Çanakkale Savaşı’nda Siyonistler- John Henry Patterson (İsmail Bilgin)

Tarih: 26/02/2012   /   Toplam Yorum 2   / Yazar Adı:      /   Okunma 13725

Geçen sene (2011) Mart ayı içerisinde Çanakkale ile ilgili yeni bir kitap yayınlandı; Çanakkale Savaşı’nda Siyonistler…Çanakkale Muharebeleri esnasında İngiliz 29. Tümen’i bünyesinde bulunan Zion Mule Corps(Sion Katır Birliği-SKB) İsrail askeri tarihi açısından önemli bir yere sahiptir. İlk askeri çekirdek belki de bu katır birliği ile kurulmuştur diye nitelemek sanırım yanlış olmaz. Dünya Harbi patlak verdiğinde Rusya’dan ve o zaman Osmanlı yönetiminde bulunan Filistin’den kaçmış, sınır dışı edilmiş, kendi isteği ile göç etmiş pek çok Yahudi’nin başlıca sığınma yeri İskenderiye idi. Mafruza ve Gabari kampları her gün göç eden Yahudilerle doluyordu. Bu sebepten dolayı kamplarda bulunanlar Osmanlı Devleti’ne karşı öfke ve kin beslemekteydi. O sırada Vladimir Jabotinsky Yahudiler tarafından bir silahlı birliğin kurulmasını, bu birliğin İngiltere’nin yanında savaşa katılmasını düşünüyordu. Bu katılımın Avrupa Devletlerinde bir sempati oluşturacağını, Siyonizm davasına da büyük bir destek vereceğini umuyordu. (İ.B.)

 

Geçen sene (2011) Mart ayı içerisinde Çanakkale ile ilgili yeni bir kitap yayınlandı; Çanakkale Savaşı’nda Siyonistler…

Çanakkale Muharebeleri esnasında İngiliz 29. Tümen’i bünyesinde bulunan Zion Mule Corps(Sion Katır Birliği-SKB) İsrail askeri tarihi açısından önemli bir yere sahiptir. İlk askeri çekirdek belki de bu katır birliği ile kurulmuştur diye nitelemek sanırım yanlış olmaz.

Dünya Harbi patlak verdiğinde Rusya’dan ve o zaman Osmanlı yönetiminde bulunan Filistin’den kaçmış, sınır dışı edilmiş, kendi isteği ile göç etmiş pek çok Yahudi’nin başlıca sığınma yeri İskenderiye idi. Mafruza ve Gabari kampları her gün göç eden Yahudilerle doluyordu. Bu sebepten dolayı kamplarda bulunanlar Osmanlı Devleti’ne karşı öfke ve kin beslemekteydi. O sırada Vladimir Jabotinsky Yahudiler tarafından bir silahlı birliğin kurulmasını, bu birliğin İngiltere’nin yanında savaşa katılmasını düşünüyordu. Bu katılımın Avrupa Devletlerinde bir sempati oluşturacağını, Siyonizm davasına da büyük bir destek vereceğini umuyordu.

Peki Jabotinsky kimdir? Kendisi Rusya’da doğmuş, İsviçre ve İtalya’da eğitim için bulunmuş zaman zaman İstanbul’a gelmiş, Osmanlı Devleti’nin artık dağılmaya yüz tuttuğunu, böyle bir zamanda ve ortamda Yahudilerin kendilerine bir yurt kurması gerektiğini belirtmiştir. Bu amaçla Hukuk öğrenimi dahi yarıda bırakır. Aslında niyeti Filistin’e yerleşmektir. Bir Rus gazetesi muhabiri olarak İskenderiye’ye gelir. Orada Joseph Trumpeldor ile tanışır. Trumpeldor ise eski bir askerdir pek çok cephede savaşmış zaman zaman Siyonizm propagandasında da bulunmuştur. Bu iki Yahudi bir askeri birliğinin kurulması için çalışmalar başlarlar. 3 Mart 1915 tarihinde Mafruza kampında bir toplantı düzenlerler. Bu toplantı sonunda oy çokluğuyla Britanya ordusu bünyesinde silahlı birlik kurarak savaşa katılmak için İngiliz yetkililerine başvurma kararını alırlar. 

Kahire’ye giden heyet Ronald Graham ile görüşür. Komutan teklifi destekleyeceğini söyler. Daha sonra da Mısır’da İngiliz Kuvvetlerinin Komutanı Maxwell’i ziyaret eder. Filistin’de savaşmak istediklerini söyler. Ancak General bunu kabul etmez. Şöylebir teklife bulunur:

“Türk Cephesinin başka bir sektöründe gençlerinizin kendileri bir katır taşıma birliği oluşturabilir. Bundan fazlasını yapamam, s X.”

Neticede Çanakkale Cephesinde görev yapma konusunda anlaşılır. Bu duruma en çok Jabotinsky kızar. O, silahlı birlikle Filistin’de çatışmayı beklemiştir. Hayal kırıklığına uğrar, İtalya’ya gitmek üzere Mısır’dan ayrılır…

Yedi yüz kişiden oluşan Yahudi birliğin başına, Yahudi tarihini ve emellerini çok bilen İrlanda asıllı Yarbay John Henry Patterson atanır. Trumpeldor da onun yardımcısı olacaktır. Bu birlik Büyük Biritanya’nun dominyonu olmayan, ayrı bir bayrak altında savaşa katılan ilk birlik olma özelliğini de taşıyacaktır.

Birlik İskenderiye’den büyük törenler düzenlenerek uğurlanır. 1915 yılı Nisan ayı ortalarında Limni adasına gelir. 29. Tümen emrine verilir.

Çıkarma öncesinde Sion Katır Birliği (SKB) iki guruba ayrılır. Bir grup Anzak Sektöründe diğer grup da Seddülbahir sektöründe görev yapacaktır. Ancak Anzak Bölgesine gidecek olan grup daha sonra İskenderiye’ye geri yollanır. Yaklaşık 300 kişilik bir birlik Patterson komutasında Seddülbahir Kesiminde görev alacaktır. SKB Çanakkale Muharebeleri boyunca Seddülbahir’de görev yapar.

Seddülbahir’e yapılan çıkarmadan iki gün sonra birlik karaya ayak basar. Görev alanı W(Tekke Koyu) Plajından Zığındere’ye kadardır. Yaralı ve ileri hatlara mühimmat taşırlar. Bu arada Trumpeldor yaralanır, geri gönderilmeyi kabul etmez. Görevine devam eder. Muharebelerin ilerleyen döneminde Patterson hastalanır. Gelibolu’dan ayrılır. Gittiği İngiltere ve Amerika’da Yahudi birliğinin kahramanlıklarını anlatır ve yazar. Kamuoyunda büyük bir sempati, destek görür.

Gelibolu Muharebelerinden sonra SKB dağılır. Bu birliğe mensup erler/subaylar Royal Fusiliers Birliklerinin dolayısıyla Yahudi Taburlarının çekirdeklerini oluştururlar…

*

Patterson Çanakkale Seferinin Genel Politikası bölümünde, Osmanlı Devleti ile ilgili olarak öfke içinde şunları söyler:

“Türkiye’ye savaş açan taraf biz olmamıza rağmen şu hatırlanmalıdır ki, bu ülke, müttefikimiz olan Rusya karşısında pek çok düşmanca eylem gerçekleştirmişti ve Goben ile Breslau’ya özgürlük sağlayıp bu gemileri sularını ve hammadde kaynaklarını korumakla görevlendirerek bizimle  saldırgan bir şekilde alay etmişti. Hiç şüphesiz, bu iki geminin kaçışı, ileride bir zaman üzerine dikkatlice eğilmesi gereken, savaşın en sıra dışı beceriksizliklerinden biri idi ve bunun sorumlularından da hesap sorulmalıdır; zira muhtemelen Gelibolu’daki sayısız ölünün kanı bu kişilerin elindedir, s 14

Patterson daha sonra Boğaz’a yapılan saldırı hususunu da eleştirel bir bakış açısıyla dile getirir:

“Hiç şüphesiz donanmanın tek başına yaptığı ilk talihsiz girişimlere ol açan çılgınca politikanın kabahatini taşıyan kimsenin büyük bir sorumluluğu var. Donanma tarafından yapılan bu vakitsiz saldırının doğurduğu yegâne şey, girişteki kaleleri darmadağın etmenin ötesinde Türkler niyetimiz hakkında yeterli uyarıyı yapmak oldu ve bunu, Gelibolu Yarımadası’nı neredeyse zaptedilemez bir müstahkem mevkie çevirmek ve tüm boğazı mayınlamak için kullanmakta gecikmediler, s 17.”

Yine devamla şu düşünceye kitabında yer verir:

“Eğer Asya kıyısında, Yarımada’nın ucunda ve Bolayır hatlarında boy göstermenin gerekli olduğu düşünülmüş idiyse, buralar bir iki küçük savaş gemisinin eşlik ettiği boş nakiller göndererek de yapılabilirdi bu. Böylelikle Türkler, kıyıdaki bu noktalara çıkarma birlikleri indirileceği izlenimi yaratılarak mevkilerinde tutulabilirlerdi, s 22.

NOT: Zaten öyle de yapılmış, Anadolu Kıyısında Kumkale’ye ve Bolayır’a gösteriş çıkarmaları düzenlenmişti. Özellikle Bolayır’da birlikler iki gün boyunca boşu boşuna beklemişlerdi, İbilgin.

“Çanakkale Seferi tarihe İngiliz ordularının gördüğü en büyük başarısızlık olarak geçecek; fakat buna rağmen dünyada hiçbir ordu tarafından bundan daha şanlı bir şeye de imza atılmış değildir, s 22”

NOT: İngiliz ordusunun en büyük başarısızlığını anladım da, daha şanlı bir şekilde -hele hiçbir ordunun- neye imza atmış (Çanakkale Cephesi için) onu anlayamadım, İbilgin.

*

Kitap, Sion Katır Birliğinin(SKB) kuruluşundan Gelibolu’dan ayrılışına dek geçen süreci çok iyi anlatıyor. Hem de en yetkili ağızdan. Ayrıca muharebelerle ilgili bazı çarpıcı sahneler de insanın dikkatini çekiyor. Bugüne dek konu hakkında en geniş bilgi veren kitaplardan biri diyebilirim. Kitaptan ilginizi çekecek bazı bölümleri aktarıyorum.

 

Çanakkale Savaşında Siyonistler Kitabında İlginç Gözlemler

“Ölüm yağmuruna rağmen bazı Dublinli ve Munsterliler sahile çıkmayı ve ateş fırtınası altında daha önce işaret ettiğim kumsalın etrafını çeviren küçük kumluk yükseltinin arkasına sığınmayı başarabilmişlerdi. Eğer Türkler bu kum setini düzelme tedbirini almış olsalardı ateşin süpürdüğü o bölgede tek bir canlı bile kalması mümkün değildi. Karaya inen askerlerin yarıdan fazlası, bu yardımsever sığınağa ulaşamadan önce öldürüldü ve çoğu da dar kıyı şeridinde acı ile inlemeye terk edildi. Tuğgeneral Napier, yardımcısı Yüzbaşı Costekar ve Hampshires Birliğinin komutanı Albay Carrington Smith öldüler, bu birliğin ve Munsterlilerin emir subayları da yaralanmıştılar. Aslında pek çok üst düzey subay ya yaralanmış yada öldürülmüşlerdi, s 64.”

*

“………….. Bu maceralı yolculuk esnasında bir çitin kuytusuna çömelerek dinlenen bir de Fransız taburuna rastladık. Refakatimdeki çavuş onları Türk sandı. Şansımıza bu korkunç keşfi yaptığında ben de yanındaydım yoksa kesin Fransızlara ateş açardı. Yarı barbar kıyafetlerinden dolayı gerçekten de Türklere benzediklerini söylemeliyim, s 76.”

*

“……kamp yaptığımız  küçük vadinin en başında yıkılmış bir binanın köşesinde dikkatlice gizlenmiş bir kuyu keşfetti. Zehirli olmasından korkmuştum ve şüphelerimi gidermek için inzibat amirinin yanına giderek esir Türklerden birini ödünç aldım ondan. Buralardan gelen bir Türk’ün suyun doğal tadını bileceğinden emindim, esiri kuyuya götürdüm ve sudan içmesini istedim.

İlk başta bunu yapmakta bayağı isteksizdi ama küçük bir ikna çabasının sonucunda ağzına bir yudum su aldı, biraz dilinde döndürdükten sonra başıyla onayladı ve suyu rahatça içmeye koyuldu. Daha sonra kuyuyu biz de kullandık, harika bir suydu, s 80.”

*

“Buraya yerleştikten bir veya iki gün sonra bu duvarlardan birinden atladığımda altımdaki zeminin hafif çöktüğünü görmüştüm. Toprağı kazdığımızda altta gizlenmiş bir oda keşfettik ve ipekten yapılma yeşil bir sancak- dokunulduğunda yıpranacak kadar eskiydi-, antika bir savaş baltası -Haçlı seferlerinden kaldığını söyleyebilirim.- ve pirinçten yapılma bazı şamdanlar bulduk. Böylesi bir yerde acayip ilginç bir buluş, s 88.”

*

“Ey Rabbim, bizleri siper savaşının tüm türlerinden koru! Her askerin alçakgönüllü duası olmalı; çünkü neredeyse en rahatsız edici, yorucu, monoton ve en tehlikeli, şereften yoksun ölümlere yol açan ancak şeytani bir deha tarafından icat edilmiş olabilecek bir savaş bu. Gelibolu’dakinin nasıl olduğunu tasvir etmek ilgi çekici olabilir, s 121.”

*

“……………

Çatışmada yorgunluktan harap düştüğümüz için Türklere birkaç esir verdik. Yiğit düşmanlarımızın, ellerine düşen adamlarımıza şefkatli davranacaklarını bilmek bizi rahatlatıyordu. Türkler ve oyun tarzları hakkında övücü sözlerden başka hiçbir şey işitmedim. Sadece bir esirimizin sakatlandığını biliyorum ve bu da büyük bir ihtimalle bir Alman’ın işi olmalı; zira kurban bir Sih idi ve kendisinden hiçbir bilgi almadan ölmüştü. Türk temiz bir savaşçıdır. Bize pek çok nakliye gemilerinin az ötesindeki hastane gemisini biraz daha öteye çekersek memnun olacaklarının, diğerlerine ateş açarken hastane gemisini vurmaktan korktukları haberini uçurmuşlardı. Tarihin bugüne kadar kaydettiklerine bakarsak Almanların yapabileceğinin çok ötesinde bir savaştı bu, s 145.” 

*

“………

Türklerin ölüleri, Gurkların üzerlerine yağdırdıkları yanlışsız ateşin sessiz tanıkları olarak yatıyordu. Bu Türkler cesur adamlardı ve pek çok yiğidin böyle yattığını görmek üzücü bir sahneydi, s136.”

*

“………

Türk siperlerine her saldırışımızda verdiğimiz kayıplar muazzamdı. Artık zapt edilemez bir mevki haline gelen düşman hatların yapılan bu ümitsiz saldırılarda adamlarımızın defalarca kez boşa ziyan edilişini görmek çok acı veriyordu. İlk çıkarmamızdaki kayıplarımız 29. Tümen’i tam bir iskelet haline dönüştürmüştü. Pek çok tabur da bayağı zayıflamış ve geriye hiç subayları kalmamıştı neredeyse. Oldukça yetersiz tek bir tabur elde etmek için iki veya üçünün kalıntılarını birleştirmek gerekli görülmüştü. Dublinler ve Munsterliler bir araya getirildiler ve resmi olarak Dubsterler diye bilinir oldular, s 129.”

*

“…………

Bu kovuklar Türkler tarafından sıklıkla ölülerini gömmekte kullanılırdı. Bir keresinde, top mermisinin siperin yakınında patlaması sonrasında yürüyordum. Patlamanın sarsıntısı yumuşak toprağı havalandırdı ve siperin yanından bir ölünün eli ve kolu fırlayıverdi, bir polis memuru trafiği durdurmak için elini uzatmıştı sanki. Ölü Türk o haldeyken bile düşmanın yolunu engellemek istiyor gibiydi.

Siper hayatındaki en nahoş özelliklerden biri de ölülerin her yere sinen berbat korkularıydı, taraflardan biri saldırıya geçtiğinde siperlere yakın yerlerde yüzlerce kişi can veriyordu. Yaralıları kurtarmak veya ölüleri gömmek imkânsızdı, düşman böyle bir işe kalkışan kişiyi af etmez anında vurup indirdi.

………….

Siperlerde kalanlar ise sürekli top ve tüfek mermilerine mayın patlamalarına zehirli gaza sıvı madde ateşine ve diğer şeytani icatlara maruz kalırlardı. Türkler ne zehirli gaz ne de ateş kullandılar elbette İngilizler de yapmadılar bunu, s 126.”

*

“……….

Bir gün İrlandalı piyadelerden biri Türk nöbetçisine bir oyun oynadı. Sığır eti konservesinden bıkan bu asker kutuyu delip içine bir oyuk oydu ve mermisini de içine sakladıktan sonra bu acayip fişeğini Türklerin arasındaki kum torbası çitinden üzerlerine fırlattı. Türklerin canlarını korumak için siper boyunca uçuştukları işitiliyordu, belli ki bunu yeni icat edilmiş şeytani bir bomba zannetmişlerdi. Ardından diğerlerinden biraz daha cesur bir adamın ihtiyatlı bir şekilde yaklaştığı işitildi, kutuya birkaç taş attı ve tüm bunların sonrasında herhangi bir patlama gerçekleşmeyince garip nesneyi süngüsüyle kendisine çekmek için gereken cesareti toplayabildi. Geri hatlardaki bazı Alman profesörlerine gönderilmişti. Tabii ki, birkaç saat sonra yanı Türk nöbetçi üzerinden bağırıyordu yüksek sesle:

Sığır eti sığır eti, biraz daha gönderin! Bu küçük hadise dostça yapılan büyük bir sigara ve konserve takasına yol açtı, s 123.”

*

“………………

Espri anlayışları da kendini bayağı tuhaf şekillerde gösteriyordu. Bir keresinde bir Fransız askeri tarafından siperin üzerinden fırlatılan el bombası gidip bir Türk’ün kafasına çarpmış ama patlamamıştı. Türk “Suikastçı, suikastçı! diye bağırdı. Başka bir olay da siperlerine yönelttiğimiz en ağır bombardımanlarından birinin tamamlanmasının ardından toz duman ortadan kalktığında en öndeki siperin üzerinde büyük bir afiş yavaşça yükseldi üzerinde şöyle yazıyordu:

Kayıp yok! s 146.”

-Sion Katır Birliği Komutanından-

Çanakkale Savaşı’nda Siyonistler-John Henri Patterson

DBY(Dün Bugün Yarın Yayınları), s 240.

 

 


  13725 defa Görüntülendi.

**********************

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri Tuncay Yılmazer'in benimsediği anlamına gelmez. Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederiz.

**********************

Makaleye Yorum Ekle

 

YORUMLAR

KATEGORİDEKİ DİĞER BAŞLIKLAR

11/07/2017 - 10:07 Çanakkale’nin Filistin’deki Yansıması : Gazze Muharebeleri ( 1.Bölüm) (Tuncay Yılmazer)

22/05/2017 - 05:29 Müstahkem Mevkii’nin Anafartalar’daki Sesi - Küçük Anafartalar Topları (Bayram Akgün)

09/05/2017 - 08:12 Kûtulamâre Kuşatması’ndan Esarete Yüzbaşı Sandes’in Hatıraları - Çev. Tuncay Yılmazer

02/05/2017 - 11:45 İzmir-Bayındır İlçesinden Çanakkale Harbine Katılanlar (Necat Çetin)

28/04/2017 - 08:49 Kûtulamâre Zaferi 1916 (Muzaffer Albayrak – Vahdettin Engin)

23/04/2017 - 21:24 Türk Ordusu’nda Künye Uygulamasına İlişkin İlk Girişimler ve İlk Künyelerle İlgili Kısa Bilgiler (The First Attempts On The Use Of Identity Tags In Turkish Army And Information About The Early Identity Tags) (Burhan SAYILIR)

13/04/2017 - 05:43 Müstahkem Mevki’nin Kara Savunması İçin Top Desteği Sağlaması (Bayram Akgün)

07/04/2017 - 14:30 Çanakkale Muharebelerinde İdari ve Lojistik Faaliyetler (Ayhan Candan)

06/04/2017 - 19:17 Kabataş Erkek Lisesi 1.Büyüteç Tarih Öğrenci Sempozyumu (8-9 Nisan 2017)

04/04/2017 - 21:12 Resmi Belgelere (Nüfus Ölüm-Genelkurmay-Kayıtsız Ölüm Defterleri) Göre İzmir - Beydağ Şehitleri (Necat Çetin-A.Levent Ertekin)

31/03/2017 - 07:25 Çanakkale nin Şehit Kalemleri (İsmail Sabah)

27/03/2017 - 19:43 Çanakkale Müstahkem Mevkii’ye Bağlı Top Mermisi Çeşitleri (Bayram Akgün)

25/03/2017 - 20:58 GeliboluyuAnlamak Özel- 100. Yılında Gazze Muharebeleri Kahramanlarını Anıyoruz (Tuncay Yılmazer)

17/03/2017 - 21:15 18 Mart Özel Makalesi - Yaşayanların Ağzından 18 Mart Boğaz Muharebesi (Ahmet Yurttakal)

16/03/2017 - 08:51 18 Fotoğrafla Çanakkale Boğaz Muharebesi 18 Mart 1915 - 18 March 1915 Dardanelles Assault with 18 photographs (Ahmet Yurttakal)

13/03/2017 - 05:47 Çanakkale Muharebeleri’nde Bir Hile: Sahte Toplar (Bayram Akgün)

07/03/2017 - 04:27 Çanakkale Zaferi’nden Mescid-i Nebevi’ye (Enver Paşa’nın 1916 Filistin-Hicaz ziyareti) (Tuncay Yılmazer)

23/02/2017 - 07:48 Gelibolu Savunması Bir Karargâh Çalışması - General G.S. Patton (Haluk Oral)

09/02/2017 - 06:24 İkinci Kirte Muharebesi (6-8 Mayıs 1915 Taarruzları) (Yücel Özkorucu)

31/01/2017 - 12:29 Türk Boğazları Meselesi (Ayhan Candan)

24/01/2017 - 05:39 Kanlı Bir Mendil Hikayesi (Ömer Arslan)

19/01/2017 - 10:32 Irak Cephesinde Gönüllü Kahramanlar Osmancık Taburu (Muzaffer Albayrak)

23/12/2016 - 20:32 Atlas Tarih Dergisi Aralık-Ocak Sayısında 1916 Sina Filistin Hicaz Cephesi (Tuncay Yılmazer)

13/12/2016 - 07:23 Birleşik Harekat Tecrübesi Olarak Cihan Harbinde Türk-Alman Askeri İttifakı (Gültekin Yıldız)

02/12/2016 - 20:23 Çanakkale Kara Muharebelerinde Ağıl Dere (Şaban Murat Armutak)

15/11/2016 - 11:48 Çanakkale de Bir Melek Hanım (Muzaffer Albayrak)

01/11/2016 - 05:41 Çanakkale Kara Muharebelerinde Asma Dere (Şaban Murat Armutak)

24/10/2016 - 06:55 42. Alay / Gelibolu 1915 - Ahmet Diriker (Oğuz Çetinoğlu)

10/09/2016 - 11:12 Seddülbahir Kahramanı Bigali Mehmet Çavuş (Ömer Arslan)

03/07/2016 - 14:42 Çanakkale’den 100. Yılında Somme’a:Bir Savaş, İki Muharebe (Mustafa Onur Yurdal)

11/06/2016 - 14:37 I.Dünya Savaşı nda Şii Ulemasının Cihat Fetvaları Çerçevesinde Irak Cephesi (Ziya Abbas)

01/06/2016 - 06:23 Kutülamare- Yarbay Mehmed Reşid Bey in Günlüğü (İ. Bahtiyar İstekli)

23/05/2016 - 12:01 Osmanlı Devleti’nin Çanakkale Muharebelerinde Sağlık Alanındaki Faaliyetleri (Ayhan Candan)

16/05/2016 - 07:38 Bir Osmanlı Kurmay Subayı- Iraklı Kürt Devlet Adamı, Mehmet Emin Zeki Bey in Yaşam Öyküsü (Tuncay Yılmazer)

10/05/2016 - 13:00 Mezopotamya da Bir Savaş 1915-1916 KutülAmare – Nikolas Gardner ( Tuncay Yılmazer )

07/05/2016 - 07:31 Birinci Dünya Savaşının İslam Dünyasına Etkileri (Yüksel Nizamoğlu)

30/04/2016 - 19:20 Çanakkale Savaşı: Bir Siyasi Mücadele Alanı (Özgür Öztürk)

23/04/2016 - 19:13 25 Nisan 1915 Anzak Çıkarması İlk Saatleri – Daha Erken Müdahale Edilebilir miydi? ( Ahmet Yurttakal )

17/04/2016 - 21:26 Maskirovka Harekatı - KutülAmare bir zafer midir? ( Tuncay Yılmazer )

13/04/2016 - 05:30 Çanakkale Savaşları ve Barbaros’un Batışı (İsmail Bilgin)

28/03/2016 - 11:20 Çanakkale Muharebelerinde Osmanlı Ordusunun Asker Kaybı (Ayhan Candan)

26/03/2016 - 09:55 Eğitimli Neslin Birinci Dünya Savaşı ile İmtihanı ( Dr. Nuri Güçtekin )

24/03/2016 - 10:00 Birinci Dünya Savaşı nda Yozgat Lisesi (Dr. Nuri Güçtekin)

21/03/2016 - 06:35 Çanakkale Seferberliği: Savaş, Eğitim, Cephe Gerisi (Mustafa Selçuk)

17/03/2016 - 08:15 18 MART ÖZEL - Çanakkale Zaferi ve Cevat Paşa (Ahmet Yurttakal)

11/03/2016 - 06:49 Zaferi Kanla Yazan Fındıklılı Mehmet Muzaffer (İsmail Bilgin)

02/03/2016 - 12:48 Kut’ül Amare Zaferi -2 (İsmail Bilgin)

29/02/2016 - 11:29 Kut’ül Amare Zaferi -1 (İsmail Bilgin)

22/02/2016 - 12:27 Gertrude Bell Irak Sınırını Çizen Kadın (Veysel Sekmen)

14/01/2016 - 08:43 Çanakkale Şehidi Feyzi Çavuş’un Zevcesi Zehra Hanımın Padişaha Mektubu (Osman Koç)

23/12/2015 - 16:47 Çanakkale Savaşlarında Binbaşı Halis Bey’e Ait Bir Ganimetin Öyküsü (Serdar Halis Ataksor)

10/12/2015 - 18:03 Mesudiye Zırhlısının Dramı (Cemalettin Yıldız)

06/12/2015 - 20:29 Kut’ülamarenin Türklere Tesliminden Sonra Irak İngiliz Ordusunun Faaliyetlerine Dair Rapor (Haz. Serdar Halis Ataksor)

01/12/2015 - 10:11 10 Ağustos 1915 Conkbayırı Süngü Hücumu (Muzaffer Albayrak)

17/11/2015 - 21:09 Çanakkale Deniz Muharebelerinde Verilen Zayiatlar (Ahmet Yurttakal)

10/11/2015 - 05:19 Reis-i Cumhur Mustafa Kemal in Çanakkaleyi ziyaretleri (M. Onur Yurdal )

08/11/2015 - 22:04 Mustafa Kemal Paşanın Osmanlı Devleti’nin 1. Dünya Savaşına girişiyle ilgili görüşlerine dair bir belge

Osmanlı Devleti Umumi Harpte Tarafsız Kalabilir miydi? - Yusuf Akçura (Değerlendirme: Muzaffer Albayrak)

Nazım’ın Dayısı Çanakkale Şehidiydi (Melih Şabanoğlu)

Çanakkale Destanının Ölümsüz Efsaneleri (Osman Koç)

21/10/2015 - 04:02 100 Yıl Sonra İlim Heyeti Çanakkale’de Programı

17/10/2015 - 11:50 Çanakkale Savaşı'nın Kanada'da Bıraktığı İzler (Birol Uzunmehmetoglu)

27/09/2015 - 16:01 1917 Yılında Hicaz Cephesi:Arap İsyanının Yayılması ve Medine’nin Tahliyesi Programı (Yüksel Nizamoğlu)

22/09/2015 - 13:07 III. Kolordu’nun Çanakkale Muharebeleri’ne Hazırlanış Süreci (İsmail Bilgin)

15/09/2015 - 04:28 Kutü-l Amare Kahramanı Halil Kut Paşa (Enes Cifci)

11/08/2015 - 04:07 Türkiye Büyük Savaş a Nasıl Girdi? ( Emre Kızılkaya )

29/07/2015 - 03:30 1915 Gelibolu Harbi Günlüğü- Kazım Şakir (İ. Bahtiyar İstekli)

07/07/2015 - 02:49 Suyu Arayan Adamların Öyküsü - Millete Deva Olmak , Osmanlı Savaş Esirleri, TIP ve Milliyetçilik ( 1914-1939 ) -Yücel Yanıkdağ (Tuncay Yılmazer)

30/06/2015 - 03:55 Tarih, Otobiyografi ve Hakikat Yüzbaşı Torosyan Tartışması ve Türkiye’de Tarih Yazımı (Derleyen: Bülent Somay)

21/06/2015 - 16:34 Türklere Esir Olmak (Doğan Şahin)

23/05/2015 - 04:36 Çanakkale Savaşı

16/05/2015 - 15:30 İtilaf Devletleri Askerlerinin Gözüyle Çanakkale

12/05/2015 - 12:50 Muaveneti Milliye Muhribi Torpito Zabiti Ali Haydar Öztalay (Çimen Yüksel)

09/05/2015 - 08:24 Osmanlılar ve Ermeniler / Bir İsyan ve Karşı Harekâtın Tarihi (Edward J. Erickson)

03/05/2015 - 15:39 Neuve Chapelle’den Gelibolu’ya: Bir Askeri Planın Gelibolu’da Uygulamaya Konulması ( Mustafa Onur Yurdal )

28/04/2015 - 03:52 Cephe Arkadaşı Çanakkale Cephesi

25/04/2015 - 03:07 Çanakkale Müstahkem Mevkii Bataryalarının 25 Nisan 1915 ‘teki Rolü (Bayram Akgün)

24/04/2015 - 15:07 25 Nisan 1915 üzerine Gelibolu’yu Anlamak’ta çıkmış makalelerden seçmeler (Tuncay Yılmazer)

18/04/2015 - 17:10 Çanakkale Şehitleri Listesinde Ezineli Yahya Çavuş’un Adı Yok (Osman Koç)

10/04/2015 - 00:06 Kıyamet Koptuğunda - Hasan Cevdet Bey

03/04/2015 - 01:36 Rusya’daki 90.000 Osmanlı Savaş Esiri ve Sarıkamış Muharebesi (Yücel Yanıkdağ)

27/03/2015 - 17:57 Bir Hikayenin Daha Sonu: Topçamlar Tabyası (Bayram Akgün)

14/03/2015 - 07:57 Düşmana Korku Salan Efsanevi İntepe Topçularından Topçu Üsteğmen Mehmet Ali Bey (Muzaffer Albayrak)

11/03/2015 - 02:38 Seddülbahir’de Yalnız Top-210/40’lık Roon Topu (Bayram Akgün)

01/03/2015 - 13:31 Çanakkale Muharebeleri’nin İdaresi, Komutanlar - Strateji (Ed.: Lokman Erdemir, Kürşat Solak)

24/02/2015 - 17:39 Çanakkale Cephesinde Bir Damla Su İçin- Gelibolu Yarımadasında Jeoloji ve Muharebe İlişkisi ( İsmail Bilgin )

15/02/2015 - 17:55 Hashtag Tarih Dergisi Şubat 2015 Sayısında Kitap Değerlendirme Yazısı

08/02/2015 - 07:11 “Hafız Hakkı Paşanın Sarıkamış Günlüğü” Kitabıyla İlgili Mülahazalar (İsmail Bilgin)

// Bir Asır Sonra Ermeni Tehciri ve Çanakkale Üzerine… 100. Yıl Nasıl Anılmalı? (Tuncay Yılmazer)

23/12/2014 - 08:24 Sarıkamış İhata (Kuşatma) Harekâtı (İsmail Bilgin)

17/12/2014 - 02:24 Kut ül Amare Zaferi (Necmettin Özçelik)

08/12/2014 - 18:22 1. Dünya Harbi

06/12/2014 - 13:44 The Water Diviner – Son Umut Filminin Galasından Notlar… ( Tuncay Yılmazer )

01/12/2014 - 17:22 Cevat Çobanlı Paşa Çanakkale Kahramanı -Ahmet Yurttakal

16/11/2014 - 01:54 Goltz Paşa nın Mirası, Türkiye nin Geleceği – Osmanlı Devletinin 1. Dünya Savaşı na Girişi üzerine ( Tuncay Yılmazer )

10/11/2014 - 04:07 Turkish–Australian Reapprochement In The Light Of The Gallipoli Campaign (Kenan Çelik)

04/11/2014 - 01:37 Boğaziçi’nden Çanakkale’ye Şirket-i Hayriye Vapurları (Gözde Keskin)

19/10/2014 - 06:44 Beyrut Müftüsü Mustafa Neca Efendi’nin Anafartalar Grubuna Hitabı (Osman Koç)

11/10/2014 - 10:34 Bir Çanakkale Şehidinin Hikâyesi: Koca Ali Oğlu Mustafa (Necat Çetin)

14/09/2014 - 07:01 Suçlu Sırbistan- Ayağa Kalk ! Avrupa 1914’te Savaşa Nasıl Sürüklendi ? Sleepwalkers (Uyurgezerler) Christopher Clark- Tuncay Yılmazer