Çanakkale Kara Muharebelerinde Ağıl Dere (Şaban Murat Armutak)

Tarih: 02/12/2016   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 434

resimler/haberler/721.jpg

9 Ağustos sabahına kadar Ağıl Derenin kolları içinde dağılıp kaybolan ve düzenden çıkan 29’uncu Hint Tugayı’ndan ancak bir bölük o sabah Besim Tepeye ulaşabilmiş, onlar da kısa süre sonra üzerlerine oturan topçu ateşi ve Türk taarruzu ile geri çekilmek zorunda kalmışlardı. 10 Ağustos’ta Conkbayırı'ndaki süngü taarruzuyla geri atılan Anzac birlikleri ile aynı hatta tutunmak için geriye çekilerek Ağıl Derenin karmaşık tepe ve vadilerinde yeni hat oluşturmuşlardı. Tahliyeye kadar Ağıl Dere ve kollarının kaynak kısımları Türklerin elinde, aşağı bölümleri İtilaf kuvvetleri işgalinde kalmıştı. (Ş.M.A.)


Bu makale ilk olarak www.canakkalemuharebeleri1915.com sitesinde yayınlanmış olup editörünün ve yazarının izniyle sitemize konulmuştur. (T.Y)

Devamı

Kronik Kitap Dört Yeni Eserle Yayın Hayatına Başladı

Tarih: 24/11/2016   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 160

resimler/haberler/720.jpg

2016 sonbaharında yayın hayatına başlayan Kronik Kitap, tarih alanında dört önemli eserle okuruna ‘Merhaba’ diyor.
Yayıncılık dünyasına yeni bir soluk getirecek olan Kronik Kitap, içerik, tasarım, baskı ve iletişimde en yüksek standartları benimseyerek, Türkiye’de yayıncılığın çıtasını yükseltmek üzere yola çıktı.
Türkiye’de tarihi geniş kitlelere sevdiren İlber Ortaylı ve dünyanın en önemli tarihçilerinden Halil İnalcık’ın eserleriyle güçlü ve yetkin bir tarih kitaplığı oluşturmaya başlayan Kronik Kitap, sosyal bilimlerden edebiyata, iş kitaplığından popüler bilime okurun ilgi ve merak gösterdiği pek çok alanda kitapseverlere bilginin kapılarını aralayacak.

Devamı

Tarih Bir Din Değil İlim Sahasıdır (Seyit Ahmet Sılay)

Tarih: 17/11/2016   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 401

resimler/haberler/719.jpg

Müzedeki mankenlerin üzerinde bulunan “ Alman Haç Madalyası” tarihî bir olgudur ve Birinci Dünya Savaşı’na katılmış birçok subayımız da bu madalyaları taşımıştır. Ne Alman ne de Türk genelkurmayının aklından herhâlde bu madalyaların Türk subaylarını Hristiyanlaştırmak maksadıyla verilmesi ya da taşınması geçmemiştir. Almanların neredeyse tamamının Hristiyan olması neticesinde, askerlerine savaşlarda gösterdikleri yararlılık sebebiyle askeriyedeki ananevi bir ödüllendirme biçimi olarak “Haç Nişanı” veriliyordu. Aynısı biz de yapıyorduk. Hilâl ve yıldız şeklinde tasarladığımız madalyalarımız birçok Alman subayının göğsünde taşınmıştı. Bunu o döneme ait fotoğraflara göz atan herkes çok iyi bilir.  Tarihî hakikat böyleyken, müzede sergilenen Atatürk ve Enver Paşa’yı temsil eden mankenlerin üzerindeki bu madalyaların sökülüp başka yerde sergilenmesi gerçekten hayret edilecek bir tasarruftur. (S.A.S.)

Devamı

Çanakkale de Bir Melek Hanım (Muzaffer Albayrak)

Tarih: 15/11/2016   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 912

resimler/haberler/718.jpg

Melek Hanım Çiftliği ismine, savaş sırasında askerlerin günlüklerinde, kıta komutanlarının emir ve talimatlarında, muharebe alanını ayrıntılı olarak gösteren Şevki Paşa haritasında rastlanmaktadır. Çiftlik bu ismi sahibi olan Melek Hanım’dan almıştır. Çiftliğin sahibesi hanımın adı gerçekten Melek mi idi yoksa savaş sırasında çiftlik binasını revire, sargıyerine dönüştüren, elinde ne var ne yok askerin hizmetine sunan bu iyi kalpli, müşfik hanıma askerlerin gönülden yakıştırdıkları“Melek” sıfatı mı olduğu bilinmemektedir.
Melek Hanım’ın savaş sırasında çiftliğini terk etmediği, çiftlikte beraber yaşadığı yakınlarıyla askerlere yardımcı olduklarını, bölgede bulunan kıta komutanlarıyla çektirdikleri fotoğraflardan anlamak mümkündür. 25 Nisan’da başlayan kara muharebeleri ile cepheden geri bölgelere sevk edilen yaralılar için Melek Hanım Çiftliği, bünyesinde mevcut sargıyeri nedeniyle, bölgedeki ilk revir olarak hizmet vermeye başlamıştır. (M.A.) 

Devamı

Çanakkale Kara Muharebelerinde Asma Dere (Şaban Murat Armutak)

Tarih: 01/11/2016   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 575

resimler/haberler/717.jpg

Kara muharebelerinin başlangıcı 25 Nisan çıkarmasından 6 Ağustos harekâtına kadar Asma Dere’ye yakın olan Damakçılık Bayırı bölgesi Anafartalar Müfrezesine bağlı az miktarda piyade ve süvari birlikler ile gözetleme ve emniyet postaları şeklinde tertiplenerek bölge korunmuştur. 6 Ağustos kuşatma taarruzunda, Anzac birlikleri Damakçılık bayırında emniyeti sağladıktan sonra bir kol kuzey doğuya doğru hareketine devam edip Asmalı Dere’yi geçtikten sonra Abdurrahman Bayırı’na çıkıp buradan Kocaçimen Tepe hedefine ulaşacaklardı. (Ş.M.A.)
Bu yazı daha önce canakkalemuharebeleri1915.com adlı sitede yayınlanmış, editörünün ve yazarının izniyle sitemize konulmuştur.

Devamı

42. Alay / Gelibolu 1915 - Ahmet Diriker (Oğuz Çetinoğlu)

Tarih: 24/10/2016   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 775

resimler/haberler/716.jpg

Ahmet Diriker eserine; Birinci Dünya Savaşı’nı ‘efrâdını câmi-ağyarını mâni’ ölçüsü ile özetleyerek başlıyor. Sonra Osmanlı Devleti’nin durumu ve hemen ardından Çanakkale Savaşı’nda İngiltere ve Fransa’nın Çanakkale Boğazı’na saldırı düzenlemesinin ardındaki sebeplere yer veriyor. Sayfalar arasına serpiştirilmiş olan haritalar, krokiler; yazılanların kolay anlaşılmasına yardımcı oluyor.
Osmanlı Devleti’nin; gerek çağdaşı gerekse sonraki dönemlerde hüküm süren devletlere nazaran arşiv hususunda son derece başarılı olduğu bilinen ve her vesile ile tekrarlanan bir hakîkattir. Bu hakîkat, emrindeki zâbitler tarafından Alay Komutanına verilen raporlarda ve Alay Komutanı Binbaşı Ahmet Nuri Bey’in, emrindekilere ve üstlerine yazdığı mektuplarda da görülüyor. Bir başka husus da dikkati çekiyor: Tevekkül ve iman. Bu iki büyük gücün meyvesi olan kararlılık ve kendine güven… Tabur Komutanı Binbaşı Ahmet Süreyya Bey yazıyor: " Katiyen telaş etmem. Efrâdın kuvve-i mâneviyesi de yerindedir. Murâdullahdan (Allah’ın istediğinden) fazla bir şey olmaz. Gelecek düşmana süngülerimizin hazır olduğu ma’rûzdur." Bir başka belgede düşman, bu durumun farkında olduğunu şu cümle ile açıklıyor. "Allah, Türk ordusunun mağlup olmasını istemedi."

Devamı

Birinci Dünya Savaşında Osmanlı İmparatorluğunda Futbol – Melih Şabanoğlu ile Söyleşi 2 .Bölüm – (Tuncay Yılmazer)

Tarih: 10/10/2016   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 1262

resimler/haberler/715.jpg

İlk bölümü bir hayli ilgi gören Melih Şabanoğlu söyleşimizin ikinci bölümünü sizlere sunuyoruz. Balkan Savaşı kulüplerin hedeflerini nasıl değiştirdi? Hangi kulüp, oyuncularının Harb-i Umumide askerlikten muaf olmasının avantajıyla, rakiplerini kolayca yenerek şampiyon olmuştu? Birinci Dünya Savaşı döneminde ligler nasıl devam etti? Hafta sonu maç oynayıp hafta içi Çanakkale'de savaşa katılma doğru mu? Beşiktaş, İstanbulspor gibi takımların siyah rengi nereden geliyor? Mütareke döneminde işgal kuvvetleri ile oynanan maçlar ne anlam ifade ediyordu? Mustafa Kemal Atatürk'ün futbol ile ilişkisi neydi ve hangi takımı tutuyordu? Şehzade Ömer Faruk'un, Fenerbahçe ve Milli Mücadele'deki rolü ile ilgili bilinmeyen detaylar. Daha bir çok ilginç sorunun yanıtını bu söyleşide bulacaksınız. (T.Y)

Devamı

Birinci Dünya Savaşında Osmanlı İmparatorluğunda Futbol – Melih Şabanoğlu ile Söyleşi 1.Bölüm – (Tuncay Yılmazer)

Tarih: 05/10/2016   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1462

resimler/haberler/714.jpg

GeliboluyuAnlamak sizlere çok önemli bir söyleşiyi sunuyor. Ülkemizde 1. Dünya Savaşı dönemi ile ilgili çalışmalar daha çok askeri ağırlıklı iken “Home Front” adıyla da bilinen savaşın gerisinde neler yaşandığına dair araştırmalar çok azdır. Biz de cephe gerisinde yaşanılan hayatın önemli bir parçası olan spor, daha özel de futbol üzerinde durmak istedik. Bu konulardaki otorite isim Melih Şabanoğlu ile bir söyleşi gerçekleştirdik. Kendisinin Atlas Tarih Dergisi Spor Tarihi özel sayısındaki aydınlatıcı makalesi temel çıkış noktamız oldu.( Atlas Tarih'in bu özel sayısını konuyla ilgilenen herkese öneririm)  Futbolun ülkemize nasıl geldiği, üç büyüklerin kuruluşları konusundaki mitler ve her yönüyle yıpratıcı bir savaş dönemde spor faaliyetlerinin nasıl yürütüldüğü konularında son derece önemli ve ilginç bilgilerin dikkatinizi çekeceğini düşünüyorum. “Eski” bir Fenerbahçe taraftarı olarak zamanında fanatiği olduğum takımımın tarihi hakkında ne kadar az şey biliyormuşum! İki bölüm halinde yayınlayacağımız bu söyleşi için Melih Şabanoğlu'na teşekkür ederim. (T.Y)

Devamı

Dr. Kilisli Rıfat ın İzinde Osmanlı dan Türk e ve Ötesi (Nükhet Kardam)

Tarih: 29/09/2016   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 921

resimler/haberler/712.jpg

Büyükbabam Dr. Kilisli Rıfat’ın hayatını araştırmak üzere gizemli bir yolculuğa çıktım. Bu yolculuk zaman içinde tahminimden çok farklı sonuçlara ulaştı. Bir açıdan bu öykü Osmanlı Devleti çöküp yerini Türkiye Cumhuriyeti’ne bıraktığında yaşanan büyük değişiklere tanık olan Rıfat ve ailesinin öyküsüdür. Aynı zamanda değişen veya değiştirilen kimliklerin öyküsü. Bir başka açıdan ise bu hikâye benim kendi içsel yolculuğum. Büyükbabamın hayatını araştırırken kendi kimliğim üzerinde düşünmek elzem oldu ve ister istemez temelde büyük değişimler yaşadım.


Büyükbabam kendi döneminde çok tanınmış bir şahsiyet idi. İstanbul’daki ünlü Askerî Tıp Akademisi’ni (Mekteb-i Tıbbiye-i Şâhâne) birincilikle bitirmiş bir doktor ve kamu sağlığı profesörü olmanın yanı sıra çeşitli dergilerde köşe yazarlığı yapmış, Uluslararası Karantina Hizmetleri müdürü olarak çalışmış, Kızılay ya da Hilâl-i Ahmer’in kurucuları arasında yer almış ve Yargıtay üyeliğinde bulunmuştu. Dr. Kilisli Rıfat aynı zamanda Türkiye’nin sağlık ve nüfus planlaması politikalarını şekillendiren seçkinler arasında bulunuyor ve adı 1930’ların Türkiye’sinde önde gelen sekiz doktor arasında yer alıyordu. (N.K.)

Devamı

Seddülbahir Kahramani Çanakkale Gazisi Bigali Mehmet Çavuş (Ömer Arslan)

Tarih: 10/09/2016   /   Toplam Yorum 2   / Yazar Adı:      /   Okunma 1260

resimler/haberler/711.jpg

Mehmet Çavuş, Balkan Savaşlarından sonra vatani görevini bitirip köyüne dönmüş olmasına rağmen seferberlik ilan edildiğinde Çanakkale Cephesine katılır. Cepheye giderken oğlu Hüseyin, kızı Hatice ve diğer kızı Zehra'ya hamile olan gözü yaşlı eşini arkasında bırakır. Mehmet Çavuş, zeki, yardımsever ve vatanperver bir askerdi. Kısa zamanda çevresi tarafından büyük bir sevgi ve saygı gördü. 27. Alay 3. Tabur 10. Bölük çavuşlarındandı. Bölüğü ile birlikte Seddülbahir bölgesini müdafaa için bekliyorlardı. 


 4 Mart 1915 Perşembe günü öğleden sonra, Morto Koyunda bulunan Majestic ve Seddülbahir açıklarında demirlemiş olan Ocean savaş gemilerinin top ateşi desteğiyle, Binbaşı Balmer komutasındaki düşman birlikleri dört ağır makineli tüfekle birlikte üç büyük sandalla sahile çıkmaya başladılar. Düşman birliği, Seddülbahir Tabyasına yaklaştıklarında yoğun bir direnişle karşılaşarak mevzilere çekilmek zorunda kaldılar. Takımıyla birlikte kahramanca savaşan Bigalı Mehmet Çavuş, tüfeğinin mekanizmasının bozulması üzerine eline aldığı istihkam küreğiyle düşmana saldırarak emrindeki askerleri de süngü hücumuna kaldırır. (Ö.A.)


 


 

Devamı

To Halil İnalcık (Ali Yaycıoğlu)

Tarih: 19/08/2016   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 696

resimler/haberler/710.jpg

The great Ottoman historian Professor Halil İnalcık passed away on July 25 at the age of 100. İnalcık wrote groundbreaking books and articles on a vast range of themes: social responses to the Tanzimat reforms, peasant economies, methods of Ottoman conquest, the Khanate of Crimea, capital formation in the urban economy, the Ottoman legal order, and Indian Ocean trade. In his prolific career, İnalcık reshaped the field of Ottoman history. There is no doubt that with Köprülü, Wittek, and Barkan, İnalcık was one of the founding fathers of modern Ottoman studies. In the scope and impact of his work, İnalcık is the field’s most influential scholar. (A.Y.)

Devamı

Aşk Cephesi – Bahadır Yenişehirlioğlu ( Sinem Şahin )

Tarih: 09/08/2016   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1271

resimler/haberler/709.jpg

Bahadır Yenişehirlioğlu' nun 2014 yılında yayınladığı  romanı Aşk Cephesi okuyucularını Çanakkale Cephesine götürüyor. Roman Rodos' da bir otelde çalışan Angela' nın kendisine emanet olarak gördüğü, büyükannesi Adara' nın sevipte kavuşamadığı Kerim Beye gönderdiği aşk mektuplarını,sahibine ulaştırmak amacıyla yazdığı bir mektupla başlıyor.  Mektubun sahibi Selim yalnız, günümüz dünyasında yaşama nedenini bulamayan kafası karışık bir karakter. Aldığı bu mektupla sanki yıllardır beklediği işareti almış gibi heyecanla yola koyuluyor. Yanında bir kitapla. Selim' in yanına aldığı bu kitap yol boyunca ona hem arkadaşlık hem de bir nevi kılavuzluk yapıyor. Kitaptaki karakterler Ali ve Joe ile kendimizi Çanakkale Cephesinin içinde savaşın, acının, yokluğun ve bunlara rağmen hiç bitmeyen Allah, vatan ve millet aşkının ortasında buluyoruz. (S.Ş.)

Devamı

Çanakkale Muharebelerine Dair Bir Site; canakkalemuharebeleri1915.com

Tarih: 04/08/2016   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 936

resimler/haberler/708.jpg

Çanakkale Muharebelerinin doğru ve ayrıntılı anlaşılmasına yönelik bir site olan https://canakkalemuharebeleri1915.com/ özgün, bilgilendirici makaleleri ve özellikle de muharebe arazilerine yönelik görsel ağırlıklı çalışmalarla dikkati çekiyor. ( Murat Armutak'ın Muharebe Arazisindeki belli başlı alanların koordinatlar üzerine yazıları, Yücel Özkorucu'nun muharebeler üzerine değerlendirme yazılarına mutlaka göz atılmalı. Siteden Çanakkale Muharebeleri ile ilgilenenlerin yararlanacağını düşünüyor, tavsiye ediyoruz.

Devamı

GeliboluyuAnlamak tan Duyuru: Darbelere Hayır! Demokrasiye Evet

Tarih: 16/07/2016   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 855

resimler/haberler/707.jpg

Türkiye 15 Temmuz’u 16 Temmuz’a bağlayan gece adeta bir kabus yaşadı. Türk Silahlı Kuvvetler içerisinden değişik sınıflardan bir grup eşkıya, Başkomutanı Cumhurbaşkanına, Genelkurmay başkanına ve kendisini yetiştiren milletine isyan etme cüretinde bulundu, seçilmiş hükümeti devirmeye kalkıştı. Başta milletin iradesinin merkezi Türkiye Büyük Millet Meclisi olmak üzere güvenlik güçlerine ve halka ateş açtı. Bu sitenin twitter adresi @geliboluyu2015 ten daha haberi alır almaz gelişmeleri paylaştık, ama her şeyden önce demokrasiye olan inancımızı, bir avuç eşkıyaya papuç bırakmayacağımızı da  belirttik. Tekrar burada da ifade ediyoruz ki seçilmiş bir hükümet ancak demokratik seçimle gider. Bu güzel ülkemin seçilmiş Cumhurbaşkanı-Başkomutanını, Hükümeti, Parlamentosunu devirmeye kalkışmak, Türkiye’yi dünyaya rezil etmek, silah arkadaşlarına ve halka silah çekmek, basın kuruluşlarını, devletin kurumlarını işgale kalkışmak aşağılık bir harekettir. Yapanlar, destekleyenler hatta sessiz kalanlar tarih önünde utançla anılacaktır. Milletimize  geçmiş olsun.Türkiyem, sevgili ülkemiz hep güzellikleri hak ediyor. Şehitlerimizle yüreğimize ateş düştü.  Bu vesileyle demokrasiye olan inancımızı bir kere daha vurguluyor, hayatlarını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralananlara acil şifalar diliyoruz. (Editöryal)

Devamı

Birinci Dünya Savaşı Araştırmaları Sitesi cihanharbihatiralari.com (Mehmet Beşikçi)

Tarih: 15/07/2016   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 682

resimler/haberler/706.jpg

Yakın tarihimizin önemli dönüm noktalarından ve aynı zamanda en önemli felaketlerinden biri olan Birinci Dünya Savaşı’nın insan tecrübeleri açısından yeteri kadar bilindiğini söylemek hâlâ çok zordur. Savaşa dair hükümet politikaları, askeri stratejiler, ordu teşkilatı, savaş ekonomisi gibi konular görece epey çalışılmış iken, savaşa katılan Osmanlı askerlerinin cephelerde neler yaşadığı, neler gözlemlediği, savaşa dair neler hissettiği, savaş travmasıyla nasıl baş ettiği ve bunları nasıl hatırladığı konusunda elimizde henüz yeterli çalışma yoktur. Bu websitesi, bu eksikliği doldurmaya çalışan bir araştırma projesinin bir parçası olarak doğdu. Websitesimizin amacı, Birinci Dünya Savaşı’na katılan Osmanlı askerlerinin, savaşa dair kaleme aldıkları hatıra, günlük ve mektup gibi kişisel anlatılarının kapsamlı bir kaynakçasını çıkarmak ve bunu genel kamuoyu ile paylaşmaktır. Websitemizde, kitap, dergi yazısı, gazete tefrikası ya da elyazması şeklinde ulaşılabilir durumda olan asker hatıraları, günlükleri ve mektuplarının kısa künyeleri ve kısa tarifleri yer alacaktır. Kaynakçamızı kısa aralıklarla güncelleyeceğiz. (M.B.)

Devamı

Çanakkale’den 100. Yılında Somme’a:Bir Savaş, İki Muharebe (Mustafa Onur Yurdal)

Tarih: 03/07/2016   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 1655

resimler/haberler/705.jpg

Çanakkale ve Somme’a baktığımızda benzer olarak şunu söylemek mümkün. Yapılan topçu bombardımanları açısından Somme’a Seddülbahir muharebeleri benzerlik gösterirken, siper savaşları bakımından Somme’a Arıburnu cephesi benzerlik gösterir. Nitekim 2. Kirte Muharebesinden başlayarak Seddülbahirde müttefiklerin Türklere karşı 505 namlu kadar top kullandıklarını bilmekteyiz. Somme’da ilk gün olan 1 Temmuz 1916’da müttefikler Almanlara karşı 1437 top kullanmışları. Mesele şudur ki, Seddülbahir’de Türkler yerin altına derin dehlizler kazarak en az kayıpla bu bombardımanlardan kurtulmuştu. Almanlar da Somme’da yerin altındaki betonarme zeminliklerden istifade ederek kurtuldu.
Batı cephesinin genelinde ilerlemeler ve geri çekilmeler metre hesabıyla yapıldı.  Yani ancak metrelerce ilerleyip, metrelerce geri çekilinebiliyordu. Hatta bazı yerlerde cephe tamamen kilitlenmiş hamleler tükenmiştir. Özellikle Arıburnundaki muharebelerde benzerlikleri görmekteyiz. Hatta ve hatta Somme’da yaşanan ilk gün muharebeleri 6 Ağustos’ta Kanlısırt’a  yapılan taarruza oldukça benzer. Buradaki tek fark, Anzaklar  Kanlısırt’ta başarılı oldular. Nitekim Somme’da İngilizlerin attığı çoğu mermi patlamamıştır,Kanlısırt’ta obüs atışları Türk siper sistemini çökertmiştir. Kanlısırt’ta karanlık zeminliklerde muharebelerin devam ettiği gibi ilk gün Somme’da da benzerinin yaşandığını söylemek mümkün. (M.O.Y.)

Devamı

Gallipoli Campaign: A Symbolic Battleground (Özgür Öztürk)

Tarih: 24/06/2016   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1231

resimler/haberler/704.jpg

This article argues that there is no static approach to the meaning of Gallipoli Campaign in Turkey. There is a social dimension that shapes the understanding of the battle continually. The understanding of the battle changes when a rival political group champions on the historiography of the battle. In Turkey, political groups, namely Kemalists and Islamists, contend over the meaning of the battle. This rivalry makes the history of Gallipoli Campaign as a symbolic battle ground between the groups. Since the Turks do not constitute a single political group, Gallipoli Campaign is what the groups make of it. In Turkey, Gallipoli Campaign is a historical heritage that is always under construction. (Ö.Ö.) 

Devamı

I.Dünya Savaşı nda Şii Ulemasının Cihat Fetvaları Çerçevesinde Irak Cephesi (Ziya Abbas)

Tarih: 11/06/2016   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1661

resimler/haberler/703.jpg

I. Dünya Savaşı’nın Irak Cephesi, İngilizlerin Kasım 1914 tarihinde Basra’ya çıkarma yapması ile açılmıştır. Savaşta İslam âlemini harekete geçirmek isteyen Osmanlı Devleti Kasım 1914’te Cihat ilan etmiştir. Irak cephesinde İngilizler ile devam eden savaşta, Şii Ulemanın önemini ve cihat harekâtının etkisinin farkında olan Osmanlı Devleti ulemanın dini, askeri, siyasi rolüne önem vermeye başlamıştır. Şii Ulemasının da katıklarıyla bu fetvanın Irak Cephesi üzerinde önemli etki yaratmıştır. İngilizlerin Basra’ya çıkarma yapmasından sadece birkaç gün sonra Basralı din adamları ve ileri gelenler işgale karşı harekete geçmiştir. Kerbela, Necef, Samarra ve Kazımiye’de bulunan Şii Uleması Kasım 1914’te İngiliz güçlerine karşı Cihat ilan etmiştir. Şii Uleması İngilizlere karşı savaşta, Şii toplumun cihada aktif katılımlarını sağlamak üzere fetvalar yayınlamıştır. Şii Ulemasının fetvaları Irak’ın orta ve güney kesimlerinde büyük ölçüde halk kitlelerinden yanıt bulmuş, çok sayıda gönüllü, savaşa katılmıştır. Şii uleması halkı cihada teşvik etmiş, mücahitlere önderlik yapmış, onları savaş meydanlarında organize etmiş ve bizzat çarpışarak savaşta önemli katkılarda bulunmuşlardır. Bu çalışmada Arapça literatür esas alınarak I. Dünya Savaşı sırasında Şii Ulemasının cihat fetvaları çerçevesinde Irak cephesi incelenecektir. Cihat fetvalarına değinildikten sonra savaş sırasında ulema – toplum etkileşiminin üzerinde durulacaktır. Bununla birlikte ulemanın Irak cephesindeki katkıları ele alınacaktır. Son olarak Osmanlı - Şii Uleması ilişkilerinin geldiği nokta ve sonuçları irdelenecektir. (Z.A)

Bu makale Atatürk Araştırma Merkezinin 28-29 Nisan 2016 tarihlerinde Mardin'de düzenlendiği "Kutü'l Amare Zaferi'nin 100. Yılı Münasebetiyle I. Dünya Savaşında Irak Cephesi" Sempozyumu'nda tebliğ olarak sunulmuş, yazarın izniyle sitemize konulmuştur.

Devamı

Çanakkale Muharebelerinde ve Ermeni Olaylarında Alman İzleri: Zaferi Anma, Soykırımla Suçlanma (M.Onur Yurdal)

Tarih: 06/06/2016   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1412

resimler/haberler/702.jpg

Almanlar 1. Cihan Harbinde müttefikimizdi. Ancak Birinci Dünya Harbinde 500 Almanın hayatını kaybetmesine, bazı Alman asker ve üst rütbeli subayların başarılarına rağmen bir türlü Çanakkale Zaferine ortak olmadılar. Yıllardır Çanakkale Muharebelerini araştıran Askeri Tarih Araştırmacıları ve Harp Tarihçilerinin merakla yanıtını aradığı, fakat bulmakta zorlandığı sorulardan biriydi bu. Fakat geçtiğimiz günlerde Alman Parlamentosunun Ermeni Tehcirini ve 1915 olaylarını kabul etmesiyle bu soru birinci elden yanıtını buldu. (M.O.Y.)

Devamı

Kutülamare- Yarbay Mehmed Reşid Bey in Günlüğü (İ. Bahtiyar İstekli)

Tarih: 01/06/2016   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 954

resimler/haberler/700.jpg

Reşid Bey'in günlüklerini yazdığı defterlerin yarısı İran yolculuğu, Dilman muharebesi, Fırka'nın geri çekilerek Bitlis'e gelmesi ve o bölgede Ruslarla yapılan savaşlarla ilgili yazdıklarından oluşuyor. Bu kitaba başlangıç olarak, Fırka'nın Irak Cephesi'ne hareket emrini aldığı 8 Ekim 1915 tarihini seçtim. Bu tarihte Pasinler civarında bulunan 51. Tümen aldığı emir üzerine harekete geçmiş, karadan ve Dicle üzerinden yaklaşık bir buçuk ay süren zorlu bir yolculuk yaparak 22 Kasım 1915'te Selmânıpak'ta İngiliz Ordusu karşısında savaşa dahil olmuştur.
Reşid Bey'in alay kumandanı olarak içinde bulunduğu Halil Paşa kumandasındaki 51. Ve 52. Tümenlerden oluşan 18. Kolordu'nun Selmânıpak'ta İngiliz taarruzu karşısında bozulmakta olan kuvvetlerimizin imdadına yetişmesi Irak Cephesi'ndeki savaşın seyrini değiştirmiştir.  Bağdat'a doğru ilerleyen İngiliz kuvvetlerinin ilerleyişi durdurulmuş, karşı taarruzlarla düşman bozgun halinde Kutulamâre'ye sığınmak zorunda kalmıştır. Burada kuşatma altına alınan yaklaşık on dört bin civarındaki düşman kuvveti dört ay sürecek bir kuşatmadan sonra teslim olacaktır.
Reşid Bey Pasinler'den Irak'a doğru hareketinden itibaren geçiş güzergâhını ve konaklama yerlerini, buralardaki yiyecek - içecek durumunu, yolculuk şartlarını ve karşılaştığı olayları günlüğüne kaydetmiştir. Ayrıca, Dicle üzerinde o dönem taşıt olarak kullanılan keleklerle nasıl yolculuk yapıldığını, bu keleklerin ne şekilde inşa edildiğini ve nasıl kullanıldığını detaylı bir şekilde anlatıyor. Bu bölümü o dönemin ulaşım şartlarını ve ordunun lojistik durumunu göstermesi bakımından özellikle önemsiyorum. (İ.B.İ)

Devamı

Osmanlı Devleti’nin Çanakkale Muharebelerinde Sağlık Alanındaki Faaliyetleri (Ayhan Candan)

Tarih: 23/05/2016   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1502

resimler/haberler/699.jpg

Çanakkale Cephesinde Kızılay daha savaş başlamadan faaliyete geçmiş, iimkanlar dahilinde önlemler alınmaya başlamıştı. Bu önlemler arasında Edremit ve Gülnihal vapurları kiralanarak hasta naklinde kullanılması sağlanmıştır. Bunun yanında cephenin çok geniş olmamasından dolayı bir sahra hastahanesi ve yaralıları taşımak için bazı noktalar oluşturulmuştur; fakat şiddetli geçen savaşla birlikte artan yaralı sayısı karşılamak için Kızılay’dan yeni hastaneler talep eden Ordu Sahra Sıhhiye Müfettişliğine istinaden hiç zaman kaybetmeden harekete geçilmiştir.  İstanbul Tıp Fakültesi (Darülfünun),Galatasaray Sultanisi, Galata, Taksim, Cağaloğlu, Kadırga ve Darüşşafaka hastaneleri aktif hale getirildi. Kanlı muharebe günlerinde 2,570 yatakla hizmet veren bu hastanelerde 19.443 askerin yaraları sarılmıştır. Hilal-i Ahmer Cemiyeti hastabakıcı ihtiyacını karşılamak için kurslar düzenlemiştir. Bu hastanelerde görev yapan kadın hasta bakıcıların çoğu gönüllülük esasına göre büyük gayretler sarf ederek üzerlerine düşeni fazlasıyla yerine getirmişlerdir. (A.C.)

Devamı

Bir Osmanlı Kurmay Subayı- Iraklı Kürt Devlet Adamı, Mehmet Emin Zeki Bey in Yaşam Öyküsü (Tuncay Yılmazer)

Tarih: 16/05/2016   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 1406

resimler/haberler/698.jpg

Kurmay Binbaşı Mehmet Emin Bey Osmanlı askeri tarihi ile ilgilenenlere çok yabancı olmasa da genel olarak çok bilinen bir isim değildi. Bu yıl Kültür Bakanlığı tarafından yayınlanan “KutülAmare Muhasarası” adlı eseri bambaşka bir noktayı da ortaya çıkardı. Son derece etkileyici anlatımla örneklerle muhasarayı anlatan, askeri açıdan özeleştiriden kaçınmayan, dili yine aynı dönemin askeri tarihçisi Bursalı Mehmed Nihad bey'e benzeyen Mehmet Emin Bey, Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılmasıyla zihniyet değişimine uğrayan Türk kökenli olmayan Osmanlı aydın sınıfına bir örnek teşkil ediyor. M. Emin Bey bir kitabının önsözünde “Türkiye'de Osmanlı kavramı kaldırılıp yerine Türk- Turan” kavramları kullanılmaya başladığı andan itibaren ben de Türk olmayan her Osmanlı vatandaşı gibi doğal olarak Türklerden ayrı bir ulusal kimliğin bilincine vardım” diye yazıyor. Kuşkusuz Osmanlı olmaktan kendi “ulusçuluk” ideolojisine geçen çok sayıda aydın var. Bu konuda çok daha fazla çalışmalar yapılması gerekiyor. Sizlere Mehmet Emin Zeki Bey'in Nubihar Yayınlarından çıkan “Kürtler ve Kürdistan Tarihi” adlı eserinde yer alan biyografiyi sunuyoruz. Umarız, yazı da listesini verdiğimiz Mehmet Emin Bey'in 1. Dünya Savaşı ile ilgili diğer eserleri de günümüz Türkçesine çevrilir. (T.Y)

Devamı

Mezopotamya da Bir Savaş 1915-1916 KutülAmare – Nikolas Gardner ( Tuncay Yılmazer )

Tarih: 10/05/2016   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 1865

resimler/haberler/697.jpg

Kanada Kraliyet Harp Akademisinde öğretim üyesi olan Nikolas Gardner'in Türkçe'ye çevrilen  Mezopotamya'da Bir Savaş 1915-1916 Kut'ülAmare ( Etkileşim Yayınları, Nisan 2016) kitabı yukarıda saydığım temel eserlerin ve çok sayıda savaşa katılmış kişilerin kaynakları ve zengin arşiv belgelerini değerlendirerek, kuşatmaya giden süreci ve kuşatmayı anlatıyor. Hacmi kalın değil ama “yoğun” bir kitap olduğunu söyleyebiliriz.  Akademik bir eser olsa da , zaman zaman seviye üstü yorumlar yapsa da bu durum konuya yabancı olan okur açısından bir hayli bilgilendirici.


Doğrusunu söylemek gerekirse N.Gardner'in Kut'ülamare adlı eserinin çevirisinin hazırlandığını duyunca çok sevinmiştim. Ancak kitabı okumaya başladığınızda askeri (genel anlamda spesifik konulardaki) eserlerin çevirilerine ne kadar dikkat edilmesi gerektiğini bir kere daha anlıyoruz. KutülAmare kitabının çeviri hataları eseri hakkıyla değerlendirmenin önüne geçmiş. (T.Y)

Devamı