Mehmet Vehip Paşa’nın Adını Hiç Duymuş muydunuz? ( İsmet Berkan)

Tarih: 19/02/2012   /   Toplam Yorum 8   / Yazar Adı:      /   Okunma 16383

Ben duymamıştım. Ya da belki duydum ama aklımda hiç yer etmedi, binlerce onbinlerce diğer Osmanlı paşasının adını duyduk da ne oldu, onlar içinde aklımızda kalanları beş-on taneyi geçmez. Peki kim bu Mehmet Vehip Paşa? 1877’de Yanya’da doğmuş. Ailesi daha önce Taşkent’ten gelip Yanya’ya yerleşmiş. Babası Yanya Belediye Başkanı. Ağabeyi Esat gibi o da asker olmayı seçiyor, askeri eğitim alıyor. 1897’de bugünkü İstanbul Teknik Üniversitesi’nin babası konumundaki Mühendishanei Berri Hümayun’u topçu-istihkamcı sınıfında bitiriyor………1. Dünya Savaşı başladıktan sonra ağabey kardeşi, Esat Paşa ve Vehip Paşa’yı Çanakkale savunmasında görüyoruz. Aslında Mustafa Kemal’le birlikte Esat ve Vehip Paşaları da ‘Çanakkale kahramanı’ saymamız gerekir. Anafartalar’da Mustafa Kemal İngilizleri durdurduğunda ona Nuri Conker komutasındaki takviye birliği gönderen Vehip Paşa’dan başkası değil. Zaten zamanın gazete ve dergilerinde Esat, Vehip ve Mustafa Kemal Çanakkale kahramanları olarak anılıyor. ( Bu yazı 19.2.2012 tarihli Hürriyet Gazetesinde yayınlanmış, yazarın izniyle siteye konulmuştur. )

 

Peki kim bu Mehmet Vehip Paşa?
1877’de Yanya’da doğmuş. Ailesi daha önce Taşkent’ten gelip Yanya’ya yerleşmiş. Babası Yanya Belediye Başkanı. Ağabeyi Esat gibi o da asker olmayı seçiyor, askeri eğitim alıyor.
1897’de bugünkü İstanbul Teknik Üniversitesi’nin babası konumundaki Mühendishanei Berri Hümayun’u topçu-istihkamcı sınıfında bitiriyor, 1900’de de kurmay okulundan kurmay yüzbaşı olarak mezun olup hemen Yemen’e tayin ediliyor.
* * *
Yapılan tahminler, Vehip Paşa’nın Yemen’de İttihat Terakki ile tanıştığı yönünde. Ama bu konuda kaynak çok az gerçekten. Kesin olan bir şey var, 1908’de 2. Meşrutiyet’in ilanından sonra yaşanan 31 Mart vakası ertesi İstanbul’a yürüyen Hareket Ordusu’nda Vehip Paşa’nın da bulunduğu.
Mahmut Şevket Paşa komutasındaki Hareket Ordusu, 31 Mart’ı bastırdıktan sonra Vehip Paşa, bizzat Mahmut Şevket Paşa tarafından harp okulu komutanlığına atanır.
Vehip Paşa’nın ağabeyi Esat Paşa da askerdir. Vehip Paşa’yı 1912’de Balkan Savaşı’nda doğduğu toprakların, Yanya’nın savunmasında görevlendirilmiş buluyoruz. Burada ağabeyinin komutası altında savaşıyor, görevi Yanya şehrinin savunması.
Fakat savaş kaybediliyor, Esat ve Vehip kardeşler, doğup büyüdükleri şehri Yunan ordusuna teslim ediyorlar. Teslim törenini anlatan çok acıklı bir resim var.
Yanya’yı teslim eden Vehip Paşa dokuz ay kadar Yunan ordusunun elinde savaş esiri olarak kalıyor. Serbest bırakıldıktan sonra da albay rütbesiyle Hicaz’a tayin ediliyor.
1. Dünya Savaşı başladıktan sonra ağabey kardeşi, Esat Paşa ve Vehip Paşa’yı Çanakkale savunmasında görüyoruz. Aslında Mustafa Kemal’le birlikte Esat ve Vehip Paşaları da ‘Çanakkale kahramanı’ saymamız gerekir. Anafartalar’da Mustafa Kemal İngilizleri durdurduğunda ona Nuri Conker komutasındaki takviye birliği gönderen Vehip Paşa’dan başkası değil. Zaten zamanın gazete ve dergilerinde Esat, Vehip ve Mustafa Kemal Çanakkale kahramanları olarak anılıyor.
Çanakkale’deki bu başarısının ardından Vehip Paşa, darmadağın olmuş, Erzurum’u kaybetmiş olan 3. Ordu’nun komutanlığına atanıyor. Vehip Paşa’nın gelmesinden kısa süre sonra Trabzon da Rus ordularına kaybediliyor. Ordu karargahını Erzincan’a taşıyor. Erzincan da tehdit altında. Bir zamanlar mevcudu 100 bin olan 3. Ordu, 40 bin kişiye kadar inmiş durumda.
1917 başında Rusya’da devrim olunca Anadolu içlerine kadar girmiş olan Rus ordusu dağılıyor, bunun üzerine Vehip Paşa kaybedilen toprakları birer birer almaya başlıyor. Trabzon, Erzurum, hatta taa 1877’de Ruslara kaybedilmiş olan Kars bile geri alınıyor. 3. Ordu Batum’a giriyor, Tiflis ve Erivan’a ilerliyor.
Bu şartlar altında Mondros Mütarekesi imzalanıyor. Vehip Paşa İstanbul’a dönüyor. Döndükten kısa süre sonra, iktidara gelen Hürriyet ve İtilaf Fırkası Vehip Paşa’yı tutukluyor, meşhur Bekirağa Bölüğü’ne (Bugünkü İstanbul Üniversitesi ana kampüsündeki askeri cezaevi) atılıyor.
Hapisten çıktıktan sonra Vehip Paşa Anadolu’ya geçip Milli Mücadele’ye katılmıyor, onun yerine yeniden tutuklanma korkusuyla yurt dışına kaçıyor ama Avrupa’daki İttihatçılarla irtibatı da pek az oluyor.
Bundan sonra Vehip Paşa’dan 1935’e kadar haber alamıyoruz. O yıl Paşa, bu kez bugünkü Etiyopya’da, yani Habeşistan Krallığı’nda ortaya çıkıyor. İtalyan orduları Habeşistan’ı işgal peşinde, Vehip Paşa da Habeş Kralı Selasie için savunmayı örgütlüyor.
* * *
Geçmişte, özellikle Nutuk’ta Vehip Paşa’dan pek de iyi söz etmeyen Atatürk onun için övücü cümleler kullanıyor, ‘Vehip Paşa aslanlar gibi direniyor, İtalyanlar Türk hattını aşamaz’ diyor. Diyor ama Habeş orduları savaşı kaybediyor, Vehip Paşa yine yollara düşüyor.
Türkiye’ye ancak 1939 yılında, Atatürk’ün ölmesi ve kendisinin eski kurmay başkanı olan İsmet Paşa’nın onun itibarını iade etmesi sonrası 1939’da dönüyor, bir yıl sonra da ölüyor.
Şimdi bir daha soruyorum: Türkiye’ye bugün bildiğimiz bütün Doğu Anadolu’yu geri kazandıran, Çanakkale savunmasında büyük başarılara imza atan bu komutanın adını daha önce hiç duymuş muydunuz?
Bu ülkede ‘resmi tarih’in hiç de şakaya gelir bir tarafı yok...

Taner Akçam’ın anlattığı Vehip Paşa

VEHİP PAŞA hakkında sahiden çok az kaynak var. Hele ağabeyi Esat Paşa hakkında kaynak yok denecek kadar az. Oysa onlar Osmanlı’nın son döneminin, 1. Dünya Savaşı’nın önemli komutanları. Aynı ailenin üçüncü ve küçük kardeşi ise tanıdık bir isim, Yapı Kredi Bankası’nın kurucusu Kazım Taşkent. Bu daha da ilginç değil mi?
Vehip Paşa’dan söz eden kaynaklardan biri de, Ermeni meselesi üzerine araştırmalarıyla tanıdığımız Taner Akçam. Akçam’ın 2006’da çıkan kitabı ‘A Shamefull Act’ta,  Türkçesi de İletişim Yayınlarından çıkan bu çok önemli kitapta Vehip Paşa’nın ilginç bir tutumuna tanıklık ediyoruz.
Vehip Paşa, doğudaki 6 ilde Ermeni tehcirinin tamamlanmasından sonra, bu tehcir ve onunla paralel yürüyen katliamlarda büyük rolü olan Mahmut Kamil Paşa’nın yerine 1916 sonlarında 3. Ordu komutanlığına geliyor.
Göreve başladıktan kısa bir süre sonra, 3. Orduya bağlı Sıvas’ta konuşlu 2 bin mevcutlu ve tamamı Ermenilerden oluşan bir ‘amele taburu’nun tehcire gönderilirken katledildiğini saptıyor.
Düşünsenize 2 bin erkek soğukkanlılıkla öldürülmüş. Vehip Paşa, bunu haber alır almaz hemen soruşturma açtırıyor, suçlu jandarmaların ifadesini alıyor, katliamın meşhur Teşkilatı Mahsusacı Bahaettin Şakir’in emriyle yapıldığını kayda geçirtiyor ve iki kişiyi idam ettiriyor.
Bu çok önemli, çünkü o sırada Osmanlı ve İttihatçılar, ‘Ermenilere uygulanan katliamı soruşturmaları’ konusunda herhangi bir baskı altında değiller. O baskı daha sonra, Osmanlı savaşı kaybettikten sonra yapılıyor, bunun için Divan-ı Harb’ler kuruluyor.
Vehip Paşa bu Divan-ı Harbe de el yazısıyla yazılmış 12 sayfalık bir ifade gönderiyor. Bu ifadenin dört sayfası Ermeni çetelerinin 1915-16’da öc almak için Müslüman nüfusa uyguladığı zulüm ve katliamlarla ilgili, geri kalan 8 sayfa ise Ermenilere uygulanan tehciri ve cinayetleri anlatıyor, bir hayli de ayrıntı veriyor.

Atatürk’le arası iyi değil

VEHİP Paşa’nın neden Anadolu’ya geçmek yerine yurt dışına kaçtığını merak ediyorum açıkçası. Bu konuda yeterince kaynak yok. Kaynak olmayınca da mecburen spekülasyon yapıyor insan. Bir spekülasyon, Vehip Paşa’nın Mustafa Kemal’le arasının iyi olmadığı yönünde. Pek çok yerde bu geçiyor ama bu kadar geçiyor, neden araları iyi değil, kimse söylemiyor. Atatürk’ün meşhur Nutuk’unda da Vehip Paşa şöyle bir cümlede geçiyor: ‘Rauf Bey’lerin, Vehip Paşa’ların, Çerkez Ethem ve Reşit’lerin, bütün yüzelliliklerin, kaldırılmış hilâfet ve saltanat hanedanı mensuplarının, bütün Türkiye düşmanlarının, elele vererek aleyhimizde durmadan ateşli bir şekilde çalışıp uğraşmaları din gayretiyle midir?’ (Nutuk, 2. cilt, s.622., TDK yayınları, 1978).

Yazının linki
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/printnews.aspx?DocID=19951153


  16383 defa Görüntülendi.

**********************

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri Tuncay Yılmazer'in benimsediği anlamına gelmez. Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederiz.

**********************

Makaleye Yorum Ekle

 

YORUMLAR

1759_Tosun Saral 19-02-2012, 17:19:26
Tarih dersi anlatmanın bir sanat, bir zevk, bir kültür olduğundan habersiz tarih öğretmenleri ve yanlış milli eğitim müfredatı ile yetişen, hiç tarih sevmeyen, tarihten nefret eden, tarih dersinden çakan, tarih kitabı okumayan, özel ilgi duymayan öğrenciler, nesiller tabii ki Vehip paşayı, Esat paşayı, Doğu Cephesi Şehidi Çolak Ahmet Faik paşayı bilmezler. Kurmay yarbay Çolak Fâik Bey (Paşa) yüz karamız olan Balkan Harbinde kahramanlığı şerefle hatırlanan birkaç komutandan birisidir. " Başka bir millet olsa Esad Paşa, Vehip Bey (Paşa), Küçük Cavit Paşa, Fuat Bey (Cebesoy) ve Faik Bey (Paşa) gibi kumandanlar için âbideler dikerdi. Bizde ise aksine bu cesur, vazifeşinaz ve yurtsever kahramanların hareketlerini tenkid etmiş ve hattâ onlara lânet okumuşlardır. Bu bedbaht, feci ve talihsiz savaşta Esad Paşa'nın ve Kale Kumandanı Vehip Bey'in davranışları ve hareket tarzları hayret ve takdire şâyândır. Gerçekten Türk harb tarihinde bu iki kumandanın “Yanya Müdafaası”nda gösterdikleri dirâyet, faaliyet ve kahramanlık altın yaldızla yazılacak şanlı bir sahife teşkil eder. Bu kahramanlar, bundan böyle yetişecek Türk subaylarına parlak bir örnek teşkil edecek vasıftadır." (Kaynak: İsmail Hakkı Okday “Yanya’dan Ankara’ya” Sebil yayınları 1994)

 
1760_Muzaffer Albayrak 20-02-2012, 06:11:22
Vehip Paşa'yı bu siteyi takip edenler tanırlar elbette.
Ancak yarın sokağa çıksanız, akşama kadar sorsanız, bir kişinin bile "tanırım" dediğine şahit olamazsınız.
Sokakta durumun böyle olması İsmet Berkan gibi gazete yazarı ve entelektüel birinin onu tanımamasına hafifletici sebep olamaz.
Entelektüel, aydın bir yazarın; tarihini, bilhassa yakın tarihini ve bu tarihi yazmış şahsiyetleri tanıması zarurettir.
Yine de İsmet Berkan sağ olsun, çok okunan bir gazete köşesine konu edinerek Çanakkale kahramanı Vehip Paşa'yı bu sayede binlerce kişiye tanıtmıştır.

İsmet Berkan Vehip Paşa'yı tanıtırken, Esat Paşa'nın kardeşi olduğunu, diğer bir kardeşinin de Yapı Kredi Bankası kurucusu Kazım Taşkent olduğunu yazmış.

Burada bir düzeltme yapmak gerekir:

Vehip ve Esat Paşaların bir üçüncü kardeşleri daha vardır. Ancak bu kardeş
yazıda belirtildiği gibi Yapı Kredi Bankasının kurucusu Kazım Taşkent değildir.

Kazım Taşkent, Vehip ve Esat Paşa'nın diğer kardeşlerinin oğludur.
Yani Kazım Taşkent onların kardeşi değil yeğenidir.
Kazım Taşkent hatıralarının bir yerinde şöyle yazar:

"9 Mart 1969.
On yaşlarında idim. Yıl 1904. İstanbul"da amcam Esat Paşa merhumun yanında. İlkokulun (Darülirfan) son sınıfında.
Acıbadem"den Kadıköy"e paşanın seyisi beni okula götürüyordu. Yolda fena bir lakırdı söyledim.
Seyis bana "Tükürük ne zaman pistir?" diye sordu. Sustum. "Ağızdan çıktıktan sonra" dedi.
Cahil dediğimiz insanların bilgeliğini o gün öğrenmeye başladım."

Bu vatana ve millete hizmet etmiş, zor zamanlarda fedakarlık göstermiş, buna rağmen isimleri tarihin sayfaları arasında yitip kalmış, unutulmuş/unutturulmuş daha nice büyük şahsiyetler var.

Vehip Paşa'nın aziz hatırasını bizlere yeniden yâd ettirdiği için İsmet Berkan'a teşekkür ederken, Vehip Paşa'ya ve onun gibi isimleri unutulmuş vatan kahramanlarına yüce Allah'tan rahmet diliyorum.

Muzaffer ALBAYRAK
 
1761_Cemalettin Yıldız. 21-02-2012, 21:09:22
Yakın tarihimizin bu kahramanlarını hatırlatmalıyız .Onlar için dikilecek anıtlar bile azdır.Onları genç nesillere doğru olarak anlatarak tanıtmak ,onlara göstereceğimiz en büyük vefadır bence .İsmet Berkan'ın Mehmet Vehip (Kaçi ) Paşanın yaşamının bir bölümünü aktarması bu millete hizmet etmiş bir çok kahramanımızı da bize anımsattı .Tüm kahramanlarımızın ruhları şad olsun ,minnetle ve şükranla anıyoruz onları ,nur içinde yatsınlar . Mekanları cennet olsun diyorum .Tarih ibret alınınca tekerrür etmez derler .İbret almak için de değişik açılardan öğrenmek gerek . Genç kardeşlerimin istiklal Harbi ve Cumhuriyet dönemindeki Mehmet Vehip Paşayı doğru anlamaları için ise ,Sermet Atacanlı'nın "ATATÜRK ve ÇANAKKALENİN KOMUTANLARI " Kitabını okoumalarını tavsiye ederim. Saygılarımla .
 
1857_Tosun Saral 28-04-2012, 11:46:19
Vehip Paşa'nın neden Atatürk'le arasının iyi olmadığını yıllar önce rahmetli Feridun Kandemir "Milli Mücadeleye İnanmayan Ordu Komutanı Vehip Paşa" başlıklı yazısında Yakın Tarihimiz Birinci Meşrutiyetten Zamanımıza Kadar" Dergisinin c.3, s.245, 246,247 de açıklamıştır. Çok uzun bu makaleyi burada yazmama imkan yok, makale ayrıca Vehip Paşanın Roma'dan Malta'da bulunan Yakup Şevki Paşa'ya gönderdiği ve Mustafa Kemale şiddetle çattığı mektubu da eklemiştir. Bilgilerinizesaygı ile sunarım.
 
1888_Mustafa Onur YURDAL 08-05-2012, 21:57:32
Bugün tesadüfen Falih Rıfkı Atay'ın "Atatürk'ün Bana Anlattıkları" adlı kitabı karıştırırken tesadüfen Vehip ve Enver Paşanın adlarının geçtiği aşağıdaki bölüme rastgeldiğimde aklıma hemen bu yazı ve altındaki değerli yorumlar geldi. Bölümde şöyle diyor:(Mustafa Kemal'in Ağzından)
"...1918 yılında Enver, İzzet Paşa, Vehip Paşa ve Balkan Muharebelerini idare etmiş büyük komutanlarla beraber, namaz vaktini bekliyorduk. Namazdan sonra Naci Paşa Zat-ı Şahane'nin hususi salonunda beni görmek istediğini bildirdi"
Falih Rıfkı geri kalanı kendi ağzıyla şöyle anlatıyor:
"Mustafa Kemal içeri girip Padişah ile görüşür.Kendisinden Suriye cephesine gitmesi istenmektedir.Aslında bu, Enver Paşa'nın onu İstanbuldan uzaklaştırmak için bulduğu ve Padişaha kabul ettirdiği bir taktiktir. Çünkü Mustafa Kemal, baştan beri Enver Paşa ve ekibinin siyasi uygulamalarına ve ülkeyi savaşa sokmasına karşı çıkmaktadır.Üstelik, Çanakkale'deki olağanüstü başarılarından sonra da çok güçlenmiş, halkın ve ordunun 'Çanakkale Kahramanı olmuştur...
Çıktığında Enver Paşa'nın tebessüm eden çehresiyle karşılaşır. Ona sitem eder. Vehip ve Enver Paşalar gülmektedirler..."

Atatürk'ün Bana Anlattıkları, Cumhuriyet Kitaplığı Yayını Ankara:1998 syf 57.

Şimdi yukarıdaki hadise bana Mustafa Kemal'in adını sanı olmayan 19. tümenin kuruluşunu da hatırlatmadı değil. Yeni Padişah Vahidettin Mustafa Kemal'i 7. Ordu Kumandanı tayin etmiştir. Burada tarihi yazmıyo ama 5 Temmuz 1918'de Vahidettin'in Padişah olduğu düşünüldüğünde bu tarihten sonradır.

Yukarıdaki dizelerin devamında ise kanımı donduran, Türk askerlerine bu sözleri nasıl bir Türk komutanı sarf eder dediğim, donup kaldığım şu dizeler mevcuttu.

Mustafa Kemal'in ağzından:
"O esnada salonun bir köşesinde demin belirttiğim Balkan Muharebesi Komutanları yoğun bir tartışma içindeydiler. Bir büyük kumandan diyordu ki:
'Efendim bu Türk askerlerinden hayır yoktur; bunlar HAYVAN sürüsüdür. Yalnız kaçmayı bilirler.Allah korusun, kimseyi böyle duygusuz sürüye kumandan etmesin...'
Kendi durumumu unutarak onlarla ilgilendim.Coşkun konuşmalarde en çok konuşan kumandana dedim ki:
Paşam, biz de askeriz, biz de orduya kumanda etmiş adamız. Türk askeri kaçmaz,kaçmak nedir bilmez. Eğer Türk askerinin kaçtığını görmüşseniz, derhal kabul edilmelidir ki, onun başında bulunan en büyük kumandan kaçmıştır. Eğer siz, kaçtığınız alçaklığını Türk askerine yüklemek istiyorsanız, insafsızlık ediyorsunuz"

Aklıma şu geldi hemen, acaba M. Kemal Enver ve Vahip Paşalara sitem ederken neler söyledi. Mustafa Kemal belki de adı geçemeyen, Türk askerine en ağır hakareti etmiş komutana olduğu gibi sivri bir dil mi kullanmıştır?

Ve yine aklıma gelen başka bir soru, M. Kemal, Vehip Paşaların yanında onlara sitem ederken bu askere hakaret eden bu kumandanın söylediklerinin tümünü duyarken, hatta kendini derdini unutup cevap verirken Vehip paşar ve Enver paşa neden susmuştur. Ya da neden bu adama haddini bildirmek Mustafa Kemal'e kalmıştır?

Mustafa Kemal Türk Askeri kaçmak nedir bilmez derken bu alanda en büyük deneyimi yaşadığı için bunu söylemiştir. Nasıl olur da bir kumandan "Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum." dediğinde asker kaçmazken, diğeri savunma yaptırmaya çalışırken askerin kaçtığını söylüyor?

Benim bu yukarıda geçen bahislerden sonra gördüğüm şudur ki,
Türk komuta heyeti, 1908 'li yıllardan itibaren açığa çıkan, sebepleri daha eskiye dayanan, görüş ayrılıkları içine düşmüştür.

Bunun dışında özellikle Talat, Cemal ve Enver Paşaların etrafında dönen insanların menfi emelleri de askerlik görevinde askerin siyasete alet olması, siyasete hizmet etmesine de sebep olmuştur.

Bundan dolayı, İsmet Berkan'ın yazısında Nutukta adı geçen kişilerin yaptıklarının M.Kemal'in de dediği gibi sadece Saltanat veya din odaklı olarak ele almak yerine, Komutanlık veya askerlik mesleğ, altındaki niyetlerinin ne olduğudur.
Dolayısıyla Vehip paşa elbette büyük bir paşadır.Çanakkale gazisidir. Çanakkale gazisi olmanın ne büyük şeref olduğunu ancak o gaziliği yaşayanlar bilir. Çanakkale gazisi olmanın önemini Nuri Yamut paşa da bize hatılatmıştır.

Kısacası yukarıdaki satırlardan da anladığım kadarıyla ve dediğim gibi, Ordu içinde menfi ve şahsi sebeplerle, vatana hizmet yerine siyasi emellere ya da kendi hırslarına yenilerek başka şeylere hizmet etmeye başlayınca büyük görüş ayrılıkları olmuştur. Vehip Paşa ve Mustafa Kemal'in arasında olan anlaşmazlık veya husumetleri bence özel bir sebep olarak almak yerine genel yaymak gerekebilir.Zira benzer şekilde birçok komutanın kendi arasında ve Mustafa Kemal'in de birçok komutan ile arasında çeşitli benzer husumetler olmuştur. Bu açıdan bakmak da gerekebilir. Allah Çanakkale'ye hizmet etmiş herkesten razı olsun.
 

KATEGORİDEKİ DİĞER BAŞLIKLAR

09/09/2017 - 05:40 Florence Nightingale’in Eli Anadolu’ya da Değmişti-Kırım Savaşından Unutulan İlk Prefabrik Hastane: Erenköy (Renkioi) (Mustafa Onur Yurdal)

22/08/2017 - 07:18 Kuşatma ve Esaretin Adı KÛTULAMÂRE Esir Bir İngiliz Subayın Anıları - Edward W.C. Sandes -(Muzaffer Albayrak)

09/08/2017 - 18:07 19. Tümen Kurmay Başkanı İzzettin Çalışlar’ın Çeşitli Konferans ve Yayınlarında Conkbayırı Süngü Taarruzu (Melike Bayrak-Mustafa Onur Yurdal)

27/07/2017 - 13:33 Çanakkale’nin Filistin’deki Yansıması 2.Bölüm - 2.Gazze Muharebesi (Tuncay Yılmazer )

11/07/2017 - 10:07 Çanakkale’nin Filistin’deki Yansıması : Gazze Muharebeleri ( 1.Bölüm) (Tuncay Yılmazer)

22/05/2017 - 05:29 Müstahkem Mevkii’nin Anafartalar’daki Sesi - Küçük Anafartalar Topları (Bayram Akgün)

09/05/2017 - 08:12 Kûtulamâre Kuşatması’ndan Esarete Yüzbaşı Sandes’in Hatıraları - Çev. Tuncay Yılmazer

02/05/2017 - 11:45 İzmir-Bayındır İlçesinden Çanakkale Harbine Katılanlar (Necat Çetin)

28/04/2017 - 08:49 Kûtulamâre Zaferi 1916 (Muzaffer Albayrak – Vahdettin Engin)

23/04/2017 - 21:24 Türk Ordusu’nda Künye Uygulamasına İlişkin İlk Girişimler ve İlk Künyelerle İlgili Kısa Bilgiler (The First Attempts On The Use Of Identity Tags In Turkish Army And Information About The Early Identity Tags) (Burhan SAYILIR)

13/04/2017 - 05:43 Müstahkem Mevki’nin Kara Savunması İçin Top Desteği Sağlaması (Bayram Akgün)

07/04/2017 - 14:30 Çanakkale Muharebelerinde İdari ve Lojistik Faaliyetler (Ayhan Candan)

06/04/2017 - 19:17 Kabataş Erkek Lisesi 1.Büyüteç Tarih Öğrenci Sempozyumu (8-9 Nisan 2017)

04/04/2017 - 21:12 Resmi Belgelere (Nüfus Ölüm-Genelkurmay-Kayıtsız Ölüm Defterleri) Göre İzmir - Beydağ Şehitleri (Necat Çetin-A.Levent Ertekin)

31/03/2017 - 07:25 Çanakkale nin Şehit Kalemleri (İsmail Sabah)

27/03/2017 - 19:43 Çanakkale Müstahkem Mevkii’ye Bağlı Top Mermisi Çeşitleri (Bayram Akgün)

25/03/2017 - 20:58 GeliboluyuAnlamak Özel- 100. Yılında Gazze Muharebeleri Kahramanlarını Anıyoruz (Tuncay Yılmazer)

17/03/2017 - 21:15 18 Mart Özel Makalesi - Yaşayanların Ağzından 18 Mart Boğaz Muharebesi (Ahmet Yurttakal)

16/03/2017 - 08:51 18 Fotoğrafla Çanakkale Boğaz Muharebesi 18 Mart 1915 - 18 March 1915 Dardanelles Assault with 18 photographs (Ahmet Yurttakal)

13/03/2017 - 05:47 Çanakkale Muharebeleri’nde Bir Hile: Sahte Toplar (Bayram Akgün)

07/03/2017 - 04:27 Çanakkale Zaferi’nden Mescid-i Nebevi’ye (Enver Paşa’nın 1916 Filistin-Hicaz ziyareti) (Tuncay Yılmazer)

23/02/2017 - 07:48 Gelibolu Savunması Bir Karargâh Çalışması - General G.S. Patton (Haluk Oral)

09/02/2017 - 06:24 İkinci Kirte Muharebesi (6-8 Mayıs 1915 Taarruzları) (Yücel Özkorucu)

31/01/2017 - 12:29 Türk Boğazları Meselesi (Ayhan Candan)

24/01/2017 - 05:39 Kanlı Bir Mendil Hikayesi (Ömer Arslan)

19/01/2017 - 10:32 Irak Cephesinde Gönüllü Kahramanlar Osmancık Taburu (Muzaffer Albayrak)

23/12/2016 - 20:32 Atlas Tarih Dergisi Aralık-Ocak Sayısında 1916 Sina Filistin Hicaz Cephesi (Tuncay Yılmazer)

13/12/2016 - 07:23 Birleşik Harekat Tecrübesi Olarak Cihan Harbinde Türk-Alman Askeri İttifakı (Gültekin Yıldız)

02/12/2016 - 20:23 Çanakkale Kara Muharebelerinde Ağıl Dere (Şaban Murat Armutak)

15/11/2016 - 11:48 Çanakkale de Bir Melek Hanım (Muzaffer Albayrak)

01/11/2016 - 05:41 Çanakkale Kara Muharebelerinde Asma Dere (Şaban Murat Armutak)

24/10/2016 - 06:55 42. Alay / Gelibolu 1915 - Ahmet Diriker (Oğuz Çetinoğlu)

10/09/2016 - 11:12 Seddülbahir Kahramanı Bigali Mehmet Çavuş (Ömer Arslan)

03/07/2016 - 14:42 Çanakkale’den 100. Yılında Somme’a:Bir Savaş, İki Muharebe (Mustafa Onur Yurdal)

11/06/2016 - 14:37 I.Dünya Savaşı nda Şii Ulemasının Cihat Fetvaları Çerçevesinde Irak Cephesi (Ziya Abbas)

01/06/2016 - 06:23 Kutülamare- Yarbay Mehmed Reşid Bey in Günlüğü (İ. Bahtiyar İstekli)

23/05/2016 - 12:01 Osmanlı Devleti’nin Çanakkale Muharebelerinde Sağlık Alanındaki Faaliyetleri (Ayhan Candan)

16/05/2016 - 07:38 Bir Osmanlı Kurmay Subayı- Iraklı Kürt Devlet Adamı, Mehmet Emin Zeki Bey in Yaşam Öyküsü (Tuncay Yılmazer)

10/05/2016 - 13:00 Mezopotamya da Bir Savaş 1915-1916 KutülAmare – Nikolas Gardner ( Tuncay Yılmazer )

07/05/2016 - 07:31 Birinci Dünya Savaşının İslam Dünyasına Etkileri (Yüksel Nizamoğlu)

30/04/2016 - 19:20 Çanakkale Savaşı: Bir Siyasi Mücadele Alanı (Özgür Öztürk)

23/04/2016 - 19:13 25 Nisan 1915 Anzak Çıkarması İlk Saatleri – Daha Erken Müdahale Edilebilir miydi? ( Ahmet Yurttakal )

17/04/2016 - 21:26 Maskirovka Harekatı - KutülAmare bir zafer midir? ( Tuncay Yılmazer )

13/04/2016 - 05:30 Çanakkale Savaşları ve Barbaros’un Batışı (İsmail Bilgin)

28/03/2016 - 11:20 Çanakkale Muharebelerinde Osmanlı Ordusunun Asker Kaybı (Ayhan Candan)

26/03/2016 - 09:55 Eğitimli Neslin Birinci Dünya Savaşı ile İmtihanı ( Dr. Nuri Güçtekin )

24/03/2016 - 10:00 Birinci Dünya Savaşı nda Yozgat Lisesi (Dr. Nuri Güçtekin)

21/03/2016 - 06:35 Çanakkale Seferberliği: Savaş, Eğitim, Cephe Gerisi (Mustafa Selçuk)

17/03/2016 - 08:15 18 MART ÖZEL - Çanakkale Zaferi ve Cevat Paşa (Ahmet Yurttakal)

11/03/2016 - 06:49 Zaferi Kanla Yazan Fındıklılı Mehmet Muzaffer (İsmail Bilgin)

02/03/2016 - 12:48 Kut’ül Amare Zaferi -2 (İsmail Bilgin)

29/02/2016 - 11:29 Kut’ül Amare Zaferi -1 (İsmail Bilgin)

22/02/2016 - 12:27 Gertrude Bell Irak Sınırını Çizen Kadın (Veysel Sekmen)

14/01/2016 - 08:43 Çanakkale Şehidi Feyzi Çavuş’un Zevcesi Zehra Hanımın Padişaha Mektubu (Osman Koç)

23/12/2015 - 16:47 Çanakkale Savaşlarında Binbaşı Halis Bey’e Ait Bir Ganimetin Öyküsü (Serdar Halis Ataksor)

10/12/2015 - 18:03 Mesudiye Zırhlısının Dramı (Cemalettin Yıldız)

06/12/2015 - 20:29 Kut’ülamarenin Türklere Tesliminden Sonra Irak İngiliz Ordusunun Faaliyetlerine Dair Rapor (Haz. Serdar Halis Ataksor)

01/12/2015 - 10:11 10 Ağustos 1915 Conkbayırı Süngü Hücumu (Muzaffer Albayrak)

17/11/2015 - 21:09 Çanakkale Deniz Muharebelerinde Verilen Zayiatlar (Ahmet Yurttakal)

10/11/2015 - 05:19 Reis-i Cumhur Mustafa Kemal in Çanakkaleyi ziyaretleri (M. Onur Yurdal )

08/11/2015 - 22:04 Mustafa Kemal Paşanın Osmanlı Devleti’nin 1. Dünya Savaşına girişiyle ilgili görüşlerine dair bir belge

Osmanlı Devleti Umumi Harpte Tarafsız Kalabilir miydi? - Yusuf Akçura (Değerlendirme: Muzaffer Albayrak)

Nazım’ın Dayısı Çanakkale Şehidiydi (Melih Şabanoğlu)

Çanakkale Destanının Ölümsüz Efsaneleri (Osman Koç)

21/10/2015 - 04:02 100 Yıl Sonra İlim Heyeti Çanakkale’de Programı

17/10/2015 - 11:50 Çanakkale Savaşı'nın Kanada'da Bıraktığı İzler (Birol Uzunmehmetoglu)

27/09/2015 - 16:01 1917 Yılında Hicaz Cephesi:Arap İsyanının Yayılması ve Medine’nin Tahliyesi Programı (Yüksel Nizamoğlu)

22/09/2015 - 13:07 III. Kolordu’nun Çanakkale Muharebeleri’ne Hazırlanış Süreci (İsmail Bilgin)

15/09/2015 - 04:28 Kutü-l Amare Kahramanı Halil Kut Paşa (Enes Cifci)

11/08/2015 - 04:07 Türkiye Büyük Savaş a Nasıl Girdi? ( Emre Kızılkaya )

29/07/2015 - 03:30 1915 Gelibolu Harbi Günlüğü- Kazım Şakir (İ. Bahtiyar İstekli)

07/07/2015 - 02:49 Suyu Arayan Adamların Öyküsü - Millete Deva Olmak , Osmanlı Savaş Esirleri, TIP ve Milliyetçilik ( 1914-1939 ) -Yücel Yanıkdağ (Tuncay Yılmazer)

30/06/2015 - 03:55 Tarih, Otobiyografi ve Hakikat Yüzbaşı Torosyan Tartışması ve Türkiye’de Tarih Yazımı (Derleyen: Bülent Somay)

21/06/2015 - 16:34 Türklere Esir Olmak (Doğan Şahin)

23/05/2015 - 04:36 Çanakkale Savaşı

16/05/2015 - 15:30 İtilaf Devletleri Askerlerinin Gözüyle Çanakkale

12/05/2015 - 12:50 Muaveneti Milliye Muhribi Torpito Zabiti Ali Haydar Öztalay (Çimen Yüksel)

09/05/2015 - 08:24 Osmanlılar ve Ermeniler / Bir İsyan ve Karşı Harekâtın Tarihi (Edward J. Erickson)

03/05/2015 - 15:39 Neuve Chapelle’den Gelibolu’ya: Bir Askeri Planın Gelibolu’da Uygulamaya Konulması ( Mustafa Onur Yurdal )

28/04/2015 - 03:52 Cephe Arkadaşı Çanakkale Cephesi

25/04/2015 - 03:07 Çanakkale Müstahkem Mevkii Bataryalarının 25 Nisan 1915 ‘teki Rolü (Bayram Akgün)

24/04/2015 - 15:07 25 Nisan 1915 üzerine Gelibolu’yu Anlamak’ta çıkmış makalelerden seçmeler (Tuncay Yılmazer)

18/04/2015 - 17:10 Çanakkale Şehitleri Listesinde Ezineli Yahya Çavuş’un Adı Yok (Osman Koç)

10/04/2015 - 00:06 Kıyamet Koptuğunda - Hasan Cevdet Bey

03/04/2015 - 01:36 Rusya’daki 90.000 Osmanlı Savaş Esiri ve Sarıkamış Muharebesi (Yücel Yanıkdağ)

27/03/2015 - 17:57 Bir Hikayenin Daha Sonu: Topçamlar Tabyası (Bayram Akgün)

14/03/2015 - 07:57 Düşmana Korku Salan Efsanevi İntepe Topçularından Topçu Üsteğmen Mehmet Ali Bey (Muzaffer Albayrak)

11/03/2015 - 02:38 Seddülbahir’de Yalnız Top-210/40’lık Roon Topu (Bayram Akgün)

01/03/2015 - 13:31 Çanakkale Muharebeleri’nin İdaresi, Komutanlar - Strateji (Ed.: Lokman Erdemir, Kürşat Solak)

24/02/2015 - 17:39 Çanakkale Cephesinde Bir Damla Su İçin- Gelibolu Yarımadasında Jeoloji ve Muharebe İlişkisi ( İsmail Bilgin )

15/02/2015 - 17:55 Hashtag Tarih Dergisi Şubat 2015 Sayısında Kitap Değerlendirme Yazısı

08/02/2015 - 07:11 “Hafız Hakkı Paşanın Sarıkamış Günlüğü” Kitabıyla İlgili Mülahazalar (İsmail Bilgin)

// Bir Asır Sonra Ermeni Tehciri ve Çanakkale Üzerine… 100. Yıl Nasıl Anılmalı? (Tuncay Yılmazer)

23/12/2014 - 08:24 Sarıkamış İhata (Kuşatma) Harekâtı (İsmail Bilgin)

17/12/2014 - 02:24 Kut ül Amare Zaferi (Necmettin Özçelik)

08/12/2014 - 18:22 1. Dünya Harbi

06/12/2014 - 13:44 The Water Diviner – Son Umut Filminin Galasından Notlar… ( Tuncay Yılmazer )

01/12/2014 - 17:22 Cevat Çobanlı Paşa Çanakkale Kahramanı -Ahmet Yurttakal

16/11/2014 - 01:54 Goltz Paşa nın Mirası, Türkiye nin Geleceği – Osmanlı Devletinin 1. Dünya Savaşı na Girişi üzerine ( Tuncay Yılmazer )

10/11/2014 - 04:07 Turkish–Australian Reapprochement In The Light Of The Gallipoli Campaign (Kenan Çelik)