Sarıkamış Kuşatma Harekâtı’na Ait Değerlendirmeler ( M. Şahin Aldoğan )

Tarih: 21/12/2008   /   Toplam Yorum 12   / Yazar Adı:      /   Okunma 76955

Araştırmacı Şahin Aldoğan, 94. yıldönümünde Sarıkamış Harekâtı ile ilgili bilgilerimizi yeniden gözden geçiriyor. Birinci Dünya Savaşı’na çok kısıtlı olanaklarla girdiğimizi belirten Aldoğan, Sarıkamış Harekâtı öncesinde özellikle Karadenizdeki Rus deniz gücüne karşı üstünlüğün kesinlikle sağlanması gerektiğinin altını çiziyor. Sarıkamış’la ilgili çarpıcı bir gerçekte, başlangıçta böylesi bir harekata karşı olan Yarbay Hafız Hakkı Bey’in bölgeye gönderildikten sonra verdiği raporla olumlu bir hava çizmesi. Aldoğan haklı olarak soruyor. Üç ay önce tamamen zıt fikirlere sahip bu yetkili Kurmay subay ne oldu da ülkesinin kaderini ilgilendiren bu harekât hakkındaki kanaatleri tamamen değişti ? Aldoğan “Askeri stratejinin gereklerine göre planlanmış harekâtlarımızı, siyasi dış baskı altında yanlış, meçhul, elde edilmesi çok zor hayali büyük hedeflere yöneltirsek, buna da kılıf olarak “ kesin netice yerine dolaylı yardım” gibi askeri stratejinin evrensel kurallarını dayanak yapmaya kalkarsak, Askeri tarihimizin sayfalarında – Sarıkamış Dramı, Süveyş Kanalı Faciası - gibi harekâtları görmüş oluruz.” diye yazmakta. Şahin Aldoğan , Sarıkamış Harekatında verdiğimiz şehit sayısını da yaygın kanaatin aksine 90000 değil, ( donma, muharebe esnasında ya da hastalık sonucunda olmak üzere ) 54000 civarında olduğunu belirtiyor.

 

 

 Türk Harp tarihi içinde Sarıkamış harekâtı öncesi, sırası ve sonundaki değerlendirmeler,  Türk tarafı harekât sonu zayiat rakamları yerli ve yabancı kaynaklarda çok farklı olarak ifade edilmekte. Yaklaşık 2 haftalık bir süre içinde başlayıp sonuçlanan 3. Türk Ordusu’nun operasyonu ile ilgili yaptığım incelemeler sonucu tespitlerimi sitemizin okuyucuları ile paylaşmak istedim.

 

Birinci Dünya Savaşı’na kaynakları, cephe gerisi olanakları çok kısıtlı bir ülke olarak girdiğimiz aşikârdır. Bu durumun farkında olan, gerek cephedeki 3. Ordu Komutanlığı, gerekse İstanbul’da Başkomutanlık Genel Karargâhı’ndaki ilgili komutanlar ve subaylar, bu hususları Almanların dahi itiraz edemediği bir haklılık ve açıklıkla dile getirmişlerdir. Bunlara ait çarpıcı bazı örnekler;

 

a)  4 Eylül 1914 tarihinde, Enver paşa’ya takdim edilen planda Kurmay Yb. Hafız Hakkı Bey ( Gn. Karargâh I. Kurmay Bşk.) şöyle demektedir; “…. karadan büyük kuvvetlerle taarruz hareketinin icrasına, yollarımız ve nakliye vasıtalarımız müsait olmadığından Kafkasya’ya yapılacak bir taarruzda Beşinci, Altıncı, Onuncu ve On Birinci Kolordular , İstanbul,Samsun ve Trabzon limanlarından kademe kademe vapurlarla…..” [1]  

 

b) Yine yukarıda bahsi geçen eserde Yb. Hafız Hakkı’nın Başkomutan Vekili Enver Paşa’ya sunduğu ve benimsettiği tespitlerinde;

 

1-      Bulgarların vaziyeti iyice taayyün etmeden harbe hiçbir surette girmemek.

2-      Boğazların müdafaasını birinci derecede ehemmiyet vermek,

3-      RUS FİLOSU TAHRİP EDİLMEDEN KARADENİZDE HİÇ BİR SURETTE ASKER NAKLİNE VE ASKER İHRACINA TEŞEBBÜS ETMEMEK,

4-      Mısır seferini yapmamak,

5-      Karadeniz’de bahri üstünlük tamamıyla tesis olunduktan sonra, harbe girdiğimiz takdirde-Boğazların müdafaasından fazla kalacak kuvvetlerle ve deniz nakliyatına dayanarak- Kafkas hududunda Ruslara taarruz ve orada (bu şekilde) üzerimize Rus kuvveti çekmek suretiyle müttefiklerimize yardım etmek. [2]

 

 Sarıkamış Harekâtı Krokisi- Mareşal Fevzi ÇAKMAK, Birinci Dünya Savaşı’nda Doğu Cephesi , Genelkurmay Başk. ATESE ve  Denetleme Başkanlığı Yayınları ,  Genelkurmay  Basımevi , Ankara 2005 adlı kitabın haritalar ve krokiler kısmında  22-28 Aralık 1914 tarihleri arasındaki operasyonları gösteren 14 Numaralı kroki  kullanılmıştır.

 

 

 

 

 

Esasları yukarıda saptanmış bu mukabil Türk teklifleri, başlangıçta Alman tekliflerine karşı haklılıkları ile set çekmişlerdir. Dolayısıyla Sarıkamış Harekâtı öncesi olmazsa olmazın Karadeniz’de Rus deniz gücüne karşı üstünlüğün temin edilmesi olduğu inkâr edilemez gerekli bir ön şart olmuştur. [3]  

 

c) Osmanlı Genel Karargâhı’nda Harekât I. Şube Md. Kurmay Bnb. Ali İhsan Bey ( Gn. SABİS)  şöyle demektedir “… Rus demiryolu şebekesi Kafkasya’daki Rus Ordusu’nu, gerek Avrupa ve gerekse Asya’daki Rus vilayetleriyle bağlı bulunduruyordu…. Bizim 3. Ordu’muzun gerisinde en yakın şimendifer istasyonları Ankara’da veya Ulukışla’da idi. Sivas’tan veya Elaziz’den kalkan arabalı nakliye kolu, Erzurum’a varıncaya kadar kendi taşıdığı erzakı sarfedip bitiriyordu. Sulh zamanında hemen hiçbir erzak stoku yapılmamıştı. Hatta cephane depoları yoktu.” [4]

      

1914 Kasım’ından itibaren sınırda çarpışmalar ve Rus ileri harekâtı başladıktan sonra çarpıcı uyarılar içeren raporlara rastlıyoruz. Örneğin; Köprüköy ve Azap Muharebeleri’nden sonra, Genel Karargâh I. Şb. Md. Bnb. Ali İhsan  20 Kasım 1914 günü olan olaylara değinir ve ….3. Ordu, iaşe ve cephane  ikmali işlerinde büyük zorluklara düşmüştü. Korktuğumuz endişe tahakkuk etmişti.” diye yazar. 3.Ordu Komutanı, Başkomutanlık vekâletine gönderdiği bir raporda da “…Ordumuzda kuvvetli topçu ateşi olmaksızın piyadelerin ileri gidemeyeceği ve hatta uzun süre savunmada bile kalamayacağı yüksek malumlarıdır. Halen mevcut topçu cephanesi ise ancak iki üç gün devam edecek bir muharebeye yetecek kadardır. “ denmektedir. [5]

 

Tüm bu örneklerden sonra şöyle bir gelişme ile karşılaşıyoruz. Alman baskısıyla Yb. Hafız Hakkı Genel karargâhtan bir vesileyle uzaklaştırılır. Doğu Cephesi’nde incelemeler yapmak üzere Erzurum’a gönderilir. İncelemeler yapıp görüşlerini Başkomutanlık Karargâhı’na bildirir. Bölgeye vardığında rütbesi Albaylığa terfi ettirilen Hafız Hakkı Bey, Enver Paşa’ya özel şifreyle şöyle yazmaktadır; “… Dağlar üzerindeki yolları keşfettirdim. Bu mevsimde bu yollardan hareketin mümkün olduğuna inandım. Buradaki Kolordu ve Ordu komutanları yeterli, inançlı ve kararlı olmadıklarından böyle bir saldırıya içtenlikle taraftar olmuyorlar. Bu saldırının uygulanması rütbem düzeltilerek bana verilirse BEN BU İŞİ YAPARIM…” [6]

 

Söylenecek söz kalmıyor. Üç ay önce harekât için tamamen zıt fikirlere sahip bu yetkili Kurmay subay ne oldu da şimdi ülkesinin kaderini ilgilendiren bu harekât hakkındaki kanaatleri tamamen değişmiştir ??

 

 

Şüphesiz müttefik olarak gördüğümüz dost ülkeler her zaman kendi ulusal çıkarlarını ön planda düşünürler. Bizim ulusal çıkarlarımızla onlarınki her zaman örtüşmez. Sürtüşebilir. İşte o durumlarda Askeri stratejinin gereklerine göre planlanmış harekâtlarımızı, siyasi dış baskı altında yanlış, meçhul, elde edilmesi çok zor hayali büyük hedeflere yöneltirsek, buna da kılıf olarak “ kesin netice yerine dolaylı yardım” gibi askeri stratejinin evrensel kurallarını dayanak yapmaya kalkarsak, Askeri tarihimizin sayfalarında – Sarıkamış Dramı, Süveyş Kanalı Faciası - gibi başlıklarla anlatılan harekâtları görmüş oluruz.

 

Zayiatımızla ilgili bazı tespitleri okuyucularımızla paylaşmak isterim. Doğu Cephesi’yle ilgili çalışmalarım, etütlerim geniş kapsamlı olmayıp, Çanakkale Cephesi’nde olduğu gibi detaylara inecek bir birikime ulaşılmamıştır. Dolayısıyla zayiatla ilgili görüşlerim benim tezimdir. Resmi kaynaklara bakarak yapılmış yorumlarımdır. Şüphesiz anti tezleri de olacaktır ki daha sağlıklı ulaşacağımız sentezler, ilerinin tezleri olsun..

      

Sarıkamış Kuşatma Harekâtı’na katılan 3. Türk Ordusu’na bağlı birliklerin insan ve silah mevcudu;

 

  9. 10. ve 11. Kolordular toplam 94 tabur- 75 660 muharip er, 37 000 muharip olmayan er ) 73 Ağır Mk. Tüfek, 218 top bulunmaktadır. Bu er sayısına, 11. Kolorduya verilen 6 000 ikmal erini de katarsak 118 660 er harekâta katılmaktadır.  [7]

 

b) Sarıkamış Bölgesi- Kars ve havalisinde- Rus Kafkas ordusu birlikleri 100 000 piyade, 15 000 süvari ve 250 toptur.  [8]

 

c) 22 Aralık 1914’te Pasinler bölgesinde 9. Kolordu muharip er sayısı 21 000’dir.

    30 Aralık 1914’te Sarıkamış bölgesinde 9. Kolordu muharip er sayısı 1 000’dir.

    2 Ocak 1915’te sayı 344’e düşmüştür.

 

d) 10. Kolordu’nun 28 000 muharip erinden Hasan Kale’ye Ocak 1915 ortasında 3 000 kişi dönebilmiştir.

 

e) 14 Şubat 1915 – Erzurum bölgesine cephede toplanabilen 3. Ordu birlikleri 42 000 erdir. 118 660 er sayısından 42 000 er sayısını çıkardığımız zaman 76 660 kaybedilen er sayısıdır. Rus kaynaklarında ( yukarıda bahsi geçen kaynak dâhil ) 7000 erin esir alındığı yazılıdır. 76660 er sayısından 7000 er sayısını çıkardığımızda 69 660 er yitirmiş bulunmaktayız. Yukarıda bahsi geçen ATASE yayınlarında 15000 civarında erin yollarda köylere dağıldığı veya çetelere katıldığı bildirilmektedir. 69660 er sayısından 15000 er sayısını düştüğümüz zaman 54660 Mehmetçik ya muharebe ederken şehit düşmüş ya da yollarda donmuş veya hastalanıp hastanede yollarda intikallerde ölmüşler.

 

 Sonuç olarak en az 54000 Mehmetçik bir yandan düşmanla, bir yandan soğuk ve açlıkla mücadele ederken hayatlarını feda etmişlerdir.

 

Onların ve onları sevk idare ederken şehit olan Astsubay, subay ve komutanlarının hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum. Satırlarıma son verirken yazımı okuyup eleştiren tüm kardeşlerime şimdiden teşekkür ederim.

 

Mehmet Şahin ALDOĞAN

Emekli Deniz Subayı

Harp Tarihi Araştırmacısı

 

 

 

1. ( Eski 6 ve 1.Ordu Komutanı ) Gen. Ali İhsan Sabis , Harp Hatıralarım, Cilt. 1. , Nehir Yayınları ,İstanbul, 1991 ,  s. 273

   2. A.g.e 276-278

3. A.g.e cilt 1, s.278

4. A.g.e cilt 2, s.37

5. Birinci Dünya Harbi’nde Türk Harbi,  Kafkas Cephesi 3. Ordu Harekâtı cilt I.  Gn.Kur. Basımevi- Ankara 1993,  s. 297

6. Alptekin Müderrisoğlu, Sarıkamış Dramı, Kastaş yayınları, İstanbul  2. baskı  

   7. Birinci Dünya Harbinde Türk Harbi,  Kafkas Cephesi 3. Ordu Harekâtı- cilt 1 s. 384

8. W.E.D.Allen-Paul Muratoff , 1828 -1921 Türk Kafkas Sınırındaki Harplerin Tarihi –. Gn. Kur. Basımevi, Ankara 1966

 


  76955 defa Görüntülendi.

**********************

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri Tuncay Yılmazer'in benimsediği anlamına gelmez. Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederiz.

**********************

Makaleye Yorum Ekle

 

YORUMLAR

528_Ahmet 21-12-2008, 14:09:21
Değerli Şahin Aldoğan Abiye teşekkür ediyorum yazısından dolayı.

İki nokta dikkatimi çekti. Birincisi bu harekata başta karşı olan Hafız Hakkı nasıl oluyorda sarıkamışa varınca bu işi ben yaparım diyor. ve harekatta hedefe gelemiyen ve Allahuekber Dağlarında ağır kayıp verdiren odur. tarih bu harekatta Hafız hakkıyı affetmeyecektir bence.

ikinci nokta ise anladığım kadarıyla Sarıkamış ve kanal harekatı boşu boşunaydı diyorsunuz. Binlerce insan Almanların yanlış taktiği sonucu kaybedilmiştir ozaman. yazık vallahi yazık.

Hep bu kayıplarda kişileri yargılıyoruz. hiç kimse Almanları düşünmüyor
 
529_Abdullah AYER 21-12-2008, 16:22:19
Enver paşa kendi gibi maceracı birini bulmuş . Hafız Hakkı tabiki sorumludur ama bir yüzbaşıyı albay yapıp aslında kendinden yüksek rütbeli subaylara emir verecek hale getiren envere ne demeli.
burada tamamen bilgiye değilde oyuncu sezgime (tiyatro)dayanarak söylüyorum Enver aslında komuta ettiğini sandığı makamın bir kuklasıydı. mutlaka onu yönlendiren hatta kullanan birileri vardı.
 
530_ Cengiz yıldız 21-12-2008, 18:50:14
Tarihte birçok komutan gelip geçmiştir.
ve onların yanlışları da oldu doğruları da.

Ama lütfen tarihi kişileri yargılarken adıyla hitabedemeyiz.
"enver" diye hitabedilmesinden rahatsız oldum Enver Paşa denmeli.

Çanakkale Zaferi kazanıldığında da Genelkurmay başkanı Enver Paşa idi.

Unutmamalıyızki Taktik strateji planlar ve tarruzlar eleştirlir, komutanda eleştirlir ama komutanlara hakaret mevinde söylemler olmaz
Lütfen düzeltiniz
 
531_Cemalettin Yıldız. 22-12-2008, 19:42:11
Sana önceden Çanakkale Savaş Alanları Alpereni ünvanını uygun görmüştük ,Sarıkamış yazını okuyunca Türkiyedeki tüm yerel tarih araştırmacılarının ALPERENLİĞİNİ görüyoruz.Sen sağ ol, Allah sana uzun ömürler versin ,heyecanını ve birikimini genç kuşaklara aktarasın.Saygılarımla.
 
534_mehmet 23-12-2008, 18:16:13
Şahin Aldoğan beyin yazısını, -son cümlesi hariç- fazla kayda değer bulamadım. Daha geniş ve daha açık bir araştırma olmasını beklerdim. Kendisi yazısında “Doğu Cephesi’yle ilgili çalışmalarım, etütlerim geniş kapsamlı olmayıp” diye yazmıştır. Kendisine sormak istiyorum. O zaman neden Sarıkamış ile ilgili bir yazı yazdı? Neden Tarihi bir konuyu ve üstelik Harp Tarihi olarak İncelediğini söyleyerek yazdı.

Tarihimizin her satırının, Harp tarihinin bu kadar basit olmadığını düşünüyorum. Çanakkale Savaşları son yıllardır neredeyse bir şov haline getirildi. Ve bunun sonuçlarını da çok ağır olarak görüyoruz, yaşıyoruz. Benim ricam, Böyle kendi kendimize tarihçi, harp tarihçisi gibi unvanlar vererek bu işleri yapmayalım. Veya Cemalettin Yıldız gibilerin verdiği unvanlardan heyecan alarak yapmayalım…
 
539_Serpil Karacan Sellars 26-12-2008, 12:21:43
Sayın Aldoğan’ın makalesi kaynakçalar ile iyi desteklenmiş. Burada bir titre (ünvan) meselesi yerine, Sayın Yılmazer’in. tehcir ve Ermeni meselesi gibi konular ile, genişleyen bir yelpazesinde sadece Çanakkale Muharebeleri değil de, o döneme dair bir çok konuya ışık tutan makaleleri yayınlayacağını umuyoruz.
Sayın Mehmet Bey’in beklentileri doğrutulsunda belki de daha çok Sarıkamış çalışması okuma fırsatı buluruz.
Ünvanları olsun olmasın tarihe ışık tutan ve böylesi iyi yazılmış makalelerin burada yayına alınması dileyi ile.

Saygıyla
Bill ve Serpil Karacan Sellars

 
576_Hasan KONU 06-01-2009, 20:50:57
Merhabalar,
Sayın Şahin Aldoğan'ı Sarıkamış Kuşatma Harekatı konulu yazısından dolayı kutlamak istiyorum.Ayrıca sayın Cemalettin Yıldız'ın fikrine de destek veriyorum.Şahin Abi'ye "Alperenlik vasfı"nı onun bir ömre zor sığacak titiz araştırma çalışmalarına bizzat tanık olan dostları uygun görmüşlerdir. Onun üstün feragat, koca yarımadayı tarihi kayıtların ışığında karış karış inceleme aşkı ve bitmek tükenmek bilmez enejisine tanık olunsaydı inanıyorum ki herkes aynı fikirde olurdu.

Sarıkamış Harekatı ile ilgili olarak ben de kitaplar okudum. Zaman zaman gözyaşlarına boğulduğum bu eserlerde anlatılanlarla Şahin Bey'in tespitleri birebir örtüşüyor.3. Ordu Komutanı Hasan İzzet Paşa bu harekata karşı çıktığı için görevinden alınmıştır.İlk keşiflerde atların karnına kadar çıkan karda bu harekatın mümkün olmadığı belirtilmesine rağmen rütbesi yükseltilen Hafız Hakkı Paşa olumlu rapor vermiştir. Daha harekatın başlarında esir alınan Rus subayı Kutaledze -Kendisi aslen Güncü'dür ve Türkçe bilir-askerlerimizin giysileri karşısında şaşkına dönerek Türkçe " Siz bu elbiselerle mi Sarıkamış'ı teslim alacaksınız ? İleride müthiş bir kış var......."diyerek çıkılan yolun zorluğuna dikkat çekmiştir.Ama nafile,yola "devam edilmiştir."

Okuduklarımdan hatırladığım iki olay beni halen hatırladıkça duygulandırır,gözlerimi doldurur.Kısaca bunlardan bahsetmek istiyorum:

Birincisi bir Sarıkamış neferinin torunu tarafından kaleme alınan gerçek Sarıkamış öykülerinden bahsedilen "Kar Çiçekleri"dir.Harekat sırasında bir akşam vakti asker mola verir.Gece orada geçirilecektir.Herkes başının çaresine bakmak zorundadır.Öldürücü bir soğuk vardır.Her taraf kar ve buzdur.
Bir kısım asker karda bir çukur açar,oraya sığınır.Bir kısmı da çevredeki çam ağaçlarının dallarına sanki kuşlar gibi tünerler.Sabah olunca görülen manzara çok hazindir.Dallara tüneyen erlerin hepsi oldukları yerde donmuştur.Ağaca hafif bir dokunuşta hepsi de tapır tapır yere düşer.Yazar bu manzaradan dolayı eserine "Kar Çiçekleri "adını vermiştir.

İkincisi ise yürüyüş halindeyken kaderlerine terkedilen "döküntüler"dir.Ordu yürürken askerin vücudu aşağısından yani ayaklarından yukarıya doğru donmaya başlar Çünkü ayaklarında Irak çöllerinde giydikleri basst ayakkabı ve çarıkları vardır.Bir an gelir artık donan ayaklarını ve bacaklarını hissetmez olur.Arkadaşlarının arasında birden yere yuvarlanıverir..Yere yuvarlanan asker arkadan gelenlerin ayak altlarında kalıp çiğnenmesin diye arkadaşları tarafından kenara çıkarılarak bırakılır.Artık kendi başına kalmıştır.Buna "döküntü"denir.Ve bir süre sonra döküntü askerin vücudu yavaş yvaş yukarıya doğru donmaya devam eder.Tatlı bir uykuya dalar.
Tarihimizi anlatan okuyacağımız ve yeni nesle aktaracağımız o kadar çok eser var ki.Keşke okuduktan sonra okuyanları eleştirebilsek daha iyi olur diye düşünüyorum.
Sevgi ve saygılarımla.
Hasan KONU
FATİH SULTAN MEHMET İLKÖĞRETİM OKULU ÖĞRETMENİ
Araştırmacı Yazar
Bucak/BURDUR
 
578_ahmet metin 08-01-2009, 15:00:26
Şahin Aldoğan gibi titiz bir araştırmacıdan böyle na-tamam bir yazı okumak şaşırtıcı... Düşünüyordum da, acaba bu konuda ilk raporu yazan, Sarıkamış felaketini tüm Türkiye'ye duyuran, gerek gazetelerdeki yazı dizisi ve gerekse bu konuda yazdığı hatıratıyla bilinen 9. Kolordu Kurmay başkanı Köprülülü Şerif'in (İlden) raporlarına neden hiç başvurmamış?
 
611_M.Onur YURDAL 16-01-2009, 12:36:35
Değerli Harp Tarihçimiz Şahin ALDOĞAN ı makalesinden ötürü tebrik eder, gönül verdiği Çanakkaleden sonra Sarıkamış Muharebelerine de gösterdiği ilgi ve alakadan ötürü ve eder unutulmuş bir cepheyi, nice isimsiz kahraman Mehmetleri yad ettiği için teşekkür ederim. Şahin Aldoğan şüphesiz 1968 yılından beri kendini adadığı Çanakkale Muharebeleri ve buradaki savaş alanı üzerindeki araştırmaları ,gerek stratejik açıdan gerekse askeri açıdan(harp tarihi) açısından Akdemik ve Askeri Kuruluşların bile nezdinde kayda değer çalışmalardır.Özellikler savaşı anlamanın gerekliliği olarak düşündüğüm "Savaş Alanlarının Arazi Bilgisi" veya "Topoğrafya" bilgisinin Şahin beyde son derece fazlasıyla mevcut olduğu konusunda birçok kurum,kuruluş ve yerel tarih kurulları hem fikirdir. Sarıkamış Cephesine de el atarak bilgi birikiminin oldukça fazlalaştığını göstermişlerdir.
Gelelim saygıdeğer Ahmet Metin beyefendiye; Ahmet bey daha önce de söyledim, bir kişiyi eleştirmek için ondan daha fazla bilgiye,birikime,verilere sahip olmak , ve elde bulunandan daha iyi bir ürünün sahibi olmanız gerekmektedir. Ne kadar komik ki Çanakkale yi bilmediğiniz gibi Sarıkamışı da bilmiyorsunuz.Bizim oralarda bilmeden konuşanlara birşey derler ama Editöre ve bu güzel ortam ve paylaşımcılarına saygımdan geçiyorum. Nereden mi biliyorum bilmediğinizi? Ahmet bey, eğer biraz araştırırsanız, okursanız, Sarıkamış ile ilgili araştırmalarda bulunan,halen çalışmaları devam eden,akademisyenler ve tarih araştırmacılarının ( bu konuda Türkiye de ilk ve tek doktora tezi yazan ve tezi kabul edilen Dr. Ramazan BALCI, Prof.Dr. Bingür SÖNMEZ,BAŞBAKANLIK ATATÜRK KÜLTÜR, DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU ATATÜRK ARAŞTIRMA MERKEZİ BAŞKANI Prof.DR.Cezmi ERARSLAN,TOBB Tarih Bölüm Başkanı Doç.Dr. Cihat GÖKTEPE....v.s. bunlar dasece bildikleirm hasbel kader bu konu ile ilgili muhatab olduklarım) Bahsettiğiniz kitap hakkındaki hemfikir düşünceleri,kitaptaki çoğu bilginin yanlış olduğu ve senelerce Sarıkamış ile ilgili eserler verilmemiş olması ve elde de başka eser olmamasından ötürü insanların Saıkamışı bu kitaptan öğrenmek zorunda kaldığı ve şuan Sarıkamış ile ilgili Bilgi kirliliğinin olmasının bu kitaptan kaynaklanmasından olduğudur. Siz de biraz bilgilerinizi güncelleyip yenilikçi olursanız siz de öğrenceksiniz. Bilmeden konuşmamanız konusunda tekrar uyarıyorum. Tekrar de ediyorum,sizi iyisini yazın biz alkışlayalım!Hem de daha fazlasıyla...
 

KATEGORİDEKİ DİĞER BAŞLIKLAR

07/11/2017 - 18:30 Pomakların Çanakkale Ağıdı - Pesna (Ömer Arslan)

30/10/2017 - 18:41 25 Nisan 1915, Arıburnu Anzak Çıkarmasında 57.Alay’ın Conkbayırı’na İntikali – Yeniden Değerlendirme ( M. Şahin Aldoğan )

17/10/2017 - 11:31 Prof. Dr. Christopher Bell'in yeni eseri Churchill and the Dardanelles üzerinden bir inceleme: Churchill Çanakkale Savaşlarının tek sorumlusu mudur?

09/09/2017 - 05:40 Florence Nightingale’in Eli Anadolu’ya da Değmişti-Kırım Savaşından Unutulan İlk Prefabrik Hastane: Erenköy (Renkioi) (Mustafa Onur Yurdal)

22/08/2017 - 07:18 Kuşatma ve Esaretin Adı KÛTULAMÂRE Esir Bir İngiliz Subayın Anıları - Edward W.C. Sandes -(Muzaffer Albayrak)

09/08/2017 - 18:07 19. Tümen Kurmay Başkanı İzzettin Çalışlar’ın Çeşitli Konferans ve Yayınlarında Conkbayırı Süngü Taarruzu (Melike Bayrak-Mustafa Onur Yurdal)

27/07/2017 - 13:33 Çanakkale’nin Filistin’deki Yansıması 2.Bölüm - 2.Gazze Muharebesi (Tuncay Yılmazer )

11/07/2017 - 10:07 Çanakkale’nin Filistin’deki Yansıması : Gazze Muharebeleri ( 1.Bölüm) (Tuncay Yılmazer)

22/05/2017 - 05:29 Müstahkem Mevkii’nin Anafartalar’daki Sesi - Küçük Anafartalar Topları (Bayram Akgün)

09/05/2017 - 08:12 Kûtulamâre Kuşatması’ndan Esarete Yüzbaşı Sandes’in Hatıraları - Çev. Tuncay Yılmazer

02/05/2017 - 11:45 İzmir-Bayındır İlçesinden Çanakkale Harbine Katılanlar (Necat Çetin)

28/04/2017 - 08:49 Kûtulamâre Zaferi 1916 (Muzaffer Albayrak – Vahdettin Engin)

23/04/2017 - 21:24 Türk Ordusu’nda Künye Uygulamasına İlişkin İlk Girişimler ve İlk Künyelerle İlgili Kısa Bilgiler (The First Attempts On The Use Of Identity Tags In Turkish Army And Information About The Early Identity Tags) (Burhan SAYILIR)

13/04/2017 - 05:43 Müstahkem Mevki’nin Kara Savunması İçin Top Desteği Sağlaması (Bayram Akgün)

07/04/2017 - 14:30 Çanakkale Muharebelerinde İdari ve Lojistik Faaliyetler (Ayhan Candan)

06/04/2017 - 19:17 Kabataş Erkek Lisesi 1.Büyüteç Tarih Öğrenci Sempozyumu (8-9 Nisan 2017)

04/04/2017 - 21:12 Resmi Belgelere (Nüfus Ölüm-Genelkurmay-Kayıtsız Ölüm Defterleri) Göre İzmir - Beydağ Şehitleri (Necat Çetin-A.Levent Ertekin)

31/03/2017 - 07:25 Çanakkale nin Şehit Kalemleri (İsmail Sabah)

27/03/2017 - 19:43 Çanakkale Müstahkem Mevkii’ye Bağlı Top Mermisi Çeşitleri (Bayram Akgün)

25/03/2017 - 20:58 GeliboluyuAnlamak Özel- 100. Yılında Gazze Muharebeleri Kahramanlarını Anıyoruz (Tuncay Yılmazer)

17/03/2017 - 21:15 18 Mart Özel Makalesi - Yaşayanların Ağzından 18 Mart Boğaz Muharebesi (Ahmet Yurttakal)

16/03/2017 - 08:51 18 Fotoğrafla Çanakkale Boğaz Muharebesi 18 Mart 1915 - 18 March 1915 Dardanelles Assault with 18 photographs (Ahmet Yurttakal)

13/03/2017 - 05:47 Çanakkale Muharebeleri’nde Bir Hile: Sahte Toplar (Bayram Akgün)

07/03/2017 - 04:27 Çanakkale Zaferi’nden Mescid-i Nebevi’ye (Enver Paşa’nın 1916 Filistin-Hicaz ziyareti) (Tuncay Yılmazer)

23/02/2017 - 07:48 Gelibolu Savunması Bir Karargâh Çalışması - General G.S. Patton (Haluk Oral)

09/02/2017 - 06:24 İkinci Kirte Muharebesi (6-8 Mayıs 1915 Taarruzları) (Yücel Özkorucu)

31/01/2017 - 12:29 Türk Boğazları Meselesi (Ayhan Candan)

24/01/2017 - 05:39 Kanlı Bir Mendil Hikayesi (Ömer Arslan)

19/01/2017 - 10:32 Irak Cephesinde Gönüllü Kahramanlar Osmancık Taburu (Muzaffer Albayrak)

23/12/2016 - 20:32 Atlas Tarih Dergisi Aralık-Ocak Sayısında 1916 Sina Filistin Hicaz Cephesi (Tuncay Yılmazer)

13/12/2016 - 07:23 Birleşik Harekat Tecrübesi Olarak Cihan Harbinde Türk-Alman Askeri İttifakı (Gültekin Yıldız)

02/12/2016 - 20:23 Çanakkale Kara Muharebelerinde Ağıl Dere (Şaban Murat Armutak)

15/11/2016 - 11:48 Çanakkale de Bir Melek Hanım (Muzaffer Albayrak)

01/11/2016 - 05:41 Çanakkale Kara Muharebelerinde Asma Dere (Şaban Murat Armutak)

24/10/2016 - 06:55 42. Alay / Gelibolu 1915 - Ahmet Diriker (Oğuz Çetinoğlu)

10/09/2016 - 11:12 Seddülbahir Kahramanı Bigali Mehmet Çavuş (Ömer Arslan)

03/07/2016 - 14:42 Çanakkale’den 100. Yılında Somme’a:Bir Savaş, İki Muharebe (Mustafa Onur Yurdal)

11/06/2016 - 14:37 I.Dünya Savaşı nda Şii Ulemasının Cihat Fetvaları Çerçevesinde Irak Cephesi (Ziya Abbas)

01/06/2016 - 06:23 Kutülamare- Yarbay Mehmed Reşid Bey in Günlüğü (İ. Bahtiyar İstekli)

23/05/2016 - 12:01 Osmanlı Devleti’nin Çanakkale Muharebelerinde Sağlık Alanındaki Faaliyetleri (Ayhan Candan)

16/05/2016 - 07:38 Bir Osmanlı Kurmay Subayı- Iraklı Kürt Devlet Adamı, Mehmet Emin Zeki Bey in Yaşam Öyküsü (Tuncay Yılmazer)

10/05/2016 - 13:00 Mezopotamya da Bir Savaş 1915-1916 KutülAmare – Nikolas Gardner ( Tuncay Yılmazer )

07/05/2016 - 07:31 Birinci Dünya Savaşının İslam Dünyasına Etkileri (Yüksel Nizamoğlu)

30/04/2016 - 19:20 Çanakkale Savaşı: Bir Siyasi Mücadele Alanı (Özgür Öztürk)

23/04/2016 - 19:13 25 Nisan 1915 Anzak Çıkarması İlk Saatleri – Daha Erken Müdahale Edilebilir miydi? ( Ahmet Yurttakal )

17/04/2016 - 21:26 Maskirovka Harekatı - KutülAmare bir zafer midir? ( Tuncay Yılmazer )

13/04/2016 - 05:30 Çanakkale Savaşları ve Barbaros’un Batışı (İsmail Bilgin)

28/03/2016 - 11:20 Çanakkale Muharebelerinde Osmanlı Ordusunun Asker Kaybı (Ayhan Candan)

26/03/2016 - 09:55 Eğitimli Neslin Birinci Dünya Savaşı ile İmtihanı ( Dr. Nuri Güçtekin )

24/03/2016 - 10:00 Birinci Dünya Savaşı nda Yozgat Lisesi (Dr. Nuri Güçtekin)

21/03/2016 - 06:35 Çanakkale Seferberliği: Savaş, Eğitim, Cephe Gerisi (Mustafa Selçuk)

17/03/2016 - 08:15 18 MART ÖZEL - Çanakkale Zaferi ve Cevat Paşa (Ahmet Yurttakal)

11/03/2016 - 06:49 Zaferi Kanla Yazan Fındıklılı Mehmet Muzaffer (İsmail Bilgin)

02/03/2016 - 12:48 Kut’ül Amare Zaferi -2 (İsmail Bilgin)

29/02/2016 - 11:29 Kut’ül Amare Zaferi -1 (İsmail Bilgin)

22/02/2016 - 12:27 Gertrude Bell Irak Sınırını Çizen Kadın (Veysel Sekmen)

14/01/2016 - 08:43 Çanakkale Şehidi Feyzi Çavuş’un Zevcesi Zehra Hanımın Padişaha Mektubu (Osman Koç)

23/12/2015 - 16:47 Çanakkale Savaşlarında Binbaşı Halis Bey’e Ait Bir Ganimetin Öyküsü (Serdar Halis Ataksor)

10/12/2015 - 18:03 Mesudiye Zırhlısının Dramı (Cemalettin Yıldız)

06/12/2015 - 20:29 Kut’ülamarenin Türklere Tesliminden Sonra Irak İngiliz Ordusunun Faaliyetlerine Dair Rapor (Haz. Serdar Halis Ataksor)

01/12/2015 - 10:11 10 Ağustos 1915 Conkbayırı Süngü Hücumu (Muzaffer Albayrak)

17/11/2015 - 21:09 Çanakkale Deniz Muharebelerinde Verilen Zayiatlar (Ahmet Yurttakal)

10/11/2015 - 05:19 Reis-i Cumhur Mustafa Kemal in Çanakkaleyi ziyaretleri (M. Onur Yurdal )

08/11/2015 - 22:04 Mustafa Kemal Paşanın Osmanlı Devleti’nin 1. Dünya Savaşına girişiyle ilgili görüşlerine dair bir belge

Osmanlı Devleti Umumi Harpte Tarafsız Kalabilir miydi? - Yusuf Akçura (Değerlendirme: Muzaffer Albayrak)

Nazım’ın Dayısı Çanakkale Şehidiydi (Melih Şabanoğlu)

Çanakkale Destanının Ölümsüz Efsaneleri (Osman Koç)

21/10/2015 - 04:02 100 Yıl Sonra İlim Heyeti Çanakkale’de Programı

17/10/2015 - 11:50 Çanakkale Savaşı'nın Kanada'da Bıraktığı İzler (Birol Uzunmehmetoglu)

27/09/2015 - 16:01 1917 Yılında Hicaz Cephesi:Arap İsyanının Yayılması ve Medine’nin Tahliyesi Programı (Yüksel Nizamoğlu)

22/09/2015 - 13:07 III. Kolordu’nun Çanakkale Muharebeleri’ne Hazırlanış Süreci (İsmail Bilgin)

15/09/2015 - 04:28 Kutü-l Amare Kahramanı Halil Kut Paşa (Enes Cifci)

11/08/2015 - 04:07 Türkiye Büyük Savaş a Nasıl Girdi? ( Emre Kızılkaya )

29/07/2015 - 03:30 1915 Gelibolu Harbi Günlüğü- Kazım Şakir (İ. Bahtiyar İstekli)

07/07/2015 - 02:49 Suyu Arayan Adamların Öyküsü - Millete Deva Olmak , Osmanlı Savaş Esirleri, TIP ve Milliyetçilik ( 1914-1939 ) -Yücel Yanıkdağ (Tuncay Yılmazer)

30/06/2015 - 03:55 Tarih, Otobiyografi ve Hakikat Yüzbaşı Torosyan Tartışması ve Türkiye’de Tarih Yazımı (Derleyen: Bülent Somay)

21/06/2015 - 16:34 Türklere Esir Olmak (Doğan Şahin)

23/05/2015 - 04:36 Çanakkale Savaşı

16/05/2015 - 15:30 İtilaf Devletleri Askerlerinin Gözüyle Çanakkale

12/05/2015 - 12:50 Muaveneti Milliye Muhribi Torpito Zabiti Ali Haydar Öztalay (Çimen Yüksel)

09/05/2015 - 08:24 Osmanlılar ve Ermeniler / Bir İsyan ve Karşı Harekâtın Tarihi (Edward J. Erickson)

03/05/2015 - 15:39 Neuve Chapelle’den Gelibolu’ya: Bir Askeri Planın Gelibolu’da Uygulamaya Konulması ( Mustafa Onur Yurdal )

28/04/2015 - 03:52 Cephe Arkadaşı Çanakkale Cephesi

25/04/2015 - 03:07 Çanakkale Müstahkem Mevkii Bataryalarının 25 Nisan 1915 ‘teki Rolü (Bayram Akgün)

24/04/2015 - 15:07 25 Nisan 1915 üzerine Gelibolu’yu Anlamak’ta çıkmış makalelerden seçmeler (Tuncay Yılmazer)

18/04/2015 - 17:10 Çanakkale Şehitleri Listesinde Ezineli Yahya Çavuş’un Adı Yok (Osman Koç)

10/04/2015 - 00:06 Kıyamet Koptuğunda - Hasan Cevdet Bey

03/04/2015 - 01:36 Rusya’daki 90.000 Osmanlı Savaş Esiri ve Sarıkamış Muharebesi (Yücel Yanıkdağ)

27/03/2015 - 17:57 Bir Hikayenin Daha Sonu: Topçamlar Tabyası (Bayram Akgün)

14/03/2015 - 07:57 Düşmana Korku Salan Efsanevi İntepe Topçularından Topçu Üsteğmen Mehmet Ali Bey (Muzaffer Albayrak)

11/03/2015 - 02:38 Seddülbahir’de Yalnız Top-210/40’lık Roon Topu (Bayram Akgün)

01/03/2015 - 13:31 Çanakkale Muharebeleri’nin İdaresi, Komutanlar - Strateji (Ed.: Lokman Erdemir, Kürşat Solak)

24/02/2015 - 17:39 Çanakkale Cephesinde Bir Damla Su İçin- Gelibolu Yarımadasında Jeoloji ve Muharebe İlişkisi ( İsmail Bilgin )

15/02/2015 - 17:55 Hashtag Tarih Dergisi Şubat 2015 Sayısında Kitap Değerlendirme Yazısı

08/02/2015 - 07:11 “Hafız Hakkı Paşanın Sarıkamış Günlüğü” Kitabıyla İlgili Mülahazalar (İsmail Bilgin)

// Bir Asır Sonra Ermeni Tehciri ve Çanakkale Üzerine… 100. Yıl Nasıl Anılmalı? (Tuncay Yılmazer)

23/12/2014 - 08:24 Sarıkamış İhata (Kuşatma) Harekâtı (İsmail Bilgin)

17/12/2014 - 02:24 Kut ül Amare Zaferi (Necmettin Özçelik)

08/12/2014 - 18:22 1. Dünya Harbi

06/12/2014 - 13:44 The Water Diviner – Son Umut Filminin Galasından Notlar… ( Tuncay Yılmazer )