan 1915 ‘teki Rolü (Bayram Akgün)

24/04/2015 - 15:07 25 Nisan 1915 üzerine Gelibolu’yu Anlamak’ta çıkmış makalelerden seçmeler (Tuncay Yılmazer)

18/04/2015 - 17:10 Çanakkale Şehitleri Listesinde Ezineli Yahya Çavuş’un Adı Yok (Osman Koç)

10/04/2015 - 00:06 Kıyamet Koptuğunda - Hasan Cevdet Bey

03/04/2015 - 01:36 Rusya’daki 90.000 Osmanlı Savaş Esiri ve Sarıkamış Muharebesi (Yücel Yanıkdağ)

27/03/2015 - 17:57 Bir Hikayenin Daha Sonu: Topçamlar Tabyası (Bayram Akgün)

14/03/2015 - 07:57 Düşmana Korku Salan Efsanevi İntepe Topçularından Topçu Üsteğmen Mehmet Ali Bey (Muzaffer Albayrak)

11/03/2015 - 02:38 Seddülbahir’de Yalnız Top-210/40’lık Roon Topu (Bayram Akgün)

01/03/2015 - 13:31 Çanakkale Muharebeleri’nin İdaresi, Komutanlar - Strateji (Ed.: Lokman Erdemir, Kürşat Solak)

24/02/2015 - 17:39 Çanakkale Cephesinde Bir Damla Su İçin- Gelibolu Yarımadasında Jeoloji ve Muharebe İlişkisi ( İsmail Bilgin )

15/02/2015 - 17:55 Hashtag Tarih Dergisi Şubat 2015 Sayısında Kitap Değerlendirme Yazısı

08/02/2015 - 07:11 “Hafız Hakkı Paşanın Sarıkamış Günlüğü” Kitabıyla İlgili Mülahazalar (İsmail Bilgin)

// Bir Asır Sonra Ermeni Tehciri ve Çanakkale Üzerine… 100. Yıl Nasıl Anılmalı? (Tuncay Yılmazer)

23/12/2014 - 08:24 Sarıkamış İhata (Kuşatma) Harekâtı (İsmail Bilgin)

17/12/2014 - 02:24 Kut ül Amare Zaferi (Necmettin Özçelik)

08/12/2014 - 18:22 1. Dünya Harbi

06/12/2014 - 13:44 The Water Diviner – Son Umut Filminin Galasından Notlar… ( Tuncay Yılmazer )