Balkan Savaşlarında Tekirdağ’da Yaşanılan Bulgar Mezalimine Dair İbretli Bir Örnek “Kaz Vakası” (İslam Özdemir )

Tarih: 16/05/2012   /   Toplam Yorum 6   / Yazar Adı:      /   Okunma 19695

Yakılıp yıkılan şehirler, yağmalanan medeniyet eserleri, insanın kanını donduran katliamlar, tecavüzler, işkenceler ve bütün bunların neden olduğu göçler. Balkan Harbi denildiği vakit bu savaşın bize, milletçe yaşattığı büyük utancın yanında yukarıda zikredilen vahşet örnekleri de canlanır zihinlerimizde. Rumeli’deki beş asırlık hâkimiyetimizi yitirdiğimiz ve bir zamanlar idaremiz altında adalet içinde yaşayan milletlerin en güçsüz anımızı fırsat bilerek bizi yok etmek için başlattıkları bu haksız savaşı ve onun yaşatmış olduğu sıkıntıları değil yüzyıl, asırlar geçse de unutmamız mümkün değildir. Rumeli ile birlikte Doğu Trakya’daki en kıymetli şehirlerimizi kısa sürede kaybettiğimiz, Bulgar Ordularını İstanbul’un yanı başındaki Çatalca önlerinde zar zor durdurabildiğimiz Balkan Harbinde, düşman eline geçen her karış toprağımız tarihe utanç safhası olarak geçecek pek çok mezalime tanıklık etmiştir. (İ.Ö)

 

Yakılıp yıkılan şehirler, yağmalanan medeniyet eserleri, insanın kanını donduran katliamlar, tecavüzler, işkenceler ve bütün bunların neden olduğu göçler. Balkan Harbi denildiği vakit bu savaşın bize, milletçe yaşattığı büyük utancın yanında yukarıda zikredilen vahşet örnekleri de canlanır zihinlerimizde. Rumeli’deki beş asırlık hâkimiyetimizi yitirdiğimiz ve bir zamanlar idaremiz altında adalet içinde yaşayan milletlerin en güçsüz anımızı fırsat bilerek bizi yok etmek için başlattıkları bu haksız savaşı ve onun yaşatmış olduğu sıkıntıları değil yüzyıl, asırlar geçse de unutmamız mümkün değildir. Rumeli ile birlikte Doğu Trakya’daki en kıymetli şehirlerimizi kısa sürede kaybettiğimiz, Bulgar Ordularını İstanbul’un yanı başındaki Çatalca önlerinde zar zor durdurabildiğimiz Balkan Harbinde, düşman eline geçen her karış toprağımız tarihe utanç safhası olarak geçecek pek çok mezalime tanıklık etmiştir.

                                  

Doğu Trakya’da Bulgar zulmü altında zifirden karanlık günler geçiren şehirlerimizden biri de Tekirdağ’dır.11 Kasım 1912 günü Bulgar işgaline uğrayan şehir, Çatalca hattından gelen kurtarıcılarının imdadına yetiştiği güne kadar ızdıraplı ve zor bir imtihandan geçmiştir.[1]14 Temmuz 1913’te bu zulümden kurtulan şehirde, Bulgarların uygulamış oldukları vahşeti gözler önüne seren ve şahit olmakta tarihin hicap duyduğu pek çok vaka yaşanmıştır. İnsan bir asır önce meydana gelen bu korkunç olayları incelerken dehşete düşer. Nasıl olurda bir insan bir insana bu muameleleri layık görür? Demekten kendini alamaz. Bulgarların yörede uyguladıkları soykırımı belgeleyen hatıralar arasında Kaz Vakasının önemli bir yeri vardır. Tekirdağ’a 25 km uzaklıktaki Yukarı Kılıçlı köyünde mallarının Bulgar askerleri tarafından yağmalanmasına karşı çıkan ahalinin başından geçenleri anlatan bu olay, düşman işgali altındaki bir yörede yaşamın ne kadar zor olduğunu da gözler önüne serer.

 

Yukarı Kılıçlı Köyü/Tekirdağ

 

      Tekirdağ’ın işgalini müteakip İnecik ve Nusratfakı köyleri arasında karakol kuran Makedonya-Edirne Milis Tümeninin 1.Tugayına mensup bir karakol çavuşu, emrindeki bir grup askeriyle Yukarı Kılıçlı köyüne gelip köy muhtarı ve heyeti çağırtır. Onlara; “-Muhtar, sizin köyün insanlarının biraz haşarı insanlar olduğunu öğrendim. Siz bize zorluk çıkarmayın. Canınız, malınız, ırzınız, namusunuz bize emanet. En ufak bir şikâyetiniz olursa bize gelin derhal halledelim.”Diyerek ikazda bulunur ve teminat vererek köyden ayrılır.[2]

 

    Yukarı Kılıçlı Köyü Balkan Şehitliği 

 

    Ne var ki 1913 yılının Mart ayının ilk günlerinde burada meydana gelen bir olay ve sonrasında yaşanılanlar verilen sözlerle hakikatin birbiriyle ne kadar çeliştiğini gözler önüne serer. İnecik’teki Bulgar karakolundan üç atlı asker Yukarı kılıçlı köyüne gelir. Köy meydanında dolaşan kazlardan üçünü alıp karakolun yolunu tutarlar. Askerlerin, köylünün gözü önünde yaptığı bu saygısızlığı ve hırsızlığı gururuna yediremeyen üç kişi de bunların peşine takılır. Bir müddet sonra uygun bir mevkide Bulgar Askerlerinin yolunu kesen köylüler, askerleri döverek çaldıkları kazları boyunlarına bağlar ve onları köy korucusuyla birlikte İnecik’teki karakola yollarlar. Karakola ulaşan askerlerinin bu perişan halini gören komutan, bir anda hiddetlenerek hırsını köy korucusundan çıkarır. Korucu kurşuna dizilerek şehit edilir. Karakol komutanı yaşanılanların hesabını sormak için bir grup askeriyle yola çıkar. Civarda bulunan Avşar, Çanakçı, Aşağı Kılıçlı, Karahisar köylerini dolaşır. Bu köylerde kadar erkek bulduysa önüne katıp Yukarı Kılıçlı’ya götürür. Yukarı Kılıçlı köyünün erkeklerininde içinde bulunduğu 43 kişiyi köy muhtarına ait samanlığa kapatan karakol komutanı, samanlığı ateşe verdirir. Kibritin çakılmasıyla bir anda alevlenen samanlıktan bağrışmalar ve feryatlar yükselir. İçeridekilerin kimisi yoğun dumandan boğularak, kimisi de yanarak şehit olur. Kurtulmak için kapıları zorlayanlar ise burada bekleyen askerlerin süngüleriyle delik deşik edilir. Kana susamış Bulgar Askerleri için bu korkunç tablo, giderek eğlenceli bir oyuna dönüşür.

 

   Yukarı Kılıçlı Köyü kahvesinde olayı anlatan tarihi tablo

 

    Bulgarların uyguladığı vahşeti gören Yukarı Kılıçlı köyü imamı, askerlere sezdirmeden köyün kadın ve çocuklarını toplayarak onları köyün çevresindeki koruluk ve dağlık araziye kaçırır. İmam Efendi bu davranışıyla daha büyük ve daha korkunç bir zulmün tezahürüne mâni olur. Bulgar Askerlerinin çaldıkları üç kazın neden olduğu bu hadise, yörede  “Kaz Vakası” olarak bilinir. Yukarı Kılıçlı halkı, Balkan Harbinde uğradığı bu zulmü aradan geçen bir asra rağmen hala unutamaz. Bulgar Ordusunun insanlık suçu işlediği samanlığın bulunduğu 150 m2’lik alan köylüler tarafından, burada şehit olan din kardeşlerimizin anısına şehitlik haline getirilir. Mermer kitabesinde;“40 Kişi Bulgarların Katliamına Kurban Giden Şehitlerimizin Ruhlarına Fatiha 1912”Sözlerinin yazılı olduğu Yukarı Kılıçlı Köyü Şehitliğindeki bu bilgilerle, hadiseyi nakleden kaynaklardaki bilgiler arasındaki sayı ve tarih konusundaki küçük farklılıklar hadisenin anlaşılmasına mani teşkil etmez. Yukarı Kılıçlı Köyü Şehitliğinde metfun bulunan din kardeşlerimizden ismi tespit edilenlerin isimleri ise aşağıdaki gibidir.[3]

 

1)Mahmut Oğlu Mustafa(Köy Muhtarı)

2)Midillilerden Osman

3)Şaban Ağa                                              

4)Kopanozlardan Hüseyin Dayı 

5)Hüseyin Dayının Damadı Ömer Efendi 

6)Topçulardan Ali ve Oğlu Şükrü                     

7)Arnavut Ömer                                                 

8)Büyük Mehmetlerin Ferhad                            

9)Büyük Mehmetlerin Ali ve iki kardeşi              

10)Ahmet Ağaların Şükrü                                     

11)Ahmet Ağaların Osman                                 

12)Midillilerden Fevzi                                         

13)Yörük Ali’lerin Hüseyin

14)Tekkelilerin Osman

15) Midillilerden Mustafa

16) Küçük Mehmetlerin Ahmet

17) Küçük Mehmetlerin Mehmet

18) Oruçbeyli’den Hüseyin Çavuş

19) Üzeyir Oğlu Ali

20) Hacıların Mustafa

21) Kadir Oğlu Topal Ali

22) Avşarlı Recep Ağa ve Oğlu

23) Avşarlı Mehmet

24) Arap Mehmet

25) Salih Oğlu Akif Dayı

 

Balkan Savaşlarının 100.yılını idrak ettiğimiz şu günlerde millet olarak o dönemde yaşadığımız sıkıntıları unutmamalı ve bunların sebeplerini çok iyi idrak etmeliyiz. Birlik ve beraberlik ruhumuzun zayıfladığı anda bizleri nasıl bir felaketin beklediğinin tarihimizdeki en acı örneği olan bu savaştan gerekli dersleri çıkarmalı, gelecekte yeni bir Balkan Savaşı daha yaşamamak için kardeşlik ruhumuza halel getirecek her türlü davranıştan uzak durmalıyız. Bize, bizden başkasından fayda gelmeyeceğini hatırdan çıkarmamalıyız. Bir asır evvel topraklarımızı kan revan içinde bırakan bu fecaatten günümüze ulaşan tarihi eserlere, anıtlara ve şehitliklere gerekli olan itinayı göstermeli, bu yapıların gelecek nesillere ulaşması için gayret sarf etmeliyiz. Tarihten ders almalıyız ki, bir daha tekerrür etmesin. Allah böyle acıları bizlere bir daha yaşatmasın. Balkan Savaşları’nın 100.yılında bu savaşta hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı ve şanlı muhariplerimizi rahmetle anıyorum. Ruhları Şad Olsun.

 

                                                                                      İslam ÖZDEMİR

                             Çanakkale ve Balkan Savaşları Araştırmacısı/Yazar

                                                          İslamozdemir1915@hotmail.com

 

KAYNAKLAR:

 

1-     Serez, M. Tekirdağ Ve Çevresi Şehitlikleri, Tekirdağ 2009

 

2-     Balkan Harbi Tarihi C.7, Osmanlı Deniz Harekâtı 1912–1913, T.C.Gnkur. Bşk. Harp Dairesi Resmi Yayınları K.K.K.Askeri Basımevi İstanbul 1965



[1]              Balkan Harbi Tarihi, C.7 Osmanlı Deniz Harekatı1912-1913, s:.106, T.C.Gnkur.Bşk.Harp Dairesi Resmi Yayınları K.K.K.Askeri Basımevi İstanbul 1965

 

[2]              Serez, M.Tekirdağ Ve Çevresi Şehitlikleri, s:8, Tekirdağ 2009

[3]              a.g.e,  s:8


  19695 defa Görüntülendi.

**********************

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri Tuncay Yılmazer'in benimsediği anlamına gelmez. Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederiz.

**********************

Makaleye Yorum Ekle

 

YORUMLAR

1900_Seyfeddin 17-05-2012, 05:10:53
*Gençlerin yaptığı çok güzel hareket ama,keşke köylere haber verselerdi de hazırlıklı olsalardı.Hani tarih bir tecrübedir derler ya...Belki böyle bir katliam olmazdı da çarpışarak şehid olurlardı.
 
1906_Burak Parlakbilek 18-05-2012, 08:07:12
Emeğinize sağlık hocam... Yüzüncü yıldönümünü idrak ettiğimiz Balkan Savaşları; bölgede yaşayan Türk, Boşnak, Arnavut, Pomak vb. Müslüman halklara karşı uygulanan toplu katliamlar, etnik temizlik hareketleri ve sonucunda yaşanan büyük göçlerle mutlaka ibret alınması ve bir daha yaşanmaması adına gelecek kuşaklara aktarılması gereken hadiselerle doludur. Bu elim olaylarda canından, yerinden yurdundan olan atalarımızı ve Balkan Savaşları'nda yaşanan kara ve deniz çarpışmalarında kaybettiğimiz aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum... Ruhları şad, mekânları cennet olsun...
 

KATEGORİDEKİ DİĞER BAŞLIKLAR

12/01/2017 - 09:30 Edirne Kuşatması Günlüğü - Kuşatma Altında Yaşayan Birinin Günlük Notları / R. P. Paul CHRISTOFF (Çev. Yunus Emre Kaleli)

15/05/2013 - 11:45 Balkan Savaşları Günlüğü - Boğdan Filov (Hazırlayan: Hüseyin Mevsim)

23/01/2013 - 13:10 100. Yılında Balkan Savaşı ve Bâbıâli Baskını (Muzaffer Albayrak)

05/06/2012 - 09:17 Alahimanet Bosna (Tufan Gündüz)

16/05/2012 - 16:59 Balkan Savaşlarında Tekirdağ’da Yaşanılan Bulgar Mezalimine Dair İbretli Bir Örnek “Kaz Vakası” (İslam Özdemir )

01/05/2012 - 07:03 Türklerin Rumeli’ye Vedası-Ellis Ashmead-Bartlett

07/02/2012 - 13:23 Balkan Savaşlarının 100. Yıldönümünde Çok Önemli Bir Kitap – Abdullah Paşa’nın Balkan Harbi Hatıratı (Haz. T. Yıldırım, İ. Öztürkçü)

17/08/2011 - 19:59 Balkan Harbi Hatıraları (Ömer Seyfettin)

26/06/2011 - 01:57 Balkan Muharebeleri Sırasında Mustafa Kemal'in Çanakkale Bölgesindeki Faaliyetleri (Yrd. Doç. Dr. Mithat Atabay)

20/03/2009 - 21:15 İmparatorluğun Gözyaşları - Balkan Savaşı’nı Neden Kaybettik ? ( Tuncay Yılmazer )

11/04/2008 - 22:03 Balkan Harbi’nin Toplumsal-Siyasal ve Ekonomik Etkileri -2 ( Sacit Kutlu )

31/03/2008 - 23:38 Balkan Harbi’nin Toplumsal-Siyasal ve Ekonomik Etkileri -1( Sacit Kutlu )

22/08/2007 İstanbul’da Savaş Günleri - Wilhelm Feldmann ( Tuncay Yılmazer )

29/03/2007 BALKAN SAVAŞLARI ( 1912-1913) Richard C. Hall ( Tuncay Yılmazer )