Dr. Rıza Nur ve Hatıratı ( Tarık Suat Demren )

Tarih: 02/09/2007   /   Toplam Yorum 2   / Yazar Adı:      /   Okunma 10235

Tarık Suat Demren Cumhuriyetin ilk döneminin müzmin muhaliflerinden Dr. Rıza Nur’un anılarını değerlendiriyor. Yeni Cumhuriyet’in kurucu ideologlarından, hızlı bir ittihatçı, hızlı bir Türkçü, bir bilim adamı, sanatçı, tarihçi. Lozan görüşmelerinde Türk heyetinin ikinci adamı. Kemalist inkılapların doğmasında ve yerleştirilmesinde öncü rolü oynamış biri. Bu gibi çok sayıda gösterişli sıfatı olan Dr. Rıza Nur nasıl olupta sonrasında muhalif kanada geçiyor? Anılarını hangi gözle değerlendirmeliyiz? Demren’in söylediği gibi “elbette hatıralarda hissilik vardır, elbette hatıratlar önemli oranda kişinin kendisini temize çıkartma çabasıdır. Ama bazı gözden kaçan küçük ayrıntılar da vardır. O dönemin başka hatıratlarından alınacak diğer küçük ayrıntılar ve tarihçilerin belgeleri ile birlikte okunduğunda bize, hiç tahmin edilemeyecek karanlıklara dair önemli bilgiler verebilir.” En iyisi objektif olarak okumak, karşıt görüşlerle karşılaştırmak, tarihi verilerle test etmek değil mi?

 

Dr. Rıza Nur ismini ilk kez galiba ortaokul yıllarımda duymuştum, "Hayat ve Hatıratım" adlı 4 ciltlik kitabı vesilesiyle. Okurken ağzımın açık kaldığını dün gibi hatırlıyorum; ilk gençlik döneminin verdiği heyecana  birçok değişik (resmi tarihle uyuşmayan)  bilgi de eklenince körpe zihnimin ideolojik mevzilerine epey yığınak da yapmıştı muhtemelen.

 

Fakat biz büyüdük, resmi tarihin doğru olmadığını öğrendiğimiz gibi hatıratların hissi olduğunu ve çoğunlukla kişinin kendini temize çıkarma çabası olduğunu da öğrendik. Sadece siyah ve beyaz yoktu, arada bir sürü renkler vardı pekçoklarının görmediği, görmek istemediği.

 

Cumhuriyetin ilk yıllarında neler olup bittiğimi resmi tarihten maalesef anlayamıyoruz. Denebilir ki "zaten amaç o, anlayamamanız ". Amenna. O halde ne yapmalı ? Neler olup bittiğini nasıl öğrenmeliyiz? O zaman olan bitenleri, aktörlerin ruh halini nasıl anlayabiliriz? Tabii ki bu tür bir eksikliği salt akademik ve belgeye dayalı tasniflerle gidermek mümkün değil. Ayrıca malum, elde kalan ve varsa hala "kalkgidelim" olmamış belgelerle de olan biteni yeterince kavrayamayız. O devrin ruh halini işin resmi ve kırtasiye tarafı yerine en iyi hatırat kitaplarından anlayabiliriz diye düşünüyorum.  Bulabildiğimiz ve o devirde yaşamış herkesin hatıralarını toplayıp okumalıyız. Sonuçta bu bile yeterli olmayacaktır ama yine de tarih okumalarında bize önemli oranda fayda sağlayacaktır.

 

Yukarıda da söylediğim gibi elbette hatıralarda hissilik vardır, elbette hatıratlar önemli oranda kişinin kendisini temize çıkartma çabasıdır. Ama bazı gözden kaçan küçük ayrıntılar da vardır.  O dönemin başka hatıratlarından alınacak diğer küçük ayrıntılar ve tarihçilerin belgeleri ile birlikte okunduğunda  bize, hiç tahmin edilemeyecek karanlıklara dair önemli bilgiler verebilir.

 

Dücane Cündioğlu'nun "Arasokakların Tarihi"nde "Siyasi, fikri, edebi, hangi alanda yazılmış olursa olsun hatıratlar, tarihin anacaddelerini resmettikleri için kıymet kazanmazlar; bilakis hatıratlar ayrıntıları belirgin kıldıkları ölçüde, tarih yolcusuna arka sokakları gezdirebildikleri, tanıtabildikleri kadarıyla bir değer ifade ederler. Anacaddeleri, tarihe turistik seyahat yapacak yığınlar gezsinler; zaten turistler için hazırlanmış anacaddeleri çoktur tarihin." demesi bu bağlamda ne kadar manidar değil mi?

 

Bu bağlamda, ortaokul yıllarımda beni yerimden zıplatan Rıza Nur'un hatıratından biraz bahsetmek istiyorum. Bu yazıyı yazma vesilem ise,  bir dost sohbetinde, benim halen yasak olduğunu sandığım bu kitabın (3 cilt) sansürlü de olsa piyasada bulunduğunu tevafuken öğrenmemdir.

İşaret yayınları, sözkonusu derlemesi için şöyle yazmış:

 

Bu kitap, Rıza Nur'un tartışılan dört ciltlik hatıratından derlenmiş, tüm hatıratı içinde kendisi ile ilgili olarak anlattıklarından oluşan ilk cilttir. İkinci ciltte Rıza Nur- İnönü kavgasını, üçüncü ciltte ise, Rıza Nur -Atatürk kavgasını vereceğiz.

 

Rıza Nur'un parlak bir kişiliği vardır. O, bir zamanlar kahramandı. Hızlı bir ittihatçı, hızlı bir Türkçü, bir bilim adamı, sanatçı, tarihçi. Birçok özellikleri olan biri. Kemalist inkılabların doğmasında ve yerleştirilmesinde öncü rolü oynamış biri. Hatıratında bütün bunları, ayrıntılı bir şekilde anlatır.

 

Rıza Nur, kronik bir muhaliftir aynı zamanda. Mustafa Kemal'e karşı da, İnönü'ye karşı da radikal bir muhalefet örneği vermektedir hatıratında. Kurdukları düzenin acımasızlığı karşısında, yine de sesini yükseltmekten çekinerek, tüm hesaplaşmasını hatıratına yansıtmaktadır. Hicranını kalbine gömmüştür. Belki bir gün, yeni insanlar, yeni iktidarlar, bir devrin muhasebesini isteyebilirler. Rıza Nur, bir dönemi sorgulamak için bir savcı gibi araştırır her olayı ve sonunda Hatırat çıkar ortaya.

 

Hatıratın keşfi, Kemalistler'I korkutmuştur; ürkütmüştür. İddialar bu ütopyayı sona erdirecek çaptadır. O zaman Rıza Nur'a saldırırlar. Hiç kimse Rıza Nur'un kendini eleştirdiği kadar, O'nu eleştiremez. Ve öyle olmuştur. Rıza Nur, samimiyetini, iddialarının doğruluğunu göstermek, sözlerinin etkisini azaltmaya yönelik kendine karşı kampanyaları geçersiz kılmak için, kendi aleyhinde olan şeyleri de bir bir anlatır. Hatıratı, Osmanlı'nın son günlerini, Cumhuriyetin kuruluş dönemini, İttihatçıların Avrupa günlerini, aile ilişkilerini belgelemek açısından da büyük önem taşımaktadır.

 

Biz bu iddiaların iddiacısı değiliz. Biz, gerçeği arıyoruz. Tarihin üzerindeki şalı kaldırıyoruz sadece. Tarih kendi hükmünü bu ortamda, kamunun vicdanında tayin edecektir.

 

Bu klasik önbilgiden sonra yazıya geçelim.

 

Bahse konu hatıratın yazarı Dr. Rıza Nur, 30 Ağustos 1879'da Sinop'ta doğar. Zor bir çocukluk geçirir. İlköğrenimini Sinop'ta yaptıktan sonra İstanbul'a gelerek Soğukçeşme Askeri Rüştiyesi 'ne sonra  Tıbbiye İdadisi 'ni (Tıp Lisesi) ve Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane'yi (Askeri Tıp Okulu) tabip yüzbaşı olarak bitirir. 1901 yılında Gülhane Hastanesinde (Askeri Tıp Akademisi) staj yaparken çalışkanlığı ile Alman hocaların ilgisini çeker ve orada asistan olur. Önce Prof. Dr. Deike Paşa'nın yanında çalışır, sonra cerrahi kısmına geçer. 1905'te Gülhane'de yardımcı öğretmen, 1907'de Askeri Tıbbiye'ye cerrahi hocası olur.

 

II. Meşrutiyet'in ilanından sonra yapılan seçimlerde Sinop'tan milletvekili seçilerek Meclis'e girer. İttihatçılara yönelik ağır muhalefeti sebebiyle profesörlük yaptığı Askeri Tıbbiye'deki görevinden alınır. Daha sonra, binbaşı rütbeleri de sökülür,  eleştirilerini keskin bir dille sürdürmesi üzerine üç ay hapis yatar. (Kaynak)

 

 

TBMM 1. Dönem ve 2. Dönem'de Sinop milletvekili olarak yer alır. Artık Atatürk'ün en yakınlarındaki isimlerden birisidir. Cumhuriyeti ve yeni kurulan devletin adını (Türkiye ismi) ve şeklini Atatürk'e Rıza Nur önermiştir. Saltanatı kaldıran takriri hazırlayan da Rıza Nur'dur. Atatürk bu takrirden daha sonra haberdar olmuş ve imza atmıştır. (Nutuk'ta böyle yazmaz tabii ki.) Bu takrire neden olan hadise de İstanbul hükümetinin tavrı ve TBMM'nin bu tavır sebebi ile galeyana gelmesidir.

 

Rıza Nur, aynı zamanda keskin bir Türkçüdür, bu ideolojisi pek çok eserine olduğu gibi hatıratına da yansır.

Rıza Nur, Atatürk tarafından  Milli Eğitim ve Sağlık bakanı yapılmış, Rusya'ya ve Lozan'a hayli yetkiyle donatıp göndermiştir. Yani sıradan bir  ilk dönem vekili değildir. Atatürk'ün yakınlarındadır ama iflah olmaz bir Doğrucu Davut ve bu bağlamda da muhaliftir. Atatürk ile aralarında muhtemelen bu sebeplerle soğukluk başlar ve aralarının açıldığını hisseder. Buna sebep olarak  "ilerisi için muhalif kişi" olacağının kesinliğini gösterir. Tam o sıralarda da  bir suikast atlatır İstanbul'da. Haliyle korkar.

Ve 1926 yılında  milletvekili iken yurtdışına çıkar, çıkış o çıkış, bir daha da  Atatürk ölene kadar yurda dönmez.

 

İşte yurtdışına çıkınca hayatını ve hatıralarını yazmaya başlar Rıza Nur. Bunu büyük bir gizlilik içinde yapar ve yazdıktan sonra 1960 yılında açılması koşuluyla British Museum'e teslim eder.  Bu hatırat 1968 yılında yayınlanır ve yayınlanır yayınlanmaz içinde yer alan Atatürk'e dair pek çok itham sebebiyle yasaklanır. Yani halen Atatürkçü cenahın ismini duyduğunda çok sinirlendiği bir isimdir Rıza Nur. Genel bir kanı vardır Rıza Nur ile alakalı olarak, Atatürk'e dair husumetinden dolayı çirkin ithamlarda bulunduğu dillendirilir hep. Evet, gerçekten çok bilenmiş, çok hissi yazmıştır hatıratını. Okunduğunda  bu açıkça  görülebiliyor.

 

Ama benim hep kafama takılan bir şey vardır bu hatırat ve Rıza Nur ile alakalı olarak.

 

Karısının tuhaflıklarına, aldatmalarına, hatta rezaletlerine, kendi yediği pek çok herzeye varıncaya kadar yazan birisi neden  "tarihe katkı olsun" dediği hatıratı yazarken yalan söylesin? Üstelik hatıratı yazdığı yıl 1928, ama o, bunu yurtdışında olduğu halde yayınlamıyor ve 1960 yılında, yani 32 yıl sonra açılması/yayınlanması şartı ile müzeye teslim ediyor. Haliyle  rantını yeme imkanı da yok.

 

Yani gerçekten "tarihe karşı sorumluluk" bilinci ile hareket ettiğine dair emare çok fazla. Ama işte tam da  burada hatıratların en önemli özelliği  olan hissilik ve  kişinin kendini temize çıkarma çabası devreye giriyor.

 

Atatürk hakkında ispatı da mümkün olmayan bazı iddiaları bu "hissilik" içinde değerlendirmek mümkün. Bu hissiliğin sebebi de muhalif olması hasebiyle çok sevdiği ülkesinden  kaçmak ve kuruluşunda yer almak gibi bir hizmetten mahrum olmak zorunda kalması görülebilir.

 

Bu hatıratın güvenilirliliği nasıl peki?

 

Hatıratta yüzlerce konu işlendiği için buna kesin bir cevap vermek kolay değil. Ama mesela bir gözlemimi paylaşayım, belki fikir verebilir.

 

Lozan konusu hatıratta en çok işkillendiğim husus, bu yüzden o örneği veriyorum.

 

Rıza Nur Lozan heyetinde de yer aldı bilindiği gibi. Hatırattaki Lozan bahsi okunduğunda sorumluluk taşımasının getirdiği bir  savunma refleksi tadı alınıyor satırlardan.

 

Rıza Nur Lozan’daki görüşmelerden bir şeyler saklıyor olabilir mi? Atatürk ve ekibine karşı hissi olmasına hissi ama yukarıda da değindiğim gibi kendi ailesi hakkında bile herşeyi açık yüreklilikle yazmış olması, bir noktada ikilem oluşturuyor benim için. En azından bu bahiste..

 

Hilafetin kaldırılmasına Rıza Nur hatıratında çok sert tepki gösteriyor. O, bırakın hilafetin kaldırılmasını islah edilip kuvvetlendirilmesinden yana bir tavra sahip. Burada Mussolini'nin Vatikan'a olan desteğini ve takviye çalışmalarını örnek vermekten çekinmiyor. Bir yandan da biz başka işaretler yardımı ile anlıyoruz ki Hilafetin kaldırılması ile ilgili pazarlıklar Lozan'da yapılıyor. (Bu işaretlerden birini zikredeyim: Lozan anlaşmasının geçerli olması için  İngiliz parlamentosunda onaylanması gerekir. Fakat bu aylarca gerçekleşmez. Ne zaman kadar? Türkiye'de Hilafetin resmen kaldırılmasına kadar. Birkaç gün sonra da Lozan antlaşması İngiliz parlamentosunda onaylanacaktır.)

 

Rıza Nur'da Lozan heyetinde olduğuna göre onun bu pazarlıklardan haberinin olmaması mümkün müdür? Rıza Nur'un agnostik olduğunu da biliyoruz, İslam hassasiyatine sahip o yüzden hatıratına almamış diyemeyiz. Gerçi Rıza Nur hatıratında İsmet Paşa'nın heyetten gizli hemen hergün herkesi atlayarak direk Atatürk ile telgraflaştığından yakınıyor.. Rıza Nur  Lozan'daki tüm komisyonlara da giremeyeceğine göre bu pazarlıklardan haberinin olmaması zor da olsa bir ihtimal mümkün olabilir.

 

Bunlar Lozan bahsi ilgili olarak aklıma takılanlar. Bu sadece bir örnek. Bunu anlatmamın sebebi ise Lozan konusu ve önemi değil. Dediğim gibi bir spesifik konudan  ziyade hatıratın geneline dair "güvenilirlilik"  kıstası için bir gözlemimi paylaşmak.  Yazılanlara güvenip güvenmeme konusunda takdir, tarihsel bilgileri ışığında hatıratı okuyacak olanlarındır.

 

Ama ben genel olarak hatıratı güvenilir bulduğumu belirteyim.

Rıza Nur'un bir özelliği de çok akıcı, yarı mizahî bir anlatım üslubu olması. Kitapta öyle diyalog ve anlatımlar var ki -özellikle özel yaşamından- gülmekten kırılmamak elde değil.

Hatırat haliyle oldukça geniş bir zamanı işliyor, meşrutiyet döneminden, Cumhuriyetin ilk yıllarına, İnönü savaşlarından Büyük taarruza kadar. Bunlara da bir yazıda değinmek mümkün değil.

 

Pek çok konuda yaygın ezberleri bozacak birinci elden gözlemler içeren bu hatırat,  yakın tarih meraklılarının okuma listesinde mutlaka yer almalı;  elbetteki okunurken "hatırat" olmasının mahzurları dikkate alınması koşuluyla..


  10235 defa Görüntülendi.

**********************

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri Tuncay Yılmazer'in benimsediği anlamına gelmez. Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederiz.

**********************

Makaleye Yorum Ekle

 

YORUMLAR

KATEGORİDEKİ DİĞER BAŞLIKLAR

15/03/2017 - 13:17 18 Mart Zaferi ve Kahramanları Sergisi

03/03/2017 - 18:04 Çanakkale Gazisi Bigalı Mehmet Çavuş Anma Programı - 4 Mart 2017 Bahçeli Köyü/Biga

13/02/2017 - 08:53 Atlas Tarih Dergisi Şubat Sayısında 1. ve 2. Gazze Muharebesi Dosyası (Tuncay Yılmazer)

05/01/2017 - 11:29 Duyuru: Tarihin Akışını Değiştiren Savaş Çanakkale - 17 Ocak 2017 Muzaffer Albayrak Söyleşisi

28/12/2016 - 18:07 15 Temmuz Darbesinin Gölgesinde Bir Yıl: Çanakkale, KutülAmare, Somme dan Halil İnalcık Hocaya... 10 Yaşına Giren GeliboluyuAnlamak ta 2016 böyle geçti (Tuncay Yılmazer)

11/12/2016 - 15:52 GeliboluyuAnlamak tan Duyuru: Teröre Lanet

24/11/2016 - 06:22 Kronik Kitap Dört Yeni Eserle Yayın Hayatına Başladı

17/11/2016 - 07:02 Tarih Bir Din Değil İlim Sahasıdır (Seyit Ahmet Sılay)

29/09/2016 - 18:50 Dr. Kilisli Rıfat ın İzinde Osmanlı dan Türk e ve Ötesi (Nükhet Kardam)

09/08/2016 - 13:11 Aşk Cephesi – Bahadır Yenişehirlioğlu ( Sinem Şahin )

04/08/2016 - 17:27 Çanakkale Muharebelerine Dair Bir Site; canakkalemuharebeleri1915.com

16/07/2016 - 09:28 GeliboluyuAnlamak tan Duyuru: Darbelere Hayır! Demokrasiye Evet

15/07/2016 - 09:35 Birinci Dünya Savaşı Araştırmaları Sitesi cihanharbihatiralari.com (Mehmet Beşikçi)

07/04/2016 - 07:10 Konferans - Kut ül Amare Zaferi ( İPTAL DUYURUSU )

31/03/2016 - 06:05 Türkiye nin Bağdat Büyükelçiliği Kutü-l Amare Zaferini her yıl kutluyor ( Faruk Kaymakçı)

24/03/2016 - 03:58 Çanakkale Savaşı nın Dünya Tarihindeki Yeri - NTV Mete Çubukcu ile Pasaport Programı - 18 Mart 2016

16/03/2016 - 08:38 Çanakkale Savaşının 101. yıldönümü Yeni Bakışlarda konuşuldu.

11/03/2016 - 06:46 Konferans - Çizgilerle 1. Dünya Savaşı

19/02/2016 - 06:58 Konferans - Vahdettin Engin - İkinci Abdülhamit'in Politikaları

15/02/2016 - 07:10 Birinci Dünya Savaşı’nda Gördüklerim ve Yaşadıklarım - Erich Ludendorff

08/02/2016 - 09:09 Osmanlı Devleti nin I. Dünya Savaşı na Girişi (Ali Kaşıyuğun)

01/02/2016 - 09:01 İki Siper Bir Mektup Bir Çanakkale Projesi Değerlendirmesi (Celal Yıldırım)

25/01/2016 - 11:57 Gelibolu Yarımadasında Geçmişin İzleri ve İz Bırakanlar (Gürsel Akıngüç)

18/01/2016 - 12:52 Seddülbahir 32 Saat Dizisi Üzerine... Bizi Affedin ( Seyit Ahmet Sılay )

18/01/2016 - 10:27 İstanbul Büyükşehir Belediyesi Konferans - Osmanlının Suriye Politikası

13/01/2016 - 08:08 Şiir ve Öykü Yarışması

05/01/2016 - 12:42 PROGRAM: İtilaf Devletlerinin Çanakkale den Tahliyelerinin 100. Yılı-Onlar Giderken

03/01/2016 - 10:32 Konferans - Çanakkale Savaşlarında Tahliye Harekatı - Kenan Çelik

14/12/2015 - 06:31 Konferans - Haluk Oral - Bir Kırılma Noktası Çanakkale

26/11/2015 - 18:34 Gelibolu Yarımadası Savaş Alanlarının Hava Fotoğrafları (Gökhan Tarkan Karaman)

13/11/2015 - 21:12 Konferans -Çanakkale’de Bir Edebi Heyet

15/10/2015 - 13:23 Konferans - Çanakkale'de Yitirilen Tahsilli Gençlik

29/05/2015 - 14:34 Benim Çanakkale kahramanım Mahmut Sabri Bey’dir- Atlas Tarih Çanakkale Özel Sayısında Tuncay Yılmazer Röportajı

15/05/2015 - 16:25 İBB Konferans - Cepheden Mektuplar (Doç.Dr.Ömer Çakır)

27/04/2015 - 02:44 Çanakkale Söyleşileri 25 Nisan 1915 Müttefiklerin Çıkarma Harekatı-Kenan Çelik

15/04/2015 - 08:30 Atlas Tarih’ten Çanakkale Özel Sayısı

08/04/2015 - 17:12 Derinlerden Siperlere: Çanakkale 1915 Sergisi

30/03/2015 - 17:08 Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı na Çağrı, Kamuoyuna Duyuru

26/03/2015 - 09:02 Konferans-18 Mart Kahramanı Cevat Paşa

24/03/2015 - 17:04 “İki Siper Bir Mektup” Bir Çanakkale Projesi (Celal Yildirim-Hatice Solmuş TED Mersin Koleji)

21/03/2015 - 04:13 CNNTürk Serdar Tuncer ile Başka Şeyler Programı Kaydı

17/03/2015 - 04:46 Çanakkale Muharebeleri- 100 Yıl önce 100 Yıl sonra (Tuncay Yılmazer)

13/03/2015 - 18:27 CNNTürk Serdar Tuncer ile Başka Şeyler- Çanakkale Savaşı Özel- Programı (14.3.2015 saat 00.00)

04/03/2015 - 16:22 CNR Kitap Fuarı’nda Çanakkale Muharebeleri Paneli ( 07.03.2015 saat : 15.30 Yeşilköy CNR Dünya Ticaret Merkezi )

16/02/2015 - 14:00 Acı bir Çanakkale Türküsüne adanan 4 yıllık bir emeğin takdimi- Harmanyeri 1915 (Yönetmen: Gürdal Uğur)

01/02/2015 - 03:46 100. Yıl’da Muhteşem Soru… Seyit Onbaşı’nın Kaldırdığı Mermi Kaç Kiloydu ? (Tuncay Yılmazer )

18/01/2015 - 15:05 Kireçtepe Jandarma Şehitliği Restorasyonu ve Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne Sorular (Tuncay Yılmazer)

10/01/2015 - 14:53 Konferans - Osmanlıyı Yıkan Cephe-Filistin

28/12/2014 - 13:48 Milli Park’tan Tarihi Alan Başkanlığına, Hollywood tartışmalarından Muhafazakarlığın Savruluşuna… Gelibolu’yu Anlamak’ta 2014 (Tuncay Yılmazer )

24/11/2014 - 14:52 Son Savruluş – Çanakkale Muharebe Alanlarına Hollywood Modeli Tema Parkı ! (Tuncay Yılmazer )

15/11/2014 - 01:37 Konferans - Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti

01/11/2014 - 03:54 Gelibolu yarımadasında utanç verici olay / The shameful event in Gallipoli Peninsula

09/10/2014 - 10:13 Uluslararası Sempozyum - Büyük Savaş ve Osmanlı Devleti: Savaşa Giden Süreç

24/09/2014 - 17:06 Çanakkale’de Yeni Şehitlik! (Gürsel Göncü)

12/09/2014 - 15:51 Çanakkale Savaşlarının 100. Yılı Özel Sayısı Makale Çağrısı

// - 09:52 Geliboluyu Anlamak’tan Kamuoyuna Duyuru

// - 06:37 Çanakkale Muharebeleri Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kanun Tasarısı Üzerine ( Tuncay Yılmazer )

// - 15:33 Gelibolu Yarımadasında Yeni Bir Dönem: Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı’nın Kurulması (Dr. Mithat ATABAY)

23/05/2014 - 17:16 100.Yıldönümünde Birinci Dünya Savaşı’nı Hatırlamak” Sempozyumu

16/05/2014 - 16:24 SOMA MADENCİLERİNİ RAHMETLE ANIYORUZ

11/05/2014 - 13:05 Gelibolu Yarımadası Savaş Alanlarının Korunması ve Unesco Kültürel Mirası İlan Edilmesi (Dr. Mithat ATABAY)

09/05/2014 - 23:03 Çanakkale Muharebelerinin Komuta Kademesi ve İdaresi Çalıştayı İzlenimleri (Ahmet Yurttakal)

02/05/2014 - 06:00 Çanakkale Muharebelerinin Komuta Kademesi ve İdaresi Çalıştayı

15/04/2014 - 18:40 Savaş Tarihi Araştırmaları Uluslararası Kongresi (100. Yılında I. Dünya Savaşı ve Mirası)

06/04/2014 - 22:18 DOKUN Dergisi’nde Tuncay Yılmazer İle Söyleşi...

15/03/2014 - 18:00 Hatıralarıyla Çanakkale Muharebelerinin Komutanları Paneli

09/03/2014 - 14:19 Çanakkale Savaşları Resmi Koleksiyoneri Seyit Ahmet SILAY

06/03/2014 - 22:33 Konferans -'Çanakkale Muharebelerinde Bir Kahraman Asker Gazi Binbaşı Halis Bey

28/01/2014 - 07:35 Sadece Bir Emir Kipi...İsrail'i Kur! - Wladimir Jabotisnky ( Çev. Atilla Aşçı )

14/01/2014 - 16:21 Balkan Harbi - Trakya Seferi Kitabını Yeniden Hatırlamak (Şahin Aldoğan, Selim Meriç)

06/01/2014 - 12:12 Birinci Dünya Savaşı’nın Yüzüncü Yılında Savaşa Dair Önemli Bir Eser: “GRİFF NACH DER WELTMACHT: Die Kriegszielpolitik des kaiserlichen Deutschland 1914/1918” Kadir Kon

30/12/2013 - 22:51 Şehit Teğmen İbrahim Naci’den Çanakkale’de tarihin betonlaşmasına… 2013 Yılının muhasebesi ( Tuncay Yılmazer )

06/12/2013 - 22:00 32. Gün Programında Çanakkale Muharebe Alanlarında Betonlaşma Konusu Tartışmaya Açıldı

11/11/2013 - 05:23 Yüzüncü Yıla Doğru Yazıları-2 : Çanakkale Muharebe Alanları’ndaki Betonlaşma Meselesi Neden İlgi Görmüyor? ( Tuncay Yılmazer )

03/11/2013 - 20:03 Çanakkale Muharebe Alanlarında İnşaat Çalışmaları Tüm Hızıyla Devam Ediyor… (Tuncay Yılmazer)

05/10/2013 - 11:07 Zaman Gazetesi'nde 05.10.2013'te Yayınlanan Haber- Çanakkale Şehitlikleri'nde Betonlaşma Tehlikesi ( Burak Can- Mehmet Güler)

11/09/2013 - 21:28 Derinlerden Yansımalar: Çanakkale Savaşı Batıkları (Mithat Atabay, Okan Taktak, Savaş Karakaş, Selçuk Kolay)

25/08/2013 - 15:29 Zığındere Vadisinden Geçecek Yol Tarihi Tahrip Edecektir! (Tuncay Yılmazer)

14/08/2013 - 18:40 Ağadere'ye Sahip Çık (Murat Sayar)

28/07/2013 - 14:53 NTV Tarih’in Kapanması Üzerine Birkaç Not… ( Tuncay Yılmazer )

08/07/2013 - 20:00 Çanakkale Muharebe Alanlarının Şehitlik İnşasıyla İmtihanı! (Muzaffer Albayrak)

26/06/2013 - 21:59 100. Yıl’a Doğru Yazıları- Çanakkale’de Şehitliklerin İhyası Gerçekten Gerekli mi? ( Tuncay Yılmazer )

10/05/2013 - 14:36 İlber Ortaylı Seyahatnamesi

23/04/2013 - 18:49 Tarihçi-Yazar Muzaffer Albayrak İle Söyleşi (Yunus Emre Tozal)

21/04/2013 - 14:44 GEO Dergisi Nisan 2013 Sayısında Hayal Kırıklığı ( Tuncay Yılmazer )

09/04/2013 - 13:18 Meclisin Unuttuğu Kahraman Nezahet-Ozan Bodur

23/03/2013 - 21:43 Ayraç Kitap Dergisi Çanakkale Özel Sayısı

22/03/2013 - 22:03 Çukurova Üniversitesi'ndeki Konferans ile İlgili Gelibolu’yu Anlamak Okurlarına Açıklama ( Tuncay Yılmazer )

21/03/2013 - 20:14 Çukurova Üniversitesi'nde Çanakkale Savaşı Konferansı ( 22.3.2013)

16/03/2013 - 10:44 18 Mart Üniversitesi ve AÇASAM “2015’e Doğru Çanakkale Muharebelerini Anlamak ve Anlatmak” Paneli ( 19.3.2013)

12/03/2013 - 07:39 Şehit Teğmen İbrahim Naci’nin Günlüğü’nden Çanakkale Muharebeleri Konulu Panel

08/03/2013 - 07:01 Gelibolu'yu Anlamak twitter'da....www.twitter.com/gelibolu2015

01/03/2013 - 13:59 NTV Tarih'te Şehit Teğmen İbrahim Naci Bey Dosyası

24/02/2013 - 20:18 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nde Safiye Hüseyin Konferansı (İsmail Bilgin)

19/02/2013 - 14:35 TRT Avaz 'da Çanakkale Programı

18/02/2013 - 07:22 Çanakkale Muharebeleri’nde Kahraman Bir Hemşire: Safiye Hüseyin Elbi Konferansı

07/02/2013 - 17:03 Prof. Dr. Vahdettin Engin'in 'Asayiş' adlı eseri kitapçılarda...

04/02/2013 - 11:05 Sör Siyonist , İngiltere'den Filistin'e Toprak Kavgası -Çiğdem Bayraktar Ör ( Prof. Dr. Vahdettin Engin )

18/01/2013 - 06:39 Çanakkale Valiliğince Yayımlanan 'Çanakkale'de Kahramanlar Geçidi, 57. Piyade Alayı' İsimli Kitaba Dair Eleştiriler (Şahin Aldoğan-Selim Meriç)

12/01/2013 - 20:34 Sarkis Torosyan'a Enver Paşa'nın Verdiği İddia Edilen Belge Üzerine (Prof.Dr.Taha Niyazi Karaca)