DOKUN Dergisi’nde Tuncay Yılmazer İle Söyleşi...

Tarih: 06/04/2014   /   Toplam Yorum 3   / Yazar Adı:      /   Okunma 8975

“Çanakkale geçilmez” sözü nasıl ortaya çıktı, nasıl doğdu? “Çanakkale geçilmez” sözü Çanakkale savaşının sembolik bir ifadesidir. Bu tip cümlelerin üzerinde fazla durulmamasından yanayım. Çünkü geri plandaki seyrini ve sonuçlarını biraz maskeliyor. ……. Tarihi dokunun yok edilmesi hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Bunca yıldır yapılmamış bir şehitlik; efendim bir yerde şehitlik bulduk a hadi çevirelim, beton dökelim oraya, ağaçları keselim, asfalt döşeyelim. İyi de kardeşim sen 100 yıldan beri kalan toprak parçasını, arazi parçasını bozdun… Ben bu konuda bölge de sorumlu olan bakanlıklardan, görevlilerden bu konuda daha duyarlı olmalarını beklerdim. Bu konuda hayal kırıklığı içerisindeyim. Çanakkale hakkında birçok kahramanlık öyküleri anlatılıyor. Bunlar yaşanmış mıdır? Bu aslında Çanakkale savaşının halkımızın benliğinde ne kadar yer ettiğini gösterir. Bunlara aslında gerçekten olmuş mudur olmamış mıdır dan ziyade bir folklorik özellik vererek değerlendirmek lazım. Misal bir bulut geldi bir İngiliz birliğini aldı götürdü. Bunun araştırmasını da yaptık, makalem de yayınlandı, böyle bir şey yoktur. Veya aksakallı dede geldi, ağaçlar eğildi vs. Çanakkale’de ki maneviyatı vurgulamak için böyle tartışmalı hatta gerçek olmayan şeyleri anlatmanın çok doğru olmadığını düşünüyorum.

 

Sizi Tanıyabilirmiyiz?

1970 yılında doğdum. İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden 1993 yılında mezun oldum. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde uzmanlık eğitimini tamamlayarak 1999 yılında Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı oldum. Amsterdam Üniversitesi Emma Çocuk Hastanesi’nin Metabolik Hastalıklar Ünitesi’nde bir yıl çalıştım. Halen İstanbul ‘da özel bir hastanedegörev yapıyorum. Evliyim.Akif Emre ve Yunus adında iki oğlum var.

Uzun zamandır Çanakkale Muharebeleri üzerine araştırmalar yapıyorum. Zaman, Hürriyet, NTV Tarih, Derin Tarih, Kültür Dergisi gibi gazete ve dergilerde bu savaşın az bilinen gerçekleri ve günümüze olan yansımaları konusundaki makalelerimyayımlandı. Çeşitli kuruluşlarda konferanslar verdim. Kitaplarım: Alçıtepe’den Anafartalar’a Çanakkale Kara Muharebeleri ( Yeditepe Yayınevi, 2005) Sorularla Çanakkale Muharebeleri (Muzaffer Albayrak’la birlikte, 2006 ) 2006 yılından bu yana Çanakkale Savaşı başta olmak üzere Birinci Dünya Savaşı ile ilgili araştırmaların yayınlandığı "www.geliboluyuanlamak.com” sitesinin editörlüğünü yapmaktayım.

Çanakkale ilgisi sizde nasıl başladı?

Küçüklüğümden beri tarihe genel bir merakım vardı. Özellikle 2000 li yılların başında bölgeye yaptığım bir geziden de çok etkilendim. Daha önceden genel bir takım bilgilerim vardı ama oranın arazisini de görünce merakım daha da arttı. Dolayısıyla o yıllardan beridir çalışma yaptığımız grubumuzla Başbakanlık Osmanlı Arşivlerinden Muzaffer Albayrak, Askeri tarihçi Şahin Aldoğan, tarihçi Ahmet Yurttakal , Tarihçi Fatih Güldal gibi isimlerle arazi araştırması yapıyoruz. Yerli ve yabancı kaynaklardan öğrendiğimiz teorik bilgileri savaş arazisi (Çanakkale arazisi) üzerinde Gelibolu yarım adası üzerinde bir nevi pratiğini yapıyoruz. Savaşı deyim yerindeyse yeniden yaşıyoruz. Bu arazi çalışmasının önemli olduğunu düşünüyorum yani bir şeyi teorik olarak bilmekle o bilgilerinizi arazi üzerinde karşılaştırmak daha farklı oluyor. Çünkü Gelibolu yarım adasında çok farklı cepheler var, benim en çok hoşuma giden şeylerden bir tanesi de her gittiğim de yeni bilgiler öğreniyorum. Bunca yıldır bölgeye senede üç, dört kere gitmeme rağmen her gittiğimde ilk kez gidiyormuş heyecanıyla gidiyorum ve yeni bilgiler öğreniyorum Teorik bilgilerimizi arazi üzerinde hayata geçirmek gerçekten çok etkili oluyor. İnsanın bir kere daha, bir kere daha gidişini tetikliyor. O açıdan önemli. Herhalde binlerce kez gitsem bıkmam yani.

Çanakkale ruhu nedir bunun hakkında bize bilgi verir misiniz?

Çanakkale ruhunu bildiğimiz üzere tanım olarak ilk yapan Mustafa Kemaldir. Kurmay Yarbay Mustafa Kemal bey şahit olduğu bir olayı anlatırken Çanakkale ruhu ifadesini kullanıyor. Bomba sırtı denilen olayda Mustafa Kemal bey gazeteci Ruşen Esref Ünaydın’a siperdeki askerlerin çok kısa zamanda şehit olacaklarını bilebile Kur’an okuyarak, dualar okuyarak siperlerden düşmana saldırmasını ve bunu kendi dini ve vatanı için yapmasını “Çanakkale ruhu” olarak yorumlar. Çanakkale ruhu bence zor durumda (malzeme olarak, teçhizat olarak, askeri güç olarak) olursanız olun eğer imanınız güçlü ise inancınız tam ise Allah’a olan sarsılmaz inancınızla, dünyanın en güçlü ordularını, en güçlü donanmalarını bile dize getirebilmenin bir ifadesi olarak görüyorum. Tabi o ruh bugün ne kadar devam ediyor, ne kadar biz buna sahibiz o da ayrı bir tartışma konusu. Şu dönemde Çanakkale ruhuna sahip olabildiğimizi de düşünmüyorum. Belki o dönemde o ruh olduğu için kazandık ama şu dönemde Çanakkale ruhu var mı? Ona inanıyor muyuz? Gerçekten tartışmalı olduğunu düşünüyorum.

Çanakkale zaferinin Anadolu’da ki İslami varoluş açısından önemi nedir? Veya Çanakkale’nin Osmanlı İslam tarihi açısından önemi nedir?

1.Dünya Savaşı’nda şu unutulmamalı ki Osmanlı devleti yeryüzündeki bağımsız birkaç Müslüman devletten birisi. Müslüman toplumların çoğunluğu sömürgeciliğin esareti altındaydı. Dolayısıyla Çanakkale zaferinin kazanılması Müslüman toplumlar üzerinde çok ciddi anlamda olumlu etki yapmıştır. Bunu Arabistan’da Hindistan’da kuzey Afrika’da ki Müslüman toplulukların çoğunda görüyoruz. Buna örnek olarak size Kazım Karabekir paşanın Çanakkale savaşı sırasında askerlere verdiği bayram hutbesi vardır. 17 Ekim 1915 tarihli bu hutbenin bir bölümünde kazım Karabekir paşa şunları söylüyor: “yarın kurban bayramıdır. Yüz binlerce muvahhidinin, Kâbe-i Muazzama’da dergâh-ı ulûhiyete yöneldiği, rahmeti ilahiye kapılarının âlemi İslam’a açıldığı gündür. İngiliz vahşeti, Fransız denâyeti, Rus zulüm ve esareti milyonlarca İslam kardeşimize bu sene Kâbe’yi Muazzama’nın kapılarını kapadı. Bu melanet elbette Gayretullah’a dokunacaktır. Orduyu İslam pek yakında Mansur ve muzaffer olacaktır. Gelecek yılın bu günleri 400 milyon ehli İslam hür, müstakil ve müttehit riva-ül Hamdi ahmedi altında âli Osman bayrakları sayesinde müştak ve müftefiri olduğu beytullaha kavuşacak ve lebbeyk diye haykıracaktır. Her evde, her bucakta, tehliller, tekbirlerle kurbanlar kesilirken, bizde kerevizdere kurbanlarımıza ve şehit kardeşlerimize Fatihalar gönderelim. Bizler ya şehitlik ya gazilik duygusuyla hakka bel bağlayalım. Ta ki dinimiz kurtulsun, namusumuz masum kalsın, namı millet yükselsin, vatan ebedi şan ve şeref bulsun. Bu mübarek gün vesilesiyle zabitan ve efrat arkadaşlarımın gözlerinden öper, cümleyi tebrik ederim.”

Bence bu Çanakkale ruhunu da farklı bir açıdan gösteren bir konuşma. Çünkü bütün İslam aleminin esaret altında olduğunu ve İngilizler, Fransızlar ve Ruslar, 1. Dünya savaşındaki düşmanlarımız yüzünden haccın yapılamadığını ve bunun önümüzdeki yıllarda yapılacağını söylüyor. Tabi unutmamak gerekir ki Çanakkale o dönemde geçilseydi ve Osmanlı devletinin 1. Dünya savaşına erken vedası ve İstanbul’un erken işgali ciddi anlamda İslam dünyası için bir yıkım olacaktı. Onun içindir ki Mehmet Akif Bedir muharebesine benzetir Çanakkale’yi. Tabi bu benzetmeyle onu aşırıya kaçmakla suçlayanlarda vardır. Onun detaylarına girmek istemiyorum ama o dönemdeki psikolojiyi aktarması ve İslam dünyasının bir nevi son kalesi olarak görünmesi açısından önemlidir diye düşünüyorum. Sonuçta şairler bazı abartılar yapabilir ama onun arka planındaki niyetini görmek lazım. Bunun yanında çok enteresandır şehit olan askerlerimiz Bedir savaşında şehit olan sahabelerin isimlerini formalarının iç tarafında taşıyorlardı. Askerlerin bedir savaşındaki şehitlerin isimlerini üstlerinde taşımlarının ne kadar büyük bir anlamı olduğunu düşünüyorum. Muhtemelen Mehmet Akif’te bunu biliyordu, şiirinde de bundan dolayı bedir savaşına vurgu yapmış olabilir. Askerin kendisinde de böyle bir Bedir ruhu vardı, diye düşünüyorum.

Çanakkale zaferinin elde edilmesinde asker üzerindeki moral ve motivasyon nasıl olmuştur? Askerlerin o zaman ki ruh halleri nasıldı?

Moral ve motivasyon önemliydi. Çünkü biz bir çok açıdan İngiliz ve Fransızlara, saldıran itilaf devletleri kuvvetlerine karşı çok ciddi eksiklerimiz vardı. Asker olarak, cephane olarak ciddi eksiklerimiz vardı. Ancak askerimizin Allah’a olan sarsılmaz inancı, aynı zamanda moral ve motivasyonlarının yüksek tutulması, zaferi getiren en büyük faktörlerin başında geliyordu diye düşünüyorum. Sonuçta böylesine yıpratıcı bir savaşta dayanabildik ve Allah’ın izniyle başarılı olduk.

Çanakkale zaferi yeni nesle nasıl anlatılmalı?

Çanakkale savaşının manevi vurgusu mutlaka yapılmalı. Ayrıca bu savaşın 1. Dünya savaşının yani genel, global ölçekte tüm dünyayı ilgilendiren bu savaşlar zinciri olan 1. Dünya savaşının bir parçası olduğunu ve en önemli muharebelerinden bir tanesi olduğu vurgulanmalı. Bizim Çanakkale anlatımımızda biraz bağımsız bir savaşmış gibi ya da kurtuluş savaşının bir parçasıymış gibi anlatılıyor. Hâlbuki öyle değil. 1. Dünya savaşının seyrini değiştiren en önemli muharebelerin başında geliyor. Sadece bizim açımızdan değil, Çanakkale savaşının sonucuyla, hem bizim karşımızda bulunan devletlerin, hem de bizimle beraber müttefik olan Almanya’nın da savaş planları kökünden değişmiştir. Ülkelerin politikaları değişmiştir. 1. Dünya savaşının seyri değişmiştir. Bundan en çok zararlı çıkan ülkelerin başında Rusya gelir. Ondan sonra İngiltere ve Fransa gelir. Biz de tabi kaybettiğimiz insan sayısıyla, gücü açısından bu savaşın bedelini ödedik. İnsan kaybıyla, yetişmiş insanımızın, gençlerimizin kaybıyla ödedik.

“Çanakkale geçilmez” sözü nasıl ortaya çıktı, nasıl doğdu?

“Çanakkale geçilmez” sözü Çanakkale savaşının sembolik bir ifadesidir. Bu tip cümlelerin üzerinde fazla durulmamasından yanayım. Çünkü geri plandaki seyrini ve sonuçlarını biraz maskeliyor. Bazı olayları böyle kısa cümlelerle ifade etmek, onun ruhunu tam olarak yansıttığını düşünmüyorum. Onun için nasıl çıktığından ziyade, böylesine büyük bir sosyal, toplumsal, siyasi, askeri sonuçları olan bir olayın, geri planını daha ayrıntılı bir şekilde bilmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bu tip kavramların çok fazla üzerinde durmak yerine, geri planını irdelemek gerektiğini düşünüyorum.

Çanakkale geçilmez olmasının İslam ve batı dünyası açısından yankıları nelerdir?

İslam toplumlarına Çanakkale zaferi ciddi anlamda bir özgüven kazandırdı. O döneme kadar hep böyle geri tabir edilen, batı karşısında hem psikolojik olarak, hem entelektüel, hem siyasi, hem toplumsal anlamda geri olan, geri kabul edilen İslam dünyasının, iman gücüyle, İslam gücüyle neler yapabileceğine çok güzel bir örnek oldu. 1. Dünya savaşının devam eden yıllarında bunu dönemin yönetimi çok fazla kullanamadı bu da ayrı bir mesele. Batı dünyası içinde az önce belirttiğimiz gibi savaşın seyri değişti, savaş uzadı. Herkes çok kısa bir süre içerisinde bitmesini beklerken, başta İngiliz siyasetçiler dâhil. İstanbul’u çabuk ele geçireceklerini ve Osmanlı’yı saf dışı edeceklerini düşünürken. Dönemin birkaç tane bağımsız İslam ülkesinden birisi olan bir ülkeyi, kendi hâkimiyetlerine alacaklarını düşünürken, birden bire hiç beklemedikleri bir yenilgiyle, sonuçla karşılaştılar. Dolayısıyla her iki tarafında savaş planları değişti ve savaş uzadı. Batı dünyası ve genel dünya ölçeğinde de Çanakkale savaşının en büyük sonucu budur. Savaşı uzatması ve savaşın seyrini değiştirmesi.

Tarihi dokunun yok edilmesi hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

Bu konuda çok dertliyim. Çanakkale ruhuna aykırı olarak görüyorum. Kendi görüşüme göre savaşın gerçekleştiği coğrafyaya sonradan özellikle şu son dönemde, anıttı, yol yapmaydı, yol genişletmeydi gibi tarihi dokuyu bozan çalışmalar yapılması, ne yazık ki oranın manevi değerine yapılmış bir saygısızlık olarak görüyorum. Çünkü araziyi değiştirdiğiniz zaman siper izlerini kapatıyorsunuz, dereleri düzlüyorsunuz. Onların her birinin savaş sırasında önemi var. Şimdi siz oraya bir dozerle girip düzlediğiniz zaman hem kendi kültürümüze uymayan hem de bölgenin tarihi ve doğal dokusuna uymayan, tahrip eden bir yapılaşmanın Çanakkale ruhuyla çok ilgisi olduğunu düşünmüyorum. Bunca yıldır yapılmamış bir şehitlik; efendim bir yerde şehitlik bulduk a hadi çevirelim, beton dökelim oraya, ağaçları keselim, asfalt döşeyelim. İyide kardeşim sen 100 yıldan beri kalan toprak parçasını, arazi parçasını bozdun. Hani çok değerli eşyaların olduğu bir yere örneğin Topkapı sarayına girmişsin dozerle, orada ki çok değerli eşyaları, padişah kaftanlarını mahvetmişsin, yırtmışsın, sütunları devirmişsin, ha bunu yapmışsın. Yani bana anıt yapıyorsun içinde sonsuzluk yolu var diyorsun. Bizim kültürümüzde olmayan şeyler. Hakeza yaptığın mezarlıklar hiçbir zaman kültürümüzle alakalı değil. Ben bu konuda bölge de sorumlu olan bakanlıklardan, görevlilerden bu konuda daha duyarlı olmalarını beklerdim. Bu konuda hayal kırıklığı içerisindeyim.

Çanakkale hakkında birçok kahramanlık öyküleri anlatılıyor. Bunlar yaşanmış mıdır?

Bu aslında Çanakkale savaşının halkımızın benliğinde ne kadar yer ettiğini gösterir. Halkta o nesilden nesle anlatılırken bir takım forklorik öğeler katılabilir. Bunlara aslında gerçekten olmuş mudur olmamış mıdır dan ziyade bir forklorik özellik vererek değerlendirmek lazım. Misal bir bulut geldi bir İngiliz birliğini aldı götürdü. Bunun araştırmasını da yaptık, makalem de yayınlandı, böyle bir şey yoktur. Veya aksakallı dede geldi, ağaçlar eğildi. Çanakkale’de ki maneviyatı vurgulamak için böyle doğrulu tartışmalı hatta doğru olmayan şeyleri anlatmanın çok doğru olmadığını düşünüyorum. Az önce de örnekler verdik. Zaten oraya katılan insanların manevi duyguları çok fazla onun için böyle ekstra şeylere gerek yok. Mehmet Hilmi bey, Rumeli mecidiyenin komutanı. Yani bizim bildiğimiz Seyit onbaşının komutanı. Mehmet Hilmi beyin anılarında, askerlerini hazırlayışı var. Yani etkilenmemeniz mümkün değil. Dualar okunacak top ateşlenirken, kim ne duayı okuyacak, hiçbir zaman abdestsiz olmayacak, askerlerin hem teknik hem manevi eğitimi verilecek, namaz kılmayan olmayacak tabyada. İnsanlara bunları anlatmak lazım. Şimdi bunları anlatmayınca belki oradaki insanları etkileyebilirsiniz. İnsanlar bulut almış İngilizleri götürmüş diyebilirler ama sonuçta olmamış bir olayı anlatıyorsunuz. İnanan bir insan olarak olmamış ya da doğruluğu çok tartışmalı bir olayı anlatmanın kişilerin maneviyatına çok fazla etkisi olduğunu düşünmüyorum. Ben bu olayı, gerçekten olmuş bir olayı okuduğumda çok etkilenmiştim mesela. Çünkü bir komutan düşünün, askerinin topu ateşlerken bile hangi duayı okuyacağına, abdestsiz hiçbir şekilde savaş sırasında bulunmayacağına ve onların manevi eğitimine ne kadar önem veriyor. Bundan daha büyük bir şey olabilir mi? Veyahut az önce belirttiğimiz Kazım Karabekir paşanın hutbesi. Bütün ordu komutanlarının, tabur komutanlarının resmi emirlerinde her zaman için, maneviyata, Allah’ın her zaman bizim yardımcımız olduğuna dair vurgular var. Allah bizimle beraberdir yazıyor topun üzerine. Böyle bir ordu varken, bunları vurgulamak varken yani sizin topunuz, tankınız eksikken siz dünyanın en güçlü donanmasına karşı zafer kazanmışsınız, bundan daha büyük Allah’ın yardımı, mucizesi olabilir mi? Bu başlı başına inanan insan için ibretlik bir durumdur. Her konuşmamda da belirtiyorum. Çanakkale konusunda daha öğrenecek çok şeyimiz var.


  8975 defa Görüntülendi.

**********************

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri Tuncay Yılmazer'in benimsediği anlamına gelmez. Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederiz.

**********************

Makaleye Yorum Ekle

 

YORUMLAR

4422_Münir Kuşcu 08-04-2014, 22:35:31
Sayın Bey Efendi,
Siteniz, takip etmekte olduğum son yıllarda Çanakkale Savaşları hakkında pek çok şey öğrendim,öğreniyorum.Başarılarınızın ve enerjinizin bitmeden devamını canı yürekten
arzu ediyorum.Saygılar sunuyorum
 
4431_ysf dl 23-04-2014, 21:49:08
ne demek öğrenilecek çok şey var? İngiliz lordu bilmemne Curzon meclislerinde boşuna mı demiş, türklerin imanını ellerinden almadıkça buraya değil bu donanmayla, bunun 10 katı güçle yüklensek muvaffak olamayız diye boşuna mı konuştu zamanında? seyit onbaşı insanüstü güçle yüklediği mermiyle gemiyi batırmadı mı? materyalist bir zihniyete sahipseniz ve maneviyatın gücünü kabul etmezseniz zaten bunları ne kadar anlatsak boşunadır. sizden ricamız, aydınlatma adını yazdığınız bu kişisel olmaktan öte gidemeyecek görüşlerinizle kafaları karıştırmamanızdır.
 
4493_verdi bayram 07-08-2014, 10:04:09

Eleştiri yaparken insanların bilgi ve emeğine saygılı olunmalıdır.Tuncay hoca kendini Çanakkale savaşlarına adamış bir şahsiyettir."ne demek öğrenilecek çok şey var?" bu nasıl bir hitap şeklidir.Elbette hayatta her konuda öğrenilecek çok şey vardır ve bunun sonu yoktur.Sonra hocam maneviyatın gücünü kabul etmiyorum demiyorki. Elbette maneviyat önemlidir ama savaşta strateji tecrübe silah ve zeka olmadan başarı sağlanamaz. Almanların getirip monte ettikleri toplar makineli tüfekler mayınlar olmasaidi sadece maneviyatla bu zafere imza atmak mümkün değildi.Son olarak; Seyit onbaşının Fransız zırhlısı Ocean'ı batırmadığı zırhlının mayına çarptığı,Mecidiye tabyasında zırlıya ulaşabilecek menzilde topun olmadığı ispatlanmıştır.Alman denizalılarının batırdığı gemileden haberiniz varmı?
 

KATEGORİDEKİ DİĞER BAŞLIKLAR

15/03/2017 - 13:17 18 Mart Zaferi ve Kahramanları Sergisi

03/03/2017 - 18:04 Çanakkale Gazisi Bigalı Mehmet Çavuş Anma Programı - 4 Mart 2017 Bahçeli Köyü/Biga

13/02/2017 - 08:53 Atlas Tarih Dergisi Şubat Sayısında 1. ve 2. Gazze Muharebesi Dosyası (Tuncay Yılmazer)

05/01/2017 - 11:29 Duyuru: Tarihin Akışını Değiştiren Savaş Çanakkale - 17 Ocak 2017 Muzaffer Albayrak Söyleşisi

28/12/2016 - 18:07 15 Temmuz Darbesinin Gölgesinde Bir Yıl: Çanakkale, KutülAmare, Somme dan Halil İnalcık Hocaya... 10 Yaşına Giren GeliboluyuAnlamak ta 2016 böyle geçti (Tuncay Yılmazer)

11/12/2016 - 15:52 GeliboluyuAnlamak tan Duyuru: Teröre Lanet

24/11/2016 - 06:22 Kronik Kitap Dört Yeni Eserle Yayın Hayatına Başladı

17/11/2016 - 07:02 Tarih Bir Din Değil İlim Sahasıdır (Seyit Ahmet Sılay)

29/09/2016 - 18:50 Dr. Kilisli Rıfat ın İzinde Osmanlı dan Türk e ve Ötesi (Nükhet Kardam)

09/08/2016 - 13:11 Aşk Cephesi – Bahadır Yenişehirlioğlu ( Sinem Şahin )

04/08/2016 - 17:27 Çanakkale Muharebelerine Dair Bir Site; canakkalemuharebeleri1915.com

16/07/2016 - 09:28 GeliboluyuAnlamak tan Duyuru: Darbelere Hayır! Demokrasiye Evet

15/07/2016 - 09:35 Birinci Dünya Savaşı Araştırmaları Sitesi cihanharbihatiralari.com (Mehmet Beşikçi)

07/04/2016 - 07:10 Konferans - Kut ül Amare Zaferi ( İPTAL DUYURUSU )

31/03/2016 - 06:05 Türkiye nin Bağdat Büyükelçiliği Kutü-l Amare Zaferini her yıl kutluyor ( Faruk Kaymakçı)

24/03/2016 - 03:58 Çanakkale Savaşı nın Dünya Tarihindeki Yeri - NTV Mete Çubukcu ile Pasaport Programı - 18 Mart 2016

16/03/2016 - 08:38 Çanakkale Savaşının 101. yıldönümü Yeni Bakışlarda konuşuldu.

11/03/2016 - 06:46 Konferans - Çizgilerle 1. Dünya Savaşı

19/02/2016 - 06:58 Konferans - Vahdettin Engin - İkinci Abdülhamit'in Politikaları

15/02/2016 - 07:10 Birinci Dünya Savaşı’nda Gördüklerim ve Yaşadıklarım - Erich Ludendorff

08/02/2016 - 09:09 Osmanlı Devleti nin I. Dünya Savaşı na Girişi (Ali Kaşıyuğun)

01/02/2016 - 09:01 İki Siper Bir Mektup Bir Çanakkale Projesi Değerlendirmesi (Celal Yıldırım)

25/01/2016 - 11:57 Gelibolu Yarımadasında Geçmişin İzleri ve İz Bırakanlar (Gürsel Akıngüç)

18/01/2016 - 12:52 Seddülbahir 32 Saat Dizisi Üzerine... Bizi Affedin ( Seyit Ahmet Sılay )

18/01/2016 - 10:27 İstanbul Büyükşehir Belediyesi Konferans - Osmanlının Suriye Politikası

13/01/2016 - 08:08 Şiir ve Öykü Yarışması

05/01/2016 - 12:42 PROGRAM: İtilaf Devletlerinin Çanakkale den Tahliyelerinin 100. Yılı-Onlar Giderken

03/01/2016 - 10:32 Konferans - Çanakkale Savaşlarında Tahliye Harekatı - Kenan Çelik

14/12/2015 - 06:31 Konferans - Haluk Oral - Bir Kırılma Noktası Çanakkale

26/11/2015 - 18:34 Gelibolu Yarımadası Savaş Alanlarının Hava Fotoğrafları (Gökhan Tarkan Karaman)

13/11/2015 - 21:12 Konferans -Çanakkale’de Bir Edebi Heyet

15/10/2015 - 13:23 Konferans - Çanakkale'de Yitirilen Tahsilli Gençlik

29/05/2015 - 14:34 Benim Çanakkale kahramanım Mahmut Sabri Bey’dir- Atlas Tarih Çanakkale Özel Sayısında Tuncay Yılmazer Röportajı

15/05/2015 - 16:25 İBB Konferans - Cepheden Mektuplar (Doç.Dr.Ömer Çakır)

27/04/2015 - 02:44 Çanakkale Söyleşileri 25 Nisan 1915 Müttefiklerin Çıkarma Harekatı-Kenan Çelik

15/04/2015 - 08:30 Atlas Tarih’ten Çanakkale Özel Sayısı

08/04/2015 - 17:12 Derinlerden Siperlere: Çanakkale 1915 Sergisi

30/03/2015 - 17:08 Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı na Çağrı, Kamuoyuna Duyuru

26/03/2015 - 09:02 Konferans-18 Mart Kahramanı Cevat Paşa

24/03/2015 - 17:04 “İki Siper Bir Mektup” Bir Çanakkale Projesi (Celal Yildirim-Hatice Solmuş TED Mersin Koleji)

21/03/2015 - 04:13 CNNTürk Serdar Tuncer ile Başka Şeyler Programı Kaydı

17/03/2015 - 04:46 Çanakkale Muharebeleri- 100 Yıl önce 100 Yıl sonra (Tuncay Yılmazer)

13/03/2015 - 18:27 CNNTürk Serdar Tuncer ile Başka Şeyler- Çanakkale Savaşı Özel- Programı (14.3.2015 saat 00.00)

04/03/2015 - 16:22 CNR Kitap Fuarı’nda Çanakkale Muharebeleri Paneli ( 07.03.2015 saat : 15.30 Yeşilköy CNR Dünya Ticaret Merkezi )

16/02/2015 - 14:00 Acı bir Çanakkale Türküsüne adanan 4 yıllık bir emeğin takdimi- Harmanyeri 1915 (Yönetmen: Gürdal Uğur)

01/02/2015 - 03:46 100. Yıl’da Muhteşem Soru… Seyit Onbaşı’nın Kaldırdığı Mermi Kaç Kiloydu ? (Tuncay Yılmazer )

18/01/2015 - 15:05 Kireçtepe Jandarma Şehitliği Restorasyonu ve Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne Sorular (Tuncay Yılmazer)

10/01/2015 - 14:53 Konferans - Osmanlıyı Yıkan Cephe-Filistin

28/12/2014 - 13:48 Milli Park’tan Tarihi Alan Başkanlığına, Hollywood tartışmalarından Muhafazakarlığın Savruluşuna… Gelibolu’yu Anlamak’ta 2014 (Tuncay Yılmazer )

24/11/2014 - 14:52 Son Savruluş – Çanakkale Muharebe Alanlarına Hollywood Modeli Tema Parkı ! (Tuncay Yılmazer )

15/11/2014 - 01:37 Konferans - Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti

01/11/2014 - 03:54 Gelibolu yarımadasında utanç verici olay / The shameful event in Gallipoli Peninsula

09/10/2014 - 10:13 Uluslararası Sempozyum - Büyük Savaş ve Osmanlı Devleti: Savaşa Giden Süreç

24/09/2014 - 17:06 Çanakkale’de Yeni Şehitlik! (Gürsel Göncü)

12/09/2014 - 15:51 Çanakkale Savaşlarının 100. Yılı Özel Sayısı Makale Çağrısı

// - 09:52 Geliboluyu Anlamak’tan Kamuoyuna Duyuru

// - 06:37 Çanakkale Muharebeleri Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kanun Tasarısı Üzerine ( Tuncay Yılmazer )

// - 15:33 Gelibolu Yarımadasında Yeni Bir Dönem: Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı’nın Kurulması (Dr. Mithat ATABAY)

23/05/2014 - 17:16 100.Yıldönümünde Birinci Dünya Savaşı’nı Hatırlamak” Sempozyumu

16/05/2014 - 16:24 SOMA MADENCİLERİNİ RAHMETLE ANIYORUZ

11/05/2014 - 13:05 Gelibolu Yarımadası Savaş Alanlarının Korunması ve Unesco Kültürel Mirası İlan Edilmesi (Dr. Mithat ATABAY)

09/05/2014 - 23:03 Çanakkale Muharebelerinin Komuta Kademesi ve İdaresi Çalıştayı İzlenimleri (Ahmet Yurttakal)

02/05/2014 - 06:00 Çanakkale Muharebelerinin Komuta Kademesi ve İdaresi Çalıştayı

15/04/2014 - 18:40 Savaş Tarihi Araştırmaları Uluslararası Kongresi (100. Yılında I. Dünya Savaşı ve Mirası)

06/04/2014 - 22:18 DOKUN Dergisi’nde Tuncay Yılmazer İle Söyleşi...

15/03/2014 - 18:00 Hatıralarıyla Çanakkale Muharebelerinin Komutanları Paneli

09/03/2014 - 14:19 Çanakkale Savaşları Resmi Koleksiyoneri Seyit Ahmet SILAY

06/03/2014 - 22:33 Konferans -'Çanakkale Muharebelerinde Bir Kahraman Asker Gazi Binbaşı Halis Bey

28/01/2014 - 07:35 Sadece Bir Emir Kipi...İsrail'i Kur! - Wladimir Jabotisnky ( Çev. Atilla Aşçı )

14/01/2014 - 16:21 Balkan Harbi - Trakya Seferi Kitabını Yeniden Hatırlamak (Şahin Aldoğan, Selim Meriç)

06/01/2014 - 12:12 Birinci Dünya Savaşı’nın Yüzüncü Yılında Savaşa Dair Önemli Bir Eser: “GRİFF NACH DER WELTMACHT: Die Kriegszielpolitik des kaiserlichen Deutschland 1914/1918” Kadir Kon

30/12/2013 - 22:51 Şehit Teğmen İbrahim Naci’den Çanakkale’de tarihin betonlaşmasına… 2013 Yılının muhasebesi ( Tuncay Yılmazer )

06/12/2013 - 22:00 32. Gün Programında Çanakkale Muharebe Alanlarında Betonlaşma Konusu Tartışmaya Açıldı

11/11/2013 - 05:23 Yüzüncü Yıla Doğru Yazıları-2 : Çanakkale Muharebe Alanları’ndaki Betonlaşma Meselesi Neden İlgi Görmüyor? ( Tuncay Yılmazer )

03/11/2013 - 20:03 Çanakkale Muharebe Alanlarında İnşaat Çalışmaları Tüm Hızıyla Devam Ediyor… (Tuncay Yılmazer)

05/10/2013 - 11:07 Zaman Gazetesi'nde 05.10.2013'te Yayınlanan Haber- Çanakkale Şehitlikleri'nde Betonlaşma Tehlikesi ( Burak Can- Mehmet Güler)

11/09/2013 - 21:28 Derinlerden Yansımalar: Çanakkale Savaşı Batıkları (Mithat Atabay, Okan Taktak, Savaş Karakaş, Selçuk Kolay)

25/08/2013 - 15:29 Zığındere Vadisinden Geçecek Yol Tarihi Tahrip Edecektir! (Tuncay Yılmazer)

14/08/2013 - 18:40 Ağadere'ye Sahip Çık (Murat Sayar)

28/07/2013 - 14:53 NTV Tarih’in Kapanması Üzerine Birkaç Not… ( Tuncay Yılmazer )

08/07/2013 - 20:00 Çanakkale Muharebe Alanlarının Şehitlik İnşasıyla İmtihanı! (Muzaffer Albayrak)

26/06/2013 - 21:59 100. Yıl’a Doğru Yazıları- Çanakkale’de Şehitliklerin İhyası Gerçekten Gerekli mi? ( Tuncay Yılmazer )

10/05/2013 - 14:36 İlber Ortaylı Seyahatnamesi

23/04/2013 - 18:49 Tarihçi-Yazar Muzaffer Albayrak İle Söyleşi (Yunus Emre Tozal)

21/04/2013 - 14:44 GEO Dergisi Nisan 2013 Sayısında Hayal Kırıklığı ( Tuncay Yılmazer )

09/04/2013 - 13:18 Meclisin Unuttuğu Kahraman Nezahet-Ozan Bodur

23/03/2013 - 21:43 Ayraç Kitap Dergisi Çanakkale Özel Sayısı

22/03/2013 - 22:03 Çukurova Üniversitesi'ndeki Konferans ile İlgili Gelibolu’yu Anlamak Okurlarına Açıklama ( Tuncay Yılmazer )

21/03/2013 - 20:14 Çukurova Üniversitesi'nde Çanakkale Savaşı Konferansı ( 22.3.2013)

16/03/2013 - 10:44 18 Mart Üniversitesi ve AÇASAM “2015’e Doğru Çanakkale Muharebelerini Anlamak ve Anlatmak” Paneli ( 19.3.2013)

12/03/2013 - 07:39 Şehit Teğmen İbrahim Naci’nin Günlüğü’nden Çanakkale Muharebeleri Konulu Panel

08/03/2013 - 07:01 Gelibolu'yu Anlamak twitter'da....www.twitter.com/gelibolu2015

01/03/2013 - 13:59 NTV Tarih'te Şehit Teğmen İbrahim Naci Bey Dosyası

24/02/2013 - 20:18 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nde Safiye Hüseyin Konferansı (İsmail Bilgin)

19/02/2013 - 14:35 TRT Avaz 'da Çanakkale Programı

18/02/2013 - 07:22 Çanakkale Muharebeleri’nde Kahraman Bir Hemşire: Safiye Hüseyin Elbi Konferansı

07/02/2013 - 17:03 Prof. Dr. Vahdettin Engin'in 'Asayiş' adlı eseri kitapçılarda...

04/02/2013 - 11:05 Sör Siyonist , İngiltere'den Filistin'e Toprak Kavgası -Çiğdem Bayraktar Ör ( Prof. Dr. Vahdettin Engin )

18/01/2013 - 06:39 Çanakkale Valiliğince Yayımlanan 'Çanakkale'de Kahramanlar Geçidi, 57. Piyade Alayı' İsimli Kitaba Dair Eleştiriler (Şahin Aldoğan-Selim Meriç)

12/01/2013 - 20:34 Sarkis Torosyan'a Enver Paşa'nın Verdiği İddia Edilen Belge Üzerine (Prof.Dr.Taha Niyazi Karaca)