Küçük Muavenet'in Büyük Başarısı ( Duygu Ak )

Tarih: 10/10/2007   /   Toplam Yorum 13   / Yazar Adı:      /   Okunma 13000

Muavenet-i Milliye sınıfı 4 muhrip 1910 yılında Almanya'dan Osmanlı donanması için satın alındılar. Gerekli finansman donanma cemiyetinin organize ettiği kampanyalar sonucunda halktan toplanan paralarla sağlanmıştı. Muhriplere verilen Muavenet -i Milliye, Yadigar-ı Millet, Numune-i Hamiyet ve Gayret-i Vataniye isimleri bu yardımı çok güzel sembolize etmektedir. Bu muhriplerden en ünlüsü hiç kuşkusuz Muavenet-i Milliye idi. Bu küçük gemi Balkan ve Birinci Dünya Savaşında Osmanlı Donanması’nın bir çok harekâtına katılmıştır. Ancak üne kavuşmasının en önemli nedeni Çanakkale Muharebeleri sırasında aldığı bir görevi başarıyla yerine getirmesiydi. 18 Mart Üniversitesi öğrencilerinden Duygu Ak , şimdiki Çanakkale Şehitler abidesinin önünden Kerevizdere’deki mevzilerimize ölüm yağdıran , birliklerimize ağır kayıplar verdiren İngiliz Goliath zırhlısının 12 Mayıs 1915 gecesi nefes kesen bir operasyonla Muavenet-i Milliye muhribi tarafından torpillenerek batırılmasının öyküsünü anlatıyor.

 

 Donanmayı güçlendirmek amacıyla 1908 yılında kurulmuş olan Donanma-yı Osmani Milliye Cemiyeti, Almanya’nın kendi bahriyesi için yaptırmış olduğu dört torpido muhribinin satın alınmasına karar vermiştir. Bunların arasında Balkan ve Trablusgarp Savaşları; on iki adanın alımı için yapılan girişimlerde etkin rol oynayan, Çanakkale Savaşı’nda ise kendisinden kat be kat daha büyük bir zırhlıyı batırarak destan içinde destan yazan Muavenet-i Milliye de vardır. Donanmayı güçlendirmek amacıyla kurulan bu cemiyete halkın katkısı büyük olmuştur. Bu yüzden bu muhribe ‘halkın yardımı’ anlamına gelen Muavenet-i Milliye adı verilmiştir. Muavenet-i Milliye 765 ton ağırlığında, 72.1 m. boyunda, hızı 35 mil olan üç torpido kovanına sahip küçük bir muhriptir.[1]

Birinci Dünya Savaşı’nda İtilaf Devletleri İstanbul’u almak ve Rusya’ ya yardım ulaştırmak amacıyla Çanakkale cephesini açmışlardır. Hedeflerine ulaşmak için karadan ve denizden birçok kez Marmara’ya ulaşmaya çalışacaklar ve her defasında da geri çekilmek zorunda kalacaklardır. Bu devletlerin gönderdiği bazı denizaltılar boğaza kurulan mayın hatlarını aşarak gizlice Marmara’ ya doğru ilerlemekteydiler ama Marmara girişinde Muavenet-i Milliye ve Gayret-i Vataniye adlı gemilerin onları beklediğinden haberleri yoktur. Bu iki gemi, gelen düşman denizaltılarını, geceleri sakin havada batırmak için nöbetleşe karakol görevi görmekteydiler.

 

O sırada Çanakkale’nin Arıburnu ve Seddülbahir cephelerinde ağır çarpışmalar olmaktaydı. Üç aydır devam eden kara muharebeleri eski şiddetini kaybetmişti ve İngilizlerin Seddülbahir’den yapılan ilerlemeleri durdurulmuştu. Türk birlikleri düşmanın ilerlemesini durdurmuş fakat onların buralarda mevzilenmelerine engel olamamıştı. Artık İngilizlerin de mevzilenmesiyle çetin, sert ve bir o kadar kanlı siper savaşları başlamış oldu. Mevzilerinin güvenliğini, yoğun ve cesur Türk ateşi karşısında koruyamayacaklarını anlamalarıyla artık bu mevzilerin güvenliği İngiliz deniz kuvvetine dayanacaktı. Her ne kadar önceleri bu donanma atışlarının Türk siperlerine etkisi ve isabet gücü bilinmese de daha ilk atışlarda onlara moral kaynağı olmuştu. İşte bu amansız atışlar onlara moral getirirken bizi de tarihimize ve şanımıza yakışır bir zafere götürecekti. Yarımadanın güney ucundaki Türk mevzileri - özellikle Eskihisarlık ile Kirte arasındaki siperler- Morto koyunda bulunan Goliath ve Cornwallis adlı iki İngiliz gemisinin top atışlarıyla durmadan dövülüyordu. Hiç susmadan ateş eden bu gemiler bölgeyi adeta Türk askerleri için cehenneme çeviriyordu. Topçu birliklerimizin de bu gemileri hiçbir şekilde uzaklaştıramamaları üzerine bu durumdan rahatsız olan Alman Amiral Von Usedom ufak torpidobotlarla düzenlenecek bir gece baskını ile bu gemilerin etkisiz hale getirilmesini istedi. Bu gizli görevin gerçekleştirilmesi için de baş kahraman olarak Muavenet-i Milliye seçildi.

Bu gizli görev için plan ve hazırlıklara hemen başlandı. Kıdemli Yüzbaşı Ahmet Saffet Bey’in komutasındaki geminin torpido komutanlığına Alman Kıdemli Yüzbaşı Firle getirilmiştir.

10 Mayıs 1915 günü sabahı Muavenet-i Milliye muhribi İstanbul’dan ayrıldı ve saat 13.30’da Çanakkale’ye demir attı. Burada yapılan durum muhakemesi sonucunda bu baskının gece yapılmasına karar verildi. İki komutan planın eksiksiz uygulanması için ilk olarak izlenecek seyir hattını belirlemek ve durumu kendi gözleriyle görmek için Morto koyunun tam karşısında bulunan Erenköy koyundan Goliath ve Cornwallis’ in konumunu ve yaptıkları gece bombardımanlarını izlediler. Yapılan gözlemde HMS Goliath’ ın Morto açığına, HMS Cornwallis’ in ise onun kıç tarafına demirlediği, HMS Beagle ve HMS Buldogg adlı iki geminin karakol görevi yapmakta olduğu, boğazın tam ortasında da HMS Pincher’ in bulunduğu görüldü. Bu durum sonucunda Muavenet-i Milliye’ nin seyri Gelibolu Yarımadası’nın güney kıyı boyu olarak belirlendi. Geminin seyri kıyı boyunca ve gizli olacağı için geminin dibe değmemesi gerekmekteydi. Bu yüzden “geminin daha az su çekmesini sağlamak”[2] amacıyla kömür ve akaryakıtının yarısı boşaltılmış; gemiden dışarıya ışık yansımaması için bazı “lumbuzların camı”[3] siyaha boyanmış, bazı ampuller de sökülmüştü. Ayrıca alarm zillerinin uçları çalmasın diye fora edilmiş, hatta kumanda telgrafının zilleri de sökülmüştü.[4] Planın ana unsuru torpidolardı. Çünkü Goliath bu torpidolarla batırılacaktı. Gemiye dört adet torpido kondu. Bunlardan üçü kovanlarına sürülmüş haldeydi. Ek olarak gerektiğinde kullanılması düşünülerek bir torpido da güverteye yerleştirilmişti. Kovandaki torpidolar 1200 m. uzaklığa, 34 mil süratle ve 2 m. derinlikte gidecek şekilde ayarlanmıştı.[5]

12 Mayıs Çarşamba günü esen havanın da durulmasıyla saat 17.00’ de Ahmet Saffet Bey’ e hareket emri verildi ve “Muavenet-i Milliye 24 Türk subayı, 74 Türk eri; 3 Alman subayı, 17 Alman er olmak üzere toplam 118 mürettebatla”[6] saat 18.40’ ta Kütahya torpidosuyla Çanakkale’den ayrıldı.

 

Kütahya torpidobotunun istikameti İstanbul’du. Kütahya torpidobotu önde giderken Muavenet-i Milliye de onu arkadan takip ediyordu. Bu, aldatmacadan başka bir şey değildi. Plana göre hava kararana dek Muavenet Kütahya torpidobotunu izleyecek, hava kararınca Nara burnu açıklarından dönerek Kilitbahir önlerine gelecekti. Plan yavaş yavaş uygulanmaya başlamıştı. Nitekim Muavenet 19.15’ te Kilitbahir önlerine gelmiş, daha sonra ise Soğanlıdere ağzında, Morto koyunda bulunan düşman gemilerine görünmeyecek şekilde demirlemişti. Fakat saat 20.00 sularında boğazda düşman gemisi görüldüğü için buranın güvenli olmadığına karar verilerek Soğanlıdere‘ de Mesudiye istimbotunun yanında sessizse demirleyerek pusuya yattı.

Baskın için saat 01.00 seçildi. Bu saatin seçilmesinin nedeni düşman gemisinde saat 00.00’ da yapılacak olan vardiya değişimiydi. Nöbet değişimi dört saatte bir yapılmaktaydı.  Amaç nöbeti bırakan askerlerin yorgunluğundan ve uykusuzluğundan, nöbete gelen askerlerin de uyku sersemliğinden faydalanmaktı.

Baskın yapılmadan önce Osmanlı tahkimat komutanlıklarına top ve ışıldak kullanılmaması hakkında ikaz gönderilmişti.[7]

Ve 13 Mayıs gecesi 00.45’ te ses çıkarmadan demir alınarak hareket edildi. Avrupa kıyısına yaklaşık 50 m. mesafeyle seyre başlandı. Bacadan kıvılcım çıkmaması için muhribin hızı 8 mile ayarlandı. O gece sis vardı. Bu da Muavenet’in lehineydi. Ayrıca Rumeli kıyılarının denize düşen gölgesi de Muavenet’ i saklamaktaydı. Gemideki karartmanın iyi ayarlanması sayesinde 600-800 m uzaklıktaki iki düşman gemisine görünmeden saat 01.00’ de Eskihisarlık (Şimdi Şehitler Abidesi’nin bulunduğu yer.) önlerine gelindi ve orada korunmasız olarak yatan iki heybetli gemi göründü. Goliath’ la aralarında 1200 m’ lik bir mesafe vardı. Muhrip ön tarafını, dümeni sol yana çevirerek açık denize döndürüp emin adımlarla ilerlemeye devam etti. Vakit kaybetmeden atışa hazır olan torpido kovanları da sancağa çevrildi. HMS Beagle ve HMS Buldogg gemilerinin yanından sessizce geçerek Domuz burnundan yoluna devam etti. Tam o sırada düşman tarafından atılan mermi sonucu Goliath Muavenet’ i fark etti ve hemen parola sordu. Muavenet mürettebatı, vakit kazanmak ve gemiye daha fazla yaklaşmak amacıyla soruya soruyla cevap vermişti, anlamsız birtakım işaretler yollayıp kendi muhriplerinden biriymiş gibi sanmalarını istemişti. Ve istenen de olmuştu. Zırhlı bu durumdan şüphelenemeden, Muavenet hedefine 200-300 m yaklaşarak üç torpidoyu da ateşleyip dönmüştü. 13.160 tonluk dev Goliath zırhlısı baş, merkez ve kıç tarafından vurularak kıç tarafındaki cephanenin patlamasıyla “567 kişi ile birlikte 74 m. derinliğe gömüldü.”[8]

Muavenet’se karşılık gelmediği için oradan çabucak ayrılmıştı. Geldiği yönü takip ederek İstanbul’ a döndü ve İstinye koyuna bağlandı.

Bu galibiyet Kerevizdere’ de savaşmakta olan askerlerimize de moral olmuştur.

Muavenet’in 13.000 tonluk yıkımı Çanakkale Savaşı’ nın fikir babası olan Bahriye Nezareti Birinci Lordu Churchill’ in ve Amiral Kurmay Başkan Lord Fisher’ in istifasına; hatta bununla kalmayıp 25 Mayıs 1915’ te İngiliz kabinesinin toptan feshedilmesine sebep olmuştur.

Böylece 19. yüzyıldan beri yenilmez kabul edilen İngiliz donanmasının yenilebileceği ortaya çıkmıştır. Bu destanı ‘cesur ve ustalıklı hareket’[9] kelimeleriyle adlandırıp yenilgiyi kabullenmişlerdir.

Küçük bir muhribin karşısında onları ne on binlerce tonluk gemileri ne de yüksek teknolojideki silahları kurtarabildi. Burada çok iyi anlaşılmıştır ki, önemli olan teknikte üstünlük değil, var olan tekniğe zekasıyla yön verip onu en iyi şekilde işler hale getirecek, ruhunda kahramanlık yatan askerlere sahip olmaktı. İşte düşmanların yanıldığı nokta da buydu: Türk askerini küçümsemek.

   

    (* Bu makale, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi bünyesinde kurulu olan Çanakkale Savaşları Araştırma ve Tanıtma Topluluğu’na ait Şehitten Kaleler adlı derginin, 2007 Haziran basımlı 3. sayısında  “Muavenet’in 13.000 Tonluk Başarısı” adıyla yayımlanmıştır. )

 

 

 



[1]  http://www.savaskarakas.com/html/belgesel7.html

[2]  Muavenet-i Milliye’nin Goliath’ı Batırışı, Piri Reis Araştırma Merkezi Yayınları, 2004, s. 57.

[3]  age, s. 58.

[4]  age s. 58.

[5]  age, s. 58.

[6]  age, s. 55.

[7]  age s. 61.

[8]  age s. 65.

[9]  Erat, Muhammet, Osmanlı Donanması, Tez, Çanakkale, 2006.

 

 

Duygu Ak

Çanakkale Savaşları Araştırma ve Tanıtma Topluluğu Üyesi

 

 

  Kaynaklar: 

·          http://www.savaskarakas.com/html/belgesel7.html

·          Muavenet-i Milliye’nin Goliath’ı Batırışı, Piri Reis Araştırma Merkezi Yayınları,  2004.

·          Erat, Muhammet, Osmanlı Donanması, Tez, Çanakkale, 2006.

·          Çanakkale Deniz Savaşları Günlüğü (1914-1922), Deniz Mayınları Gurup Komutanı Binbaşı Nazmi Bey, Çanakkale Deniz Müzesi Komutanlığı, Çanakkale, 2004.

 

 

 

 

 

 

 

 

 


  13000 defa Görüntülendi.

**********************

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri Tuncay Yılmazer'in benimsediği anlamına gelmez. Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederiz.

**********************

Makaleye Yorum Ekle

 

YORUMLAR

112_İsmail SABAH 10-10-2007, 23:26:51
Değerli Kardeşim Duygu;
Muaveneti o kadar güzel anlatmışsınki seni candan tebrik ederim. Türk Milleti'nin sahip olmakla övndüğü Çanakkale Savaşlarına dair başka makalelerinide sabırsızlıkla bekliyorum. Başarılarının devamını diliyorum.
 
113_M.Onur YURDAL 10-10-2007, 23:54:30
Türk askerinin ruhunu ve onun inancındaki işleyişin Çanakkale Savaşına yansıyışı gibi İlk makalesi ile beğeni toplayan Duygu AK hanımın kaleminden de bu yansıyışları bu makalede olduğu gibi daha başka başarılı çalışmalarında da bekliyor, başarılar diliyorum.
 
114_Ahmet yurttakal 10-10-2007, 23:55:07
şanlı muavenet

kendi küçük ama yaptığı iş çok mühim.

çanakkale savaşlarında şüphesiz donanma faaliyetleri olmuş fakat çok yeterli olduğunu düşünmüyorum. birazdaha donanma kullanılmış olsaydı savaşın seyri olacaktı.

az da olsa o görevlerden bitanesini "şanlı Muavenet" yerine getirmiş.

tarih Muavenetin komutanı ve askerlerini hiç bir zaman unutmayacak.

teşekkürler duygu hanımefendi bugüzel yazıyla onları biza hatırlattın

yüreğine ve kalemine sağlık
 
115_ESİN YILMAZ AKKAYA 11-10-2007, 12:02:13
Gerçekten duygulanarak okuduğum enfes yazılardan biriydi daha iyi anlatılamaz diye düşünüyorum.Tarih kitaplarında bu kadar büyük bir başarının yer almamasına şahsen çok üzüldüm.Bende Çanakkale aşığı ve Çanakkale Savaşlarını okuyan biri olarak sadece nusret gemisinin büyük başarısından haberimiz vardı böyle destansı başarıların gölgede kalması Şanlı Türk Tarihi için hiç iyi olmamış neyse ki DUYGU AK gibi yüreği ve kendi güzel eşsiz insanlar var aramızda ve bizim gözden kaçırdığımız hadiseleri bize derleyip bilgi sahibi olmamızı sağlıyorlar.Başarılarının devamını diliyorum .Ve bu güzel yazıların sürekliliğini bekliyoruz.Sevgiye kal.
 
116_ŞEYDA SEYYAR 11-10-2007, 15:16:37
gerçekten çanakkalenin ölümsüz kahramanlarını bizlere böyle güzel makalelerle anlatan ve bize tekrar tekrar hatırlatan duygu arkadasıma çok teşekkür ediyorum.Çok duygulandığımı ve etkilendiğimi söylemekle birlikte kendisini içtenlikle kutluyor başarılarının devamını diliyorum.
SEVGİLER
 
117_Fatih ER 15-10-2007, 04:16:13
Çok Muhterem Kardeşim Duygu;
Çanakkale Savaşları'nda son derece muazzam başarılar gösteren kahraman gemilerimizden biri olan Muavenet-i Milliye'yi o kadar güzel anlatmışsın ki okurken duygulanmamak mümkün değil. böyle müstesna bir yazıyı bizlere kazandırdığın için sana teşekkürlerimi sunuyor ve başarılarının devamını diliyorum.
 
129_NURİ RECEP AK 17-10-2007, 11:53:20
İşte geleceğimiz. Geçmişini, tarihini araştıran, ATALARININ bu vatan için neler yaptığını tesbit eden gençlik TÜRK DEVLETİNİN bekaası açısından çok önemlidir. Geleceğine umutla ve güvenle bakacaktır. Bu vesile ile kızım Duygu AK'ın yapmış araştırma ve derlediği bilgiler ÇANAKKALE savaşının hangi şartlarda yapıldığı ve bir ULUS'un dünyaya başkaldırışının önemli safhalarındandır. Kızım ile gurur duyuyor, vatanımıza hayırlı evlat olmasını diliyor ve araştırmalarının devamını bekliyorum. Süper bir makale olmuş. Sevgilerimi sunarım.
 
130_İslam ÖZDEMİR 17-10-2007, 12:06:02
Değerli Kardeşim ve Dava Arkadaşım....

Herşeyden önce Çanakkale Savaşlarının bilinen ve üzerinde çokça fikir yürütülen ama ne yazık ki hakkında söylenen ve yazılanların pek çoğunun tam manasıyla anlatamadığı bir mevzuu hakkında çalışıp böyle bir yapıt meydana getirdiğin için seni tebrik ediyorum.Okuduğum yazıda birçok eserde Muavanet-i Milliye Muhribiyle ilgili verilen ve okuyanların bir çoğunun algılamakta güçlük çektiği çok önemli bilgileri belli bir kronolojik sıraya koyarak ve çok tatlı bir üslupta anlatmışsın.Bu da senin tarih bilgin kadar kalemininde ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor.Bu yazıyı okuduğumda sayende birkez daha o gece döndüm ve anlatılanları hayal penceremde canlandırarak yaşamaya çalıştım.Bilhassa kaynakçana da baktığımda bu konuda ne kadar titiz davrandığını farketttim.Burada birşeyi daha söylemek gereği duyuyorum.Muavenet-i Milliye Muhribinin bu paha biçilmez başarısına illişkin elimde bulunan yarım ve çeyrek asırlık mecmualarda özetle o gece yolculuk esnasında muhribe Türk Bataryalarından biri tarafından yanlışlıkla ateş açıldığı ve kazasız belasız bunun atlatıldığı görüşü savunulmakta.Senin makalende yeralan o gece o ateşin düşman muhariplerinden biri tarafından yöneltildiği şeklindeki ifadeleri boğazdaki istihkamatın bu olaydan haberdar edilmesi yönündeki bilgilerle birleştirince son derece mantıklı buldum.Böylece bu polemikte son bulmuş oldu.

Bu yola baş koymuş bir gönüldaşın olarak başarılarının devamını diliyor ve daha nice güzel çalışmalarınla aramızda yer almanı temenni ediyorum.


Saygılarımla
İSLAM ÖZDEMİR
Çanakkale Savaşları Araştırmacısı7Yazar
Ayvacık-ÇANAKKALE
 
155_eda karadeli 07-11-2007, 11:28:00
Kardeşim yazmış olduğun makale gerçekten çok etkileyici. Atalarını ve bununla da kalmayıp kendini unutan Türk gençlerimize örnek olduğun için seni kutluyorum. başarılarının devamını diliyorum. seni çok seviyorum.
 
161_Murat SELVİTOPU 09-11-2007, 22:06:55
Gerçekten Türk askerinin vatanseverliği yaptığı işi savaş dahi olsa ne kadar benimsediğini,cesaretini dehasını gösteren çok güzel bir makale kaleminize sağlık Duygu Hanım.
 
165_Cenk KARAKAS 11-11-2007, 21:54:03
Duygu ellerine saglik cok guzel bir yazi olmus basarilarinin devamini diliyorum.
 
255_FATİH EKEN 27-01-2008, 21:39:24
Çanakkale O ölümsüz savaşı hatırlamak kadar yaşattınız yeni yazılarının devamını diliyorum o duygulu ve kahraman insanlar savaşta Çanakkalede kalmış aşığı olmamak mümkün değil...
 

KATEGORİDEKİ DİĞER BAŞLIKLAR

09/09/2017 - 05:40 Florence Nightingale’in Eli Anadolu’ya da Değmişti-Kırım Savaşından Unutulan İlk Prefabrik Hastane: Erenköy (Renkioi) (Mustafa Onur Yurdal)

22/08/2017 - 07:18 Kuşatma ve Esaretin Adı KÛTULAMÂRE Esir Bir İngiliz Subayın Anıları - Edward W.C. Sandes -(Muzaffer Albayrak)

09/08/2017 - 18:07 19. Tümen Kurmay Başkanı İzzettin Çalışlar’ın Çeşitli Konferans ve Yayınlarında Conkbayırı Süngü Taarruzu (Melike Bayrak-Mustafa Onur Yurdal)

27/07/2017 - 13:33 Çanakkale’nin Filistin’deki Yansıması 2.Bölüm - 2.Gazze Muharebesi (Tuncay Yılmazer )

11/07/2017 - 10:07 Çanakkale’nin Filistin’deki Yansıması : Gazze Muharebeleri ( 1.Bölüm) (Tuncay Yılmazer)

22/05/2017 - 05:29 Müstahkem Mevkii’nin Anafartalar’daki Sesi - Küçük Anafartalar Topları (Bayram Akgün)

09/05/2017 - 08:12 Kûtulamâre Kuşatması’ndan Esarete Yüzbaşı Sandes’in Hatıraları - Çev. Tuncay Yılmazer

02/05/2017 - 11:45 İzmir-Bayındır İlçesinden Çanakkale Harbine Katılanlar (Necat Çetin)

28/04/2017 - 08:49 Kûtulamâre Zaferi 1916 (Muzaffer Albayrak – Vahdettin Engin)

23/04/2017 - 21:24 Türk Ordusu’nda Künye Uygulamasına İlişkin İlk Girişimler ve İlk Künyelerle İlgili Kısa Bilgiler (The First Attempts On The Use Of Identity Tags In Turkish Army And Information About The Early Identity Tags) (Burhan SAYILIR)

13/04/2017 - 05:43 Müstahkem Mevki’nin Kara Savunması İçin Top Desteği Sağlaması (Bayram Akgün)

07/04/2017 - 14:30 Çanakkale Muharebelerinde İdari ve Lojistik Faaliyetler (Ayhan Candan)

06/04/2017 - 19:17 Kabataş Erkek Lisesi 1.Büyüteç Tarih Öğrenci Sempozyumu (8-9 Nisan 2017)

04/04/2017 - 21:12 Resmi Belgelere (Nüfus Ölüm-Genelkurmay-Kayıtsız Ölüm Defterleri) Göre İzmir - Beydağ Şehitleri (Necat Çetin-A.Levent Ertekin)

31/03/2017 - 07:25 Çanakkale nin Şehit Kalemleri (İsmail Sabah)

27/03/2017 - 19:43 Çanakkale Müstahkem Mevkii’ye Bağlı Top Mermisi Çeşitleri (Bayram Akgün)

25/03/2017 - 20:58 GeliboluyuAnlamak Özel- 100. Yılında Gazze Muharebeleri Kahramanlarını Anıyoruz (Tuncay Yılmazer)

17/03/2017 - 21:15 18 Mart Özel Makalesi - Yaşayanların Ağzından 18 Mart Boğaz Muharebesi (Ahmet Yurttakal)

16/03/2017 - 08:51 18 Fotoğrafla Çanakkale Boğaz Muharebesi 18 Mart 1915 - 18 March 1915 Dardanelles Assault with 18 photographs (Ahmet Yurttakal)

13/03/2017 - 05:47 Çanakkale Muharebeleri’nde Bir Hile: Sahte Toplar (Bayram Akgün)

07/03/2017 - 04:27 Çanakkale Zaferi’nden Mescid-i Nebevi’ye (Enver Paşa’nın 1916 Filistin-Hicaz ziyareti) (Tuncay Yılmazer)

23/02/2017 - 07:48 Gelibolu Savunması Bir Karargâh Çalışması - General G.S. Patton (Haluk Oral)

09/02/2017 - 06:24 İkinci Kirte Muharebesi (6-8 Mayıs 1915 Taarruzları) (Yücel Özkorucu)

31/01/2017 - 12:29 Türk Boğazları Meselesi (Ayhan Candan)

24/01/2017 - 05:39 Kanlı Bir Mendil Hikayesi (Ömer Arslan)

19/01/2017 - 10:32 Irak Cephesinde Gönüllü Kahramanlar Osmancık Taburu (Muzaffer Albayrak)

23/12/2016 - 20:32 Atlas Tarih Dergisi Aralık-Ocak Sayısında 1916 Sina Filistin Hicaz Cephesi (Tuncay Yılmazer)

13/12/2016 - 07:23 Birleşik Harekat Tecrübesi Olarak Cihan Harbinde Türk-Alman Askeri İttifakı (Gültekin Yıldız)

02/12/2016 - 20:23 Çanakkale Kara Muharebelerinde Ağıl Dere (Şaban Murat Armutak)

15/11/2016 - 11:48 Çanakkale de Bir Melek Hanım (Muzaffer Albayrak)

01/11/2016 - 05:41 Çanakkale Kara Muharebelerinde Asma Dere (Şaban Murat Armutak)

24/10/2016 - 06:55 42. Alay / Gelibolu 1915 - Ahmet Diriker (Oğuz Çetinoğlu)

10/09/2016 - 11:12 Seddülbahir Kahramanı Bigali Mehmet Çavuş (Ömer Arslan)

03/07/2016 - 14:42 Çanakkale’den 100. Yılında Somme’a:Bir Savaş, İki Muharebe (Mustafa Onur Yurdal)

11/06/2016 - 14:37 I.Dünya Savaşı nda Şii Ulemasının Cihat Fetvaları Çerçevesinde Irak Cephesi (Ziya Abbas)

01/06/2016 - 06:23 Kutülamare- Yarbay Mehmed Reşid Bey in Günlüğü (İ. Bahtiyar İstekli)

23/05/2016 - 12:01 Osmanlı Devleti’nin Çanakkale Muharebelerinde Sağlık Alanındaki Faaliyetleri (Ayhan Candan)

16/05/2016 - 07:38 Bir Osmanlı Kurmay Subayı- Iraklı Kürt Devlet Adamı, Mehmet Emin Zeki Bey in Yaşam Öyküsü (Tuncay Yılmazer)

10/05/2016 - 13:00 Mezopotamya da Bir Savaş 1915-1916 KutülAmare – Nikolas Gardner ( Tuncay Yılmazer )

07/05/2016 - 07:31 Birinci Dünya Savaşının İslam Dünyasına Etkileri (Yüksel Nizamoğlu)

30/04/2016 - 19:20 Çanakkale Savaşı: Bir Siyasi Mücadele Alanı (Özgür Öztürk)

23/04/2016 - 19:13 25 Nisan 1915 Anzak Çıkarması İlk Saatleri – Daha Erken Müdahale Edilebilir miydi? ( Ahmet Yurttakal )

17/04/2016 - 21:26 Maskirovka Harekatı - KutülAmare bir zafer midir? ( Tuncay Yılmazer )

13/04/2016 - 05:30 Çanakkale Savaşları ve Barbaros’un Batışı (İsmail Bilgin)

28/03/2016 - 11:20 Çanakkale Muharebelerinde Osmanlı Ordusunun Asker Kaybı (Ayhan Candan)

26/03/2016 - 09:55 Eğitimli Neslin Birinci Dünya Savaşı ile İmtihanı ( Dr. Nuri Güçtekin )

24/03/2016 - 10:00 Birinci Dünya Savaşı nda Yozgat Lisesi (Dr. Nuri Güçtekin)

21/03/2016 - 06:35 Çanakkale Seferberliği: Savaş, Eğitim, Cephe Gerisi (Mustafa Selçuk)

17/03/2016 - 08:15 18 MART ÖZEL - Çanakkale Zaferi ve Cevat Paşa (Ahmet Yurttakal)

11/03/2016 - 06:49 Zaferi Kanla Yazan Fındıklılı Mehmet Muzaffer (İsmail Bilgin)

02/03/2016 - 12:48 Kut’ül Amare Zaferi -2 (İsmail Bilgin)

29/02/2016 - 11:29 Kut’ül Amare Zaferi -1 (İsmail Bilgin)

22/02/2016 - 12:27 Gertrude Bell Irak Sınırını Çizen Kadın (Veysel Sekmen)

14/01/2016 - 08:43 Çanakkale Şehidi Feyzi Çavuş’un Zevcesi Zehra Hanımın Padişaha Mektubu (Osman Koç)

23/12/2015 - 16:47 Çanakkale Savaşlarında Binbaşı Halis Bey’e Ait Bir Ganimetin Öyküsü (Serdar Halis Ataksor)

10/12/2015 - 18:03 Mesudiye Zırhlısının Dramı (Cemalettin Yıldız)

06/12/2015 - 20:29 Kut’ülamarenin Türklere Tesliminden Sonra Irak İngiliz Ordusunun Faaliyetlerine Dair Rapor (Haz. Serdar Halis Ataksor)

01/12/2015 - 10:11 10 Ağustos 1915 Conkbayırı Süngü Hücumu (Muzaffer Albayrak)

17/11/2015 - 21:09 Çanakkale Deniz Muharebelerinde Verilen Zayiatlar (Ahmet Yurttakal)

10/11/2015 - 05:19 Reis-i Cumhur Mustafa Kemal in Çanakkaleyi ziyaretleri (M. Onur Yurdal )

08/11/2015 - 22:04 Mustafa Kemal Paşanın Osmanlı Devleti’nin 1. Dünya Savaşına girişiyle ilgili görüşlerine dair bir belge

Osmanlı Devleti Umumi Harpte Tarafsız Kalabilir miydi? - Yusuf Akçura (Değerlendirme: Muzaffer Albayrak)

Nazım’ın Dayısı Çanakkale Şehidiydi (Melih Şabanoğlu)

Çanakkale Destanının Ölümsüz Efsaneleri (Osman Koç)

21/10/2015 - 04:02 100 Yıl Sonra İlim Heyeti Çanakkale’de Programı

17/10/2015 - 11:50 Çanakkale Savaşı'nın Kanada'da Bıraktığı İzler (Birol Uzunmehmetoglu)

27/09/2015 - 16:01 1917 Yılında Hicaz Cephesi:Arap İsyanının Yayılması ve Medine’nin Tahliyesi Programı (Yüksel Nizamoğlu)

22/09/2015 - 13:07 III. Kolordu’nun Çanakkale Muharebeleri’ne Hazırlanış Süreci (İsmail Bilgin)

15/09/2015 - 04:28 Kutü-l Amare Kahramanı Halil Kut Paşa (Enes Cifci)

11/08/2015 - 04:07 Türkiye Büyük Savaş a Nasıl Girdi? ( Emre Kızılkaya )

29/07/2015 - 03:30 1915 Gelibolu Harbi Günlüğü- Kazım Şakir (İ. Bahtiyar İstekli)

07/07/2015 - 02:49 Suyu Arayan Adamların Öyküsü - Millete Deva Olmak , Osmanlı Savaş Esirleri, TIP ve Milliyetçilik ( 1914-1939 ) -Yücel Yanıkdağ (Tuncay Yılmazer)

30/06/2015 - 03:55 Tarih, Otobiyografi ve Hakikat Yüzbaşı Torosyan Tartışması ve Türkiye’de Tarih Yazımı (Derleyen: Bülent Somay)

21/06/2015 - 16:34 Türklere Esir Olmak (Doğan Şahin)

23/05/2015 - 04:36 Çanakkale Savaşı

16/05/2015 - 15:30 İtilaf Devletleri Askerlerinin Gözüyle Çanakkale

12/05/2015 - 12:50 Muaveneti Milliye Muhribi Torpito Zabiti Ali Haydar Öztalay (Çimen Yüksel)

09/05/2015 - 08:24 Osmanlılar ve Ermeniler / Bir İsyan ve Karşı Harekâtın Tarihi (Edward J. Erickson)

03/05/2015 - 15:39 Neuve Chapelle’den Gelibolu’ya: Bir Askeri Planın Gelibolu’da Uygulamaya Konulması ( Mustafa Onur Yurdal )

28/04/2015 - 03:52 Cephe Arkadaşı Çanakkale Cephesi

25/04/2015 - 03:07 Çanakkale Müstahkem Mevkii Bataryalarının 25 Nisan 1915 ‘teki Rolü (Bayram Akgün)

24/04/2015 - 15:07 25 Nisan 1915 üzerine Gelibolu’yu Anlamak’ta çıkmış makalelerden seçmeler (Tuncay Yılmazer)

18/04/2015 - 17:10 Çanakkale Şehitleri Listesinde Ezineli Yahya Çavuş’un Adı Yok (Osman Koç)

10/04/2015 - 00:06 Kıyamet Koptuğunda - Hasan Cevdet Bey

03/04/2015 - 01:36 Rusya’daki 90.000 Osmanlı Savaş Esiri ve Sarıkamış Muharebesi (Yücel Yanıkdağ)

27/03/2015 - 17:57 Bir Hikayenin Daha Sonu: Topçamlar Tabyası (Bayram Akgün)

14/03/2015 - 07:57 Düşmana Korku Salan Efsanevi İntepe Topçularından Topçu Üsteğmen Mehmet Ali Bey (Muzaffer Albayrak)

11/03/2015 - 02:38 Seddülbahir’de Yalnız Top-210/40’lık Roon Topu (Bayram Akgün)

01/03/2015 - 13:31 Çanakkale Muharebeleri’nin İdaresi, Komutanlar - Strateji (Ed.: Lokman Erdemir, Kürşat Solak)

24/02/2015 - 17:39 Çanakkale Cephesinde Bir Damla Su İçin- Gelibolu Yarımadasında Jeoloji ve Muharebe İlişkisi ( İsmail Bilgin )

15/02/2015 - 17:55 Hashtag Tarih Dergisi Şubat 2015 Sayısında Kitap Değerlendirme Yazısı

08/02/2015 - 07:11 “Hafız Hakkı Paşanın Sarıkamış Günlüğü” Kitabıyla İlgili Mülahazalar (İsmail Bilgin)

// Bir Asır Sonra Ermeni Tehciri ve Çanakkale Üzerine… 100. Yıl Nasıl Anılmalı? (Tuncay Yılmazer)

23/12/2014 - 08:24 Sarıkamış İhata (Kuşatma) Harekâtı (İsmail Bilgin)

17/12/2014 - 02:24 Kut ül Amare Zaferi (Necmettin Özçelik)

08/12/2014 - 18:22 1. Dünya Harbi

06/12/2014 - 13:44 The Water Diviner – Son Umut Filminin Galasından Notlar… ( Tuncay Yılmazer )

01/12/2014 - 17:22 Cevat Çobanlı Paşa Çanakkale Kahramanı -Ahmet Yurttakal

16/11/2014 - 01:54 Goltz Paşa nın Mirası, Türkiye nin Geleceği – Osmanlı Devletinin 1. Dünya Savaşı na Girişi üzerine ( Tuncay Yılmazer )

10/11/2014 - 04:07 Turkish–Australian Reapprochement In The Light Of The Gallipoli Campaign (Kenan Çelik)