Milli Mücadelede İlk İşgaller İlk Direnişler (Prof. Dr. Haluk Selvi)

Tarih: 13/06/2011   /   Toplam Yorum 4   / Yazar Adı:      /   Okunma 11066

Milli Mücadele tarihimizin üzerinde en çok tartışılan konularından birisi, ilk işgalin ve ilk milli direnişin nerede, ne zaman ve kimler tarafından başlatıldığıdır. Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasını bir başlangıç olarak kabul edenler İskenderun Dörtyol’un Köse Köyü’nde ilk kurşunun atıldığını, Genelkurmay Başkanlığı ATASE Başkanlığı’ndan aldıkları bir yazı ile ispatlamışlar ve “İlk Kurşun” anıtını beldelerine dikmişlerdir. Oysa İzmir Konak Meydanı’ndaki Hasan Tahsin Anıtı da “İlk Kurşun Anıtı” adını taşımaktadır.
Bu tartışmanın diğer bir boyutu da ilk kurşun öncesi ya da sonrası gelişmeleri içersine almaktadır. Yani kurşunu attıran ilk milli teşkilatın kuruluşu sorunu bugün şehirlerimiz arasında adeta bir rekabete dönüşmüştür. Bir bakıma ilgili şehir tarihçilerinin de bu durumun doğmasında etkili olduklarını söylemek mümkündür. Her araştırmacı kendi ilgi alanını kamuoyu önünde önemli hale getirerek dikkat çekmek istemektedir. Yerel kongreler, konferanslar, sempozyumlar, dinlemeyi seven ve milli duygularına hitap edilmesinden hoşlanan insanlarımız için bu görüşlerin ön plana çıktığı yerler olmuştur. (Kitabın önsözünden)

 

Savaş, XX. yüzyıl insanlığı için kaçınılmaz sonuçlardan birisi oldu. İnsanoğlu ve onların örgütlendiği devletler zenginleştikçe doyumsuzlaştılar. Bu psikolojinin getirdiği açgözlülük büyük bir kavgaya dönüştü. Kavganın sebebi, çoğu zaman daha küçük ve güçsüz devletlerin paylaşılması ya da bir coğrafya üzerindeki rekabetti. Gözle görünür bu sebeplerin dışında milletler arasında başlayan kin ve düşmanlık da savaşların sebeplerini oluşturuyordu. Fransa-Almaya düşmanlığı, Türk-Rus düşmanlığı ileride onarılması çok güç yaraların açılmasına sebep oluyordu. İşin en kötü yanı bu devletler arasında yeni yüzyılda ittifak sistemlerinin doğması ve aradaki uçurumun gittikçe derinleşmesiydi.

Birinci Dünya Savaşı başladığında hemen hemen tamamlanan bu ittifaklar sistemine en son dahil olan devletler üzerlerinde pazarlık yapılan küçük ve güçsüz ülkelerdi, ancak onlar çoğu zaman bunun farkında değillerdi. Osmanlı Devleti, Romanya, Bulgaristan ve Yunanistan, Ortadoğu ve Balkanlarda kendi geleceklerini kurtarmak ya da tarihi imparatorluklarına ulaşmak için savaşı bir fırsat saymışlardı. Savaşın sonunda mağlup olanlar safında yer alan Osmanlı Devleti ve Bulgaristan, kendi toprak bütünlüklerinin korunamayacağını görmüşler, iktidar değişiklilikleri ile savaşın suçundan kendilerini kurtarmak istemişlerdi. Ancak galipler bu kurnazca girişimleri gördüklerinden savaş boyunca yaptıkları planları uygulama alanına koymuşlar ve işgalleri savaşı sona erdiren mütarekelerden sonra da devam ettirmişlerdi.

Milli Mücadele tarihimizin üzerinde en çok tartışılan konularından birisi, ilk işgalin ve ilk milli direnişin nerede, ne zaman ve kimler tarafından başlatıldığıdır.Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasını bir başlangıç olarak kabul edenlerİskenderun Dörtyol’un Köse Köyü’nde ilk kurşunun atıldığını, Genelkurmay Başkanlığı ATASE Başkanlığı’ndan aldıkları bir yazı ile ispatlamışlar ve “İlk Kurşun” anıtını beldelerine dikmişlerdir. Oysa İzmir Konak Meydanı’ndaki Hasan Tahsin Anıtı da “İlk Kurşun Anıtı” adını taşımaktadır.

Bu tartışmanın diğer bir boyutu da ilk kurşun öncesi ya da sonrası gelişmeleri içersine almaktadır. Yani kurşunu attıran ilk milli teşkilatın kuruluşu sorunu bugün şehirlerimiz arasında adeta bir rekabete dönüşmüştür. Bir bakıma ilgili şehir tarihçilerinin de bu durumun doğmasında etkili olduklarını söylemek mümkündür. Her araştırmacı kendi ilgi alanını kamuoyu önünde önemli hale getirerek dikkat çekmek istemektedir. Yerel kongreler, konferanslar, sempozyumlar, dinlemeyi seven ve milli duygularına hitap edilmesinden hoşlanan insanlarımız için bu görüşlerin ön plana çıktığı yerler olmuştur.

İlk olma sorununun temelinde yatan unsurlardan birisi de milli mücadeleye katılmış olanların kaleme aldığı hatıralar olmuştur. Mütareke dönemindeki gelişmeleri ele alan oldukça fazla hatıra tefrika ve kitap halinde yayınlanmıştır. Bu hatıraların yazarları savaş sonrası gelişmeleri ele alırken bölgesel ve milli olmak üzere iki grupta konuları ele almışlardır. Hükümetin merkezinden bütün ülkeyi görenler daha geniş düşünerek bütün gelişmeleri inceleme imkânı bulabilmişlerdir. Yerel hatıra yazarları ancak kendi bölgelerindeki ilk teşkilat ve ilk kurşundan söz etmektedirler. Bu açıdan bakıldığında konu ile ilgili ilginç örnekler vardır. 1920 yılı gelişmelerini anlatan hatıralarda bile ilk milli teşkilattan bahseden kaynaklar görülmektedir.

Kısacası, Anadolu’nun her köşesinin bir mücadele öyküsü vardır. Bu öykü, her bölge için bir ilki ifade etmektedir. Girift olaylar ve girift ilişkiler içerisindeAnadolu Türkü’nün milli mücadeledeki “ilk”ini bulmak araştırmacılar için gerçekten güç görünmektedir. Bu ilk psikolojisinin varlığı da tabii görülmelidir.

Savaşmak, mücadele etmek ya da direnmek, birbirinden çok farklı kavramlar gibi görünse de aslında birbirine çok yakın anlamlar taşımaktadır. Savaşmak, hem mücadele etmeyi hem de direnmeyi içerisine alan geniş bir anlam taşımakla beraber direniş daha çok baskı ve güce karşı koymayı ifade etmektedir.

Bu haliyle Milli Mücadele ya da Milli Direniş, Kurtuluş Savaşı’nın diğer anlamları olmakta ve savaşın değişik şekillerde ifade edilmesi ile sonuçlanmaktadır. Savaş bazen bir kazanç elde etmek bazen de hakkını korumak için yapılır. Hakkını korumak için yapılan savaşlardan gurur ile bahsedilir. Savaş tarihçileri bir milletin ya da bir görüşün temsilcisi olarak tahakküm ve işgal amacıyla yapılan savaşları bazen çok iyi tolere ederek içerisine haysiyet, gurur ve barışı yerleştirmişler, ezici gücü çoğu zaman adil güç olarak kendi toplumlarına kabul ettirmişlerdir. Bu sayede yaşama hakkı gasp edilen hem yenilmiş hem de haksız bir duruma getirilmiştir.

Türk Kurtuluş Savaşı içersinde de böyle bir tezat kendisini göstermektedir. Ülkesi işgale uğrayan ve bu işgali ortadan kaldırmak için direnişe geçen millî kuvvetler, işgalcilere göre kanunsuz davranmaktadırlar. Kurtuluş hareketiBirinci Dünya Savaşı’nın devamı olarak düşünüldüğünde bu görüşü ileri sürenler haklı görünmektedir. Ancak tek başına Yunan işgali, Anadolu’daki haksız uygulama ve vahşetleri bütün delilleri ortadan kaldıracak ve direnişe hak verecek niteliktedir.

Her ne kadar barış adına hareket ettiklerini iddia eden Avrupa basını ve kamuoyu bu olayları görmemezlikten geldiyseler de Anadolu’da başlayan yangının dumanlarını kendi insanlarından daha fazla gizleyemediler.

Bu çalışma Anadolu’nun dört bir yanında başlayan yangının hikâyesini konu edinmektedir. Edirne’den Kars’a, İskenderun’dan Trabzon’a kadar uzanan millî direnişin hikâyesini...

 

Sakarya Üniversitesi

Esentepe Kampüsü

02.02.2011


  11066 defa Görüntülendi.

**********************

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri Tuncay Yılmazer'in benimsediği anlamına gelmez. Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederiz.

**********************

Makaleye Yorum Ekle

 

YORUMLAR

1599_Tosun Saral 13-06-2011, 22:40:20
Hulki Saral ve Tosun Saral’ın "Vatan Nasıl Kurtarıldı?" isimli kitabı 1970 de yayınlandıktan sonra Karakese halkı ilk kurşunun kendi köylerinde atıldığını ispatlamak için çalışmışlar ve 22 Ocak 1992 de Genel Kurmay Başkanlığından onaylı belge almışlardır. Şimdi size Vatan Nasıl Kurtarıldı isimli kitabımın ilgili sahifesini aktarıyorum: s.27,28, 29
"İSTİKLÂL SAVAŞINDA İLK KURŞUN VE KARA HASAN PAŞA"
Fransızlar İskenderun iskelesinden devamlı surette kuvvet çıkartarak Adana ve Halep
bölgelerine gönderiyorlardı. 11 Aralık 1918’de bir piyade alayı ile Dörtyol kasabası işgal edildi.
Bu kuvvetlerin arkasından Ermeni alayına ait bazı kuvvetlerde yine Dörtyol’a gönderildi. Bu
Ermeniler Dörtyol dolaylarındaki köylere ani baskınlar yaparak yağma etmeğe başladılar. Bu hal
Türklerin canını çok sıkıyordu. Dörtyol’un hemen güneyinde Özerli/Üzerli köyü halkından Hacı
Hüseyin oğullarından Emin Hoca başkanlığında üç kişilik bır hey’et, Fransızların ve özellikle
Ermenilerin yaptıkları işkence ve zulümlerin tahammül edilemez bir hale geldiğinden şikâyetçi
oldular. Bu şikâyetten sonra bölgeye bir Hint müfrezesi gönderildi, böylelikle ortalıkta geçici bir
sükûnet meydana geldi. Fakat, bir müddet sonra yine Özerli/Üzerli köyüne Ermenilerle birlikte Fransızlar yeni bir saldırıda bulunarak halka zulum yapmaya başladılar ve köy ihtiyar hey’etinden muhtar Şeyhmuzzade Mehmet Ağa ile Abdülkadir Ağazade Yusuf Ağa’yı ellerini bağlıyarak Fransız işgal komutanının kapısı önünde süngülemek suretiyle şehit ettiler.
Bundan sonra düşman, Karaköse/Karakese köyüne taarruz etti. Halk, kendilerini savunmak için Dörtyol’a giden yolları taştan engeller yapmak suretiyle kapattılar ve Fransızlara ateşle karşılık verdiler. İşte Kuvayı Milliyenin ilk kurşunu burada atıldı. Fransızlar, bu ümit edilmiyen direnme karşısında büyük şaşkınlığa uğradılar. Bu savaşta Fransızlardan 15 asker öldürüldü. Fransızlar, takviye edildikten sonra tekrar taarruz etmek üzere Dörtyol’a dönmek mecburiyetinde kaldılar.
19 Aralık 1918’de yapılan bu çarpışma da, Türk milletinin mütecaviz düşmana karşı ilk
ayaklanması ve direnmesidir. Fransızlar Dörtyol Jandarma komutanı Teğmen Hasan’ı da sebebsiz
olarak ağır surette yaraladılar.
Bir müddet sonra Fransızlar, Dörtyol cıvarındaki Çaylı köyünden olan Osman oğlu
Mustafa adında bir Türk gencini Kurtkulağı denen mevkide şehit ettiler. Fransızların ve
Ermenilerin Dörtyol’da cinayetleri böylece devam ediyordu.
Şehit edilen Osman oğlu Mustafa’nın kardeşi Kara Hasan adındaki kahraman Türk
delikanlısı da Fransızlardan kardeşinin intikamını almak maksadıyla Kuzuculu köyünde
teşkilâtlanmaya ve millî mukavemete hazırlanmağa başladı. Bu fedai Türk çocuklarına o zamanki
deyimle “Kuvayi Milliye” deniyordu. Bu kahramanca hazırlıklara Dörtyol ve cıvarı bölgesinde
bulunan halk da katıldı. Kuvayı Milliye’ye alâka ve yardımlarını sağladı. Her genç, hayvan ve
mallarını satarak tedarik edebildiği para ile bir mavzer tüfeğı satın alarak Kara Hasan’ın kurduğu
millî kuvvetlere katılmaya başladı. Bu suretle bu bölgede büyük ve kuvvetli bir millî birlik
kurulmuş oldu. Bu millî kuvvetlerin mevcudu kısa zamanda 300 eri buldu. Daha Yunanlıların
İzmir’i işgalinden önce başlamış olan bu direnmeler ilk Kuvayı Milliye hareketleri idi. Bu
kuvvetler Nur Dağlarında Fransızların ve İngilizlerin geçtiği yollarda pusu kurarak baskın tarzında
taarruzlara başladılar.
Kara Hasan güçlerinin taarruzlarından son derece güç duruma düşen Fransız ve İngiliz
Kuvvetleri nihayet 5 Eylül 1919 günü, bu milis kuvvetlerini ortadan kaldırmak maksadiyla, birisi
İngiliz diğeri Fransız olmak üzere iki tabur piyade, bir sahra ve bir dağ bataryasından kurulu
kuvvetli bir müfreze ile Karaköse köyü üzerinden ve Ziyaret tepesinden başlıyarak Gâvur dağını
tarama harekâtına giriştiler. Kara Hasan ve arkadaşları ise Dörtyol’un güney doğusunda 1115
rakımlı Gürlevik mevkiinde savunma için tertiplenmiş bulunuyordu.
Düşman, topçularını mevzie sokarak Gürlevik tepesini ateş altına aldı ve piyadeleri de bu
ateşin ve makinalı tüfek ateşlerinin desteği altında ilerlemeye başladılar. Düşman piyadeleri
mücahitlere 300 metre kadar yaklaşmış bulundukları bir zamanda, mücahitler de ateş açmaya
başladılar. Mücahitlerin ateşleri karşısinda, düşman akşama kadar taarruzuna devam etmek istemiş
ise de başarılı olamamıştı. Nihayet oldukça zayiat veren düşman birlikleri akşama doğru,
Dörtyol’a çekilmeye mecbur kaldılar.
Bu büyük başarının sonunda, milis komutanı Kara Hasan’a arkadaşları tarafından “Kara Hasan Paşa” adı verildi ve o andan itibaren bu kahraman Türk gencini bütün bölge halkı, “Kara Hasan Paşa” diye çağırmaya başladı.
Büyük Türk Milletinin şeref ve namusunu kurtarmak için uğraşan Kara Hasan Paşa büyük
zaferden sonra mütevazi ve yoksul evine çekilmiş, vazifesini yapmaktan duyduğu gururla büyük
bir huzur içinde, bir ferd-i millet olarak yaşantısına devam etmiştir. Her ne olursa olsun “Kara
Hasan Paşa” milletlerin en asili olan Türk Milletinin, kalbinde dikilmiş bir bayrak gibi şanlı, şerefli dalgalanmaya devam edecektir.
Atatürk, Türk Milletinin bu büyük varlığına güvenerek İstiklâl Savaşını açmıştı.

selam ve sevgilerimle,
Paylaşılmayan bilgi unutulur.
 

KATEGORİDEKİ DİĞER BAŞLIKLAR

12/07/2017 - 05:38 Onların hatırasına bir şeyler yapabilmek… (Gürsel Göncü)

04/07/2017 - 07:58 Çanakkale’ye Mührünü Vuran Efsane Gemi Nusret’in Mührü (Seyit Ahmet Sılay)

27/06/2017 - 17:38 İkinci Bir İntihal Vakası ve Çanakkale Savaşı Popüler Kitapları Üzerine (Tuncay Yılmazer)

20/06/2017 - 07:20 Çanakkale Muharebelerine Katılan Komutanların Biyografileri – Dr. Hülya Toker (Ahmet Yurttakal)

15/03/2017 - 13:17 18 Mart Zaferi ve Kahramanları Sergisi

03/03/2017 - 18:04 Çanakkale Gazisi Bigalı Mehmet Çavuş Anma Programı - 4 Mart 2017 Bahçeli Köyü/Biga

13/02/2017 - 08:53 Atlas Tarih Dergisi Şubat Sayısında 1. ve 2. Gazze Muharebesi Dosyası (Tuncay Yılmazer)

05/01/2017 - 11:29 Duyuru: Tarihin Akışını Değiştiren Savaş Çanakkale - 17 Ocak 2017 Muzaffer Albayrak Söyleşisi

28/12/2016 - 18:07 15 Temmuz Darbesinin Gölgesinde Bir Yıl: Çanakkale, KutülAmare, Somme dan Halil İnalcık Hocaya... 10 Yaşına Giren GeliboluyuAnlamak ta 2016 böyle geçti (Tuncay Yılmazer)

11/12/2016 - 15:52 GeliboluyuAnlamak tan Duyuru: Teröre Lanet

24/11/2016 - 06:22 Kronik Kitap Dört Yeni Eserle Yayın Hayatına Başladı

17/11/2016 - 07:02 Tarih Bir Din Değil İlim Sahasıdır (Seyit Ahmet Sılay)

29/09/2016 - 18:50 Dr. Kilisli Rıfat ın İzinde Osmanlı dan Türk e ve Ötesi (Nükhet Kardam)

09/08/2016 - 13:11 Aşk Cephesi – Bahadır Yenişehirlioğlu ( Sinem Şahin )

04/08/2016 - 17:27 Çanakkale Muharebelerine Dair Bir Site; canakkalemuharebeleri1915.com

16/07/2016 - 09:28 GeliboluyuAnlamak tan Duyuru: Darbelere Hayır! Demokrasiye Evet

15/07/2016 - 09:35 Birinci Dünya Savaşı Araştırmaları Sitesi cihanharbihatiralari.com (Mehmet Beşikçi)

07/04/2016 - 07:10 Konferans - Kut ül Amare Zaferi ( İPTAL DUYURUSU )

31/03/2016 - 06:05 Türkiye nin Bağdat Büyükelçiliği Kutü-l Amare Zaferini her yıl kutluyor ( Faruk Kaymakçı)

24/03/2016 - 03:58 Çanakkale Savaşı nın Dünya Tarihindeki Yeri - NTV Mete Çubukcu ile Pasaport Programı - 18 Mart 2016

16/03/2016 - 08:38 Çanakkale Savaşının 101. yıldönümü Yeni Bakışlarda konuşuldu.

11/03/2016 - 06:46 Konferans - Çizgilerle 1. Dünya Savaşı

19/02/2016 - 06:58 Konferans - Vahdettin Engin - İkinci Abdülhamit'in Politikaları

15/02/2016 - 07:10 Birinci Dünya Savaşı’nda Gördüklerim ve Yaşadıklarım - Erich Ludendorff

08/02/2016 - 09:09 Osmanlı Devleti nin I. Dünya Savaşı na Girişi (Ali Kaşıyuğun)

01/02/2016 - 09:01 İki Siper Bir Mektup Bir Çanakkale Projesi Değerlendirmesi (Celal Yıldırım)

25/01/2016 - 11:57 Gelibolu Yarımadasında Geçmişin İzleri ve İz Bırakanlar (Gürsel Akıngüç)

18/01/2016 - 12:52 Seddülbahir 32 Saat Dizisi Üzerine... Bizi Affedin ( Seyit Ahmet Sılay )

18/01/2016 - 10:27 İstanbul Büyükşehir Belediyesi Konferans - Osmanlının Suriye Politikası

13/01/2016 - 08:08 Şiir ve Öykü Yarışması

05/01/2016 - 12:42 PROGRAM: İtilaf Devletlerinin Çanakkale den Tahliyelerinin 100. Yılı-Onlar Giderken

03/01/2016 - 10:32 Konferans - Çanakkale Savaşlarında Tahliye Harekatı - Kenan Çelik

14/12/2015 - 06:31 Konferans - Haluk Oral - Bir Kırılma Noktası Çanakkale

26/11/2015 - 18:34 Gelibolu Yarımadası Savaş Alanlarının Hava Fotoğrafları (Gökhan Tarkan Karaman)

13/11/2015 - 21:12 Konferans -Çanakkale’de Bir Edebi Heyet

15/10/2015 - 13:23 Konferans - Çanakkale'de Yitirilen Tahsilli Gençlik

29/05/2015 - 14:34 Benim Çanakkale kahramanım Mahmut Sabri Bey’dir- Atlas Tarih Çanakkale Özel Sayısında Tuncay Yılmazer Röportajı

15/05/2015 - 16:25 İBB Konferans - Cepheden Mektuplar (Doç.Dr.Ömer Çakır)

27/04/2015 - 02:44 Çanakkale Söyleşileri 25 Nisan 1915 Müttefiklerin Çıkarma Harekatı-Kenan Çelik

15/04/2015 - 08:30 Atlas Tarih’ten Çanakkale Özel Sayısı

08/04/2015 - 17:12 Derinlerden Siperlere: Çanakkale 1915 Sergisi

30/03/2015 - 17:08 Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı na Çağrı, Kamuoyuna Duyuru

26/03/2015 - 09:02 Konferans-18 Mart Kahramanı Cevat Paşa

24/03/2015 - 17:04 “İki Siper Bir Mektup” Bir Çanakkale Projesi (Celal Yildirim-Hatice Solmuş TED Mersin Koleji)

21/03/2015 - 04:13 CNNTürk Serdar Tuncer ile Başka Şeyler Programı Kaydı

17/03/2015 - 04:46 Çanakkale Muharebeleri- 100 Yıl önce 100 Yıl sonra (Tuncay Yılmazer)

13/03/2015 - 18:27 CNNTürk Serdar Tuncer ile Başka Şeyler- Çanakkale Savaşı Özel- Programı (14.3.2015 saat 00.00)

04/03/2015 - 16:22 CNR Kitap Fuarı’nda Çanakkale Muharebeleri Paneli ( 07.03.2015 saat : 15.30 Yeşilköy CNR Dünya Ticaret Merkezi )

16/02/2015 - 14:00 Acı bir Çanakkale Türküsüne adanan 4 yıllık bir emeğin takdimi- Harmanyeri 1915 (Yönetmen: Gürdal Uğur)

01/02/2015 - 03:46 100. Yıl’da Muhteşem Soru… Seyit Onbaşı’nın Kaldırdığı Mermi Kaç Kiloydu ? (Tuncay Yılmazer )

18/01/2015 - 15:05 Kireçtepe Jandarma Şehitliği Restorasyonu ve Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne Sorular (Tuncay Yılmazer)

10/01/2015 - 14:53 Konferans - Osmanlıyı Yıkan Cephe-Filistin

28/12/2014 - 13:48 Milli Park’tan Tarihi Alan Başkanlığına, Hollywood tartışmalarından Muhafazakarlığın Savruluşuna… Gelibolu’yu Anlamak’ta 2014 (Tuncay Yılmazer )

24/11/2014 - 14:52 Son Savruluş – Çanakkale Muharebe Alanlarına Hollywood Modeli Tema Parkı ! (Tuncay Yılmazer )

15/11/2014 - 01:37 Konferans - Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti

01/11/2014 - 03:54 Gelibolu yarımadasında utanç verici olay / The shameful event in Gallipoli Peninsula

09/10/2014 - 10:13 Uluslararası Sempozyum - Büyük Savaş ve Osmanlı Devleti: Savaşa Giden Süreç

24/09/2014 - 17:06 Çanakkale’de Yeni Şehitlik! (Gürsel Göncü)

12/09/2014 - 15:51 Çanakkale Savaşlarının 100. Yılı Özel Sayısı Makale Çağrısı

// - 09:52 Geliboluyu Anlamak’tan Kamuoyuna Duyuru

// - 06:37 Çanakkale Muharebeleri Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kanun Tasarısı Üzerine ( Tuncay Yılmazer )

// - 15:33 Gelibolu Yarımadasında Yeni Bir Dönem: Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı’nın Kurulması (Dr. Mithat ATABAY)

23/05/2014 - 17:16 100.Yıldönümünde Birinci Dünya Savaşı’nı Hatırlamak” Sempozyumu

16/05/2014 - 16:24 SOMA MADENCİLERİNİ RAHMETLE ANIYORUZ

11/05/2014 - 13:05 Gelibolu Yarımadası Savaş Alanlarının Korunması ve Unesco Kültürel Mirası İlan Edilmesi (Dr. Mithat ATABAY)

09/05/2014 - 23:03 Çanakkale Muharebelerinin Komuta Kademesi ve İdaresi Çalıştayı İzlenimleri (Ahmet Yurttakal)

02/05/2014 - 06:00 Çanakkale Muharebelerinin Komuta Kademesi ve İdaresi Çalıştayı

15/04/2014 - 18:40 Savaş Tarihi Araştırmaları Uluslararası Kongresi (100. Yılında I. Dünya Savaşı ve Mirası)

06/04/2014 - 22:18 DOKUN Dergisi’nde Tuncay Yılmazer İle Söyleşi...

15/03/2014 - 18:00 Hatıralarıyla Çanakkale Muharebelerinin Komutanları Paneli

09/03/2014 - 14:19 Çanakkale Savaşları Resmi Koleksiyoneri Seyit Ahmet SILAY

06/03/2014 - 22:33 Konferans -'Çanakkale Muharebelerinde Bir Kahraman Asker Gazi Binbaşı Halis Bey

28/01/2014 - 07:35 Sadece Bir Emir Kipi...İsrail'i Kur! - Wladimir Jabotisnky ( Çev. Atilla Aşçı )

14/01/2014 - 16:21 Balkan Harbi - Trakya Seferi Kitabını Yeniden Hatırlamak (Şahin Aldoğan, Selim Meriç)

06/01/2014 - 12:12 Birinci Dünya Savaşı’nın Yüzüncü Yılında Savaşa Dair Önemli Bir Eser: “GRİFF NACH DER WELTMACHT: Die Kriegszielpolitik des kaiserlichen Deutschland 1914/1918” Kadir Kon

30/12/2013 - 22:51 Şehit Teğmen İbrahim Naci’den Çanakkale’de tarihin betonlaşmasına… 2013 Yılının muhasebesi ( Tuncay Yılmazer )

06/12/2013 - 22:00 32. Gün Programında Çanakkale Muharebe Alanlarında Betonlaşma Konusu Tartışmaya Açıldı

11/11/2013 - 05:23 Yüzüncü Yıla Doğru Yazıları-2 : Çanakkale Muharebe Alanları’ndaki Betonlaşma Meselesi Neden İlgi Görmüyor? ( Tuncay Yılmazer )

03/11/2013 - 20:03 Çanakkale Muharebe Alanlarında İnşaat Çalışmaları Tüm Hızıyla Devam Ediyor… (Tuncay Yılmazer)

05/10/2013 - 11:07 Zaman Gazetesi'nde 05.10.2013'te Yayınlanan Haber- Çanakkale Şehitlikleri'nde Betonlaşma Tehlikesi ( Burak Can- Mehmet Güler)

11/09/2013 - 21:28 Derinlerden Yansımalar: Çanakkale Savaşı Batıkları (Mithat Atabay, Okan Taktak, Savaş Karakaş, Selçuk Kolay)

25/08/2013 - 15:29 Zığındere Vadisinden Geçecek Yol Tarihi Tahrip Edecektir! (Tuncay Yılmazer)

14/08/2013 - 18:40 Ağadere'ye Sahip Çık (Murat Sayar)

28/07/2013 - 14:53 NTV Tarih’in Kapanması Üzerine Birkaç Not… ( Tuncay Yılmazer )

08/07/2013 - 20:00 Çanakkale Muharebe Alanlarının Şehitlik İnşasıyla İmtihanı! (Muzaffer Albayrak)

26/06/2013 - 21:59 100. Yıl’a Doğru Yazıları- Çanakkale’de Şehitliklerin İhyası Gerçekten Gerekli mi? ( Tuncay Yılmazer )

10/05/2013 - 14:36 İlber Ortaylı Seyahatnamesi

23/04/2013 - 18:49 Tarihçi-Yazar Muzaffer Albayrak İle Söyleşi (Yunus Emre Tozal)

21/04/2013 - 14:44 GEO Dergisi Nisan 2013 Sayısında Hayal Kırıklığı ( Tuncay Yılmazer )

09/04/2013 - 13:18 Meclisin Unuttuğu Kahraman Nezahet-Ozan Bodur

23/03/2013 - 21:43 Ayraç Kitap Dergisi Çanakkale Özel Sayısı

22/03/2013 - 22:03 Çukurova Üniversitesi'ndeki Konferans ile İlgili Gelibolu’yu Anlamak Okurlarına Açıklama ( Tuncay Yılmazer )

21/03/2013 - 20:14 Çukurova Üniversitesi'nde Çanakkale Savaşı Konferansı ( 22.3.2013)

16/03/2013 - 10:44 18 Mart Üniversitesi ve AÇASAM “2015’e Doğru Çanakkale Muharebelerini Anlamak ve Anlatmak” Paneli ( 19.3.2013)

12/03/2013 - 07:39 Şehit Teğmen İbrahim Naci’nin Günlüğü’nden Çanakkale Muharebeleri Konulu Panel

08/03/2013 - 07:01 Gelibolu'yu Anlamak twitter'da....www.twitter.com/gelibolu2015

01/03/2013 - 13:59 NTV Tarih'te Şehit Teğmen İbrahim Naci Bey Dosyası

24/02/2013 - 20:18 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nde Safiye Hüseyin Konferansı (İsmail Bilgin)

19/02/2013 - 14:35 TRT Avaz 'da Çanakkale Programı

18/02/2013 - 07:22 Çanakkale Muharebeleri’nde Kahraman Bir Hemşire: Safiye Hüseyin Elbi Konferansı