18 Marttan Önce Son Çıkış - Dedeağaç Görüşmeleri (Tuncay Yılmazer)

Tarih: 16/03/2014   /   Toplam Yorum 3   / Yazar Adı:      /   Okunma 5270

1915 yılının Mart ayı içerisinde Yunanistan’ın küçük bir kasabasında savaşan devletlerin temsilcileri gizlice bir araya gelirler. Uzun zamandır alt yapısı hazırlanan bu görüşmelerde İngiliz temsilciler Osmanlı Hükümetine savaştan ayrılma karşılığında yüklü maddi destek önerecek, ancak Türk tarafının İstanbul’un ve Türk toprakların geleceği konusundaki garanti ısrarı anlaşmayı çıkmaza sokacaktır. Bu arada Berlin-İstanbul arasındaki haberleşmenin ele geçirilmesi olayların seyrini değiştirecek, Churchill 18 Mart 1915’te kendi donanması için felaketle sonuçlanacak saldırının emrini verecektir.
Bu yazımda Çanakkale Savaşı’nın az bilinen bir yönünü ve düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istedim. (T.Y.)

 

Birbiriyle öldüresiye çarpışan tarafların başka bir yerde gizlice anlaşmaya çabalamaları diplomasinin her koşulda devam edebileceğinin kanıtı olsa gerek. Tarihimizde de örnekler olduğunu bilmek gerçekten şaşırtıcı. Ders kitaplarımıza pek yansımayan bu tip görüşmeler Birinci Dünya Savaşı’nda da yaşanmıştı. Osmanlı İmparatorluğu’nu savaştan ayrılması için özellikle İtilaf devletleri savaş boyunca bir hayli çabaladılar. Ancak gerekli garantileri vermedikleri için sonuçta alamadılar.

Bu gizli görüşmelerden birisi Çanakkale Savaşı’nın henüz başlarında gerçekleşti. Savaşa Türkiye’nin de katılmış olması İtilaf devletlerini ciddi sıkıntıya soktuğu, zaman ilerledikçe , yeni cepheler açıldıkça kendini göstermeye başlamıştı. Osmanlı İmparatorluğu ne kadar zayıf görünüyor olursa olsun, açılan çok sayıda cepheyle müttefiklerin ana cephe kabul ettikleri Batı Cephesinden kuvvet ayrılmasına yol açıyor, savaş planlarının yeniden gözden geçirilmesine neden oluyordu.

İtilaf devletlerinin yumuşak karnı Rusya ve Sırbistandı. Sırbistan savaşın başında Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’na karşı etkileyici bir performans gösterirken Rusların ise Alman ve Avusturyalılara karşı savaş yeteneği değişkenlik gösteriyordu. Üstüne üstlük Çanakkale ve İstanbul boğazlarının kapalı olması Rusya Çarlığı’nı ciddi anlamda zor durumda bırakmıştı. İhracatının önemli bir kısmını boğazlar üzerinden gerçekleştiren Çarlık Hükümeti ekonomik ve siyasi iç sorunlarla boğuşurken savaşın etkilerini giderek daha da derinden hissetmeye başlamıştı.

Çanakkale Boğazı’nı sadece donanma yoluyla geçerek İstanbul’un teslim alınması ve Osmanlı İmparatorluğu’nun saf dışı edilmesi planı adım adım icra edilmeye başlanmıştır. 19 Şubat 1915’te boğazın dış tabyalarının bombardıman edilmesi görece başarı olarak lanse edilmesi (aslında hiç başarılı olmamıştı ) Babıali yi de sarsmıştı. Dönemin ABD İstanbul büyükelçisinin anlattığına göre Anadolu yakasında Talat paşa için her an kalkmaya hazır bir otomobil bekletiliyordu. Hükümetin Anadolu’ya taşınması da gündemdeydi.

İşte tam bu günlerde Britanya Hükümeti deniz istihbarat dairesinden gelen bir girişim dikkat çekicidir. Türk kaynaklarında neredeyse çok az bahsedilen bu girişim eğer gerçekleşseydi savaşın seyrini değiştirebileceği anlaşılıyor.

1915 yılının başlarında deniz kuvvetleri İstihbarat dairesi direktörü Amiral Hall, George Griffin Eady ile bağlantı kurar. Eady savaştan önce Türkiye’de demiryollarında mühendis olarak çalışmış, İngiltere’nin İstanbul konsolosluğunda da iyi bilinen birisidir. 7 Ekim’de 1914’te İstanbul’dan ayrılmadan önce Başbakan ve Dışişleri Bakanı olan Said Halim Paşa ile de görüşmüştür. Başbakan Said Halim Britanya hükümeti ile ilgili iyi niyetlerini kendisine belirtmiştir . Eady’nin Babıali tarafından da iyi yanınan bir kişi olduğu anlaşılmaktadır.

Eady’nin savaş öncesi konumu ve Türk hükümeti ve ileri gelenlerinin çoğunluğuyla yakın ilişkisi Deniz Kuvvetleri istihbarat dairesinin dikkatini çekmişti. Eady Hall’ e yine savaştan önce İstanbul’da bulunan kendisi gibi benzer özelliklere sahip Edwin Whittall’ı da işaret eder.

İkili 1 Şubat 1915’te Atina’ya varırlar. Yunanistan o dönemde (İtilaf devletleri tarafıyla flört etse de) tarafsızdır.

Orada İstanbul’daki Yahudi cemaatinin Başhahamı Hayim Nahum Efendi’nin aracı olduğu bir Osmanlı hükümet temsilcisi ile buluşarak tekliflerini İstanbul hükümetine bildirirler. Başlangıçta reddedilseler de 19 Şubat bombardımanı sonrası Dedeağaç’ta görüşülmeye karar verilmiştir.

Bu gayri resmi görüşmeye Osmanlı Hükümeti adına aracı olan Hayim Nahum Efendi kimdir? İngiliz istihbarat raporları kendisini şu şekilde tanımlıyor: “İzmir’de doğan ve çok yakın arkadaş oldukları Halil Bey’le ( Menteş) aynı okulda okuyan genç bir adam. Londra’daki en önemli Yahudi ailelerle temas halinde ve Talat ile görüşmelerde aracı rol oynadı. Habeşistan ve Yemen’i ziyaret etti. Arapça’yı iyi, Fransızca’yı mükemmel konuşur. Çağa uygun fikirlere sahip, kültürlü birisi. Cemiyet ile etkili ve sağlam ilişkilere sahip.[1]

Cavit Bey hatıralarında 25 Mart 1915 tarihinde Talat Paşa’dan aldığı telgrafa dayanarak Whittall ile Dedeağaç’taki görüşmeleri doğrular[2]

Hahambaşı Hayim Naum Efendi ,Müttefik devletler Çanakkale boğazı bombardımanlarına devam ederken Osmanlı Hükümeti ile İngiltere arasında gizlice görüşmeler yapılması konusunda 4 yıl sonra 9 Mart 1919 tarihli İkdam Gazetesine de açıklamada bulunmuştu. Hahambaşı İngiliz dostları ile bağlantı kurarak bu görüşmede aracı olduğunu, Sadrazam Said Halim Paşa tarafından seçilen bir temsilcinin İngiliz hükümeti adına çalışan bir yetkiliyle Dedeağaç’ta görüştüğünü belirtiyor.[3]

Whitthal ismi ise 19 yy. sonu 20.yy başında Osmanlı İmparatorluğu’nun hem ekonomik, hem de sosyal yaşamında büyük yeri olan levanten ailelerin sembolü kabul edilebilir. James Whittall’ın 19. Yy başlarında İzmir’e gelerek diğer levanten aile Giraud’larla kurduğu ticari ortaklık giderek büyür. Aienin büyük kısmı daha sonra İstanbul Moda’ya yerleşir. Hem ekonomik hem de sosyal yaşamında büyük rol oynar. Birinci Dünya Savaşı yaşamlarını sekteye uğratır. Eskisi kadar olmasa da 60’lı yıllara kadar Whittall ailenin fertleri Moda’da otururlar. Modalı Witthall ailesi ile ayrıntılı bir eser hazırlayan İzmir ve İstanbul modadaki yaşamlarından kesitler sunan Osman Öndeş ne yazıkki Dedeağaç görüşmelerinden bahsetmiyor. Kitabın büyük kısmı İstanbul’da büyüyen, ancak savaş çıkınca anavatanına dönüp orduya katılan, Çanakkale ve Filistin cephelerinde görev alan Hugh McKinley Whitthal’ın yayımlanmamış anıları üzerine kurulu. Dedeağaç görüşmelerinde yer alan Edwin Whittall, Hugh Whittall’ın amcası. [4]

İngilizlerin teklifi neydi? Görüşmeler boyunca değişkenlik göstermekle birlikte Osmanlı İmparatorluğu’nun savaştan çekilmesi, Osmanlı İmparatorluğu’nun tarafsızlığını ilan etmesi, boğazların İtilaf Devletleri donanmasına açılması temel şartlardı. [5] Yazışmalar Amirallik istihbarat dairesi aracılığıyla Amirallik 1. Lordu , Churchill’e bildiriliyor yanıtlar amirallik adıyla geliyor ve inanılması güçse de öyle anlaşılıyor ki bir başka hükümet üyesiyle görüşülmeden , başka kimseye danışılmadan hazırlanıyordu.[6]

Başlangıçta yüklü miktarda para ( 3 milyon paunddan söz ediliyor. Eady’ye 4 milyona yükseltme imkanı da verilmişti.) önerilmesi düşünülse de Osmanlı tarafının asıl isteğinin toprak bütünlüğünün korunmasının garanti edilmesiydi. Bu nedenle anlaşma sağlanamadı. Müttefiklerin donanmaya destek amaçlı kara ordusu göndermeleri de gündemde iken taraflar 15 Mart’ta tekrar görüşmek üzere randevulaştılar. [7]

Kritik görüşmeye iki gün kala Britanya Amirallik istihbarat dairesinin “40 Numaralı” odası Berlin’den Goeben’ e gönderilen şifreli bir telgraf mesajını ele geçirdi.

“12.3.1915, Çok gizli. Amiral Usedom için. Majesteleri Çanakkale ile ilgili raporu ve telgrafı aldı. Cephane tedarikini sağlamak için mümkün olan her şey yapılıyor. Politik nedenlerden dolayı, güven veren duruşunuzu sürdürmek gerekli. Kayzer, sizden etkinizi bu yönde kullanmanızı rica ediyor. Alman ya da Avusturya denizaltısı gönderilmesi ciddi olarak düşünülüyor.” [8]

Demek Türklerin cephane kıtlığı vardı! Kayser Wilhelm , İstanbul’daki generallerine güven verici duruşunu bozmamalarını , cephane sorununun halledilmesi için çalışıldığını söylüyordu! Mesaj hemen , Çanakkale Harekatı konusunda başından beri ikircikli tavır sergileyen Deniz Kuvvetleri komutanı Fischer’e iletildi. Babıali ile anlaşılmasına gerek yoktu. Churchill 13 Martta heyecanla Çanakkale önündeki Müttefik donanmasının komutanı Amiral Carden’e “Türk tabyalarının cephanelerinin azaldığı ve Alman subaylarının umutsuzluk bildiren raporlar gönderdiklerini” belirten telgraf çekti.[9][ii]

Aynı günlerde İstanbul’daki gelişmeleri yakın takip eden Hall, Amirallik 1. Lordu Churchill’le ilk kez bu konuyu görüştü. Churchill’in tepkisi sertti. Anlatıldığına göre o sırada odada bulunan Fischer’e Churchill: “-Bu adamın yaptıklarını duydun mu? Barışçı geçişi satın almak için 4 milyon paund vererek adam göndermiş. Kendi başına!” demişti. Fischer ise 4 milyon mu asla! Boğazı yarın geçeceğim! diye karşılık vermişti. [10]

Dedeağaç görüşmeleri gerçekten başarıya ulaşabilir miydi? Hikmet Bayur söz konusu görüşmelerin , Rusların 4 Mart 1915’te İngiltere ve Fransa’ya verdiği İstanbul ve Boğazlar üzerinde hak iddia ettiği notayı verdiği , Büyük Britanya Hükümeti’nin de 12 Mart’ta bu isteği kabul ettikleri zamana denk düştüğüne dikkati çekiyor. Bayur’a göre bu görüşmelerle İngilizlerin amacı ; Osmanlı ile çarpışmak sonucunda Rusya’ya İngiliz menfaatlerine uymayan bir fedakarlıkta bulunmaktansa , Türkiye’den Rusya lehinde nisbeten daha ufak bir fedakarlık elde edip Rus’u yarım ölçüde tatmin etmek ve onu ağır vuruşmalar sonucunda elde edilecek kazançlar yerine az fedakarlıkla kazanılacak yarı faydalarla yetindirmeye çalışmaktı. [11]

Bayur’un Dedeağaç görüşmeleri hakkındaki düşünceleri , Britanya hükümetinin de bu görüşmelerden haberi olması durumunda anlamlı olabilirdi. Ancak elimizdeki verilerde İngiliz temsilcilerinin kendi hükümetlerinden çok fazla destek almadıkları, sadece Churchill’in ve istihbarat dairesinin inisiyatifiyle Dedeağaç’a gittikleri görülüyor. ( Churchill’in “kendi başınıza adam göndermişsiniz tepkisini ele aldığımızda bu işe fazla önem vermediği , diğer hükümet üyelerini de bu görüşmelerden haberdar etmediği de anlaşılıyor.)

Öte yandan Hayim Nahum efendinin ve Cavit Bey’in açıklamalarına baktığımızda Osmanlı hükümetinin bu görüşmelere önem verdiği açık. İngiliz temsilciler Başbakan Said Halim Paşa’nın tanıdıkları. Osmanlı hükümetinin temsilcisi dönemin iç işleri bakanı ve İttihat Terakki’nin en güçlü adamlarından Talat Paşa’nın bilgisi dahilinde Dedeağaç’a gidiyor. Buna karşılık görüşmelerden sonuç alınamıyor. En önemli nedeni ise Müttefik devletler kesin tarafsızlık istemelerine rağmen savaş bitiminden sonra İstanbul’un geleceği konusunda garanti vermemesi. Çanakkale Boğazı’na büyük bir saldırının arefesinde arkasında hükümetin net desteği olmayan görüşmelerden sonuç alınmasını beklemek pek mümkün görünmüyor.

İkinci nokta ise kanımca yeni sorulara yol açması açısından önemli. İngiliz Amirallik istihbarat dairesinin Berlin – İstanbul arası telgrafla haberleşmeyi ele geçirmesi. Telgraftaki iddianın aksine Çanakkale Müstahkem Mevkiinde cephane sıkıntısı yoktu. Ancak çok daha önemlisi İstihbarat dairesinin savaş boyunca Berlin-İstanbul haberleşmelerini dinleyebildiğini düşünebiliriz. Zira Amirallik istihbarat dairesi Alman donanmasının haberleşme kodlarının hemen hepsini kırmıştı. [12] Bunun savaşa ne gibi etkileri olduğu şüphesiz çok daha ayrıntılı çalışmalar gerektiriyor.

Allen makalesinde Hahambaşı Naum Efendi ile öncelikle mektuplaşıldığını, Türklerin bu işten Enver Paşa’nın haberinin olmamasını istediklerini belirtiyor. Bence bu da önemli bir nokta. Osmanlı hükümeti kabinesinde Başbakan Said Halim Paşa ve Talat Paşa’nın gizli barış görüşmelerine sıcak baktığını ve Enver Paşa’nın haberinin olmamasını istemelerini aradan geçen dört ay sonrasında bile hâlâ daha savaşa girme kararının sorgulandığının bir kanıtı olarak görülebilir.

Son olarak bu meselenin neden Çanakkale Savaşı’nı anlatan Türk kaynaklarının önemli bir kısmında bahsedilmediği ya da üstü kapalı geçiştirildiği sorulabilir. Hem savaşıp hem de karşı tarafla kapalı kapılar ardında müzakere yapıyor izlenimi vermek istemediğimizden olsa gerek. Oysa tarih bize gösteriyor ki bir savaş devam ederken , uzama ihtimali de varsa taraflar gizlice görüşüyor, hatta anlaşabiliyor.



[1] Bülent Özdemir, İngiliz İstihbarat Raporlarında Fişlenen Türkiye, Yeditepe Yayınevi, İstanbul, Kasım 2008, s.20

[2] Aktaran Hikmet Bayur, Türk İnkılabı Tarihi, Cilt 3 Kısım II ,TTK Basımevi, 1991 s. 158-159

[3] Aktaran Selahattin Osman Tansel, Çanakkale’de İstanbul’u Kurtarmak, Özsan Matbaacılık, Bursa s. 103

[4] Osman Öndeş, Modalı Vitol Ailesi, Tarihçi Kitabevi, İstanbul, Eylül 2012

[5] GRG Allen’in “A Ghost From Gallipoli” makalesinden aktaran S.O. Tansel, s. 104 ( Bulunması çok zor bir makaleyi bugüne taşıyan S. Osman Tansel’e çok teşekkür ederim. T.Y)

[6] Aktaran Tansel s. 104

[7] Geoffrey Miller, Straits, British policy towards the Ottoman Empire and the origins of the Dardanelles Campaign , The University of Hull Press, 1997, s. 471

[8] Miller, s . 471

[9] David Fromkin, Barışa Son veren Barış, Epsilon Yayınları, 5. Baskı, s.125

[10] Miller, s. 471

[11] Bayur, Türk İnkılabı Tarihi, Cilt 3 Kısım II s. 159

[12] Max Hastings, Catastrophe, Europa Goes To War 1914, William Collins, London, 2013 s. 375


  5270 defa Görüntülendi.

**********************

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri Tuncay Yılmazer'in benimsediği anlamına gelmez. Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederiz.

**********************

Makaleye Yorum Ekle

 

YORUMLAR

4407_Kayhan Özel 17-03-2014, 10:28:04
Sayın Yılmazer,
Tarihte gizli kalmasına özellikle gayret edilmiş bir konunun daha açığa çıkmasına vesile olduğunuz için sonsuz şükranlarımı sunarım. Bence, bu görüşme Türk tarafının toprak bütünlüğünde ısrarı nedeni ile değil İngilizlerin sıcak bakmamasından akim kalmış. Zira savaşa girmeyen Osmanlı'nın savaş sonrası toprak bütünlüğüne karşı teşebbüsleri daha kolay bertaraf edebileceği kanaatindeyim. Bunu farkeden İngilizlerin paylaşmayı kolaylaştırabilmek için anlaşmaya yanaşmadığını sanıyorum, nitekim savaşın sonuna doğru bazı sulh görüşmelerine de sıcak bakmadıkları gibi.
Çabanız için tekrar teşekkürlerimle, iyi çalışmalar ve sağlık dilerim.
 
4408_Muzaffer Albayrak 17-03-2014, 20:08:04
Tuncay Bey 18 Mart haftasında, klasik bir 18 Mart Zaferi yazısı yerine savaşın sadece askeri vuruşmalardan ibaret olmadığını, cephelerde son derece kanlı harpler yaşanırken bile siyaset ve diplomasinin her zaman cephe arkasında belirleyici gücünün olduğunu ortaya koyan ve hakikaten çok az bilinen "Dedeağaç Görüşmeleri"ne değinmiş.
Bu konuya dair bir iki küçük ilave de benden:
İngilizlerle Mart ayı başında yapılan Dedeağaç görüşmelerinden başka yine aynı ay içerisinde Sofya'da bir Fransız yetkili ile Cavit Bey'in barış için temasta bulundukları, yine meşhur Piyer Loti'nin Haziran 1915'te barış görüşmesi girişimi olduğunu da Hikmet Bayur yazar.
Tuncay Bey'in yazısına konu olan Dedeağaç görüşmelerinin tarihi, tam da Rusların İstanbul ve Boğazların kendilerine bırakılması talebinin İngiltere tarafından –şartlar gereği- kabul edilmesi tarihiyle çakışır.
Tarihlerdeki bu çakışma dikkate alındığında, Hikmet Bayur'un da dediği gibi bu görüşmelerden İngiltere adına devşirilmek istenen esas sonuç, Rusya'nın İstanbul ve Boğazlara sahip olmasının önüne bir şekilde set çekmeye çalışmaktı. Boğazlara uluslararası bir statü kazandırılarak Türklerle yapılacak bir barışla, Rusların Boğazlardan geçişi sağlanarak İstanbul'un Rusya'ya terk edilmesinin önüne geçilmiş olunacaktı.
Hikmet Bayur bu görüşmelere dair arşivlerde resmi bir kayda rastlamadığını yazıyor. Görüşmeler gizli ve özel temaslarla yürütülmüştür. Osmanlı Hükümeti içinde Enver Paşa'nın başını çektiği, bu çeşit barış görüşmelerine muhalif bir grup da bulunmaktadır. Enver Paşa Almanya ile yaptığı ittifaka bütün harp boyunca sadık kalmış onun bu sadakati Alman makamları tarafından her zaman takdirle! yâd edilmişti.
Oysa harp içinde müsait kabul edilebilir şartlarla İtilaf Devletleriyle barış yapılabilirdi. Uluslararası siyaset ve diplomasi açısından yapılabilir şeylerdi. Zaten savaş esnasında müttefikimiz Almanya, Rusya ile barış akdi için gizli görüşmeler yapmaktaydı.
Churchill'e atfedilen bir söz vardır: "İngiltere'nin ezeli ve ebedi dostları ve düşmanları yoktur. İngiltere'nin ezeli ve ebedi menfaatleri vardır".
Çok ahlaklı gelmese de uluslararası ilişkiler ve diplomaside uyulacak bir kaidedir bu söz.
 

KATEGORİDEKİ DİĞER BAŞLIKLAR

17/10/2017 - 11:31 Prof. Dr. Christopher Bell'in yeni eseri Churchill and the Dardanelles üzerinden bir inceleme: Churchill Çanakkale Savaşlarının tek sorumlusu mudur?

09/09/2017 - 05:40 Florence Nightingale’in Eli Anadolu’ya da Değmişti-Kırım Savaşından Unutulan İlk Prefabrik Hastane: Erenköy (Renkioi) (Mustafa Onur Yurdal)

22/08/2017 - 07:18 Kuşatma ve Esaretin Adı KÛTULAMÂRE Esir Bir İngiliz Subayın Anıları - Edward W.C. Sandes -(Muzaffer Albayrak)

09/08/2017 - 18:07 19. Tümen Kurmay Başkanı İzzettin Çalışlar’ın Çeşitli Konferans ve Yayınlarında Conkbayırı Süngü Taarruzu (Melike Bayrak-Mustafa Onur Yurdal)

27/07/2017 - 13:33 Çanakkale’nin Filistin’deki Yansıması 2.Bölüm - 2.Gazze Muharebesi (Tuncay Yılmazer )

11/07/2017 - 10:07 Çanakkale’nin Filistin’deki Yansıması : Gazze Muharebeleri ( 1.Bölüm) (Tuncay Yılmazer)

22/05/2017 - 05:29 Müstahkem Mevkii’nin Anafartalar’daki Sesi - Küçük Anafartalar Topları (Bayram Akgün)

09/05/2017 - 08:12 Kûtulamâre Kuşatması’ndan Esarete Yüzbaşı Sandes’in Hatıraları - Çev. Tuncay Yılmazer

02/05/2017 - 11:45 İzmir-Bayındır İlçesinden Çanakkale Harbine Katılanlar (Necat Çetin)

28/04/2017 - 08:49 Kûtulamâre Zaferi 1916 (Muzaffer Albayrak – Vahdettin Engin)

23/04/2017 - 21:24 Türk Ordusu’nda Künye Uygulamasına İlişkin İlk Girişimler ve İlk Künyelerle İlgili Kısa Bilgiler (The First Attempts On The Use Of Identity Tags In Turkish Army And Information About The Early Identity Tags) (Burhan SAYILIR)

13/04/2017 - 05:43 Müstahkem Mevki’nin Kara Savunması İçin Top Desteği Sağlaması (Bayram Akgün)

07/04/2017 - 14:30 Çanakkale Muharebelerinde İdari ve Lojistik Faaliyetler (Ayhan Candan)

06/04/2017 - 19:17 Kabataş Erkek Lisesi 1.Büyüteç Tarih Öğrenci Sempozyumu (8-9 Nisan 2017)

04/04/2017 - 21:12 Resmi Belgelere (Nüfus Ölüm-Genelkurmay-Kayıtsız Ölüm Defterleri) Göre İzmir - Beydağ Şehitleri (Necat Çetin-A.Levent Ertekin)

31/03/2017 - 07:25 Çanakkale nin Şehit Kalemleri (İsmail Sabah)

27/03/2017 - 19:43 Çanakkale Müstahkem Mevkii’ye Bağlı Top Mermisi Çeşitleri (Bayram Akgün)

25/03/2017 - 20:58 GeliboluyuAnlamak Özel- 100. Yılında Gazze Muharebeleri Kahramanlarını Anıyoruz (Tuncay Yılmazer)

17/03/2017 - 21:15 18 Mart Özel Makalesi - Yaşayanların Ağzından 18 Mart Boğaz Muharebesi (Ahmet Yurttakal)

16/03/2017 - 08:51 18 Fotoğrafla Çanakkale Boğaz Muharebesi 18 Mart 1915 - 18 March 1915 Dardanelles Assault with 18 photographs (Ahmet Yurttakal)

13/03/2017 - 05:47 Çanakkale Muharebeleri’nde Bir Hile: Sahte Toplar (Bayram Akgün)

07/03/2017 - 04:27 Çanakkale Zaferi’nden Mescid-i Nebevi’ye (Enver Paşa’nın 1916 Filistin-Hicaz ziyareti) (Tuncay Yılmazer)

23/02/2017 - 07:48 Gelibolu Savunması Bir Karargâh Çalışması - General G.S. Patton (Haluk Oral)

09/02/2017 - 06:24 İkinci Kirte Muharebesi (6-8 Mayıs 1915 Taarruzları) (Yücel Özkorucu)

31/01/2017 - 12:29 Türk Boğazları Meselesi (Ayhan Candan)

24/01/2017 - 05:39 Kanlı Bir Mendil Hikayesi (Ömer Arslan)

19/01/2017 - 10:32 Irak Cephesinde Gönüllü Kahramanlar Osmancık Taburu (Muzaffer Albayrak)

23/12/2016 - 20:32 Atlas Tarih Dergisi Aralık-Ocak Sayısında 1916 Sina Filistin Hicaz Cephesi (Tuncay Yılmazer)

13/12/2016 - 07:23 Birleşik Harekat Tecrübesi Olarak Cihan Harbinde Türk-Alman Askeri İttifakı (Gültekin Yıldız)

02/12/2016 - 20:23 Çanakkale Kara Muharebelerinde Ağıl Dere (Şaban Murat Armutak)

15/11/2016 - 11:48 Çanakkale de Bir Melek Hanım (Muzaffer Albayrak)

01/11/2016 - 05:41 Çanakkale Kara Muharebelerinde Asma Dere (Şaban Murat Armutak)

24/10/2016 - 06:55 42. Alay / Gelibolu 1915 - Ahmet Diriker (Oğuz Çetinoğlu)

10/09/2016 - 11:12 Seddülbahir Kahramanı Bigali Mehmet Çavuş (Ömer Arslan)

03/07/2016 - 14:42 Çanakkale’den 100. Yılında Somme’a:Bir Savaş, İki Muharebe (Mustafa Onur Yurdal)

11/06/2016 - 14:37 I.Dünya Savaşı nda Şii Ulemasının Cihat Fetvaları Çerçevesinde Irak Cephesi (Ziya Abbas)

01/06/2016 - 06:23 Kutülamare- Yarbay Mehmed Reşid Bey in Günlüğü (İ. Bahtiyar İstekli)

23/05/2016 - 12:01 Osmanlı Devleti’nin Çanakkale Muharebelerinde Sağlık Alanındaki Faaliyetleri (Ayhan Candan)

16/05/2016 - 07:38 Bir Osmanlı Kurmay Subayı- Iraklı Kürt Devlet Adamı, Mehmet Emin Zeki Bey in Yaşam Öyküsü (Tuncay Yılmazer)

10/05/2016 - 13:00 Mezopotamya da Bir Savaş 1915-1916 KutülAmare – Nikolas Gardner ( Tuncay Yılmazer )

07/05/2016 - 07:31 Birinci Dünya Savaşının İslam Dünyasına Etkileri (Yüksel Nizamoğlu)

30/04/2016 - 19:20 Çanakkale Savaşı: Bir Siyasi Mücadele Alanı (Özgür Öztürk)

23/04/2016 - 19:13 25 Nisan 1915 Anzak Çıkarması İlk Saatleri – Daha Erken Müdahale Edilebilir miydi? ( Ahmet Yurttakal )

17/04/2016 - 21:26 Maskirovka Harekatı - KutülAmare bir zafer midir? ( Tuncay Yılmazer )

13/04/2016 - 05:30 Çanakkale Savaşları ve Barbaros’un Batışı (İsmail Bilgin)

28/03/2016 - 11:20 Çanakkale Muharebelerinde Osmanlı Ordusunun Asker Kaybı (Ayhan Candan)

26/03/2016 - 09:55 Eğitimli Neslin Birinci Dünya Savaşı ile İmtihanı ( Dr. Nuri Güçtekin )

24/03/2016 - 10:00 Birinci Dünya Savaşı nda Yozgat Lisesi (Dr. Nuri Güçtekin)

21/03/2016 - 06:35 Çanakkale Seferberliği: Savaş, Eğitim, Cephe Gerisi (Mustafa Selçuk)

17/03/2016 - 08:15 18 MART ÖZEL - Çanakkale Zaferi ve Cevat Paşa (Ahmet Yurttakal)

11/03/2016 - 06:49 Zaferi Kanla Yazan Fındıklılı Mehmet Muzaffer (İsmail Bilgin)

02/03/2016 - 12:48 Kut’ül Amare Zaferi -2 (İsmail Bilgin)

29/02/2016 - 11:29 Kut’ül Amare Zaferi -1 (İsmail Bilgin)

22/02/2016 - 12:27 Gertrude Bell Irak Sınırını Çizen Kadın (Veysel Sekmen)

14/01/2016 - 08:43 Çanakkale Şehidi Feyzi Çavuş’un Zevcesi Zehra Hanımın Padişaha Mektubu (Osman Koç)

23/12/2015 - 16:47 Çanakkale Savaşlarında Binbaşı Halis Bey’e Ait Bir Ganimetin Öyküsü (Serdar Halis Ataksor)

10/12/2015 - 18:03 Mesudiye Zırhlısının Dramı (Cemalettin Yıldız)

06/12/2015 - 20:29 Kut’ülamarenin Türklere Tesliminden Sonra Irak İngiliz Ordusunun Faaliyetlerine Dair Rapor (Haz. Serdar Halis Ataksor)

01/12/2015 - 10:11 10 Ağustos 1915 Conkbayırı Süngü Hücumu (Muzaffer Albayrak)

17/11/2015 - 21:09 Çanakkale Deniz Muharebelerinde Verilen Zayiatlar (Ahmet Yurttakal)

10/11/2015 - 05:19 Reis-i Cumhur Mustafa Kemal in Çanakkaleyi ziyaretleri (M. Onur Yurdal )

08/11/2015 - 22:04 Mustafa Kemal Paşanın Osmanlı Devleti’nin 1. Dünya Savaşına girişiyle ilgili görüşlerine dair bir belge

Osmanlı Devleti Umumi Harpte Tarafsız Kalabilir miydi? - Yusuf Akçura (Değerlendirme: Muzaffer Albayrak)

Nazım’ın Dayısı Çanakkale Şehidiydi (Melih Şabanoğlu)

Çanakkale Destanının Ölümsüz Efsaneleri (Osman Koç)

21/10/2015 - 04:02 100 Yıl Sonra İlim Heyeti Çanakkale’de Programı

17/10/2015 - 11:50 Çanakkale Savaşı'nın Kanada'da Bıraktığı İzler (Birol Uzunmehmetoglu)

27/09/2015 - 16:01 1917 Yılında Hicaz Cephesi:Arap İsyanının Yayılması ve Medine’nin Tahliyesi Programı (Yüksel Nizamoğlu)

22/09/2015 - 13:07 III. Kolordu’nun Çanakkale Muharebeleri’ne Hazırlanış Süreci (İsmail Bilgin)

15/09/2015 - 04:28 Kutü-l Amare Kahramanı Halil Kut Paşa (Enes Cifci)

11/08/2015 - 04:07 Türkiye Büyük Savaş a Nasıl Girdi? ( Emre Kızılkaya )

29/07/2015 - 03:30 1915 Gelibolu Harbi Günlüğü- Kazım Şakir (İ. Bahtiyar İstekli)

07/07/2015 - 02:49 Suyu Arayan Adamların Öyküsü - Millete Deva Olmak , Osmanlı Savaş Esirleri, TIP ve Milliyetçilik ( 1914-1939 ) -Yücel Yanıkdağ (Tuncay Yılmazer)

30/06/2015 - 03:55 Tarih, Otobiyografi ve Hakikat Yüzbaşı Torosyan Tartışması ve Türkiye’de Tarih Yazımı (Derleyen: Bülent Somay)

21/06/2015 - 16:34 Türklere Esir Olmak (Doğan Şahin)

23/05/2015 - 04:36 Çanakkale Savaşı

16/05/2015 - 15:30 İtilaf Devletleri Askerlerinin Gözüyle Çanakkale

12/05/2015 - 12:50 Muaveneti Milliye Muhribi Torpito Zabiti Ali Haydar Öztalay (Çimen Yüksel)

09/05/2015 - 08:24 Osmanlılar ve Ermeniler / Bir İsyan ve Karşı Harekâtın Tarihi (Edward J. Erickson)

03/05/2015 - 15:39 Neuve Chapelle’den Gelibolu’ya: Bir Askeri Planın Gelibolu’da Uygulamaya Konulması ( Mustafa Onur Yurdal )

28/04/2015 - 03:52 Cephe Arkadaşı Çanakkale Cephesi

25/04/2015 - 03:07 Çanakkale Müstahkem Mevkii Bataryalarının 25 Nisan 1915 ‘teki Rolü (Bayram Akgün)

24/04/2015 - 15:07 25 Nisan 1915 üzerine Gelibolu’yu Anlamak’ta çıkmış makalelerden seçmeler (Tuncay Yılmazer)

18/04/2015 - 17:10 Çanakkale Şehitleri Listesinde Ezineli Yahya Çavuş’un Adı Yok (Osman Koç)

10/04/2015 - 00:06 Kıyamet Koptuğunda - Hasan Cevdet Bey

03/04/2015 - 01:36 Rusya’daki 90.000 Osmanlı Savaş Esiri ve Sarıkamış Muharebesi (Yücel Yanıkdağ)

27/03/2015 - 17:57 Bir Hikayenin Daha Sonu: Topçamlar Tabyası (Bayram Akgün)

14/03/2015 - 07:57 Düşmana Korku Salan Efsanevi İntepe Topçularından Topçu Üsteğmen Mehmet Ali Bey (Muzaffer Albayrak)

11/03/2015 - 02:38 Seddülbahir’de Yalnız Top-210/40’lık Roon Topu (Bayram Akgün)

01/03/2015 - 13:31 Çanakkale Muharebeleri’nin İdaresi, Komutanlar - Strateji (Ed.: Lokman Erdemir, Kürşat Solak)

24/02/2015 - 17:39 Çanakkale Cephesinde Bir Damla Su İçin- Gelibolu Yarımadasında Jeoloji ve Muharebe İlişkisi ( İsmail Bilgin )

15/02/2015 - 17:55 Hashtag Tarih Dergisi Şubat 2015 Sayısında Kitap Değerlendirme Yazısı

08/02/2015 - 07:11 “Hafız Hakkı Paşanın Sarıkamış Günlüğü” Kitabıyla İlgili Mülahazalar (İsmail Bilgin)

// Bir Asır Sonra Ermeni Tehciri ve Çanakkale Üzerine… 100. Yıl Nasıl Anılmalı? (Tuncay Yılmazer)

23/12/2014 - 08:24 Sarıkamış İhata (Kuşatma) Harekâtı (İsmail Bilgin)

17/12/2014 - 02:24 Kut ül Amare Zaferi (Necmettin Özçelik)

08/12/2014 - 18:22 1. Dünya Harbi

06/12/2014 - 13:44 The Water Diviner – Son Umut Filminin Galasından Notlar… ( Tuncay Yılmazer )

01/12/2014 - 17:22 Cevat Çobanlı Paşa Çanakkale Kahramanı -Ahmet Yurttakal

16/11/2014 - 01:54 Goltz Paşa nın Mirası, Türkiye nin Geleceği – Osmanlı Devletinin 1. Dünya Savaşı na Girişi üzerine ( Tuncay Yılmazer )