To Halil İnalcık (Ali Yaycıoğlu)

Tarih: 19/08/2016   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 263

resimler/haberler/710.jpg

The great Ottoman historian Professor Halil İnalcık passed away on July 25 at the age of 100. İnalcık wrote groundbreaking books and articles on a vast range of themes: social responses to the Tanzimat reforms, peasant economies, methods of Ottoman conquest, the Khanate of Crimea, capital formation in the urban economy, the Ottoman legal order, and Indian Ocean trade. In his prolific career, İnalcık reshaped the field of Ottoman history. There is no doubt that with Köprülü, Wittek, and Barkan, İnalcık was one of the founding fathers of modern Ottoman studies. In the scope and impact of his work, İnalcık is the field’s most influential scholar. (A.Y.)

Devamı

Aşk Cephesi – Bahadır Yenişehirlioğlu ( Sinem Şahin )

Tarih: 09/08/2016   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 720

resimler/haberler/709.jpg

Bahadır Yenişehirlioğlu' nun 2014 yılında yayınladığı  romanı Aşk Cephesi okuyucularını Çanakkale Cephesine götürüyor. Roman Rodos' da bir otelde çalışan Angela' nın kendisine emanet olarak gördüğü, büyükannesi Adara' nın sevipte kavuşamadığı Kerim Beye gönderdiği aşk mektuplarını,sahibine ulaştırmak amacıyla yazdığı bir mektupla başlıyor.  Mektubun sahibi Selim yalnız, günümüz dünyasında yaşama nedenini bulamayan kafası karışık bir karakter. Aldığı bu mektupla sanki yıllardır beklediği işareti almış gibi heyecanla yola koyuluyor. Yanında bir kitapla. Selim' in yanına aldığı bu kitap yol boyunca ona hem arkadaşlık hem de bir nevi kılavuzluk yapıyor. Kitaptaki karakterler Ali ve Joe ile kendimizi Çanakkale Cephesinin içinde savaşın, acının, yokluğun ve bunlara rağmen hiç bitmeyen Allah, vatan ve millet aşkının ortasında buluyoruz. (S.Ş.)

Devamı

Çanakkale Muharebelerine Dair Bir Site; canakkalemuharebeleri1915.com

Tarih: 04/08/2016   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 479

resimler/haberler/708.jpg

Çanakkale Muharebelerinin doğru ve ayrıntılı anlaşılmasına yönelik bir site olan https://canakkalemuharebeleri1915.com/ özgün, bilgilendirici makaleleri ve özellikle de muharebe arazilerine yönelik görsel ağırlıklı çalışmalarla dikkati çekiyor. ( Murat Armutak'ın Muharebe Arazisindeki belli başlı alanların koordinatlar üzerine yazıları, Yücel Özkorucu'nun muharebeler üzerine değerlendirme yazılarına mutlaka göz atılmalı. Siteden Çanakkale Muharebeleri ile ilgilenenlerin yararlanacağını düşünüyor, tavsiye ediyoruz.

Devamı

GeliboluyuAnlamak tan Duyuru: Darbelere Hayır! Demokrasiye Evet

Tarih: 16/07/2016   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 373

resimler/haberler/707.jpg

Türkiye 15 Temmuz’u 16 Temmuz’a bağlayan gece adeta bir kabus yaşadı. Türk Silahlı Kuvvetler içerisinden değişik sınıflardan bir grup eşkıya, Başkomutanı Cumhurbaşkanına, Genelkurmay başkanına ve kendisini yetiştiren milletine isyan etme cüretinde bulundu, seçilmiş hükümeti devirmeye kalkıştı. Başta milletin iradesinin merkezi Türkiye Büyük Millet Meclisi olmak üzere güvenlik güçlerine ve halka ateş açtı. Bu sitenin twitter adresi @geliboluyu2015 ten daha haberi alır almaz gelişmeleri paylaştık, ama her şeyden önce demokrasiye olan inancımızı, bir avuç eşkıyaya papuç bırakmayacağımızı da  belirttik. Tekrar burada da ifade ediyoruz ki seçilmiş bir hükümet ancak demokratik seçimle gider. Bu güzel ülkemin seçilmiş Cumhurbaşkanı-Başkomutanını, Hükümeti, Parlamentosunu devirmeye kalkışmak, Türkiye’yi dünyaya rezil etmek, silah arkadaşlarına ve halka silah çekmek, basın kuruluşlarını, devletin kurumlarını işgale kalkışmak aşağılık bir harekettir. Yapanlar, destekleyenler hatta sessiz kalanlar tarih önünde utançla anılacaktır. Milletimize  geçmiş olsun.Türkiyem, sevgili ülkemiz hep güzellikleri hak ediyor. Şehitlerimizle yüreğimize ateş düştü.  Bu vesileyle demokrasiye olan inancımızı bir kere daha vurguluyor, hayatlarını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralananlara acil şifalar diliyoruz. (Editöryal)

Devamı

Birinci Dünya Savaşı Araştırmaları Sitesi cihanharbihatiralari.com (Mehmet Beşikçi)

Tarih: 15/07/2016   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 310

resimler/haberler/706.jpg

Yakın tarihimizin önemli dönüm noktalarından ve aynı zamanda en önemli felaketlerinden biri olan Birinci Dünya Savaşı’nın insan tecrübeleri açısından yeteri kadar bilindiğini söylemek hâlâ çok zordur. Savaşa dair hükümet politikaları, askeri stratejiler, ordu teşkilatı, savaş ekonomisi gibi konular görece epey çalışılmış iken, savaşa katılan Osmanlı askerlerinin cephelerde neler yaşadığı, neler gözlemlediği, savaşa dair neler hissettiği, savaş travmasıyla nasıl baş ettiği ve bunları nasıl hatırladığı konusunda elimizde henüz yeterli çalışma yoktur. Bu websitesi, bu eksikliği doldurmaya çalışan bir araştırma projesinin bir parçası olarak doğdu. Websitesimizin amacı, Birinci Dünya Savaşı’na katılan Osmanlı askerlerinin, savaşa dair kaleme aldıkları hatıra, günlük ve mektup gibi kişisel anlatılarının kapsamlı bir kaynakçasını çıkarmak ve bunu genel kamuoyu ile paylaşmaktır. Websitemizde, kitap, dergi yazısı, gazete tefrikası ya da elyazması şeklinde ulaşılabilir durumda olan asker hatıraları, günlükleri ve mektuplarının kısa künyeleri ve kısa tarifleri yer alacaktır. Kaynakçamızı kısa aralıklarla güncelleyeceğiz. (M.B.)

Devamı

Çanakkale’den 100. Yılında Somme’a:Bir Savaş, İki Muharebe (Mustafa Onur Yurdal)

Tarih: 03/07/2016   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 1076

resimler/haberler/705.jpg

Çanakkale ve Somme’a baktığımızda benzer olarak şunu söylemek mümkün. Yapılan topçu bombardımanları açısından Somme’a Seddülbahir muharebeleri benzerlik gösterirken, siper savaşları bakımından Somme’a Arıburnu cephesi benzerlik gösterir. Nitekim 2. Kirte Muharebesinden başlayarak Seddülbahirde müttefiklerin Türklere karşı 505 namlu kadar top kullandıklarını bilmekteyiz. Somme’da ilk gün olan 1 Temmuz 1916’da müttefikler Almanlara karşı 1437 top kullanmışları. Mesele şudur ki, Seddülbahir’de Türkler yerin altına derin dehlizler kazarak en az kayıpla bu bombardımanlardan kurtulmuştu. Almanlar da Somme’da yerin altındaki betonarme zeminliklerden istifade ederek kurtuldu.
Batı cephesinin genelinde ilerlemeler ve geri çekilmeler metre hesabıyla yapıldı.  Yani ancak metrelerce ilerleyip, metrelerce geri çekilinebiliyordu. Hatta bazı yerlerde cephe tamamen kilitlenmiş hamleler tükenmiştir. Özellikle Arıburnundaki muharebelerde benzerlikleri görmekteyiz. Hatta ve hatta Somme’da yaşanan ilk gün muharebeleri 6 Ağustos’ta Kanlısırt’a  yapılan taarruza oldukça benzer. Buradaki tek fark, Anzaklar  Kanlısırt’ta başarılı oldular. Nitekim Somme’da İngilizlerin attığı çoğu mermi patlamamıştır,Kanlısırt’ta obüs atışları Türk siper sistemini çökertmiştir. Kanlısırt’ta karanlık zeminliklerde muharebelerin devam ettiği gibi ilk gün Somme’da da benzerinin yaşandığını söylemek mümkün. (M.O.Y.)

Devamı

Gallipoli Campaign: A Symbolic Battleground (Özgür Öztürk)

Tarih: 24/06/2016   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 791

resimler/haberler/704.jpg

This article argues that there is no static approach to the meaning of Gallipoli Campaign in Turkey. There is a social dimension that shapes the understanding of the battle continually. The understanding of the battle changes when a rival political group champions on the historiography of the battle. In Turkey, political groups, namely Kemalists and Islamists, contend over the meaning of the battle. This rivalry makes the history of Gallipoli Campaign as a symbolic battle ground between the groups. Since the Turks do not constitute a single political group, Gallipoli Campaign is what the groups make of it. In Turkey, Gallipoli Campaign is a historical heritage that is always under construction. (Ö.Ö.) 

Devamı

I.Dünya Savaşı nda Şii Ulemasının Cihat Fetvaları Çerçevesinde Irak Cephesi (Ziya Abbas)

Tarih: 11/06/2016   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 784

resimler/haberler/703.jpg

I. Dünya Savaşı’nın Irak Cephesi, İngilizlerin Kasım 1914 tarihinde Basra’ya çıkarma yapması ile açılmıştır. Savaşta İslam âlemini harekete geçirmek isteyen Osmanlı Devleti Kasım 1914’te Cihat ilan etmiştir. Irak cephesinde İngilizler ile devam eden savaşta, Şii Ulemanın önemini ve cihat harekâtının etkisinin farkında olan Osmanlı Devleti ulemanın dini, askeri, siyasi rolüne önem vermeye başlamıştır. Şii Ulemasının da katıklarıyla bu fetvanın Irak Cephesi üzerinde önemli etki yaratmıştır. İngilizlerin Basra’ya çıkarma yapmasından sadece birkaç gün sonra Basralı din adamları ve ileri gelenler işgale karşı harekete geçmiştir. Kerbela, Necef, Samarra ve Kazımiye’de bulunan Şii Uleması Kasım 1914’te İngiliz güçlerine karşı Cihat ilan etmiştir. Şii Uleması İngilizlere karşı savaşta, Şii toplumun cihada aktif katılımlarını sağlamak üzere fetvalar yayınlamıştır. Şii Ulemasının fetvaları Irak’ın orta ve güney kesimlerinde büyük ölçüde halk kitlelerinden yanıt bulmuş, çok sayıda gönüllü, savaşa katılmıştır. Şii uleması halkı cihada teşvik etmiş, mücahitlere önderlik yapmış, onları savaş meydanlarında organize etmiş ve bizzat çarpışarak savaşta önemli katkılarda bulunmuşlardır. Bu çalışmada Arapça literatür esas alınarak I. Dünya Savaşı sırasında Şii Ulemasının cihat fetvaları çerçevesinde Irak cephesi incelenecektir. Cihat fetvalarına değinildikten sonra savaş sırasında ulema – toplum etkileşiminin üzerinde durulacaktır. Bununla birlikte ulemanın Irak cephesindeki katkıları ele alınacaktır. Son olarak Osmanlı - Şii Uleması ilişkilerinin geldiği nokta ve sonuçları irdelenecektir. (Z.A)

Bu makale Atatürk Araştırma Merkezinin 28-29 Nisan 2016 tarihlerinde Mardin'de düzenlendiği "Kutü'l Amare Zaferi'nin 100. Yılı Münasebetiyle I. Dünya Savaşında Irak Cephesi" Sempozyumu'nda tebliğ olarak sunulmuş, yazarın izniyle sitemize konulmuştur.

Devamı

Çanakkale Muharebelerinde ve Ermeni Olaylarında Alman İzleri: Zaferi Anma, Soykırımla Suçlanma (M.Onur Yurdal)

Tarih: 06/06/2016   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1031

resimler/haberler/702.jpg

Almanlar 1. Cihan Harbinde müttefikimizdi. Ancak Birinci Dünya Harbinde 500 Almanın hayatını kaybetmesine, bazı Alman asker ve üst rütbeli subayların başarılarına rağmen bir türlü Çanakkale Zaferine ortak olmadılar. Yıllardır Çanakkale Muharebelerini araştıran Askeri Tarih Araştırmacıları ve Harp Tarihçilerinin merakla yanıtını aradığı, fakat bulmakta zorlandığı sorulardan biriydi bu. Fakat geçtiğimiz günlerde Alman Parlamentosunun Ermeni Tehcirini ve 1915 olaylarını kabul etmesiyle bu soru birinci elden yanıtını buldu. (M.O.Y.)

Devamı

Kutülamare- Yarbay Mehmed Reşid Bey in Günlüğü (İ. Bahtiyar İstekli)

Tarih: 01/06/2016   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 510

resimler/haberler/700.jpg

Reşid Bey'in günlüklerini yazdığı defterlerin yarısı İran yolculuğu, Dilman muharebesi, Fırka'nın geri çekilerek Bitlis'e gelmesi ve o bölgede Ruslarla yapılan savaşlarla ilgili yazdıklarından oluşuyor. Bu kitaba başlangıç olarak, Fırka'nın Irak Cephesi'ne hareket emrini aldığı 8 Ekim 1915 tarihini seçtim. Bu tarihte Pasinler civarında bulunan 51. Tümen aldığı emir üzerine harekete geçmiş, karadan ve Dicle üzerinden yaklaşık bir buçuk ay süren zorlu bir yolculuk yaparak 22 Kasım 1915'te Selmânıpak'ta İngiliz Ordusu karşısında savaşa dahil olmuştur.
Reşid Bey'in alay kumandanı olarak içinde bulunduğu Halil Paşa kumandasındaki 51. Ve 52. Tümenlerden oluşan 18. Kolordu'nun Selmânıpak'ta İngiliz taarruzu karşısında bozulmakta olan kuvvetlerimizin imdadına yetişmesi Irak Cephesi'ndeki savaşın seyrini değiştirmiştir.  Bağdat'a doğru ilerleyen İngiliz kuvvetlerinin ilerleyişi durdurulmuş, karşı taarruzlarla düşman bozgun halinde Kutulamâre'ye sığınmak zorunda kalmıştır. Burada kuşatma altına alınan yaklaşık on dört bin civarındaki düşman kuvveti dört ay sürecek bir kuşatmadan sonra teslim olacaktır.
Reşid Bey Pasinler'den Irak'a doğru hareketinden itibaren geçiş güzergâhını ve konaklama yerlerini, buralardaki yiyecek - içecek durumunu, yolculuk şartlarını ve karşılaştığı olayları günlüğüne kaydetmiştir. Ayrıca, Dicle üzerinde o dönem taşıt olarak kullanılan keleklerle nasıl yolculuk yapıldığını, bu keleklerin ne şekilde inşa edildiğini ve nasıl kullanıldığını detaylı bir şekilde anlatıyor. Bu bölümü o dönemin ulaşım şartlarını ve ordunun lojistik durumunu göstermesi bakımından özellikle önemsiyorum. (İ.B.İ)

Devamı

Osmanlı Devleti’nin Çanakkale Muharebelerinde Sağlık Alanındaki Faaliyetleri (Ayhan Candan)

Tarih: 23/05/2016   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1044

resimler/haberler/699.jpg

Çanakkale Cephesinde Kızılay daha savaş başlamadan faaliyete geçmiş, iimkanlar dahilinde önlemler alınmaya başlamıştı. Bu önlemler arasında Edremit ve Gülnihal vapurları kiralanarak hasta naklinde kullanılması sağlanmıştır. Bunun yanında cephenin çok geniş olmamasından dolayı bir sahra hastahanesi ve yaralıları taşımak için bazı noktalar oluşturulmuştur; fakat şiddetli geçen savaşla birlikte artan yaralı sayısı karşılamak için Kızılay’dan yeni hastaneler talep eden Ordu Sahra Sıhhiye Müfettişliğine istinaden hiç zaman kaybetmeden harekete geçilmiştir.  İstanbul Tıp Fakültesi (Darülfünun),Galatasaray Sultanisi, Galata, Taksim, Cağaloğlu, Kadırga ve Darüşşafaka hastaneleri aktif hale getirildi. Kanlı muharebe günlerinde 2,570 yatakla hizmet veren bu hastanelerde 19.443 askerin yaraları sarılmıştır. Hilal-i Ahmer Cemiyeti hastabakıcı ihtiyacını karşılamak için kurslar düzenlemiştir. Bu hastanelerde görev yapan kadın hasta bakıcıların çoğu gönüllülük esasına göre büyük gayretler sarf ederek üzerlerine düşeni fazlasıyla yerine getirmişlerdir. (A.C.)

Devamı

Bir Osmanlı Kurmay Subayı- Iraklı Kürt Devlet Adamı, Mehmet Emin Zeki Bey in Yaşam Öyküsü (Tuncay Yılmazer)

Tarih: 16/05/2016   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 868

resimler/haberler/698.jpg

Kurmay Binbaşı Mehmet Emin Bey Osmanlı askeri tarihi ile ilgilenenlere çok yabancı olmasa da genel olarak çok bilinen bir isim değildi. Bu yıl Kültür Bakanlığı tarafından yayınlanan “KutülAmare Muhasarası” adlı eseri bambaşka bir noktayı da ortaya çıkardı. Son derece etkileyici anlatımla örneklerle muhasarayı anlatan, askeri açıdan özeleştiriden kaçınmayan, dili yine aynı dönemin askeri tarihçisi Bursalı Mehmed Nihad bey'e benzeyen Mehmet Emin Bey, Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılmasıyla zihniyet değişimine uğrayan Türk kökenli olmayan Osmanlı aydın sınıfına bir örnek teşkil ediyor. M. Emin Bey bir kitabının önsözünde “Türkiye'de Osmanlı kavramı kaldırılıp yerine Türk- Turan” kavramları kullanılmaya başladığı andan itibaren ben de Türk olmayan her Osmanlı vatandaşı gibi doğal olarak Türklerden ayrı bir ulusal kimliğin bilincine vardım” diye yazıyor. Kuşkusuz Osmanlı olmaktan kendi “ulusçuluk” ideolojisine geçen çok sayıda aydın var. Bu konuda çok daha fazla çalışmalar yapılması gerekiyor. Sizlere Mehmet Emin Zeki Bey'in Nubihar Yayınlarından çıkan “Kürtler ve Kürdistan Tarihi” adlı eserinde yer alan biyografiyi sunuyoruz. Umarız, yazı da listesini verdiğimiz Mehmet Emin Bey'in 1. Dünya Savaşı ile ilgili diğer eserleri de günümüz Türkçesine çevrilir. (T.Y)

Devamı

Mezopotamya da Bir Savaş 1915-1916 KutülAmare – Nikolas Gardner ( Tuncay Yılmazer )

Tarih: 10/05/2016   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 1306

resimler/haberler/697.jpg

Kanada Kraliyet Harp Akademisinde öğretim üyesi olan Nikolas Gardner'in Türkçe'ye çevrilen  Mezopotamya'da Bir Savaş 1915-1916 Kut'ülAmare ( Etkileşim Yayınları, Nisan 2016) kitabı yukarıda saydığım temel eserlerin ve çok sayıda savaşa katılmış kişilerin kaynakları ve zengin arşiv belgelerini değerlendirerek, kuşatmaya giden süreci ve kuşatmayı anlatıyor. Hacmi kalın değil ama “yoğun” bir kitap olduğunu söyleyebiliriz.  Akademik bir eser olsa da , zaman zaman seviye üstü yorumlar yapsa da bu durum konuya yabancı olan okur açısından bir hayli bilgilendirici.


Doğrusunu söylemek gerekirse N.Gardner'in Kut'ülamare adlı eserinin çevirisinin hazırlandığını duyunca çok sevinmiştim. Ancak kitabı okumaya başladığınızda askeri (genel anlamda spesifik konulardaki) eserlerin çevirilerine ne kadar dikkat edilmesi gerektiğini bir kere daha anlıyoruz. KutülAmare kitabının çeviri hataları eseri hakkıyla değerlendirmenin önüne geçmiş. (T.Y)

Devamı

Birinci Dünya Savaşının İslam Dünyasına Etkileri (Yüksel Nizamoğlu)

Tarih: 07/05/2016   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 861

resimler/haberler/696.jpg

Birinci Dünya Savaşı İslâm dünyasında köklü değişikliklere neden ol­muş ve Ortadoğu’da galip devletlerin yönetimi altında manda yönetimleri ortaya çıkmıştır. Dünyadaki bütün Müslümanlar için önemli bir konuma sahip olan Osmanlı Devleti’nin yenilmesi ve Anadolu’nun işgale uğraması, İslâm dünyasında büyük bir hayal kırıklığının yaşanmasına neden olmuş­tur. Ortadoğu haritası yeniden çizilirken İngilizlerin yönlendirmesi çerçe­vesinde milliyetçilik asıl belirleyici olmuş ve yeni devletler bu doğrultuda ortaya çıkmıştır. Bu yönleriyle Birinci Dünya Savaşı, İslâm Dünyası'nın günümüzde yaşadığı birçok problemin en önemli nedenleri arasında yer almaktadır. Bu çalışmada Osmanlı Devleti’nin savaşa girmesiyle birlikte Müslümanların nasıl etkilendikleri ve bu sürecin daha sonra ortaya çıkan problemlere nasıl temel oluşturduğu ortaya konulmaya çalışılacaktır. (Y.N)


Bu makale Köprü Dergisi , Güz 2015 sayısında yayınlanmış, yazarın izniyle sitemize konulmuştur.

Devamı

Çanakkale Savaşı: Bir Siyasi Mücadele Alanı (Özgür Öztürk)

Tarih: 30/04/2016   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1058

resimler/haberler/695.jpg

George Orwell, 1984 isimli eserinde ‘’geçmişi kontrol edenin geleceği kontrol edeceğini, bugünü kontrol edenin ise geçmişi kontrol edeceğini’’ yazar. Türkiye’de Çanakkale Savaşı, salt bir tarihsel olay olmaktan çıkıp, farklı grupların siyasi mücadele alanı haline gelmiştir. Buna göre, gruplar sahip oldukları ideolojiler çerçevesinde kendi anlatılarını inşa edip, savaşın tarihi üzerinde kendi hegemonyalarını kurmak çabasındadırlar. Pozitivist bilimsel yaklaşıma karşı eleştirel yaklaşım çerçevesinde ortaya çıkan post-yapısalcı yaklaşım, anlatıların bir olayı anlamak çabasından ayrı olarak, aynı zamanda olayın kendisini inşa ettiğini savunur. (Ö.Ö.)

Devamı

25 Nisan 1915 Anzak Çıkarması İlk Saatleri – Daha Erken Müdahale Edilebilir miydi? ( Ahmet Yurttakal )

Tarih: 23/04/2016   /   Toplam Yorum 5   / Yazar Adı:      /   Okunma 2337

resimler/haberler/694.jpg

Bu makalede 25 Nisan 1915 Gelibolu Yarımadası Arıburnu Çıkarmasının ilk saatleri değerlendirilmiştir. Anzakların çıkarmasına karşı daha önceden bilhassa kolordu Komutanlığı’nın iki cepheye yakın yer olan Eceabat’ta bulunmalıydı. Eceabat’ta 9. ve 19. Tümen komutanlıklarını yönetecek başka bir birim olmayışı ilk saatlerdeki sevk idareyi geciktirmiş, Türk komuta heyetinde ciddi bir koordinasyonsuzluk yaşanmıştır. Yarımadada geniş bir alandan sorumlu olan karargahı Sarafim Çiftliği’nde bulunan 9. Tümen hızlı hareket edememiştir. İhtiyat tümeni 19. Tümen savaşa hemen dahil olması önemliydi. Çok daha erken müdahale edebilse çıkarmanın seyri değişebilirdi. Bu konuda yeni çalışmalar gerektiği açıktır. (A.Y.)

Devamı

Maskirovka Harekatı - KutülAmare Bir Zafer Midir? ( Tuncay Yılmazer )

Tarih: 17/04/2016   /   Toplam Yorum 2   / Yazar Adı:      /   Okunma 2405

resimler/haberler/693.jpg

Kutü'l-Amare İngilizler için tarihlerindeki en küçük düşürücü yenilgilerden birisi. Zaten bunun için tıpkı Çanakkale'deki gibi komisyon kurup sorumluları hesap vermeye çağırdılar. ( Soruşturmanın bazı açılardan göstermelik olması vs. başka konu) Ancak öyle anlaşılıyor ki genel tarih anlatımımızda Birinci Dünya Savaşı'nı parçalara bölme geleneğinin son örneği Kutü'lAmare olacak. Oysa Kutü’lAmare Zaferine giden süreç; Rusların neredeyse Doğu Anadolu'nun büyük bölümünü ele geçirdikleri Ocak 1916'daki Azap-Köprüköy harekatıyla ,Çanakkale Savaşı’ndan sonra elde kalan birliklerin önemli bir kısmının gereksiz yere Avrupa cephelerine gönderilmesiyle ve Kut zaferinden sadece 10 ay sonra Bağdat'ı kaybetmemiz ile birlikte değerlendirildiğinde iş değişiyor. Bir askeri zafer stratejik bir başarıysa, siyasi ve sosyal olarak ülke yararına olumlu sonuç doğruyorsa anlamlıdır. Taktik askeri zaferleri kazansanız bile savaşı yanlış yönetiyorsanız başarısızlık kaçınılmaz. Osmanlı Devleti İttihat Terakki Hükümeti Birinci Dünya Savaşı’na hem giriş sürecini ve sonrasını yönetememiş, savaş ülkemiz açısından askeri, siyasi ve toplumsal felaketle sonuçlanmıştır. Aradan 100 sene geçtikten sonraki kuşaklara düşen Halil Paşa'dan Mustafa Kemal'e alternatif bir General Patton yaratmak , “unutulan-unutturulan zafer vs. gibi sloganik ifadelerden etkilenmek olmamalı. Daha soğukkanlı değerlendirmeler yapmak gerekiyor. (T.Y.)

Devamı

Çanakkale Savaşları ve Barbaros’un Batışı (İsmail Bilgin)

Tarih: 13/04/2016   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 884

resimler/haberler/692.jpg

Barbaros ve Turgut Reis gemileri aşırtma atışlarında şarapnel mermisi kullanarak (Arıburnu)’na çıkmış olan düşman üzerine tesir etmeye çalıştılar. Fakat Türk ve İngiliz siperleri birbirlerine çok yakın olduğundan şarapnel parçaları etrafa saçıldığı esnada kendi askerlerimizi de tehlikeye düşürmemek için bu atıştan vazgeçtiler.
Bir gün Turgut Reis, aşırtma atışı yaparken, orta taret toplarından biri parçalandı ve namlusunun  yarısı denize uçtu. Almanlar bu iki geminin bilhassa Nara sığlığında son müdafaa hattını teşkil edeceği düşüncesiyle, esasen Balkan Harbi’ndeki Birinci ve İkinci Mondros savaşlarında Averof’a ve gerek Çatalca Müdafaa hattında düşman kuvvetlerine karşı çok atış yapmaları ile miatları dolmuş olan toplarını değiştirmeye karar verdiler (sıkışık zamanlarda Almanya’daki eş gemilerden söktürdükleri on iki topu trenle getirttiler ve Barbaros’la Turgut’un taretlerinin üst kapakları açılarak, top namluları değiştirildi.) Ve eski toplar-çeliğin pek kıymetli olduğu zamanda- İstanbul’da bırakılmayarak, tekrar Almanya’ya  götürüldü.


İngiliz siperlerinde şarapnel mermisi yoktu. O muazzam gemilerinin Kumkale ve Arıburnu’ndaki  siperlerimize açtıkları top atışları hep mutat mermilerle yapılıyordu. Bu sebeple siperlerde bulunan askerimize de bunlar, mühim bir tesir yapmıyordu. (İ.B.)

Devamı

Konferans - Kut ül Amare Zaferi ( İPTAL DUYURUSU )

Tarih: 07/04/2016   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 1986

resimler/haberler/691.jpg

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı-Kütüphane ve Müzeler Müdürlüğü, Birinci Dünya Savaşı’nın 100. yılına özel olarak  konferansları kapsamında düzenlediği Mart ayındaki konferans “Kut'ül Amare Zaferi” konuludur. Konuşmacı Dr. Sezai Dumlupınar.  Konferans, 26 Nisan 2016 Salı günü 18.00’de Atatürk Kitaplığı’nda gerçekleştirilecektir.



SÖZKONUSU PROGRAM DÜZENLEYEN KURUM TARAFINDAN İPTAL EDİLMİŞTİR. OKUYUCULARIMIZA DUYURULUR.

 

Devamı

Elveda Güzel Vatanım - Ahmet Ümit (Sinem Şahin)

Tarih: 03/04/2016   /   Toplam Yorum 4   / Yazar Adı:      /   Okunma 982

resimler/haberler/690.jpg

   Tarihi polisiye romanlarıyla tanınan yazar Ahmet Ümit yeni kitabı ''Elveda Güzel Vatanım'' ile okuyucusuyla buluştu.

          Romanda eski İttihatçı aynı zamanda edebiyat ve vatan sevdalısı olan Şehsuvar  Sami ana karakter olarak karşımıza çıkıyor. Romanın tamamı mektup yöntemiyle yazılmış. Vatanı ve aşkı arasında kalmış olan Şehsuvar ' ın unutamadığı gençlik aşkı Ester 'e ulaşıp ulaşamacağını bile bilmeden yazdığı mektuplarla başından geçen olayları anlatıyor. Birileri tarafından takip edildiği, kendi ile ilgili kötü planlar yapıldığını düşünen Şehsuvar roman boyunda mektuplarını Pera Palas otelinden yazıyor. Romanda geçen zaman Cumhuriyet'in ilk yılları iken mektuplarda İttihat ve Terakki Cemiyeti' nin kuruluşundan İstanbul 'un işgaline kadarki zamanı geri dönüşlerle Şehsuvar ' ın anılarından izliyoruz.(S.Ş.)

Devamı

Türkiye nin Bağdat Büyükelçiliği Kutü-l Amare Zaferini her yıl kutluyor ( Faruk Kaymakçı)

Tarih: 31/03/2016   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1608

resimler/haberler/689.jpg

29 Nisan 1916 tarihinde kazandığımız Kutül Amare Zaferinin 100. Yıldönümü olan 2016 yılına girdik. Çanakkale Zaferi ile birlikte tarihimizde önemli bir başarı olan Kutü'l Amare Zaferinin 100. Yıldönümü geçen yıl Çanakkale Zaferinin 100. yılında olduğu gibi ülkemizde ve Irak’ta çeşitli etkinliklerle kutlanacak.
Türkiye Cumhuriyeti Bağdat Büyükelçiliği, aslında 29 Nisan’ı Kutül Amare Zaferini her yıl anıyor, Kut’taki şehitlerimizi ziyaret ediyor, mezarlarını suluyor, karanfil bırakıyor ve Kutül Amare zaferini hem Türklerin hem Iraklıların hafızalarında canlı tutmaya çalışıyor. (F.K)

Devamı

Çanakkale Muharebeleri’nde Osmanlı Ordusu’nun Asker Kaybı (Ayhan Candan)

Tarih: 28/03/2016   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 2444

resimler/haberler/688.jpg

            I. Dünya Savaşı’nın en kanlı mücadelenin yaşandığı Çanakkale Cephesinde şiddetli geçen çarpışmalar sonucunda ordunun büyük kısmı savaş dışı kalmıştır. Tartışılan konuların başında savaşta şehit olan asker sayısının kaç kişiye tekabül ettiği ile ilgilidir. Konuyla ilgili üzerinden yıllar geçmesine rağmen derinlemesine bir araştırmanın yapıl-a-mamış olması kaynakların birbirinden farklılıklar göstermesi işin zorluk derecesini artırmaktadır.


Şehit asker sayısı belirlenirken yapılan hatalardan en büyüğü kelimelerin yanlış anlamda kullanılmasından kaynaklandığı bir gerçektir. Şehit ve zayiat kelimeleri karıştırılarak kullanılmıştır. Bunun için anlamlarını açıkça bilmemiz gereken Arapça menşeli şehit kelimesinin anlamı kutsal bir ülkü, din veya inanç uğrunda ölen kimse anlamı taşımaktadır. Zayiat kelime manasıyla “yitik, kayıp” anlamına gelmektedir. Bundan da anlaşılacağı üzere cephede fiilen savaşma özelliğini kaybeden askerler için kullanılmalıdır. O halde ordu zayiatı denilince cephede ölenler, yaralananlar, esir düşenler, kaybolanlar ve kaçanlarla birlikte toplam sayıyı kabul etmek gerekmektedir. (A.C.)


 

Devamı

Eğitimli Neslin Birinci Dünya Savaşı ile İmtihanı ( Dr. Nuri Güçtekin )

Tarih: 26/03/2016   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 965

resimler/haberler/687.jpg

. Dünya Savaşı’nda Osmanlı ordusunun en fazla ihtiyaç duyduğu askeri sınıf subaylardır. Subaylar içerisinde en fazla eksiklikte küçük rütbeli subaylardı. Eğitimsiz askerlerden subay tayin etmek veya yetiştirmek mümkün olmadığı için eldeki tek kaynak yüksekokul ve lise öğrencileri ile öğretmenlerdi.
Bu süreçte eğitimli nesil; tahsillerinden ve gelecek hayallerinden hatta verebilecek en son şeyleri olan canlarını vatan müdafaası yolunda vermekten çekinmemiştir. Bu süreçte “vatana verdikleri değer kendi hayatlarına verdikleri kıymetten daha fazla olmuştur.”
Bu cansiperane kahramanlık ve fedakârlık devlet nezdinde karşılıksız kalmamıştır. Özellikle eğitimli neslin doğabilecek tüm hak ve mağduriyetleri giderilmesi için gereken tüm kanuni düzenlemeler yapılmıştır. Az da olsa geri dönebilen öğrencilere, emsallerinin bu süreçte kazanmış olduğu tüm haklar verilmiştir. Birçoğu bir üst sınıfa ya da sınavsız üniversiteye alınmıştır. Osmanlı Devleti tüm imkânsızlıklara rağmen vatan uğrana canlarını ortaya koyan ve askerden dönebilen bu vatan evlatlarına vefa borcunu ödemek için gereken kararları almış ve uygulamaya koymuştur. (N.G.)

Devamı