Maydos Mıntıka Komutanı: Kurmay Yarbay Mustafa Kemal (İsmail Bilgin)

Tarih: 23/07/2012   /   Toplam Yorum 5   / Yazar Adı:      /   Okunma 8430

Çanakkale Cephesi’nde görev alan Kurmay Yarbay Mustafa Kemal’den, 25 Nisan 1915’de 57. Alay ile düşmanın karşısına çıkması ve Ağustos ayındaki Anafartalar Muharebeleri’ndeki görevinden, başarılarından dolayı sıkça söz edilir. Bu olaylarda kahramanlığına sıkça vurgu yapılır. Komutanlık vasıfları ele alınır. Ancak onun yarımadaya ilk gelişi üzerinde pek durulmaz. Hele Maydos Mıntıkası Komutanı olarak bir süre görev yapması nedense pek anlatılmaz. Aslında o dönem, belirlenen savunma planının Liman Paşa tarafından değiştirildiği bir dönemdir. Bu değişiklik muharebelerin gidişatında önemli etkiler yapmıştır.(İ.B.)

 

Çanakkale Cephesi’nde görev alan Kurmay Yarbay Mustafa Kemal’den, 25 Nisan 1915’de 57. Alay ile düşmanın karşısına çıkması ve Ağustos ayındaki Anafartalar Muharebeleri’ndeki görevinden, başarılarından dolayı sıkça söz edilir. Bu olaylarda kahramanlığına sıkça vurgu yapılır. Komutanlık vasıfları ele alınır. Ancak onun yarımadaya ilk gelişi üzerinde pek durulmaz. Hele Maydos Mıntıkası Komutanı olarak bir süre görev yapması nedense pek anlatılmaz. Aslında o dönem, belirlenen savunma planının Liman Paşa tarafından değiştirildiği bir dönemdir. Bu değişiklik muharebelerin gidişatında önemli etkiler yapmıştır.

Çanakkale Cephesi’ndeki muharebeler belli bir süreç içerisinde gelişmiştir. Bazı olayların ön plana alınmasıyla, bunların tekrarıyla okuyucunun hafızasında bölük pörçük bir cephe hayatı canlanmaktadır. Bu yüzden Yarbay Mustafa Kemal’in Gelibolu’ya gelişi, ihtiyata alınışına dek geçen süre ile 25 Nisan 1915’e dek gelişen olaylar bu makalede incelenecektir.

*

Kurmay Yarbay Mustafa Kemal Bey 27 Ekim 1913 tarihinde Sofya’da Askeri Ataşelik  görevine atandı. Aynı gün Osmanlı Devleti, Alman Islah Heyeti Başkanı Liman von Sanders ile anlaşma imzaladı. (Daha önce de Mustafa Kemal, Balkan Harbi esnasında 21 Kasım 1912-26 Ekim 1913 tarihleri arasında Bahr-i Sefid Boğazı Kuvve-i Mürettebesi Harekât Şube Müdürü olarak Tuğgeneral Fahri Paşanın emrinde Binbaşı iken Bolayır’da görev yapmıştı.) Kendisi Sofya’ya gider. Ancak o Fethi Bey (Okyar) ile birlikte İstanbul’dan uzak tutulmak için gönderildiğini düşünür. Enver Paşa, Mustafa Kemal’e Sofya Askeri Ataşeliği görevi yanısıra, 11 Ocak 1914 tarihinde Bükreş, Belgrat ve Çetine Askeri Ateşlik görevlerini de vermiştir. Sofya’da, Osmanlı Devleti’nin hızla bir savaşa doğru sürüklendiğini gören Yarbay Mustafa Kemal yurda dönmek ve orada görev almayı ister. Konuyla ilgili olarak Dersaadet’e üst üste dilekçeler yazar. Dilekçelerine oyalayıcı cevap alır. Bu duruma üzülen Mustafa Kemal son bir dilekçe daha yazar:

“ ……….

Vatanının müdafaasına ait fiili vazifelerden daha mühimi ve Mübeccel(aziz)  bir vazife olmaz. Arkadaşlarım muharebe cephelerinde, ateş hatlarında bulunurken, ben Sofya’da ataşemiliterlik yapamam Eğer birinci saf zabiti olmak liyakatından mahrum isem ve kanaatini bu ise lütfen açıkça söyleyiniz[1]. Bu sert aynı zamanda kesin cevap isteyen dilekçe herhalde etki yapmış olmalıdır ki; Harbiye Nezareti Müsteşar Vekili İsmail Hakkı Paşa’dan gelen telgrafı açıp okuyan İçişleri Bakanı Talat Paşa, Yarbay Mustafa Kemal’in 19. Tümen Komutanlığı’na atandığını öğrenir. Derhal tayin yazısının yazılmasını ister. Atamasını ise Enver Paşa Erzurum’dan telgrafla İsmail Hakkı Paşa’ya yaptırtır… Aslında Mustafa Kemal daha önce 28 Kasım 1914 tarihinde 1. Tümen komutanlığına atanmıştı[2]. Ancak bu görev nedense neticesiz kalmıştı (Sofya Sefaret-i Seniyyesi Ataşemiliteri Kaymakam Mustafa Kemal Bey ataşe militerlik görevinde bırakılmış onun yerine, Dördüncü Kolordu Erkan-ı Harbiye Reisi-Kurmay Başkanı- Kaymakam Cafer Tayyar Bey tayin olunmuştur[3].)

20 Ocak 1915’de 19. Tümen Komutanlığına atandığını belirten yazı Sofya’ya ulaşır. Yazı şöyledir;

“Harbiye Nezareti

Tahrirat kalemi,

2617

İrade-i Seniyye

Üçüncü Kolordu’da yeniden oluşturulan 19. Tümen Komutanlığı’na Sofya Ataşemiliteri Erkan-ı Harbiye Kaymakamı (Yarbay) Mustafa Kemal Bey memur edilmiştir.

İş bu irade-i Seniyye icrasına Harbiye Nazırı memur edilmiştir.

Harbiye Nazırı Vekili: Talat; Sadrazam: Mehmet Sait; Sultan: Mehmet Reşat[4].

 

Yarbay Mustafa Kemal Bey derhal yola çıkar. Orient Ekspress ile 21 Ocak 1915 tarihinde İstanbul’a gelir. Yakın arkadaşı Ali Memduh Beyin Sultanahmet’teki evine yerleşir. 

Ertesi gün Genelkurmay’da yaptığı görüşmelerde 19. Tümen’in yerini sorar. Ancak tatmin edici cevap alamaz. Sonra Kazım Bey (İnanç) “Gelibolu’da bulunan III. Kolordu Komutanı, kurmakta olduğunu bildiğimiz yeni teşkilat arasında yeni tümen vücuda getirmek düşüncesindedir. Bir defa oraya gidilirse durum anlaşılır.” der. Genelkurmaydan ayrılmadan önce de Liman Paşa ile kısa bir konuşması olur. Bulgarların henüz savaşa girmeyeceğini belirtir. Ayrıca Almanların zaferinden emin olmadığını ifade eder[5]. Araştırmalarında tümenin Tekirdağ’da bulunduğunu öğrenir.

24 Ocak 1915 tarihinde Tekirdağ’a gelir. Çınarlıçeşme’deki askerlik şubesine uğrar. Kendisini, şimdi Göğüs Hastalıkları Hastanesi olarak hizmet veren kışlalara götürürler. 19. Tümen burada eğitim yapmaktadır. Ancak Tümenin alaylarından 57. Alay ise Muratlı Yolu üzerindeki Karaca Murat Çiftliği karşısındaki Yerçeşme barakalarındadır. (Bu yeri ben araştırdım. Ahali Yerçeşme yerinin olduğunu ifade diyor. Ama hep farklı yerler gösteriyor, ibilgin). Henüz alaya sancak dahi verilmemiştir. Komutanlığa atanan Binbaşı Hüseyin Avni Bey de henüz Tekirdağ’a gelmemiştir. Alay Komutan Vekili olarak görev yapan Yüzbaşı Alaaddin Efendi askerin eğitimi ile ilgilenir.  Söz konusu alayda 49 subay, 3.638 erbaş ve er, 373 hayvan, 2.288 tüfek ve 4 adet makineli tüfek vardır[6]. 58. ve 59 Alaylar ise Tekirdağ’daki kışladadırlar. Tekirdağ’da iken çocukluk arkadaşı Sinemacı Mehmet Efendi ile karşılaşır. Bir süre onun evinde kalır. 1 Şubat 1915 tarihinde 19. Tümen’e Komutan olarak atanır. 2 Şubat 1915’te de Tekirdağ’a gelir (Mustafa Kemal birkaç kez Tekirdağ’a gitmiş olmalı, ibilgin)

Çok geçmeden 58. ve 59. Alayların Filistin’e gönderilmesi söz konusu olur. 19. Tümen’in iki alayı; 58. ve 59. Alaylar Bakırköy’deki çadırlı ordugâhtaki 6. Kolordu’ya bağlı 24. ve 26. Tümenlerin birer alayları ile yer değiştirecektir[7]. Bu alaylar 72. ve 77. Alaylardır. Bu alayların acemi olduğu Enver Paşaya söylenir. O da “Çalışarak tamamlarlar.” der. Yarbay Mustafa Kemal Bey bu iki alayı beklerken Gelibolu’daki III. Kolordu Komutanı Esat Paşadan 16 Şubat 1915 bir telgraf alır. Muratlı tren istasyonundan hareketle Maydos’a gelmesi istenir[8]. 22 Şubat 1915 tarihinde padişahın iradesi ile 57. Alay’a sancak verilir. Bu arada 23 Şubat 1915 tarihinde 72. ve 77. Alaylar Maydos’a gelmek üzere İstanbul’dan vapurla hareket eder. 

23/24 Şubat 1915 tarihinde Esat Paşanın ısrarları üzerine 57. Alay ile birlikte Tekirdağ’dan ayrılarak Halep ve Reşitpaşa vapurlarıyla Maydos’a gelir. Ondan önce deniz muhalefeti yüzünden hareket gecikir. Esat Paşa ısrarla yola çıkılmasını ister. Birlikleriyle şu an için bu tür yolculuğun mümkün olmadığı, eğer mutlaka gelmesi isteniyorsa nakliye vapurlarından birinin şahsına verilmesini ister. Esat Paşa bu kez de Muratlı istasyonuna hayvanla oradan tren ile ve diğer istasyonlardan sonra da hayvanla Maydos’a gelmesini ister. Bu yolculukla zaman yitireceğini düşünen Yarbay Mustafa Kemal daha sonra hava koşullarının ve ulaşım imkânlarının da elvermesiyle birlikleriyle vapura binerek Maydos’a gelir[9]. Bir gün önce de 72. ve 77. Alaylar gelmiştir. 19. Tümen ilk defa o gün tam mevcutlu olarak toplanır.

26 Şubat 1915 tarihinde ise Maydos’ta bulunan 9. Tümen’in 26. ve 27. Alaylar ile bazı topçu batarya birlikleri de 19. Tümen emrine verilir. Maydos Mıntıka Komutanlığı adı altında, Ece Limanı’yla Seddülbahir ve Morto Limanı dahil arasındaki sahilin savunmasıyla görevlendirilir. Aldığı talimata göre; hem Müstahkem Mevkii Komutanlığına hem de III. Kolordu Komutanlığına bağlanır[10]. Yarbay Mustafa Kemal Bey savunma düzenini de şu şekilde yapar:

“Bu tetkikatımdan hasıl olan kanaate göre, düşmanın ihraç teşebbüsünde, Seddülbahir ve Kabatepe civarlarındaki sahile aynı zamanda ihraç yapabilmesi mümkün ve buna mukabil işbu sahil aksamının düşmanın ihracına sahilde mani olacak surette müdafaası da mümkün ve ve lâzım görülmüştür [11]. (Bu konumlandırmayı daha önceden de edindiği tecrübelerine göre, Balkan Harbi Muharebelerinin son evresinde Mirliva Fahri Paşa Komutasında, Kuvay-ı Mürettebe kuvvetlerinin Harekat Şubesi Müdürü göreviyle arazi gözlemleri sonucunda yapar.)

26. ve 27. Alaylar Kabatepe ve Seddülbahir taraflarına konuşlandırılmış, 19. Tümen’in, bir alayı Sarafim Çiftliği’nde geri kalan iki alayı ise Maydos’tadır.

4 Mart 1915’de Seddülbahir ve Kumkale’ye komando saldırısı gerçekleşir. O gün Yarbay Mustafa Kemal, Cevat Paşa, Usedom Paşa olduğu halde sahil bataryalarını gezmek için ile birlikte Kilitbahir’e gider. Orada paşalardan ayrılır. Maydos’a dönerken düşmanın Seddülbahir’e asker çıkardığı haberini alır. Seddülbahir’deki 26. Alay Komutanı Binbaşı Kadri Beye telefonla şu emri verir:

“Bizzat şimdi yanınıza hareket ediyorum. Benim oraya muvasalatıma kadar sahile çıkmış olan  düşman behemehal denize dökülecektir[12].” diye kesin emir verir. İlk önce Kirte’ye oradan da Seddülbahir’e geçer. Geceleyin muharebe alanını gezerken Mehmet Çavuş ile karşılaşır. Onun kahramanlığını dinler ve ödüllendirilmesini teklif eder. Mehmet Çavuş, 17 Mart 1915 tarihinde Cevat Paşa tarafından altın bir saat ile ödüllendirilir.

7 Mart 1915’te Seddülbahir çarpışması ile ilgili raporunu yazar.

“Bu ayın dokuzuncu günü (4 Mart 1915) vuku bulan Seddülbahir Muharebesi’nin cereyan şekli aşağıdaki gibidir:

1-Söz konusu günün öğleden evvel saat dokuzunda düşman dretnot ve beş torpidosu tarafından Seddülbahir ve civarını bombardıman etmeye başladı. Bu sırada bir nakliye gemisi üç mavnası Seddülbahir iskelesine yanaşarak asker çıkarmaya başladı. Bombardıman himayesi altında bir subay kumandasında yetmiş kişilik olduğu tahmin edilen bir kuvvet ve bir makineli tüfek iskeleye çıkmıştır. 27. Alay’ın 10. Bölüğünden Mustafa oğlu Mehmet Çavuş kumandasındaki yarım takım tarafından çıkan düşman üzerine Seddülbahir Tabyası’ndan ateş açılıyor ve düşman da karşı ateşe başlıyor. Muharebe üç saat kadar devam etmiş mesafenin azlığı ve askerimizin şiddetli ateşi altında ve nihayet süngü hücumuna kalkması sayesinde düşman askeri sebat edemeyerek birçoğu vurulmuş oldukları halde sandallarına binerek kaçmışlardır.

2- Bombardıman sırasında 27. Alay 10 Bölükten altı şehit ile on üç yaralımız vardır. Bunlardan üç şehit Seddülbahir’de diğer üçü Harap Tabya’da bekleme mevzisinde bulunan kıtadandır, Seddülbahir’de şehit olan üç neferden Nuh oğlu Nuh’un cesedi bulunamamış ise de şehit olduğu kuvvetle muhtemeldir.

3- İş bu muharebede 4.670 piyade mermisi sarf edilmiştir. Beş silah ile sekiz kasaturanın henüz bulunamadığı ve iki silahın kundaklarının harap olduğu ve bu konudaki zayiat listesinin ilişikte takdim edildiği arz olunur [13]

Yarbay Mustafa Kemal raporunda bahsettiği Mehmet Çavuş’tan şöyle bahis açar:

“….

Gece karanlıkta yaralıları dolaştığım sırada Mehmet Çavuş namında birinin düşmana hücum esnasında elindeki silahının gayr-i kabil-i istifade bir hale gelmesinden hücuma taşla devam ettiğini anladığımdan teşvik-i emsale badi olacağı mülahazasıyle derhal orada merkumun taltifini arz ve istirham eyledim(Bilahare pek ziyade şöhret alan Mehmet Çavuş budur.)[14] 

8 Mart 1915 tarihinde 19. Tümen’in konuşlanması şöyleydi:

57. Alay 1. ve 2. Taburlarıyla, 9. Tümen’den verilmiş olan seri sahra bataryası ve istihkâm bölüğü ile Çamburnu’nda ordugâhtadır. 19. Tümen’in geri kalanı ise Maydos’taki konaklara yerleştirilmiştir. Bigalı Köyü ile Bigalı kışlasında da birer cephane kolu bulunuyordu. Daha sonra 10 Mart 1915 tarihinde bir emirle 19. Tümen’in konuşlanması şu şekilde değiştirildi: 57. Alay ve cebel taburu Bigalı’ya, 77. Alay ve sahra topu 39. Alay 1. Tabur (15. Tümen’den yeni oluşturulan) Maltepe’ye nakledildi. Maydos’ta yalnızca 72. Alay ile süvari bölüğü ve bazı kuvvetler bırakıldı[15]

14 Mart 1915 tarihinde 19. Tümen Kurmay Başkanlığına, Genelkurmay Harekât Şubesinde görev yapan İzzettin(Çalışlar) Bey atanır. 16 Mart 1915’te Yarbay Mustafa Kemal Bey 19. Tümen’e taarruz tatbikatı yaptırır.

18 Mart 1915 günü Cevat Paşa sabahın erken saatlerinde bir gambot ile Çanakkale’den Maydos’a geçer. Maydos Mıntıka Komutanı Mustafa Kemal’in karargâhına uğrar. Seddülbahir’de alınan tertibatı kontrol etmek isterler. Yol boyunca Kirte’ye gelirken çıkarmanın yapılacağı yerler hakkında da şu bilgiyi verir[16].

“Düşman Seddülbahir Mıntıkasını güneyden kuzeye ve bütün imdadınca (uzun) ateş altında bulundurabilmek faydasına sahiptir. Buna karşı sahilde bulunan kıtaatımız takviye için hareket edecek olan kuvvetler Alçıtepe’den sonra nazardan ve ateşten tesettür imkânı olmayan düz bir mıntıkayı geçmek mecburiyetinde bulunacaklar. Düşman bu mıntıkaya çıkarmaya ve Alçıtepe’yi elde etmeyi başarırsa, boğazın girişinden itibaren önemli bir kısmına sahip olacak. Alçıtepe’ye yerleştireceği bataryalarla söz konusu tepe hizasına kadar olan boğaz kıyısındaki bataryalarına karşı etkili olacak ve özellikle Rumeli sahilindeki bataryaları tahrip ve donanmasının dahi boğaz içine girerek ortak amaçları olan hedefleri ele geçirmiş olacaklar. Düşmanı Seddülbahir’e çıkmaktan men edecek kuvvet doğrudan doğruya sahilde mevzideki askerlerden ibaret olacak

Bu görüşlerine karşılık Cevat Paşa:

“Seddülbahir Mıntıkası pek dardır. Sanmam ki buradan bir çıkarma yapılsın.” der.

Kirte’ye geldiklerinde düşmanın boğaza saldırdığını görürler. Alçıtepe’ye yapılan atışlardan etkilenirler. 26. Alay Komutanına haber verilerek dikkatli olunmasını istenir. Cevat Paşa ile daha sonra Maydos’a doğru hareket eder (Cevat Paşa o gün sat 14.30‘a dek görev mahalline dönemez.).

19 Mart 1915’de özellikle 19. Tümen askerleri Seddülbahir’de ve Kabatepe’de teyakkuzda bulunur. Bu arada Yarbay Mustafa Kemal Bey kıyı savunmasını güçlendirmek için Müstahkem Mevkii Komutanlığından Nordenfeld türü toplar ister. Ayrıca gece yürüyüşleri, saldırı ve savunma tatbikatlarının yapılmasını emreder.

20 Mart 1915 tarihinde İzzetin Çalışlar Gelibolu’ya gelir. Aynı gün Cevat Paşa İngiliz ve Fransızların, karadan büyük bir çıkarma harekâtına girişeceklerini değerlendirir. Başkomutanlığa, kıyıların savunmasına yönelik bir öneri gönderir. Yarımadanın Eceabat-Kabatepe çizgisi güneyindeki bölgenin, Seddülbahir bölgesinin 19. Tümen tarafından kuzeyinde Arıburnu ve Anafartalar bölgesinin de 9. Tümen tarafından savunulmasını arzu eder[17]. Başkomutanlık bu öneriye 22 Mart 1915 tarihinde cevap verir.

“1- 9. Tümen’in Gelibolu Yarımadası’ndaki birliklerinin konuşunda bir değişikliğe gidilmeden olduğu yerde bırakılması,

2- 19. Tümen’in eskiden olduğu gibi Saroz Körfezi ve Anadolu kıyılarından yapılabilecek girişimlere karşı kullanılmak üzere 3.Kolordu’ya bağlı olarak Eceabat’ta toplu halde bulunması ve sadece 9. Tümen Karargâhının Eceabat’a alınması uygun görülüyor…

………., [18]”

İzzettin Çalışlar 19. Tümen Kurmay başkanı olarak görevine başlar[19].

Cevat Paşa Başkomutanlığı bu emrini 23 Mart 1915 günü yayınlar. 19. Tümen ihtiyata alınır. Tümen görevlendirildiği Çamburnu-200 rakımlı tepe-230 rakımlı tepe- Havuzların kuzeydoğu sırtlarından geçen geçen savunma hattının tahkimatını da sürdürecektir[20]. Aynı gün 72. ve 77. Alaylar Sarafim Çiftliği ile Maydos’a gelir. 

9. Tümen Karargâhı Çanakkale’dedir. Yapılan görev değişikliği sebebiyle 24 Mart 1915 Eceabat’a geçer. Yarbay Mustafa Kemal Bey Kurmay Başkanı İzzettin Çalışlar ile birlikte 57. Alay’ın yeni teşekkül eden dördüncü bölükleri teftiş eder[21]

 Maydos Mıntıka Komutanlığını 25 Mart 1915’te 9. Tümen Komutanı Albay Halil Sami Beye devreder. Ona bazı önerilerde de bulunur. Hatta kendisine şöyle bir teklif de yapar:

“ İhtiyat Birlikleri Komutanı olarak III. Kolordu’ya ve Müstahkem Mevki Komutanlığına da bağlıyım. Yani sizin bana emir verme yetkiniz bulunmayacak. Fakat ben uygun görülürse, tümenimle sizin emrinize girmeye hazırım. Hatta bu konuyu III. Kolordu Komutanlığına da yazacağım[22].” Ancak bu teklif III. Kolordu tarafından 25/26 Mart 1915 tarihli yazısıyla reddedilir.

24 Mart 1915’e kadar Gelibolu Yarımadası’nın ortasında ve Saroz Körfezi kıyısındaki Ece Limanı’ndan Boğazın giriş bölümünde bulunan Morto Limanı’na kadar olan kıyı şeridini 4 alayla savunan(bir alayı da ihtiyatta) Yarbay Mustafa Kemal, görevini devrettiğinde aynı bölgede iki alay kıyı hattında bir alayda ihtiyatta olmak üzere savunma düzeni alınır.

9. Tümen Komutanı Halil Albay Sami Bey, Mustafa Kemal’in savunma düzenini aynen benimser. Olası çıkarma yerlerine kuvvetlerini yerleştirir. Devir teslimini Yarbay Mustafa Kemal şöyle anlatır.

“Halil Sami Bey, sorumluluğuna verilen bölgenin savunulmasına yönelik kararımı ve değerlendirmemi sordu. Kendisine düşmanı karaya çıkartmamak suretiyle vazifenin yapılabileceğinin mümkün olduğu hakkındaki görüşümü ve bunun için bence düşmanın çıkması mümkün olan sınırlı ve belirli iki sahil mıntıkasının yani Kabatepe civarı ve Seddülbahir sahil kısımlarının düşmanın çıkarma girişimi halinde savunma hattı derhal sahile yerleşecek surette kuvvetli tertibat almak lüzumunu anlattım. O da bu esaslar doğrultusunda düzen aldı, [23]

Aynı gün Liman von Sanders 5. Ordu Komutanı olarak Gelibolu’ya gelir.  İşte bu geliş Türk Kurmayları tarafından düzenlenen savunma hattının kırılma noktası olur.

26 Mart 1915 günü 19 Tümene bir tecrübe yürüyüşü yaptırılır. Öğle molası Bigalı’da verilir. Akşam geç vakitte Maydos’a gelinir[24]

Ertesi gün 57. Alay ve Cebel Taburu Bigalı’ya tayin edilir, tarih 27 Mart 1915’tir. 28 Mart 1915 günü bir tatbikat yapmak için 19. Tümen hareket eder. Ancak o gün Ordu komutanının Maydos’a geleceği haberi alınınca tatbikat iptal edilir. Ordu Komutanı Maydos’a gelmez.  5.Ordu Komutanı Liman von Sanders’in 31 Mart 1915 günü savunma tertibatı alınan yerleri gezeceğini bildirilir.

29 Mart 1915 tarihinde III. Kolordu’ya gelen bir emirle 19. Tümen’den bir alayın Çanakkale’ye gönderilmesi istenir.  III. Kolordu Komutanı Esat Paşa 19. Tümen Komutanlığına çektiği şifreli telgrafta tümenden bir alayın Çanakkale’ye geçirilmesi için Genel Karargâhtan bir vasıta istemesini, şayet gelmez ise orada bulunan vasıtalardan istifade edilerek, söz konusu alayın Anadolu yakasına mutlaka geçirilmesini ister[25].

30 Mart 1915 tarihinde İhtiyatta bulunan 19. Tümen’in sadece III. Kolordu Komutanlığına bağlı olduğu bildirilir. 

5. Ordu Komutanı Liman von Sanders yanında Müstahkem Mevkii Komutanı Cevat Paşa, III. Kolordu Komutanı Esat Paşa, Sahil Müfettişi Von Usedom Paşa, Donanma Komutanı Morten Paşa, Anadolu tarafındaki mürettep Kolordu Komutanı Weber Paşa alınan tedbirleri yerinde görmek üzere 31 Mart 1915 tarihinde Eceabat’a gelir. Bu geziye 9. ve 19. Tümen komutanlarının da katılmasını ister. Ordu Komutanı ve beraberindekiler Kabatepe’ye ardından da Kirte’ye oradan da Alçıtepe’ye çıkılır. Ancak Ordu Komutanı Seddülbahir mıntıkasını görmeye gitmez.

İki tepeden muharebe sahasını inceler. Çıkarmanın yapılacağı muhtemel plajları görme gereğini duymaz. Osmanlı kurmayının fikrini sormadan savunma düzenini değiştirir. Yarbay Mustafa Kemal bu değişikliği şöyle anlatır:

“Liman Paşa, 9. Tümen tarafından, doğrudan doğruya sahilin müdafaası bakış açısıyla alınmış olan tertibatı tasvip etmedi. Adı geçen sahili, zayıf birliklerle gözetlettirerek büyük kısımları geride bulundurmak ve düşman karaya çıktıktan sonra gerideki ihtiyatlarla ve süngü hücumu ile karaya çıkacak olan düşmanı denize dökmek görüşünü tavsiye ediyordu. Buna da dayanarak yeniden alınmasını emrettikleri düzen bu bakış açısına göre olacaktı.

Karargahımıza dönüşte 9. Tümen Komutanı yanıma gelerek alınması emredilmiş olan yeni tertibat şeklinin kendisine güven vermediğini söyleyerek bu konudaki görüşümü sordu. Ben de sahilin yalnız gözetlenmesiyle yetinilmesi fikrine öteden beri karşı olduğumdan, adı geçen komutana o yolda düşünce ve değerlendirmelerimi açıkladım. Bunun üzerine 9. Tümen Komutanı tarafından Kolorduya raporla istirhamlarda bulunulmuştur[26].

Yarbay Mustafa Kemal Bey savunmada yapılan bu keskin değişikliğin nelere mal olacağının farkındadır. Ancak elinden bir şey gelmez. İhtiyattaki birliklerini bir an önce savaşa hazırlamaya çalışır.  Aynı gün 77. Alay saat 08.00’den itibaren Çanakkale’ye geçer. Çanakkale’deki ordugâhlara yerleştirilir. Şehrin asayişi konusunda görev yapacaktır.

4 Nisan 1915’te de Osmanlı Genelkurmayı Liman Paşa’ya bir yazı ile savunma hakkında görüşlerini bildirir. Genelkurmay da kıyıların kuvvetle tutulması yönünde fikrini belirtir. Bu yazı Mustafa Kemal’in savunma görüşlerini destekler mahiyettedir.

6 Nisan 1915 tarihinde Çanakkale’ye şehrin güvenliğine sağlamak üzere giden 77. Alay, Liman von Sanders’in emri ile tekrar Eceabat’a alınır. İki gün sonra 8 Nisan 1915 gününde III. Kolordu’dan gelen 9 no.lu emirde ise şunlar yazılıdır:

“Gelibolu Yarımadası’nda bulunan III. Kolordu’nun Bolayır hattından itibaren yarımadayı  korumakla yükümlü olduğu ve 7. Tümen’in Bolayır hattında Deliyani limanına kadar ve 9. Tümenin Ağıldere’den itibaren yarımadanın Saros Körfezi’ne kadar olan kuzey kesiminden sorumlu olacağı ayrıca Deliyani Limanı ile Ağıldere arasında jandarma kıtalarının olduğu bildiriliyordu. Bu emirde en önemli değişiklik ise 9 nolu emirin 9. maddesindedir. 19. Tümen’in genel ihtiyata alındığı belirtiliyordu. Düşmanın gerçek çıkarma hareketine göre Gelibolu, Maydos mıntıkalarında veya Anadolu yakasında istihdam olunacaktır. Tümenin bir alayıyla cebel taburunun Bigalı çevresinde, diğer alayının Maltepe civarında geri kalan kuvvetin de Maydos’ta bulunması bildiriliyordu[27]. “

18/19 Nisan 1915 tarihinde, saat 07.00’de 19. Tümen Bigalı-Turşun Köyü ve Maltepe-Anafartalar-Turşun köyü hattında saat 24.00’e kadar bir tatbikat yaparak bu tatbikat sonrası tümen karargâhı Bigalı Köyüne yerleşir.

19. Tümen, 22 Nisan 1915 tarihinde Uzun Hıdırlı-Sivli arasında bir tatbikat daha gerçekleştirir. 25 Nisan’da bir tatbikat daha yapılması planlanır.

24 Nisan 1915 Yarbay Mustafa Kemal Bey, Gelibolu’dan Eceabat’a gelen Esat Paşa ile son gelişmeler hakkında bir görüşme yapar. Çıkarmaların yine Seddülbahir ile Kabatepe’ye olacağını bir kez daha belirtir.

25 Nisan 1915’te çıkarmalar başlar.

*

Bir tümen komutanı düşünün ki, tümenin büyük eksikliklerini henüz tamamlayabilmiş(eksiği hala vardı). Kurmay başkanı ancak 22 Mart 1915 tarihinde göreve başlamış, iki alayı da bir ay önce bölük pörçük bir şekilde Maydos’a gelebilmiş ve eğitim bakımından zayıftırlar. Durumun ne denli vahim olduğunu gören Yarbay Mustafa Kemal Bey hızla tümenini savaşa hazırlamak gayretine girişir. 16 Mart, 26/27 Mart’ta; 18/19 Nisan ve 22 Nisan’da tatbikatlar yaptırır. 25 Nisan’da bir tatbikat yapılacaktı. Ancak tatbikat o gün gerçeğe dönüşür.

*

Kurmay Yarbay Mustafa Kemal’in daha askeri ataşeliği döneminde ısrarla görev isteyerek atandığı görev sebebiyle Maydos’a geldiği 24.02.1915 tarihinden, 24.03.1915 tarihine dek Maydos Mıntıkası Komutanlığı görevini ifa etmiş, o dönemlerde çıkarma yerlerini tam bir doğrulukla belirlemiştir, Seddülbahir ve Kabatepe’ye düşmanın çıkacağını tahmin etmiş ve birliklerini de ona göre konuşlandırmıştır. Daha önce söz konusu kıyıları 9. Tümen iki alayı ile savunmadaydı. O ise bu kuvvetleri yetersiz görmüş, kendi tümeninden iki alayı daha kıyı hattında görevlendirmiştir. Toplam 4 alay ile savunma yapmayı tasarlamıştır. Daha sonra tümeni ihtiyata alınınca, 9. Tümen bu kez iki alay savunmada, bir alay da ihtiyatta olmak üzere savunma düzenine geçer. Bu durumun pek tehlikeli sonuçlar doğuracağını düşünen Mustafa Kemal kendi tümenin de 9. Tümen emrine verilmesini istemiş ama teklifi III. Ordu Komutanlığı tarafından reddedilmiştir. 9. Tümen Komutanı Albay Halil Sami Bey eldeki birliklerle savunma tertibatını yine de Mustafa Kemal’in planına göre yapmıştır.

5. Ordu Komutanı Liman Son Sanders 24 Mart 1915 tarihinde Gelibolu’ya, 31 Mart 1915 tarihinde de Maydos’a gelir. Beraberindekilerle Alçıtepe’ye çıkar ama Seddülbahir’e gitmez. Aklı hep Bolayır’a yapılacak bir çıkarmada olduğu için orada tertibat alır. Çıkarmalar başladıktan sona iki gün boyunca Seddülbahir ve Kabatepe, Arıburnu’ndaki alaylar ateş içindeyken Ordu Komutanı düşmanın çıkarmasını büyük bir öngörüsüzlükle beyhude yere beklemiştir.

Daha 1912/1913 yılında o yörenin topografyasını, konumunu iyi bilen Mustafa Kemal, iki sene sonra da aynı çıkarma yerlerinin ne denli önemli olduğunu kavramış, ona göre hazırlık yapmış ama bir aylık zaman diliminde Yarımada’ya gelen Ordu komutanı bu kısa sürede büyük yanılgılara düşmüştür. Belki de Genelkurmay’da yaptığı ilk görüşmede; Mustafa Kemal’in Almanların savaşa kazanamayacağını kendisine açık yüreklilik ile söylemiş olması, bundan dolayı ihtiyata alınmasını sebep olmuş mudur diye de insan düşünmeden edemiyor…

Netice itibari ile, Yarbay Mustafa Kemal Maydos Mıntıkası Komutanı iken görevinin ne derece önemli olduğunu idrak etmiş, Balkan Harbi’ndeki tecrübesine dayanarak yarımadada elindeki tümeni hızla eğitip yetiştirmek istemiş, doğru yerlerde ve düşmanı kıyıya ayak basmadan karşılamak üzere konuşlandırmış ancak kuvvetleri daha sonra ihtiyata alınmış, 5. Ordu Komutanının isteği üzerine bu savunma düzeni değiştirilmiştir. Bu da İtilaf kuvvetlerinin kıyılara kısa sürede tutunmasına imkân vermiş pek çok kayıplara yol açmıştır. Ya da şöyle düşünelim; Mustafa Kemal ihtiyata alınmasaydı, ilk savunma planı ile kıyıları birlikleri ile savunsaydı acaba ne olurdu?...

Yarbay Mustafa Kemal 25 Nisan 1915’ten sonra da önemli hizmetlerde ve yararlılıklarda bulunduğu gibi, “Maydos Mıntıka Komutanı” iken de öngörüsü ile gerçekleştirdiği hazırlıklarla, doğru tespitlerde bulunarak görevini hakkıyla yapmıştır.

 



[1] Hedef Gelibolu, s 49-50.

[2] 1. Dünya Savaşı’nda Atatürk adlı makale, Gelibolu’yu Anlamak Sitesi.

[3] Atatürk ve Çanakkale’nin Komutanları, s 292.

[4] Osmanlı Belgelerinde Çanakkale Muharebeleri, Cilt-1, s 13.

[5] Tek Adam Cilt-1, s 210-211.

[6] MSB, Bir Kahramanlık Abidesi 57. Piyade Alayı, s 23.

[7] İmparatorluktan Cumhuriyete, Fahrettin Altay Paşa Anlatıyor, s 82-83.

[8] Arıburnu Muharebeleri Rp., s 5.

[9] “ ag.e, 5-6  “.

[10] a.g.e,  s 5-6.

[11] a.g.e, s 6.

[12] Arıburnu Muharebeleri Rp. , s 7.

[13] Gelibolu 1915, s 26.

[14] Arıburnu Muharebeleri Rp., s 7.

[15] a.g.e, s 9.

[16] Arıburnu Muharebeleri Rp., s 9.

[17] Çanakkale Cephesi Harekâtı, 1. Kitap, s 212-213.

[18] a.g.e, s 213.

[19] On Yıllık Savaşın Günlüğü, s 113.

[20] Çanakkale Cephesi Harekâtı, 1. Kitap, s 214.

[21] On Yıllık Savaşın Günlüğü, s 113.

[22] Arıburnu Muharebeleri Rp., s 12-13.

[23] A.g.e, s 12.

[24] On Yıllık Savaşın Günlüğü, s 114.

[25] Arıburnu Muharebeleri Rp, s 13.

[26] a.g.e, s 15.

[27] Arıburnu Muharebeleri Rp, s 9.


  8430 defa Görüntülendi.

**********************

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri Tuncay Yılmazer'in benimsediği anlamına gelmez. Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederiz.

**********************

Makaleye Yorum Ekle

 

YORUMLAR

2012_İSLAM ÖZDEMİR 27-07-2012, 01:40:25
İSMAİL BEY'E TEŞEKKÜR EDERİM.KAYNAKÇANIZI DA EKLERSENİZ DAHA ŞIK OLACAĞI KANAATİNDEYİM.
SAYGILARIMLA
 
2013_ismail 29-07-2012, 13:22:41
Sevgili kardeşim İslam,
Dipnotlu olarak gönderdiğim makalede dipnotlar neden çıkmamış bilmiyorum.
Selamlar
 
2014_İSLAM ÖZDEMİR 30-07-2012, 10:33:59
TEŞEKKÜRLER EDERİM VE SAYGILAR SUNARIM ŞU AN BALKAN SAVAŞIYLA İLGİLİ BİR ÇEVİRİ İLE UĞRAŞMAKTAYIM PEK YAKINDA ARANIZA DÖNECEĞİM
 
5577_ibrahim kuşkulu 18-03-2015, 19:52:48
Ismail Bilgin beyin dikkatine bir şey bildirmek istiyorum.KARACA MURAT ÇIFTLIĞI Bugunkü MURATLI ilçsininin ilk yerleşim yerinin adıdır.YERÇEŞME de bugükü INANLI ÇEŞMESI MEVKII Olabilir.Bu bilgiler Osmanlı kayıtlarında var(muratlı belediye sitesi) çalışmalarınızda başarılar.0534201991
 

KATEGORİDEKİ DİĞER BAŞLIKLAR

23/04/2017 - 21:24 Türk Ordusu’nda Künye Uygulamasına İlişkin İlk Girişimler ve İlk Künyelerle İlgili Kısa Bilgiler (The First Attempts On The Use Of Identity Tags In Turkish Army And Information About The Early Identity Tags) (Burhan SAYILIR)

13/04/2017 - 05:43 Müstahkem Mevki’nin Kara Savunması İçin Top Desteği Sağlaması (Bayram Akgün)

07/04/2017 - 14:30 Çanakkale Muharebelerinde İdari ve Lojistik Faaliyetler (Ayhan Candan)

06/04/2017 - 19:17 Kabataş Erkek Lisesi 1.Büyüteç Tarih Öğrenci Sempozyumu (8-9 Nisan 2017)

04/04/2017 - 21:12 Resmi Belgelere (Nüfus Ölüm-Genelkurmay-Kayıtsız Ölüm Defterleri) Göre İzmir - Beydağ Şehitleri (Necat Çetin-A.Levent Ertekin)

31/03/2017 - 07:25 Çanakkale nin Şehit Kalemleri (İsmail Sabah)

27/03/2017 - 19:43 Çanakkale Müstahkem Mevkii’ye Bağlı Top Mermisi Çeşitleri (Bayram Akgün)

25/03/2017 - 20:58 GeliboluyuAnlamak Özel- 100. Yılında Gazze Muharebeleri Kahramanlarını Anıyoruz (Tuncay Yılmazer)

17/03/2017 - 21:15 18 Mart Özel Makalesi - Yaşayanların Ağzından 18 Mart Boğaz Muharebesi (Ahmet Yurttakal)

16/03/2017 - 08:51 18 Fotoğrafla Çanakkale Boğaz Muharebesi 18 Mart 1915 - 18 March 1915 Dardanelles Assault with 18 photographs (Ahmet Yurttakal)

13/03/2017 - 05:47 Çanakkale Muharebeleri’nde Bir Hile: Sahte Toplar (Bayram Akgün)

07/03/2017 - 04:27 Çanakkale Zaferi’nden Mescid-i Nebevi’ye (Enver Paşa’nın 1916 Filistin-Hicaz ziyareti) (Tuncay Yılmazer)

23/02/2017 - 07:48 Gelibolu Savunması Bir Karargâh Çalışması - General G.S. Patton (Haluk Oral)

09/02/2017 - 06:24 İkinci Kirte Muharebesi (6-8 Mayıs 1915 Taarruzları) (Yücel Özkorucu)

31/01/2017 - 12:29 Türk Boğazları Meselesi (Ayhan Candan)

24/01/2017 - 05:39 Kanlı Bir Mendil Hikayesi (Ömer Arslan)

19/01/2017 - 10:32 Irak Cephesinde Gönüllü Kahramanlar Osmancık Taburu (Muzaffer Albayrak)

23/12/2016 - 20:32 Atlas Tarih Dergisi Aralık-Ocak Sayısında 1916 Sina Filistin Hicaz Cephesi (Tuncay Yılmazer)

13/12/2016 - 07:23 Birleşik Harekat Tecrübesi Olarak Cihan Harbinde Türk-Alman Askeri İttifakı (Gültekin Yıldız)

02/12/2016 - 20:23 Çanakkale Kara Muharebelerinde Ağıl Dere (Şaban Murat Armutak)

15/11/2016 - 11:48 Çanakkale de Bir Melek Hanım (Muzaffer Albayrak)

01/11/2016 - 05:41 Çanakkale Kara Muharebelerinde Asma Dere (Şaban Murat Armutak)

24/10/2016 - 06:55 42. Alay / Gelibolu 1915 - Ahmet Diriker (Oğuz Çetinoğlu)

10/09/2016 - 11:12 Seddülbahir Kahramanı Bigali Mehmet Çavuş (Ömer Arslan)

03/07/2016 - 14:42 Çanakkale’den 100. Yılında Somme’a:Bir Savaş, İki Muharebe (Mustafa Onur Yurdal)

11/06/2016 - 14:37 I.Dünya Savaşı nda Şii Ulemasının Cihat Fetvaları Çerçevesinde Irak Cephesi (Ziya Abbas)

01/06/2016 - 06:23 Kutülamare- Yarbay Mehmed Reşid Bey in Günlüğü (İ. Bahtiyar İstekli)

23/05/2016 - 12:01 Osmanlı Devleti’nin Çanakkale Muharebelerinde Sağlık Alanındaki Faaliyetleri (Ayhan Candan)

16/05/2016 - 07:38 Bir Osmanlı Kurmay Subayı- Iraklı Kürt Devlet Adamı, Mehmet Emin Zeki Bey in Yaşam Öyküsü (Tuncay Yılmazer)

10/05/2016 - 13:00 Mezopotamya da Bir Savaş 1915-1916 KutülAmare – Nikolas Gardner ( Tuncay Yılmazer )

07/05/2016 - 07:31 Birinci Dünya Savaşının İslam Dünyasına Etkileri (Yüksel Nizamoğlu)

30/04/2016 - 19:20 Çanakkale Savaşı: Bir Siyasi Mücadele Alanı (Özgür Öztürk)

23/04/2016 - 19:13 25 Nisan 1915 Anzak Çıkarması İlk Saatleri – Daha Erken Müdahale Edilebilir miydi? ( Ahmet Yurttakal )

17/04/2016 - 21:26 Maskirovka Harekatı - KutülAmare Bir Zafer Midir? ( Tuncay Yılmazer )

13/04/2016 - 05:30 Çanakkale Savaşları ve Barbaros’un Batışı (İsmail Bilgin)

28/03/2016 - 11:20 Çanakkale Muharebelerinde Osmanlı Ordusunun Asker Kaybı (Ayhan Candan)

26/03/2016 - 09:55 Eğitimli Neslin Birinci Dünya Savaşı ile İmtihanı ( Dr. Nuri Güçtekin )

24/03/2016 - 10:00 Birinci Dünya Savaşı nda Yozgat Lisesi (Dr. Nuri Güçtekin)

21/03/2016 - 06:35 Çanakkale Seferberliği: Savaş, Eğitim, Cephe Gerisi (Mustafa Selçuk)

17/03/2016 - 08:15 18 MART ÖZEL - Çanakkale Zaferi ve Cevat Paşa (Ahmet Yurttakal)

11/03/2016 - 06:49 Zaferi Kanla Yazan Fındıklılı Mehmet Muzaffer (İsmail Bilgin)

02/03/2016 - 12:48 Kut’ül Amare Zaferi -2 (İsmail Bilgin)

29/02/2016 - 11:29 Kut’ül Amare Zaferi -1 (İsmail Bilgin)

22/02/2016 - 12:27 Gertrude Bell Irak Sınırını Çizen Kadın (Veysel Sekmen)

14/01/2016 - 08:43 Çanakkale Şehidi Feyzi Çavuş’un Zevcesi Zehra Hanımın Padişaha Mektubu (Osman Koç)

23/12/2015 - 16:47 Çanakkale Savaşlarında Binbaşı Halis Bey’e Ait Bir Ganimetin Öyküsü (Serdar Halis Ataksor)

10/12/2015 - 18:03 Mesudiye Zırhlısının Dramı (Cemalettin Yıldız)

06/12/2015 - 20:29 Kut’ülamarenin Türklere Tesliminden Sonra Irak İngiliz Ordusunun Faaliyetlerine Dair Rapor (Haz. Serdar Halis Ataksor)

01/12/2015 - 10:11 10 Ağustos 1915 Conkbayırı Süngü Hücumu (Muzaffer Albayrak)

17/11/2015 - 21:09 Çanakkale Deniz Muharebelerinde Verilen Zayiatlar (Ahmet Yurttakal)

10/11/2015 - 05:19 Reis-i Cumhur Mustafa Kemal in Çanakkaleyi ziyaretleri (M. Onur Yurdal )

08/11/2015 - 22:04 Mustafa Kemal Paşanın Osmanlı Devleti’nin 1. Dünya Savaşına girişiyle ilgili görüşlerine dair bir belge

Osmanlı Devleti Umumi Harpte Tarafsız Kalabilir miydi? - Yusuf Akçura (Değerlendirme: Muzaffer Albayrak)

Nazım’ın Dayısı Çanakkale Şehidiydi (Melih Şabanoğlu)

Çanakkale Destanının Ölümsüz Efsaneleri (Osman Koç)

21/10/2015 - 04:02 100 Yıl Sonra İlim Heyeti Çanakkale’de Programı

17/10/2015 - 11:50 Çanakkale Savaşı'nın Kanada'da Bıraktığı İzler (Birol Uzunmehmetoglu)

27/09/2015 - 16:01 1917 Yılında Hicaz Cephesi:Arap İsyanının Yayılması ve Medine’nin Tahliyesi Programı (Yüksel Nizamoğlu)

22/09/2015 - 13:07 III. Kolordu’nun Çanakkale Muharebeleri’ne Hazırlanış Süreci (İsmail Bilgin)

15/09/2015 - 04:28 Kutü-l Amare Kahramanı Halil Kut Paşa (Enes Cifci)

11/08/2015 - 04:07 Türkiye Büyük Savaş a Nasıl Girdi? ( Emre Kızılkaya )

29/07/2015 - 03:30 1915 Gelibolu Harbi Günlüğü- Kazım Şakir (İ. Bahtiyar İstekli)

07/07/2015 - 02:49 Suyu Arayan Adamların Öyküsü - Millete Deva Olmak , Osmanlı Savaş Esirleri, TIP ve Milliyetçilik ( 1914-1939 ) -Yücel Yanıkdağ (Tuncay Yılmazer)

30/06/2015 - 03:55 Tarih, Otobiyografi ve Hakikat Yüzbaşı Torosyan Tartışması ve Türkiye’de Tarih Yazımı (Derleyen: Bülent Somay)

21/06/2015 - 16:34 Türklere Esir Olmak (Doğan Şahin)

23/05/2015 - 04:36 Çanakkale Savaşı

16/05/2015 - 15:30 İtilaf Devletleri Askerlerinin Gözüyle Çanakkale

12/05/2015 - 12:50 Muaveneti Milliye Muhribi Torpito Zabiti Ali Haydar Öztalay (Çimen Yüksel)

09/05/2015 - 08:24 Osmanlılar ve Ermeniler / Bir İsyan ve Karşı Harekâtın Tarihi (Edward J. Erickson)

03/05/2015 - 15:39 Neuve Chapelle’den Gelibolu’ya: Bir Askeri Planın Gelibolu’da Uygulamaya Konulması ( Mustafa Onur Yurdal )

28/04/2015 - 03:52 Cephe Arkadaşı Çanakkale Cephesi

25/04/2015 - 03:07 Çanakkale Müstahkem Mevkii Bataryalarının 25 Nisan 1915 ‘teki Rolü (Bayram Akgün)

24/04/2015 - 15:07 25 Nisan 1915 üzerine Gelibolu’yu Anlamak’ta çıkmış makalelerden seçmeler (Tuncay Yılmazer)

18/04/2015 - 17:10 Çanakkale Şehitleri Listesinde Ezineli Yahya Çavuş’un Adı Yok (Osman Koç)

10/04/2015 - 00:06 Kıyamet Koptuğunda - Hasan Cevdet Bey

03/04/2015 - 01:36 Rusya’daki 90.000 Osmanlı Savaş Esiri ve Sarıkamış Muharebesi (Yücel Yanıkdağ)

27/03/2015 - 17:57 Bir Hikayenin Daha Sonu: Topçamlar Tabyası (Bayram Akgün)

14/03/2015 - 07:57 Düşmana Korku Salan Efsanevi İntepe Topçularından Topçu Üsteğmen Mehmet Ali Bey (Muzaffer Albayrak)

11/03/2015 - 02:38 Seddülbahir’de Yalnız Top-210/40’lık Roon Topu (Bayram Akgün)

01/03/2015 - 13:31 Çanakkale Muharebeleri’nin İdaresi, Komutanlar - Strateji (Ed.: Lokman Erdemir, Kürşat Solak)

24/02/2015 - 17:39 Çanakkale Cephesinde Bir Damla Su İçin- Gelibolu Yarımadasında Jeoloji ve Muharebe İlişkisi ( İsmail Bilgin )

15/02/2015 - 17:55 Hashtag Tarih Dergisi Şubat 2015 Sayısında Kitap Değerlendirme Yazısı

08/02/2015 - 07:11 “Hafız Hakkı Paşanın Sarıkamış Günlüğü” Kitabıyla İlgili Mülahazalar (İsmail Bilgin)

// Bir Asır Sonra Ermeni Tehciri ve Çanakkale Üzerine… 100. Yıl Nasıl Anılmalı? (Tuncay Yılmazer)

23/12/2014 - 08:24 Sarıkamış İhata (Kuşatma) Harekâtı (İsmail Bilgin)

17/12/2014 - 02:24 Kut ül Amare Zaferi (Necmettin Özçelik)

08/12/2014 - 18:22 1. Dünya Harbi

06/12/2014 - 13:44 The Water Diviner – Son Umut Filminin Galasından Notlar… ( Tuncay Yılmazer )

01/12/2014 - 17:22 Cevat Çobanlı Paşa Çanakkale Kahramanı -Ahmet Yurttakal

16/11/2014 - 01:54 Goltz Paşa nın Mirası, Türkiye nin Geleceği – Osmanlı Devletinin 1. Dünya Savaşı na Girişi üzerine ( Tuncay Yılmazer )

10/11/2014 - 04:07 Turkish–Australian Reapprochement In The Light Of The Gallipoli Campaign (Kenan Çelik)

04/11/2014 - 01:37 Boğaziçi’nden Çanakkale’ye Şirket-i Hayriye Vapurları (Gözde Keskin)

19/10/2014 - 06:44 Beyrut Müftüsü Mustafa Neca Efendi’nin Anafartalar Grubuna Hitabı (Osman Koç)

11/10/2014 - 10:34 Bir Çanakkale Şehidinin Hikâyesi: Koca Ali Oğlu Mustafa (Necat Çetin)

14/09/2014 - 07:01 Suçlu Sırbistan- Ayağa Kalk ! Avrupa 1914’te Savaşa Nasıl Sürüklendi ? Sleepwalkers (Uyurgezerler) Christopher Clark- Tuncay Yılmazer

06/09/2014 - 07:14 Bilgeliğin Yedi Sütunu- Thomas Edward Lawrence (Nagihan Haliloğlu)

30/08/2014 - 20:49 1. DÜNYA SAVAŞI’YLA İLGİLİ TÜRKİYE’DE NELER YAPILDI/YAPILIYOR? (Adem Koçal)

23/08/2014 - 16:25 Vehip Paşa Kahramanlıktan Sürgüne (Dr. Yüksel Nizamoğlu)

28/07/2014 - 13:17 tarih Dergisi Ağustos Sayısında 1. Dünya Savaşı nın Nedenleri Dosyası

18/07/2014 - 14:59 Çanakkale Boğazı Müstahkem Mevkii İntepe Topçu Grubu’ndan Bir Subayın Günlüğü (Dr. Lokman Erdemir)