Süvari Teğmen Safiyyüddin Efendi'nin Çanakkale ve Kafkas Cephesi Harp Hatıratı (Haz. Eren Ergül)

Tarih: 06/05/2019   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 284

resimler/haberler/831.jpg

Safiyyüddin Bey'in Hatıratı iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, gönüllü olarak askere yazılışı, Mekteb-i Harbiye'deki eğitim dönemi ve ilk tayin olunduğu savaş alanı olan Çanakkale Cephesi'nden bahsedilmektedir. Bu bölüm 52 sayfadan ibarettir. İkinci bölüm Kafkas Cephesi'nde, Bitlis ve Muş'un Ruslardan geri alınması muharebelerini anlatmaktadır. Çanakkale Cephesi'nden sonra Kafkas hatıralarını yazarken Safiyyüddin Bey sayfa numarası olarak bu bölümdeki ilk sayfa numarasını kaldığı yerden “53” olarak değil tekrar “1” numaradan başlatmıştır. Kafkas hatıraları bölümü 37 sayfadan oluşmaktadır.
Askerlik ve savaş hatıralarından sonra Safiyyüddin Bey, defterin sonunda sekiz sayfa halinde sivil hayata döndüğünde aldığı vazifeler ve özel hayatına ait bazı notları unutmamak adına bu deftere kaydetmiştir. (E.E.)

Devamı

Kütulamare'den Bağdat'a Bir Zafer Nasıl Felakete Dönüştü? (Tuncay Yılmazer)

Tarih: 28/04/2019   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 672

resimler/haberler/830.jpg

Ağustos 1916'nın ortalarında İran'ın Hamedan şehrinde bulunan Osmanlı 13.Kolordusu'nun komutanı Albay Ali İhsan (Sabis) Bey'in morali İstanbul Karargahı Umumi'den gelen telgrafları okuyunca bozulmuştu. Aylardır İranda'ydılar. 29 Nisan 1916'daki Kutulamare zaferinden hemen sonra doğudaki Rus tehdidi nedeniyle İngilizlere karşı savundukları mevzileri boşaltmışlar, Almanların da İstanbul'a baskısıyla Enver Paşa'nın emriyle Rusların peşinden İran içlerine dalmışlardı. Oysa sadece Hanikin'de Irak sınırını korumaları yeterliydi. Bu kadar uzaklaşmalarına gerek yoktu.  Ali İhsan Bey'in 13. Kolordusu birbiri ardına başarılara imza atmış,Rusları Hanikin, Kirmanşah, Esedabad istikametinde kovalamış, Hamedan'ı ele geçirmişti.  ( Bu yazım Atlas Tarih dergisi Haziran 2018 sayısında yayınlanmış, editöryal izinle sitemize konulmuştur. T.Y)

Devamı

Plevne de Türk Ordusunda görev alan, Çanakkale de ise karşı safta bulunan Avustralyalı askeri doktorun öyküsü Avustralyalı çocuklara anlatılıyor. Turkish Charlie Ryan kitabının yazarlarından John Gillam ile Röportaj (Tuncay Yılmazer)

Tarih: 23/04/2019   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 679

resimler/haberler/828.jpg

Herşey TED Mersin Koleji Sosyal Bilgiler öğretmeni Celal Yıldırım ve öğrencilerinin başlattıkları 'İki Siper Bir Mektup' projesi çerçevesinde Avustralyadaki Thornton Koleji arasında skype görüşmeleri ile başladı. TED Mersin koleji öğrencilerinden Tuncay Yıldız, Haluk Oral'ın 'Arıburnu 1915' kitabında adı geçen, gençliğinde Gazi Osman Paşa'nın yanında Plevne müdafaasında bulunmuş, yıllar sonra da Çanakkale Savaşı'nda Osmanlı nişan ve madalyalarını takan bir Avustralyalı doktordan bahsediyordu. John Gilliam o ana kadar bilmedikleri bu ismi bir Türk öğrenciden duymalarının kendilerini çok şaşırttığını, aynı okulda öğretmen olan Yvonne Fletcher ile bu sıradışı Avustralyalı askeri doktorun hayatını araştırmaya başladıklarını belirtiyor. Bir okullar arası  diyalogda adı  geçen Charles Ryan'ın ilginç hayat öyküsü kısa sürede Avustralya'da çocuklar için (önsözünü Mersin TED Koleji'nden Celal Yıldırım'ın yazdığı) bir kitaba dönüştü. GeliboluyuAnlamak 'Turkish Charles Ryan' kitabının yazarlarından John Gilliam'la konuştu. (Röportajı Mersin TED Koleji öğrencileri çevirdi. Kendilerine çok teşekkür ederiz T.Y)

Devamı

Who are your heroes of Gallipoli? An exclusive interview with John Gillam, The author of "Turkish Charlie Ryan" (with Yvonne Fletcher ) ( Tuncay Yılmazer )

Tarih: 13/04/2019   /   Toplam Yorum 0   / Yazar Adı:      /   Okunma 1188

resimler/haberler/827.jpg

As a succesfull military surgeon of Gazi Osman Pasha's Ottoman Army at Plevne against Russians and years later AIF's General Surgeon in Gallipoli Campaign. ----'When we first read the research of Charles Ryan's exploits and the influence he had at the May 24 Armistice we were touched by his vision and leadership.  He knew there would only be peace when both sides shared respect and a mutual understanding of each other.  He chose in spectacular fashion to be the one that bridged the gap of warring parties that day.  Turkish Historian Haluk Oral says "he helped to establish the indestructible foundation of Turkish-Australian friendship amidst the trenches of war'
We present an exclusive interview with John Gillam , The author of 'Turkish Charlie Ryan' with Yvonne Fletcher. We add TED Mersin College Social Science Teacher Celal Yıldırım's foreword.   (T.Y)

Devamı

Osmanlı İmparatorluğu ve Dünya Savaşı - Said Halim Paşa (Fatih Yücel)

Tarih: 09/04/2019   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 1184

resimler/haberler/826.jpg

Said Halim Paşa, Osmanlı İmparatorluğu 1914'te Almanya'nın müttefiki olarak Birinci Dünya Savaşı'na girdiğinde, Hariciye Nazırı ve Sadrazamdı. İmparatorluğun savaşa girişini belgeleyen 2 Ağustos 1914 tarihli muahede, Said Halim Paşa'yla Alman İmparatorluğu'nun büyükelçisi Baron von Wangenheim tarafından paşanın Yeniköy'deki yalısında imzalanmıştı. İşte bu kitap, Bâb-ı Âli'nin son dönemini yaşamış ve bu dönemin en önemli şahsiyetlerinden birisi olmuş paşanın kaleminden imparatorluğun savaşa girişini ve yıkılışını anlatmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu'nun savaşa girişinden itibaren dış siyaset, Hilafet, Düvel-i Muazzama Yakın Doğu'daki emelleri gibi konulara dair tüm kritik meselelerin Said Halim Paşa tarafından tafsilatıyla ele alındığı kitabın en önemli bölümlerinden biri devrin yükselen aktörlerinin başında gelen Mustafa Kemal Paşa hakkında yazılanlardır. Burada Said Halim Paşa, Mustafa Kemal Paşa'nın geçmişi, şahsiyeti, dış görünüşü, kılık kıyafeti, askeri ve siyasi görüşleri üzerinde durmakta; Anadolu'ya ne şartlarda geçtiğini ve oradaki faaliyetlerini anlatırken, dikkatini çeken bazı insani taraflarını da ele almak suretiyle, vatanın bağımsızlığını her şeyin önünde tutmasından ve askeri kahramanlığından bahsetmektedir. Fransızca orijinalinden çevrilen Osmanlı İmparatorluğu ve Dünya Savaşı, devrinin diğer şahsiyetleri ve devlet adamları arasında oldukça iyi derecede yetişmiş bir devlet adamı olan Said Halim Paşa'nın kaleminden Osmanlı İmparatorluğu'nun son birkaç senesini teferruatıyla anlatan mühim bir kaynak kitaptır (Tanıtım Yazısından)

Devamı

I. Dünya Savaşı’nda Üsküdar Mekteb-i Sultanîsi (Nuri Güçtekin)

Tarih: 23/03/2019   /   Toplam Yorum 2   / Yazar Adı:      /   Okunma 1261

resimler/haberler/825.jpg

1847 yılından bugüne Türk Eğitim Tarihi, özelde de Üsküdar Tarihi için ilkleri yaşamış ve tarihe tanıklık etmiş en köklü eğitim kurumlarından biri de - pek bilinmemekle birlikte- yeni adıyla Burhan Felek Anadolu Lisesi’dir. Okul, bu tarihte ‘Üsküdar Merkez Rüşdiyesi’ adıyla açılarak eğitim faaliyetlerine başlamış ve 1875’te Paşakapısı Askerî Rüşdiyesi açılıncaya kadar Üsküdar’da rüşdiye kademesinde eğitim veren tek eğitim kurumu olmuştur. 1892 yılında ise Üsküdar’da lise kademesinde eğitim veren bir kurumun olmaması dolayısıyla ‘Üsküdar İdadîsi’ haline getirilmiştir. 1892-1912 ders yılları arasında 5 yıllık idadî (lise) statüsünde erkek öğrencilere gündüzlü olarak eğitim vermiştir. İdadî türündeki mekteplerin 12 yıllık sultanî mektebine dönüştürülmesi kararı neticesinde, 6 Ekim 1913 tarihinde ‘Üsküdar Mekteb-i Sultanîsi’ adını almıştır. 1913-1922 yılları arasında Üsküdar Paşakapısı’nda devlete ait bir binada resmî eğitim kurumu statüsünde faaliyet göstermiştir. (N.G.)

Devamı

18 MART ÖZEL - 18 Mart Boğaz Harbinde Müttefik Filonun Saldırı Planı ile Türk Savunma Düzeni Üzerine Değerlendirmeler (M. Onur Yurdal)

Tarih: 17/03/2019   /   Toplam Yorum 2   / Yazar Adı:      /   Okunma 2995

resimler/haberler/824.jpg

Yine bir yıldönümünü idrak ettiğimiz 18 Mart Deniz Savaşı ve Türk Zaferi (aslında müttefiklerin donanma ile Çanakkale Boğazı’nı geçme girişimi/Boğaz Saldırısı) her yıl olduğu gibi bu yılda Bouvet nasıl battı? Seyit Onbaşı kaç kg’lık mermi kaldırdı? Ocean’ı Mecidiye’den atılan mermi mi batırdı? Nusret Türk mayını mı döktü/depodaki son mayınlar mıydı? gibi yazabildiğim ve birçok defalarca eleştirdiğimiz akıl ve mantık çerçevesi dışında bulunan yazamayacağım iddiaların garip gölgesinde kalıyor. Bu iddiaların bir kısmını da burada değerlendiriliceğini belirtmekle beraber esas amaç; mevcut genel iddiaları değerlendirip, en azından Türk tarafına zaferi getiren operasyonel seviyedeki karar mekanizması ve planı ile karar verici Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa’nın askeri başarısını hatırlatmaktır. (M.O.Y.)

Devamı

Orgeneral Cevat Çobanlı Paşanın Vefatı Ve Cenaze Merasimi (Ahmet Yurttakal)

Tarih: 13/03/2019   /   Toplam Yorum 3   / Yazar Adı:      /   Okunma 2869

resimler/haberler/823.jpg

18 Mart 1915 Türk milletinin kader anlarından biridir. O gün Çanakkale Boğazı’nda yenilmez addedilen İngiliz Donanması ağır bir mağlubiyet almıştır. Hedefi İstanbul olan bu hayâsız akının karşısında dik duran Mehmetçik’in yazdığı bu destanın ardında şüphesiz Müstahkem Mevkii kumandanı Cevat Paşa vardır. 
Bugün Cevat Paşa’nın 81. Ölüm yıldönümüdür. Orgeneral Cevat Çobanlı, yaş haddinden emekli olduktan sonra ömrünün geri kalanını evinde geçirmiştir. 13 Mart 1938 günü Kadıköy’deki evinde sabah saat 10.00’da her fani gibi hayata gözlerini yumduğunda 68 yaşındaydı.

Devamı

Tarih-i Cevdet - Ahmed Cevdet Paşa (Sadık Emre Karakuş, Murat Babuçoğlu)

Tarih: 06/03/2019   /   Toplam Yorum 4   / Yazar Adı:      /   Okunma 1718

resimler/haberler/822.jpg

Ahmed Cevdet Paşa, hiç şüphesiz XIX. yüzyılda Osmanlı Devleti'nin yetiştirmiş olduğu âlim ve devlet adamları arasında erişilmesi güç, müstesna bir yere sahiptir. Yetmiş iki yıllık ömründe her biri alanında ilk olma özelliği taşıyan onlarca esere imza atmış mümtaz bir şahsiyettir. Tarih-i Cevdet adlı Osmanlı tarihi, başta tarih yazımı olmak üzere birçok alanda ilkleri barındırır. Cevdet Paşa. Yazımına 1853'de başlayarak, otuz dokuz yıl sonra 1892'de son hâlini verdiği on iki ciltlik Tarih-i Cevdet adlı eseri ise, elbette bu çok yönlü birikim ve tecrübelerini gelecek nesillere aktarabileceği en uygun mecrayı sağlamıştır (Tanıtım Yazısından)

Devamı

Cephe Hattı Raporlarına Göre Birinci Dünya Savaşı’nda Şehit Türk Subayları (Nuri Güçtekin)

Tarih: 03/03/2019   /   Toplam Yorum 3   / Yazar Adı:      /   Okunma 2272

resimler/haberler/821.jpg

Birinci Dünya Savaşı’nda (1914-1918) ordumuz bir yandan Çanakkale, Kafkas, Irak, Filistin, Hicaz-Yemen, Sina, Kuzey Afrika ve Suriye Cepheleri’nde kendi vatan topraklarını savunurken diğer yandan Galiçya, Makedonya ve Romanya Cepheleri’nde müttefiklerine yardım etmiştir. Türk ulusu bu kadar geniş ve büyük bir coğrafyada verdiği varoluş mücadelesi sonucunda yüz binlerce vatan evladını bu uğurda şehit vermiştir. Aradan 100 yıl geçmesine rağmen kaybın ne kadar olduğu konusunda net bir fikir sahibi olamadığımız gibi hâlâ bir çok cephe hakkında bilinenler sınırlı düzeyde kalmaya devam etmektedir. Bu çalışmayla, I. Dünya Savaşı’nın 100. yılında, üzerinde yaşadığımız kutlu vatanı canları ve kanları pahasına bizlere armağan eden mukaddes şehitlerimizin aziz hatırası yâd edilirken; her sınıf ve rütbeye mensup Türk Subayları’nın hangi cephede nasıl bir rol oynadıkları, vatan ve istiklâl uğrunda vatanperverlik şanına yakışır şekilde cansiperane fedakârlıkta bulunarak sayıca ve silahça üstün düşman kuvvetleri karşısında filmlere konu olacak kadar çok büyük kahramanlık göstererek kanının son damlasına kadar göğüs göğüse saatlerce mücadele ettikten sonra ne şekilde şehadete nâil oldukları, geleceğimizin teminatı olan Türk Gençliğine belgelerle aktarılmaya çalışılmıştır. Böylece bu cennet vatanın nasıl ve ne zorluklarla kazanılmış olduğu konusunda bir farkındalık yaratılmaya çalışılmıştır. (N.G)  

Devamı

“İki Siper Bir Mektup”tan Plevne Ryan’a Bir Kitap Hikâyesi (Celal Yıldırım)

Tarih: 06/02/2019   /   Toplam Yorum 3   / Yazar Adı:      /   Okunma 2762

resimler/haberler/820.jpg

Bu kitabın serüveni, Gelibolu Savaşlarının 100.yılında yani 2015’de başladı. TED Mersin Koleji Sosyal Bilgiler Zümresi olarak Gelibolu Savaşları ve Zaferi’nin 100.yılında iki ülke gençleri arasında tarih ve “dostluk bilinci” oluşturabilmek amacıyla ne yapabiliriz diye düşündük. Öyle bir şey yapmalıydık ki 100 yıl önce siperin iki tarafında bulunanlar ve onların evlatları bir araya gelmeliydi. Fakat bu kez silahlar konuşmamalı, dostluk ve kardeşlik bağı kurulmalıydı.

The adventurous writing process of this book started in 2015, the centennial anniversary of the Gallipoli Campaign. We, as the Social Science Teachers of TED Mersin College, thought about what we could do within the remembrance activities of the 100th year anniversary of the Gallipoli Campaign, in order to create historical awareness and a sense of mutual respect and friendship among youth in both countries. We had to do something in such a way that we could help unify those who took part in the trenches, and their children. However, it mustn’t be a fight with guns this time, we thought, but rather an attempt to build a true brotherhood. (C.Y.)

Devamı

Sarıkamış Harekâtına Taktik Yaklaşımlar (Dr. Bülend Özen)

Tarih: 17/12/2018   /   Toplam Yorum 5   / Yazar Adı:      /   Okunma 6415

resimler/haberler/819.jpg

Neden hedef Sarıkamış? Sarıkamış, Erzurum’dan Kars’a uzanan en büyük koridorun kilit noktasıdır denebilir. Rakımı yüksek bu mevki (Çanakkale’nin Kilitbahir’i gibi) bir nevî Kilid-ül Şark’tır. Ele geçirildiği takdirde, Osmanlı Ordusunun ilk zaferi olacak ve Almanların Tannenberg zaferi gibi propagandası yapılacaktır. Bu küçük hedef; Kars, Ardahan ve Batum’u ele geçirmede arazi şartları açısından önemli bir hattın aşılmasını sağlarken aynı zamanda Enver Paşanın zihnindeki Türkistan hedefinin de ilk adımı olacaktır.
Mevsim Aralık ayı ve askerî bir harekât için en kötü zamandır. Yüzyıllardır bu coğrafyada savaşan ordular, kış aylarını düşük profilde geçirmişlerdir. Diğer bir deyişle, muhasım taraflar yeterli emniyet tedbirlerini aldığı sessiz bir anlaşma içerisine girerler. Erzurum’da 3.Ordu Komutanı Hasan İzzet Paşa ve Kolordu Komutanları da kış şartlarının bu çetin arazideki etkisini dikkate alarak harekâtın baharda yapılmasına taraftardır. Ancak Köprüköy’de Ruslara taarruz etmesi gerekirken geri çekilen ve savunmacı bir yaklaşım gösteren Hasan İzzet Paşaya Harbiye Nezaretinin bakışı olumsuzdur. (B.Ö)

Devamı

Elveda Zeytindağı – 100.Yıl Dönümü’nde Kudüs’ün Kaybını Yeniden Değerlendirmek (Tuncay Yılmazer)

Tarih: 09/12/2018   /   Toplam Yorum 4   / Yazar Adı:      /   Okunma 3614

resimler/haberler/818.jpg

Birinci Dünya Savaşı Filistin Cephesi'nde Kasım 1917’den Kudüs’ün düştüğü 9 Aralık 1917’ye kadar olan süreç daha önce Batı Cephesinde bulunmuş iki komutanın; önce Genelkurmay Başkanı sonra Verdun’daki Alman ordularının komutanı Erich von Falkenhayn ile daha önce Mons ve Arras cephelerinde bulunmuş Edmund Allenby’nin mücadelesiydi bir açıdan da. Her iki general Batı cephesi tecrübelerini Filistin’de tatbik etmeye çalıştılar. En büyük fark Allenby’inin birliklerini çok iyi tanırken Falkenhayn’ın Osmanlı ordusunu tanımamasıydı. Birçok açıdan avantajlı olan (siyasi olarak da gerekli desteği alan ) İngilizler Kudüs hedefini elde edeceklerdi. (T.Y.)

Bu makale ilk olarak Atlas Tarih dergisi Aralık 2017 sayısında yayınlanmış olup editörün izni ile konulmuştur.

Devamı

Kaptan-ı Derya Halil Paşa ve Damat Öküz Mehmet Paşa Çeşmeleri Üzerine Bazı Tespit ve Değerlendirmeler (İsmail Sabah)

Tarih: 12/11/2018   /   Toplam Yorum 3   / Yazar Adı:      /   Okunma 3583

resimler/haberler/817.jpg

Bu çalışma, tarihi Gelibolu Yarımadasında Kilitbahir Köyü sınırları içerisinde bulunan Kaptan-ı Derya Halil Paşa ve Damat Öküz Mehmet Paşa Çeşmeleri üzerine bazı tespit ve değerlendirmeler içermesi bakımından analitik bir araştırmadır. Araştırmada veri toplamak için literatür taraması yapılmış ve Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü arasındaki işbirliği protokolü kapsamında ilgili kurumların arşivinden faydalanılmıştır. Ulaşılan Osmanlı Türkçesi ile yazılmış belgeler araştırmacı tarafından günümüz Türkçesine aktarılmıştır. Kaptan-ı Derya Halil Paşa Çmesi‟nin   yapı yılını 1637-38   olduğ v bulunduğ Havuzlar mevkiinin yapıldığı dönemdeki isminin Piyale Paşa Bahçesi olduğu tespit edilmiştir. Kilitbahir Köyü Çarşı Caddesi eski muhtarlık binasının  önünde bulunan ve “Damat İbrahim Paşa Çeşmesi” olarak tescillenmiş çeşmenin ise Damat Öküz Mehmet Paşa tarafından 1614-15 yıllarında yaptırıldığı tespitedilmiştir. (İ.S.)


Bu makale Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi’nin 15. Sayısının 2. Cildinde yayınlanmıştır.

Devamı

Karargâh Umumi Fotoğrafçısı Burhan Felek ve Çanakkale (Mustafa Onur Yurdal)

Tarih: 05/11/2018   /   Toplam Yorum 2   / Yazar Adı:      /   Okunma 4782

resimler/haberler/816.jpg

Birçoğumuz Burhan Felek’i gazeteci kimliğiyle tanırız. Oysa kendisi esasen Hukuk Mezunu olup, 1. Dünya Harbi esnasında Başkomutanlık Vekaleti Karargahı’nın fotoğrafçısı olarak görev yapmıştır. Çanakkale Muharebeleri biter bitmez yani Müttefikler Yarımada’yı tahliye eder etme Gelibolu Yarımadası’na gelmiş, harp sahasını fotoğraflamıştır. Yani aslında bugün TSK arşivinde bulunan Çanakkale Fotoğrafları ile “Harb-i Umumi Panoraması” adı ile Osmanlı sınırlarında Müdafaa-i Milliye Cemiyeti yararına satılan fotoğraf albümündeki, tahliye sonrasını gösteren resimleri Burhan Felek “Karargâh Umumi Fotoğrafçısı” sıfatıyla bizatihi kendisi çekmiştir. Bu albümlerin; 10, 11, 13,14 ve 15 numaralı olanları Çanakkale Cephesi fotoğraflarıyla hazırlanmıştı ve hepsi tahliye sonrası çekilen fotoğrafları içeriyordu. Albümler Almanya’da ve diğer İtilaf Devletlerinde daha çok satılmıştır. Bu fotoğrafların nasıl çekildiğini Burhan Felek yine kendisi anlatmıştır.  (M.O.Y.)

Devamı

Troya Müzesinde Bir Çanakkale Şehidi’nin Mezar Taşı (Ahmet Yurttakal)

Tarih: 17/10/2018   /   Toplam Yorum 4   / Yazar Adı:      /   Okunma 5411

resimler/haberler/815.jpg

 Muharebelerin öne çıkan kahramanları ve olguları hep ola gelmiştir. 18 Mart 1915’de de öne çıkan kişilerinden biri Dardanos Bataryasında 18 Mart günü şehit olan Zabit Namzedi İzmirli Halim Efendi’dir. Hafta sonu yeni açılan Troya Müzesi’ni ziyaret etmiştim. Camekan içerisinde ye alan mezar taşı Zabit Namzedi Halim Efendi’ye aittir. (A.Y.)

Devamı

Mustafa Kemal Atatürk ve Enver Paşa (İsmail Pehlivan)

Tarih: 15/09/2018   /   Toplam Yorum 5   / Yazar Adı:      /   Okunma 6916

resimler/haberler/814.jpg

Enver Paşa’nın ve Mustafa Kemal Paşa’nın çocukluk ve öğretim hayatları incelendiğinde kişiliklerini etkileyecek bazı ince ayrıntılarla karşılaşırız. Enver Paşa çocukluğunu ailesiyle beraber geçirirken, Mustafa Kemal Paşa öksüz kalmış ve öğretimine ara vermişti. Enver Paşa asker bir ailenin çocuğu olarak Askeri Rüştiye’ye dahil olmuş. Mustafa Kemal Paşa ise annesinin tüm karşı çıkmalarına rağmen Askeri Rüştiye’ye girmiştir. Eğitimlerini tamamladıktan sonra her ikisi de kurmay yüzbaşı olarak Harp Akademisi’nden mezun oldular. Ancak Mustafa Kemal Paşa’nın Harp Okulu’ndan mezun olduğu tarihte, Enver Paşa kurmaylığa yükselmişti. Bu da Enver Paşa’nın meslek hayatında Mustafa Kemal Paşa’dan bir adım önde olduğunu gösterir. Lakin mesleğe başlandığında liderlik karakterini nasıl oluşturacaklarını hep beraber inceleyelim. (İ.P.)

Devamı

Çanakkale Savaşı Sonrasında Mezarlıklar İle İlgili Ortaya Çıkan Sorunlar Ve Yapılan Tartışmalar (Burhan Sayılır)

Tarih: 30/08/2018   /   Toplam Yorum 4   / Yazar Adı:      /   Okunma 6140

resimler/haberler/813.jpg

Bu çalışmada, Çanakkale Savaşı’nda hayatını kaybeden binlerce Türk, İngiliz ve Fransız askerinin mezarlıklarıyla ilgili tartışmalar, kararlar ve uygulamalarla ilgili tartışmalara değinilmiştir.


Britanya Savaş Mezarları Komisyonu “Commonwealth War Graves Commission”, İtilâf devletleri savaş mezarları üzerinde 1918'de imzalanan Mondros Mütarekesi sonrasında çalışmalara başlamıştı. Gelibolu’ya gelen uzmanlar savaş bölgesini adım adım dolaşarak, savaş koşulları içinde rastgele gömülmüş olan ölülerin yerlerini belirlemişlerdi. 24 Temmuz 1923'te Lozan Barış Antlaşması imzalandığında, Britanya Savaş Mezarları Komisyonu, Arıbumu-Conkbayırı (Anzak) alanında 4300 mezar içeren 29 mezarlık, Seddülbahir (Helles) alanında 5900 mezar içeren yedi mezarlık; Suvla’da 4300 mezar içeren dört mezarlık ve Yarbay Doughty-VVylie'ye ait ayrı bir mezar ile, Cape Helles ve Conkbayırı anıtlarını tamamlamıştı. (B.S.) 

Devamı

Arşiv Belgelerinde Lâpseki (1915 - 1922) (Hüseyin Arabacı)

Tarih: 03/07/2018   /   Toplam Yorum 4   / Yazar Adı:      /   Okunma 7737

resimler/haberler/812.jpg

 Lâpseki ilçesi Çanakkale savaşlarında cephe gerisi durumunda; muharebe sahasına muharebe alanına sağlanan desteğin kaynak noktası halindedir. İlçe bu özelliği yüzünden İtilaf güçlerinin saldırılarına maruz kalmış ve bu saldırılarla cepheye yardımın kırılması hedeflenmiştir. Müteakip dönem olan Millî Mücadelede ise ilçe halkı çektiği eza ve cefaya rağmen birlik olmayı başarmış ve vatan savunmasında üzerlerine düşeni yapmışlardır. Bu dönemde de ilçeden hareket alan faaliyetler olup bunlar yalnız Millî Mücadele’de değil uluslararası boyutta dönüm noktası olmuştur. (H.A.)

Devamı

Balkan Savaşları'nda Seferberlik ve Seferberliğin Uygulanabilirliği (İsmail Pehlivan)

Tarih: 07/06/2018   /   Toplam Yorum 4   / Yazar Adı:      /   Okunma 9304

resimler/haberler/811.jpg

Seferberlik anlam itibariyle bir devletin bütün maddi ve manevi imkanlarını, kaynaklarını savaşın doğrultusunda kullanmasıdır. İyi tatbik edilen seferberlik planları savaşın masa başında kazanılmasını bile sağlayabilir. Fakat Balkan Savaşları’nda gerçekleşen seferberlik planı savaşın bir nevi daha masa başında kaybedilmesine sebep oldu.

Devamı

TAZIYE - Şehitler Abidesi Mimarı Doğan Erginbaş Vefat etti

Tarih: 01/06/2018   /   Toplam Yorum 5   / Yazar Adı:      /   Okunma 8759

resimler/haberler/810.jpg

Çanakkale Şehitler Abidesi mimarı, Prof. Dr. Doğan Erginbaş hayatını kaybetti.
Çanakkale Muharebeleri'nde şehit düşen tüm askerlerimizi simgelemek ve onların anısını yaşatmak amacıyla 1944 yılında Milli Savunma Bakanlığı'nın açmış olduğu proje yarışması sonucunda 37 proje arasından Doğan Erginbaş, İsmail Utkular ve Feridun tarafından hazırlanan "Şehitler Abidesi" projesi seçilmişti.
GeliboluyuAnlamak.com ailesi olarak merhuma Allah'tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileriz.

Devamı

Yarımada’daki Ateşkes: 24 Mayıs 1915 - The Armistice on the Gallipoli Peninsula - 24 May 1915 (Yusuf Ali Özkan)

Tarih: 24/05/2018   /   Toplam Yorum 1   / Yazar Adı:      /   Okunma 10923

resimler/haberler/809.jpg

 Türk tarafının taarruzlarından en ağır sonuçlananlardan biri 19 Mayıs 1915 şafak vakti kuzey sektöründe meydana gelir. Bu taarruzda Türk tarafı üçte biri şehit olmak üzere 10,000’e yakın kayıp verir. Taarruz sonrası birbirine çok yakın olan ANZAC ve Türk siperleri arasında hayatını kaybetmiş olan çoğunluğunu Türk şehitlerin oluşturduğu askerlerin naaşları kalır ve aynı zamanda yaralılar da bu alanda sıkışıp kalmıştır. Naaşların gömülememesi sağlık açısından çok sıkıntılı bir durum oluşturur. Bunun sonucunda her iki tarafta bu mevziler arasında kalan naaşların gömülmesi ve yaralıların kaldırılması konusunda aşağıdaki şartlar çerçevesinde bir günlük bir ateşkes konusunda anlaşır. (Y.A.Ö)

Devamı

Çanakkale Savaşı Siperin Ardı Vatan (Gürsel Göncü - Şahin Aldoğan)

Tarih: 20/05/2018   /   Toplam Yorum 8   / Yazar Adı:      /   Okunma 10807

resimler/haberler/808.jpg

Tarih; yaşadığı zamanı mutlak, aktüel değer yargılarını değişmez, değişimi her zaman ilerleme sayanlara oynadığı oyunları anlatır. Günlük planların ve gelecek projeksiyonlarının, kendisini hesaba katmadan yapılmasına izin vermez. Barındırdığı bilgiyi almayanları, korumayanları genleşen gelecek içinde yalnız, tanımsız ve ifadesiz bırakır. Bu kitapta yakın tarihin gerek yapılışı, gerek kahramanları, gerekse sonuçları bakımından en önemli olaylarından biri olan Çanakkale Savaşı; başlangıcından sonuna tüm operasyonel detaylarıyla, Türk tarafı açısından ve objektif kriterlere göre değerlendiriliyor. Türkler hangi alanda, hangi koşullarda, nasıl savaştı? Siperlerde neler doğru, neler yanlış yapıldı? Vatanı savunanlar, dönemin en güçlü orduları karşısında hangi fedakârlıklara katlandılar ve nasıl kazandılar? Mustafa Kemal’in muharebelerin kaderini değiştiren karar ve uygulamaları nelerdi? Türk komuta kademesinde ne tür problemler yaşandı? Düşman, hangi noktalarda neleri planladı; hangi hesaplar neden tutmadı? Lojistik ve idari hizmetler ne ölçüde verilebildi? Sağlık hizmetlerinde hangi zorluklar yaşandı? Yaralı ve hastalara nasıl bakıldı? Türk askeri gerçekte ne kadar kayıp verdi? Savaş alanındaki tüm yer isimleri, ayrıntılı krokileri ve dile getirilmemiş olaylar...(Tanıtım Yazısından)

Devamı