New Page 1

New Page 1
Geliboluyu Anlamak
 
 

Balkan Savaşlarında Tekirdağ’da Yaşanılan Bulgar Mezalimine Dair İbretli Bir Örnek “Kaz Vakası” (İslam Özdemir )

 

 Yakılıp yıkılan şehirler, yağmalanan medeniyet eserleri, insanın kanını donduran katliamlar, tecavüzler, işkenceler ve bütün bunların neden olduğu göçler. Balkan Harbi denildiği vakit bu savaşın bize, milletçe yaşattığı büyük utancın yanında yukarıda zikredilen vahşet örnekleri de canlanır zihinlerimizde. Rumeli’deki beş asırlık hâkimiyetimizi yitirdiğimiz ve bir zamanlar idaremiz altında adalet içinde yaşayan milletlerin en güçsüz anımızı fırsat bilerek bizi yok etmek için başlattıkları bu haksız savaşı ve onun yaşatmış olduğu sıkıntıları değil yüzyıl, asırlar geçse de unutmamız mümkün değildir. Rumeli ile birlikte Doğu Trakya’daki en kıymetli şehirlerimizi kısa sürede kaybettiğimiz, Bulgar Ordularını İstanbul’un yanı başındaki Çatalca önlerinde zar zor durdurabildiğimiz Balkan Harbinde, düşman eline geçen her karış toprağımız tarihe utanç safhası olarak geçecek pek çok mezalime tanıklık etmiştir. (İ.Ö)

 
Tarih: 16/05/2012        Yorum:2         Okuma:108    

 Devamını Oku

 

Tarihi Yanlış Okumak - Mehmed Niyazi’nin “Güzel Sembollerdi” Yazısı Üzerine…( Tuncay Yılmazer) "Senin Tarihin Sana, Benim Tarihim Bana mı?" ( Muzaffer Albayrak )

 

 Onlarca baskı yapan Çanakkale Mahşeri adlı romanını okumayanımız yoktur herhalde. Türk edebiyatında duygularımızı tetikleyen, anlattığı yerle, anlattığı olaylarla ilgili merak uyandıran çok az romandan birisidir Çanakkale Mahşeri. Romanın haklı ünü Mehmed Niyazi Hocamıza Çanakkale Savaşı konusunda da otorite olma payesi kazandırmıştır. Zaman Gazetesi’nde her pazartesi kaleme aldığı yazılarının bazılarını Çanakkale, Birinci Dünya Savaşı ve Enver Paşa’ya ayırır. Ancak geçen zaman bize Çanakkale Mahşeri'nin iyi bir roman, ama sadece iyi bir “roman” olduğunu gösterdi. Dolayısıyla Mehmed Niyazi'nin edebiyatçı kimliğinin tarihçi kimliğinden önce geldiğini göz ardı etmemek gerekli. Bazen yazıları ciddi hatalar içerebiliyor. 30 Nisan 2012 tarihli, Zaman Gazetesi’nde yayımlanan “Güzel Sembollerdi” başlıklı makalesindeki gibi…(T.Y)

Herkesin kendi anlayışına uygun şekillendirmeye çalıştığı tarihi olaylardan Çanakkale Muharebeleri de fazlasıyla nasibini almıştır.Türkiye’de bugün herkesin; muhafazakarların-liberallerin, dindarların-laiklerin, kendi Çanakkalesi vardır. Her biri kendi doğrusunu yüceltir, diğerlerini kaynaksız, mesnetsiz, uydurma görür. Bir kesim Çanakkale’yi tamamen ruhanî bir havaya büründürürken, bir diğeri maneviyattan, imandan, inançtan arındırılmış bir anlatım sunar. Böylece ortaya; “Senin tarihin sana, benim tarihim bana” diye ifade edilebilecek bir durum çıkar. Oysa objektif tarih asla bu değildir, bu olmamalıdır. (M.A.)

 
Tarih: 09/05/2012        Yorum:4         Okuma:311    

 Devamını Oku

 

Abdülmelik Bin Mervan’dan Sean McMeekin’e... (Tuncay Yılmazer)

 

 Derin Tarih dergisinin Mayıs sayısında da birbirinden ilginç konular dosyalar var. Rahmetli Adnan Menderes’in iktidardan uzaklaştırıldığı 27 Mayıs’ın yıldönümü nedeniyle hazırlanan dosyalar ve Prof. Şükrü Hanioğlu’nun Asker-Siyaset ilişkisi bağlamında 27 Mayıs darbesini incelediği makale ve özellikle de İsmail Kara’nın muhafazakarların darbelere karşı duruşunu sorguladığı yazı dikkate değer. Keza Sami Akbıyık’ın “Tek Parti Döneminde Edebi Cinayetler” yazısı mutlaka okunmalı. Ancak ben derginin yakaladığı ivmeyi gölgeleyebilecek iki yazıdan bahsetmek istiyorum. (T.Y)

 
Tarih: 06/05/2012        Yorum:1         Okuma:223    

 Devamını Oku

 

Çanakkale Muharebelerinde Tekirdağ - İslam Özdemir

 

 Tekirdağ, Çanakkale’nin İstanbul’dan sonra Marmara Havzasındaki en önemli menzil bölgesidir. Tekirdağ, limanlarıyla, iskele ve nokta komutanlıklarıyla, ambarlarıyla, un fabrikalarıyla, hastaneleri ve askerlere savaş öncesi intibak eğitimlerinin verildiği kışlalarıyla, İstanbul-Uzunköprü hattındaki demiryolu istasyonlarıyla cephenin en önemli can damarlarındandır. Çanakkale Muharebelerinin zaferle sonuçlanması için bu kadar gayret sarf eden şehrin o dönemde karşılaştığı en büyük tehlike ise denizaltı saldırısıdır. Tekirdağ, Çanakkale Boğazını geçmeyi başaran İngiliz Denizaltılarının, Türk ordusuna lojistik destek sağlayan deniz araçlarına karşı başlattığı savaşa tanıklık etmiştir. Marmara Denizindeki denizaltı savaşının en dehşetli dakikaları Tekirdağ kıyılarında yaşanmış ve pek çok deniz taşıtımız içindeki masum insanlarımızla birlikte bu kıyılarda sulara gömülmüştür.(İ.Ö.)

 
Tarih: 02/05/2012        Yorum:8         Okuma:356    

 Devamını Oku

 

Türklerin Rumeli’ye Vedası-Ellis Ashmead-Bartlett

 

 20. yüzyılın ilk döneminin önemli savaş muhabirlerinden olan Ellis Ashmead-Bartlett, Balkan Harbi'ni yerinde ve Osmanlı ordusu tarafından gözlemlemek üzere ülkemize gelmiş bir gazetecidir. Bu kitap, onun savaş boyunca aldığı notlar ve yaşadıklarını içeren, o günleri anlamamıza ışık tutacak nitelikte önemli bir hâtırat ve Balkan Harbi'nin 100. yılı münasebetiyle 2012 yılı içerisinde yayınlayacağımız eserlerden biridir. (Kitabın Tanıtım Yazısından)

 
Tarih: 01/05/2012        Yorum:3         Okuma:216    

 Devamını Oku

 

Üçüncü Uluslararası Gelibolu Sempozyumu, 20-24 Nisan 2012 tarihlerinde Üsküdar, Biga ve Çanakkale'de yapıldı.

 

 20-21 Nisan 2012 tarihlerinde Üsküdar Bağlarbaşı Kültür ve Kongre Merkezi’nde başlayan sempozyum, 23 Nisan 2012 tarihinde Biga’da ve 24 Nisan 2012 tarihlerinde Çanakkale’de devam etmiştir. İstanbul’da 15, Biga’da ve Çanakkale’de 1’er olmak üzere toplam 17 oturumda 68 bildirinin sunulduğu çoğunluğu yurt içinden olmak üzere 150 civarında akademisyen ve 500 civarında dinleyici katılmıştır.

 
Tarih: 29/04/2012        Yorum:2         Okuma:205    

 Devamını Oku

 

Gelibolu’dan Bağdat’a-Bir İngiliz Ordu Rahibinin Gözüyle Birinci Dünya Savaşı - William Ewing (Çev. H. Büşra Yavuz)

 

 Çanakkale Savaşı, 20. yüzyılın hem deniz hem de kara muharebeleri tarihi bakımından en önemli savaşlarından biridir Bu önemli tarihî vak'ayı bütünüyle anlamanın ve yorumlamanın yolu, duygusallıktan uzak bir şekilde, tarafların tümünü dinlemekten geçer. İngiliz ordusuyla birlikte savaşa eşlik eden bir din adamı olan William Ewing'in bu eseri, saldırgan tarafın moral motivasyonunu öğrenmemize ciddi katkı sağlayacak bilgileri içermesi bakımından, her kütüphanede olmalı...(Kitabın Tanıtım Yazısından)

 
Tarih: 28/04/2012        Yorum:0         Okuma:150    

 Devamını Oku

 

25 Nisan 1915 Kayıp Oranları - Yeniden Değerlendirme (Tuncay Yılmazer)

 

 Müttefiklerin 25 Nisan 1915’te gerçekleştirdikleri Gelibolu Yarımadası ve Kumkale Çıkarmalarına yönelik genel çalışmalar olsa da günün sonunda tek taraflı ya da karşılaştırmalı zayiat rakamları ve oranlarına dair sadece bir çalışma vardır. Gürsel Göncü ve Şahin Aldoğan 2006 yılında yayınlanan “Siperin Ardı Vatan- Çanakkale Savaşı” adlı kitaplarında 25 Nisan 1915’te her iki tarafın çarpışmalara aktif katılan asker sayılarını, kayıpları ve kayıpların oranını yayınladılar. Şimdiye kadar bu rakamların üzerinde başka bir değerlendirme yapılmadı. 25 Nisan 1915 çıkarmalarının 97. Yıldönümü münasebetiyle bu oranları yeniden gündeme getirmeyi , yeni kaynaklar ışığında değerlendirmeyi amaçladım.

 
Tarih: 24/04/2012        Yorum:2         Okuma:384    

 Devamını Oku

 

Başsağlığı... (Dr. Tuncay Yılmazer)

 

 Sevgili Meslektaşım Dr.Ersin Arslan'ın ölümü beni derinden sarstı. Klişe meslek dayanışması sözleri kullanmama gerek yok. Dr.Ersin Bey'de kendini mesleğine, hastalarına adamış değerli bir hekimdi kuşkusuz. Benim vurgulamak istediğim Ersin Bey'in ölümü hiçte münferit ya da “cahilce” bir olay değildi. Adeta geliyorum diyen ve ne yazıkki gelecek olanların acı bir habercisiydi. Siz bu satırları okurken yüzlerce sağlık çalışanı sözlü tacize uğruyor, hergün onlarcası fiziki saldırıya maruz kalıyor. Basınımız sağlık personellerine yapılan saldırılara ne yazıkki duyarsız. Mesleğimi ele aldığım günden bu yana devlete olan güvenim günden güne daha da sarsıldı. Hiçbir meslek grubu hakkında bu kadar aşağılama, bu kadar azarlama kamuoyu önünde yapılmıyor. Doktorlar üç kağıtçı, namussuz , hastalarla hep para konuşan yaratıklar adeta. Üstüne üstlük sözlü, fiziki taciz de cabası. Hiç umudum yok ama dilerim bu son olur. Değerli Meslektaşım Dr. Ersin Arslan'ı rahmetle anıyor, kederli ailesine ve sevenlerine Cenab-ı Allah'tan sabır diliyorum. (T.Y)

 
Tarih: 21/04/2012        Yorum:0         Okuma:155    

 Devamını Oku

 

Duyuru... 3. Uluslararası Gelibolu Sempozyumu

 

 Çanakkale Vakfı ve İstanbul Medeniyet Üniversitesi, Avustralya Ulusal Üniversitesi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi işbirliği ile 20 - 21 Nisan 2012 tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenen Üçüncü Uluslararası Gelibolu Sempozyumu Üsküdar Bağlarbaşı Kültür ve Kongre Merkezinde yapılacaktır.

 
Tarih: 19/04/2012        Yorum:1         Okuma:216    

 Devamını Oku

 

Çanakkale Cephesinde Türklerin Genel Karargahında-Paul Schweder (Almancadan Çev. Eşref Bengi Özbilen)

 

 Eski Dardanel kalelerinin ve Gelibolu dağlarının üstünde bugün karşıda Asya sahilinde efsanelere konu olmuş Truva’nın tepesinde olduğu gibi Osmanlı savaş sancağı dalgalanıyor. Almanlar, Avusturyalılar ve Macarlar eski Chersonnes’in tarihî toprakları üstünde Türklerle omuz omuza savaştılar. Her şeyden ziyade Almanların yönettiği donanma Dardanel Tabyalarını geliştirerek, mayın tarlaları döşeyerek ve denizaltıların faaliyetleriyle Konstantinopel’e giden yolu düşmanlara başarıyla kapadılar. Böylece benim kısmen eski Togo valisi ve cesur Afrika seyyahı Dük Adolf Friedrich zu Mecklenburg’un refakatinde Gelibolu’da ve Çanakkale Boğazı boyunca yaptığım gezinti, biz Almanlar için tarihî bakımdan her zaman için akıldan çıkmayacak yerlerde yapılmış bir gezinti oldu. Orası için de Flandern, Polonya, Champagne ve Vogesler, Galiçya ve Karpatlar, İsonzo boyları, Tirol ve Sırbistan, Kafkasya, Bağdat Cephesi ve aşağıda Süveyş Kanalı’ndaki savaş meydanlarında, kısacası Almanların bu Dünya Harbi’nde savaştıkları, acı çektikleri, öldükleri ve muzaffer oldukları her yerde Kutsal Kitap’taki “Ayakkabılarını çıkar, çünkü üstünde durduğun toprak kutsal topraktır!” sözü geçerlidir. (Konstantinopel,1 Ağustos 1916

Paul Schweder Savaş Muhabiri)

 
Tarih: 16/04/2012        Yorum:0         Okuma:283    

 Devamını Oku

 

Gazeteci Salih Tuna ile Çanakkale Savaşı Programı (TVNET 14.4.2012 saat:20.00)

 

 Bugün (14.4.2012) saat 20.00 TVNet kanalında gazeteci yazar Salih Tuna ile Çanakkale Savaşı'nı konuşacağız. Bilginize. (T.Y)

 
Tarih: 14/04/2012        Yorum:0         Okuma:173    

 Devamını Oku

 

Tarih Dergiciliğinde Yeni Bir Heyecan : Derin Tarih Dergisi ( Tuncay Yılmazer )

 

 Ülkemizde tarih dergisi çıkarmak gerçekten cesaret işidir. NTV Tarih , Atlas Tarih, Toplumsal Tarih ve Yedikıta ‘dan sonra (yılda 2 kez çıkan Tarih ve Toplum’u da unutmayalım) bir dergi daha gazete bayilerinde ve D&R, NT gibi kitapçılarda okuyucuyla buluştu. Mustafa Armağan yönetimindeki Derin Tarih dergisi Prof. Dr. Halil İnalcık, Semavi Eyice, Prof. Dr. Şükrü Hanioğlu, Prof. Dr. İsmail Kara, Prof. Dr. Norman Stone, Caroline Finkel gibi yerli ve yabancı ünlü tarihçilerden oluşan kadrosuyla dikkat çekiyor. Bu arada derginin ilk sayısında 25 Nisan 1915 Gelibolu Yarımadası çıkarmaları ile ilgili “Çanakkale’nin Kıyamet Günü” başlıklı yazımda yer alıyor. İlk sayısını incelediğimde en çok Prof. Dr. Şükrü Hanioğlu’nun Kâzım Karabekir’i Nasıl Tarihselleştirelim ? ” makalesiyle Zümrüt Sönmez’in İstanbulumuzun siluetinin değişmesini konu aldığı yazısını çok beğendim. Derin Tarih dergisini , tarihi farklı bir gözle değerlendirmek isteyen herkese tavsiye ediyorum. (T.Y)

 
Tarih: 08/04/2012        Yorum:5         Okuma:589    

 Devamını Oku

 

Güneydeki Anzaklar (M. Onur YURDAL)

 

 Gelibolu Yarımadası gezilirken Anzakların adını ancak Kuzey bölgesini (Conkbayırı-Anafartalar hattı) gezdiklerinde -çoğu kez- ilk defa ve çok fazla işitirler... Bölge aslında Anzaklarla öyle özdeşleşmiştir ki kimi haritalarda, inceleme yazılarında Kuzey bölgesi Anzak Sektörü/Anzak Hattı/Anzak Platformu gibi adlarla ifade edilmiştir. Bunun esas sebebi kuzey bölgedesinde etkin ve çoğul müttefik kuvvetinin, İngiliz General Birdwood komutasındaki Anzak kolordusu olmasından ve ayrıca Anzakların da başka bölgelerde hemen hemen hiç savaşmamalarından kaynaklanmıştır.

25 Nisan'da Gelibolu koylarına kara çıkarması gerçekleştiren müttefik kuvvetleri Mayıs ayına gelinmiş olmasına rağmen, çıkarma hazırlıkları esnasında kuzey ve güneyde ilk gün ulaşılacağını umdukları hedef noktalarına ne kuzeydeki Anzaklar ne de Seddülbahir'deki İngiliz ve Fransızlar henüz ulaşamamışlardı.

 
Tarih: 01/04/2012        Yorum:3         Okuma:654    

 Devamını Oku

 

Çanakkale’yi Anlamak ( Seyit Ahmet Sılay ) Çanakkale Anmalarının Düzeyi Her Yıl Daha da Düşüyor! (Tuncay Yılmazer)

 

 Millet olarak en büyük zaaflarımızdan biri, önümüze gelen konuları araştırmadan ve üzerinde en ufak bir tetkike dahi ihtiyaç hissetmeden peşinen doğru ya da yanlış olarak kabul etmemiz.

Dünya görüşümüzü tahkim edecek malûmatları peşin olarak doğru kabul ederken dünya görüşümüz üzerinde istifhamlara neden olabilecekleri peşin olarak yanlış kabul etme zaafımız maalesef çoğu zaman dünyayı ve yaşanılanları gerçekler üzerinden değil de kurgular üzerinden algılamamıza neden oluyor. (S.A.S)

Seyit Ahmet Sılay’ın yazısı kadar şu dönemde duygularıma tercüman olan bir yazı yoktur herhalde. Ne yazık ki Çanakkale Zaferi’nin 100.yılı yaklaşırken anma ve kutlama törenlerinin düzeyi giderek daha da düşüyor! . Muhafazakar bir belediyemizin hazırlattığı Çanakkale Çadırı’nda askeri ve mülki erkanın seyrettiği temsili canlandırmada Seyit Onbaşı tahta mermiyi , geniş su borusundan yapılmış, derme çatma tahta tekerlekli küçücük bir topa koymaya uğraşıyor! Yine başka bir çağdaş gazetemiz ise Çanakkale Savaşı’nda askerlerin sözde yemek listesini arka sayfada haber olarak veriyor. Çorba ve üzüm hoşafı! Sizi bilmiyorum ama bu tip hikayelerden, derme çatma komik imitasyonlardan sıkılmaya başladım. Birinci Dünya Savaşı’nın kaderini değiştiren en önemli olaylardan birisi bu şekilde mi anılmalı? Biraz daha ciddiyet lütfen! (T.Y)

 
Tarih: 27/03/2012        Yorum:8         Okuma:961    

 Devamını Oku

 

Konferans Duyurusu

 

 Bayrampaşa Belediyesi'nin düzenlediği kültür etkinlikleri kapsamındaki “Çanakkale Savaşı” konulu konferansıma tüm Gelibolu'yu Anlamak dostlarını davet ediyorum. Yücel Çakmaklı Kültür Merkezi'nde 23 Mart 2012 Cuma saat:14.00'te görüşmek ümidiyle... (Adres: Yenidoğan Mah. Kaymakamlık Binası Altı Tel: 0 212 612 32 81 ) (T.Y)

 
Tarih: 21/03/2012        Yorum:0         Okuma:360    

 Devamını Oku

 

18 Mart Özel- Dardanos Tabyası ve Hasan Hulusi ile Mehmet Mevsuf (İsmail Bilgin)

 

 Dardanos Bataryası, Kepez’in güneyinde orta tahkimatta, kıyıdan 400 m. mesafede boğaza egemen bir tepenin yakınında çok iyi seçilmiş bir mevziye konuşlandırılmıştır. Antik Truva krallığının bir şehri olan Dardanos denilen bu mevki, boğazın girişine karşı bir konumdadır. Anadolu yakasında Kumkale’den sonra en önemli bataryadır. Batarya, 1892 yılında II. Abdülhamit döneminde Mareşal Asaf Paşa tarafından inşa edildi. 19 Ağustos 1914 tarihinde, seri atışlı İngiliz Vickers topları Asar-ı Tevfik savaş gemisinden üç adet 150 mm.lik top, Muin-i Zafer adlı gemiden de iki top sökülerek bataryaya yerleştirilmiştir Böylece top sayısı beşe çıkarılmıştır. Toplar 1905 modeldir. Ağır topları olmayan bataryanın uçaksavar görevinde kullanılan 37 mm.lik toplarından da bir tane vardı. Ayrıca kadro dışı bulunan adi ateşli toplardan ve bu toplardan oluşturulan sahte bataryalar Dardanos’ta düzenlenmişti Bataryanın başlıca amacı; boğazdaki mayınları sökmek için çalışan mayın tarayıcılarına karşı koymaktı. (İ.B)

 
Tarih: 17/03/2012        Yorum:3         Okuma:797    

 Devamını Oku

 

Duyuru…Çanakkale Savaşı nın konuşulacağı Nisyan a Veda programı 20 Mart 2012 saat 22.30 da TRT OKUL Kanalında (Tuncay Yılmazer)

 

 Prof. Dr. Haluk Oral’ın sunduğu “Nisyan’a Veda” programının önümüzdeki haftaki konusu “Çanakkale Savaşı”. Çekimleri Fatih’teki “Sultan Sarnıcı’nın etkileyici tarihi ortamında gerçekleştirilen programa Araştırmacı Gürsel Akıngüç ile birlikte konuk olarak katıldık. Belirlenen zaman içerisinde Çanakkale’yi tam anlamıyla konuşamasakta güzel bir program olduğu kanaatindeyim. Tüm Gelibolu’yu Anlamak okurlarını 20 Mart 2012 Salı günü saat 22.30'da TRT Okul kanalını izlemeye davet ediyorum. Programın tekrarı ise yine aynı kanalda, 25 Mart 2012 Pazar, saat 20'de. (T.Y)

 
Tarih: 16/03/2012        Yorum:0         Okuma:346    

 Devamını Oku

Desing