Çanakkale Savaşı Esnasında Çekildiği İddia Edilen Bir Fotoğraf Hakkında (Erhan Çifçi)

Tarih: 18/04/2018   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 959

resimler/haberler/801.jpg

Çanakkale Savaşı anlatımındaki yanlışların en fazla göze çarpanlarından biri de kamuoyuna “Çanakkale Savaşı’na Katılan 15’liler” şeklinde lanse edilen bir fotoğraftır. Kamu kurum ve kuruluş binalarına dahi asılacak hale gelen bu fotoğrafta askerî üniforma ile yürüyüş yapan bir grup çocuğun Çanakkale Cephesi’ne gönderilen 15 yaşındaki çocuklar olduğuna vurgu yapıldı. Son dönemde aksi yönde söylemler zikredilmeye başlansa da, kaynağını büyük ölçüde Tokat yöresine ait bir türküden alan bu bilgi halen yaygın biçimde paylaşılmaya devam etmektedir.


İlk kez geçen yıl açıklamalı örnekler vererek sosyal medya üzerinde işaret ettiğimiz bu yanlışlığın tashihi için Çanakkale Savaşı üzerine yaptığı değerli araştırmaları ve yazıları ile tanınan Sn. Dr. Tuncay Yılmazer Bey’in nazik teklifi ile konu hakkında daha derli-toplu bir yazı hazırlamamızın da önü açılmış oldu. Hassaten Çanakkale Savaşı üzerine bir uzmanlığım ya da uzmanlık iddiam olmadığı halde kendisinin nazik teklifi ve ricası üzerine kaleme aldığım bu yazıda, bahsi geçen fotoğrafın aslında Çanakkale Savaşı yıllarına ait olmadığını, bazı açıklayıcı örnekleri de paylaşarak, kısaca ortaya koymaya çalışacağım. (E.Ç.)


 

Devamı

Balkan Savaşları’nda Trakya ve 1912 Edeköy Katliamı-Atakan Sevgi (İsmail Pehlivan)

Tarih: 15/04/2018   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 464

resimler/haberler/800.jpg

Balkan Savaşları, Balkan Savaşları’nda Bulgar, Sırp ve Yunan mezalimi üzerine yazılmış onlarca kitap ve makale bulunmaktadır. Fakat Balkan Savaşları’nda Trakya ve 1912 Edeköy Katliamı isimli neşriyatı diğer eserlerden farklı kılan en önemli özellik eserde 156 adet özgün görsel kullanılmasıdır. Anlatıların görsellerle desteklenmesi zihinde kalıcılığı arttırıp, düşünsel aktivitelere girilmesini sağlamaktadır. (İ.P)

Devamı

“Büyük Stratejisizlik”ten Sahadaki Gerçekliklere, Gazze,Birüssebi ve Kudüs’ün Kaybı (Bülend Özen)

Tarih: 13/04/2018   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 526

resimler/haberler/799.jpg

Osmanlı’nın strateji yoksunluğunun bir sonucu olarak dokuz cephede neredeyse eşzamanlı yürüttüğü harp, ne kuvvet tasarrufu yapmaya, ne siklet merkezi oluşturmaya ne de başarıların bir sonuç vermesine izin vermiştir. Sarıkamış’ta kış şartlarına, Galiçya’da yardım/boy gösterişine, Çanakkale’de Liman von Sanders’ın savunma planına ve İran’da Turancılık akımlarına kurban edilen şehitler ve sarf edilen kaynaklar, rasyonel bir sonuç olarak askerî gücün ciddi anlamda zayıflamasına yol açmıştı. Harbin ortalandığı 1916’nın sonlarına doğru, genel resim içinde Osmanlı Devleti’nin itibarî varlığı üç cephede kilitlenmişti: Kadim rakip Ruslarla Kafkas cephesi, dönemin süper gücü İngilizlerle Irak cephesi ile Suriye-Filistin Cephesi. Bu çalışmada, Suriye-Filistin cephesindeki Gazze-Birüssebi muharebeleri ve Kudüs muharebeleri ile ilgili bazı önemli hususlar ele alınmıştır. Makalede aktarılan hususlar, sayın Tuncay Yılmazer’in “Filistin’de 100.Yıl/Birüssebi Muharebeleri - Kudüs Düşmeden Önce” ve “100.Yılında Kudüs’ün Düşüşü - Elveda Zeytindağı” makaleleri okunmayı müteakip tespit edilen ilave katkıları içermektedir. (B.Ö)

Devamı

18 Mart Günü Dardanos Şehidi Zabit Namzedi Halim Efendi (Ahmet Yurttakal)

Tarih: 07/04/2018   /   Toplam Yorum 3   / Yazar Adı:      /   Okunma 1142

resimler/haberler/798.jpg

3 Ağustos 1914’te başlayan seferberlikle birlikte Halim Efendi İstanbul’da Harbiye İhtiyat Zabitan Talimgâhında altı aylık hızlandırılmış muharebe eğitimi gördü. Eğitimin ardından Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanlığı, 3. Ağır Topçu Alayı 1’inci Ağır Topçu Taburu’nda Dardanos Bataryasında görevlendirildi.



18 Mart 1915 günü Boğaz Muharebesinde düşman zırhlıların attığı top mermisinin etkisiyle Batarya Komutanı Üsteğmen Hasan, Teğmen Mevsuf ile birlikte Zabit Namzedi Halim Efendi şehitlik mertebesine ulaştı. Halim Efendi şehadete erdiğinde 26 yaşındaydı. (A.Y.)

Devamı

Birinci Dünya Savaşı nda İstanbul a Yapılan Hava Saldırıları (Emin Kurt - Mesut Güvenbaş)

Tarih: 04/04/2018   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 815

resimler/haberler/797.jpg

İstanbul’a ilk hava saldırısı 1916 yılında yapılır. Savaşın sonunun göründüğü, barış ümitlerinin yükseldiği döneme rastlayan 1918 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül aylarında İstanbul havadan yoğun bir bombardımana tutulur. Birinci Dünya Savaşı tarihini anlatan geniş kapsamlı Türk tarih çalışmalarında İstanbul’a yapılan hava saldırılarından sınırlı olarak bahsedilmektedir. Bu çalışmada İstanbul’a ilk bombardımanın ne zaman yapıldığı, toplam kaç hava saldırısının düzenlendiği, insan kayıplarının ve maddi hasarın boyutunun ne olduğu, şehri korumak için ne gibi önlemler alındığı ve halkın günlük yaşamının bu saldırılardan nasıl etkilendiği detaylı olarak anlatılıyor. Birinci Dünya Savaşı’nda İstanbul’a Yapılan Hava Saldırıları kitabında, ulusal ve uluslararası arşiv belgeleri tarafsız bir gözle, dönemin yerli ve yabancı basınının titizlikle incelenmesiyle ele alınıyor. (E.K.-M.G)

Devamı

Kısa Birinci Dünya Savaşı Tarihi (İlkin Başar Özal)

Tarih: 31/03/2018   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 906

resimler/haberler/796.jpg

Birinci Dünya Savaşı’nı anlatan kitaplar genelde yıllara göre bölümlendirilmiştir. Elinizdeki kitap ise savaşılan cepheleri esas alan bir metoda sahiptir. Böylelikle anlatıların yoğunlaştığı Avrupa’nın Batı ve Doğu cepheleri ile Ortadoğu cephesinin dışında Afrika ve Uzakdoğu cephelerinde yaşananlar da gözler önüne serilmektedir. Bir cephede verilen mücadele süreci kesintisiz olarak anlatılmakta; sadece kara savaşları değil, denizlerdeki ve havadaki mücadeleler de ortaya konulmaktadır. Farklı askerî unsurların bir arada kullanıldığı stratejiler hakkında bilgi verilmekte, bilim ve teknoloji ürünü yeni silahların yanı sıra istihbarat, propaganda ve sağlık hizmetlerinin de savaşın ne kadar önemli bir parçası haline geldiği vurgulanmaktadır. (İ.B.Ö)

Devamı

Boğaz’ın Fedaileri "Çanakkale Boğazı Tahkimatları ve Çanakkale Boğaz Muharebeleri’nde Türk Topçusu" adlı kitapların tanıtımı (Bayram Akgün)

Tarih: 29/03/2018   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1012

resimler/haberler/795.jpg

İtilaf Donanma gemileri 18 Mart 1915 günü en güçlü gemileriyle Boğaz’dan içeri girerek bütün şiddetiyle tabya ve bataryalara top mermileri yağdırırlar. Osmanlı padişahlarının Anadolu ve Rumeli kıyılarına inşa ettikleri tabyalar, Müstahkem Mevki’nin ilave bataryalarıyla birlikte ve bir adım geri atmayan Türk askerlerinin fedakârlıklarıyla Boğaz geçilmez hale gelir. Savaş gemileri o gün ne kadar saldırsalar da Boğaz’ın Fedaileri asla geçit vermezler.
Şüphesiz Çanakkale Boğazı’nın iyi tahkim edilmesi ve Türk askerinin vatan müdafaasında gösterdiği gayret sonucu Çanakkale geçilemedi. Çanakkale Boğaz Muharebeleri, tabya, batarya ve kahraman Türk topçusu olmadan anlatılamaz. Bu iki eserde de Boğaz muharebelerinde kullanılan tabya, batarya, kale ve toplar hakkında bilgiler aktarmaya çalıştım. (B.A.)

Devamı

Verdun Savaşı (İlkin Başar Özal)

Tarih: 23/03/2018   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 1496

resimler/haberler/794.jpg

1915 sonlarına gelindiğinde İtilaf kuvvetleri düşünceliydiler. Savaş bu noelde de bitecek gibi durmuyordu. Üstelik koca bir yılı kapatırken ellerinde kayda değer bir şey de yoktu. II.Artois, Eylül'deki III.Artois ve II.Champagne savaşları üç yüz elli bin Fransız askerinin hayatına mal olmuş, başarı ise elde edilememişti. II.Ypres Savaşı'nda Almanlar, zehirli gazı ilk kez Batı Cephesi'nde kullanmalarının da yarattığı sürprizle, Fransızları ve İngilizleri geri çekilmeye mecbur etmişti. Doğu Cephesi'nde ise Avusturya-Macaristan ile Almanya'nın ortak saldırısı Rusların savunmasını çökertti. İtalya, Avusturya-Macaristan ile çatışma halindeydi ancak Isonzo'da yaşanan dört savaşa rağmen çok az ilerleme kaydedebilmişti. İtilaf devletlerinin başarısız olduğu bir diğer cephesi ise Çanakkale'ydi. Boğazı geçmeye çalışan Birleşik Donanma başarısız olmuş, Gelibolu'ya çıkartılan kara kuvvetleri ise tahliye hazırlıklarına başlamışlardı. Türklerin Süveyş Kanalı'na düzenledikleri saldırı belki başarısız olmuştu ancak Sina Yarımadası'nın kaynakları ellerindeydi. Irak'ta da Bağdat'a ilerlemeyi başaramayan General Townshend Kutü'l Amare'ye çekilmiş, Türk Ordusu’nun kuşatması altında umutsuzca yardım birliklerini beklemekteydi. 1916 yılında Almanlar, Avrupa’nın Doğu Cephesi’nde Rusları savaş dışı bırakmak için bir hamle yapmadılar. Amaçları savaşın sonucunu belirleyeceklerine inandıkları Batı Cephesi’nde üstün gelmekti. Verdun’de Fransızlara karşı gerçekleştirdikleri taarruz, bir tarafın kazanması ya da kaybetmesi durumunda savaşın gidişatını etkileyecek stratejik bir karardı. (İ.B.A.)

Devamı

Londra’nın Savaş Planları: 1906 Taba Krizi Ve Çanakkale (Yusuf Ali Özkan)

Tarih: 20/03/2018   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 1742

resimler/haberler/793.jpg

Takvimler 1906 yılının ilk haftalarını gösterdiğinde ise Sina Yarımadası sınırında yaşanan kriz geleneksel Fransa-Rusya tehdidinden çok daha yakın bir tehdidin varlığını Londra’ya hissettirmiş ve ilk defe İngiliz karar vericilerde Osmanlılar ile bir savaşın olabileceği korkusunu tetiklemiştir.[2] Sina Yarımadası sınırında Osmanlının askeri varlığını arttırması ve bazı sınır taşlarını yıkmaya başlaması üzerine Britanya İmparatorluğu 3 Mayıs 1906 günü Sultan II. Abdülhamid’e ‘Osmanlı askerlerinin Mısır sınırının ihlal edilen yerlerinden çekilmesi ve sınırın belirlenmesi’ konusunda bir ültimatom vermiş, eğer 10 gün içerisinde bir cevap gelmemesi halinde askeri tedbirlere başvuracağını bildirmiştir. (Y.A.Ö)

Devamı

18 Mart Özel - Çanakkale Boğazı Savunmasında Kullanılan 240/35’lik Alman Krupp Kıyı Topunun Teknik Özellikleri (Bayram Akgün)

Tarih: 17/03/2018   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1951

resimler/haberler/792.jpg

Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanlığı’na bağlı Boğaz’ın her iki kıyısındaki mevzilerde bulunan toplar çağa ayak uyduramayacak durumda olmalarına rağmen, Türkler eldeki imkanlar dahilinde bu toplarla Çanakkale’de büyük bir destan yazdılar. Boğaz’da kullanılan topların nasıl kullanıldığına dair bilgi sahibi olmak, bu zaferin hangi şartlar altında kazanıldığını bizlere bir nebze olsun gösterecektir.
Müstahkem Mevki’nin elinde kayda değer 5 adet 355/35’lik ve 17 adet 240/35’lik Alman Krupp marka kıyı topları bulunuyordu. Özellikle savaş gemilerine etki edebilen bu toplardan 240/35’lik topun özelliklerine değinerek, Türk askerinin hangi zahmetler içerisinde vatanı müdafaa ettiğini anlatmakta fayda görüyorum. (B.A.)

Devamı

Uydurmadan Gerçeğe- Çanakkale Savaşı’nda Bulutlar İçerisinde Kaybolduğu İddia Edilen Norfolk Taburu (Tuncay Yılmazer)

Tarih: 12/03/2018   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 3455

resimler/haberler/791.jpg

Norfolk taburun önemli bir kısmı tekrar birliğine katıldı. Cesetlerin çoğu Türk tarafında kaldığı için doğal olarak ancak mütarekeden sonra bulundu. Olay, İngiliz komuta heyetinin arka arkaya yaptığı hatalara kurban gitmiş, her iki yanı korumasız halde Türk ateşiyle karşı karşıya kalmış bir taburun öyküsüydü sadece. Tıpkı Gelibolu'da yok olma noktasına gelmiş diğer bir çok Müttefik taburu gibi.Daha üzücü olanı, doğru olmadığı her yönüyle belli olan bu bilgileri hiçbir araştırma yapmadan Çanakkale Muharebelerini anlatan bir çok esere konulması, menkıbeleştirerek uhrevî bir hava verilmesi kuşkusuz. Çanakkale’de Mehmetçiğin kahramanlığını anlatmak, ordumuzun başarısını vurgulamak için bu tip tuhaf uydurmalara da ihtiyacımız yok. 


Bu metin makalenin kısaltılmış halidir. Daha ayrıntılı bilgiler içeren orijinal versiyonu Muzaffer Albayrak editörlüğü’nde çıkan Yakın Tarih İncelemeleri – Çanakkale adlı eserde yayınlanmıştır. ( Yeditepe Yayınevi, 2.Baskı, 2007 İst. )

Devamı

Yiğitler Harmanı Yozgad Mekteb-i Sultanisi -Yozgat Lisesi- (Osman Karaca)

Tarih: 25/02/2018   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 2236

resimler/haberler/790.jpg

Yozgat Mektebe-i Sultanisinin yapımına 1891 yılında başlanmıştır. 1893 tarihli Ankara Vilayeti ile Maarif Nezaretinin yazışmasından anlaşıldığına göre, Ankara İdadisi ile birlikte açılmasına karar verilmiştir. Ankara İdadisinin inşaatı bir hayli ilerlemiş olmasına karşın, Yozgat İdadisinin yapımına da devam edildiği ancak inşaatın yeterli hızda yapılmadığı, bu arada Kayseri İdadisinin temelinin de atıldığı belirtilmiştir. Binanın tamamlanamaması, aslında ödenek sorunundan kaynaklanmıştır. Maarif Nezaretinin Ankara Valiliğinden, Yozgat ile birlikte Kayseri ve Ankara idadi binalarının durumlarını, ne kadar masrafa ihtiyaç olduğunu sormasına rağmen cevap alınamamıştır. Bu nedenle, 3 Eylül 1892 (22 Ağustos 1308) tarihinde yeni bir yazı yazma gereği duyulmuştur. Nitekim Nezaret, 7 Ekim 1893 (25 Eylül 1309) tarihinde Yozgat ile birlikte idadi binalarının inşaatları devam eden Çankırı, Kırşehir, Kayseri, Bitlis, Amasya, Hakkâri sancaklarının bağlı oldukları Vilayet Maarif Müdürlüklerine ayrı ayrı yazılar göndererek; inşaatların durumu ve ihtiyaç duyulan ödeneklerin miktarlarını bildirmelerini istemiştir. (O.K.) 

Devamı

Çanakkale Savaş’ından Yadigar Kalan Gazi Toplar Nerede?- Bölüm 2 (Bayram Akgün)

Tarih: 19/02/2018   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 2498

resimler/haberler/789.jpg

Çanakkale Savaşları’nda kullanılan ve günümüze kadar ulaşabilen gazi topların ikinci bölümünde dört noktada sergilenen toplardan bahsedeceğiz. Bu toplar Eski Hisarlık Tepesi ile Seddülbahir Köyü arasında yer almaktadır.


Bölüm 2’de, Çanakkale Savaşları’nda şehit olan, yaralanan ve bu savaş kazanılmasında emeği geçen Türk milleti adına Eski Hisarlık Tepesi üzerine inşa edilen Mehmetçik Şehitler Abidesi’nin yanında sergilenen 2 adet Fransız topu, yine Mehmetçik Şehitler Abidesi’nden Morto Koyu’na inerken yolun sağında bulunan 2 adet 140 mm.lik Fransız topu, II. Dünya Savaşı’na hazırlık amacıyla inşa edilen Morto Koyu Bataryası’nda bulunan 2 adet 15 cm.lik toplar ile Seddülbahir Köyü meydanında sergilenen 105/45’lik top hakkında bilgi verilecektir. (B.A.)

Devamı

Acı Kaybımız - Yücel Özkorucu

Tarih: 16/02/2018   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 2701

resimler/haberler/788.jpg

Sevgili Yücel Özkorucu, twitter hesabında profiline yazdığı gibi “Öyle anlaşılıyor ki , ömrünün sonuna dek ilgilendiği araştırma konularının talebesi olarak kalacak” yazmıştı. Gerçekten de hep öğrenmek, bunları da etrafıyla paylaşmak düsturu oldu. Çanakkale Savaşı’nın doğru anlatılması, öğrenilmesi için güzel projeleri vardı.Sohbet ettiğinizde ilgisini, merakını hemen görebilirdiniz. Gönlünü bu yola koymuş birisiydi.Allah gani gani rahmet eylesin. Onu hayatlarını, mücadelelerini araştırdığı kahramanlara kavuştursun. GeliboluyuAnlamak sitesi olarak tüm sevenlerine, Canakkalemuharebeleri1915.com yazar ve okurlarına başsağlığı diliyoruz.

Devamı

Çanakkale Savaş’ından Yadigar Kalan Gazi Toplar Nerede?- Bölüm 1 (Bayram Akgün)

Tarih: 11/02/2018   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 2955

resimler/haberler/787.jpg

Çanakkale Savaşları’nın ardından günümüze kadar birçok topçu askerlerin hatıraları ile ilgili çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmada ise savaş gemilerinin Boğaz’ı geçmesine mani olmak için kullanılan ve günümüze kadar ulaşabilen, Çanakkale Savaşları’nda kullanılan ve bize kalan yadigar gazi toplar hakkında bilgi verilecektir.
Çanakkale Savaşları’ndan günümüze ulaşabilen ve halen yerlerinde duran topların durumu, teknik özellikleri ve savaş sırasındaki rolleri, bu çalışmanın asıl konusunu oluşturmaktadır.
Çalışma, birkaç bölümden oluşmaktadır ve toplar bir gezi güzergahı şeklinde sıralı olarak anlatılacaktır. Her bir bölümde birkaç top ile ilgili bilgi verilerek, günümüze ulaşabilen tüm toplar hakkında bilgi verilmesi sağlanmış olacaktır. (B.A.)

Devamı

İngilizlerin 1915 Yılı Strateji Değişikliği: Çanakkale, İngiliz Karar Vericiler İçin Bir Seçenek Haline Nasıl Geldi? (Yusuf Ali özkan)

Tarih: 05/02/2018   /   Toplam Yorum 2   / Yazar Adı:      /   Okunma 3041

resimler/haberler/786.jpg

Çanakkale, İngilizlerin Birinci Dünya Savaşı’nın başından itibaren tasarladıkları bir harekât tarzı değildi, hatta Ortadoğu’da herhangi büyük bir operasyon düşüncesi Osmanlı Devleti savaşa dahil olduktan sonra bile İngiltere’nin strateji tercihleri arasında bulunmuyordu. Batı Cephesi’nde oluşan çıkmaz sebebiyle taarruzlarda ağır zayiat verilmesi ve Doğu Cephesi’nde ise Rusların içerisinde bulunduğu mühimmat sıkıntısı Merkezi Kuvvetlerin bu iki cephede kısa vadede mağlup edilemeyeceğini göstermişti. İngiliz karar vericilerin zafer için başka alternatif arama düşünceleri ve Ruslara bir an evvel yardım ulaştırılması gerektiği gerçeği, Rus Başkomutanın yardım isteği ile birleşince, Çanakkale harekâtı seçeneğinin bir anda parlamasına ve Savaş Konseyi üyelerinin gözü kapalı bu seçeneği kabul etmelerine yol açtı. Böylelikle İngilizler 1915 yılına, kendilerini çok acı bir sona götürecek olan maceranın fitilini ateşleyen yepyeni bir savaş stratejisi ile giriş yapmış oldular. (Y.A.Ö.)

Devamı

Medine Müdafaası ve Fahreddin Paşa (Süleyman Beyoğlu)

Tarih: 30/01/2018   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 3298

resimler/haberler/785.jpg

Tarihin önemli hadiseleri içinde bulunmuş simaların askerî ve siyasî hayatlarını incelemek, şüphesiz tarihin daha iyi değerlendirilmesini sağlayacaktır. Bu çalışma, Birinci Dünya Harbi’nde İngilizlerle anlaşarak Osmanlı Devleti’ne karşı harekete geçen Mekke Emiri Şerif Hüseyin’in isyanına (5 Haziran 1916) mâni olmak üzere Medine’ye gönderilen ve burayı harbin sonuna kadar (13 Ocak 1919) müdafaa eden Fahreddin Paşa’nın hayat ve faaliyetlerini ortaya koymak üzere hazırlanmıştır. Burada “Arap İstiklâli” meselesine de konuyu ilgilendirdiği nisbette temas edilmiştir.
Fahreddin Paşa’nın büyük şöhrete ulaşmasına sebep olan “Medine Müdafaası” hakkında bazı kıymetli hatıra ve araştırmalar bulunmakla beraber, bunlar hem dağınık, hem de konuyu tamamen ortaya koymaktan uzaktır. (Önsözden)


 

Devamı

Düşman Çanakkale’yi Geçecek Olursa (Doç.Dr. Mesut Uyar)

Tarih: 20/01/2018   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 3471

resimler/haberler/784.jpg

Çanakkale’de kazanılan deniz ve kara zaferleri sonrasında Çanakkale’nin hiç bir koşul altında geçilemeyeceği kanısı Türk tarih yazımına ve toplumsal hafızasına kazınmıştır. Her ne kadar Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında İtilaf devletleri ortak donanması Boğazı geçmişse de bu geçiş antlaşma koşulları çerçevesinde gerçekleştiği için bu kanıyı değiştirmemiştir. Oysa 18 Mart 1915 öncesinde Çanakkale’nin pekâlâ geçilebileceği sadece İngiliz asker ve devletadamları tarafından değil Osmanlı Ordusu’nda görev yapan Liman von Sanders ve diğer Alman subaylarca da dile getirilmekteydi. (M.U.) 

Devamı

Amiral Carden’in Çanakkale Boğazı Saldırı Planı Üzerine Bir Değerlendirme ( Bayram Akgün)

Tarih: 13/01/2018   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 3865

resimler/haberler/783.jpg

Amiral Carden, İngiltere’nin Osmanlı Devleti’nin donanma danışmanı Amiral Limpus’tan harpten önceki Türk müdafaasını oluşturan bataryalar ve istihkamların da yerlerini ve önemlerini öğrenmişti. Eski ve kötü bir şekilde silahlandırılmış olan bu istihkamların ateşidir ki, filonun hareketine tek önemli engel olarak görülüyordu; fakat filo toplarının atacağı yüksek sıkletteki demir ve ateşli maddelerle bu engel aşılarak susturulmaya mecbur bırakılacağı kabul ediliyordu. Carden, harbin başlangıcından beri Türklerin savunmayı takviye etmeye çalıştığını da biliyordu. İngiltere bu konuda, 2 Kasım 1914’e kadar Aralık ve Ocak ayları raporlarıyla ve daha sonra da casuslardan bilgiler almıştı. 3 Kasım 1914’ten itibaren Limni’de bulundurduğu filo dahi bir takım bilgiler toplamıştı. Bu bilgilere göre, açıktaki Türkler, bir taraftan denizaltı torpilleri ve manialar koymuşlar, (Müttefik denizaltılar bu maniaları birçok kez geçmiştir) diğer taraftan yeni bataryalar kurmuşlardı. Müttefik deniz teyyareciliği henüz çok zayıftı ve acemi usullerle çalışıyordu; bu sebeple az haber getiriyordu. Dolayısıyla filonun Türk müdafaası hakkındaki bilgileri genel olarak şüpheli ve eksikti.  (B.A.) 

Devamı

"Osmanlılardan İngilizlere Kudüs” kitabının yazarı Roberto Mazza ile söyleşi (Tuncay Yılmazer )

Tarih: 07/01/2018   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 3281

resimler/haberler/782.jpg

Kudüs‘te milletinden, dininden bağımsız bir tür "Pax-Ottomana" var mıydı? Allenby'nin kampanyası 31 Ekim 1917'de başladığında Kudüs'teki genel hava  nasıldı? Kudüs’ün düşmesine Alman ve Avusturyaların tepkisi ne olmuştu? “Osmanlılardan İngilizlere Kudüs” kitabının yazarı Roberto Mazza ile konuştuk.  Umarım bu güzel çalışma Türkçe’ye çevrilir. (T.Y) 

Devamı

İkiye Bölünen Yaşamın Tasarımı Üzerine (Hüseyin Yanar)

Tarih: 03/01/2018   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 3145

resimler/haberler/781.jpg

15 şehitlik bir şarapnelin patlamasından sonra bütün parçaların her yere dağılmasına benzer. Bu şehitlikler uzun yıllar önce yapılmış haritanın izleri sürülerek bugün araştırmalar sonucu yerleri tespit edilen, kilometreler boyunca yaygın bir şekilde bulunan alanlardır. Bunların bir kısmı yarımadanın güney bölgesinde, daha önce düzenlemeleri yapılmış olan şehitliklerimiz ve diğer devletlerin anma mekanlarının yakın çevresinde yer alır. Kuzeydeki bölgede olanlar ise, bugün güneyde bulunan ve bilinen şehitliklerden uzakta dağınık haldedir. Yerleri karakter olarak bazen birbirinden farklı özellikler taşısa da her nasılsa sanki yeniden bir zincirin halkaları olmayı isterler, ya da yukarıdaki nitelikleri de göz önüne alınarak bir bütün hikâyenin, parçalara ayrılmış bir bütünün içinde yeniden bütün bir senaryonun parçaları olmayı beklerler. Altında, kaybettiklerimizin yattığı bu kalıntılar, biten savaşın, hala belleğimizde var olan izlerinin ve şimdiki barışın bir araya geldiği, anısal, anıtsal ve kutsal yerlerdir. Resmedilen bu ortamda farklı disiplinlerden bir araya gelerek oluşturulacak yarışmacı ekiplerden sözü edilen bu bütünlüğü, herhangi bir şekilde bu senaryoyu ve bu birlikteliği tasarımlarına yansıtmaları, özellikle beklenmektedir. Yukarıdaki tabloda vurgulanan “Savaş” ve “Barış” kavramlarının karşıtlığı ve bu ikilemin arasında olma hali belki de tasarlama yönünden bir başka ikilemi de beraberinde getirmektedir. (H.Y.)

Devamı

KûtulAmare ve Filistin , Pomakların Çanakkale Ağıdı, Nusret Mayın Gemisi Mührü ,100 yıldır saklanan Kanlı mendil ve yine bir intihal! 100.Yılların gölgesinde GeliboluyuAnlamak -2017 değerlendirmesi (Tuncay Yılmazer)

Tarih: 29/12/2017   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 3261

resimler/haberler/780.jpg

 Hepinizin bildiği gibi 1.Dünya Savaşı’nın 100.yılları içerisindeyiz. Birinci Dünya Savaşı’nın aktif ülkelerinden , mirasçısı olduğumuz Osmanlı İmparatorluğu’nun yaşadıkları da kaçınılmaz bir şekilde  bu yıllarda daha fazla gündeme geliyor, herkesin dünya görüşü, siyasi meşrebine göre de günümüzle karşılaştırılıyor.2014 Birinci Dünya Savaşı’na girişin ve Sarıkamış’ın, 2015 Çanakkale Zaferi ve Ermeni Tehcirinin, 2016 KûtulAmare Zaferi’nin yıldönümüydü. 2017 ise daha çok Filistin Cephesi ve Balfour deklarasyonu gibi günümüzde dahi etkisi devam eden olaylarla anıldı. Bu tip önemli yıldönümleri tarihçilerin üzerinde tartıştığı olaylar olmaktan çıkıyor, medyanın, politikanın, Uluslararası ilişkilerin hatta  kahvede sohbet eden insanın konusu olabiliyor. Sosyal medya hesabımda da yazdığım gibi 2017 de Batı cephesindeki 100.Yıldönümleri ağırlıklı olarak tarihçilerin tartışması olurken “Kudüs’ün İngilizler tarafından işgalinin 100 yılı” ya da  “Fahreddin Paşa ve Medine Müdafaası” tartışmaları politikacıların, siyaset bilimcilerinin, köşe yazarlarının konusuydu. Bu da 100 yıl önce Ortadoğu’da yaşanan olayların başta ülkemiz olmak üzere bölge halklarının zihninde canlı olarak yaşadığını gösteriyor.
 Bu yazımızda GeliboluyuAnlamak sitesi çerçevesinde Çanakkale ve diğer 1.Dünya Savaşı ile ilgili makaleleri, kitap tanıtımlarını, önemli olayları gündeme getirecek, ilgili literatüre katkıları gözden geçireceğiz.

Devamı

Gelibolu Yarımadasında Kaybolan Şehitlik ve Anıtlar (Mustafa Onur Yurdal)

Tarih: 17/12/2017   /   Toplam Yorum 10   / Yazar Adı:      /   Okunma 5320

resimler/haberler/779.jpg

Sanılanın aksine, Gelibolu Yarımadası’ndan müttefiklerin geri çekilmesiyle beraber yarımadada Türk Şehitlik ve Anıtlarının tesisine başlanmıştır. Hatta 9 Ocak 1916’da yarımadanın tahliye haberinin Meclis-i Ayan’a ulaşmasıyla 10 Ocak oturumunda bu olay gündeme gelir ve şehitler için bir “ravza-i şuheda tesis edilmesi” (şehitlik yapılması), aynı şekilde Meclis-i Mebusan’da da şehitler için büyük ve görkemli anıt yapılması önerilir. Tüm bunların dışında yukarıda okuduğunuz makalede hem Charles BEAN’in anlattıklarından hem de Fred WAITE’in anlattıklarından tahliye sonrasında Türklerin yeterli ve ilgili sayıda anıt tesis ettiğini görüyoruz. Acıdır ki bunlar korunamamış ve kaybolup gitmişlerdir. Bugün ise Türklerin yeterli sayıda ve nitelikte anıtları, anma alanları bulunmaktadır. Esasen bu anıtların yeniden ve aslına uygun yapılması düşünülebilirdi. Lakin, 2014 yılında genelde Çanakkale’nin, özelde ise Harp Sahalarının UNESCO geçici miras listesine alınmasıyla alanı daha az zedeleyici, tahrip edici misyonları seçerek odaklanmak, konunun selahiyeti için elzemdir. Bence asıl tartışılması gereken Gelibolu’da Türklerin gerçekleştirdikleri anma ritüellerinin niteliği olmalı, anıtların niceliği değil. Bana göre bu alan ancak ve ancak çeşitli anma rotaları belirlenerek, bu rotalar üzerinde yürüyerek yapılacak anmalar ile ancak hakkı ile anılıp, anlaşılabilecektir. (M.O.Y.)

Devamı