Alman Albay Hans Kannengiesser'in Çanakkale Savaşı Hatıraları Nihayet Türkçe'de ( Tuncay Yılmazer )

Tarih: 22/02/2009   /   Toplam Yorum 13   / Yazar Adı:      /   Okunma 12845

( Aşağıda sunulan ve Anadolu insanının haleti ruhiyesine ve zekâsına dayanan bir örneği, Mareşal Otto Viktor Karl Liman von Sanders bana şöyle anlatmıştı:Sıcak bir Temmuz gününde, birkaç askerin dışarıda beni görmek istediklerini bildirdiler. Çadırdan dışarı çıktığımda, terden sırılsıklam olmuş, toz-toprak içinde kalmış, altı piyadenin karşımda “hazır-ol”da durduğunu gördüm. En yaşlısı tercüman aracılığıyla diyordu ki: “Paşa”, bizim birlik savaş yapılmayan bir yer olarak, Saros Körfezi’nin üstünde bulunuyor. Burada ise, kardeşlerimiz ağır bir savaşın içindeler. Senin bizi burada bir cepheye yerleştirmenizi, rica etmek için alayımızdan kaçtık.”)
Çanakkale Muharebeleri ile ilgili yabancı eserlerde en fazla atıf yapılan kaynakların başında gelen Alman Albay Hans Kannengiesser’in hatıratı nihayet Türk okuyucusuyla buluşuyor. Savaş sırasında Osmanlı Ordusu’nda gözlemci, danışman, tümen ve kolordu komutanlığı görevlerinde bulunan Kannengiesser tüm içtenliğiyle Çanakkale’yi ve Mehmetçiği anlatıyor. Diğer Alman subaylarda dikkati çeken “tepeden bakış” Kannengiesser’de de zaman zaman hissedilse de ayrıntılı betimlemeleri, bazen esprili bazen de ilginç tesbitleri ile sözkonusu hatırat dikkati çekiyor. Kitap yayına hazırlanırken ilk okuduğumda beni çok duygulandıran ( Kannengiesser’in hatıratına koyduğu) bir Mehmetçiğin mektubunu yayınlıyorum. Eminim siz de çok etkileneceksiniz

 

 

 

Kannengiesser'in Hatıratı'ndan;

.........

Aşağıda sunulan ve Anadolu insanının haleti ruhiyesine ve zekâsına dayanan bir örneği, Mareşal Otto Viktor Karl Liman von Sanders bana şöyle anlatmıştı:

 

Sıcak bir Temmuz gününde, birkaç askerin dışarıda beni görmek istediklerin bildirdiler. Çadırdan dışarı çıktığımda, terden sırılsıklam olmuş, toz-toprak içinde kalmış, altı piyadenin karşımda “hazır-ol”da durduğunu gördüm. En yaşlısı tercüman aracılığıyla diyordu ki: “Paşa”, bizim birlik savaş yapılmayan bir yer olarak, Saros Körfezi’nin üstünde bulunuyor. Burada ise, kardeşlerimiz ağır bir savaşın içindeler. Senin bizi burada bir cepheye yerleştirmenizi, rica etmek için, Alayımızdan kaçtık.

 

Onların ricaları uygun görüldü ve gönderildikleri birlikte, bunlardan üçü hemen vurularak şehit oldular. Hayatta kalan birisinin ailesine yazdığı ve bana ulaştırılan mektubunu aşağıda sunuyorum:

 

“Sevgili Anam ve saygılı Babam!

Size bu mektubu, bizim memleketten olan Kastamonulu Mehmed Mustafa Çavuş yazıyor. Allah’a şükür, sağlığım yerinde ve yaşıyorum. Siz, Sevgili Anam ve Babam, erkek ve kız kardeşlerim ve tüm köylülerimin de sağlığına, hastalık ve açlıktan korunmalarına, Allah’a dua ederim.

Ben Der-saadet’te (İstanbul’da) iken, son mektubunuzda, iki kardeşimin de daha asker olduğunu öğrenince, çok gururlandım.

İlkbahar gelince, İstanbul’dan ayrıldık ve deniz kenarında kutsal savaş içerisinde bulunan Gelibolu’ya geldik.

Geceleyin çadırımızda iken, dışarıda denizde duran düşman gemilerinin top ateşlerini görüyor, gündüz ve gece olup olmaması fark etmeksizin, sürekli obüs gürlemelerini duyuyor ve silâh sesleri altında yüreğimizi bir üzüntü sarıyordu. Fakat komutanlarımız bize, arkamızı savaşan kardeşlerimiz koruyabilmeleri için, bizim bulunduğumuz noktanın savaş alanının oldukça gerisinde bulunmak zorunda olduğunu, söylediler. Sürekli savaş ve çarpışma rüyaları görüyoruz.

Sıcak bir yaz gecesinde, çadırımızın etrafına bir süvari geldi. Bize, Seddülbahir denen bir kale civarında kardeşlerimizin şan ve şerefle sıcak bir savaşta olduğunu, bizim ve onların mutlaka zafere ulaşacağımızdan bahsetti. O gittiği zaman uyuyamadık.

Saygılı babam, sana bu mektubu yazan Mehmed Mustafa Çavuş ayağa fırladı ve bağırdı: “İnşallah, kerim olan Allah’ın da inayetiyle, anam beni bu çadırda ölsün diye doğurmadı. Sizden kim adamsa, beni takip etsin” dedi. İçimizde bir adam vardı ve yara sarmayı hekimlerden öğrenmişti. Silâhı yoktu. Silâh yerine, içi beyaz bezler ve ilâç şişeleriyle dolu bir çanta taşıyordu. Okumuş ve bilgili bir adamdı. Birkaç gün sonra, ben size ondan da yazacağım. İngilizlerin şiddetli bir baskınında elinde çantasıyla birlikte, şehit olmuştu. Adı Ahmed idi ve demişti ki: “Mehmed Mustafa Çavuş, subaylarımıza sormadan ve müsaade almadan, nasıl bu adamları dışarıya götürüyorsun?” O, akıllı ve okumuş bir adamdı. “Benimle gelin” dedi Mehmet Çavuş. “Bizim subaylardan değil, yüksek komutandan, Alman Liman Paşa’dan müsaade almaya gidelim” dedi.

Ahmed de razı olunca, silâhlarımız ve sırtımızda çantalarımızla sabah ağarmadan önce, şiddetli ve çok kuvvetli obüs gümbürtülerinin duyulmağa başladığı sıralarda, yürüyüşe geçtik. Böylece, saatlerce yol kenarlarından yürüdük ve akşam olunca, bir çeşmenin yanına gelerek, orada durduk. Sabah olunca, deve, at ve eşeklerle birçok insanlar geldiler ve birisi, bize Liman Paşa’nın çadırının bulunduğu yeri tarif ederek, yolu gösterdi. Dünkü gibi, zorlu bir yürüyüş oldu. Ekmeğimiz ve zeytinimiz hiç kalmadı.

Liman Paşa’yı bulduk. O bize, bir baba şefkatiyle davrandı, yemek verdi ve bize, “Siz kötü bir harekette bulunmuşsunuz. Subay ve birliğinizden izin almadan, orayı terk etmişsiniz. Fakat, size yine de kahraman savaşçılar gibi işlem yapılacak. Çünkü siz, kardeşleriniz savaşırken, boş ve serbest kalamazsınız. Bu gece, benim çadırımda kalınız ve yarın sabah sizi düşmana karşı göndereceğim” dedi.

Böylece biz bir alaya geldik ve burada kardeşlerimizin çoğu, Konyalıydı. İri ve kuvvetli adamlardı. Onlar da bizim dili kullanıyordu ancak, zorlukla anlaşabiliyorduk. Bize, ihtiyacımız olan her şeyi verdiler ve tel örgülü siperlerini gösterdiler. Bizim arzumuz düşmanı görmekti ancak, olmadı. Bizim onları gözetlediğimiz gibi, onların da hemen bizim önümüze oydukları köpek çukurlarından bizi yıldırım hızıyla gözetliyorlar ve Halifemizin de izni olmadan toprağımıza ayak basmışlardı.

Sonra, silâhlarımızın gümbürtüsüyle toprağın sarsıldığı bir gece, evliyamız-kutsal hocamız önce bizimle birlikte namaz kıldı. Saçları ağarmış ve sanki 100 yaşından daha yaşlı olmasına rağmen, becerikli ve çevik bir çocuk gibi, çukurdan öne atıldı. Sonra, biz de öne atılarak, dipçiklerimize yüklendik ve önümüze ne çıktıysa, merhametsizce öldürüldüler.

Bundan başka size ne yazayım saygılı babam ve sevgili anam, ben iyiyim. Birçok kardeşlerimle beraber, günlerden beri büyük bir odada ve beyaz duvarlı hastanemizde kalıyoruz. Analarımız ve kız kardeşlerimiz gibi, bize çok iyi bakıyorlar ve yataklarımızın arasında dolaşarak ve oturup kalkarak, tüm isteklerimizi yerine getiriyorlar.

Ben tekrar size kavuşacağım ve mahsullerin toplanmasına da yardım edeceğim. Çünkü, sol elimde iki parmağım olmadığı için, yaşlı hekim bana, bu yıl tekrar savaşmamı istemiyor.

Saygı değer babam ve sevgili anam, bu mektubu size Mehmed Mustafa Çavuş yazıyor ve gönderiyor. Onun da selâmı var. O da yaralıydı ve iyileşince, bizi, köyümüzde ziyaret edecek.

Selâm eder, ellerinizden öperim. Kız ve erkek kardeşlerime de selâm ederim.

                                                                                      Vefalı oğlunuz, İsmail

 

 

Çanakkale'de Türklerle Beraber

Hans Kannengiesser

Çev. Prof. Mehmet Serez

Timaş Yayınları, Şubat 2009

 


  12845 defa Görüntülendi.

**********************

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri Tuncay Yılmazer'in benimsediği anlamına gelmez. Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederiz.

**********************

Makaleye Yorum Ekle

 

YORUMLAR

646_aytekin nebioğlu 23-02-2009, 20:00:26
öncelikle bu kitabın baskısını haber verdiğiniz için çok teşekkür ederim...hani derler ya müjdemi isterim...bizi anlatan kitapların türkçede yayınlammaması beni ötedenberi rahatsız etmiştir...hatta bazen amazon vs .sitelerden yüksek meblağlara bu kitapları almak zorunda kaldım ..oda okunmuş ikinci elleri...ama şimdi bu kitapla çok önemli bi hatıratı türkçe olarak bizlere kazandıran timaş yayınevine teşekkürü borç bilirim...darısı yayınlanmayı bekleyen diğer eserlere...mesela c.w. bean in 2 ciltlik muhteşem eseri the story of the anzac...
 
648_İsmail Sezgin 25-02-2009, 23:12:11
Uzun süreden beri Prof. Dr. Mehmet Serez hocamdan beklediğim bir kitaptı. Çanakkale Harekatı'na önemli bilgilerin Serez hocamın güzel çevirisiyle daha da ışık tutacağına inanıyorum. Hocama sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.
 
649_Ahmet 26-02-2009, 23:12:22
kitabın çıktığın bende çok sevindim çok merak ettiğim bir hatıra idi
mehmet serez hocam da Almanlar konusunda baya bilgili ve donanımlıdır.
emeğine sağlık diyorum
teşkkürler
 
650_Daha 27-02-2009, 12:31:32
Türkçeye şu ana kadar Carl Mühlman ile Liman von Sander Paşa'nın hatıraları çevrilmişti. Bu kitap ise cephede yaralanan bir Albaya ait. Mustafa Kemal Paşa ile Çanakkale'de bizzat taarruzlara katılmış ve bunlardan birinde yaralanan bir albay. Maalesef Türkiye'de tanındığı söylenemez. Hakkında detaylı bir yazıya ihtiyaç var.
 
700_atilla asci 31-03-2009, 12:48:58
kitap ne yazik ki, yüzlerce ceviri hatasi ile doludur.;örn.: orijinal kitapta sayfa 25 de "hatta bunu Cemal Pasa söyler" yazilidir. Ceviride bu bile 29, uncu sayfada Ismail Enver diye yazilmistir. Buna benzer bir cok mana ve anlam kargasasi doguran pasajlar vardir. Ceviride sayfa 139 da " Sahra topculari, 11 batarya ile Kirte'nin etrafini sarmislar ve namlularin kolayca egilip bükülecek sekilde ( ne demekse) araziye yerlesmislerdi" yazilmis orijinal kitap sayfa 119 da ise, sadece "sahra topculari, 11 batarya ile Kirte cevresinde seri bir sekilde konuslanmislardi." diye yazilidir. Kitabin tekrar gözden gecirilip, güzel ve "anlasilir"bir Türkce ile yeniden yazilmasi elzemdir.

 
708_Atilla Asci 02-04-2009, 09:31:10
Kimseyle sahsi bir sorunum olmadigini öncelikle belirterek, sözlerime baslamak istiyorum.. Ama kitabi okudukca Canakkale Muharbeleri gerceklerinin de sapmalara ugradigi görülüyor. Örn.: orijinal kitabin 79. sayfasinda " Ausser 6 derartigen Divisionen in Gesamtstärke von rund 60 000 Mann hatte die 5. Armee nichts - rein gar nichts, weder schwere Artillerie, noch Flieger, noch Lastautos und nur allerkärgliches Schanzmaterial"..Bu cümlenin söyle cevirisi gerekirken "toplam alti tümendeki yaklask 60 000 askerin haricinde, 5. Ordu'nun elinde hic bir sey yoktu - ne agir toplar, ne ucak ne de yük kamyonlari - sadece elzem olan tahkimat /istihkam aletleri"...ama nasil cevirilmis ?? " sayfa 90: 5. Ordu'da bu 6 tümenin toplam kuvvetinin disinda, agir topcu bataryalarainda, ucak birliklerinde, yük kamyonlarinda ve tüm tabyalar ile tahkimat materyallerinde de yaklasik 60 bin asker bulunmaktaydi"
Bu ceviriye göre 5. Ordunun elinde ucaklar, agir toplar ve yük kamyonlari bulunmakta, 6 tümenin haricinde bir 60 000 askerin daha bulundugu anlasiliyor. Yani gercek bir tablo ortaya cikmiyor.
Yine oriijinalde, sayfa 78'de " Besonders von französischer Seite wurde lebhaft befürwortet, den Hauptangriff auf die asiatische Seite zu verlegen" .
Cevirisi sayfa 89'da " Özellikle Fransizlarin lehine Asya tarafina yapilacak olan bir ana taarruz da desteklenmisti." diye yapilmis. Bu da gerceleri saptiriyor...?!
Aslinda tam tersi olmustu. Ingilizler böyle bir teklifi desteklememislerdi. Söyle cevrilmsi gerekiyordu. " Özellikle Fransizlar ana cikarmanin Asya tarafina olmasini/kaydirilimasini atesli bir sekilde istiyorlardi" Burada, "verilen destek" diye bir sey yazilmamis...?? Bunlar sadece iki örnek...
 
710_Mehmet Mithat 03-04-2009, 20:03:42
Özellikle son yıllarda Çanakkale Savaşları konusunda İngilizce, Osmanlıca’dan birçok yayın dilimize aktarıldı. Çevrilmeyi bekleyen daha birçok eser var kuşkusuz, fakat bugüne kadar çevrilen eserler arasında Alman tarafı çok boş kalmıştı. Bu sene Çanakkale savaşları üzerinden 94 yıl geçmiş oldu. Kannengiesser gibi Çanakkale cephesinde çok önemli görevlerde bulunmuş, hatta yaralanmış ve birebir cepheyi yaşamış bir insanın yazdığı bu kitap maalesef çok geç dilimize aktarıldı.

Öncelikle Mehmet Serez Beyi bu değerli kitabı dilimize aktardığı için, okuyuşumuza sunduğu için çok tebrik ediyorum. Sayesinde bugün bu değerli kitabı okuyabiliyoruz. Bu sene çevrilmemiş olsaydı kim bilir daha ne zaman okuyabilirdik…

Sonrasında ise, Atilla Ascı Beyin haksız yorumlarına değinmek istiyorum. Atilla Bey, çoğu fazla da önemli olmayan ve “kitap ne yazık ki, yüzlerce çeviri hatası ile doludur” diyerek verdiği birkaç örneği pekte yerinde bulamıyorum… Anlaşıldığı üzere kendi de Almanca bilen biri. Keşke siz daha önce bu kitabı çevirseydiniz de sizin adınızda daha önce okuyabilseydik…

Çanakkale savaşı ile ilgilenen insanlardan bazı kesiminin amacı maalesef üzüm yemek değil sadece bağcı dövmek. Hayır, dövülen bağcılar hiç üzüm yetiştirilmese çok daha iyi mi olacak? İyi ki “Erkekliğin yarısı kaçmaktır” diyen insanlar değil bu bağcılar. Yoksa 94 yıl değil, 194 yıl geçse yine de bu kitabı okuyamazdık…

Ellerinize sağlık hocam… Kitap çok değerli ve çok güzel olmuş…
 
712_Atilla Asci 03-04-2009, 23:50:20
Öncelikle, bu konunun üzüm ve bagci iliskisine indirgenmesine sasirdim...Tabi ki, bu tür kitaplarin ve önemli sahsiyetlerin dilimize kazandirlilmalari cok önemli bir calisma. Bu tür tarinhsel önem tasiyan kitaplar bir roman gibi cevrilemez,.Gerceklerin insanlarin( duymak) istedigi gibi cevrilmeleri, bu gerceklerin hic bir zaman dogru olarak günümüze aktarilmasi konusunda yarar saglamaz. Olsun da, nasil olursa olsun anlayisiyla yola cikarsak, ve Mithat beyin yaklasimiyla durum degerlendirmesi yaparsak, o zaman önümüze konan üzümü sapiyla, cöpüyle, cürügüyle yeriz. Marifet, yetistirdigin iyi kalite üzümü, gelecek nesillere de sunabilmek. Ama üzüm-bagci diyalogunu birakip, akademik düsünmeye calisirsak, bu tür ceviriler hata kabul etmez. Eger "20 adet piyadeyle ates actirarak, 5. ve 6. Gurka taburunun saldirisi önledim" yerine, sayfa 208' de "Yarbay Halit komutasindaki 20. Piyade Alayi ile üzerlerine ates actirdigim..." diye yaziliyorsa, ve orijinalde ne Hallit bey, ne de 20. Alay gecmiyorsa, kimse kusura bakmasin, bu tür hatalar hatir-gönül iliskileri bazinda irdelenemez; bilimsel calismalarin özüne ters düser. Kitapta, (tarihsel) gercege ters düsen böyle bir cok örnek var. Burada , sadece Almanca bilen bir ukalanin serzenisi degil, Gelibolu'nun dogru anlasilmasi, ögrenilmesi, aktarilmasi konusunda hassasiyet gösteren birisinin cabalari var. Kimsenin emegine saygisizlik etme gibi bir gayretim de yok. Yoksa hala 253.000 sehit diye anlatir dururuz.
 
713_Mehmet Mithat 04-04-2009, 13:22:02
Atilla Bey'in doğru düşüncelerine sonuna kadar katılıyorum. Hala 253.000 Şehitten bahsetmeyen biri olarak ta hiç üzerime alınmıyorum. Attilla Bey'in yorumunu haksız bulmamın sebebi ise bu yöntemini hiç etik bulmayışım. Kitapta çeviri hataları olabilir. Çanakkale konusunda çok çok kötü çeviri kitaplarını da gördük. Yalnız burada yeni çıkan bir kitabın tanıtımı yapılırken Sizin sadece yeren satırlarınızı üzüm ve bağcı meselesi olarak değerlendirmek zorunda kaldım. Ne doğru dürüs üzüm yemenin ne de sapıyla, çöpüyle üzüm yemenin formatı bu değil...

Alman tarafında daha birçok çevrilmeyi bbekleyen ve Çanakkale Savaşı konusuna ışık tutacak çok önemli kaynaklar var. Belki Kannengiesser'in kitabını da önümüzdeki yıllarda çok daha doğru bir çeviri ile okuma şansımız olacak... Ama bu şekilde değil.... Bağcı dövmekten kastım bu. Belki siz çok daha iyi çeviriler yaparak Alman tarafı kaynaklarını okumamızı sağlarsınız...

Bilmem anlata bildim mi...
 
714_Emre Kayaoğlu 04-04-2009, 13:33:48
Prof.Dr. Mehmet Serez'in çevirisiyle Kannengiesser'in 'Çanakkale'de Türklerle Beraber' adlı kitabını halen okumaktayım. Ancak, kitabın yazıldığı Türkçe'yi anlamakta zaman zaman zorlanıyorum. Kitabı okurken, sıklıkla, güncel Türkçe'mizde yer almayan 've fakat' öbeği ile karşılaşıyorum; bu ve benzer ifade örnekleri kitabın akıcılığını kısıtlıyor. Yeni bir edisyonda dil konusunun ve önceki yorumlarda bahsi geçen çeviri doğruluğu hakkındaki endişelerin gözden geçirilmesini ümit ediyorum.
 
715_Faruk Canbaz 04-04-2009, 14:33:04
Sayin Prof. Dr. Mehmet Serez'e , Kannengiesser Pasa'nin kitabini cevirme ugrasilarina öncelikle tesekkür etmek istiyorum. Tarhimizi cok iyi anlayabilmemiz icin, yabancilar tarafindan da yazilmis kitaplarin ciddi ve bilimsel bir sekilde cevrilmesi cok önemlidir. Yalniz, bu ceviriler büyük bir titzlikle, en ufak bilgileri dahi degisik manalar yüklenmesine firsat vermeyerek yapilmalidir. Bu, cok sorumluluk gerektiren bir istir.
Ben de, Canakkale ruhu icine islemis biri olarak, bu konudaki gelismeleri heyecanla izlemeye calisiyorum. Sayin Serez'in, Kannengiesser Pasa'nin cevirisini duyar duymaz, derhal bu kitabi edindim ve okudum. Maalesef, ben de bu cevirinin yeterli ve hakettigi ciddiyette yapilmadigi kanisndayim.Bir sürü örnekler vererek, konuyu karsilikli atisma durumuna getirmek istemiyorum. Mühim olan, gerceklerin yalin olarak ortaya cikmasidir. Yalniz, tarihimizin cok önemli bu destansal bölümü, yanlis anlasilmalara firsat vermeyecek sekilde günümüze aktarilmalidir. Gercekleri oldugu gibi ortaya cikaramayip, geleceke nesillere aktaramazsak, tarihimizi anlayamamis, sehitlerimize de saygisizlik etmis oluruz.
Atilla beyi uzun süredir taniyorum. Kendisinin bu konudaki hassasiyetini, cabalarini cok iyi biliyorrum. Onun yaptigi elestirler, yapici ve dogrularin saptirilmadan gün isigina cikmasi icindir. Burada bir ard niyet degil, aksine, kendisinin akademik bir yapiya sahip olmasi nedeniyle, elestirilerinin yol gösterici olarak algilanmasi gerektigine inaniyorum.
Saygilarimla. Faruk Canbaz

Meraklilarina, web sitemin adresi: www.turkish-militaria.com
 

KATEGORİDEKİ DİĞER BAŞLIKLAR

09/09/2017 - 05:40 Florence Nightingale’in Eli Anadolu’ya da Değmişti-Kırım Savaşından Unutulan İlk Prefabrik Hastane: Erenköy (Renkioi) (Mustafa Onur Yurdal)

22/08/2017 - 07:18 Kuşatma ve Esaretin Adı KÛTULAMÂRE Esir Bir İngiliz Subayın Anıları - Edward W.C. Sandes -(Muzaffer Albayrak)

09/08/2017 - 18:07 19. Tümen Kurmay Başkanı İzzettin Çalışlar’ın Çeşitli Konferans ve Yayınlarında Conkbayırı Süngü Taarruzu (Melike Bayrak-Mustafa Onur Yurdal)

27/07/2017 - 13:33 Çanakkale’nin Filistin’deki Yansıması 2.Bölüm - 2.Gazze Muharebesi (Tuncay Yılmazer )

11/07/2017 - 10:07 Çanakkale’nin Filistin’deki Yansıması : Gazze Muharebeleri ( 1.Bölüm) (Tuncay Yılmazer)

22/05/2017 - 05:29 Müstahkem Mevkii’nin Anafartalar’daki Sesi - Küçük Anafartalar Topları (Bayram Akgün)

09/05/2017 - 08:12 Kûtulamâre Kuşatması’ndan Esarete Yüzbaşı Sandes’in Hatıraları - Çev. Tuncay Yılmazer

02/05/2017 - 11:45 İzmir-Bayındır İlçesinden Çanakkale Harbine Katılanlar (Necat Çetin)

28/04/2017 - 08:49 Kûtulamâre Zaferi 1916 (Muzaffer Albayrak – Vahdettin Engin)

23/04/2017 - 21:24 Türk Ordusu’nda Künye Uygulamasına İlişkin İlk Girişimler ve İlk Künyelerle İlgili Kısa Bilgiler (The First Attempts On The Use Of Identity Tags In Turkish Army And Information About The Early Identity Tags) (Burhan SAYILIR)

13/04/2017 - 05:43 Müstahkem Mevki’nin Kara Savunması İçin Top Desteği Sağlaması (Bayram Akgün)

07/04/2017 - 14:30 Çanakkale Muharebelerinde İdari ve Lojistik Faaliyetler (Ayhan Candan)

06/04/2017 - 19:17 Kabataş Erkek Lisesi 1.Büyüteç Tarih Öğrenci Sempozyumu (8-9 Nisan 2017)

04/04/2017 - 21:12 Resmi Belgelere (Nüfus Ölüm-Genelkurmay-Kayıtsız Ölüm Defterleri) Göre İzmir - Beydağ Şehitleri (Necat Çetin-A.Levent Ertekin)

31/03/2017 - 07:25 Çanakkale nin Şehit Kalemleri (İsmail Sabah)

27/03/2017 - 19:43 Çanakkale Müstahkem Mevkii’ye Bağlı Top Mermisi Çeşitleri (Bayram Akgün)

25/03/2017 - 20:58 GeliboluyuAnlamak Özel- 100. Yılında Gazze Muharebeleri Kahramanlarını Anıyoruz (Tuncay Yılmazer)

17/03/2017 - 21:15 18 Mart Özel Makalesi - Yaşayanların Ağzından 18 Mart Boğaz Muharebesi (Ahmet Yurttakal)

16/03/2017 - 08:51 18 Fotoğrafla Çanakkale Boğaz Muharebesi 18 Mart 1915 - 18 March 1915 Dardanelles Assault with 18 photographs (Ahmet Yurttakal)

13/03/2017 - 05:47 Çanakkale Muharebeleri’nde Bir Hile: Sahte Toplar (Bayram Akgün)

07/03/2017 - 04:27 Çanakkale Zaferi’nden Mescid-i Nebevi’ye (Enver Paşa’nın 1916 Filistin-Hicaz ziyareti) (Tuncay Yılmazer)

23/02/2017 - 07:48 Gelibolu Savunması Bir Karargâh Çalışması - General G.S. Patton (Haluk Oral)

09/02/2017 - 06:24 İkinci Kirte Muharebesi (6-8 Mayıs 1915 Taarruzları) (Yücel Özkorucu)

31/01/2017 - 12:29 Türk Boğazları Meselesi (Ayhan Candan)

24/01/2017 - 05:39 Kanlı Bir Mendil Hikayesi (Ömer Arslan)

19/01/2017 - 10:32 Irak Cephesinde Gönüllü Kahramanlar Osmancık Taburu (Muzaffer Albayrak)

23/12/2016 - 20:32 Atlas Tarih Dergisi Aralık-Ocak Sayısında 1916 Sina Filistin Hicaz Cephesi (Tuncay Yılmazer)

13/12/2016 - 07:23 Birleşik Harekat Tecrübesi Olarak Cihan Harbinde Türk-Alman Askeri İttifakı (Gültekin Yıldız)

02/12/2016 - 20:23 Çanakkale Kara Muharebelerinde Ağıl Dere (Şaban Murat Armutak)

15/11/2016 - 11:48 Çanakkale de Bir Melek Hanım (Muzaffer Albayrak)

01/11/2016 - 05:41 Çanakkale Kara Muharebelerinde Asma Dere (Şaban Murat Armutak)

24/10/2016 - 06:55 42. Alay / Gelibolu 1915 - Ahmet Diriker (Oğuz Çetinoğlu)

10/09/2016 - 11:12 Seddülbahir Kahramanı Bigali Mehmet Çavuş (Ömer Arslan)

03/07/2016 - 14:42 Çanakkale’den 100. Yılında Somme’a:Bir Savaş, İki Muharebe (Mustafa Onur Yurdal)

11/06/2016 - 14:37 I.Dünya Savaşı nda Şii Ulemasının Cihat Fetvaları Çerçevesinde Irak Cephesi (Ziya Abbas)

01/06/2016 - 06:23 Kutülamare- Yarbay Mehmed Reşid Bey in Günlüğü (İ. Bahtiyar İstekli)

23/05/2016 - 12:01 Osmanlı Devleti’nin Çanakkale Muharebelerinde Sağlık Alanındaki Faaliyetleri (Ayhan Candan)

16/05/2016 - 07:38 Bir Osmanlı Kurmay Subayı- Iraklı Kürt Devlet Adamı, Mehmet Emin Zeki Bey in Yaşam Öyküsü (Tuncay Yılmazer)

10/05/2016 - 13:00 Mezopotamya da Bir Savaş 1915-1916 KutülAmare – Nikolas Gardner ( Tuncay Yılmazer )

07/05/2016 - 07:31 Birinci Dünya Savaşının İslam Dünyasına Etkileri (Yüksel Nizamoğlu)

30/04/2016 - 19:20 Çanakkale Savaşı: Bir Siyasi Mücadele Alanı (Özgür Öztürk)

23/04/2016 - 19:13 25 Nisan 1915 Anzak Çıkarması İlk Saatleri – Daha Erken Müdahale Edilebilir miydi? ( Ahmet Yurttakal )

17/04/2016 - 21:26 Maskirovka Harekatı - KutülAmare bir zafer midir? ( Tuncay Yılmazer )

13/04/2016 - 05:30 Çanakkale Savaşları ve Barbaros’un Batışı (İsmail Bilgin)

28/03/2016 - 11:20 Çanakkale Muharebelerinde Osmanlı Ordusunun Asker Kaybı (Ayhan Candan)

26/03/2016 - 09:55 Eğitimli Neslin Birinci Dünya Savaşı ile İmtihanı ( Dr. Nuri Güçtekin )

24/03/2016 - 10:00 Birinci Dünya Savaşı nda Yozgat Lisesi (Dr. Nuri Güçtekin)

21/03/2016 - 06:35 Çanakkale Seferberliği: Savaş, Eğitim, Cephe Gerisi (Mustafa Selçuk)

17/03/2016 - 08:15 18 MART ÖZEL - Çanakkale Zaferi ve Cevat Paşa (Ahmet Yurttakal)

11/03/2016 - 06:49 Zaferi Kanla Yazan Fındıklılı Mehmet Muzaffer (İsmail Bilgin)

02/03/2016 - 12:48 Kut’ül Amare Zaferi -2 (İsmail Bilgin)

29/02/2016 - 11:29 Kut’ül Amare Zaferi -1 (İsmail Bilgin)

22/02/2016 - 12:27 Gertrude Bell Irak Sınırını Çizen Kadın (Veysel Sekmen)

14/01/2016 - 08:43 Çanakkale Şehidi Feyzi Çavuş’un Zevcesi Zehra Hanımın Padişaha Mektubu (Osman Koç)

23/12/2015 - 16:47 Çanakkale Savaşlarında Binbaşı Halis Bey’e Ait Bir Ganimetin Öyküsü (Serdar Halis Ataksor)

10/12/2015 - 18:03 Mesudiye Zırhlısının Dramı (Cemalettin Yıldız)

06/12/2015 - 20:29 Kut’ülamarenin Türklere Tesliminden Sonra Irak İngiliz Ordusunun Faaliyetlerine Dair Rapor (Haz. Serdar Halis Ataksor)

01/12/2015 - 10:11 10 Ağustos 1915 Conkbayırı Süngü Hücumu (Muzaffer Albayrak)

17/11/2015 - 21:09 Çanakkale Deniz Muharebelerinde Verilen Zayiatlar (Ahmet Yurttakal)

10/11/2015 - 05:19 Reis-i Cumhur Mustafa Kemal in Çanakkaleyi ziyaretleri (M. Onur Yurdal )

08/11/2015 - 22:04 Mustafa Kemal Paşanın Osmanlı Devleti’nin 1. Dünya Savaşına girişiyle ilgili görüşlerine dair bir belge

Osmanlı Devleti Umumi Harpte Tarafsız Kalabilir miydi? - Yusuf Akçura (Değerlendirme: Muzaffer Albayrak)

Nazım’ın Dayısı Çanakkale Şehidiydi (Melih Şabanoğlu)

Çanakkale Destanının Ölümsüz Efsaneleri (Osman Koç)

21/10/2015 - 04:02 100 Yıl Sonra İlim Heyeti Çanakkale’de Programı

17/10/2015 - 11:50 Çanakkale Savaşı'nın Kanada'da Bıraktığı İzler (Birol Uzunmehmetoglu)

27/09/2015 - 16:01 1917 Yılında Hicaz Cephesi:Arap İsyanının Yayılması ve Medine’nin Tahliyesi Programı (Yüksel Nizamoğlu)

22/09/2015 - 13:07 III. Kolordu’nun Çanakkale Muharebeleri’ne Hazırlanış Süreci (İsmail Bilgin)

15/09/2015 - 04:28 Kutü-l Amare Kahramanı Halil Kut Paşa (Enes Cifci)

11/08/2015 - 04:07 Türkiye Büyük Savaş a Nasıl Girdi? ( Emre Kızılkaya )

29/07/2015 - 03:30 1915 Gelibolu Harbi Günlüğü- Kazım Şakir (İ. Bahtiyar İstekli)

07/07/2015 - 02:49 Suyu Arayan Adamların Öyküsü - Millete Deva Olmak , Osmanlı Savaş Esirleri, TIP ve Milliyetçilik ( 1914-1939 ) -Yücel Yanıkdağ (Tuncay Yılmazer)

30/06/2015 - 03:55 Tarih, Otobiyografi ve Hakikat Yüzbaşı Torosyan Tartışması ve Türkiye’de Tarih Yazımı (Derleyen: Bülent Somay)

21/06/2015 - 16:34 Türklere Esir Olmak (Doğan Şahin)

23/05/2015 - 04:36 Çanakkale Savaşı

16/05/2015 - 15:30 İtilaf Devletleri Askerlerinin Gözüyle Çanakkale

12/05/2015 - 12:50 Muaveneti Milliye Muhribi Torpito Zabiti Ali Haydar Öztalay (Çimen Yüksel)

09/05/2015 - 08:24 Osmanlılar ve Ermeniler / Bir İsyan ve Karşı Harekâtın Tarihi (Edward J. Erickson)

03/05/2015 - 15:39 Neuve Chapelle’den Gelibolu’ya: Bir Askeri Planın Gelibolu’da Uygulamaya Konulması ( Mustafa Onur Yurdal )

28/04/2015 - 03:52 Cephe Arkadaşı Çanakkale Cephesi

25/04/2015 - 03:07 Çanakkale Müstahkem Mevkii Bataryalarının 25 Nisan 1915 ‘teki Rolü (Bayram Akgün)

24/04/2015 - 15:07 25 Nisan 1915 üzerine Gelibolu’yu Anlamak’ta çıkmış makalelerden seçmeler (Tuncay Yılmazer)

18/04/2015 - 17:10 Çanakkale Şehitleri Listesinde Ezineli Yahya Çavuş’un Adı Yok (Osman Koç)

10/04/2015 - 00:06 Kıyamet Koptuğunda - Hasan Cevdet Bey

03/04/2015 - 01:36 Rusya’daki 90.000 Osmanlı Savaş Esiri ve Sarıkamış Muharebesi (Yücel Yanıkdağ)

27/03/2015 - 17:57 Bir Hikayenin Daha Sonu: Topçamlar Tabyası (Bayram Akgün)

14/03/2015 - 07:57 Düşmana Korku Salan Efsanevi İntepe Topçularından Topçu Üsteğmen Mehmet Ali Bey (Muzaffer Albayrak)

11/03/2015 - 02:38 Seddülbahir’de Yalnız Top-210/40’lık Roon Topu (Bayram Akgün)

01/03/2015 - 13:31 Çanakkale Muharebeleri’nin İdaresi, Komutanlar - Strateji (Ed.: Lokman Erdemir, Kürşat Solak)

24/02/2015 - 17:39 Çanakkale Cephesinde Bir Damla Su İçin- Gelibolu Yarımadasında Jeoloji ve Muharebe İlişkisi ( İsmail Bilgin )

15/02/2015 - 17:55 Hashtag Tarih Dergisi Şubat 2015 Sayısında Kitap Değerlendirme Yazısı

08/02/2015 - 07:11 “Hafız Hakkı Paşanın Sarıkamış Günlüğü” Kitabıyla İlgili Mülahazalar (İsmail Bilgin)

// Bir Asır Sonra Ermeni Tehciri ve Çanakkale Üzerine… 100. Yıl Nasıl Anılmalı? (Tuncay Yılmazer)

23/12/2014 - 08:24 Sarıkamış İhata (Kuşatma) Harekâtı (İsmail Bilgin)

17/12/2014 - 02:24 Kut ül Amare Zaferi (Necmettin Özçelik)

08/12/2014 - 18:22 1. Dünya Harbi

06/12/2014 - 13:44 The Water Diviner – Son Umut Filminin Galasından Notlar… ( Tuncay Yılmazer )

01/12/2014 - 17:22 Cevat Çobanlı Paşa Çanakkale Kahramanı -Ahmet Yurttakal

16/11/2014 - 01:54 Goltz Paşa nın Mirası, Türkiye nin Geleceği – Osmanlı Devletinin 1. Dünya Savaşı na Girişi üzerine ( Tuncay Yılmazer )

10/11/2014 - 04:07 Turkish–Australian Reapprochement In The Light Of The Gallipoli Campaign (Kenan Çelik)