Niçin Kaçıyorsunuz? Düşmandan Kaçılmaz! – Popüler Resmi tarih’in 25 Nisan 1915 Anlatımı Üzerine Eleştiriler ( Tuncay Yılmazer )

Tarih: 23/04/2014   /   Toplam Yorum 7   / Yazar Adı:      /   Okunma 16630

25 Nisan 1915’in tarihinin ülkemizde popüler anlatımı daha çok Mustafa Kemal ve 57. Alay üzerinden olmakta, “Conkbayırı’na doğru geri kaçan(!) askerlerin durdurulup 57. Alay’la birlikte yeniden saldırması” da sıklıkla kullanılmaktadır. Oysa söz konusu olay ayrıntılı incelendiğinde gerçeklerin biraz farklı olduğu görülecektir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu liderinin askerlik hayatının en önemli dönüm noktalarından birisinde ön plana çıkması anlaşılabilir bir durumdur. Bununla birlikte, o gün görev alan , neredeyse harekat planlarını değiştirebilecek başarılar elde edenlerin de mutlaka vurgulanması gerekir. Bu bağlamda özellikle müttefiklerin 25 Nisan 1915 çıkarmasının ana hedefi olan Alçıtepe ve Kilidbahir platosuna ulaşmalarını daha ilk günden bir taburluk kuvvetiyle sekteye uğratan Binbaşı Mahmut Sabri Bey, keza Anzak çıkarmasında özellikle sol kanatlarına verdirdiği kayıp ve sonrasında akıllıca bir geri çekilmeyle Conkbayırı yolunu tıkayan İbradılı İbrahim Hayrettin’in ve Anzaklara oldukça etkili organize bir taarruzu ilk başlatan kişi olan 27. Alay komutanı Yarbay Mehmet Şefik bey’i özellikle anmak hakkaniyet gereğidir. Kurmay Yarbay Mustafa Kemal Bey’in özelikle Conkbayırı’ndan aşağı başarılı hücum organizasyonu, Anzak cephesine hakim bir nokta olan Kılıçbayırı’nın ele geçirmesi 25 Nisan’ın Arıburnu çarpışmalarının seyrinde oldukça önemli bir yere sahiptir.

 

25 Nisan 1915 , sadece Çanakkale Muharebelerinin değil modern askeri tarihin de dönüm noktalarından bir tanesidir. O döneme kadar bu kadar geniş ölçekte , kara, deniz , hava ve denizaltı unsurlarının kullanıldığı bir çıkarma harekatı olmamıştır. General Ian Hamilton komutasında İngiliz, Fransız, Avustralya ve Yeni Zelanda askerlerinin çoğunluğunu oluşturduğu Akdeniz Seferi kuvveti , müttefik donanmasının başaramadığı Çanakkale boğazı savunmasını  endirekt yolla etkisiz hale getirmeye çalışacaktı. Ana hedef Alçıtepe ve hemen arkasında uzanan Kilitbahir platosudur. Dolayısıyla Rumeli yakasındaki boğazı koruyan Türk tabyaları arkadan çevrilerek etkisiz hale getirilecekti. Gelibolu Yarımadası’nın ve Anadolu yakasının çıkarmaya müsait yerlerine de önemine göre değişen derecelerde asker çıkartılarak Alman Mareşal Liman von Sanders komutasındaki Osmanlı 5. Ordu Komuta kademesinin karar verme ve müdahale süreçleri sekteye uğratılacaktı.

 

25 Nisan’da Gelibolu Yarımadasını ve Kumkale’yi savunan Osmanlı 5.Ordu birlik ve komutanlarının  performans ve başarıları müttefiklerin harekat planlarını ne derece etkiledikleri, amaçlarına ulaşmayı ne derece engelledikleri açısından değerlendirilmelidir. Buna göre 25 Nisan 1915’teki en başarılı birliğimizin Binbaşı Mahmut Sabri bey komutasındaki 26. Alay 3. Tabur olduğu açıktır. Mahmut Sabri Bey’in taburu İngilizlerin “de luxe” diye nitelenen, çıkarmaya katılan müttefik birliklerin içerisinde askeri açıdan en üst düzey birlik kabul edilen , bundan dolayıdır ki ana hedef için seçilen 29 Tümen’in birliklerine karşı olağanüstü düzeyde bir savunma örneği göstermiş, müttefiklerin ana hedefi olan Alçıtepe ve sonrasında Kilitbahir platosunu ele geçirme planlarını daha ilk günden suya düşürmüştür. O günlerden Yahya Çavuş kişiliğinde sembolleşen 25 Nisan 1915 Seddülbahir savunmaları , savaşın seyrine düşük rütbeli  bir askerin kahramanlık  öyküsü ile anılmaktan çok daha fazla etki yapmıştır.

 

Anzak Çıkarması

Seddülbahir çıkarmaları askeri açıdan daha önemli olsa da 25 Nisan 1915 tarihinin günümüze yansımasının daha çok Avustralya ve Yeni Zelandalılarla  olduğu ortadadır. Bugünler de tarihçiler arasında ulusal kimliğin kazanılmasında önemli payı olup olmadığı tartışılsa da Gelibolu Yarımadası’nın Arıburnu bölgesinde her yıl yapılan 25 Nisan törenleri dünya medyasının ilgisini çekmeye devam etmekte, kilometrelerce öteden binlerce Avustralyalı ve Yeni Zelandalı adeta hac edermişçesine törenlere katılmaktadır. Türk resmi tarihinin 25 Nisan popüler anlatımı da Anzakların karşısına Mustafa Kemal Bey’i ve meşhur 57. Alayı koymakta ,Anzakların çıktığı 4.30’dan  saat 10’na kadar  olan olayları üstünkörü geçmektedir. Hatta askerlerimizin bir kısmının Conkbayırı’na kaçtığı, müdahaleyle durdurulduğu anlatılmaktadır.   Oysa 57. Alay müdahale edene kadar Yarbay Şefik Bey komutasındaki bölgedeki 27. Alay birlikleri Anzakların ilerleme hızını yavaşlatmış, taktik hedeflere ulaşmasını engellemiş ya da geciktirmiştir.

Askeri açıdan değerlendirildiğinde Anzak kolordusunun gerçekleştirdiği Arıburnu çıkarmasının  tüm çıkarma planları içerisinde yeri ikincildir. Hemen hepsi profesyonel olmayan askerlerden oluşan Anzak kolordusunun ana amacının güneydeki ana çıkarma yapılan bölgelere Osmanlı ihtiyatlarının gitmesini engellemek olduğu unutulmamalıdır. Şartlar elverdiğinde nispeten zor bir arazi olan Arıburnu bölgesinin stratejik önemli noktaları (Solda Conkbayırı, Sağda Kanlısırt , en ileri hedef Maltepe ve sonrasında Maydos)  hedef olarak ortaya konulmuştur. Nitekim Anzak çıkarmaları da bu plan dahilinde ilerlemiştir. Sabaha karşı 4.30 sıralarında şimdiki Anzak koyu olarak bilinen alandan çıkmaya başlayan örtme kuvveti (Albay Sinclair MacLagan komutasındaki 3. Tugay  Haintepe’deki küçük Osmanlı birliği ( Asteğmen Muharrem Efendi komutasında bir takım ) etkisiz hale getirmiş  karışıklıklara rağmen süratle içerilere yayılmıştır. Arıburnunda özellikle Balıkçı Damları bölgesinde konuşlanmış Asteğmen İbradılı İbrahim komutasındaki yaklaşık 90 kişilik etkili savunma Anzakların sol taraftan çıkan (şimdiki Anzak tören alanı ) birliklerine ağır kayıplar verdirmiştir. İbradılı İbrahim Bey, çevrileceğini anlayınca Sazlıdere’nin bir kolu üzerinden Düztepe’ye kadar çıkmış burada savunmasına devam ederek bu sefer Anzak perakendelerinin Conkbayırı’na ulaşmasını engellemiştir. Geçtiğimiz yıllarda yayınlanan  İbradılı İbrahim Hayrettin’in ağzından olayların anlatımı 25 Nisan sabahı Arıburnu bölgesindeki olaylara ışık tutmaktadır.[1]

Öte yandan Maydos’ta konuşlanmış  Yarbay Şefik bey’in 27. Alay’ın 1. Ve 3. Taburları Albay Halil Sami Bey’den müdahale emri aldıktan sonra (yaklaşık 5.30) sıralarında süratle Arıburnu’na intikal etmiş , saat 08 sıralarında Anzak haritalarında 3. Sırt olarak belirtilen Topçular sırtından , düzensiz ilerleyen Anzak birliklerine karşı saldırıyı başlatmıştır. Öyle ki 1. Tabur birlikleri Kanlısırt’ta kaybedilen 3 topu geri almayı başarmış, 3. Tabur ise Edirnesırtı üzerinde ilerleyerek yine Conkbayırına ilerlemeye çalışan Anzakları engellemiştir. Burada belirtilmesi gereken en önemli noktalardan bir tanesi de 3. Tugay Komutanı Albay Sinclair Mc Lagan’ın , o ana kadar karşılaştığı savunmanın şiddetiyle , sağ tarafına daha büyük bir saldırı geleceği korkusu ile karaya sonradan çıkan M’cay komutasındaki 2. Tugay birliklerini sola ( Kılıçbayırı-Conkbayırı hattına) değil sağa ( Kanlısırt-Süngübayırı ) tarafına yönlendirmesidir. Kuşkusuz bu hareket orijinal Anzak planındaki en önemli değişiklerden bir tanesiydi. Bu kararın olumsuz etkileri saatler ilerledikçe ortaya çıkacak  Anzakların en önemli hedefi olan Conkbayırı’na uzun bir süre takviye gönderilemeyecekti.[2]

 

Mustafa Kemal Bey’in Devreye Girmesi

19. Tümen Komutanı Kurmay Yarbay Mustafa Kemal Bey’in  20 Ocak 1915’te 19.Tümen komutanlığına tayin edilmesinden  8 Ağustos 1915 akşamı Anafartalar Grubu komutanlığına atanmasına kadar olan dönem içerisinde Arıburnu cephesinde meydana gelen olayları, gelişmeleri, hamasi değerlendirmelerden uzak soğukkanlı bir bakışla değerlendirdiği Arıburnu Muharebeleri Raporu 25 Nisan 1915’te Gelibolu yarımadası’nın savunulması konusunda en önemli eserlerin başında geliyor.[3] Ancak bu gibi eserler değerlendirilirken mutlaka başka kaynaklarla karşılaştırılması elzem.

Eserin en önemli bölümü tahmin edilebileceği gibi 25 Nisan 1915 Arıburnu sahillerine Avustralya ve Yeni Zelanda birliklerinin çıkarmasıyla ilgili. Anzak birliklerinin sabaha karşı Kabatepe sahiline yaptıkları çıkarma harekâtına Türk tarafının verdiği cevap ve sonrasında gelişen olaylar Mustafa Kemal’in gözünden  anlatılıyor.

 

Söz konusu tarihte 19. Tümen ordu ihtiyatı olarak karargâhı Bigalı köyü olmak üzere Maltepe ve civarına yerleşmiş durumdadır. Çıkarmaya dair ilk bilgiler sabaha karşı ilk önce Maltepe’deki 77. Alay’dan telefonla gelir. Saat 6.30’da ise ( eserde yanlışlıkla 9.30 diye geçiyor.) Albay Halil Sami Bey’den düşmanın Kabatepe gerilerindeki sırtlara ilerlemekte olduğu , Maltepe’deki kuvvetlerinden bir taburun Kabatepe’nin kuzeyindeki Arıburnu’na karşı olan sırtlara süratle gönderilmesi ve sonucunun  bildirilmesi rica edilmektedir. Görünüşe bakılırsa Halil Sami Bey’in istediği sadece bir tabur da yetersiz kalacaktır. Mustafa Kemal Bey bir alay ( 57. Alay ) ve bir cebel bataryasıyla harekete geçmeye karar verecektir. Hedef önce Kocadere’nin batısındaki sırtlardır. [4] Günümüzde 25 Nisan törenlerinin bir parçası olan “57. Alay yolu” üzerinden[5] Conkbayırı’na ulaşır. Saatler 9.40 civarını göstermektedir.[6]

Burada kendi ifadesiyle “kaçan” askerlerle karşılaşır:

 

…Fakat arazi elverişli olmadığından hayvanları bırakarak yaya olarak Conkbayırı’na ulaştık. Bu sırada Conkbayırı’nın güneyindeki 261 rakımlı tepe’den Conkbayırı’na doğru 27. Alay’dan kıyının gözetlenmesi ve kullanılmasıyla görevli oralarda bulunan müfreze erlerinin Conkbayırı’na doğru kaçmakta olduğunu gördüm. Hemen erlerin önüne çıkarak “-Niçin kaçıyorsunuz?” dedim. “Efendim düşman!” dediler. “-Nerede?” dedim. “-İşte!”diye 261 rakımlı tepeyi gösterdiler. Gerçekten düşmanın bir avcı hattı 261 rakımlı tepeye yaklaşmış, alabildiğine serbestçe ileriye doğru yürüyordu.O zaman bu kaçan erlere bağırarak “- Düşmandan kaçılmaz” dedim. “-Cephanemiz kalmadı” dediler. “-Cephaneniz yoksa süngünüz var” dedim. Ve bağırarak bunlara süngü taktırdım.[7]

 

 

Mustafa Kemal Bey, 261 rakımlı tepede karşılaştığı geri çekilen askerlerle yaptığı diyaloğu, 3 yıl kadar sonra 1918 yılında gazeteci Ruşen Eşref Bey’le yaptığı röportajda da aynen aktaracaktır.

 

Askerler gerçekten kaçıyor muydu?

 

Mustafa Kemal bey’in anlattığı Conkbayırı’na doğru kaçan askerler olayını biraz daha ayrıntılı irdelememiz, yeniden değerlendirmemiz gerekiyor. Saat 9.40 sıralarında Conkbayırı’na gelen Mustafa Kemal söz konusu askerleri kaçarken görüyor. Neden kaçtıkları sorulduğunda düşmanı gösteriyor ve cephanelerinin bittiğini belirtiyorlar.

Asteğmen İbradılı İbrahim’in yıllar sonra Şefik Bey’in isteği üzerine yazdığı raporda söz konusu olaydan direkt bahsedilmese de o askerlerin kimler olduğuna dair ipucu veriyor. 25 Nisan sabahı çıkarma geliştikçe düşmanın Arıburnu’na hakim olmaya başladığını , bundan dolayı Conkbayırı’nı tutmaya karar verdiğini anlatan İbradılı İbrahim Bey saat 06.05’te Conkbayırı’na ulaştığını , burada 2. Bölükten yardım aldığını belirtiyor.  İbradılı İbrahim burada kuvvetlerini yeniden düzenliyor, elindeki kuvvetten iki mangayı bir çavuş kumandasında Ağıldere istikametinden gelen yolları gözlemesi amacıyla sağ cenahın gerisine yerleştirerek düşmana karşı saldırıya geçiyor  [8] 1945’te dönemin ünlü tarihçilerinden Feridun Fazıl Tülbentçi’ye yazdığı mektupta 25 Nisan 1915 sabahı Conkbayırı’nda biraz kuvvet bıraktığını yazıyor:

Bundan sonra da harbin icabına uyarak daha yüksek yerleri elde bulundurmak zoru ile düşmanın tutunduğu yerlere hakim Kocaçimentepe’ye ( buraya sonradan Conkbayırı denildi) çıktıktan sonra eldeki kuvvetten bir kısmını burada bırakıp geriden yeni kuvvet gelmiş gibi göstererek ileri düşmana doğru atıldık.[9]

Dolayısıyla Yarbay Mustafa Kemal'in karşılaştığı bu askerler saat 06’da Sazlıdere’nin bir kolunu izleyerek Düztepe’ye çıkan İbradılı İbrahim Hayrettin’in Conkbayırı ile 261 rakımlı tepe arasında  gözetleme ya da ihtiyat amacıyla bıraktığı askerlerdi. Dolayısıyla kaçmaları söz konusu değildi. Zaten orada görevlendirilmişlerdi. Mustafa Kemal ile karşılaştıklarında daha aşağıda arkadaşları  Conkbayırı’na ilerlemeye çalışan Avustralyalılarla çarpışıyordu. 57. Alay’dan çok daha önce Conkbayırı’na giden hat İbradılı İbrahim ve askerleri tarafından tutulmuş, bilahare 27. Alay 2. Taburdan Teğmen Mustafa[10] ve sonrasında Şefik Bey’den Asteğmen Mithat komutasında bir müfreze İbradılı’ya yardıma gelmişti.

Yarbay Şefik Bey raporunda durumu özetlemektedir:

“3. Taburun sağ cenahını teşkil eden Teğmen Mithat Efendi kumandasındaki bölük ile Kabatepe’deki müfrezeden gelip iltihak ettiği yukarıda arz edilen 2. Tabura mensup Teğmen Mustafa Efendi’niniki takım kadar kuvveti ; İncebayır ile Topçubayırı üstünde , Kılıçbayırı’ndan Düztepe’den Conkbayırı’na ilerlemek eğiliminde olan düşmana yandan bir tesir yaparak durdurmak ve ileriye taarruza devam eden alayımızın sağ cenahını temin etmek için bahsedilen sırtlara karşı cephe aldılar. Ve Conkbayırı batısındaki 261 rakımlı tepe önünde ve sağında mevzi aldığı daha önce arz edilen düşmanı bu istikametten durdurmakta hizmeti görülen 27. Alay 2. Tabur 4. Bölük’ten Asteğmen İbrahim Efendi müfrezesiyle irtibat tesis ederek 57. Alay’ın gelişine kadar düşmanı ilerlemekten men ettiler.”[11] 

Şefik Bey’in raporundan İbradılı’nın müfrezesi Avustralyalıların karşısında iken Teğmen Mithat ve Teğmen Mustafa’nın takımlarının Avustralyalıların sağ taraflarında olup onları yan ateşine tuttukları anlaşılıyor.

Peki neden Kurmay Yarbay Mustafa Kemal bey ,  Avustralyalı Tulloch ve adamlarına karşı çarpışan İbradılı’nın askerlerini ve diğer takımları görmemişti?

Benim görüşüme göre İncebayır Düztepe arasındaki derin vadiler, çarpışan askerlerin görülmesini engellemiş, M. Kemal sadece Avustralyalıların deniz tarafındaki avcı hattındaki askerleri fark edebilmişti. Tulloch komutasındaki Avustralyalıların büyük kısmı deniz tarafından değil de daha içeriden ilerliyorlardı. Mustafa Kemal Bey’in rastladığı Türk askerleri gözetleme göreviyle bırakıldıkları için mermilerinin olmaması normaldi.

57. Alay’ın taburları saat 11 civarında Conkbayırı’na doğru ilerleyen Avustralya piyadesine karşı saldırıya geçecek, İbradılı İbrahim’in müfrezesini destekleyecekti. Bu arada Yarbay Mehmet Şefik Bey komutasındaki 27. Alay birlikleri de Topçular sırtını tutmuş, Anzakları daha geriye sürmeyi başarmışlardı. Kurmay Yarbay Mustafa Kemal Bey’in devreye girmesi o döneme kadar çarpışanları ciddi anlamda rahatlatmış olduğu söylenebilir.

 

Arıburnu çarpışmalarında özellikle öğleden sonraki döneminde Türk ordusunun ciddi anlamda zor duruma düştüğü biliniyor. Mustafa Kemal bu durumu Arıburnu Muharebeleri Raporu’nda  tüm açıklığıyla anlatırken  askere bahane bulmak yerine ilgili komutanların sevk ve idaredeki hatalarına dikkat çeker. Özellikle 77. Alay’ın Anzaklar karşısında dağılması söz konusu iken Mustafa Kemal’in öğleden sonra devreye girmesiyle bozgun önlenecek, toparlanan Türk tarafı Anzakları adeta bir hilal gibi çember içine alacaktır. Özellikle Kılıçbayırı civarında olan çatışmalar Kurmay Yarbay Mustafa Kemal’in başarılı yönetimiyle , söz konusu bölgenin Türk tarafının elinde kalmasına yol açacak, Monash vadisine tepeden bakan bu bölgenin ne kadar önemli olduğu günler ilerledikçe ortaya çıkacaktır.

Sonuç:

Müttefiklerin 25 Nisan 1915 Gelibolu Yarımadası çıkarmalarında Osmanlı tarafında dikkati çeken en önemli nokta özellikle küçük rütbeli komutanların büyük inisiyatifler kullanmasıydı.[12] 5. Ordu komutanı Mareşal Liman von Sanders’in ana çıkarma yerinin belli olmadığı gerekçesiyle kıyıları zayıf kuvvetlerle tutması bunu hazırlayan en önemli etkendir. Keza 3. Kolordu Komutanı Esat Paşa’nın inisiyatif kullanma yerine çıkarma haberlerini alır almaz Bolayır’a Liman Paşa’nın yanına gitmesi kıyı savunmasında rol alan birlikleri en ihtiyaç olunan anda kendi kaderleriyle baş başa bırakmıştır. Albay Halil Sami bey’de bu kadar farklı çıkarma haberlerinin geldiği ortamda elinden geleni yapmaya çalışmış, öğleden sonra kuzeydeki birliklerin komutasını Mustafa Kemal bey’e bırakmakla nisbeten rahatlamıştı.

 

25 Nisan 1915’in tarihinin ülkemizde popüler anlatımı daha çok Mustafa Kemal ve 57. Alay üzerinden olmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu liderinin askerlik hayatının en önemli dönüm noktalarından birisinde ön plana çıkması anlaşılabilir bir durumdur. Ancak o gün görev alan , neredeyse harekat planlarını değiştirebilecek başarılar elde edenlerin de mutlaka vurgulanması  gerekir. Bu bağlamda özellikle müttefiklerin 25 Nisan 1915 çıkarmasının ana hedefi olan Alçıtepe ve Kilidbahir platosuna ulaşmalarını daha ilk günden bir taburluk kuvvetiyle sekteye uğratan Binbaşı Mahmut Sabri Bey, keza Anzak çıkarmasında özellikle sol kanatlarına verdirdiği kayıp ve sonrasında akıllıca bir geri çekilmeyle Conkbayırı yolunu tıkayan İbradılı İbrahim Hayrettin’in ve Anzaklara oldukça etkili organize bir taarruzu ilk başlatan kişi olan 27. Alay komutanı Yarbay Mehmet Şefik bey’i özellikle anmak hakkaniyet gereğidir. Kurmay Yarbay Mustafa Kemal Bey’in özelikle Conkbayırı’ndan aşağı başarılı hücum organizasyonu, Anzak cephesine hakim bir nokta olan Kılıçbayırı’nın ele geçirmesi 25 Nisan’ın Arıburnu çarpışmalarının seyrinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Mustafa Kemal’in 25 Nisan 1915’deki popüler anlatımda nedense pek vurgulanmayan en önemli başarılarından birisi de öğleden sonrasında gerçekleşebilecek muhtemel bir bozgunu son derece soğukkanlı bir biçimde yerinde aldığı tedbirlerle önlemeyi başarmasıydı. Bu olay Popüler resmi tarih anlatımının bazen çok daha önemli başarıları atlayabileceğine güzel bir örnektir. Öyle ki toparlanan birlikler Anzak komuta heyetini gece neredeyse tahliye kararı almaya zorlayacak, ancak General Hamilton’un ünlü “Siper Kazın” emriyle son anda vazgeçeceklerdi.

 


[1]Haluk Oral, Arıburnu 1915-Çanakkale Savaşı’ndan Belgesel Öyküler , Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2007  s. 47-66  ve  Ahmet Uslu, Çanakkale Gazileri, içerisinde Gazi İbradılı Hayrettin bölümü  Seddülbahir 1915 Özel Müzesi Yayınları, No:2   

[2] Peter Hart bu kararın Anzak planlarına büyük sekte vurduğunu belirterek eleştirir. Gallipoli, Profile Books, 2011, s.88

[3]Birinci Dünya Savaşı devam ederken Osmanlı Genel Karargâhı Harp Tarihi şubesi ilgili komutanlardan girdikleri muharebelerle ilgili raporlar istemektedir. O dönemde Doğu cephesinde görevde olan Mustafa Kemal Bey’den de Arıburnu ve Anafartalardaki harekât ve savaşlarla ilgili hatıra ve görüşlerini içeren  ayrıntılı bir rapor istenir. Asıl adı “Arıburnu Muharebeleri Raporu” olan eser de bu şekilde doğacaktır. Ancak yine de eksiklikleri olduğu Tuğgeneral Mustafa Kemal Bey tarafından belirtilir. Önsözünde de açıklandığı üzere böyle bir eserin yazılması için elverişli zamana, sessizliğe ve uygun mekâna ihtiyaç vardır. Oysa hastalıktan dolayı çok daha önemlisi savaşın devam etmesi ( o sırada Doğu Cephesinde görevlidir) buna engeldir. “Başında bulunduğum harekât ve çeşitli savaşlar hakkında tam anlamıyla tarihsel bir belge ortaya çıkarmayı , barışın imzalanmasından sonraya erteleyerek , Harp tarihi şubesinin yazmaya başladığı kitabın yazılmasını geciktirmeye yol açmamak için , şimdilik ancak yanımda bulundurabildiğim hatıra defterlerimden en güç ve çok elverişsiz zamanlarda ayırabildiğim kısa ve aralıklı sürelerde yaptığım toplama ve düzenlemelerin bugünkü haliyle de olsa , şubenin amacına yardımı olabileceği kanısında bulunduğum bölümlerini göndermekle yetinmek zorunluluğundan kendimi alamadım. 25.11.1916  (s. 8)
 

 

[4] Mustafa Kemal Bey’in harekete geçişiyle ilgili daha ayrıntılı bilgiler için bu sitedeki bazı makalelere bakılabilir:

[5] 57. Alay yolu tartışmaları için bkz.      http://www.geliboluyuanlamak.com/417_Canakkale-Valiligince-Yayimlanan--Canakkale-de-Kahramanlar-Gecidi,-57--Piyade-Alayi--Isimli-Kitaba-Dair-Elestiriler-(Sahin-Aldogan-Selim-Meric).html
[6] Burada vurgulanması gereken başka bir nokta da Mustafa Kemal Bey saat 7.30 öncesinde yazılarak Conkbayırına vardığı sırada eline geçen keşif kolu raporunda Kocaçimentepe civarında çarpışmalar olduğu yazmaktadır. Mustafa Kemal “Arıburnu Savaşları” (Yay. Haz. Nurer Uğurlu ) Örgün Yayınevi, 2005 , İstanbul  s. 149
[7] Mustafa Kemal “Arıburnu Savaşları s. 33
[8]Ahmet Uslu, Çanakkale Gazileri, içerisinde Gazi İbradılı Hayrettin bölümü  Seddülbahir 1915 Özel Müzesi Yayınları, No:2  s. 103 Söz konusu bölümde İbradılı İbrahim Hayrettin’in hayat hikayesi oğlu Dumlupınar Ağıldere tarafından anlatılmakta,  26.06.1934 tarihinde savaş sırasında komutanı olan Şefik Aker’e yazdığı bir hayli ayrıntılı raporu da içermektedir.
 
[9] Haluk Oral, s.65
 
[10] 27. Alay 2. Tabur Komutanı Binbaşı İsmet Bey 25 Nisan öğleden önceki raporunda“Yanımdaki iki takım kadar bir kuvvetten Teğmen Mustafa Efendi komutasındaki bir takım , Arıburnu’nda 4. Bölük’ü güçlendirmek üzere gönderilmiştir” diye yazmaktadır. Çanakkale Raporu, Binbaşı Halis Bey’in Savaş Notları , Yay. Hz. Serdar Halis Ataksor , Timaş Yayınları, 3.Baskı, 2008, S.129
 
[11]Yakın Tarih İncelemeleri-Çanakkale Savaşı , Editör Muzaffer Albayrak, Yeditepe yayınevi, 2006, İstanbul s. 61
 
[12] Bu konuda daha ayrıntılı bir değerlendirmem için bkz. Derin Tarih Dergisi, Nisan 2013 sayısı


  16630 defa Görüntülendi.

**********************

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri Tuncay Yılmazer'in benimsediği anlamına gelmez. Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederiz.

**********************

Makaleye Yorum Ekle

 

YORUMLAR

4432_Serdar Halis Ataksor 23-04-2014, 22:17:06
Makale 25 Nisan kara çıkarması sırasında, 27. piyade alayının her zaman göz ardı edilmiş muharebeler içerisinde başlı başına yarattığı kahramanlık destanını hatırlatması açısından çok önemli. Zira genelde bilinen ve adeta ezberlettirilen 25 nisan sabahını 57 piyade alayı ile izah etme ve Anzac çıkartmasının başladığı saat 04.30 dan 57 piyade alayı ve Mustafa Kemalin cepheye intikal saati olan 10.00 a kadar geçen 5.5 saatlik sürede kahraman 27 piyade alayının direnişini ve düşmanı engelleme çabasını göz ardı ederek tarihe başlamak kahraman 27 piyade alayı ve onun mensuplarına yapılmış olan bir ahde vefasızlıktır !
Diğer yandan makalede alıntılarla da belirtilen İbradalı İbrahim Hayrettin efendinin mahiyetindeki arkadaşlarıyla Düztepe istikametinde bulunma nedeni çok açık olmasına rağmen, Mustafa Kemalin ifadesinde yer alan ''düşmandan kaçılmaz'' söylemi oldukça talihsiz bir ifadedir diye düşünüyorum, zira düşmandan kaçan doğal olarak korkak olanlardır. Ne İbradalı İbrahim Hayrettin Efendi nede arkadaşları korkak değillerdi nede düşmandan kaçmayı düşünmüşlerdi! Muharebelerde şehit düşen ve gazilik makamından sonra hakkın rahmetine kavuşan ecdadımıza Allah'tan rahmet diliyorum, ruhları şad olsun !
 
4433_Seyit Ahmet Sılay 30-04-2014, 15:15:20
Her 25 Nisan, gece 04:30 da "57.Alay" yürüyüşü yaptıranlara okutulması gereken bir yazı. Bu vesile ile 27.Alay' ın kahraman, komutan ve askerlerine Allah' dan rahmet diliyorum. Her dünya görüşünün kendi Çanakkale'sini oluşturmaya çalıştığı günümüzde; okunması gereken bir yazı.
 
4495_verdi bayram 08-08-2014, 11:18:13
57.Alay güzergahı yürüyüşleri devam ediyormu bilmiyorum? Eğer ediyorsa 27.Alayın Kakmadağ güneyinden başlayan savaşa intikal güzergahında da çevreye zarar vermeden yürüyüşler düzenlenebilir.Bu yürüyüşlerde oluşan çevre tahribatı malumunuzdur ama kısıtlı sayıda bilinçli katılımcılarla kontrollü yürüyüşler arzu edenler için bulunmaz bir fırsat olabilir Böylece 27.Alaya ve onun komutanları Yarbay Mehmet Şefik bey ile Halis beye yapılan haksızlıklar bir ölçüde giderilmiş olur
 
4631_Atilla Aşçı 23-11-2014, 05:22:22
Kimseyi yüceltme veya alçaltma amacı gütmeden söylemek istediklerimi kısaca dile getirmek istiyorum. Büyük bir çıkarmanın başladığı ve görüldüğü bölgeye yakın bir mevziye ihtiyat ve gözetleme görevi verilen askerlere mermi verilmemesi açıklaması bana harp yönetimi açısından pek akılcı gelmedi. Bunun nedeni cephane eksikliği midir ?
 

KATEGORİDEKİ DİĞER BAŞLIKLAR

07/11/2017 - 18:30 Pomakların Çanakkale Ağıdı - Pesna (Ömer Arslan)

30/10/2017 - 18:41 25 Nisan 1915, Arıburnu Anzak Çıkarmasında 57.Alay’ın Conkbayırı’na İntikali – Yeniden Değerlendirme ( M. Şahin Aldoğan )

17/10/2017 - 11:31 Prof. Dr. Christopher Bell'in yeni eseri Churchill and the Dardanelles üzerinden bir inceleme: Churchill Çanakkale Savaşlarının tek sorumlusu mudur?

09/09/2017 - 05:40 Florence Nightingale’in Eli Anadolu’ya da Değmişti-Kırım Savaşından Unutulan İlk Prefabrik Hastane: Erenköy (Renkioi) (Mustafa Onur Yurdal)

22/08/2017 - 07:18 Kuşatma ve Esaretin Adı KÛTULAMÂRE Esir Bir İngiliz Subayın Anıları - Edward W.C. Sandes -(Muzaffer Albayrak)

09/08/2017 - 18:07 19. Tümen Kurmay Başkanı İzzettin Çalışlar’ın Çeşitli Konferans ve Yayınlarında Conkbayırı Süngü Taarruzu (Melike Bayrak-Mustafa Onur Yurdal)

27/07/2017 - 13:33 Çanakkale’nin Filistin’deki Yansıması 2.Bölüm - 2.Gazze Muharebesi (Tuncay Yılmazer )

11/07/2017 - 10:07 Çanakkale’nin Filistin’deki Yansıması : Gazze Muharebeleri ( 1.Bölüm) (Tuncay Yılmazer)

22/05/2017 - 05:29 Müstahkem Mevkii’nin Anafartalar’daki Sesi - Küçük Anafartalar Topları (Bayram Akgün)

09/05/2017 - 08:12 Kûtulamâre Kuşatması’ndan Esarete Yüzbaşı Sandes’in Hatıraları - Çev. Tuncay Yılmazer

02/05/2017 - 11:45 İzmir-Bayındır İlçesinden Çanakkale Harbine Katılanlar (Necat Çetin)

28/04/2017 - 08:49 Kûtulamâre Zaferi 1916 (Muzaffer Albayrak – Vahdettin Engin)

23/04/2017 - 21:24 Türk Ordusu’nda Künye Uygulamasına İlişkin İlk Girişimler ve İlk Künyelerle İlgili Kısa Bilgiler (The First Attempts On The Use Of Identity Tags In Turkish Army And Information About The Early Identity Tags) (Burhan SAYILIR)

13/04/2017 - 05:43 Müstahkem Mevki’nin Kara Savunması İçin Top Desteği Sağlaması (Bayram Akgün)

07/04/2017 - 14:30 Çanakkale Muharebelerinde İdari ve Lojistik Faaliyetler (Ayhan Candan)

06/04/2017 - 19:17 Kabataş Erkek Lisesi 1.Büyüteç Tarih Öğrenci Sempozyumu (8-9 Nisan 2017)

04/04/2017 - 21:12 Resmi Belgelere (Nüfus Ölüm-Genelkurmay-Kayıtsız Ölüm Defterleri) Göre İzmir - Beydağ Şehitleri (Necat Çetin-A.Levent Ertekin)

31/03/2017 - 07:25 Çanakkale nin Şehit Kalemleri (İsmail Sabah)

27/03/2017 - 19:43 Çanakkale Müstahkem Mevkii’ye Bağlı Top Mermisi Çeşitleri (Bayram Akgün)

25/03/2017 - 20:58 GeliboluyuAnlamak Özel- 100. Yılında Gazze Muharebeleri Kahramanlarını Anıyoruz (Tuncay Yılmazer)

17/03/2017 - 21:15 18 Mart Özel Makalesi - Yaşayanların Ağzından 18 Mart Boğaz Muharebesi (Ahmet Yurttakal)

16/03/2017 - 08:51 18 Fotoğrafla Çanakkale Boğaz Muharebesi 18 Mart 1915 - 18 March 1915 Dardanelles Assault with 18 photographs (Ahmet Yurttakal)

13/03/2017 - 05:47 Çanakkale Muharebeleri’nde Bir Hile: Sahte Toplar (Bayram Akgün)

07/03/2017 - 04:27 Çanakkale Zaferi’nden Mescid-i Nebevi’ye (Enver Paşa’nın 1916 Filistin-Hicaz ziyareti) (Tuncay Yılmazer)

23/02/2017 - 07:48 Gelibolu Savunması Bir Karargâh Çalışması - General G.S. Patton (Haluk Oral)

09/02/2017 - 06:24 İkinci Kirte Muharebesi (6-8 Mayıs 1915 Taarruzları) (Yücel Özkorucu)

31/01/2017 - 12:29 Türk Boğazları Meselesi (Ayhan Candan)

24/01/2017 - 05:39 Kanlı Bir Mendil Hikayesi (Ömer Arslan)

19/01/2017 - 10:32 Irak Cephesinde Gönüllü Kahramanlar Osmancık Taburu (Muzaffer Albayrak)

23/12/2016 - 20:32 Atlas Tarih Dergisi Aralık-Ocak Sayısında 1916 Sina Filistin Hicaz Cephesi (Tuncay Yılmazer)

13/12/2016 - 07:23 Birleşik Harekat Tecrübesi Olarak Cihan Harbinde Türk-Alman Askeri İttifakı (Gültekin Yıldız)

02/12/2016 - 20:23 Çanakkale Kara Muharebelerinde Ağıl Dere (Şaban Murat Armutak)

15/11/2016 - 11:48 Çanakkale de Bir Melek Hanım (Muzaffer Albayrak)

01/11/2016 - 05:41 Çanakkale Kara Muharebelerinde Asma Dere (Şaban Murat Armutak)

24/10/2016 - 06:55 42. Alay / Gelibolu 1915 - Ahmet Diriker (Oğuz Çetinoğlu)

10/09/2016 - 11:12 Seddülbahir Kahramanı Bigali Mehmet Çavuş (Ömer Arslan)

03/07/2016 - 14:42 Çanakkale’den 100. Yılında Somme’a:Bir Savaş, İki Muharebe (Mustafa Onur Yurdal)

11/06/2016 - 14:37 I.Dünya Savaşı nda Şii Ulemasının Cihat Fetvaları Çerçevesinde Irak Cephesi (Ziya Abbas)

01/06/2016 - 06:23 Kutülamare- Yarbay Mehmed Reşid Bey in Günlüğü (İ. Bahtiyar İstekli)

23/05/2016 - 12:01 Osmanlı Devleti’nin Çanakkale Muharebelerinde Sağlık Alanındaki Faaliyetleri (Ayhan Candan)

16/05/2016 - 07:38 Bir Osmanlı Kurmay Subayı- Iraklı Kürt Devlet Adamı, Mehmet Emin Zeki Bey in Yaşam Öyküsü (Tuncay Yılmazer)

10/05/2016 - 13:00 Mezopotamya da Bir Savaş 1915-1916 KutülAmare – Nikolas Gardner ( Tuncay Yılmazer )

07/05/2016 - 07:31 Birinci Dünya Savaşının İslam Dünyasına Etkileri (Yüksel Nizamoğlu)

30/04/2016 - 19:20 Çanakkale Savaşı: Bir Siyasi Mücadele Alanı (Özgür Öztürk)

23/04/2016 - 19:13 25 Nisan 1915 Anzak Çıkarması İlk Saatleri – Daha Erken Müdahale Edilebilir miydi? ( Ahmet Yurttakal )

17/04/2016 - 21:26 Maskirovka Harekatı - KutülAmare bir zafer midir? ( Tuncay Yılmazer )

13/04/2016 - 05:30 Çanakkale Savaşları ve Barbaros’un Batışı (İsmail Bilgin)

28/03/2016 - 11:20 Çanakkale Muharebelerinde Osmanlı Ordusunun Asker Kaybı (Ayhan Candan)

26/03/2016 - 09:55 Eğitimli Neslin Birinci Dünya Savaşı ile İmtihanı ( Dr. Nuri Güçtekin )

24/03/2016 - 10:00 Birinci Dünya Savaşı nda Yozgat Lisesi (Dr. Nuri Güçtekin)

21/03/2016 - 06:35 Çanakkale Seferberliği: Savaş, Eğitim, Cephe Gerisi (Mustafa Selçuk)

17/03/2016 - 08:15 18 MART ÖZEL - Çanakkale Zaferi ve Cevat Paşa (Ahmet Yurttakal)

11/03/2016 - 06:49 Zaferi Kanla Yazan Fındıklılı Mehmet Muzaffer (İsmail Bilgin)

02/03/2016 - 12:48 Kut’ül Amare Zaferi -2 (İsmail Bilgin)

29/02/2016 - 11:29 Kut’ül Amare Zaferi -1 (İsmail Bilgin)

22/02/2016 - 12:27 Gertrude Bell Irak Sınırını Çizen Kadın (Veysel Sekmen)

14/01/2016 - 08:43 Çanakkale Şehidi Feyzi Çavuş’un Zevcesi Zehra Hanımın Padişaha Mektubu (Osman Koç)

23/12/2015 - 16:47 Çanakkale Savaşlarında Binbaşı Halis Bey’e Ait Bir Ganimetin Öyküsü (Serdar Halis Ataksor)

10/12/2015 - 18:03 Mesudiye Zırhlısının Dramı (Cemalettin Yıldız)

06/12/2015 - 20:29 Kut’ülamarenin Türklere Tesliminden Sonra Irak İngiliz Ordusunun Faaliyetlerine Dair Rapor (Haz. Serdar Halis Ataksor)

01/12/2015 - 10:11 10 Ağustos 1915 Conkbayırı Süngü Hücumu (Muzaffer Albayrak)

17/11/2015 - 21:09 Çanakkale Deniz Muharebelerinde Verilen Zayiatlar (Ahmet Yurttakal)

10/11/2015 - 05:19 Reis-i Cumhur Mustafa Kemal in Çanakkaleyi ziyaretleri (M. Onur Yurdal )

08/11/2015 - 22:04 Mustafa Kemal Paşanın Osmanlı Devleti’nin 1. Dünya Savaşına girişiyle ilgili görüşlerine dair bir belge

Osmanlı Devleti Umumi Harpte Tarafsız Kalabilir miydi? - Yusuf Akçura (Değerlendirme: Muzaffer Albayrak)

Nazım’ın Dayısı Çanakkale Şehidiydi (Melih Şabanoğlu)

Çanakkale Destanının Ölümsüz Efsaneleri (Osman Koç)

21/10/2015 - 04:02 100 Yıl Sonra İlim Heyeti Çanakkale’de Programı

17/10/2015 - 11:50 Çanakkale Savaşı'nın Kanada'da Bıraktığı İzler (Birol Uzunmehmetoglu)

27/09/2015 - 16:01 1917 Yılında Hicaz Cephesi:Arap İsyanının Yayılması ve Medine’nin Tahliyesi Programı (Yüksel Nizamoğlu)

22/09/2015 - 13:07 III. Kolordu’nun Çanakkale Muharebeleri’ne Hazırlanış Süreci (İsmail Bilgin)

15/09/2015 - 04:28 Kutü-l Amare Kahramanı Halil Kut Paşa (Enes Cifci)

11/08/2015 - 04:07 Türkiye Büyük Savaş a Nasıl Girdi? ( Emre Kızılkaya )

29/07/2015 - 03:30 1915 Gelibolu Harbi Günlüğü- Kazım Şakir (İ. Bahtiyar İstekli)

07/07/2015 - 02:49 Suyu Arayan Adamların Öyküsü - Millete Deva Olmak , Osmanlı Savaş Esirleri, TIP ve Milliyetçilik ( 1914-1939 ) -Yücel Yanıkdağ (Tuncay Yılmazer)

30/06/2015 - 03:55 Tarih, Otobiyografi ve Hakikat Yüzbaşı Torosyan Tartışması ve Türkiye’de Tarih Yazımı (Derleyen: Bülent Somay)

21/06/2015 - 16:34 Türklere Esir Olmak (Doğan Şahin)

23/05/2015 - 04:36 Çanakkale Savaşı

16/05/2015 - 15:30 İtilaf Devletleri Askerlerinin Gözüyle Çanakkale

12/05/2015 - 12:50 Muaveneti Milliye Muhribi Torpito Zabiti Ali Haydar Öztalay (Çimen Yüksel)

09/05/2015 - 08:24 Osmanlılar ve Ermeniler / Bir İsyan ve Karşı Harekâtın Tarihi (Edward J. Erickson)

03/05/2015 - 15:39 Neuve Chapelle’den Gelibolu’ya: Bir Askeri Planın Gelibolu’da Uygulamaya Konulması ( Mustafa Onur Yurdal )

28/04/2015 - 03:52 Cephe Arkadaşı Çanakkale Cephesi

25/04/2015 - 03:07 Çanakkale Müstahkem Mevkii Bataryalarının 25 Nisan 1915 ‘teki Rolü (Bayram Akgün)

24/04/2015 - 15:07 25 Nisan 1915 üzerine Gelibolu’yu Anlamak’ta çıkmış makalelerden seçmeler (Tuncay Yılmazer)

18/04/2015 - 17:10 Çanakkale Şehitleri Listesinde Ezineli Yahya Çavuş’un Adı Yok (Osman Koç)

10/04/2015 - 00:06 Kıyamet Koptuğunda - Hasan Cevdet Bey

03/04/2015 - 01:36 Rusya’daki 90.000 Osmanlı Savaş Esiri ve Sarıkamış Muharebesi (Yücel Yanıkdağ)

27/03/2015 - 17:57 Bir Hikayenin Daha Sonu: Topçamlar Tabyası (Bayram Akgün)

14/03/2015 - 07:57 Düşmana Korku Salan Efsanevi İntepe Topçularından Topçu Üsteğmen Mehmet Ali Bey (Muzaffer Albayrak)

11/03/2015 - 02:38 Seddülbahir’de Yalnız Top-210/40’lık Roon Topu (Bayram Akgün)

01/03/2015 - 13:31 Çanakkale Muharebeleri’nin İdaresi, Komutanlar - Strateji (Ed.: Lokman Erdemir, Kürşat Solak)

24/02/2015 - 17:39 Çanakkale Cephesinde Bir Damla Su İçin- Gelibolu Yarımadasında Jeoloji ve Muharebe İlişkisi ( İsmail Bilgin )

15/02/2015 - 17:55 Hashtag Tarih Dergisi Şubat 2015 Sayısında Kitap Değerlendirme Yazısı

08/02/2015 - 07:11 “Hafız Hakkı Paşanın Sarıkamış Günlüğü” Kitabıyla İlgili Mülahazalar (İsmail Bilgin)

// Bir Asır Sonra Ermeni Tehciri ve Çanakkale Üzerine… 100. Yıl Nasıl Anılmalı? (Tuncay Yılmazer)

23/12/2014 - 08:24 Sarıkamış İhata (Kuşatma) Harekâtı (İsmail Bilgin)

17/12/2014 - 02:24 Kut ül Amare Zaferi (Necmettin Özçelik)

08/12/2014 - 18:22 1. Dünya Harbi

06/12/2014 - 13:44 The Water Diviner – Son Umut Filminin Galasından Notlar… ( Tuncay Yılmazer )