Osmanlı Filistin'inde İdari Yapı ( Kemal Gurulkan )

Tarih: 04/08/2009   /   Toplam Yorum 3   / Yazar Adı:      /   Okunma 9637

Araştırmacı Kemal Gurulkan bu makalesinde Filistin’in , gerek topraklarının büyüklüğü, gerek nüfusu gerekse tabiî zenginlikleri bakımından Osmanlı İmparatorluğu için tâli bir öneme haiz olmasına rağmen stratejik bakımdan Arap âleminin merkezi sayıldığını belirtiyor. Gurulkan’a göre tarih boyunca hakimiyet mücadelelerine sahne olmuş Filistin'in siyasi sınırı olarak manda yönetimi için çizilen 1922 sınırlarının kabul edilmesi en uygunudur. Bölgedeki Osmanlı idari yapısının özellikle 19.yy’daki bazı düzenlemeleri şöyle: 1864 Vilayet Nizamnâmesi'ne göre Şam ve Sayda eyaletlerinden Suriye vilayeti teşkil edilmiş Akkâ, Nablus ve Kudüs sancakları da bu vilayete bağlanmıştır. Böylece Beyrut şehri Lazkiye, Trablus, Akkâ ve Nablus sancaklarını içine alan bağımsız bir vilayetin merkezi oldu ve bu idari düzenlemeler 1888'e kadar devam etti. 1887'de Kudüs merkeze bağlı bir mutasarrıflık haline getirildi . I. Dünya Savaşı sonlarında ise Filistin'de idarî taksimat şu şekildeydi: Akkâ Sancağı ( Akkâ, Hayfa, Nasıra, Safed ve Taberiye kazaları) Nablus Sancağı (Nablus, Cinin, Beni Sa‘b ve Camain kazaları) ve Kudüs Mutasarrıflığı: (Kudüs, Halilürrahman, Yafa, Gazze ve Birüssebi) 1918'de Filistin bölgesinin İngilizlerin eline geçmesiyle Osmanlı hâkimiyeti sona erdi. Filistin, 1918–1920 yıllarında İngiliz askerî idaresinde kalmış ve 1920 San Remo Konferansı'nda Filistin İngiliz manda idaresine verilmişti.

 

Filistin, adını milattan önce XII. Yüzyılda Kavimler göçü sırasında deniz yoluyla buraya gelen Filistler'den alır. Tarih öncesi devirlerden itibaren çeşitli kavimlerin göçlerle gelip yerleşmesine ve bunlara karşı harekete geçen başka üstün güçlerin pek çok istila ve fetihlerine maruz kalmıştır. Filistin adıyla anılan toprakların bu istila ve fetihlerle geçen mücadeleler dolayısıyla siyasi sınırlarını çizmek kolay değildir. Bununla birlikte bölgenin coğrafi sınırları konusunda görüş birliği olduğunu söylemek ve bu sınırları şu şekilde belirginleştirmek mümkündür: "Filistin denen topraklar esas itibariyle, Suriye ile Mısır ve Akdeniz ile Şeria nehri arasında kalan topraklardır. Şeria nehrinin döküldüğü Ölüdeniz de (Lut gölü) Filistin'in doğu sınırına dahildir. Bu sınırlar içinde de Filistin toprakları coğrafi bakımdan Akdeniz kıyı şeridi, kuzeyden güneye doğru uzanan dağ silsilesinin bulunduğu ortadaki yayla bölümü ve en doğuda da Şeria vadisi olmak üzere üç parçaya ayrılır. Bu üç parçalı coğrafi ayrım hemen bütün kaynaklarca benimsenmiştir. Ortadaki dağlık kesim veya yüksek yaylalar kısmı, genellikle kuzeyden güneye olmak üzere Safed ve Nazareth (Nasıra) şehirleri ile Tabor dağının bulunduğu Galilee (Celîle)bölgesi; ortada Nablus şehrinin bulunduğu ve batıda Cermel dağına kadar uzanan Samaria (Sâmiriye) bölgesi; daha güneyde Şeria nehrinin Ölüdeniz'e döküldüğü yerden başlayıp Kudüs, Beytlehem (Beytülahm) ve Hebron (Halilürrahman) şehirlerinin içinde bulunduğu Judea (Yahudiye) bölgesi ve daha güneyde de Beersheba (Bi‘rüssebi‘) şehrinin bulunduğu Necef çölü olmak üzere dört kısma ayrılır.

Coğrafi konumu ve bütün özellikleriyle Asya ve Afrika arasında stratejik bir noktada bulunan Filistin'in toprak alanını tespit için, tarih boyunca sahne olduğu hakimiyet mücadeleleri içinde değişen siyasi sınırlarına bakmak gerekir. Buna göre Filistin'in son siyasi sınırı olarak milletler arası alanda manda yönetimi için çizilen 1922 sınırlarının kabul edilmesi en uygunudur. Çünkü kısa bir müddet sonra İngiltere'nin girişimiyle Şeria nehrinin doğusundan itibaren ayrılan bugünkü Ürdün kısmı hariç hemen hemen Akdeniz, Lübnan, Suriye, Şeria nehri ve Ölüdeniz'den Kızıldeniz'in Akabe Limanı'na uzanan çizgi ile Mısır'a ait Sina yarımadasının çevrelediği yaklaşık 27000 km2lik bir alandan oluşan Filistin manda idaresi toprakları, tarih boyunca Filistin denildiğinde akla gelen siyasi bölgeye de tamamen tekabül etmektedir[1].

Filistin, gerek topraklarının büyüklüğü, gerek nüfusu gerekse tabiî zenginlikleri bakımından Osmanlı İmparatorluğu için tâli bir önemi haiz olmasına rağmen[2] stratejik bakımdan önemi ile Arap aleminin merkezi sayılır. Asya ile Afrika kıtalarının birleştiği yerde ve Akdeniz'le Kızıldeniz'i bağlayan bölgede eskiden beri önemini korumuştur. Çok sayıdaki kutsal yerleri sebebiyle, Müslüman Türkler, Hıristiyanlar ve Yahudiler tarafından Filistin'e "arazi-i mukaddese" adı verilmiştir. Bu iki âmil, yani Filistin'in kutsal toprak oluşu ve hac yoluna bitişikliği, Memluklar döneminin sona ermesinden itibaren birbirleriyle daha sık bağlarla bağlı hale gelmişti; zira Mekke'den sonra hacılar Kudüs, Habrun, Nebi Musa ve Filistin'deki diğer tapınak ve sunakları ziyaret etmeyi âdet haline getirmişlerdi. Aynı tarihlerde birçok Hıristiyan ve Yahudi Filistin'e hacca geliyorlardı. Ehl-i kitap olan üç dine göre de kutsal olan Filistin toprakları tarih boyunca bu dinlerin mensupları arasındaki çekişmelerin merkezi olmuştur.

 

 

 

 

 

Nihayet Filistin, Osmanlılar döneminde, özellikle İmparatorluğun payitahtı İstanbul'dan başlayarak Şam üzerinden İmparatorluğun en gözde vilayetlerinden biri olan Mısır'a giden yol üzerinde, köprü ülke, transit ülke olmak gibi tarihî görevini yerine getirmiştir. Şam-Kahire karayolunun korunması için harcanan çabalar ve bu yol boyunca tesis edilen kaleler, kervansaraylar ve karayolları, Türklerin Filistin üzerinden geçen ulaşıma ne denli önem verdiklerinin birer kanıtıdır[3].

M.Ö.'ki devirlerde şehir devleti ve müstakil krallıklar şeklinde idare edilen Filistin, Kenaniler, Firavunlar, Asurlular, Fenikeliler, Persler ve nihayet M.Ö.64 yılından İslâm fethine kadar Romalıların hakimiyeti altında kalmıştır.

Filistin idari taksimde, Abbasi devri hariç tutulursa, İslâm fethinden Osmanlı Devleti'nin sonlarına kadar (636-1918) Şam bölgesinin ayrılmaz bir parçası olarak kalmıştır. Müslümanlar tarafından fethedilen topraklar yedi mısr'a (önceleri askerî merkez anlamında kullanılırken Osmanlılar döneminde Mısr idarî taksimatta vilâyet anlamında kullanılmıştır) ayrılmış, Şam bölgesi bir eyâlet, Filistin ise bu eyâletin bir parçası sayılmıştır. Emeviler zamanında (661-750) Şam bölgesi beş cünd'e (Emeviler zamanında mısr anlamında kullanılmıştır) ayrılmıştır: Dimaşk, Hıms, Kımısrın, Ürdün ve Filistin.

Bu taksim Abbasiler devrinde de devam etmiş cünd kelimesi vilâyete çevrilmiştir. Halife Abu'l-Abbas'tan (749-754) sonra Şam bölgesinden ayrılarak merkezi Ramle olan Leccun bölgesinden Rafah'a uzanan müstakil bir vilâyet olmuştur. İdare olarak 12 kürâ'ya (askeri bir bölümdür) ayrılmıştır. Bunlar; Ramle, İlya, İmvas, Led, Yibne, Kisariye, Yafa, Nablus, Sabestiye, Askalan, Gazze ve Beyt Cibrin'dir. Ürdün vilâyeti ise merkezi Taberiye olan Sur ve Akkâ'dan Beka ve İlya körfezine uzanan bölgeyi kapsıyordu. On üç kurası bulunmaktaydı. Bunlar; Taberiye, Samira (Nablus), Demhal, Ceveş, Beyt Ras, Cirder, Âbil, Saffurya, Akkâ, Kudüs ve Sur'dur. Daha sonra meydana gelen siyasi gelişmelerden dolayı bu idari taksimler değişikliğe uğrayarak çok sayıda küçük devletçikler kurulmuştur.

Memlükler devrinde ise Şam bölgesi beş niyabete ayrılmış, bunlardan üçü Filistin'i oluşturmuştur:

Safed Niyâbeti: 1262 yılında Zahir Baybars (1259-1277) zamanında teşkil edilip on birime ayrılmıştı. Bunlar; Taberiye, Tebnin, Honin, Atlit, Akkâ, Sur, Şagür, İklim, Şakif ve Cinin'dir.

Gazze Niyabeti: 1311 yılında el-Melikü'n-Nasır Muhammed b. Kalavun zamanında teşkil olunup Gazze ve köyleriyle Led ve Ramle bölgelerini içine almış zamanla sınırları büyümüştür.

Kudüs Niyabeti: Melik Eşref Abu'l-Maâlî (1362-1376) zamanında teşkil olunup Kudüs ve Halilürrahman bölgelerini kapsamıştır. Her niyabetin başında Saltanat Naibi adında bir yönetici ve emirin de birkaç yardımcısı bulunmaktaydı.

Memlükler döneminde yapılan idari taksimat, Kanuni Sultan Süleyman'a (1520-1566) kadar hiçbir değişikliğe uğratılmamıştır.

 

 

 

 

Osmanlı Devleti'nin idari taksimatı karakteristik olarak eyalet (beylerbeylik, vilayet), sancak (liva), nahiye, köy ve mezralardan ibarettir. Kanuni zamanında ise saltanatı güçlendirmek ve Canberdi'l-Gazalî (öl. 1521) önderliğindeki ayaklanmayı bastırabilmek için Şam bölgesine yeni bir idari sistem konmuştur. Bu bölge üç eyalete ayrılmıştır. Bunlar Şam, Halep ve Trablus'tur ki, Şam eyaleti Nablus, Gazze, Kudüs, Safed, Salt ve Aclun sancaklarını içine alıyordu[4]. Ancak yarı bağımsız Dürzî emiri İkinci Fahruddîn'in egemenlik altına alındıktan ve 1613 yılında İtalya'ya kaçışından sonra onun ve ailesinin hâkimiyeti altında bulunan ve geniş bir Dürzî nüfusu barındıran Safed ve Sur-Beyrut Sancakları, müstakil bir vilayet haline getirilmişlerdir[5]. Aşağıdaki Mühimme Defteri kaydında bu durum görülmektedir[6]:

Bâ-hatt-ı hazret-i efendi.

Şâmî Efendi almışdur.

 

Şâm muhâfazasında olan Vezîr Ahmed Paşa'ya hüküm ki:

Hâlâ Saydâ ve Beyrût ve Safed sancakları müstakil beğlerbeğilik olup Âsitâne-i Sa‘âdetüm'de emîru'l-ümerâ’i'l-kirâm Hasan dâme ikbâlühû[ya] tevcîh olunmağla zikrolunan Saydâ ve Beyrût ve Safed sancaklarınun icmâl ve mufassal defter[ler]in aynı ile müşârun-ileyh Saydâ beğlerbeğisine göndermen bâbında fermân-ı şerîfüm sâdır olmışdur. Buyurdum ki:

Vusûl buldukda, bu bâbda sâdır olan fermân-ı şerîfüm mûcebince Saydâ ve Beyrût ve Safed sancaklarınun icmâl ve mufassal defterlerin aynı ile der-kîse idüp ve mühürleyüp mu‘temed âdemler ile müşârun-ileyh Saydâ beğlerbeğisine irsâl ü îsâl eyleyesin [28 Muharrem 1023] / [10 Mart 1614].

Osmanlı idaresinin, kanun ve nizamın sağlanması, vergilerin tahsili ve harp halinde asker toplanması gibi başlıca hedeflerinin gerçekleştirilmesi, Filistin'de ciddî zorluklarla karşılaşmıştır. Merkezî idarenin zayıfladığı dönemlerde genellikle Akkâ'yı merkez edinen emirler ayaklanır ve idareyi ellerine alırlardı (Manoğlu Fahreddin (öl. 1635) ve Zahir el-Ömer (öl. 1782) gibi)[7]. Filistin nüfusu çok defa birbirine karşı bir mücadele hatta açık bir savaş halindeydi ve çok sayıda düşman sosyal sınıflara, etnik ve dini gruplara bölünmüştü. Yerli nüfus hakim zümreye karşı -Osmanlı resmî memurları, tımar zeamet sahipleri, askerler; bedeviler fellahlara, kaysiler yamanilere, Müslimler gayrımüslimlere (muhtelif mezheplere mensup Hıristiyanlar, Yahudiler, Nabluslu Hıristiyanlar), sünnî Müslümanlar sünnî olmayanlara (dürzî ve mitvalilere), devlet mezhebinden Hanefiler sayıca çoğunlukta olan şafilere karşı ilh.. Birbirlerinden farklı bu derece değişik sınıf ve cemaatler arasında nizamı muhafaza etmek için merkezî hükümet, vilâyetlerde mahallî idareye ve silâhlı kuvvetlere güveniyor[8], idarî kolaylık sağlamak ve siyasî uygunluk bakımından çoğu bedevî olmak üzere bazı yerli Arapları, on altıncı asırda sancak beyliklerine tayin ediyordu[9].

1799'da Napolyon Bonapart Akkâ'yı kuşatıp Safed ve Nasıra'ya kadar ilerlemişse de Cezzar Ahmed Paşa karşısında tutunamamıştır.

1832 yılında Mehmed Ali Paşa'nın oğlu İbrahim Paşa tarafından ele geçirilen Filistin 1840'da İngiltere ve Avusturya'nın yardımıyla tekrar Osmanlı idaresine girmiştir.

XIX. yüzyılın ortalarında Beyrut'un da içinde bulunduğu Lübnan bölgesi, Fransa ve İngiltere arasındaki nüfuz mücadelesinden dolayı milletlerarası bir mesele haline geldi. Beyrut'ta yaşayan farklı milliyet ve dinlere mensup gruplar, bölgede üstünlük kurmaya çalışan sömürgeci devletler tarafından istismar edildiler. Batılı güçlerin zorlamasıyla 1846'da yerli halk temsilcilerinin de katıldığı yeni bir idari rejim kuruldu. Ancak bu yeni rejim Batılıların desteklediği karışıklıklar yüzünden başarılı olamadı. 1860'da bölgede meydana gelen kanlı iç çatışmalar Batılı devletlerin olaya karışmalarına sebep oldu. İstanbul hükümeti ile beş büyük devlet (Avusturya, İngiltere, Fransa, Prusya ve Rusya) arasında 19 Haziran 1861'de imzalanan protokolle Beyrut'un idaresi Suriye Vilayeti'nden ayrılıp İstanbul'a bağlandı. Ayrıca idarecinin beş büyük devletin de kabul edeceği bir Hıristiyan olması, Marunî, Dürzî, Rum ve Müslüman temsilcilerinin yer aldığı bir yönetim konseyinin kurulması hususları benimsendi[10].

1864 Vilayet Nizamnâmesi'ne göre Şam ve Sayda eyaletlerinden Suriye vilayeti teşkil edilmiş Akkâ, Nablus ve Kudüs sancakları[11] da bu vilayete bağlanmıştır[12].

Böylece Beyrut şehri Lazkiye, Trablus, Akkâ ve Nablus sancaklarını içine alan bağımsız bir vilayetin merkezi oldu ve bu idari düzenlemeler 1888'e kadar devam etti[13].

1887'de Kudüs merkeze bağlı bir mutasarrıflık haline getirildi[14]. 1888'de Beyrut vilayeti oluşturulunca[15] Nablus bu vilayetin sınırları içine alındı. Böylece Filistin iki bölüme ayrılmış oldu. Filistin'in kuzeyi Beyrut valiliğince idare edilirken kutsal toprakların güney kısmı Kudüs mutasarrıflığının idaresine bırakıldı[16].

Beyrut vilayetinin teşkili ile Filistin topraklarından buraya bağlanan Akkâ ve Nablus'la ilgili idari yapıyı ve salnamelere[17] yansıyan bilgileri görmek yerinde olacaktır.

 

 

 

 

 

 

AKKA SANCAĞI

Yavuz Sultan Selim zamanında (1516 Mercidabık Muharebesi'nden sonra) Osmanlı topraklarına katılan Akkâ, Safed livasına bağlı bir nahiye merkezi idi. XVI. yüzyıl tahrir defterlerine göre Akkâ nahiyesi sınırları içinde altmış kadar köy bulunuyordu. XVI. yüzyıl başlarında tahrir defterlerinde köy olarak kaydedilmiş olan bölgenin idari ve adlî işlerine bakan kadı da burada oturuyordu[18].

Akkâ Sancağı[19]; Akkâ, Hayfa, Nasıra(Haziran 1906-Temmuz 1909 yılları arasında bu kaza Kudüs mutasarrıflığına bağlanmıştır[20].), Taberiye ve Safed kazalarından oluşmaktadır.

  Arpa, buğday, beyaz darı, mercimek, bakla, burçak, nohud ve susam ziraatı yapılır ve yıllık 581.800 kile hasılat elde edilirdi.

Liva'da (Sancak) bulunan memurlar: Mutasarrıf Mehmed Cemil Paşa, Naib Ömer Kaşif Efendi, Müftü Abdullah Efendi, Muhasebeci Hacı Nuri Efendi, Tahrirat Müdürü Bedirhanpaşazade Halil Rami Bey, Evkâf Müdürü Mehmed Efendi.

Livada bulunan Daireler: Liva İdare Meclisi Reis Mutasarrıf paşa, Tahrirat Kalemi, Meclis İdare Kalemi, Muhasebe Kalemi, Tahrîr-i Vergi Dairesi, Hey’et-i Tahminiye, Defter-i Hakânî Kalemi, Liva Nüfus Kalemi, Mahkeme-i Bidayet Hukuk Dairesi, Mahkeme-i Bidayet Ceza Dairesi, Mahkeme-i Bidayet Kalemi, Ziraat Bankası Şubesi, Ziraat Bankası Meclisi, Ticaret ve Ziraat Odası, Evkâf Komisyonu, Liva Maarif Meclisi, Belediye Dairesi, Nafia Komisyonu, Tahsilat Komisyonu, İkinci Akkâ Jandarma Taburu, Polis Dairesi, Mekteb-i İdâdi-i Mülkî Heyet-i Talimiyesi, Mekteb-i ibtidâi-i Mülkî Heyet-i Talimiyesi, İnas Mekteb-i Rüşdiyesi, İnas Mekteb-i İbtidâi Heyet-i Talimiyesi, Rüsûmat Müdüriyeti, Telgraf ve Posta Müdüriyeti, Düyûn-ı Umûmiye Memuriyeti.

Memûrîn-i Müteferrika: Mahkeme-i Şer‘iyye Başkatibi, Maiyet Memuru, Mutasarrıflık Tercümanı, Orman Memuru, Duyûn-ı Umûmiye Memuru, Reji Memuru.

Akkâ'da İtalya konsolosluğu ve İran Şehbenderliği bulunmaktaydı.

Akkâ'da 69 cami, 5 hükümet konağı, 2 kışla, 6 karakol, 1 cephane, 1 depo, 59 mektep, 31 kilise ve havra, 11 hastane, 9 medrese, 26 han, 11 hamam, 12 fabrika, 1177 dükkan, 14900 hane, 262 mağaza ve depozito, 110 değirmen ve 13 otel bulunmaktadır.

 

NABLUS SANCAĞI

Nablus Sancağı vilayetin güney ucunda bulunmaktadır. Kuzeyinde Akkâ, doğusunda Havran ve Maan, güneyinde Kudüs-i Şerif sancağı ve batısında ise Akdeniz ile çevrilidir[21].

Osmanlı hakimiyeti devrinde bölgenin en kalabalık şehirlerinden biri olan Nablus XVI. yüzyıl tahrirlerine göre Kaysariye, Akabe, Garb, Yasmine, Habele, Karyûn/Debbûre olmak üzere altı mahalleye ayrılmıştı[22]. XVI. yüzyılın ikinci çeyreğinde 1099 haneye ulaşan yaklaşık beş altı bin nüfusa sahip olan Nablus Sancağı; Nablus kazası, Beni Sa‘b kazası, Cenin ve Cemain kazalarından müteşekkildir.

Buğday, arpa, darı, burçak, susam, nohud, bakla, pamuk, zeytin ve incir ziraati yapılmaktadır.

Nablus'da 162 cami, 4 hükümet konağı, 1 kışla, 1 karakol, 2 depo, 6 kilise ve havra, 62 mektep, 2 medrese, 1 hastane, 20335 hane, 1174 dükkan, 12 hamam bulunmaktadır.

Liva'da (Sancak) bulunan memurlar: Mutasarrıf Ahmed Galib Paşa, Naib Nureddin Efendi, Muhasebeci Ahmed Saffet Efendi, Tahrirat Müdürü Mesut Bey, Müftü Hüseyin Efendi.

Liva İdare Meclisi: Reis: Mutasarrıf paşa, Aza-yı tabiiye Naib Efendi, Aza-yı tabiiye Muhasebeci, Aza-yı tabiiye Tahrirat Müdürü, Aza-yı tabiiye Müftü Efendi, Aza-yı müntehibe Ragıb Kemal Efendi, Aza-yı müntehibe Hasan Abdülhadi, Aza-yı müntehibe Abdullah Dürzî, Aza-yı müntehibe Corci Sirofim.

Livada bulunan Daireler: Tahrirat Kalemi, Meclis-i İdare Kalemi, Muhasebe-i Liva Kalemi, Tahrir-i Vergi Kalemi, Defter-i Hakânî Kalemi, Nüfus Dairesi, Mahkeme-i Bidayet, Hukuk Dairesi, Ceza Dairesi, Müdde-i Umûmi, Mahkeme-i Bidayet Kalemi, Müstantık, Mukâvelât Muharriri, Ziraat Bankası Şubesi, Ziraat Bankası Meclisi, Maarif Meclisi, Evkâf Komisyonu, Evkâf Dairesi, Ticaret ve Ziraat Odası, Belediye Meclisi, Nafia Komisyonu, Vesait-i Nakliye-i Askeriye Komisyonu, Belediye Riyaseti, 5. Nablus Jandarma Taburu, Telgraf ve Posta Müdüriyeti, Tahsilat Komisyonu, Polis İdaresi, Mekteb-i İdâdî-i Mülkî Hey’et-i Talimiyesi, Memurîn-i Müteferrika, Ruhani Reisler.

 

 

Beyrut Vilâyeti Nüfus Cetveli[23]

 

 

Yerli

Yabancı

Topluluk isimleri

Toplam

Erkek

Kadın

Erkek

Kadın

İslâm

480567

244867

232255

1906

1539

Rum

49382

26227

22286

613

256

Marunî

27804

13412

11543

1428

1421

Katolik

21532

10910

10078

288

256

Protestan

2113

1125

898

52

38

Armen Katolik

567

260

258

26

32

Süryani Katolik

248

106

95

27

20

Yahudi

10958

5514

5162

143

139

Latin

2256

1099

1112

21

24

Sâmiri

166

95

71

 

 

Armen-i Kadim

86

11

6

43

26

Kıbtî

6

2

4

 

 

Toplam

595685

332628

282758

4547

3743

 

Akka Sancağı Nüfus Cetveli

Topluluk isimleri

Toplam

Erkek

Kadın

İslâm

59429

30619

28810

Rum Ortodoks

6572

3425

3147

Rum Katolik

6287

3380

3907

Mârûnî

1316

697

619

Latin

2593

805

788

Yahudi

9021

4669

4352

Protestan

391

205

186

Toplam

84609

43800

40809

 

Nablus Sancağı Nüfus Cetveli

 

 

Yerli

Yabancı

Topluluk isimleri

Toplam

Erkek

Kadın

Erkek

Kadın

İslâm

118370

63597

53942

504

327

Rum

1009

563

446

 

 

Latin

368

191

177

 

 

Protestan

308

183

125

 

 

Katolik

31

18

13

 

 

Yahudi

78

37

41

 

 

Sâmirî

166

95

71

 

 

Toplam

120330

84684

54815

504

327

 

Safed Kazâsı Nüfus Cetveli

Topluluk isimleri

Toplam

Erkek

Kadın

İslâm

13971

7177

6794

Katolik

1093

261

472

Mârûnî

797

410

387

Rum

238

131

107

Yahudi

5214

2614

2600

Toplam

21313

10953

10360

 

1918'de Filistin bölgesinin İngilizlerin eline geçmesiyle Nablus'ta Osmanlı hakimiyeti sona erdi. 1918-1920 yıllarında İngiliz askerî idaresinde kaldı ve 1920 San Remo Konferansı'nda Filistin'in İngiliz manda idaresine verilmesiyle Nablus'da aynı yönetime dahil edildi. Nablus, 1930'lu yıllarda Filistin'e Yahudi göçüne karşı mücadele veren Arap direnişinin en önemli merkezlerinden biri oldu. 1948'de İsrail Devleti'nin kuruluşuna karşı başlatılan savaş sonrasında Ürdün Devleti'nin idaresine girdi. Ürdün nehrinin Batı kesiminde kaldığı için Batı Yaka (Şeria) olarak adlandırılan bölgede İsrail'le mücadelede Filistinlilerce üs olarak kullanıldı[24].

Cennetmekân Yavuz Sultan Selim Han tâbe serâhu hazretlerinin Suriye'yi feth ve teshîr buyurdukları tarihten beri Suriye valiliğiyle Şam-ı şerîfe teşrîf buyuran zevât-ı izâm[25]

 

Valilerin isimleri

Tayin tarihi

Memuriyet süresi

 

 

Yıl

Ay

Gün

Canberdi Gazali

923

3

 

 

Ayas Paşa

926

 

9

 

Ferhad Paşa

927

3

 

 

Azim Paşa

930

1

9

 

Tavaşi Paşa

931

1

 

 

Lütfi Paşa

932

4

6

 

İsa Paşa

936

2

6

 

Mustafa Paşa

938

1

8

 

Lütfü Paşa (ikinci defa)

939

1

2

 

İsa Paşa (ikinci defa)

941

1

 

 

Mehmed Paşa

942

 

9

 

Süleyman Paşa

943

7

 

 

Ahmed Paşa

944

2

2

 

Hüsrev Paşa

946

1

1

 

İsa Paşa (üçüncü defa)

947

4

 

 

Berî Paşa

950

3

 

 

Sinan Paşa

953

4

 

 

Beri Paşa (İkinci defa)

957

1

5

 

Mehmed Paşa

958

3

7

4

Şems Ahmed Paşa

962

6

7

24

Hüsrev Paşa

968

1

1

7

Pehlivan Ali Paşa

969

 

11

11

Hüsrev Paşa (ikinci defa)

970

1

 

 

Lala Mustafa Paşa

971

5

 

 

Murad Paşa

976

1

1

25

Pehlivan Ali Paşa (ikinci defa)

977

1

 

 

Hacı Ahmed Paşa

978

1

 

 

Derviş Paşa

979

3

7

 

Lala Cafer Paşa

983

1

11

 

Hasan Paşa

985

4

5

 

Behram Paşa

989

 

7

 

Hüseyin Paşa

989

 

7

 

Hasan Paşa (ikinci defa)

990

1

4

 

Süleyman Paşa

991

 

1

 

Üveys Paşa

991

1

 

 

Mehmed Paşa

992

 

1

 

Üveys Paşa (ikinci defa)

992

1

 

 

Ali Paşa

993

 

7

 

Çamurcu Mehmed Paşa

994

 

4

 

Ali Paşa (ikinci defa)

994

 

4

 

Sinan Paşa

994

1

7

 

Hasan Paşa (üçüncü defa)

996

1

4

 

Mustafa Paşa

997

 

7

 

Sinanpaşa-zâde Mehmed Paşa

998

1

6

 

Halil Paşa

1000

1

3

 

Satırcı Mehmed Paşa

1001

 

7

 

Bostancı Ali Paşa

1001

 

1

 

Murad Paşa

1001

1

8

7

Hüsrev Paşa

1003

 

 

8

Murad Paşa (ikinci defa)

1003

 

7

 

Hüsrev Paşa (ikinci defa)

1004

1

4

 

Mustafa Paşa

1005

1

 

 

Cağalpaşa-zâde Sinan Paşa

1006

 

 

8

Ahmed Paşa

1006

1

1

 

Hüsrev Paşa (üçüncü defa)

1007

 

6

19

Şerif Mehmed Paşa

1008

1

4

11

Sinanpaşa-zâde Mahmud Paşa

1009

1

1

16

Osman Paşa

1011

 

11

10

Bostancı Ferhad Paşa

1012

 

10

8

Raziyehatun-zâde Mustafa Paşa

1013

 

 

4

Sinanpaşa-zâde Mahmud Paşa (ikinci defa)

1013

 

5

 

Osman Paşa (ikinci defa)

1013

 

1

 

Tavaşî Mehmed Paşa

1014

1

2

11

Sinanpaşa-zâde Mahmud Paşa (üçüncü defa)

1016

 

4

11

Tavaşî Mehmed Paşa (ikinci defa)

1016

1

6

 

Sinan Paşa

1017

 

3

25

Kapudan Hafız Ahmed Paşa

1018

6

 

 

Silahdar Çerkes Mehmed Paşa

1024

2

6

 

Çüne Mehmed Paşa

1027

 

6

 

Ahmed Paşa

1027

 

6

 

Mustafa Paşa

1028

 

6

 

Süleyman Paşa

1029

2

 

 

Murtaza Paşa

1031

1

 

 

Mehmed Paşa

1032

 

 

8

Mustafa Paşa (ikinci defa)

1033

1

 

 

Niğdeli Mustafa Paşa

1034

1

 

 

Gürcü Mehmed Paşa

1035

1

 

 

Tabar Mehmed Paşa

1036

1

 

 

Küçük Ahmed Paşa

1037

3

 

 

Yeniçeriler Ağası Mustafa Paşa

1040

1

 

 

Süleyman Paşa

1041

 

3

 

Yusuf Paşa

1042

 

3

 

Küçük Ahmed Paşa (ikinci defa)

1042

2

 

 

Mustafa Paşa

1044

1

 

 

Küçük Ahmed Paşa (üçüncü defa)

1045

1

 

 

Derviş Mehmed Paşa

1046

2

 

 

Yeniçeriler Ağası Mustafa Paşa (ikinci defa)

1048

1

 

 

Çifteli Osman Paşa

1049

1

 

 

Mehmed Paşa

1050

1

 

 

Ahmed Paşa

1051

1

 

 

Melek Ahmed Paşa

1052

1

 

 

Hırad Mehmed Paşa

1053

 

 

12

Silahdar Yusuf Paşa

1053

1

 

 

Gürcü Mehmed Paşa

1054

1

 

 

İbrahim Paşa

1055

1

5

 

Gürcü Mehmed Paşa(ikinci defa)

1056

1

 

 

Muharrem Paşa

1057

1

 

 

Köprülü Mehmed Paşa

1058

1

 

 

Mehmed Paşa

1059

1

 

 

Silahdar Murtaza Paşa

1060

 

5

 

Sivaslı Mustafa Paşa

1060

2

 

 

Ak Mehmed Paşa

1062

2

 

 

Defterdarzâde Mehmed Paşa

1064

2

 

 

Gazi Paşa

1066

1

 

 

Mehmed Paşa

1067

1

 

 

Silahdar Murtaza Paşa (ikinci defa)

1068

 

4

 

Tayyar Ahmed Paşa

1068

2

 

 

Kadri Paşa

1070

1

 

 

Gürcü Mustafa Paşa

1071

1

 

 

Köprülüzade Ahmed Paşa

1072

1

 

 

Süleyman Paşa

1073

1

 

 

Filibeli Mustafa Paşa

1074

2

 

 

Salih Paşa

1076

1

 

 

Kaplan Mustafa Paşa

1077

1

 

 

Firari Mustafa Paşa

1078

 

7

 

Çavuşzade Mehmed Paşa

1078

1

 

 

İbrahim Paşa

1079

3

 

 

Hüseyin Paşa

1082

1

 

 

Kara Mehmed Paşa

1083

1

 

 

İbrahim Paşa

1084

1

 

 

Kürd Hüseyin Paşa

1085

3

 

 

Osman Paşa

1088

2

 

 

Abaza Hüseyin Paşa

1090

5

 

 

Osman Paşa (ikinci defa)

1095

2

 

 

Kaplan Paşa

1097

1

 

 

Salih Paşa

1098

1

 

 

Hamza Paşa

1099

2

 

 

Ahmed Paşa

1101

1

 

 

Murtaza Paşa

1102

1

 

 

Gürcü Mehmed Paşa

1103

1

 

 

İsmail Paşa

1104

2

 

 

Silahdar Osman Paşa

1106

2

 

 

Bıyıklı Mustafa Paşa

1108

1

 

 

Ahmed Paşa

1109

2

 

 

Hacı Kıran Hasan Paşa

1111

1

 

 

Silahdar Hasan Paşa

1112

1

 

 

Arslan Paşa

1113

1

 

 

Kürd Bayram Paşa

1114

1

 

 

Arslan Paşa (ikinci defa)

1115

1

 

 

Firari Hüseyin Paşa

1116

1

 

 

Kürdzade Bayram Paşa

1117

1

 

 

Baltacı Süleyman Paşa

1118

1

 

 

Halil Hüseyin Paşa

1119

1

 

 

Osman Nasuh Paşa

1120

5

 

 

Çerkes Mehmed Paşa

1125

1

 

 

Topal Yusuf Paşa

1126

1

 

 

Kapudan İbrahim Paşa

1127

1

 

 

Köprülü Abdullah Paşa

1128

1

 

 

Receb Paşa

1129

1

 

 

Abotok Osman Paşa

1130

1

 

 

Kethüda Osman Paşa

1131

2

 

 

Matukzade Osman Paşa

1134

1

 

 

Abotok Osman Paşa (ikinci defa)

1135

2

 

 

Azmizade İsmail Paşa

1137

6

 

 

Aydınlı Abdullah Paşa

1143

3

 

 

Azmizade Süleyman Paşa

1146

5

 

 

Hüseyin Paşa

1151

1

 

 

Muhassıl Osman Paşa

1152

1

 

 

Abdipaşazade Ali Paşa

1153

1

 

 

Azmizade Süleyman Paşa (ikinci defa)

1154

2

 

 

Azmizade Esad Paşa

1156

14

 

 

Mekkîzade Hüseyin Paşa

1170

1

 

 

Çinici Abdullah Paşa

1171

2

 

 

Çalık Mehmed Paşa

1173

1

 

 

Sadık Osman Paşa

1174

10

 

 

Azmizade Mehmed Paşa

1184

1

 

 

Bostancı Hafız Mustafa Paşa

1186

1

 

 

Azmizade Mehmed Paşa (ikinci defa)

1187

10

 

 

Osmanpaşazade Mehmed Paşa

1197

 

 

20

Osmanpaşazade Derviş Paşa

1197

1

 

 

Cezzar Ahmed Paşa

1198

2

 

 

Battal Hüseyin Paşa

1200

1

 

 

Dalatî İbrahim Paşa

1201

4

 

 

Cezzar Ahmed Paşa (ikinci defa)

1205

5

 

 

Azmizade Abdullah Paşa

1210

3

 

 

Halil İbrahim Paşa

1213

 

2

 

Cezzar Ahmed Paşa (üçüncü defa)

1213

1

 

 

Azmizade Abdullah Paşa (ikinci defa)

1214

4

 

 

Cezzar Ahmed Paşa (dördüncü defa)

1218

1

 

 

Halil İbrahim Paşa (ikinci defa)

1219

1

6

 

Azmizade Abdullah Paşa (üçüncü defa)

1221

2

 

 

Genç Yusuf Paşa

1223

2

 

 

Süleyman Paşa

1225

2

 

 

Silahdar Süleyman Paşa

1227

3

 

 

Rumelili Süleyman Paşa

1231

 

6

 

Hafız Ali Paşa

1231

4

 

 

Şişman Salih Paşa

1235

 

3

 

Madenli Salih Paşa

1235

 

2

 

Sadrıesbak Derviş Paşa

1236

3

 

 

 

1238

1

 

 

Bilanî Mustafa Paşa

1239

2

 

 

Veliyüddin Paşa

1241

2

 

 

Salih Paşa (ikinci defa)

1243

1

 

 

Sadrıesbak Abdurrauf Paşa

1244

2

2

 

Selim Paşa

1246

1

 

 

Hacı Ali Paşa

1247

 

3

 

Mısırlı İbrahim Paşa

1247

9

 

 

Hacı Ali Paşa (ikinci defa)

1256

 

1

20

Necib Paşa

1257

1

 

 

Ahmed Paşa

1257

 

3

 

Bağdadlı Ali Rıza Paşa

1258

3

 

 

Halid Paşa

1261

 

1

 

Ali Paşa

1261

1

 

 

Musa Sukûtî Paşa

1262

2

 

 

Halil Kâmilî Paşa

1264

1

 

 

Osman Paşa

1265

1

 

 

Damad Mehmed Said Paşa

1266

1

 

 

Erzincanlı Ahmed İzzet Paşa

1267

1

 

 

İshak Paşa

1268

 

4

 

Ali Aşkar Paşa

1268

1

6

 

Mehmed Arif Paşa

1270

 

4

 

Salih Vamık Paşa

1271

1

 

 

Sadrıesbak Mahmud Nedim Paşa

1272

 

11

 

Mustafa Paşa

1273

 

1

 

Ahmed İzzet Paşa

1273

 

11

 

Kütahyalı Ali Paşa

1274

1

 

 

Halil Kâmilî Paşa (ikinci defa)

1275

 

3

 

Ahmed İzzet Paşa

1275

1

 

 

Muammer Paşa

1276

 

3

 

Mehmed Emin Paşa

1277

1

 

 

Zabtiye Müşiri Esbak Mehmed Paşa

1278

1

1

 

 

Beyrut vilayetinin teşkilinden beri valilikle Beyrut'u teşrif buyuran zevât-ı kiram[26].

 

Valilerin isimleri

Tayin tarihi

Memuriyet süresi

 

 

Yıl

Ay

Gün

Ali Paşa

8 Mart 1888

 

11

23

Hüseyin Fevzi Paşa (vekaleten)

2 Mart 1889

 

2

2

Raif Paşa

Gelmemiştir.

 

 

 

Rauf Paşa

3 Mayıs 1889

 

2

10

Aziz Paşa

25 Temmuz 1889

2

3

19

İsmail Kemal Bey

11 Ocak 1892

 

6

2

Halid Bey

31 Temmuz 1892

2

 

18

Nasuhi Bey

23 Ağustos 1894

2

3

12

Hasan Paşa (vekaleten)

5 Aralık 1896

 

4

1

Nazım Paşa

5 Nisan 1897

 

3

21

 

KUDÜS

Yavuz Sultan Selim, Mercidabık'ta Memluklara karşı kazandığı zaferden sonra Halep, Hama ve Şam üzerinden ilerleyerek 29 Aralık 1516'da Kudüs'e geldi. Ancak Kudüs padişahın gelişinden evvel muhtemelen Ekim 1516'da Osmanlı yönetimine girmiştir[27].

1831-1840 yıllarında gerçekleşen Kavalalı Mehmed Ali Paşa dönemi hariç Aralık 1917'ye kadar Kudüs'te Osmanlı hakimiyeti sürdü. Kudüs, Osmanlı yönetimi altında hep sancak statüsünde kalmakla birlikte bağlı bulunduğu merkez zamanla değişmiştir. 1516-1831 yılları arasında Şam eyaletine bağlı olmuş, 1831-1841 Mehmed Ali Paşa'nın oğlu İbrahim Paşa yönetiminde, 1841-1865 yılları arasında Sayda eyaleti, 1865'te ise Sayda ve Şam eyaletlerinin birleştirilmesiyle oluşturulan Suriye vilâyeti içerisinde yer almıştır. 1872-1917 yılları arasında ise müstakil mutasarrıflık olarak doğrudan merkezî hükümete bağlanmıştır.

Kudüs mali açıdan ise önceleri Halep, 1860'ların ikinci yarısından itibaren ise Şam defterdarlığına bağlanmıştır[28].

XVIII. yüzyılda genel olarak Kudüs'ün şartları ağırlaştı. 1702 yılında Kudüs sancakbeyi tayin edilen Muhammed Paşa'nın vergileri artırması ve vergi toplamada sıkı davranması üzerine Nakibüleşraf Muhammed Hüseynî'nin öncülüğünde bir isyana sebep olmuş ve iki yıl fiili olarak Kudüs nakibüleşrafın yönetiminde kalmıştır. İsyan 1705'te askerî güç kullanılarak Şam Eyaleti valisi tarafından bastırılmıştır. Bölgede gelişen Vehhâbî tehlikesine karşı 1810 yılında Sayda Valisi Süleyman Paşa Kudüs sancak beyliği görevini de üstlendi[29].

Bir bölgenin idarî yapılanmasını tespit bakımın önemli verilere ulaştığımız iki müesseseyi, mahkemeleri ve daha sonra oluşturulan belediye teşkilatlarını takip ederek de Filistin'in idarî taksimatına bir göz atmakta yarar var.

 

 

MAHKEMELER

Sancakbeylerinden sonra en yüksek rütbeli resmî görevliler olan kadılar, elimizdeki belgelere göre Filistin'in beş sancak merkezinde (Gazze, Kudüs, Nablus, Lajjun ve Safad) görevlerini yürütüyorlardı. Bunun dışında, Beyt Cibrin Yafa güneyindeki Macdal, Ramlah, Akka ve Elcelil'de Kafr Kanna gibi birkaç büyük köyde de, adaleti icra ediyorlardı. Bunlar arasında Kudüs kadısı özel bir mevkie sahip görünüyordu, zira kazai yetkisi, Kudüs sancağından çok daha geniş bir bölgeyi kapsıyordu[30].

Siyasi otorite açısından Şam ve Sayda vilayetine bağlanan Nablus adlî bakımdan Kudüs kadılığının yetki alanı içinde bulunuyordu. Nablus naibleri Kudüs kadısı tarafından tayin edilir ve ona bağlı kalırdı. Tanzimat öncesi dönemde Nablus naiblerinin bölgenin Bustâmî, Cevherî, Dekkak, Halîdi ve Temîmi gibi ulema ailelerinin seçildiği görülmektedir. 1860'lardan sonra Nablus naiblerini doğrudan Anadolu kazaskerliği tayin etmiştir[31].

 

Filistin'in Kudüs, Yafa, Nablus, Akkâ, Hayfa, Safed, Aclun, Kerek ve Tafile'de şer‘iye mahkemeleri kurulmuş ve sicillerinin bir kısmı günümüze kadar ulaşmıştır.

Filistin'de şer‘iyye mahkemelerinin dışında kurulan Nizamiye Mahkemeleri de şu şekildedir: Akkâ Mahkemesi, Nablus Mahkemesi, Cinin Mahkemesi, Bebi Sa‘b Mahkemesi, Cimmain Mahkemesi ve Birüsseb‘ Mahkemesi.

Bidayet mahkemeleri ise Hayfa, Safed ve Taberiye'de bulunmakta idi[32].

 

BELEDİYELER

Dünyada cemiyet ve şirket gibi tüzel kişiliklerin gelişmesiyle ve sivil inisiyatif ile doğan belediyeler, Osmanlı'da devlet eliyle ve hatta zoruyla kurulmuş bağımlı kurumlardır.

Osmanlı idaresinde ilk belediye teşkilatı İstanbul'da 1855 tarihinde kurulmuştur. 1864 tarihli İdare-i Vilâyet Nizamnâmesi ile taşra belediye teşkilatları faaliyete geçirilmiştir.

1871 tarihli Vilâyet Nizamnâmesi Osmanlı Devleti'nde belediye teşkilatı için kısım ayıran ilk kanundur. 1867 talimatlarını tavzih eden bu kısımda belediyenin görevlerini, meclis üyeliği için gerekli şartları ve gelir-gider kalemleri açıklanmıştır[33].

 

Beyrut vilayetinde bulunan belediyeler ve başkanları[34]: Akkâ (Başkanı Kasım Salim Efendi 1884), Hayfa (Başkanı Mustafa Efendi 1884), Taberiye (Abdullah Efendi 1884, Said Taberî Efendi 1899); Safed (Hasan Nehvî Efendi 1884); Nasıra 1875 (Tannus Küvâr 1875, Abdülmecid Fahum 1899); Nablus; Cinin (Hüseyin Abbuşî Efendi 1899); Tulkerem, Cemmain (Başkan vekili Selim Osman Efendi); Yafa (Vehbi Dabbağ, Hüsnî Bey, Ömer Bitar, Muhammed Decânî, Ali Bey); Bi‘rüsseb‘; Gazze 1893 (Mustafa Elemî, Ahmed Elemî, Ali Şevva, Abdullah Elemî, Halil Bisuso, Sait Şevva).

1863 yılında Kudüs Belediyesi teşekkül etti. Sancak yönetimini düzenlemek üzere bir idare meclisi kuruldu. 1886'da Kudüs polis gücü oluşturuldu[35].

Beyrut vilayetinde Gümrük bulunan yerler: Akka, Tantura, Basa, Kaysariye, Hayfa, Yafa, Gazze, Hanyunus, Abuzabura, Harem[36].

I. Dünya Savaşı sonlarında ise Filistin'de idarî taksimat şu şekildeydi:

Akkâ Sancağı: Akkâ, Hayfa, Nasıra, Safed ve Taberiye kazalarıyla dört nahiye ve 256 karyeden oluşmaktaydı.

Nablus Sancağı[37]: Nablus, Cinin, Beni Sa‘b ve Camain kazalarıyla yedi nahiye ve 238 karyeyi kapsıyordu.

Kudüs Mutasarrıflığı: Kudüs, Halilürrahman, Yafa, Gazze ve Birüssebi‘ ile 14 nahiye ve 219 karyeden müteşekkil idi[38].

1918'de Filistin bölgesinin İngilizlerin eline geçmesiyle Osmanlı hâkimiyeti sona erdi. 1918–1920 yıllarında İngiliz askerî idaresinde kaldı ve 1920 San Remo Konferansı'nda Filistin İngiliz manda idaresine verildi.

 

Kemal Gurulkan - Başbakanlık Osmanlı Arşivleri

 

Bu çalışmanın bir bölümü Kültür Dergisi Haziran 2009 Filistin Özel Sayısında Yayınlanmıştır.



[1] Karaman, M. Lütfullah, Filistin Mad., DİA, c. 13, s. 89.

[2] Uriyel Heyd, Otoman Documents on Palestine 1552-1615, Oxford 1960, s. 39.

[3] Heyd, age., s. 40.

[4] Walid el-Arid, XVIII. ve XIX. Yüzyıllarda Filistin'de Dini, Kültürel ve Sosyal Müesseler, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Ens. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İst. 1989, s. 1-2.

[5] Kılıç, Orhan, XVII. Yüzyılın İlk Yarısında Osmanlı Devleti'nin Eyalet ve Sancak Teşkilatlanması, Osmanlı, c. 6, s. 89-110.

[6] BOA, A. DVNS.MHM. d., 80/365.

[7] Karaman, agm., s. 92

[8] Heyd, age., s. 43.

[9] Heyd, age., s. 46., Bu yüzyılda Kudüs sancak beylerinin çoğu Tûkan ve Nimr ailelerinden seçildi. Aynı şekilde bu dönemde Hüseynî ailesinden, şer‘i mahkeme üst görevlileri ve belediye başkanları da Halidî ailesinden seçildi. I. Meşrutiyet Meclisi'nde Kudüs'ü temsil etmek üzere Halidî ve Hüseynî aileleri yarışmış, seçimi Yusuf el-Halidî kazanmıştır. II. Meşrutiyet meclisinde ise Kudüs bu aile üyelerinden Ruhi el-Halidî ve Said el-Hüseynî tarafından temsil edilmiştir. Ayrıntılı bilgi için bkz. Kamil Cemil el-Aselî, Kudüs Md., DİA, c. 26, 335.

 

[10] İlber Ortaylı, Tanzimat Devrinde Osmanlı Mahallî İdareleri (1840-1880), TTK Yay., Ankara 2000, s.51.

[11] Collas, Bernard Camille, 1864'de Türkiye, Bileşim Yayınevi, İstanbul 2005., s. 303'de Akkâ, Nablus, Kudüs Sayda eyaleti içerisinde zikredilmektedir.

[12] Walid, agt., s. 3.

[13] Dursun, Davut, Beyrut Mad., DİA, c. 6, s. 82.

[14] 1317 Suriye Vilayet Salnamesi, s. 83. Merkeze bağlı olarak idare edilen müstakil mutasarrıflıklar şunlardı: Kudüs-i Şerif, Yafa, Gazze, Halilürrahman, Bingazi, Zor, İzmid, Kale-i Sultaniye, Çatalca ve Cebel-i Lübnan.

[15] Milliyetler mozaiğine sahip Lübnan'da meydana gelen etnik çatışmalar bir vilayet kanunu hazırlanmasını tetikleyen bir etken olmuştur. Ayrıntılı bilgi için bkz., Kırmızı, Dr. Abdülhamit, 19. Yüzyılda Osmanlı Taşra İdaresi, Selçukludan Cumhuriyete Şehir Yönetimi içinde, Türk Dünyası Belediyeler Birliği Yayını, İstanbul 2008, s. 299-319.

[16] Karaman, agm., s. 92

[17] Sertoğlu, Mithat, Osmanlı Tarih Lûgatı, s. 297-301. Salname; Geçmiş yılların veya bir yılın bütün olaylarını, her türlü icraatını, istatistik, ticaret, sanayi, iktisat, tarih, fen ve biyografi bilgilerini özet halinde ihtiva etmek üzere tertip ve neşredilen eserler hakkında kullanılan bir tabirdir. Askerî, Bahriye, Devlet, Hariciye, İlmiye, Maarif, Rasadhane, Rüsumat, Vilayet salnameleri şeklinde türleri yanında özel müessese ve şahıslar tarafından da hazırlanan salname türleri bulunmaktadır.

[18] Emecen, Feridun, Akka Mad., DİA, c. 2, s. 265-267.

[19] 1318 Beyrut vilayet Salnamesi, s. 208 vd.

[20] Walid, agt., s.3, 14 numaralı dipnot.

[21] 1318 Beyrut Vilayet Salnamesi, s. 217 vd.

[22] Buzpınar, Şir Tufan, Nablus Mad, DİA, c. 32, s. 265-268.

[23] 1311 Beyrut Vilayet Salnamesi, s. 462-464. Beyrut, Akka, Nablus ve Safed nüfus verileri aynı salnameden alınmıştır.

 

[24] Buzpınar, agm.

[25] 1317 Suriye Vilayet Salnamesi, s. 282-291.

 

[26] 1318 Beyrut Vilayet Salnamesi, s. 73.

[27] Kamil Cemil el-Aselî, Kudüs Md., DİA, c. 26, 334.

[28] Heyd, age., s. 42.

[29] Aselî, agm., s. 335.

[30] Heyd, age., s. 42.

[31] Buzpınar, agm.

[32] Walid, agt., s. 137-138

[33] Kırmızı agm., s. 300-301.

[34] Walid, agt., s. 151-153.

[35] Aselî, agm., s. 336.

[36] 1318 Beyrut Vilayet Salnamesi, s. 217 vd.

[37] Sungur, Mutullah, XIX. Yüzyıl Osmanlı Devleti'nde Taşra İdaresi ve Vilâyet Yönetimi, Türkler, c. 13, s. 758-759'da vermiş olduğu 1877-1918 idari taksimat karşılaştırmasında 1918'de Akka ve Nablus'u Musul vilayetine bağlı olarak göstermektedir.

[38] Walid, agt. s. 3.


  9637 defa Görüntülendi.

**********************

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri Tuncay Yılmazer'in benimsediği anlamına gelmez. Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederiz.

**********************

Makaleye Yorum Ekle

 

YORUMLAR

891_Olgun Ceniş 05-08-2009, 18:19:07
Site yaz dolayısıyla konu sıkıntısı çekiyor galiba. "Geliboluyu Anlamayı" Filistin üzerinden mi amaçlıyorsunuz yoksa.
Yazı geneksiz uzun ve sıkıcı. Sonuna kadar okunamıyor.
Bir de bu sıkıcı yazının sahibi de Başbakanlık Arşivinde. Yanlış hatırlamıyorsam bu sitede yazıları çıkan ve osmanlıca okuyabiliyorum diye Çanakkale uzmanı geçinen Muzaffer Albayrak da arşivdendi.
Yahu bu arşivdekilerin işi yok mu devlet onlara boşuna mı para veriyor.
Böyle saçma sapan yazılarla araştırmacı-tarihçicilik oynayacaklarına işlerini yapsalar da arşivler tamamen açılsa.
 
892_Editör 05-08-2009, 20:30:03
Sayın Ceniş,

Doğrusu böyle bir yorum yapmanız, üstelikte başka bir kişiye, son derece gereksiz, düzeysiz ve haksız sataşmada bulunmanız üzücü… Bilmenizi isterim ki; böyle bir yazının sitede bulunması için sayın Gurulkan’a ben teklif götürdüm. Özellikle yayınlanmasını ben istedim.
Bu site sadece Çanakkale Savaşı üzerine bir site değil…Ayrıca Birinci Dünya Savaşı hakkında bilgi sahibi olmak isteyen Gelibolu’yu Filistin üzerinden de anlamaya çalışır, Sarıkamış üzerinden de… Yazı akademik bir makale… İlgilenen okurlarımız olur. İlgilenmeyen okumaz. Ancak yazıyı okuyamıyorsunuz, anlamıyorsunuz diye böyle tuhaf yorumlarda bulunmaya hakkınız yoktur. Beklentilerinizi karşılamıyorsa siteye girmezsiniz olur biter.
Saygılarımla…

Tuncay Yılmazer
 
893_MAHMUT GENİŞ 06-08-2009, 00:11:06
Sayın Gurulkan’ın Makalesi kaynakçalarla da oldukça güzel desteklenmiş, düzeyli bir makale. Böyle akademik bir çalışmayı sitede yayınladığı için kendisine teşekkür etmek gerek…

-Olgun Ceniş- isimli şahsın düzeysiz sataşmasına Tuncay Beyin verdiği seviyeli cevabı ise tebrik etmek gerek…

Gelibolu’yu anlayabilmek büyük bir meziyet tabiyki. Filistin’i Sarıkamış’ı anlamayan insanların Gelibolu’yu anlaması ise beklenemez…
Yazı gereksiz uzun ve sıkıcı, sonuna kadar okunmuyormuş… sizin okuma kapasiteniz birkaç sayfayı geçemiyorsa Gurulkan ne yapsın…
Kendisine Araştırmacı – Gazeteci – Tarihçi ünvanı veren - Çakma - ların birilerine sataşmayı Gelibolu üzerinden yapmaları büyük bir ahlaksızlık…
Acaba sizlerin birilerine, bir yerlere sataşmaktan başka bir işiniz yok mu? Keşke sataşmayı bırakıp birkaç sayfa kitap okusanız, belki o zaman Gelibolu’yu anlayabilme kapasiteniz gelişebilir.
 

KATEGORİDEKİ DİĞER BAŞLIKLAR

15/03/2017 - 13:17 18 Mart Zaferi ve Kahramanları Sergisi

03/03/2017 - 18:04 Çanakkale Gazisi Bigalı Mehmet Çavuş Anma Programı - 4 Mart 2017 Bahçeli Köyü/Biga

13/02/2017 - 08:53 Atlas Tarih Dergisi Şubat Sayısında 1. ve 2. Gazze Muharebesi Dosyası (Tuncay Yılmazer)

05/01/2017 - 11:29 Duyuru: Tarihin Akışını Değiştiren Savaş Çanakkale - 17 Ocak 2017 Muzaffer Albayrak Söyleşisi

28/12/2016 - 18:07 15 Temmuz Darbesinin Gölgesinde Bir Yıl: Çanakkale, KutülAmare, Somme dan Halil İnalcık Hocaya... 10 Yaşına Giren GeliboluyuAnlamak ta 2016 böyle geçti (Tuncay Yılmazer)

11/12/2016 - 15:52 GeliboluyuAnlamak tan Duyuru: Teröre Lanet

24/11/2016 - 06:22 Kronik Kitap Dört Yeni Eserle Yayın Hayatına Başladı

17/11/2016 - 07:02 Tarih Bir Din Değil İlim Sahasıdır (Seyit Ahmet Sılay)

29/09/2016 - 18:50 Dr. Kilisli Rıfat ın İzinde Osmanlı dan Türk e ve Ötesi (Nükhet Kardam)

09/08/2016 - 13:11 Aşk Cephesi – Bahadır Yenişehirlioğlu ( Sinem Şahin )

04/08/2016 - 17:27 Çanakkale Muharebelerine Dair Bir Site; canakkalemuharebeleri1915.com

16/07/2016 - 09:28 GeliboluyuAnlamak tan Duyuru: Darbelere Hayır! Demokrasiye Evet

15/07/2016 - 09:35 Birinci Dünya Savaşı Araştırmaları Sitesi cihanharbihatiralari.com (Mehmet Beşikçi)

07/04/2016 - 07:10 Konferans - Kut ül Amare Zaferi ( İPTAL DUYURUSU )

31/03/2016 - 06:05 Türkiye nin Bağdat Büyükelçiliği Kutü-l Amare Zaferini her yıl kutluyor ( Faruk Kaymakçı)

24/03/2016 - 03:58 Çanakkale Savaşı nın Dünya Tarihindeki Yeri - NTV Mete Çubukcu ile Pasaport Programı - 18 Mart 2016

16/03/2016 - 08:38 Çanakkale Savaşının 101. yıldönümü Yeni Bakışlarda konuşuldu.

11/03/2016 - 06:46 Konferans - Çizgilerle 1. Dünya Savaşı

19/02/2016 - 06:58 Konferans - Vahdettin Engin - İkinci Abdülhamit'in Politikaları

15/02/2016 - 07:10 Birinci Dünya Savaşı’nda Gördüklerim ve Yaşadıklarım - Erich Ludendorff

08/02/2016 - 09:09 Osmanlı Devleti nin I. Dünya Savaşı na Girişi (Ali Kaşıyuğun)

01/02/2016 - 09:01 İki Siper Bir Mektup Bir Çanakkale Projesi Değerlendirmesi (Celal Yıldırım)

25/01/2016 - 11:57 Gelibolu Yarımadasında Geçmişin İzleri ve İz Bırakanlar (Gürsel Akıngüç)

18/01/2016 - 12:52 Seddülbahir 32 Saat Dizisi Üzerine... Bizi Affedin ( Seyit Ahmet Sılay )

18/01/2016 - 10:27 İstanbul Büyükşehir Belediyesi Konferans - Osmanlının Suriye Politikası

13/01/2016 - 08:08 Şiir ve Öykü Yarışması

05/01/2016 - 12:42 PROGRAM: İtilaf Devletlerinin Çanakkale den Tahliyelerinin 100. Yılı-Onlar Giderken

03/01/2016 - 10:32 Konferans - Çanakkale Savaşlarında Tahliye Harekatı - Kenan Çelik

14/12/2015 - 06:31 Konferans - Haluk Oral - Bir Kırılma Noktası Çanakkale

26/11/2015 - 18:34 Gelibolu Yarımadası Savaş Alanlarının Hava Fotoğrafları (Gökhan Tarkan Karaman)

13/11/2015 - 21:12 Konferans -Çanakkale’de Bir Edebi Heyet

15/10/2015 - 13:23 Konferans - Çanakkale'de Yitirilen Tahsilli Gençlik

29/05/2015 - 14:34 Benim Çanakkale kahramanım Mahmut Sabri Bey’dir- Atlas Tarih Çanakkale Özel Sayısında Tuncay Yılmazer Röportajı

15/05/2015 - 16:25 İBB Konferans - Cepheden Mektuplar (Doç.Dr.Ömer Çakır)

27/04/2015 - 02:44 Çanakkale Söyleşileri 25 Nisan 1915 Müttefiklerin Çıkarma Harekatı-Kenan Çelik

15/04/2015 - 08:30 Atlas Tarih’ten Çanakkale Özel Sayısı

08/04/2015 - 17:12 Derinlerden Siperlere: Çanakkale 1915 Sergisi

30/03/2015 - 17:08 Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı na Çağrı, Kamuoyuna Duyuru

26/03/2015 - 09:02 Konferans-18 Mart Kahramanı Cevat Paşa

24/03/2015 - 17:04 “İki Siper Bir Mektup” Bir Çanakkale Projesi (Celal Yildirim-Hatice Solmuş TED Mersin Koleji)

21/03/2015 - 04:13 CNNTürk Serdar Tuncer ile Başka Şeyler Programı Kaydı

17/03/2015 - 04:46 Çanakkale Muharebeleri- 100 Yıl önce 100 Yıl sonra (Tuncay Yılmazer)

13/03/2015 - 18:27 CNNTürk Serdar Tuncer ile Başka Şeyler- Çanakkale Savaşı Özel- Programı (14.3.2015 saat 00.00)

04/03/2015 - 16:22 CNR Kitap Fuarı’nda Çanakkale Muharebeleri Paneli ( 07.03.2015 saat : 15.30 Yeşilköy CNR Dünya Ticaret Merkezi )

16/02/2015 - 14:00 Acı bir Çanakkale Türküsüne adanan 4 yıllık bir emeğin takdimi- Harmanyeri 1915 (Yönetmen: Gürdal Uğur)

01/02/2015 - 03:46 100. Yıl’da Muhteşem Soru… Seyit Onbaşı’nın Kaldırdığı Mermi Kaç Kiloydu ? (Tuncay Yılmazer )

18/01/2015 - 15:05 Kireçtepe Jandarma Şehitliği Restorasyonu ve Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne Sorular (Tuncay Yılmazer)

10/01/2015 - 14:53 Konferans - Osmanlıyı Yıkan Cephe-Filistin

28/12/2014 - 13:48 Milli Park’tan Tarihi Alan Başkanlığına, Hollywood tartışmalarından Muhafazakarlığın Savruluşuna… Gelibolu’yu Anlamak’ta 2014 (Tuncay Yılmazer )

24/11/2014 - 14:52 Son Savruluş – Çanakkale Muharebe Alanlarına Hollywood Modeli Tema Parkı ! (Tuncay Yılmazer )

15/11/2014 - 01:37 Konferans - Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti

01/11/2014 - 03:54 Gelibolu yarımadasında utanç verici olay / The shameful event in Gallipoli Peninsula

09/10/2014 - 10:13 Uluslararası Sempozyum - Büyük Savaş ve Osmanlı Devleti: Savaşa Giden Süreç

24/09/2014 - 17:06 Çanakkale’de Yeni Şehitlik! (Gürsel Göncü)

12/09/2014 - 15:51 Çanakkale Savaşlarının 100. Yılı Özel Sayısı Makale Çağrısı

// - 09:52 Geliboluyu Anlamak’tan Kamuoyuna Duyuru

// - 06:37 Çanakkale Muharebeleri Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kanun Tasarısı Üzerine ( Tuncay Yılmazer )

// - 15:33 Gelibolu Yarımadasında Yeni Bir Dönem: Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı’nın Kurulması (Dr. Mithat ATABAY)

23/05/2014 - 17:16 100.Yıldönümünde Birinci Dünya Savaşı’nı Hatırlamak” Sempozyumu

16/05/2014 - 16:24 SOMA MADENCİLERİNİ RAHMETLE ANIYORUZ

11/05/2014 - 13:05 Gelibolu Yarımadası Savaş Alanlarının Korunması ve Unesco Kültürel Mirası İlan Edilmesi (Dr. Mithat ATABAY)

09/05/2014 - 23:03 Çanakkale Muharebelerinin Komuta Kademesi ve İdaresi Çalıştayı İzlenimleri (Ahmet Yurttakal)

02/05/2014 - 06:00 Çanakkale Muharebelerinin Komuta Kademesi ve İdaresi Çalıştayı

15/04/2014 - 18:40 Savaş Tarihi Araştırmaları Uluslararası Kongresi (100. Yılında I. Dünya Savaşı ve Mirası)

06/04/2014 - 22:18 DOKUN Dergisi’nde Tuncay Yılmazer İle Söyleşi...

15/03/2014 - 18:00 Hatıralarıyla Çanakkale Muharebelerinin Komutanları Paneli

09/03/2014 - 14:19 Çanakkale Savaşları Resmi Koleksiyoneri Seyit Ahmet SILAY

06/03/2014 - 22:33 Konferans -'Çanakkale Muharebelerinde Bir Kahraman Asker Gazi Binbaşı Halis Bey

28/01/2014 - 07:35 Sadece Bir Emir Kipi...İsrail'i Kur! - Wladimir Jabotisnky ( Çev. Atilla Aşçı )

14/01/2014 - 16:21 Balkan Harbi - Trakya Seferi Kitabını Yeniden Hatırlamak (Şahin Aldoğan, Selim Meriç)

06/01/2014 - 12:12 Birinci Dünya Savaşı’nın Yüzüncü Yılında Savaşa Dair Önemli Bir Eser: “GRİFF NACH DER WELTMACHT: Die Kriegszielpolitik des kaiserlichen Deutschland 1914/1918” Kadir Kon

30/12/2013 - 22:51 Şehit Teğmen İbrahim Naci’den Çanakkale’de tarihin betonlaşmasına… 2013 Yılının muhasebesi ( Tuncay Yılmazer )

06/12/2013 - 22:00 32. Gün Programında Çanakkale Muharebe Alanlarında Betonlaşma Konusu Tartışmaya Açıldı

11/11/2013 - 05:23 Yüzüncü Yıla Doğru Yazıları-2 : Çanakkale Muharebe Alanları’ndaki Betonlaşma Meselesi Neden İlgi Görmüyor? ( Tuncay Yılmazer )

03/11/2013 - 20:03 Çanakkale Muharebe Alanlarında İnşaat Çalışmaları Tüm Hızıyla Devam Ediyor… (Tuncay Yılmazer)

05/10/2013 - 11:07 Zaman Gazetesi'nde 05.10.2013'te Yayınlanan Haber- Çanakkale Şehitlikleri'nde Betonlaşma Tehlikesi ( Burak Can- Mehmet Güler)

11/09/2013 - 21:28 Derinlerden Yansımalar: Çanakkale Savaşı Batıkları (Mithat Atabay, Okan Taktak, Savaş Karakaş, Selçuk Kolay)

25/08/2013 - 15:29 Zığındere Vadisinden Geçecek Yol Tarihi Tahrip Edecektir! (Tuncay Yılmazer)

14/08/2013 - 18:40 Ağadere'ye Sahip Çık (Murat Sayar)

28/07/2013 - 14:53 NTV Tarih’in Kapanması Üzerine Birkaç Not… ( Tuncay Yılmazer )

08/07/2013 - 20:00 Çanakkale Muharebe Alanlarının Şehitlik İnşasıyla İmtihanı! (Muzaffer Albayrak)

26/06/2013 - 21:59 100. Yıl’a Doğru Yazıları- Çanakkale’de Şehitliklerin İhyası Gerçekten Gerekli mi? ( Tuncay Yılmazer )

10/05/2013 - 14:36 İlber Ortaylı Seyahatnamesi

23/04/2013 - 18:49 Tarihçi-Yazar Muzaffer Albayrak İle Söyleşi (Yunus Emre Tozal)

21/04/2013 - 14:44 GEO Dergisi Nisan 2013 Sayısında Hayal Kırıklığı ( Tuncay Yılmazer )

09/04/2013 - 13:18 Meclisin Unuttuğu Kahraman Nezahet-Ozan Bodur

23/03/2013 - 21:43 Ayraç Kitap Dergisi Çanakkale Özel Sayısı

22/03/2013 - 22:03 Çukurova Üniversitesi'ndeki Konferans ile İlgili Gelibolu’yu Anlamak Okurlarına Açıklama ( Tuncay Yılmazer )

21/03/2013 - 20:14 Çukurova Üniversitesi'nde Çanakkale Savaşı Konferansı ( 22.3.2013)

16/03/2013 - 10:44 18 Mart Üniversitesi ve AÇASAM “2015’e Doğru Çanakkale Muharebelerini Anlamak ve Anlatmak” Paneli ( 19.3.2013)

12/03/2013 - 07:39 Şehit Teğmen İbrahim Naci’nin Günlüğü’nden Çanakkale Muharebeleri Konulu Panel

08/03/2013 - 07:01 Gelibolu'yu Anlamak twitter'da....www.twitter.com/gelibolu2015

01/03/2013 - 13:59 NTV Tarih'te Şehit Teğmen İbrahim Naci Bey Dosyası

24/02/2013 - 20:18 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nde Safiye Hüseyin Konferansı (İsmail Bilgin)

19/02/2013 - 14:35 TRT Avaz 'da Çanakkale Programı

18/02/2013 - 07:22 Çanakkale Muharebeleri’nde Kahraman Bir Hemşire: Safiye Hüseyin Elbi Konferansı

07/02/2013 - 17:03 Prof. Dr. Vahdettin Engin'in 'Asayiş' adlı eseri kitapçılarda...

04/02/2013 - 11:05 Sör Siyonist , İngiltere'den Filistin'e Toprak Kavgası -Çiğdem Bayraktar Ör ( Prof. Dr. Vahdettin Engin )

18/01/2013 - 06:39 Çanakkale Valiliğince Yayımlanan 'Çanakkale'de Kahramanlar Geçidi, 57. Piyade Alayı' İsimli Kitaba Dair Eleştiriler (Şahin Aldoğan-Selim Meriç)

12/01/2013 - 20:34 Sarkis Torosyan'a Enver Paşa'nın Verdiği İddia Edilen Belge Üzerine (Prof.Dr.Taha Niyazi Karaca)