Nazım’ın Dayısı Çanakkale Şehidiydi (Melih Şabanoğlu)

Tarih:   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 7868

Nazım Hikmet çocukluğunda dayısının ölümüyle ilgili bu kadar ayrıntı biliyor muydu? Bunu bilmiyoruz, ama bu ayrıntıların daha sonra ortaya çıktığını düşünebiliriz. Küçük Nazım’ın bildiği tek şey, dayısı Mehmet Ali’nin Çanakkale’de ölmeden önce ziyaretine gelen emir subayı arkadaşı Ekrem’le birlikte topun başında çektirdikleri fotoğrafıyla, Balkan Savaşları’nda ağır yaralandığı zaman sırtından çıkan kanlı gömlek ve kendisini yaralayan kurşundu. Bir de dayısının Çanakkale’ye gitmeden önce ailesine söylediği şu sözler: “Bugün çok analar evlatlarını harbe göndermek için onları coşturuyor, teşvik ediyorlar. Siz de onlar gibi yapınız, öleceğim diye korkmayınız. Ölüm cesaret ve yiğitlikten kaçar. İnşallah bu defa da harp meydanında vatanıma karşı din yardımıyla iyi hizmet vererek muzaffer ordumuzla beraber güvenle dönerim o vakit beni yine ‘küçük gazi’ unvanıyla hatırlayarak zevk duyarsınız. Ben de büyük babalarım gibi şehid olursam o da ailemize ayrıca bir şeref ve iftihar olur.” (M.Ş.)


Bu yazı ATLAS Tarih Dergisi Gelibolu 100.Yıl Özel sayısında yayınlanmış, yazarının ve editörün izniyle sitemize konulmuştur.

 

Büyük şair Nazım Hikmet’in dayısı Mehmet Ali, Balkan Savaşı’nda yaralanarak “küçük gazi” unvanını almıştı. temmuz 1915’te veliahtı korumak için çarpışırken top mermisiyle şehit düştü.

Tüm yaşamı dikkate alındığında Nazım Hikmet için milliyetçi demek mümkün değildir. Tam tersine enternasyonalisttir Nazım. Çocukluğunda ise hamasi denilebilecek denli milliyetçidir. Bunun iki temel nedeni vardır. İlki çok sevdiği dayısını Çanakkale Savaşı’nda yitirmesi. İkincisi ülkenin savaşta olması nedeniyle yükselen milliyetçi duygular.

Nazım, henüz çocukken yazdığı şiirlerde de dediği gibi dayısını çok severdi. Ondan çok etkilenmişti. Çünkü dayısı, o küçük dünyasının büyük kahramanıydı. “Dayım dayım, oydu büyük kahraman / Benim ulu Türk göğsümü / İşte oydu kabartan.” Çocuk Nazım’ın dayısı için yazdığı bu şiir şöyle devam eder: “Bana büyük kahramanlık eserleri gösteren / Bana âli fedakârlık dersleri hep veren / Vatan için feda-yi can etmenin / Usulünü öğreten / Millet için ölmenin / Büyüklüğünü telkin eden…”

 

Nazım’ın çocukluğunun kahramanı olan dayısının adı Mehmet Ali’ydi. Bir Polonyalı devrimci olan KonstantyBorzecky’nin torunuydu. Dedesi Konstanty 1848 İhtilali’ne katılmış ama devrim bastırılınca bir süre hapishanede kaldıktan sonra Fransa’ya gitmeyi başarmış bir Polonyalı yurtseverdi. Osmanlı’nın Polonyalı muhacirleri ülkesine kabul edeceğini duyurmasından sonra İstanbul’a geldi. Osmanlı ordusuna girebilmek için Müslüman oldu. Devrin şeyhülislamı, Konstanty’nin koyu mavi gözleri ve benzinin sararmışlığına bakıp, “bu delikanlı büyük bir adam veya dehşetli cani olacak” diyerek ona Mustafa Celaleddin adını koydu.

http://geliboluyuanlamak.com/resimler/album_galeri/791.jpg

Nazim'in-buyuk-dedesi-Mustafa-Celaleddin (Uğural VAN HOFT arşivi)

Mustafa Celaleddin bir cani olmadı. Tersine, önemli bir Osmanlı askeri ve aydını oldu. 1869 yılında Fransızca kaleme aldığı LesTurcsAnciens et Modernes (Eski ve Modern Türkler) kitabı, Türk milliyetçiliğinin Yusuf Akçura öncesi “bigbang”i kabul edilir. Mustafa Celaleddin’in bu kitapta dile getirdiği, kadının özgürleştirilmesi ve Latin alfabesine geçilmesi gibi bazı öneri ve görüşlerinin Mustafa Kemal’i çok etkilediği bilinen bir şeydir. Mustafa Celaleddin bir paşa olmasına karşın, 1876’da Osmanlı-Karadağ Savaşı sırasında ön saflarda dövüşürken ağır yaralandı. Daha önce çeşitli muharebelerde altı defa yaralanan Mustafa Celaleddin Paşa, ağır yaralı olarak nakledildiği sahra hastanesinde padişaha bir mektup yazarak oğlunun himaye edilmesini rica etmişti. Oğlu Hasan Enver, 1875’te Mekteb-i Sultani’yi bitirdikten sonra mühendis olmak üzere Fransa’ya gitmiş genç bir aydındı. Dönünce babasının izinden giderek Osmanlı ordusuna yazıldı ve ardından da bir Alman mültecisi olan Ludwig Karl Friedrich Detroit ya da bilinen adıyla Müşir Mehmet Ali Paşa’nın kızı Leyla Hanım’la evlendi. İşte Nazım’ın dayısı Mehmet Ali, bu evlilikten 1892 yılında doğan dördüncü çocuktu. Enver Hasan ve Leyla Hanım evliliğinin birinci çocuğu ise Nazım Hikmet’in annesi Celile Hanım’dı.

Anne tarafından dedesinin adını taşıyan Mehmet Ali ilköğrenimini St. Joseph’te yaptıktan sonra 1903 yılında henüz 11 yaşındayken Mekteb-i Sultani’ye yazıldı. Okul numarası 109’du. Mehmet Ali, Mekteb-i Sultani’de 1910 yılına kadar okudu. Bugün için bildiğimiz, mektepten mezun olmadan ayrıldığı.

Henüz 20 yaşındayken 1912 sonbaharında Mehmet Ali’yi Balkan Savaşları’nda çarpışırken görüyoruz. Mehmet Ali ailesinin izin vermeyeceği düşüncesiyle gizli olarak Çatalca’daki savunma birliklerine katıldı. Annesine bir mektup yazarak gönüllü olarak orduya katıldığını bildirdi. Mehmet Ali bu savaşlarda ilk yarasını, Çatalca cephesinde kendisini öldürmek için süngüsüyle saldıran Bulgar askerinin süngüsünü tutarak elinden aldı. Mehmet Ali II. Balkan Savaşı’nda Teşkilat-ı Mahsusa’ya ait birliklerde savaştı. Komutanı Kuşçubaşı Eşref ve kardeşi Sami’ydi. Bu birliklerle Marmara Ereğlisi’nden Edirne’ye kadar Bulgaristan’ın elindeki şehir ve merkezlerin geri alınmasına katıldı. Edirne’nin kurtarılmasından sonra Teşkilat-ı Mahsusa birlikleriyle Bulgaristan sınırının ötesine geçti. Habibce beldesine bağlı Harmanlı’da bir Bulgar müfreziyle yapılan çatışmada kalbinin hemen iki santim altına giren kurşun nedeniyle ağır yaralandı. Çatışma uzun sürdüğü için uzun süre kendisine müdahale edilemedi. Ancak 7-8 saat sonra arkadan gelen birlikler tarafından arabayla Edirne Hastanesi’ne nakledildi. Burada yeniden hayata döndü. Artık aile içindeki unvanı “küçük gazi”ydi.

 http://geliboluyuanlamak.com/resimler/album_galeri/794.jpg

Büyük Harp'ten önce çekilmiş olan "Mehmet Ali 2. jpg" adlı fotoğrafın ön kısmında ve arkasında ailenin düştüğü şu not yer alıyor. 
Ön kısmında: "Küçük ağabeyim Mehmet Ali, 19 yaşında Çanakkale canavarı bir daha yollamamak üzere bizden aldı.Sevgili yavrum" 
Arkasında: "Kardeşim Mehmet Ali, Ondokuz sene bize misafir idi. Güzel çocuk bugün ne oldu?"  
(Uğural VAN HOFT arşivi)

Küçük Gazi’yi Balkan Savaşları sonrasında, Hasköy’deki Topçu Okulu’nda görüyoruz. Mehmet Ali bu okulda kavramsal bilgilerini ilerletmek için topçulukla ilgili Fransızca ve Almanca ne bulursa okudu. 1914’te teğmen olarak okuldan bir topçu subayı olarak mezun oldu. Edirne’deki bir sahra topçu alayına gönderildi. Burada kendini topçu eratı yetiştirmeye adadı. Üsteğmenliğe (mülazım-ı evvel) yükseldi.

Topçu Subayı Üsteğmen Mehmet Ali Çanakkale’de 1915 Nisan ayında kara muharebeleri başlayınca gönüllü olarak bu cepheye gitmek için başvurdu. İsteği kabul edildi ve Arıburnu’nda üçüncü sırt olarak anılan Topçular Sırtı’nda görev yapan dağ bataryasına verildi.

Temmuz ayı Çanakkale’deki İtilaf ordusunun yeni operasyonlar planladığı ay olarak geçti tarihe. 19 Mayıs’taki büyük Osmanlı saldırısından bu yana Arıburnu Cephesi’nde savaş mevzi muharebesi olarak devam ediyordu. Yani günlük rutin bomba savaşları. Seddülbahir Cephesi’nde ise Çanakkale’nin en kanlı safhası olan Zığındere Savaşı’ndan sonra taraflar yaralarını sarmaya çalışıyorlardı.

http://geliboluyuanlamak.com/resimler/album_galeri/793.jpg

(Uğural VAN HOFT arşivi)

İşte böylesi bir ortamda Çanakkale’yi ziyaret etmeye karar verdi Osmanlı Veliahtı Yusuf İzzettin Efendi. Tarih 19 Temmuz 1915’ti. Kemalyeri’ndeki III. Kolordu’yu ziyaret etmek isteyen Veliaht Yusuf İzzettin Efendi’yi ve yanındakileri taşıyan otomobiller günlük gözetleme uçuşlarını yapan İtilaf uçaklarının dikkatini çekmiş, cepheyi ziyaret edenin önemli bir isim olduğunu anlamışlardı. İtilaf donanması bunun üzerine Yusuf İzzettin Efendi’nin bulunduğu noktaya atış yapmaya başladı. Bu atışlara bir İtilaf uçağı da katıldı. Bu tehlike karşısında Veliaht Yusuf İzzettin Efendi’nin konvoyu yarım saat ağaçların arasında saklanmak zorunda kaldı.

 Maceranın geri kalanını III. Kolordu Komutanı Esat Paşa’nın ağzından dinleyelim: “Veliaht sinirleniyor, ne olursa olsun hareket etmek istiyordu. ‘Bir veliahtımız vardır. Bütün ordu muhafaza etmek mecburiyet ve mesuliyetindedir’ denince biraz sükûnet buldu (sakinleşti). Nihayet saat 7.10’da (19.10) hareket ettik. Kocadere’yi geçtiğimizde düşmanın, gideceğimiz karargâh civarına obüs attığı haberi alındı… Vaziyeti Erkân-ı Harbiye Reisim Fahrettin Bey’den (Altaylı) sordum. ‘İlerlemek caiz değildir’ cevabını aldım. On dakika kadar tevakkuftan (duraklamadan) sonra sonra düşmanın ateşi kestiği haberi geldi.”

Bu sırada Topçu Yüzbaşı Haydar Efendi, Topçu Üsteğmen Mehmet Ali ve iki topçu eri, veliahttı takip eden ve bombalayan uçağı düşürmeye çalışmaktadır dağ topuyla. Dört kişilik müfrezesi uçağı düşürebilmek için İtilaf donanması tarafından görülebilecek bir alana çıkmışlardı. İşte tam bu sırada dağ topunun bulunduğu noktaya İtilaf donanmasından atılan bir top mermisi isabet etti. Topçu subayları Haydar ve Mehmet Ali efendilerle iki er hayatlarını kaybettiler.

III. Kolordu Komutanı Esat Paşa Çanakkale anılarında, Veliaht Yusuf İzzettin Efendi’ye bu ölümlerden bahsetmediğini aktarır. Başka bir deyişle Osmanlı ordusu, veliahtını korumak için dört insanını feda etmiştir, ama veliahtın bundan haberi yoktur. Ölümlerin ardından Esat Paşa, veliahtın cephe ziyaretini şöyle sonlandırır: “Kemalyeri’nden aşağıya inen dereceğin alt başına geldiğimizde otomobillerden indik. Veliaht gülümser ve mültefit (iltifat eden) bir tavırla kendisini selamlayan kıtaları teftiş etti. Doğruca tarassut (gözlem) dürbününe gitti. Düşman mevzilerini temaşa etti (seyretti). Veliaht o geceyi ordu karargâhında geçirdi ve ertesi sabah Çanakkale’ye gitti.”

http://geliboluyuanlamak.com/resimler/album_galeri/790.jpg

Veliaht-Yusuf-İzzettin-Efend-Canakkale'de (Uğural VAN HOFT arşivi)

Nazım Hikmet çocukluğunda dayısının ölümüyle ilgili bu kadar ayrıntı biliyor muydu? Bunu bilmiyoruz, ama bu ayrıntıların daha sonra ortaya çıktığını düşünebiliriz. Küçük Nazım’ın bildiği tek şey, dayısı Mehmet Ali’nin Çanakkale’de ölmeden önce ziyaretine gelen emir subayı arkadaşı Ekrem’le birlikte topun başında çektirdikleri fotoğrafıyla, Balkan Savaşları’nda ağır yaralandığı zaman sırtından çıkan kanlı gömlek ve kendisini yaralayan kurşundu. Bir de dayısının Çanakkale’ye gitmeden önce ailesine söylediği şu sözler: “Bugün çok analar evlatlarını harbe göndermek için onları coşturuyor, teşvik ediyorlar. Siz de onlar gibi yapınız, öleceğim diye korkmayınız. Ölüm cesaret ve yiğitlikten kaçar. İnşallah bu defa da harp meydanında vatanıma karşı din yardımıyla iyi hizmet vererek muzaffer ordumuzla beraber güvenle dönerim o vakit beni yine ‘küçük gazi’ unvanıyla hatırlayarak zevk duyarsınız. Ben de büyük babalarım gibi şehid olursam o da ailemize ayrıca bir şeref ve iftihar olur.”

Servet-i Fünun’un 2 Eylül 1915 tarihli nüshasında “19 Yaşında Bir Şehit – Topçu Mülazımı Mehmet Ali Bey” başlıklı bir biyografi yazan İsmail Fazıl, Mehmet Ali’nin öldüğü tarih olan 19 Temmuz 1915’in aynı zamanda doğum günü olduğunu da belirtir. İşte “Küçük Gazi” Mehmet Ali, bir 19 Temmuz’dan başka bir 19 Temmuz’a, geleceğin büyük şairi küçük Nazım’ın kalbini fethetmek dışında 23 yıllık ömrüne bunları sığdırdı.

http://geliboluyuanlamak.com/resimler/album_galeri/792.jpg

Nazım Hikmet (Uğural VAN HOFT arşivi)

Bu yazı ATLAS Tarih Dergisi Gelibolu 100.Yıl Özel sayısında yayınlanmış, yazarının ve editörün izniyle sitemize konulmuştur.


  7868 defa Görüntülendi.

**********************

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri Tuncay Yılmazer'in benimsediği anlamına gelmez. Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederiz.

**********************

Makaleye Yorum Ekle

 

YORUMLAR

8125_olgun cenis 07-11-2015, 08:40:18
Melih Şabanoğlu Beye yazı için teşekkürler.
Müsaadeleriyle yazıda dikkatimi çeken bir noktayı kendilerine sorup anlamak istiyorum:
Yukarıdaki yazıda; Mehmet Ali'nin 1892'de doğduğu, 1912'de Balkan Savaşına katıldığı ("Henüz 20 yaşındayken 1912 sonbaharında Mehmet Ali'yi Balkan Savaşları'nda çarpışırken görüyoruz") yazıyor.
Dolayısıyla Çanakkale Savaşları sırasında 1915'te 23 yaşında olması gerekiyor.
Ancak yazıya eklenen Topçu Üsteğmen Mehmet Ali Efendi fotoğrafının altında ailenin düştüğü notta "19 yaşında Çanakkale canavarının aldığı…" deniyor. Arkada ise "Kardeşim Mehmet Ali 19 sene bize misafir idi" yazıyor. Aile tarafından yaşının 4-5 yaş farkla yanlış bilinmesi tuhaf görünüyor.
23 yaşında olan bir kişinin –ki doğru olanı bu olsa gerek zira üsteğmen rütbesindeki bir subayın yaşı en azından 22 olmalıdır- ailesi tarafından 19 yaşında kabul edilmesinin sebebi nedir?
Servet-i Fünun dergisinde "19 Yaşında Bir Şehit" başlığıyla yazılan yazıda da aynı hata işlenmiş. Hata 23 yaşındaki üsteğmen için "Küçük Gazi" denmiş. Oysa küçük falan değil.
Sayın yazar bizi bu konuda aydınlatabilir mi?
 

KATEGORİDEKİ DİĞER BAŞLIKLAR

22/11/2017 - 03:49 Üç Mermi İle Bir Defter - Çanakkale’de Yedek Subay Bir Mühendisin Hikayesi (Mustafa Onur Yurdal)

07/11/2017 - 18:30 Pomakların Çanakkale Ağıdı - Pesna (Ömer Arslan)

30/10/2017 - 18:41 25 Nisan 1915, Arıburnu Anzak Çıkarmasında 57.Alay’ın Conkbayırı’na İntikali – Yeniden Değerlendirme ( M. Şahin Aldoğan )

17/10/2017 - 11:31 Prof. Dr. Christopher Bell'in yeni eseri Churchill and the Dardanelles üzerinden bir inceleme: Churchill Çanakkale Savaşlarının tek sorumlusu mudur?

09/09/2017 - 05:40 Florence Nightingale’in Eli Anadolu’ya da Değmişti-Kırım Savaşından Unutulan İlk Prefabrik Hastane: Erenköy (Renkioi) (Mustafa Onur Yurdal)

22/08/2017 - 07:18 Kuşatma ve Esaretin Adı KÛTULAMÂRE Esir Bir İngiliz Subayın Anıları - Edward W.C. Sandes -(Muzaffer Albayrak)

09/08/2017 - 18:07 19. Tümen Kurmay Başkanı İzzettin Çalışlar’ın Çeşitli Konferans ve Yayınlarında Conkbayırı Süngü Taarruzu (Melike Bayrak-Mustafa Onur Yurdal)

27/07/2017 - 13:33 Çanakkale’nin Filistin’deki Yansıması 2.Bölüm - 2.Gazze Muharebesi (Tuncay Yılmazer )

11/07/2017 - 10:07 Çanakkale’nin Filistin’deki Yansıması : Gazze Muharebeleri ( 1.Bölüm) (Tuncay Yılmazer)

22/05/2017 - 05:29 Müstahkem Mevkii’nin Anafartalar’daki Sesi - Küçük Anafartalar Topları (Bayram Akgün)

09/05/2017 - 08:12 Kûtulamâre Kuşatması’ndan Esarete Yüzbaşı Sandes’in Hatıraları - Çev. Tuncay Yılmazer

02/05/2017 - 11:45 İzmir-Bayındır İlçesinden Çanakkale Harbine Katılanlar (Necat Çetin)

28/04/2017 - 08:49 Kûtulamâre Zaferi 1916 (Muzaffer Albayrak – Vahdettin Engin)

23/04/2017 - 21:24 Türk Ordusu’nda Künye Uygulamasına İlişkin İlk Girişimler ve İlk Künyelerle İlgili Kısa Bilgiler (The First Attempts On The Use Of Identity Tags In Turkish Army And Information About The Early Identity Tags) (Burhan SAYILIR)

13/04/2017 - 05:43 Müstahkem Mevki’nin Kara Savunması İçin Top Desteği Sağlaması (Bayram Akgün)

07/04/2017 - 14:30 Çanakkale Muharebelerinde İdari ve Lojistik Faaliyetler (Ayhan Candan)

06/04/2017 - 19:17 Kabataş Erkek Lisesi 1.Büyüteç Tarih Öğrenci Sempozyumu (8-9 Nisan 2017)

04/04/2017 - 21:12 Resmi Belgelere (Nüfus Ölüm-Genelkurmay-Kayıtsız Ölüm Defterleri) Göre İzmir - Beydağ Şehitleri (Necat Çetin-A.Levent Ertekin)

31/03/2017 - 07:25 Çanakkale nin Şehit Kalemleri (İsmail Sabah)

27/03/2017 - 19:43 Çanakkale Müstahkem Mevkii’ye Bağlı Top Mermisi Çeşitleri (Bayram Akgün)

25/03/2017 - 20:58 GeliboluyuAnlamak Özel- 100. Yılında Gazze Muharebeleri Kahramanlarını Anıyoruz (Tuncay Yılmazer)

17/03/2017 - 21:15 18 Mart Özel Makalesi - Yaşayanların Ağzından 18 Mart Boğaz Muharebesi (Ahmet Yurttakal)

16/03/2017 - 08:51 18 Fotoğrafla Çanakkale Boğaz Muharebesi 18 Mart 1915 - 18 March 1915 Dardanelles Assault with 18 photographs (Ahmet Yurttakal)

13/03/2017 - 05:47 Çanakkale Muharebeleri’nde Bir Hile: Sahte Toplar (Bayram Akgün)

07/03/2017 - 04:27 Çanakkale Zaferi’nden Mescid-i Nebevi’ye (Enver Paşa’nın 1916 Filistin-Hicaz ziyareti) (Tuncay Yılmazer)

23/02/2017 - 07:48 Gelibolu Savunması Bir Karargâh Çalışması - General G.S. Patton (Haluk Oral)

09/02/2017 - 06:24 İkinci Kirte Muharebesi (6-8 Mayıs 1915 Taarruzları) (Yücel Özkorucu)

31/01/2017 - 12:29 Türk Boğazları Meselesi (Ayhan Candan)

24/01/2017 - 05:39 Kanlı Bir Mendil Hikayesi (Ömer Arslan)

19/01/2017 - 10:32 Irak Cephesinde Gönüllü Kahramanlar Osmancık Taburu (Muzaffer Albayrak)

23/12/2016 - 20:32 Atlas Tarih Dergisi Aralık-Ocak Sayısında 1916 Sina Filistin Hicaz Cephesi (Tuncay Yılmazer)

13/12/2016 - 07:23 Birleşik Harekat Tecrübesi Olarak Cihan Harbinde Türk-Alman Askeri İttifakı (Gültekin Yıldız)

02/12/2016 - 20:23 Çanakkale Kara Muharebelerinde Ağıl Dere (Şaban Murat Armutak)

15/11/2016 - 11:48 Çanakkale de Bir Melek Hanım (Muzaffer Albayrak)

01/11/2016 - 05:41 Çanakkale Kara Muharebelerinde Asma Dere (Şaban Murat Armutak)

24/10/2016 - 06:55 42. Alay / Gelibolu 1915 - Ahmet Diriker (Oğuz Çetinoğlu)

10/09/2016 - 11:12 Seddülbahir Kahramanı Bigali Mehmet Çavuş (Ömer Arslan)

03/07/2016 - 14:42 Çanakkale’den 100. Yılında Somme’a:Bir Savaş, İki Muharebe (Mustafa Onur Yurdal)

11/06/2016 - 14:37 I.Dünya Savaşı nda Şii Ulemasının Cihat Fetvaları Çerçevesinde Irak Cephesi (Ziya Abbas)

01/06/2016 - 06:23 Kutülamare- Yarbay Mehmed Reşid Bey in Günlüğü (İ. Bahtiyar İstekli)

23/05/2016 - 12:01 Osmanlı Devleti’nin Çanakkale Muharebelerinde Sağlık Alanındaki Faaliyetleri (Ayhan Candan)

16/05/2016 - 07:38 Bir Osmanlı Kurmay Subayı- Iraklı Kürt Devlet Adamı, Mehmet Emin Zeki Bey in Yaşam Öyküsü (Tuncay Yılmazer)

10/05/2016 - 13:00 Mezopotamya da Bir Savaş 1915-1916 KutülAmare – Nikolas Gardner ( Tuncay Yılmazer )

07/05/2016 - 07:31 Birinci Dünya Savaşının İslam Dünyasına Etkileri (Yüksel Nizamoğlu)

30/04/2016 - 19:20 Çanakkale Savaşı: Bir Siyasi Mücadele Alanı (Özgür Öztürk)

23/04/2016 - 19:13 25 Nisan 1915 Anzak Çıkarması İlk Saatleri – Daha Erken Müdahale Edilebilir miydi? ( Ahmet Yurttakal )

17/04/2016 - 21:26 Maskirovka Harekatı - KutülAmare bir zafer midir? ( Tuncay Yılmazer )

13/04/2016 - 05:30 Çanakkale Savaşları ve Barbaros’un Batışı (İsmail Bilgin)

28/03/2016 - 11:20 Çanakkale Muharebelerinde Osmanlı Ordusunun Asker Kaybı (Ayhan Candan)

26/03/2016 - 09:55 Eğitimli Neslin Birinci Dünya Savaşı ile İmtihanı ( Dr. Nuri Güçtekin )

24/03/2016 - 10:00 Birinci Dünya Savaşı nda Yozgat Lisesi (Dr. Nuri Güçtekin)

21/03/2016 - 06:35 Çanakkale Seferberliği: Savaş, Eğitim, Cephe Gerisi (Mustafa Selçuk)

17/03/2016 - 08:15 18 MART ÖZEL - Çanakkale Zaferi ve Cevat Paşa (Ahmet Yurttakal)

11/03/2016 - 06:49 Zaferi Kanla Yazan Fındıklılı Mehmet Muzaffer (İsmail Bilgin)

02/03/2016 - 12:48 Kut’ül Amare Zaferi -2 (İsmail Bilgin)

29/02/2016 - 11:29 Kut’ül Amare Zaferi -1 (İsmail Bilgin)

22/02/2016 - 12:27 Gertrude Bell Irak Sınırını Çizen Kadın (Veysel Sekmen)

14/01/2016 - 08:43 Çanakkale Şehidi Feyzi Çavuş’un Zevcesi Zehra Hanımın Padişaha Mektubu (Osman Koç)

23/12/2015 - 16:47 Çanakkale Savaşlarında Binbaşı Halis Bey’e Ait Bir Ganimetin Öyküsü (Serdar Halis Ataksor)

10/12/2015 - 18:03 Mesudiye Zırhlısının Dramı (Cemalettin Yıldız)

06/12/2015 - 20:29 Kut’ülamarenin Türklere Tesliminden Sonra Irak İngiliz Ordusunun Faaliyetlerine Dair Rapor (Haz. Serdar Halis Ataksor)

01/12/2015 - 10:11 10 Ağustos 1915 Conkbayırı Süngü Hücumu (Muzaffer Albayrak)

17/11/2015 - 21:09 Çanakkale Deniz Muharebelerinde Verilen Zayiatlar (Ahmet Yurttakal)

10/11/2015 - 05:19 Reis-i Cumhur Mustafa Kemal in Çanakkaleyi ziyaretleri (M. Onur Yurdal )

08/11/2015 - 22:04 Mustafa Kemal Paşanın Osmanlı Devleti’nin 1. Dünya Savaşına girişiyle ilgili görüşlerine dair bir belge

Osmanlı Devleti Umumi Harpte Tarafsız Kalabilir miydi? - Yusuf Akçura (Değerlendirme: Muzaffer Albayrak)

Nazım’ın Dayısı Çanakkale Şehidiydi (Melih Şabanoğlu)

Çanakkale Destanının Ölümsüz Efsaneleri (Osman Koç)

21/10/2015 - 04:02 100 Yıl Sonra İlim Heyeti Çanakkale’de Programı

17/10/2015 - 11:50 Çanakkale Savaşı'nın Kanada'da Bıraktığı İzler (Birol Uzunmehmetoglu)

27/09/2015 - 16:01 1917 Yılında Hicaz Cephesi:Arap İsyanının Yayılması ve Medine’nin Tahliyesi Programı (Yüksel Nizamoğlu)

22/09/2015 - 13:07 III. Kolordu’nun Çanakkale Muharebeleri’ne Hazırlanış Süreci (İsmail Bilgin)

15/09/2015 - 04:28 Kutü-l Amare Kahramanı Halil Kut Paşa (Enes Cifci)

11/08/2015 - 04:07 Türkiye Büyük Savaş a Nasıl Girdi? ( Emre Kızılkaya )

29/07/2015 - 03:30 1915 Gelibolu Harbi Günlüğü- Kazım Şakir (İ. Bahtiyar İstekli)

07/07/2015 - 02:49 Suyu Arayan Adamların Öyküsü - Millete Deva Olmak , Osmanlı Savaş Esirleri, TIP ve Milliyetçilik ( 1914-1939 ) -Yücel Yanıkdağ (Tuncay Yılmazer)

30/06/2015 - 03:55 Tarih, Otobiyografi ve Hakikat Yüzbaşı Torosyan Tartışması ve Türkiye’de Tarih Yazımı (Derleyen: Bülent Somay)

21/06/2015 - 16:34 Türklere Esir Olmak (Doğan Şahin)

23/05/2015 - 04:36 Çanakkale Savaşı

16/05/2015 - 15:30 İtilaf Devletleri Askerlerinin Gözüyle Çanakkale

12/05/2015 - 12:50 Muaveneti Milliye Muhribi Torpito Zabiti Ali Haydar Öztalay (Çimen Yüksel)

09/05/2015 - 08:24 Osmanlılar ve Ermeniler / Bir İsyan ve Karşı Harekâtın Tarihi (Edward J. Erickson)

03/05/2015 - 15:39 Neuve Chapelle’den Gelibolu’ya: Bir Askeri Planın Gelibolu’da Uygulamaya Konulması ( Mustafa Onur Yurdal )

28/04/2015 - 03:52 Cephe Arkadaşı Çanakkale Cephesi

25/04/2015 - 03:07 Çanakkale Müstahkem Mevkii Bataryalarının 25 Nisan 1915 ‘teki Rolü (Bayram Akgün)

24/04/2015 - 15:07 25 Nisan 1915 üzerine Gelibolu’yu Anlamak’ta çıkmış makalelerden seçmeler (Tuncay Yılmazer)

18/04/2015 - 17:10 Çanakkale Şehitleri Listesinde Ezineli Yahya Çavuş’un Adı Yok (Osman Koç)

10/04/2015 - 00:06 Kıyamet Koptuğunda - Hasan Cevdet Bey

03/04/2015 - 01:36 Rusya’daki 90.000 Osmanlı Savaş Esiri ve Sarıkamış Muharebesi (Yücel Yanıkdağ)

27/03/2015 - 17:57 Bir Hikayenin Daha Sonu: Topçamlar Tabyası (Bayram Akgün)

14/03/2015 - 07:57 Düşmana Korku Salan Efsanevi İntepe Topçularından Topçu Üsteğmen Mehmet Ali Bey (Muzaffer Albayrak)

11/03/2015 - 02:38 Seddülbahir’de Yalnız Top-210/40’lık Roon Topu (Bayram Akgün)

01/03/2015 - 13:31 Çanakkale Muharebeleri’nin İdaresi, Komutanlar - Strateji (Ed.: Lokman Erdemir, Kürşat Solak)

24/02/2015 - 17:39 Çanakkale Cephesinde Bir Damla Su İçin- Gelibolu Yarımadasında Jeoloji ve Muharebe İlişkisi ( İsmail Bilgin )

15/02/2015 - 17:55 Hashtag Tarih Dergisi Şubat 2015 Sayısında Kitap Değerlendirme Yazısı

08/02/2015 - 07:11 “Hafız Hakkı Paşanın Sarıkamış Günlüğü” Kitabıyla İlgili Mülahazalar (İsmail Bilgin)

// Bir Asır Sonra Ermeni Tehciri ve Çanakkale Üzerine… 100. Yıl Nasıl Anılmalı? (Tuncay Yılmazer)

23/12/2014 - 08:24 Sarıkamış İhata (Kuşatma) Harekâtı (İsmail Bilgin)

17/12/2014 - 02:24 Kut ül Amare Zaferi (Necmettin Özçelik)

08/12/2014 - 18:22 1. Dünya Harbi