Çanakkale’yi Anlamak ( Seyit Ahmet Sılay ) Çanakkale Anmalarının Düzeyi Her Yıl Daha da Düşüyor! (Tuncay Yılmazer)

Tarih: 27/03/2012   /   Toplam Yorum 11   / Yazar Adı:      /   Okunma 18709

Millet olarak en büyük zaaflarımızdan biri, önümüze gelen konuları araştırmadan ve üzerinde en ufak bir tetkike dahi ihtiyaç hissetmeden peşinen doğru ya da yanlış olarak kabul etmemiz.
Dünya görüşümüzü tahkim edecek malûmatları peşin olarak doğru kabul ederken dünya görüşümüz üzerinde istifhamlara neden olabilecekleri peşin olarak yanlış kabul etme zaafımız maalesef çoğu zaman dünyayı ve yaşanılanları gerçekler üzerinden değil de kurgular üzerinden algılamamıza neden oluyor. (S.A.S)
Seyit Ahmet Sılay’ın yazısı kadar şu dönemde duygularıma tercüman olan bir yazı yoktur herhalde. Ne yazık ki Çanakkale Zaferi’nin 100.yılı yaklaşırken anma ve kutlama törenlerinin düzeyi giderek daha da düşüyor! . Muhafazakar bir belediyemizin hazırlattığı Çanakkale Çadırı’nda askeri ve mülki erkanın seyrettiği temsili canlandırmada Seyit Onbaşı tahta mermiyi , geniş su borusundan yapılmış, derme çatma tahta tekerlekli küçücük bir topa koymaya uğraşıyor! Yine başka bir çağdaş gazetemiz ise Çanakkale Savaşı’nda askerlerin sözde yemek listesini arka sayfada haber olarak veriyor. Çorba ve üzüm hoşafı! Sizi bilmiyorum ama bu tip hikayelerden, derme çatma komik imitasyonlardan sıkılmaya başladım. Birinci Dünya Savaşı’nın kaderini değiştiren en önemli olaylardan birisi bu şekilde mi anılmalı? Biraz daha ciddiyet lütfen! (T.Y)

 

Millet olarak en büyük zaaflarımızdan biri, önümüze gelen konuları araştırmadan ve üzerinde en ufak bir tetkike dahi ihtiyaç hissetmeden peşinen doğru ya da yanlış olarak kabul etmemiz.
Dünya görüşümüzü tahkim edecek malûmatları peşin olarak doğru kabul ederken dünya görüşümüz üzerinde istifhamlara neden olabilecekleri peşin olarak yanlış kabul etme zaafımız maalesef çoğu zaman dünyayı ve yaşanılanları gerçekler üzerinden değil de kurgular üzerinden algılamamıza neden oluyor.

Hiç şüphesiz ki bu durumdan en çok nasibini alanların başında Çanakkale Muharebeleri yer almaktadır. Çanakkale Deniz Zaferinin 97. yıl dönümünü kutladığımız bu günlerde gerek sohbet ortamlarında gerek sosyal paylaşım sitelerinde ve gerekse de bazı gazete sütunlarında Çanakkale Muharebelerine dair tarihi hakikatlerle zerre kadar münasebeti olmayan hikâyeler ve efsaneler hiçbir doğrulama ya da tetkik etme ihtiyacı hissetmeden fütursuzca anlatılıyor ki kurgu hakikatin yerine geçerek aslında yaşanandan çok başka bir hadise olarak karşımıza çıkıyor. Hele ki bu tür paylaşım ve anlatımlar akademik kariyer yapan hocalarımız eliyle gerçekleştirilince üzüntümüz katmerleşerek daha da artıyor..

Uçlarına zehir sürülen demir yıldızlar, açlık çeken askerlerimiz, zehirli gaz, bulut olayı ( Norfolk Alayının kaybolması), 57. Alay sancağımızın Melbourne de müzede tutulduğu, 15 yaşında ki çocukların askere alındığı, esirlerin topluca yakıldığı ve benzeri birçok hadise Çanakkale Muharebelerine dair anlatılan gerçek dışı hadiselere örnek olarak gösterilebilir.

Çanakkale’nin önemini ve büyüklüğünü anlatırken hep bu yanlış bilgileri örnek gösterip işin özünden uzaklaştığımızın farkına varmıyoruz bile.

Çanakkale’ de savaşan askerin “düzenli bir ordu olması gerçeği” bizi neden rahatsız ediyor bir türlü anlayamıyorum.

Çanakkale muharebeleri sonrası, gerek şehit, gerekse de gazilerimize ( Kurtuluş Savaşına katılamamışlarsa) Osmanlı askeri olmaları sebebiyle maaş bağlanmadığını kaçımız biliyoruz?

Fotoğraflarda sırtında 257 okkalık mermiyi kaldırırken gördüğümüz Seyit Onbaşının’ da diğer gazilerimizin âkıbetine uğradığını, hamallık yaparak yaşadığını ve bakımsızlıktan vereme yakalanıp öldüğünü biliyor muyuz?

Tarih derslerinde Çanakkale’nin 1. Dünya Savaşının bir cephesi olarak birkaç satırda geçildiğini, Çanakkale denilince Truva atının anlatıldığını hatırlıyor muyuz?

Çanakkale Muharebe alanının 1970 lere kadar askeri bölge ve ziyarete yasak olduğunu, açıkta kalan şehit kemiklerinin ilgisizlik nedeniyle, tarlasını süren çiftçinin öküzünün ayaklarında ezildiğini biliyor muyuz?

Savaş sonrası, bölgedeki yedi köye Balkanlardan gelen göçmen ailelerin yerleştirildiği ve yetmişli yıllara kadar tek geçim kaynaklarının hurda ( savaş malzemesi) satışı olduğunu ve o yıllarda evimizde kullandığımız alüminyum tencere ve çaydanlıkların eritilmiş Osmanlı matarası ( tek alüminyum malzeme Osmanlı matarasıdır) olduğunu biliyor muyuz?

57. Alay Şehitliğinin, şimdi ki anıtın yerinde değil de 150m sağda derenin içinde olduğunu, bu anıtı ziyaret ederken arabamızı bıraktığımız otoparkın ( tuvaletlerin olduğu yer) altında 27. Alayımızın gerçek şehitliği olduğunu biliyor muyuz?
Devlet daireleri başta bir çok evde duvarlarımıza astığımız yırtık elbiseli, sözde Türk havacılarına ait olduğu söylenen iki kafadarın fotoğrafının, 1930 yılında çiğli havalimanına yakın demir yolunda çalışan işçiler olduğunu, bu resme verilen her kuruşun, Alman Mönch yayınevinin cebine girdiğini biliyor muyuz?

Çanakkale Savaşının, Komünizmin doğmasını ( Bolşeviklerin başkaldırması sonucu itilaf ordusundan yardım isteyen Rus Çarı 2. Nicole’ ya destek gidememiş ve 1917 de Bolşevikler Çarı devirmiştir) hızlandırdığını, İtilaf ordusunun başarısızlığının, 1. Dünya savaşının 2 sene uzamasına sebep olduğu ve fazladan 2 milyon kişinin ölümüne yol açtığını biliyor muyuz?

Yahudilerin İngiliz ordusuna Yahudi Katır Bölüğü ( Zion ) adı altında 562 kişilik asker verdiğini, Yahudi askerlerinin, Süveyş kanalı saldırısında Osmanlıdan ele geçirilen silahlarla donatıldığını, bu Yahudi birliğinin 2000 yıldan bu yana, Yahudi tarihinin "bir savaşa katılan ilk askeri birliği" olma şöhretini kazandığını, Filistin’ de devlet kurma yolunun Gelibolu’ dan geçtiğini biliyor muyuz?

Çanakkale Savaşı hakkında bilmemiz ve öğrenmemiz gereken o kadar çok gerçek var ki…
Yalan yanlış bilgilerle, en büyük kötülüğü kendimize ve gelecek kuşaklara miras bırakıyor olmamız… Bu, şehit ve gazilerimizin kahramanlığını gölgede bırakacak ve onlara yapılacak en büyük hakarettir. Yaşamları boyu aranıp sorulmamışlar, yokluk ve sefâlet içerisinde bu dünyadan sessizce göçüp gitmişler. Şimdi baktığımda İngilizler değil en büyük kötülüğü bizler, torunları yapmışız.. En acı olanı ise bu vefâsızlığımız…

Şehit olanların geride bıraktığı eş, ana, babalardan bahsetmiyorum..”Babalarını o topraklarda bırakmış çocukların hüznünü görürüm, yatarken öptüğüm çocuklarımın gözlerinde”..Savaş sonrası her köyde ki çocuğun başında ki sıfat “yetim”di.. Çanakkale Savaşı küçücük bir toprak parçasında; Gelibolu’ da yaşanmış bir savaş değildi. Anadolu’nun tamamında, Osmanlı topraklarının tamamında yaşanmış bir savaştır. Erkeksiz kalan köylerde ve karasabanda kadın vardı. Bu zafer sadece silahla, topla, tüfekle sağlanmadı… Herkes çok iyi biliyordu ki; İslâm’ın bekçiliği yapmış, Türk’ün son kalesi İstanbul’ un alınması ile bitecekti..

Çanakkale, "asil bir milletin tarih sayfasında verdiği, var olma mücadelesinin adıdır."

Mekânları cennet olsun..

 Seyit Ahmet Sılay


Bu yazı yazarın da izniyle www.canakkalemuzesi.com sitesinden alınmıştır.

  Çanakkale Anmalarının Düzeyi Giderek Düşüyor! ( Tuncay Yılmazer )

Seyit Ahmet Sılay’ın yazısı kadar şu dönemde duygularıma tercüman olan bir yazı yoktur herhalde.  Ne yazık ki Çanakkale Zaferi’nin 100.yılı yaklaşırken anma ve kutlama törenlerinin düzeyi  giderek daha da düşüyor! Tuhaflaşıyor. Senelerdir konuşulan ve yanlış bilinen şeyler sürekli tekrar ediliyor. Muhafazakar bir gazetemizde kısacık bir paragraflık haberde 57. Alayın deniz zaferi(!) kazanılmasındaki rolü anlatılıyor, laik olduğunu her fırsatta vurgulayan çok satan bir gazetemiz verdiği ekte “Askerin nöbetini devralan yaşlı nine! Ayaklarını kazanın altındaki ateşe tutarak askerlere yemek hazırlayan yaşlı askerler!  Askerlere ufacık testiden su dağıtan bütün alayın susuzluğunu gideren dede! Çıkarmayı önleyen mucize bulut kümesi! Kaybolan İngiliz alayı! Cevat Paşa’nın mübarek rüya görmesi ve 26 Mayını döktürmesi vs. vs” bilumum uydurma ne kadar masal varsa hepsini “kahramanlık hikayesi” olarak anlatıyor. Muhafazakar bir belediyemizin hazırlattığı Çanakkale Çadırı’nda askeri ve mülki erkanın seyrettiği temsili canlandırmada Seyit Onbaşı tahta mermiyi , geniş su borusundan yapılmış, derme çatma tahta tekerlekli küçücük bir topa koymaya uğraşıyor! Yine başka bir çağdaş gazetemiz ise Çanakkale Savaşı’nda askerlerin sözde yemek listesini arka sayfada haber olarak veriyor. Çorba ve üzüm hoşafı!

Pes be kardeşim! Hiç mi okumuyorsunuz? Hazırlayacağınız ekler ya da yapacağınız etkinlikler için hiç mi danışacağınız bir uzman yok. Hiç mi Çanakkale’de kullanılan devasa toplardan görmediniz? Savaştaki maneviyatı anlatmak için böyle uydurma hikayeler anlatmaya ne gerek var?

İyi niyetli olabilirsiniz. Ona şüphemiz yok. Ancak iş giderek Çanakkale’yi anma komedisine dönüyor! ( Yarımadadaki çevre düzenlemelerinin ve son yapılan simülasyon merkezinin ne kadar hatalı olduğunu ise hep yazıp çizdik.)

Çanakkale’de savaşan ordu Müttefiklerden silah ve teçhizat yönünden geri de olsa hiçte zannedildiği  gibi yokluklar ordusu değildi. Başkenti tehdit altında olan bir ülkenin de seçme birliklerini Çanakkale’ye göndermekten başka bir seçeneği yoktu zaten. 1917’de- 1918’de  Musul’da ya da Filistinde aç kalan, bulabildiklerini yiyen, çaresizlik içinde kaçma ya da teslim olma yolunu seçen bir ordudan bahsetmiyoruz.

Sizi bilmiyorum ama bu tip hikayelerden,  derme çatma komik imitasyonlardan sıkılmaya başladım. Birinci Dünya Savaşı’nın kaderini değiştiren  en önemli olaylardan birisi bu şekilde mi anılmalı? Biraz daha ciddiyet lütfen!

 Tuncay Yılmazer

 

Not:

Değerli okurlarımızdan Daha Bey, yazımda sözünü ettiğim meşhur Seyit Onbaşı canlandırmasının görüntülerini yorum içerisinde göndermiş. Yorumlar bölümünde link çalışmadığından buraya aldım. Kendisine teşekkür ederim. (T.Y)

http://www.tuzla.bel.tr/video-galeri/77/5/videogallery.aspx 

 

 


  18709 defa Görüntülendi.

**********************

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri Tuncay Yılmazer'in benimsediği anlamına gelmez. Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederiz.

**********************

Makaleye Yorum Ekle

 

YORUMLAR

1814_TRAKYA FATİHİ 27-03-2012, 13:28:23
Gerek Sayın Ahmet Sılay'ın gerekse sizin söylediğiniz her cümleyi kalben destekliyorum.inanıyorum ve bunları zaten yıllardır karşılaştığım her türlü cebri harekete rağmen savunuyorum.Bir Çanakkale Savaşları Araştırmacısı ve Gelibolu Gönül Dostu olarakta bu mücadeleye yılmadan devam edeceğim.Biz maalesef marka meraklısı bir toplumuz.Marka meraklısı bir toplum oluşumuz Çanakkale Savaşları Tarihine bakış açımızı da bu sempatimiz olumsuz yönde etkilemiş.Yaklaşık on yıldır gerek yarımada da ki rehberliğim gerekse diğer çalışmalarım esnasında bu konuya ibretli emsaller teşkil edecek çok hadiselere şahid oldum.Bir grup var ki kendisini muhafazakar,dindar ve vatansever olarak addediyor.Bu grubu söyle bir gözden geçirdiğimizde kendine ait bu konuda adeta ekol olmuş yazarları,çizerleri,rehberleri var.Eyvallah diyorum.Dinliyorum o rehberleri tabirimi maruz görün gece gördükleri rüyayı bile sabah turlara çıktıklarında veciz edebiyatlarla insanlara anlatıyorlar ve bu şekilde kendilerini ekol olarak kabul ettirmeye çalışıyorlar.Ne yazık ki büyük ölçüde muvaffak oluyorlar.Neler duymadık ki,sizlerin de ifade ettiği gibi Norfolk Efsanesi,Kan ağlayan ağaç, şehitlerin üzerine kök salmaktan haya ederim diyen ağaç,cevat paşa ruyası vs vs.Zavallı milletim bunlara tertemiz kalbiyle öylesine inanmış ki,Zığındere Şehitliğine geldiğinde şehitliğe gitmeden kendisini o meşhur ağacın altına atıyor,oradan toprak alıyor!Kardeşim yapmayın dediğiniz de size bilinçsizce tepki gösterip İslamiyete karşı bir tavır sergilediğinizi söyleyecek kadar aşağılaşıyorlar.Bir ara meşhur bir Mehmet Çavuş köyü türettiler sağolsunlar,gelenler gidenler o köyü sorup durdular.Oysa ki yarımadada Mehmet Çavuş Köyü yok.Alatlı İsmailler,Bulancaklı İdrisler,Kosovalı Şehitler, daha örnekleri çoğaltmak mümkün.En acı olaylardan biri de yarımadanın dört bir yanında yıllardır dağıtılan bir harita var ki utanç vesikası! Acaba diyorum bunu yapan zevat hiç Çanakkale ve Gelibolu Yarımadasının haritasına dönüp bakmadı mı?Yayınlanan pek çok eserde pek çok kurgu,hayal ürünü var.Gerçek kahramanlık olaylarıyla ve kahramanlarla ilgilenilmiyor,suni kahramanlar yaratılarak bambaşka bir Çanakkale sunuluyor insanlara.Zavallı insanım sabah Eceabat'a geldiğinde rehberine ilk olarak hocam bugün bizi ağlat!duygulandır! gibi arabeskçesine bir istekte bulunuyor!..Diğer bir grup var ki ötekini daha da ötekileştiriyor,kendisini Cumhuriyetin değerlerinin yegane müdafisi olarak addediyor.Onlara göre de kendi dışındakiler yobaz,bir şeyden anlamayan insanlar.Bu da doğru bir davranış biçimi değil.Cumhuriyet ve diğer yüce değerlerimiz hepimizin ortak paydalarıdır.İşte hep bu acı hadiselere bizim markalaştırdığımız zevat ve onların neşriyatları sebep oldu.Okumadan,doğruyu yanlışı tahlil etmeden fikir ve bilgi sahibi olmak gibi bir delaletin ne acı bir sonuca sebebiyet verdiğini ne yazık ki temaşa ediyoruz Milleti Çanakkale denilen bu ulvi ruhun etrafında böyle iki parçaya ayıranlar işte bu işinin ehli olmayan,araştırmadan,çaba göstermeden emek vermeden ortalığa çıkıp kendisini bu konunun ekolü ve TARİHÇİ ! olarak takdim eden zavallılardır.Bunlar şunu iyi bilsin ki,yüksek paralar kazanmak için neşrettikleri eserler ortalığı bir bilgi kirliliğine,tezatlar yuvasına dönüştürdü.Onlar ceplerini,doldurup,adlarını yüceltmeye çalışırken zarar gören yüce dinimiz,tarihimiz ve ecdadımız oldu.Millet bu kıymetsiz neşriyatları okumaktan gerçeklere rağbet etmez oldu!En acısı sizlerin de ifade ettiği gibi başında ilmi rütbe taşıyan bazı kimseler bunlara sessiz kalıyor!....

Mustafa Kemal Atatürk şahsen katılmış olduğu Çanakkale Savaşlarını anlattığı o meşhur Bombasırtı Vakıasıyla çok anlamlı bir biçimde özetlemiştir.Bende on yıllık serüvenim olan Çanakkale Muharebelerini GAYRET BİZDEN TEVFİK ALLAHTANDIR sözüyle özetlemek istiyorum.Onlar gayret ettiler,çalıştılar,haklı davalarını yılmadan usanmadan bir an bile olsun bıkkınlık eseri göstermeden dünyanın maddi anlamda üstün kuvvetlerine karşı savundular.Korkmadan!Allah'a teslimiyetin ona olan itimadın en safiyane halini gösterdiler.Cenabı Allah'ta onların bu samimiyetlerini ve çabalarını boşa çıkarmadı.Maddi Dünya'yı onların manevi ruhu altında ezdirdi.Bu necip milleti,bu şanlı sancağı,namusumuzu ve dinimizi küffarın ayakları altında ezdirmedi.Çanakkale İman,Vatan,Namus duygularıyla verilen ve kazanılan bir mücadeledir.Bizlerde bu mirasın sahipleriyiz.İşte kahramanlık bu ruhta saklıdır.Bu ruhla cihad eden Çanakkale Kahramanlarının gerçek biyografilerinde gizlidir.Görmek isteyenlere!Suni kahramanlıklarla,hurafeler bizi ancak bu yoldan uzaklaştıran tehlikelerdir.Oysa ki Çanakkale Savaşları Tarihi öylesine zengindir ki uydurma hamasete muhtaç değildir.

Saygı ve Muhabbetlerimle
İSLAM ÖZDEMİR
İMAM HATİP
ÇANAKKALE SAVAŞLARI ARAŞTIRMACISI/YAZAR
islamozdemir1915@hotmail.com




 
1816_daha 30-03-2012, 14:28:15
Haberin 6. dakikasında Seyit Onbaşı "tiyatrosunu" izleyebilirsiniz.
Çocuklardan oluşan bir koro ve belediye para dağıtmış bu organizasyon için.
İnanılır gibi değil.
http://www.tuzla.bel.tr/video-galeri/77/5/videogallery.aspx
 
1817_S.Serdar Halis Ataksor 31-03-2012, 20:29:49
Bu Tuzla belediyesinin yaptığı organizasyon rezaletini malesef gözlerimle gördüm, burada uzun uzun anlatmıyacağım çünkü doğru birşey yok ortada ne varki; hayatımda gördüğüm en rezil etkinlikti, adeta Tarihe ve şehitlere bir hakaretti. Çok yazık...
 
1820_salim ağkaş 03-04-2012, 16:38:48
Artık insanlarımıza gerçekleri anlattığımızda yüzlerindeki tebessümü görmekten sıkıldım istiyorlarki bulut indirelim müfreze çıkarıp nöbete gönderelim aslan kaplan anlatalım yeşil sarıklı kefenli askerler yolumuza çıksın olurya orada kaybolursak bize yol göstersinler yeter artık birileri bize doğruyu söylesin bütün bunlar varsa doğruysa orada yatan şehitler kim hepsi koca bir yalanmı..
 
1824_Osman Koç 11-04-2012, 17:56:59
Sayın Ahmet Sılay, değerli yazınızda "57 Alay Sancağının Melbourn'de müzede sergilenmesi" ve "15 yaşındaki çocukların askere alınması" hadisesini gerçek dışı olarak nitelendirmektesiniz.

Ne var ki, Milli Savunma Bakanlığınca yayımlanan (Ankara 2003) BİR KAHRAMANLIK ABİDESİ 57'NCİ ALAY ŞEHİTLER ALAYI adlı resmi yayının giriş sahifesinde "57. Piyade Alayına ait sancağın Melbourn Müzesinde sergilendiği belirtilmektedir.

Aynı yayının 170 sahifesinde de 57. Alay'a mensup şehitlerin yaşlarına göre dağıtım listesi yer almaktadır. Bu listeye göre 57. Alay'da 1900 doğumlu 15 yaşında 5 şehit ve 1901 doğumlu 14 yaşında iki şehit olduğu görülmektedir.

Aynı listtede, 31 şehitin 17 yaşında, 34 şehitin de 16 yaşında olduğu görülmektedir. Seferberlik kanununa göre askerliğin alt yaş sınırı 18 olduğu için bunları da ayrıca belirtme ihtiyacı hissettim.

Aksi iddiada iseniz bunun ispatı size düşer.

Saygılarımla...
 
1855_Seyit Ahmet Sılay 26-04-2012, 20:27:18
Sayın Osman bey, öncelikle ilgi ve alâkanız için teşekkür ederim..
Mart 2008 yılında Avustralya' ya Giden Arkadaşım Mustafa Çaya' dan, Melborn' deki Müzede özellikle 57. Alay Sancağı' nın olup olmadığını araştırmasını ve resimlerini çekmesini rica ettim. 57. Alay Sancağını Melborn' deki müzede araştıran ve Müzenin resimlerini çeken Mustafa Çaya, 57. Alay Sancağı ile ilgili en ufak bir resmin dahi olmadığını belirtti. Müze yetkilileriyle de görüşen arkadaşım " 57. Alay Sancagı ile igili hiç bir kaydın olmadığı" bilgisini aldı. Sizinde belirttiğiniz gibi çeşitli gazete ve dergilerde zaman zaman yer alan haberlere göre Sancağın Müzede Sergilendiği söylenmekte ve çok ciddi İnternet sitelerinde bile bu konuda haber yapılmaktadır. MSB ( Milli Savunma Bakanlığı ) nın hazırlatmış olduğu dergi ve CD de bile bu Sancağın Melborn' deki müzede olduğu ve altında da yukarıda belirtilen yazının yer aldığı belirtilmektedir. MSB ile bu konuda yazışmalarım oldu. Şuan bu haberi İnternet sitesinden kaldırdılar. Genelkurmay başkanlığı ATESE den ise hâlâ bir yorum çıkmadı..

www.canakkalemuzesi.com "Fotoğraf Arşivi" nde Melborn Müzesinin detaylı fotoğraflarını Görebilirsiniz.

Çanakkale Muharebelerinde 15 yaşında ki askerlerden MSB na atıfta bulunarak bahsetmişsiniz. Osman bey, askere alma (celp) kayıtları açık..Dr. LOkman Erdemir' den de daha önce bu konuda bilgi almıştım. Yazımda bahsettiğim gibi celp ile askere alınacakların doğumları açıktır. 1916 da 2 celp yapıldığı görülüyor. Ancak burada da 15 yaş askerlerine rastlayamassınız.
Şehitler listesinin tamamı bende de ( www.canakkalemuzesi.com şehitler arşivine bakabilirsiniz) var. Şehitlerimiz arasında bahsettiğiniz yaştaki askerlere rastlayamassınız..
MSB nın yayınladığı listede ( Balkan Savaşı- Kıbrıs' a kadar olan şehitler) sadece Kurtuluş Savaşı dönemine ratlayan çocuk yaştaki şehitlere rastlıyoruz.. Künyelerini incelediğinizde bu şehitlerin, katledilen siviller olduğunu görüyoruz. BUnlar arasında çok sayıda ( şehitler listesinde) kadına da rastlayabilirsiniz.
Çanakkale Savaşı, düzenli bir ordunun savaşıdır.
Koleksiyonumda askere alma ile ilgili, çürük raporları da mevcut. Yada, kendilerince haklı sebepleri olan ve askere gitmek istemeyenlerin belgeleride mevcut.
Saygılarımla
 
1889_Osman Koç 09-05-2012, 07:53:54
Sayın Sılay,

Çanakkale Muharebeleri sırasında 57. Alay Sancağı'nın düşman eline geçtiği ve Melbourn Müzesinde sergilendiği yönündeki bilgilere zat-ı aliniz gibi ben de inanmıyorum.

Zaten Türk Ordusunu azıcık tanıyan herkes, alaylarımızın elde sancak muhararebeye girmediklerini, sancağı tehlikeye atmaktan özenle kaçındıklarını ve en küçük tehlikede bile sancağı önceden cephe gerisine gönderdiklerini bilir.

57. Alay Sancağına harpten sonra madalya takıldığı da herkesin malumudur.

Böyle olmasına rağmen, günümüze ulaşan resmi ve gayriresmi yayınlarda 57. Alay Sancağının
düşman eline geçtiğine ve Melbourn Müzesinde sergilendiğine dair bilgiler yer almakta, altında yazılı olduğu söylenen sözler de gurur duyulacak bir şeymiş gibi öteden beri söylenegelmektedir.

Kuşkusuz bu yanlış bilgi, kaynağını "57. Alay'ın tamamının ilk gün muharebelerinde şehit düştüğü" yönündeki yanlış bilgilerden almaktadır.

Kulak verdiğimiz bazı rehberler ve alan kılavuzları hala yanlışta ısrar etmekte, ilk gün muharebelerinde 57. Alay'ın komuta kademesinin ardı arda şehit olduğunu ve "komuta" nın alay imamına kadar geldiğini söylemekteler.

Alay imamlarının ordudaki konumlarını ve görevlerini bilmeden...

Az önce kesikderenin yanından geçerken, Hüseyin Avni Bey'in kabrini göstererek, "kendisi 13 Ağustos 1915'te şehit olmuştur" diyenler beşyüz metre ileride ifade değiştirerek O'nu ilk gün savaşlarında toprağa vermekteler.

57. Alay'la ilgili yanlışlar ne yazık ki, bununla da kalmamaktadır.

Gerçek böyle olmadığı halde 57. Alay'ın Kuzey Cephesinde muharebeye giren ilk birlik olduğunu söyleyenler hala çoğunluktadır.

Mustafa Kemal Atatürk "Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum..." sözünü sadece tabur komutanlarına söylediğini belirttiği halde, bu sözün bütün bir alaya hitaben söylenmiş gibi algılanması ve öyle sunulması da bu yanlışlardan biridir.

"57" Alay numarasının başka alaylara verilmemesinin saygıyla, hürmetle ne alakası olduğu ise tarafımca hala anlaşılamamıştır. Adını bir başka birlikte fiilen yaşatmak varken kimin ne maksatla bu yola başvurduğu ise anlayamadığım bir başka husustur.

Evet bu bilgiler yanlıştır, ama kabul edelim ki, bu yanlış bilgileri insanımıza öğreten bir devrin sakat tarih anlayışıdır ve bu bilgileri düzeltmek hayli zaman alacaktır.

On beş yaşındaki şehitler meselesine gelince:

Doğrudur, şehit listesinde on beş yaşında olan birine rastlanmamaktadır. Ama özelde bu şehit listesi, genelde de harp tarihi kayıtlarının sıhhati otoriteler tarafından sürekli tartışılmaktadır. Örneğin şehit listesinde Kınalı Hasan'a da rastlanmamaktadır. Çünkü, dillere destan olan bu yiğidimiz sargıyerinde şehit düşmüş ismi "Hastanede ölenler" listesine alınmıştır.

Kuşkusuz, zayiat tasnifinde bir sakatlık yapılmıştır. "Şehit", "Hastanede ölen", "Esir", "Kayıp" gibi başlıkların içi ise hala doldurulamamıştır.

Doğruluğu tartışmalı olan ve bazı askerlein bilgilerinde (mesela yaşlarında) eksiklikler bulunan bir şehit listesi dolaşmaktadır ortalıkta.

Hastanede ölenlere, kayıplara, esirlere ilişkin ayrıntılı bir çalışma ise halen yapılmamamış, asker bilgileri net bir şekilde ortaya konulmamıştır.

Bu tasnif anlayışı, askeri açıdan doğru ve geçerli olabilir. Ama vatandaş için durum böyle değildir. Cepheye uğurlanan asker, ister esarette, ister hastanede ölmüş olsun, isterse kayıp listesinde bulunsun evine dönmemişse halk arasında "şehit olarak anılır"

Öyleyse, bu başlıkların içi sıhhatli bir şekilde doldurulmalı, kayıpların ve esirlerin akıbeti araştırılmalıdır.

Hiç olmazsa akıbeti tespit edilemiş esirler ve kayıplar ile hastanede ölenler şehit sayısına dahil edilmeli, şehit sayısı denilince, 57 bin küsür gibi garabet bir rakamın telaffuz edilmesinden kaçınılmalıdır.

Bu konuda söylenecek daha çok söz vardır. Ama genel olarak şu ifadeyi kullanmak sanırım yeterli olacaktır.

Çanakkale Harp Tarihi'nin her kese, her düşünceye Nasrettin Hoca misali "Sen de haklısın" dedirten bir yanı vardır.

Bu husus araştırmacıyı yanıltmamalı sadece gerçeğe ulaşma yolundan alıkoymamalıdır.

Tarihi olayların sadece Tarih bilimiyle aydınlatılamayacağı bilinmeli, diğer bilim dallarından yardım alınmadan ve olaylar tam manasıyla açıklığa kavuşturulmadan bir mefhumun varlığına veya yokluğuna dair hüküm verilmemelidir.

Siz bunları zaten biliyorsunuz Sayın Sılay.

Bu itibarla sözlerimin yanlış anlaşılmamasını ümit eder, Çanakkale'yi tanıtma ve anlatma adına göstermiş olduğunuz gayretlerin devamını dilerim.

Saygılarımla..

Osman Koç/Kamu/Araştırmacı





 
1897_Seyit Ahmet SILAY 11-05-2012, 21:31:04
Osman Bey, yazdıklarınıza harfiyen katılıyorum..Bu duyarlı tutumunuz ve hassasiyetiniz içinde teşekkür ediyorum.
Saygılarımla
Seyit Ahmet Sılay
Çanakkale Savaşı Obje ve Belge Koleksiyoneri
 

KATEGORİDEKİ DİĞER BAŞLIKLAR

12/07/2017 - 05:38 Onların hatırasına bir şeyler yapabilmek… (Gürsel Göncü)

04/07/2017 - 07:58 Çanakkale’ye Mührünü Vuran Efsane Gemi Nusret’in Mührü (Seyit Ahmet Sılay)

27/06/2017 - 17:38 İkinci Bir İntihal Vakası ve Çanakkale Savaşı Popüler Kitapları Üzerine (Tuncay Yılmazer)

20/06/2017 - 07:20 Çanakkale Muharebelerine Katılan Komutanların Biyografileri – Dr. Hülya Toker (Ahmet Yurttakal)

15/03/2017 - 13:17 18 Mart Zaferi ve Kahramanları Sergisi

03/03/2017 - 18:04 Çanakkale Gazisi Bigalı Mehmet Çavuş Anma Programı - 4 Mart 2017 Bahçeli Köyü/Biga

13/02/2017 - 08:53 Atlas Tarih Dergisi Şubat Sayısında 1. ve 2. Gazze Muharebesi Dosyası (Tuncay Yılmazer)

05/01/2017 - 11:29 Duyuru: Tarihin Akışını Değiştiren Savaş Çanakkale - 17 Ocak 2017 Muzaffer Albayrak Söyleşisi

28/12/2016 - 18:07 15 Temmuz Darbesinin Gölgesinde Bir Yıl: Çanakkale, KutülAmare, Somme dan Halil İnalcık Hocaya... 10 Yaşına Giren GeliboluyuAnlamak ta 2016 böyle geçti (Tuncay Yılmazer)

11/12/2016 - 15:52 GeliboluyuAnlamak tan Duyuru: Teröre Lanet

24/11/2016 - 06:22 Kronik Kitap Dört Yeni Eserle Yayın Hayatına Başladı

17/11/2016 - 07:02 Tarih Bir Din Değil İlim Sahasıdır (Seyit Ahmet Sılay)

29/09/2016 - 18:50 Dr. Kilisli Rıfat ın İzinde Osmanlı dan Türk e ve Ötesi (Nükhet Kardam)

09/08/2016 - 13:11 Aşk Cephesi – Bahadır Yenişehirlioğlu ( Sinem Şahin )

04/08/2016 - 17:27 Çanakkale Muharebelerine Dair Bir Site; canakkalemuharebeleri1915.com

16/07/2016 - 09:28 GeliboluyuAnlamak tan Duyuru: Darbelere Hayır! Demokrasiye Evet

15/07/2016 - 09:35 Birinci Dünya Savaşı Araştırmaları Sitesi cihanharbihatiralari.com (Mehmet Beşikçi)

07/04/2016 - 07:10 Konferans - Kut ül Amare Zaferi ( İPTAL DUYURUSU )

31/03/2016 - 06:05 Türkiye nin Bağdat Büyükelçiliği Kutü-l Amare Zaferini her yıl kutluyor ( Faruk Kaymakçı)

24/03/2016 - 03:58 Çanakkale Savaşı nın Dünya Tarihindeki Yeri - NTV Mete Çubukcu ile Pasaport Programı - 18 Mart 2016

16/03/2016 - 08:38 Çanakkale Savaşının 101. yıldönümü Yeni Bakışlarda konuşuldu.

11/03/2016 - 06:46 Konferans - Çizgilerle 1. Dünya Savaşı

19/02/2016 - 06:58 Konferans - Vahdettin Engin - İkinci Abdülhamit'in Politikaları

15/02/2016 - 07:10 Birinci Dünya Savaşı’nda Gördüklerim ve Yaşadıklarım - Erich Ludendorff

08/02/2016 - 09:09 Osmanlı Devleti nin I. Dünya Savaşı na Girişi (Ali Kaşıyuğun)

01/02/2016 - 09:01 İki Siper Bir Mektup Bir Çanakkale Projesi Değerlendirmesi (Celal Yıldırım)

25/01/2016 - 11:57 Gelibolu Yarımadasında Geçmişin İzleri ve İz Bırakanlar (Gürsel Akıngüç)

18/01/2016 - 12:52 Seddülbahir 32 Saat Dizisi Üzerine... Bizi Affedin ( Seyit Ahmet Sılay )

18/01/2016 - 10:27 İstanbul Büyükşehir Belediyesi Konferans - Osmanlının Suriye Politikası

13/01/2016 - 08:08 Şiir ve Öykü Yarışması

05/01/2016 - 12:42 PROGRAM: İtilaf Devletlerinin Çanakkale den Tahliyelerinin 100. Yılı-Onlar Giderken

03/01/2016 - 10:32 Konferans - Çanakkale Savaşlarında Tahliye Harekatı - Kenan Çelik

14/12/2015 - 06:31 Konferans - Haluk Oral - Bir Kırılma Noktası Çanakkale

26/11/2015 - 18:34 Gelibolu Yarımadası Savaş Alanlarının Hava Fotoğrafları (Gökhan Tarkan Karaman)

13/11/2015 - 21:12 Konferans -Çanakkale’de Bir Edebi Heyet

15/10/2015 - 13:23 Konferans - Çanakkale'de Yitirilen Tahsilli Gençlik

29/05/2015 - 14:34 Benim Çanakkale kahramanım Mahmut Sabri Bey’dir- Atlas Tarih Çanakkale Özel Sayısında Tuncay Yılmazer Röportajı

15/05/2015 - 16:25 İBB Konferans - Cepheden Mektuplar (Doç.Dr.Ömer Çakır)

27/04/2015 - 02:44 Çanakkale Söyleşileri 25 Nisan 1915 Müttefiklerin Çıkarma Harekatı-Kenan Çelik

15/04/2015 - 08:30 Atlas Tarih’ten Çanakkale Özel Sayısı

08/04/2015 - 17:12 Derinlerden Siperlere: Çanakkale 1915 Sergisi

30/03/2015 - 17:08 Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı na Çağrı, Kamuoyuna Duyuru

26/03/2015 - 09:02 Konferans-18 Mart Kahramanı Cevat Paşa

24/03/2015 - 17:04 “İki Siper Bir Mektup” Bir Çanakkale Projesi (Celal Yildirim-Hatice Solmuş TED Mersin Koleji)

21/03/2015 - 04:13 CNNTürk Serdar Tuncer ile Başka Şeyler Programı Kaydı

17/03/2015 - 04:46 Çanakkale Muharebeleri- 100 Yıl önce 100 Yıl sonra (Tuncay Yılmazer)

13/03/2015 - 18:27 CNNTürk Serdar Tuncer ile Başka Şeyler- Çanakkale Savaşı Özel- Programı (14.3.2015 saat 00.00)

04/03/2015 - 16:22 CNR Kitap Fuarı’nda Çanakkale Muharebeleri Paneli ( 07.03.2015 saat : 15.30 Yeşilköy CNR Dünya Ticaret Merkezi )

16/02/2015 - 14:00 Acı bir Çanakkale Türküsüne adanan 4 yıllık bir emeğin takdimi- Harmanyeri 1915 (Yönetmen: Gürdal Uğur)

01/02/2015 - 03:46 100. Yıl’da Muhteşem Soru… Seyit Onbaşı’nın Kaldırdığı Mermi Kaç Kiloydu ? (Tuncay Yılmazer )

18/01/2015 - 15:05 Kireçtepe Jandarma Şehitliği Restorasyonu ve Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne Sorular (Tuncay Yılmazer)

10/01/2015 - 14:53 Konferans - Osmanlıyı Yıkan Cephe-Filistin

28/12/2014 - 13:48 Milli Park’tan Tarihi Alan Başkanlığına, Hollywood tartışmalarından Muhafazakarlığın Savruluşuna… Gelibolu’yu Anlamak’ta 2014 (Tuncay Yılmazer )

24/11/2014 - 14:52 Son Savruluş – Çanakkale Muharebe Alanlarına Hollywood Modeli Tema Parkı ! (Tuncay Yılmazer )

15/11/2014 - 01:37 Konferans - Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti

01/11/2014 - 03:54 Gelibolu yarımadasında utanç verici olay / The shameful event in Gallipoli Peninsula

09/10/2014 - 10:13 Uluslararası Sempozyum - Büyük Savaş ve Osmanlı Devleti: Savaşa Giden Süreç

24/09/2014 - 17:06 Çanakkale’de Yeni Şehitlik! (Gürsel Göncü)

12/09/2014 - 15:51 Çanakkale Savaşlarının 100. Yılı Özel Sayısı Makale Çağrısı

// - 09:52 Geliboluyu Anlamak’tan Kamuoyuna Duyuru

// - 06:37 Çanakkale Muharebeleri Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kanun Tasarısı Üzerine ( Tuncay Yılmazer )

// - 15:33 Gelibolu Yarımadasında Yeni Bir Dönem: Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı’nın Kurulması (Dr. Mithat ATABAY)

23/05/2014 - 17:16 100.Yıldönümünde Birinci Dünya Savaşı’nı Hatırlamak” Sempozyumu

16/05/2014 - 16:24 SOMA MADENCİLERİNİ RAHMETLE ANIYORUZ

11/05/2014 - 13:05 Gelibolu Yarımadası Savaş Alanlarının Korunması ve Unesco Kültürel Mirası İlan Edilmesi (Dr. Mithat ATABAY)

09/05/2014 - 23:03 Çanakkale Muharebelerinin Komuta Kademesi ve İdaresi Çalıştayı İzlenimleri (Ahmet Yurttakal)

02/05/2014 - 06:00 Çanakkale Muharebelerinin Komuta Kademesi ve İdaresi Çalıştayı

15/04/2014 - 18:40 Savaş Tarihi Araştırmaları Uluslararası Kongresi (100. Yılında I. Dünya Savaşı ve Mirası)

06/04/2014 - 22:18 DOKUN Dergisi’nde Tuncay Yılmazer İle Söyleşi...

15/03/2014 - 18:00 Hatıralarıyla Çanakkale Muharebelerinin Komutanları Paneli

09/03/2014 - 14:19 Çanakkale Savaşları Resmi Koleksiyoneri Seyit Ahmet SILAY

06/03/2014 - 22:33 Konferans -'Çanakkale Muharebelerinde Bir Kahraman Asker Gazi Binbaşı Halis Bey

28/01/2014 - 07:35 Sadece Bir Emir Kipi...İsrail'i Kur! - Wladimir Jabotisnky ( Çev. Atilla Aşçı )

14/01/2014 - 16:21 Balkan Harbi - Trakya Seferi Kitabını Yeniden Hatırlamak (Şahin Aldoğan, Selim Meriç)

06/01/2014 - 12:12 Birinci Dünya Savaşı’nın Yüzüncü Yılında Savaşa Dair Önemli Bir Eser: “GRİFF NACH DER WELTMACHT: Die Kriegszielpolitik des kaiserlichen Deutschland 1914/1918” Kadir Kon

30/12/2013 - 22:51 Şehit Teğmen İbrahim Naci’den Çanakkale’de tarihin betonlaşmasına… 2013 Yılının muhasebesi ( Tuncay Yılmazer )

06/12/2013 - 22:00 32. Gün Programında Çanakkale Muharebe Alanlarında Betonlaşma Konusu Tartışmaya Açıldı

11/11/2013 - 05:23 Yüzüncü Yıla Doğru Yazıları-2 : Çanakkale Muharebe Alanları’ndaki Betonlaşma Meselesi Neden İlgi Görmüyor? ( Tuncay Yılmazer )

03/11/2013 - 20:03 Çanakkale Muharebe Alanlarında İnşaat Çalışmaları Tüm Hızıyla Devam Ediyor… (Tuncay Yılmazer)

11/09/2013 - 21:28 Derinlerden Yansımalar: Çanakkale Savaşı Batıkları (Mithat Atabay, Okan Taktak, Savaş Karakaş, Selçuk Kolay)

25/08/2013 - 15:29 Zığındere Vadisinden Geçecek Yol Tarihi Tahrip Edecektir! (Tuncay Yılmazer)

14/08/2013 - 18:40 Ağadere'ye Sahip Çık (Murat Sayar)

28/07/2013 - 14:53 NTV Tarih’in Kapanması Üzerine Birkaç Not… ( Tuncay Yılmazer )

08/07/2013 - 20:00 Çanakkale Muharebe Alanlarının Şehitlik İnşasıyla İmtihanı! (Muzaffer Albayrak)

26/06/2013 - 21:59 100. Yıl’a Doğru Yazıları- Çanakkale’de Şehitliklerin İhyası Gerçekten Gerekli mi? ( Tuncay Yılmazer )

10/05/2013 - 14:36 İlber Ortaylı Seyahatnamesi

21/04/2013 - 14:44 GEO Dergisi Nisan 2013 Sayısında Hayal Kırıklığı ( Tuncay Yılmazer )

09/04/2013 - 13:18 Meclisin Unuttuğu Kahraman Nezahet-Ozan Bodur

23/03/2013 - 21:43 Ayraç Kitap Dergisi Çanakkale Özel Sayısı

22/03/2013 - 22:03 Çukurova Üniversitesi'ndeki Konferans ile İlgili Gelibolu’yu Anlamak Okurlarına Açıklama ( Tuncay Yılmazer )

21/03/2013 - 20:14 Çukurova Üniversitesi'nde Çanakkale Savaşı Konferansı ( 22.3.2013)

16/03/2013 - 10:44 18 Mart Üniversitesi ve AÇASAM “2015’e Doğru Çanakkale Muharebelerini Anlamak ve Anlatmak” Paneli ( 19.3.2013)

12/03/2013 - 07:39 Şehit Teğmen İbrahim Naci’nin Günlüğü’nden Çanakkale Muharebeleri Konulu Panel

08/03/2013 - 07:01 Gelibolu'yu Anlamak twitter'da....www.twitter.com/gelibolu2015

01/03/2013 - 13:59 NTV Tarih'te Şehit Teğmen İbrahim Naci Bey Dosyası

24/02/2013 - 20:18 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nde Safiye Hüseyin Konferansı (İsmail Bilgin)

19/02/2013 - 14:35 TRT Avaz 'da Çanakkale Programı

18/02/2013 - 07:22 Çanakkale Muharebeleri’nde Kahraman Bir Hemşire: Safiye Hüseyin Elbi Konferansı

07/02/2013 - 17:03 Prof. Dr. Vahdettin Engin'in 'Asayiş' adlı eseri kitapçılarda...

04/02/2013 - 11:05 Sör Siyonist , İngiltere'den Filistin'e Toprak Kavgası -Çiğdem Bayraktar Ör ( Prof. Dr. Vahdettin Engin )